Ayrılık Konuşması İçin En İdeal 10 Mekan
2 liraya çay, 4 liraya espresso içebileceğiniz, karşı tarafın istese de hırsından hesap geçiremeyeceği, konuyu oldu bittiye getirip hızlıca tüyebileceğiniz enfes bir yer Ot Cafe; iki adım yanın Asmalımescit, üç adım aşağısı Karaköy. Mis!
Washington Post: 'Ak Saray' Erdoğan'ın Kendini Sultan Olarak Gördüğüne Delalet
Tayyip Erdoğan’ın ‘Ak Saray’ ı dünya basınının da ilgisini çekmeye devam ediyor. Alman basınının megalomaniye yorup hukuksuzluğuna vurgu yaptığı saray, ABD’den Washington Post’a da Erdoğan’a ‘ sultan ‘ benzetmesiyle konu oldu.Ishaan Tharoor’un kaleme aldığı ‘ Beyaz Saray, Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanlığı sarayının ancak minik bir kanadı olabilir’ başlıklı makalede Ak Saray’ın 350 milyon dolara mâl olduğu ve 300 bin metrekarelik arsaya sahip olduğuna dikkat çekildi.CHP’li milletvekili Umut Oran’ın, “ Kremlin Sarayı Ak Saray’ın müştemilatı sayılır” sözlerine yer verilen makalede, Beyaz Saray’ın beş katı büyüklüğündeki sarayın, kullanım alanı hesaplandığında farkın 50 kata çıktığı ifade edildi.Atatürk Orman Çiftliği’nde kesilen ağaçların tepkilere neden olduğunu belirten Tharoor, “Mustafa Kemal Atatürk’ten beri ilk kez bir cumhurbaşkanı Çankaya Köşkü’nden başka bir yerde kalacak. Muhtemelen Atatürk’ten bu yana hiçbir lider ülke siyasetine bu kadar hükmetmemişti” yorumunu yaptı.Erdoğan’ın ‘ Yeni Türkiye ‘sinde cumhurbaşkanının temsili rolünün kalkacağının anlaşıldığını belirten Washington Post yazarı, Türkiye’deki laik kesimin Erdoğan’ı ülkeyi ‘ İslamlaştırdığına’ dair eleştirdiğini de ekledi.Erdoğan’ın “Osmanlı geçmişine sahip çıkmamak Türkiye için kendini inkar etmek sayılır” sözlerine de yer veren Tharoor, yazısını “Erdoğan’ın yeni evi kendisini Türkiye’nin yeni sultanı olarak gördüğüne dair kuşkuları gidermeyecek” sözleriyle bitirdi.Diken
Kara Çarşaflı, Pembe Şemsiyeli Kişi 2 Kişiyi Vurdu
ADANA’da 20 yaşındaki Faruk Ö., tanınmamak için kara çarşaf giyim pembe şemsiye ile yaklaştığı 23 yaşındaki Mazlum Karadağoğlu’na kurşun yağdırdı. Saldırıda Karadağoğlu ile seken kurşunların isabet ettiği Suriyeli 34 yaşındaki Mustafa Buzi yaralandı.Olay merkez Yüreğir İlçesi’nin Şehit Erkut Akbay Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, kara çarşaflı ve pembe şemsiyeli bir kişi, motosikletten inip, Sarıçam Deresi yanında oturan Mazlum Karadağoğlu’na tabanca ile ateş etti. Saldırıda Karadağoğlu ile seken kurşunların isabet ettiği yoldan geçen Suriyeli Mustafa Buzi yaralandı. Vücuduna 5 kurşun isabet eden Karadağoğlu otomobille götürüldüğü Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde, kolundan yaralanan Buzi ise Numune Hastanesi’nde tedaviye alındı.Dadaloğlu Bulvarı’na girip kaçmaya çalışan saldırgan, yağmur nedeniyle kayganlaşan yolda, dengesini kaybedip düştü. Üzerindeki kara çarşafı çıkartıp yola atan saldırgan motosiklet ile pembe şemsiyeyi bırakıp yaya olarak kaçtı. Görgü tanıkları kaçan şüphelinin Faruk Ö. olduğunu bildirdi.Olayın uyuşturucu anlaşmazlığı yüzünden çıktığı ileri sürülürken Faruk Ö.’nün yakalanması için çalışma başlatıldı.Fatih KARAÇALI - DHA
Grafik Tasarımcılarının Dibini Düşürecek Teknoloji
Şimdiye kadar karşımıza çıkan çok sayıdaki 'orijinal' teknoloji ürününe bu sefer de HP'den bir örnek katıldı. HP'nin henüz tanıttığı Sprout adlı all in one bilgisayar sistemi, hem tasarımı hem de işlevselliği ile şimdiye dek karşılaşmadığımız türde bir cihaz. Sıradan bir all in one Windows 8 PColarak görünen sistem 3D tarayıcı kameralar, devasa bir masaüstü touchpad ve yüzeye gerekli görüntüyü yansıtacak özel bir yansıtıcı kameraya sahip.Özellikle de mesleği yaratıcılık içeren kimseler için tasarlanan HP Sprout,2D dijital dünya ve bizim içerisinde bulunduğumuz gerçek 3 boyutlu evreni tek bir düzlemde birleştiriyor. Sıradan klavye ve mouse sistemi yerine 20 inç'lik devasa bir touchpad ile gelen HP Sprout aynı zamanda 23 inç boyutlarında LCD ekrana sahip.Bu ilginç sistem sayesinde touchpad'e yansıtılan görüntü üzerinde oynamayapabiliyor, örneğin bir fotoğrafa akla gelebilecek her türlü manipülasyonu gerçekleştirebiliyorsunuz. Çok hızlı bir biçimde detaylı objeleri 3D olarak tarayan özel kameralar ise, nesneyi dijital ortama taşıyor, siz de sanal hale gelen bu objeyi istediğiniz içerikte kullanabiliyorsunuz.Flyer'lar, kitap kapakları, sıradan günlük fotoğraflar ve akla gelebilecek her türlü tasarımsal yaratıcı işi çok daha kısa sürede hayata geçirmenize olanak sağlayan cihaz ile oyun oynamak da mümkün.Şimdilik test sürüşü için sınırlı sayıda kişiye sunulan PC sisteminin fiyatıhakkında ise detaylı bir bilgi bulunmuyor.
