Ala: 'Sokak Çağrısı HDP'nin İkinci Büyük Hatasıdır'
İçişleri Bakanı Ala, 'İnsanlarımızın mal ve can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu tür çağrıyı tekrardan yapmış olması ikinci büyük hatasıdır HDP'nin' dedi.İçişleri Bakanı Efkan Ala, 'İnsanlarımızın mal ve can güvenliğini tehlikeye düşürecek bu tür çağrıyı tekrardan yapmış olması ikinci büyük hatasıdır HDP'nin. Bu ülke hepimizin ve hepimizin üzerinde titremesi gereken sorumluluklarımız var. O çocuklar, sokağa çağrılarak gelecekleri karartırılıyor. Onların üzerinden siyaset yapılıyor. Bunlar, doğru şeyler değil' dedi.İçişleri Bakanı Efkan Ala, 'İnsanları sokağa çağırmak bizim kanularımıza aykırıdır. O insanların, sokağa çıkanların sorumluluğu, o çocukların sorumluluğu elbette HDP'nin üzerindedir. Biz kesinlikle bu çağrıya vatandaşlarımızın kulak asmamasını, uymamalarını arzu ediyoruz' dedi.AA
THK Başkanı Yıldırım: 'Çalışmalarımı Sabote Etmek İstiyorlar'
Çıkarıldığı mahkemede tutuklanan THK Başkanı Osman Yıldırım, rüşvet ve yolsuzluk iddialarını yalanladı.Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım ve oğlu Emre Yıldırım ’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “rüşvet almak ve vermek” suçlamalarından tutuklandı. Osman Yıldırım, mahkemedeki ifadesinde çalışmalarının sabote edilmek istendiğini söyledi.Türk Hava Kurumu (THK) Başkanı Osman Yıldırım ve oğlu Emre Yıldırım ’ın da aralarında olduğu şüphelilerle ilgili “yolsuzluk ve rüşvet” soruşturması kapsamında, hakkında tutuklama kararı verilen Osman Yıldırım’ın mahkemedeki ifadesine T24 ulaştı.'Mal varlığımda artış söz konusu değil'Osman Yıldırım, tarafına yöneltilen rüşvet ve yolsuzluk iddialarını reddederken, “THK’daki çalışmalarım sabote edilmek isteniyor” dedi.Osman Yıldırım mahkemesindeki ifadesinde şunları söyledi: “Herhangi bir şekilde rüşvet almadım. Rüşvet alındığına da şahit olmadım. İfadelerim kapsamında Türk Hava Kurumu’ndaki çalışmalarım sabote edilmeye çalışılmaktadır. Başarılarım gölgelenmek istenmektedir. Bahsi geçen Gökçen Havacılık Şirketi Türk Hava Kurumu’nun şirketidir. Biz Sağlık Bakanlığı’nın ihalelerine katılarak helikopter aldık, burada herhangi bir şekilde kimseyle rüşvet anlaşmamız olmadı.Yahut bize ödenen para yoktur.Benim mal varlığımda herhangi bir artış söz konusu değildir. Benim kendi birikimlerim vardır. Ev alırken de kredi kullandım. Bu kapsamda tutuksuz yargılanmak istiyorum.”Tutuklanma gerekçesi rüşvet almak ve vermekOsman Yıldırım ve Emre Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 5 kişi ile ilgili mahkemenin tutuklama gerekçesi ise şöyle:Soruşturma evrakı kapsamına göre kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgulara, şüphelilerden Hakan Azemoğlu ’nun beyanları, tape kayıtları, para akışını gösteren banka kayıtları, MASAK raporu, atılı suçların niteliği ve CMK’nın 100.maddesi içeriğine göre, Osman Yıldırım, Emre Yıldırım, Hakan Azemoğlu, İrfan Yıldız ve Şafak Şimşek ’in “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “rüşvet almak ve vermek” suçlarından tutuklanmalarına, şüpheliler Faruk Volkan Yılmazer , Ali Yavuz Karslıoğlu ’nun adli kontrol altına alınmasına karar verilmiştir.”Arzu YıldızT24
Reklam
"Allah Beni Bir Sınava Soktu, Kazandım"