Reklam
Call of Duty'den Film Gibi Video
En popüler FPS serilerinden Call of Duty'nin yeni oyunu Advanced Warfare çıkışına bir hafta kala yayınlanan bu videoda gerçek oyuncular yer alıyor.Adrenalin dolu bir kovalamaca, bilim kurgu filmlerini aratmayacak silah ve araçlar, karizmatik bir silah arkadaşı ve Emily Ratajkowski ... Eğer bunlar bir oyun videosunu izletmezse hiçbir şey izletmez muhtemelen.Gelecek hafta başında piyasaya sürülecek olan en ünlü FPS serisinin yeni oyunu Call of Duty: Advanced Warfare için yayınlanan yeni videoda gerçek ile animasyon arasındaki ince çizgi kayboluyor. Oynanış açısından seriye büyük yenilikler getiren dış iskelet ile birlikte Sabri Bey gibi havada durmak, keskin manevralar yapmak ve fantastik ekipmanları kullanarak etrafı yakıp yıkmak mümkün oluyor.Videoda silah arkadaşımız olarak Taylor Kitsch'i, çölde bir vaha olarak da ünlü model Emily Ratajkowski'yi görüyoruz. Peter Berg tarafından yönetilen kısa filmin içinde gözler Kevin Spacey 'i de aramadı değil ancak Ratajkowski bu acımıza merhem olmayı başarıyor.ShiftDelete.Net
Alkol Yağdan Sonra En Yüksek Enerji Kaynağı
İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu Başkanı Shirley Cramer, 'Alkollü içeceklerde kalori bilgisinin etikete konması alkol tüketiminin azalmasına yardımcı olacaktır'.Kamu sağlığı uzmanları alkollü içkilerin etiketine kaç kalori içerdiğinin yazılmasının, obeziteyle mücadelede önemli rol oynayabileceğini düşünüyor.Doktorlar büyük bir kadeh şarapta iri bir dilim bol malzemeli baklava kadar, 200 kalori enerji olduğuna dikkat çekiyorlar. İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu yaptığı son araştırmayı açıklarken, alkol kullanan çoğu insanın bunun farkında olmadığını kaydetti.BBC Türkçe 'de yer alan habere göre, içki endüstrisi işverenleri etiketlere kalori bilgilerinin yazılmasına karşı olmadıklarını ama bir şişenin kal birim alkol içerdiği bilgisinin daha önemli olduğunu söylüyorlar. Kamu Sağlığı'ndan sorumlu Bakan Yardımcısı Jane Ellison bu uyarı üzerine, Birleşik Krallık içinde gıda etiketleme konusunda önemli mesafe katedildiğini bu konunun da ele alınacağını söyledi. Nüfusunun dörtte biri obez kategorisine giren Britanya dünyada obezitenin en yaygın olduğu ülkeler arasında ilk sıralarda.'Kalori bilgilerinin etikete konması alkol tüketimini azaltır'Avrupa Birliği kuralları gereğince bütün gıda maddelerinin etiketlerine kaç kalori içerdiği yazılıyor. Fakat alkollü içecekler bu kurala tabi değil. Avrupa Komisyonu şu anda içkilerin de bu bilgiyi içermesi gerekip gerekmediğini değerlendiriyor. İngiltere Kraliyet Kamu Sağlığı Kurumu Başkanı Shirley Cramer yaptıkları kamuoyu araştırmasının sonuçları için, 'Şok edici gerçekten. Yetişkinlern yüzde 80'i içtikleri şeylerin içinde kaç kalori olduğundan tamamen habersiz ya da çok düşük olduğu yanılsaması içinde' dedi. Cramer, 'Bu bilginin etikete konması hem ulusal düzeyde göbeklerin küçülmesine hem de alkol tüketiminin azalmasına yardımcı olacaktır' diye konuştu. Kurumun yaptığı araştırma kapsamında bir pubda içki içenlere ne kadar kalori aldıkları söylendiğinde, bu kişilerin bir oturuşta ortalama 400 kalori daha az tükettikleri görüldü.Kaç kalori?Yüzde 8 alkol ihtiva eden 250 ml'lik bir kadeh şarapta 170 kalori var. Aynı miktarda şarap yüzde 14 alkol içerdiğinde kalorisi 230'a çıkıyor. 275 ml'lik alkollü tatlı içecek 170 kalori içeriyor. Yarım litreye yakın (1 pint) birada 180 kalori var. Bir gecede 4 pint bira içen bir kişi ikibuçuk hamburger yemekle alınan ya da 73 dakika koşmakla atılan miktarda kalori almış oluyor. Çok tatlı iri bir dilim baklavada 200 kalori var.T24
Reklam
Van'da Kaybolan Çocuğu Arama Çalışmaları Sürüyor
Van'ın Gürpınar ilçesinde evlerinin önünde oynarken kaybolan 4 yaşındaki Nehir Aslan aranıyor. Arama çalışmalarına jandarma, köy korucusu ve AFAD ekiplerinin de bulunduğu 500 kişi katılıyor.Nehir Aslan'ın evlerinin önünde oynarken 14.00 sıralarında kaybolması üzerine ailesi ve komşuları çevrede arama yaptı ancak sonuç alınamadı. Bunun üzerine jandarma ekiplerinden yardım istendi. Jandarma ekiplerinin de yaptığı aramalar sonuçsuz kalınca takviye ekip istendi. Olayı haber alan Gürpınar Kaymakamı Metin Yılmaz, mahalleye gelerek ekiplerden bilgi aldı.Ardında Kırkgeçit Ortaokulu'nda kriz masası kuran Yılmaz, arama kurtarma faaliyetlerinin yaklaşık 50 kişilik jandarma, 60 kişilik geçici köy koruyucusu, 15 kişilik Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'na (AFAD) bağlı arama kurtarma timi, mahalle sakinlerinin desteğiyle sürdürüldüğünü, faaliyetlerde 6 arama kurtarma eğitimi almış köpekten de yararlandıklarını belirtti. Ayrıca acil durum için 6 kişilik Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri'nin (UMKE) hazırda bekletildiğini kaydeden Yılmaz, Aslan'ı bulmak için herkesin elinden gelen çabayı gösterdiğini belirtti.Baba Erkan Aslan, kızının evin önünde oynadığı sırada bir anda gözden kaybolduğunu, aramalara rağmen bulunamadığını söyledi. Çok endişeli olduklarını ifade eden Aslan, 'Kızım sanki yer yarıldı içine girdi. Bizim tek korkumuz kaçırılmış olması. Kaybolduğu saatten beri her yere baktık ancak halen bir sonuç alamadık. Olayı gören kimseyi bulamadık' dedi. Olayı haber alan çevre mahalle sakinleri de arama, kurtarma faaliyetlerine katıldı. Ekip araçlarının yanı sıra traktörlerle de çıkılması güç yerlere çıkan vatandaşlar, ellerindeki fenerlerle çevreyi kontrol ediyor. Görevli ekiplerle yaklaşık 500 kişinin katıldığı arama, kurtarma faaliyetleri tüm hızıyla devam ediyor.Arazide arama yapan ekipler küçük Nehir'in ayakkabılarına rastladı. Nehir'in ayakkabılarının bulunması ailesi ve yakınlarını umutlandırırken, arama çalışmaları o bölgeye doğru yoğunlaştı.Ensonhaber
Kılıçdaroğlu'ndan Tarhan'ın İstifasına İlk Açıklama
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan'ın CHP'den istifasıyla ilgili, 'Sağlık olsun. Daha metni okumadım' demekle yetindi.Partisinin 3 gün sürecek kampı için Antalya'ya gelen CHP Genel Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, havalimanında basın mensuplarının sorusu üzerine Ankara Milletvekili Tarhan'ın istifasını değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, 'Sağlık olsun. Daha metni okumadım' demekle yetindi.Kılıçdaroğlu daha sonra otele geçti.Emre BAYLAN - DHA
Validebağ'da Çadırlar Kaldırıldı
Validebağ Korusu yanına yapılan inşaatı protesto etmek için 11 gündür eylem yapanlar bugün çadırları kaldırdı.Üsküdar Validebağ Korusu yanında yapılan inşaatı protesto için bekleyen eylemciler, kurdukları çadırları kaldırdı. Eylemciler, mahalleliyle ortak aldıkları karar sonrası çadırları kaldırdıklarını söylediler.'TALEPLERİMİZDEN VAZGEÇMİŞ DEĞİLİZ'Bir eylemci, 'Çadırlarımızı azaltıyoruz. Hava şartları onu gerektirdi. Şu an için böyle bir karar aldık. Bir kaç tane çadır kalacak. Taleplerimizden vazgeçmiş değiliz, hala hukuki kararların uygulanmasını istiyoruz' dedi.'BİZ DEVLETTEN BÜYÜK DEĞİLİZ'Başka bir eylemci de 'Fazla olduğu zaman devletin gözüne batıyor, gelip başımıza yıkıyor, gücümüz yetmiyor. Onun için sembolik olarak tek çadır olması...Fakat halk olarak buradayız. Gereken direnişimizi sonuna kadar göstereceğiz. Efendice, dürüstçe eylemimizi yapacağız. İnşallah anlayış gösterirler fakat dediklerini yapıyor bunlar. Dün yerel mahkemeden karar çıkardılar yine, onlara bağlı... Biz devletten büyük değiliz' diye konuştu.'ÇADIRLARI KALDIRMAMIZ GERİ ÇEKİLMEMİZ ANLAMINA GELİYOR'Çadırların kaldırılmasına karşı olduğunu söyleyen başka bir eylemci ise, ' Bizim burada çadırları kaldırmamız geri çekilmemiz anlamına geliyor. Burada ne kadar az kişi olursak o kadar çok işlem yapılacak. Kazı yapılacak. Aslında burada daha yoğun bir kitleyle yürüyecek şekilde çadır koysaydık çok daha etkili olurdu. Tek başıma kalsam da burada eylemime devam edeceğim' dedi.'O CAMİNİN YANINDAKİ ALANA AYAK BASTIKLARI AN...'Mahalleli olduğunu söyleyen başka bir eylemci de, 'Validebağ artık ulusal basında çıkan bir konu haline geldi. Bu anlamda burada bir çadırın kalması kötü gibi bir şey gözükebilir ama değil. Eskiden o da yoktu. Bir bilinç oluştu. Camiyi yaparlar yapmazlar... Ama o caminin yanındaki alana bir adım ayaklarını bastıkları an çok çok farklı tepkiler olacaktır' diye konuştu.Ümit TÜRK-Özgür ARSLAN-Cemal KÖYÜK - DHA
Reklam
Mahkeme, YPG'ye 'Terör Örgütü' Dedi, 7.5 Yıl Hapsi Verdi
Mardin 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi, geçen yıl Türkiye'ye geldikten sonra tutuklanan Suriye'nin Derik kenti nüfusuna kayıtlı YPG'li İsmail Sadık'a, 'PKK/KCK ile bağlantılı silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7 yıl 6 ay cezası verdi. Avukatı Ali Kahraman karara tepki göstererek, 'Türkiye'ye yönelik bir eylemi olmayan müvekilime ceza verildi. Bunu temyiz edeceğiz' dedi.Suriye 'de Kürtlerin yaşadığı Rojava bölgesindeki Derik İlçesi nüfusuna kayıtlı İsmail Sadık, hastalandığı için geçen yıl geçtiği Türkiye 'de 8 Kasım 2013'te düzenlenen operasyonda kendisine yardım eden 3 kişi ile birlikte yakalanarak tutuklandı. Mardin 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi, İsmail Sadık'a örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 7 yıl 6 ay hapis cezası verdi.YPG 'SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ' DİYE TANIMLANDIMahkemenin verdiği karar ile Türkiye'de 'terör örgütleri' listesinde yer almayan YPG 'silahlı terör örgütü' olarak tanımlanırken, verilen ceza da YPG'ye üyelikten verilmiş ilk ceza oldu. Mahkeme gerekçeli kakarında, YPG'yi, PKK /KCK ile bağlantılı göstererek, şu değerlendirmede bulundu:'Örgüte yakın kaynaklarca Rojava olarak tabir edilen ve bahsi geçen devlet kurma planına ilişkin coğrafyanın batısında kalan Suriye ülkesindeki topraklardan da 'Batı Kürdistan' olarak bahsedildiği bilindiğinden, bölücü terör örgütünün PKK/KCK adı altında ülkemizde yürüttüğü kanlı faaliyetlerini Suriye ülkesi topraklarında da YPG olarak yürüttüğü anlaşılmaktadır. Örgüt mensuplarının ülkemiz topraklarında PKK/KCK mensubu olarak faaliyet yürütürken, aynı kişilerin sınırın diğer tarafında Suriye topraklarında aynı amaç uğruna yürüttüğü faaliyetler YPG adı altında görülmektedir. Tüm bu hususlar dahilinde YPG ve YPJ adlı yapılanmaların bölücü terör örgütü PKK/KCK ile birbirine fikri