Galatasaray'da Sabri Sarıoğlu maçın ardından GS TV yayınına katıldı.2-1 kazandıkları Kasımpaşa maçı ve yeniden kadroya alınması ile ilgili konuşan Sabri şu ifadeleri kullandı:'İlk yarıda istediğimiz oyuunu sahaya yansıtamadık. İkinci yarıda yansıttık ve kzandık. Benim için de önemli bir maçtı. A Takıma uzaktım. 3 ay sonra gelip burada maça çıkmak zordu. Yağmurlu havada zemin de ağırlaşmıştı. Fiziken zorladı beni. İnşallah ileride daha da iyi noktalara geleceğime inanıyorum.'A2'deki teknik ekip ve oyuncu arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Ben her şeyin gerçeğinin ortaya çıkacağını biliyordum. Şunu canı gönülden söylüyorum. Çok üzücü şeyler yaşadım ama konuşma fırsatlarım vardı. Bu ne karakterime ne de G.Saray sevdama yakıştıramadığımdan susmayı tercih ettim. Bu kararın neden olduğunu biliyordum. Sadece çalıştım. Allah beni bir sabır sınavına soktu ben de bunu kazandım.''Birçok başkanla, hocayla çalıştım. Kimseye saygısızlığım olmadı. Sorun olunca karşılıklı konuşarak çözen bir insanım. Bugün de benim için yeni bir sayfa açıldı.'Sporx
Prandelli'den Maç Sonu Açıklamalar
Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli, maç sonunda yayıncı kuruluşun mikrofonlarına konuştu.İtalyan teknik adam, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:'Kötü bir mağlubiyetten sonra kazanmamız gerekiyordu. İkinci yarıda istediğimiz oyunu az çok gösterebildik, istediğimiz ruhu yansıtabildik sahaya. Maçın başından beri bu futbolu oynamamız gerekiyordu ama yavaş ilerliyoruz. Yine de kazanmamız gereken bir maçı kazandık.Biraz agresiflik ve biraz taktiksel değişiklik gerekebiliyor. İlk yarıda çok fazla açık veriyorduk, ikinci yarıda bunu değiştirmeyi başardık. Biraz daha inanarak oynadık, ileriye gitmeyi başardık ve maçı çevirdik.'Fotomaç
Reklam
Galatasaray'da 'Umut'lar Tükenmedi
Geçen hafta Borussia Dortmund ve İstanbul Başakşehir maçlarında kalesinde 8 gol gören ve 2 ağır mağlubiyet alan sarı-kırmızılılar, kendi evinde Kasımpaşa’yı 2-1 mağlup etti.Galatasaray Teknik Direktörü Cesare Prandelli’nin Kasımpaşa maçında sahaya sürdüğü ilk 11, kafalarda soru işaretleri yarattı.Prandelli’nin uzun süre yedek kulübesinde oturttuğu hatta ‘tamamen görmezden’ geldiği bazı futbolcular ilk 11′de oyuna başladı.Karşılaşmaya ev sahibi oldukça istekli başladı. Uzun bir aranın ardından Galatasaray formasına tekrar kavuşan Sabri Sarıoğlu maçın 13. dakikasında ilk tehlikeli pozisyonu yaratan isim oldu. Tecrübeli oyuncu sağ kanattan Babel’i geçtikten sonra şık bir orta yaptı ama kaleci Isaksson Burak Yılmaz’dan önce davrandı ve topa sahip oldu.Arena’da ilk yarının sonlarına doğru soğuk havanın etkisi futbolada yansıdı. Karşılaşmanın bitimine doğru konuk ekip Kasımpaşa Arena’da Galatasaraylılara adeta soğuk duş aldırdı.Maçın 41. dakikasında Ryan Donk güzel ara pası ile Adem Büyük’ü savunma arkasına kaçırdı. Ceza yayı içinde topla buluşan Adem Büyük ceza sahasına girmeden sol ayağı ile şutunu çektiyor ve top ağlarla buluşturup mücadelenin ilk yarısını sona erdiren skoru belirledi.İkinci yarıda konuk ekibe büyük bir baskı kuran sarı kırmızılılar karşılaşmanın 53. dakikasında Burak Yılmaz’ın ayağından bulduğu gol ile maçta eşitliği sağladı. Orta alanda topla buluşan Umut Bulut savunma arkasına koşu yapan Burak Yılmaz’a kafa pasını verdi. Topla birlikte ceza sahasına giren Burak Yılmaz kaleci ile karşı karşıya kaldıktan sonra sağ ayağı ile düzgün vurdu ve top ağlarla buluşturdu.Maçın son dakikalarında beraberlik ile giren Galatasaray’da sahneye Umut Bulut çıktı ve sarı kırmızılıları öne geçiren golü attı ve karşılaşmanın skorunu belirledi.Açık Mert Korkusuz
Depremde GSM Kullanılamayacak
Deprem ve benzeri doğal felaketler mobil iletişimi sekteye uğratıyor. En son örneği Gökçeada merkezli depremde yaşanan bu durumu mevcut teknolojiyle kısa vadede çözmek mümkün değil.Marmara bölgesinde 1999 yılında yaşanan deprem felaketi ilk olarak GSM şebekelerini vurmuş ve iletişim çökmüştü. Uzun bir süre kimse birbirini arayamamış ve iletişimde kopukluk yaşanmıştı.O dönemki kadar olmasa da benzer bir durum geçtiğimiz günlerde yaşanan Gökçeada merkezli depremde de ortaya çıktı. Özellikle İstanbul ve yakın çevresinde hissedilen depremden hemen sonra telefonlarına sarılanlar derin bir sessizlikle karşılaştılar. Şebeke çöktü ve kimse birbiriyle haberleşemedi. Yaklaşık 45 dakika süren bu durum şebekenin düzelmesiyle ortadan kalktı.Ancak birçok kişinin aklına 'bu kadar küçük bir depremde bile GSM şebekesi çöküyorsa çok daha büyük bir felakette ne olur?' sorusu geldi. Gerçekten de böyle bir durumda ne olur?Şebeke yapısıBu soruya cevap vermeden önce GSM şebekelerinin yapısına bakmak gerekiyor. GSM temelde cell yani hücre adı verilen mantıkla çalışıyor. Her bir hücre baz istasyonları arasında kuruluyor ve bu alanda yer alan kullanıcı görüşme yapabiliyor. Şebekelerin kurulma mantığı aynı anda abone sayısının belli bir oranının görüşme yapacağı mantığı üzerine kuruluyor. Karmaşık bir hesap olsa da kabaca her bir operatör abone sayısının yüzde 25-30'unun aynı anda görüşme yapacağını öngörerek bir altyapı kuruyor.Normal bir günde elbette bu tahmini ortalama oran aşılmıyor. Çünkü herkes aynı anda görüşme yapmıyor. Ancak deprem ya da benzeri bir acil durumda herkes aynı anda telefon açtığında şebeke bu yükü kaldıramıyor. Benzer sorun stadyum ya da benzeri kalabalık ortamlarda da yaşanıyor.Elbette yüzdeyi artırmak mümkün. Ancak bu bir yandan ekonomik diğer yandan teknik olarak çok zor. Ekonomik olarak zor çünkü hiçbir operatör bütün abonelerinin aynı anda görüşme yapacağı bir altyapıyı sürdürülebilir görmüyor. Teknik olarak da bu mümkün değil çünkü baz istasyonu sayısını artırmak gerekiyor ki bazı durum ve yerler için bu da yapılamıyor.Yani bu türde bir altyapıyı Türkiye'deki 70 milyona yaklaşan GSM abonesi için sürekli ayakta tutmak teknik ve ekonomik olarak mümkün değil. Operatörler de resmi olarak olmasa da gayrı resmi olarak bu durumu kabul ediyorlar. Yine de bu durum için Turkcell, Vodafone ve Avea'dan görüş istediğimizi ancak olumlu yanıt alamadığımızı da belirtelim.Dünyada durum nasıl?Dünyada yaşanan deprem olaylarında da GSM şebekeleri çöküyor. Örneğin 2011 yılının Mart ayında Japonya'da yaşanan 8.9 büyüklüğündeki depremde de benzer bir durum yaşanmıştı. Şebekenin çökmesinin önemli bir sebebi sadece fiziksel hasar değil aynı zamanda herkesin aynı anda iletişime geçme isteği olarak açıklanmıştı.Japonya'da deprem sonrası sabit telefonlar mobil rakiplerine oranla daha az hasar gördü ve daha rahat iletişim yapıldı. Ayrıca deprem sonrası sabit telefonlarda sırayla arama mantığını kullanan Japonlar, bu sayede şebekeyi rahatlatmayı da başardı. Japonya örneğin kişiler sabit telefonlardan sırayla arama yaparak tıkanmanın bir nebze olsun önüne geçmeyi başardılar.Benzer bir durum 2010 yılında Haiti'deki deprem sonrasında da yaşandı. Sabit ve mobil hatların çöktüğü ülkede gönüllülerin oluşturduğu bir grup internet ve sosyal ağlar üzerinden örgütlenerek kayıplar ve yardımlar konusunda devlet ve diğer kuruluşlara yardım etti. Ayrıca internet üzerinden bölgede yaşayanları su baskını, yiyecek ve su eksikliği gibi konularda uyardı.