ve organik bağlarla örülü bulundukları, aynı yapının ve ideolojinin ürünü durumunda oldukları anlaşılmaktadır. Buna göre Suriye'de faaliyet gösteren PYD, YPG, YPJ gibi örgütlerin PKK'nın Suriye ülkesinde faaliyet gösteren türdeşleri oldukları, KCK başlığı altında 4 ülkede faaliyet gösteren 4 alt örgütlenmeden biri olduğu, bu örgütlerin aynı amaca hizmet ettikleri, faaliyet amaçlarının ve yöntemlerinin bire bir ve aynı olduğu anlaşılmaktadır.'AVUKATI: TÜRKİYE'YE YÖNELİK EYLEMİ YOKSuriyeli İsmail Sadık'in avukatı Ali Kahraman, müvekilinin hasta olduğu için Türkiye'ye geçtiği ve YPG içerisinde sadece 8 gün kaldığını, üzerinde bulunan flaş bellekte YPG üniforması ile çekilmiş fotoğrafı bulunduğu için yargılandığını söyledi. Kahraman şöylye dedi:'Türkiye'nin terör listesinde olmayan YPG'den yargılanan ve ilk ceza alan kişi benim müvekilim oldu. Müvekilimin Türkiye topraklarına ve Türkiye'nin menfatlerine yönelik bugüne kadar hiç bir eylemi olmamıştır. Bu rağmen mahkemede 8 gün YPG'de kalan ve ifadesinde ailesini korumak için örgütte yer aldığını söylemesine rağmen ceza verdi. Biz cezayı temyize götüreceğiz.' DHA
Ermenek'te Sorumlulara Adli Kontrol
18 madencinin mahsur kaldığı kazanın dördüncü gününde Başsavcılık olayda kusuru olabilecek yetkililer hakkında adli kontrol kararı çıkardı. Sağ kurtulan işçilerin ifadeleri alınıyor.Ermenek'te meydana gelen maden kazasıyla ilgili şuana kadar herhangi bir şüphelinin gözaltına alınmadığı yönündeki eleştirilerin ardından Ermenek Cumhuriyet Başsavcılığı bir açıklama yaptı.Açıklamada, ileride kendilerine kusur atfedilebilecek yetkili ve görevliler hakkında şüpheli sıfatıyla adli kontrol talebinin makemece kabul edildiği belirtildi. Başsavcılık bu doğrultuda kazadan sağ kurtulan işçilerin ifadelerinin de alınmaya başlandığını duyurdu.Başsavcılığın yazılı açıklaması şöyle:'Madende mahsur kalan işçilerin halen sağ veya ölü olarak çıkarılamamış olmaları nedeniyle, duruma göre kusur atfedilebilecek şüpheli kişilerin cezai sorumluluklarının farklılık arz edeceği göz önüne alınarak, bu aşamada elde edilen evraklar ve deliller üzerinde yapılan incelemelere göre ileride kendilerine kusur atfedilebilecek yetkili ve görevliler hakkında şüpheli sıfatıyla CMK 109. maddesi uyarınca, Ermenek Sulh Ceza Hakimliğinden adli kontrol talebinde bulunulmuştur. Mahkemece talebimize uygun karar verilmiş ve verilen karar, gereği için ilgili kuruma Başsavcılığımızca gönderilmiştir.Olaydan sağ kurtulan işçilerin ifadelerinin alınmasına başlanıldığı, bir önceki vardiyada görevli işçilerin de ifadelerinin alınmasına yönelik kolluğa talimat verildiği, kurtarma çalışmalarının halen devam etmesi nedeniyle madende bilirkişilerce inceleme yapılamadığından, olayın oluş şekliyle ilgili kesin olarak tespitin yapılamadığı, çalışmaların sonucuna göre soruşturmanın daha da derinleştirileceği kamuoyuna saygıyla duyurulur'Başsavcılık hangi yetkililer ve toplam kaç kişi hakkında adli kontrol uygulandığını ise açıklamadı.Kazayla ilgili soruşturmanın boyutunu işçilerin sağ kurtulup kurtulmaması belirleyecek.Su çekildi sıra tahkimattaMadende üç gündür ocağı kaplayan yaklaşık 12 bin ton su tahliye edilmeye çalışılıyordu. Yerin 350 metre altında su dolu galeride kalan 18 işçiye ulaşmak için çok sayıda pompa devreye sokuldu. Gelinen noktada suyun önemli bir bölümü tahliye edilse de, kurtarma çalışmalarına katılan ekipler bundan sonra yeraltındaki tahkimatı güçlendirerek ilerlemek zorunda. Bunun en önemli gerekçesi, yeni bir kazaya neden olabilecek herhangi bir göçüğün oluşmaması.Biriken moloz, çamur, balçık ve diğer malzemelerin vagonlara yüklenerek çıkarılması da çalışmarın en önemli parçasını oluşturuyor.Çalışmalarla ilgili günlük basın toplantısı düzenleyen bölgedeki bakanlar da bu konuya değindi. 'Su çekilmesi artık önceliğimiz değil' diyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız şöyle konuştu:'800 kotunun altına inildi. Bizim için önemli bir eşikti. Bundan sonra her metre ilerledikçe neyle karşılaşabileceğimizi bilmiyoruz. Eğer bir tahkimat kayması yoksa daha hızlı ilerleriz diye düşünüyoruz.''Son metreküpe kadar çıkarılacak'Yıldız, 'Su bundan sonra engel teşkil etmeyecek mi?' yönündeki soruya ise şu yanıtı verdi:'Tabi ki su engel teşkil edecek. Bizim son metreküp suya kadar hepsini çıkartmamız gerekiyor. Dün üçüncü giriş yapılmasını söylemiştim. Onun çalışmaları başladı. Hangisi daha önce bu suyu çekerse, biz elimizdeki bütün imkanları seferber ettiğimiz için onlar geldi. Oradan dip noktaya ulaşmış olacağız.'Ermenek ilçesinin kömür ocaklarının yoğun olduğu Güneyyurt beldesi ile Pamuklu köyü arasında bulunan Has Şekerler Madencilik Ltd. Şti.'ye ait linyit kömürü ocağındaki olay 28 Ekim Salı günü saat 12.15'te oldu.Sabah vardiyasındaki işçiler üretim yaparken, ocağın yeraltı su seviyesinin altında bulunan 350 metrelik bölümde bir anda galeriye su dolmaya başladı. Öğle yemeğindeki işçilerden 16'sı kurtarıldı. Kurtarılanlardan ikisi yaralıydı. 18 işçi ise su ile dolan bölümü geçemedi. Halen de su altındalar.Kaynak: Al Jazeera
Esad Yönetimi ve Kürtler Birbirine Nasıl Bakıyor?