İnternet ve SMS çökmediGökçeada merkezli depremde sesli iletişim kesilse de SMS ve mobil internet bağlantısı çökmedi. Birçok kişi telefonla ulaşamadığı yakınlarına WhatsApp ve benzeri anında mesajlaşma yazılımlarını kullanarak gerek mobil gerekse sabit internet üzerinden ulaştı. Zaten sektörü düzenleyen kurum olan BTK da deprem sonrası yaptığı açıklamada SMS ve internetin kesilmediğini ifade etti.Şebekenin çökmesi mevcut durumda kesin gibi olduğundan kullanıcıların alacağı önlemler ve bilinçli yaklaşımlarla bu 'çökme' süresi kısaltılabilir. Bunun için bazı önlemler almak ve mobil şebekeleri gerektiği kadar kullanmak konusunda çalışmalar yapılmalı.Ne yapmak gerekiyor?Sektörü düzenleyen Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu BTK'nın acil durumlarda iletişim konusunda çalışmaları bulunuyor. Her ne kadar bu haber için görüş isteğimize BTK olumlu yanıt verseme de bu konuda çalıştıkları biliniyor. Deprem sırasında çökmeyen özel bir yapı üzerinde çalışan BTK en azından acil durum ekiplerinin haberleşmesini sağlamayı amaçlıyor. Üzerinde çalışılan sistemde belli illerde bulunan gezici baz istasyonları ile Türkiye'nin birçok yerinde özel altyapılar kuruluyor. Ancak bu çalışmaların son durumu nedir, sistem ne kadar çalışıyor ve neler yapılıyor net olarak bilinmiyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Deprem ve benzeri durumlarda vatandaşların yani kullanıcıların da alacağı bazı önlemler bulunuyor. Bu sayede şebekenin çökmesi engellenemese bile çökme süresinin kısaltılması mümkün oluyor. İşte bireysel olarak alınacak bazı önlemler:Öncelikle acil bir durum yoksa sesli iletişimi kullanmamak gerekiyor. Mümkünse iletişimiçin SMS ya da anında mesajlaşma yazılımları (WhatsApp, Line, TicToc, Skype ya da benzeri) yöntemler kullanılabilir.Acil durumlarda telefon, tablet ya da bilgisayarı ağ trafiğini yavaşlatacak video izleme ve benzeri amaçlar için kullanmamak gerekiyor.Sesli iletişimi kullanıyorsak mümkün mertebe uzun görüşmelerden kaçınmak gerekiyor.Görünen o ki eski depremlerden yeteri kadar ders alınmıyor. Olası bir depremde mobil iletişim kesin olarak çökecek. Önemli olan bu durumun ne kadar süreceği ve şebekenin tekrar ne zaman çalışır hale geleceği. Böyle bir durumda sadece kurum, devlet ya da şirketlere değil bireylere de önemli görevler düşüyor.Özgür Çetin - Al Jazeera Turk
HDP'nin 1 Kasım Çağrısına Davutoğlu'ndan Yanıt: 6-7 Ekim'den Ders Almamışlar
Başbakan Davutoğlu, HDP'nin 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü için eylem çağrısının yasal olmadığını söyledi.HDP-DTK-DBP Eş Genel Başkanları ve HDK Eş Sözcüleri'nin ortak imzasıyla yayınlanan bildiride 1 Kasım Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü ilan edildiğini ve IŞİD vahşetine karşı basın açıklamaları ve yürüyüşler yapılacağı belirtildi.HDP'nin açıklamasında, 'Demokratik, dayanışmacı, şiddetten uzak, barışçı bir hakkın kullanımı olarak gerçekleşecek etkinlikler, basın açıklamaları, toplantılar ve yürüyüşler ile IŞİD barbarlığına karşı ortak bir sesin yükselmesi, küresel düzeyde bir duygu birliğinin oluşması