Suriye yönetimi ve PYD (Demokratik Birlik Partisi) arasında işbirliği var mı?Kürtler Beşar Şam'la anlaşabilir mi?Kürtler, ÖSO (Özgür Suriye Ordusu) birlik olup Esad'a karşı karşı topyekûn savaşa girecek mi? Suriye ordusu Kürtler'e saldırır mı?Bu sorular, 2012 yazında Suriye'nin kuzeyinde, Kürtler tarafından Rojava olarak adlandırılan bölgede yeni bir siyasi sürecin başlamasından bu yana sık sık soruluyor.O dönemde, PYD öncülüğünde başlayan süreçte Kürtler, kendi yönetimlerini kurmaya başlamış, yönetim binalarından Suriye bayrakları indirilip yerine sarı, kırmızı, yeşil renkli bayraklar asılmıştı.Bu süreçte PYD, Suriye ordusu askerlerine belli bir süre tanıyarak bölgeden çekilmesini istemiş, birçok yerde askerler çekilmiş, yer yer çatışmalar yaşanmış, iki taraftaan da ölenler olmuş ancak büyük çaplı çarpışmalar olmamıştı.Suriye'deki laik ve demokratik muhaliflerin çatı örgütü olarak bilinen Suriye Ulusal Koordinasyon Komitesi'nin (NCC) Şam'da bulunan basın sözcüsü Nebras Dalloul, Suriye yönetiminin Kürtlerle ilgili stratejisini 'bırakalım yapmak istediklerini yapsınlar' politikası olarak yorumluyor.Dalloul şöyle devam ediyor:'Zira Kürtler rejimin öncelikleri içinde değildi. Rejim 2012'den beri Kürtlerle ve PYD'yle çatışmaktan kaçındı. Çok fazla sayıda cephede birden savaşamazdı. PYD bu noktayı çok zekice anladı ve buna göre davrandı.'Lübnan merkezli ASIA haber ajansı için çalışan, Lazkiye'de yaşayan gazeteci Somer Sultan ise Şam'ın geçici çekilme yoluyla kendini koruduğu görüşünde:'Devlet, ülkede geçici olarak toprak kaybedeceği koşulları en az zararla geçirmek, daha sonra koşulların lehine çevrildiği zamanda karşı saldırıyla geçeceğini hesap ediyordu. Bundan yola çıkarak Kürt bölgelerinde kendini korumak istedi. Çünkü o bölgeleri koruyamaz bir duruma geleceğini biliyordu. Ve böylece PYD'yle koordinasyonlu bir şekilde kendisi çekildi ve yerine o bölgelere PYD geçti.'Salih Müslim ise, bazı muhalif gruplar, Türkiye ve Mesut Barzani tarafından dillendirilen 'PYD, Suriye yönetimiyle işbirliği yaptı' iddiasının 'karalama' olduğunu söylüyor.Müslim daha önceki açıklamalarında da birçok kez, 'amaçlarının, demokratik bir Suriye'nin parçası olarak, Kürt bölgelerinde kendi yönetimlerini kurmak olduğunu, ne rejim ne de İslamcı muhaliflerle birlikte olduklarını' söylemişti.Müslim, 'Biz, 2004'ten beri rejimle mücadele ediyoruz' diyor.Bu iddia sadece 2012 yazındaki süreçle ilgili değil, başka gelişmeler üzerinden de dillendiriliyor.Bu yaz, Haseke kentinde PYD'ye bağlı YPG (Halk Savunma Birlikleri) ve Suriye ordusu askerleri IŞİD'e (Irak Şam İslam Devleti) karşı aynı dönemde savaşmıştı.Çatışmaların bir tarafında IŞİD, diğer tarafında ise Suriye ordusu, YPG ve Asuri 'öz savunma grupları' yer aldı.'Haseke'de üç tane yer var. Biri Kürtlerin ve Süryanilerin oturduğu mahalle. Bir mahallede rejimden yana Araplar var. Bir de DAİŞ'in (IŞİD) yerleştiği bir yer var. Bunlar (IŞİD) rejime saldırdılar. Biz karışmadık. Bunlar sonra bize de saldırdılar. Biz de kendimizi savunduk. Onlara, rejimi hedef aldıkları için değil, bize saldırdıkları için saldırdık.'Suriye yönetiminin Rojava'daki siyasal sürece doğrudan cephe almadığını savunanlara göre Şam'ın Kürt kentlerindeki memurların maaşlarını ödemeye devam etmesi de ortadaki 'düşmanca olmayan yaklaşımın' göstergesi.'Rejimle devleti birbirinden ayırt etmek gerekiyor. Devletin memuru oluyor. Bazıları hâlâ maaşlarını alabilirler. Haseke'de de, Kamışlı'da da bazı memurlar vardır. Zaten Kürtleri memur yapmıyorlar. Ama bazı yerlerde memurlar vardır, biz karışmıyoruz.'Kamışlı'nın ilan edilen kantonlardan biri olmasına rağmen Kamışlı Uluslararası Havaalanı'nın Suriye yönetiminin elinde olması da tartışma yaratıyor.'Kamışlı havaalanının yanındaki mahallede yaklaşık 25 bin Arap oturuyor. Hepsi Tey aşiretinden. Herhangi bir şey olursa rejimden yana çıkıyorlar. Sanki sınır çizilmiş, onlar Kürt mahallelerine karışmıyorlar, kendi yerlerini kontrol ediyorlar. Bizimkiler de kendi yerlerini kontrol ediyorlar. Burada hassas bir nokta var. Eğer bir çatışma durumu olursa doğrudan Tey aşiretiyle savaşa gireceksin. O zaman bir Kürt-Arap savaşı olur. Ama bizimkilere saldırı olunca bizimkiler de saldırıyla yanıt veriyorlar.''Kamışlı Havaalanı ve yanındaki mahalleler onların kontrolünde, doğru ama kalkıp birilerinin hatırı için bir Kürt-Arap savaşına girmeyiz. Bir Haseke bir Kamışlı'da özel durum vardır, bunlar da hiçbir zaman bizim kurduğumuz sistemi etkilemiyor.'Suriye Enformasyon Bakanı Ümran el-Zubi geçen hafta yaptığı açıklamada 'Ayn el-Arab'a askeri güçleri ve savaş uçakları üzerinden askeri, lojistik destek sağladıklarını ve silah gönderdiklerini, bunu sürdüreceklerini söylemişti. PYD bu açıklamayı yalanlamıştı.El-Zubi açıklamasında IŞİD'den 'teröristler' onlara karşı savaşanlardansa 'halkımız' diye bahsediyor.Suriye medyası ve kamuoyunda da Kobani'ye yönelik benzer bir bakışın olduğu belirtiliyor.Şam'da yaşayan gazeteci Hediye Levent, Şam'dan Kobani'nin görüşünüyle ilgili şunları söylüyor:'YPG dahil Suriyeli Kürtlerin yer aldığı silahlı yapıların 'yerel direniş' çerçevesinde değerlendirildiği söylenebilir. Ancak her ne kadar silahlı Kürt gruplar yerel direnişçiler ya da halk savunma birimleri olarak tanımlansa da gerek Esad'ın son iki konuşmasında ve gerekse Zubi'nin konuşmalarında 'direnen Kürt gençleri, şehit düşen Kürt gençleri' ifadelerinin kullanılması dikkat çekici, çünkü siyasi olarak etnik kimlik de belirtiliyor. Ayrıca çatışmalarda hayatını kaybeden Kürt gençleri siyasi/askeri anlayış çerçevesinden şehit sayılıyor.'Ulusal Koordinasyon Komitesi'nden Nebras Dalloul ise şu yorumu yapıyor:'Ayn el-Arab (Kobani) Suriye'deki tüm siyasi ve askeri kesimleri birleştirdi. 'Suriye'de Kürtler on yıllar boyunca Baas yönetimi tarafındanayrımcılık ve baskı gördüklerini; Baas yönetimi ise Kürtler'le ilgili politik tartışmaların dışarıdan yönlendirildiğini savunageldi.2004 yılında Kamışlı'daki bir futbol maçı sonrası yaşanan olaylarda onlarca Kürt'ün öldürülmesi, ardından da birçok Kürt'ün tutuklanması ve işkence görmesi zihinlerde hâlâ taze.Suriye'de 2011'deki isyanlardan sonra yönetim birreform girişimiyle yıllardır nüfus kaydı olmayan Kürtlerin bir bölümüne kimlik vermişti.Ancak Kürtlerin önemli bir bölümü tarafından bu, son derece yetersiz ve Kürtler'in Esad'a cephe almaması için atılan bir adım olarak yorumlanmıştı.Peki Kobani'den sonra uzun vadede Suriye yönetimi ve Kürtler'in ilişkileri nereye gidebilir?Lazkiye'den Somer Sultan, Şam'ın Kürtler'e 'hafifletilmiş özerklik' tanıyacağını savunuyor:'Buna dair veriler var. Verilerin başında devletin PYD idaresi altındaki bölgelerde kurumları finanse etmeye devam etmesi geliyor. PYD'nin Kürt dil eğitimini soktuğu okulların öğretmenleri hâlâ devletten kesintisiz maaşlar alıyor. Devlet hâlâ pamuğu Kürt çiftçilerden satın almaya devam ediyor.'Hediye Levent, bu konuda Suriye kamuoyunda dillendirilen öngörüleri şöyle aktarıyor:'Dört yıl boyunca Kürtler Suriye ordusuna ek cephe açmadığı için ve dengeli politika güttüğü için kârlı çıkacak' diyenler epeyce var. Ancak 'bağımsız devlet ya da iç içişlerinde bağımsız bir özerklik olmayacağı, daha çok genişçe siyasi-kültürel haklar kazanabilecekleri' yorumu yapılıyor. Her hâlükârda Kürtler bu işten en karlı çıkacak kesim, ancak bunun nasıl olacağı belirsiz.'Nebras Dalloul ise 'Şam'ın, uzun vadede Kürtler ve diğerleriyle kurduğu ilişki türünü değiştireceğini ama Rojava sistemini tanımayacağını' söylüyor.Kobani sonrası dönemde Suriye muhalefetiyle daha fazla birlik olup olmayacaklarını sorduğumuz Müslim, şu cevabı veriyor:'Kürt halkının haklarını tanıyan bir muhalefet olursa kabul ederiz. Bazı güçlerin muhalefet üzerindeki Kürtlerin haklarını kabul etmeyin baskısı vardı, onun için bize engel oldular. Onlar bu düşünceden kurtulursa veya emir veren güçlerden kurtulurlarsa biz onlarla anlaşabiliriz.'İttifak yaptıkları muhaliflerde laiklik şartını arayıp aramadıklarını sorduğumuzdaysa 'Laik olmayan kimsenin Suriye'nin geleceğinde yeri yoktur. Suriye'de Hıristiyanlar, Aleviler, İsmailliler, Yezidiler vardır, demokratik bir Suriye laik olacaktır. Zaten ÖSO içinde laikliği savunanlar bizimle beraberdir' diyor.Müslim, Esad yönetimine karşı ÖSO'yla birlik olup doğrudan saldırıya geçeceklerine dair bir sinyal vermiyor.Salih Müslim'e yeni gelişmelerle birlikte 'Esad yönetimiyle anlaşma olasılığınız var mı' diye de soruyoruz.'Hayır' yanıtını veriyor ve ekliyor: 'Bu rejim zaten gidecektir.'Müslim, 'Baas bize hiçbir şey vermez çünkü şovenist bir yapıdır. Baas kendisini kolay kolay değiştirmez. Hiçbir zaman bunu beklemiyoruz' diyor.Kobani'den sonra Suriyeli Kürtlerin hem Suriye krizinde hem de bölgede daha önemli bir siyasal oyuncu haline geldiği aşikâr.Suriye yönetiminin ve Kürtler'in ilişkilerininse daha derin bir çatışmaya mı, bir işbirliğine mi yoksa başka bir üçüncü yola mı evrileceğini öncelikle Şam'ın ve Kürtler'in birbirlerine yaklaşımları belirleyecek.Ancak bunun yanı sıra Suriye savaşının gidişatı, IŞİD'in saldırıları, Orta Doğu'nun diğer ülkelerindeki Kürtlerin durumu, Kürtlerin kendi aralarındaki ilişkiler ile Batı'nın ve bölge ülkelerinin tavrı da burada etkili olacak gibi görünüyor.Mahmut Hamsici__BBC Türkçe
Reklam
Kimse Burkina Faso'nun Gücünü Test Etmesin!
Batı Afrika'nın parlayan yıldızı Burkina Faso ve bunu çekemeyen dış mihrakların bu cennet ülke üzerinde oynadığı hain oyunlar... Kimse Burkina Faso'nun gücünü test etmeye kalkışmasın!
İşte Türkiye'nin En Zengin Listesi
Ekonomist Dergisi, Türkiye'nin en zengin isimlerini açıkladı. Listede 17 - 25 Aralık tapelerinde 'milletin anasını belleyeceğiz' dediği iddia edilen Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz İnşaat da bulunuyor...2004'ten beri düzenlenen Ekonomist'in En Zengin 100 listesinin ilk üçünde yer alan aileler değişmedi. Koç Ailesi'nin serveti 10 yılda 4 kat artarak 8 milyar doları aşarken, Sabancı ve Şahenk ailelerinin serveti de 7 milyar doları aştı.CENGİZ İNŞAAT 14 SIRA YÜKSELDİ17-25 Aralık Yolsuzluk Operasyonu'nda internete düşen ses kayıtlarında 'milletin anasını belleyeceğiz' diyen Mehmet Cengiz'in sahibi olduğu Cengiz İnşaat da listeye tekrar girdi. Geçen yıl 78. olan şirket bu yı 58. sırada listedeki yerini aldı. 1 yıl önce 72. sırada olan Cengiz Holding 600 milyon dolarla listeye girmişti. Ancak 1 sene içerisinde şirketin değeri 400 milyon dolar arttı.Türkiye ekonomisi son 10 yılda iki kattan fazla büyürken, en zenginlerin serveti 4 kat arttı. Ekonomist Dergisi’nin 2004 yılından bu yana ‘En Zengin 100’ araştırmasına göre, son 10 yıldır Türkiye’nin en zengin ailelerinin serveti 2 milyar dolar seviyesinden 8 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2004 yılında 1 milyar doların üzerinde serveti olan 24 aile varken, bugün bu sayı 57’ye yükseldi. 2004 yılında 390 milyar dolar olan Türkiye’nin milli geliri ise 10 yılda iki kattan fazla artarak 820 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ekonomist’in araştırmasına göre Türkiye’den daha hızlı büyüyen ailelerin başında Koç, Sabancı ve Şahenk geliyor.Koç liderliği hiç kaptırmadıEn Zengin 100 listesinde yer alan zenginlerin bir bölümünü, Türk iş dünyasının köklü aileleri oluşturuyor. Bunların içinde 3-4 kuşaktır sağlanan geçmiş yıllara ait büyümeden, yatırımlardan kaynaklanan birikimi olan aileler var. Bunun başını da şu an üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç’un başkanlığını yürüttüğü Koç Holding’in sahibi olan Koç Ailesi çekiyor. 2004 yılında 2 milyar dolarla Türkiye’nin en zengin ailesi olan Koç Ailesi, aradan geçen 10 yılda listedeki yerini korurken, serveti 8 milyar dolara ulaştı.Şahenk Ailesi Sabancı’yı geçtiSon yıllarda Tüpraş başta olmak üzere enerji alanındaki yatırımlarıyla ve Yapı Kredi’yi satın alarak farkı daha da açtı. Holdingin yönetiminde üçüncü kuşak temsilcisi Mustafa Koç’un 2003’te görevi devralmasının ardından Koç’taki değişim ve büyüme trendinin daha da hızlandığını söyleyebiliriz. Koç’tan sonra 2004’te 2 milyar dolarla ikinci ve üçüncü sırada olan Sabancı Ailesi ve Şahenk Ailesi sıralamada yer değiştirirken servetleri de yine 3 kattan fazla arttı.Sakıp Sabancı’nın vefatından sonra ailede bölünme yaşansa da aile mensuplar 6-7 milyar dolarlık servetleriyle listenin 3, 4 ve 5’inci sırasında yer alıyorlar. Sabancıların bölünmesiyle birlikte daha önce üçüncü olarak listelerde yer alan, yönetim kurulu başkanlığını Ferit Şahenk’in yaptığı Doğuş Holding (Şahenk Ailesi) ikinci konuma yükseldi. Ferit Şahenk, Tansaş’ı Koç Grubu’na sattı. Garanti Bankası’nda önce General Elektrik ile ortaklık yaptı. Bugün ise İspanyol sermayeli BBVA ile ortaklık yürütüyor. Öte yandan En Zengin 100 listesinde yer alan Türkiye’nin köklü aileleri arasında Şarık Tara, Anadolu Grubu’nun ortakları Yazıcı Ailesi ve Özilhan Ailesi, Eczacıbaşı Ailesi, Yıldız Holding’in kardeş ortakları Murat Ülker ve Ahsen Özokur, Dinçkökler, Doğan Ailesi, Zorlu Ailesi, Kocabıyık Ailesi, Alarko Holding’in ortakları Garih ve Alaton aileleri var.İŞTE TAM LİSTE1- Koç Ailesi – Koç Holding (Serveti 8 milyar dolar üstü)2- Şahenk Ailesi- Doğuş Holding (Serveti 7-8 milyar dolar)3- Şevket Sabancı ve Ailesi – Esas Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)4- Erol Sabancı ve Ailesi – Sabancı Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)5- Türkan Sabancı ve Ailesi – S. Sabancı Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)6- Tara Ailesi – Enka Holding (Serveti 6-7 milyar dolar)7- Eczacıbaşı Ailesi – Eczacıbaşı Holding (Serveti 5-6 milyar dolar)8- Yazıcı Ailesi – Anadolu Grubu (Serveti 5-6 milyar dolar)9- Hüsnü Özyeğin – Fiba Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)10- Doğan Ailesi – Doğan Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)11- Özilhan Ailesi – Anadolu Grubu (Serveti 4-5 milyar dolar)12- Zorlu Ailesi – Zorlu Holding (Serveti 4-5 milyar dolar)13-Murat Ülker – Kökler Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)14- Ahsen – Orhan Özokur – Üs Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)15- Mehmet Başaran – Habaş Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)16- Çolakoğlu Ailesi – Çolakoğlu Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)17- Boydak Ailesi – Boydak Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)18- Konukoğlu Ailesi – Sanko Holding (Serveti 3-4 milyar dolar)19- Dinçkök Ailesi – Akkök Grubu (Serveti 3-4 milyar dolar)20- Kocabıyık Ailesi – Borusan Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)21- Sevda – Serra Sabancı – Sabancı Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)22- Ömer Sabancı – Densa Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)23- Demir Sabancı – Sedes Grubu (Serveti 2-3 milyar dolar)24- Demet Sabancı Çetindoğan – Demsa Group (Serveti 2-3 milyar dolar)25- Gülçelik Ailesi – Enka Holding (Serveti 2-3 milyar dolar)26- Kibar Ailesi – Kibar Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)27- Turgay Ciner – Ciner Grubu (Serveti 1,5-2 milyar dolar)28- Topbaş Ailesi – BİM (Serveti 1,5-2 milyar dolar)29- Çarmıklı Ailesi – Nurol Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)30- Ali Ağaoğlu – Ağaoğlu Holding (Serveti 1,5-2 milyar dolar)31- Eren Ailesi – Eren Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)32- Mehmet E. Karamehmet – Çukurova Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)33- Lucıen Arkas – Arkas Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)34- Torun Ailesi – Torunlar Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)35- Feyyaz Berker – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)36- Nihat Gökyiğit – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)37- Akçağlılar Ailesi – Tekfen Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)38- Nihat Özdemir – Limak İnşaat (Serveti 1-1,5 milyar dolar)39- Sezai Bacaksız – Limak İnşaat (Serveti 1-1,5 milyar dolar)40 – İdris Yamantürk – Güriş Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)41- Necati Kurmel – Saray Halı (Serveti 1-1,5 milyar dolar)42- Gürsel Ailesi – Kiska Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)43- Hamdi Akın – Akfen Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)44- Mehmet Ali Aydınlar – Acıbadem Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)45- Ahmet Çalık – Çalık Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)46- Zafer Yıldırım – Orjin Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)47- Zafer Kurşun – Orjin Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)48- Erdemoğlu Ailesi – Erdemoğlu Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)49- İpek Ailesi – İpek Grubu (Serveti 1-1,5 milyar dolar)50- İshak Ailesi – Alarko Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)51- Garih Ailesi – Alarko Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)52- Erdoğan Demirören – Demirören Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)53- Altınbaş Ailesi – Altınbaş Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)54- İnan Kıraç -Kıraça Holding (Serveti 1-1,5 milyar dolar)55- Nezih Barut – Abdi İbrahim İlaç (Serveti 1-1,5 milyar dolar)56- Esirtgen Ailesi – Abdi İbrahim İlaç (Serveti 1-1,5 milyar dolar)57- Lodrik Ailesi – Enboy Tekstil (Serveti 1-1,5 milyar dolar)58- Mehmet Cengiz – Cengiz İnşaat (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)59- Bodur Ailesi – Kale Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)60- Erman Ilıcak – Rönesans Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)61- Yalçın Sabancı – Yasa Holding (Serveti 750 milyon -1 milyar dolar)62- Boyner Ailesi – Boyner Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)63- Bayram Aslan – İçdaş (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)64- Kazancı Ailesi – Aksa Enerji (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)65- Orhan Ailesi – Orhan Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)66- Kanatlı Ailesi – Eti Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)67 – Nuri Özaltın – Özaltın Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)68- Umur Üstünberk – Üstünberk Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)69- Fettah Tamince – Rixos (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)70- Avni Çelik – Sinpaş Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)71- Pak Ailesi – Pakmaya (Serveti 750 milyon -1 milyar dolar)72- Hüseyin Özdilek – Özdilek Grubu (serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)73- Küçük Ailesi – Lc Waikiki Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)74- İsfendiyar Zülfikari – Zülfikarlar Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)75- Yaşar Ailesi – Yaşar Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)76- Yıldırım Ailesi – Yıldırım Holding (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)77- Cevahir Ailesi – Cevahir Grubu (Serveti 750 milyon – 1 milyar dolar)78- İbrahim Çeçen- Ic Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)79- Ethem Sancak – Hedef Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)80- Karamancı Ailesi – Orta Anadolu Tekstil (Serveti 500 – 750 milyon dolar)81- M. Nazif Günal -MNG Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)82- Çiftçi Ailesi – Çiftçiler Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)83- Erdal Aksoy – Turcas Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)84- Öztürk Ailesi – Opet (Serveti 500 – 750 milyon dolar)85- Yahya Kiğılı – Hayat Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)86- Kurdoğlu Ailesi – Ata Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)87- Tosyalı Ailesi – Tosyalı Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)88- Doğramacı Ailesi – Bilkent Holding (Serveti 500 – 750 milyon dolar)89- Yazıcı Ailesi – Diler Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)90- Yolbulan Ailesi – Kroman Çelik (Serveti 500 – 750 milyon dolar)91- Abalıoğlu Ailesi – Erbakır (Serveti 500 – 750 milyon dolar)92- Erikoğlu Ailesi – Erbakır (Serveti 500 – 750 milyon dolar)93- Nakiboğlu Ailesi – Naksan Grubu (Serveti 500 – 750 milyon dolar)94- Ünal Aysal – Unimar (Serveti 500 – 750 milyon dolar)95- Cemal Armağan – Özgörkey Holding (Serveti 300 – 500 milyon dolar)96- Kazım Türker – Türkerler Holding (Serveti 300 – 500 milyon dolar)97- İhsan Kalkavan -Kalkavan Denizcilik (Serveti 300 – 500 milyon dolar)98- Toksöz Ailesi – Sanovel (Serveti 300 – 500 milyon dolar)99- Yılmaz Ailesi – Sütaş (Serveti 300 – 500 milyon dolar)100- Bayraktar Ailesi – Bayraktar Group (Serveti 300 – 500 milyon dolar)Cumhuriyet
Reklam
iPad Air 2 ve iPad Mini 3 Türkiye'de
Apple'ın 16 Ekim tarıhin de tanıttığı yeni nesil tabletleri iPad Mini 3 ve iPad Air 2 nihayet ülkemizde satışa sunuldu. İşte yeni nesil iPad modelleri için Türkiye satış fiyatı.Apple'ın 16 Ekim tarihinde duyurduğu yeni nesil tabletleri iPad Mini 3 ve iPad Air 2, 30 Ekim tarihi itibariyle ülkemizde satışa sunuldu.En çok merak edilen konu ise hiç kuşkusuz bu cihazların fiyatlarıyken Apple tıpkı yeni nesil iPhone modellerinde olduğu gibi elini çabuk tuttu ve cihazları ön siparişe açtı. Bu sayede ürünlerin fiyatları da ortaya çıkmış oldu.A8X yongasetine sahip iPad Air 2'nin yanı sıra Apple, iPad Mini 3 'te A7 yongasetini tercih etmiş durumda. Tasarım olarak büyük değişikliklerin gözlenmediği cihazlarda, Apple'ın parmak izi tarayıcı sistemi Touch ID'ye yer verilmiş.Gümüş ve altın renklerin yanı sıra uzay grisi seçeneğine de sahip olan iPad Air 2 ve iPad mini 3 için belirlenen fiyatlar ise şu şekilde:Wi-Fi modelleri:iPad Air 2 16 GB 1.449 TLiPad Air 2 64 GB 1.729 TLiPad Air 2 128 GB 2.009 TLiPad mini 3 16 GB 1.169 TLiPad mini 3 64 GB 1.449 TLiPad mini 3 128 GB 1.729 TLWi-Fi ve Hücresel (3G) modelleri:iPad Air 2 16 GB 1.819 TLiPad Air 2 64 GB 2.099 TLiPad Air 2 128 GB 2.379 TLiPad mini 3 16 GB 1.539 TLiPad mini 3 64 GB 1.819 TLiPad mini 3 128 GB 2.099 TLShiftDelete.Net
Kanada'da Müslümanlar için Yapılan Sosyal Deney
Kanada'da, geçtiğimiz hafta yaşanan terörist saldırı nedeniyle bir askerin ölmesi sonrası tüm ülke yastaydı. Bu olayın ardından, ülkedeki Müslümanlara karşı bakış açısının nasıl olduğunu görmek için sosyal bir deney yapıldı. Bir 'ırkçı genç' ve bir 'Müslüman genç' otobüs durağında beklerken, ırkçı genç kıyafetinden ötürü tehlike oluşturduğunu, üstünde bomba olabileceğini bu yüzden de otobüse binmemesi gerektiğini söyledi. Etraftakilerin tepkisini izliyoruz.
Reklam