sağlanacak.Dünyanın diğer ülkelerinde olduğu gibi, Türkiye’de de hükümetin yasaklama veya müdahale etme yerine, demokratik haklarını kullanacak olan insanlara saygı göstermesini, anayasal güvence altında olan hakların kullanımı konusunda duyarlı davranmasını, etkinliklerin demokratik bir çerçevede gerçekleşmesine imkan sunmasını bekliyoruz' ifadeleri kullanıldı.Ahmet Davutoğlu: 6-7 Ekim olaylarından ders almamışlarBaşbakan Ahmet Davutoğlu ise, HDP'nin çağrısını şu sözlerle değerlendirdi: 'Bu, olan olaylardan ders alınmadığını gösteriyor. Ben bütün vatandaşlarımıza başka bir çağrıda bulunuyorum; hiçbir şiddet olayının içinde yer almamaları gerekir. Şiddet üzerinden hak talep etmek dünyanın hiçbir yerinde kabul göremez, hiçbir demokratik ülkede şiddet kullanarak, etrafa zarar vererek hak talebi mazur görülemez. Bütün valilerimize gerekli talimatlar da gitmiştir. Kesinlikle kamu düzeninin bozulmasına izin verilmeyecek.'HDP'nin, barışçıl bir siyasi parti olduğunu göstermesinin vakti olduğunu dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:'Bu tür çağrılarla halkı sokağa dökmek siyasal yöntem değildir. Toplantı ve gösteri yapma hakkını kullanmanın belli kuralları var. Bu kurallar yerine geldiğinde, herkes bu hakkını kullanabilir, ama bu kurallar ihlal edilip, halkımız şiddete teşvik edilirse bu şiddetin en büyük zararı, bu şiddet çağrısını yapanlara döner. Halkımızı sükunete, basirete ve özellikle de bölgedeki kardeşlerimizi, vatandaşlarımızı bu tür şiddet çağrılarına kesinlikle cevap vermemeye davet ediyorum. Huzur içinde, hep beraber varolan meseleleri, barışçıl bir ortamda konuşma imkanı varken, sokağa dökülme çağrıları hiçbir şekilde yasal da değildir, iyi niyetli de değildir, çözüm perspektifine ve şu ana kadar yürüttüğümüz samimi çabalara da zarar verici mahiyettedir. Bunu ümit ederim; HDP yetkilileri bu gelişmelerden gerekli dersi alırlar ve gerçek bir siyasi parti gibi davranma yönünde hareket ederler. Siyasi partilerin her şeyden önce toplumsal huzuru koruma sorumluluğu vardır. Bu sorumluluğu yerine getirmeleri ve bu sorumluluk içinde davranmalarını bekliyoruz.'T24
Reklam
Ödüllü Turistik Uzay Aracı Düştü
Yüzlerce kişinin para yatırdığı uzaya yolcu taşıyacak Virgin Galactic turistik uzay aracı test sürüşü sırasında düştü.Richard Branson tarafından geliştirilen uzay aracı California'daki Mojave Air'de test sürüşü sırasında düşerken, kazanın nedeni bilinmiyor. Uzay Aracı'nda iki pilotun bulunduğu açıklanırken, pilotların sağlık durumu hakkında bilgi verilmedi.800'den fazla kişinin turist olarak uzaya gitmek için depozit yatırdığı araç, roket tarafından 13 bin 700 metrelik irtifaya ulaştıktan sonra uzaya bırakıldı. SpaceShipOne adlı araçın tasarımı 10 yıllık bir sürecin ürünü. Prestijli 10 milyon dolarlık Ansari X Ödülü'nün kazanmış önemli bir teknolojik devrim olarak karşılanmıştı.SpaceShipOne'ın düşmesinden önce bir Amerikan roketi de fırlatıldıktan 15 saniye sonra Virginia'da infilak etmişti.Reuters - Al Jazeera Turk
Okul Futbol Takımı Şaka Yapmak İçin Formalarına Porno Sitesi Logosu Koydu, Üniversite Yönetimi Gülmedi
İngiltere’de Kent Üniversitesi’nin futbol takımı formalarında şaka maksatlı ünlü porno sitesi PornHub’ın logosunu kullandı. Üniversite yönetimi bunu tamamen uygunsuz bulup logoları söktürdü.Sponsor bulmakta zorluk çeken The Rutherford Raiders adlı takım, konuya dikkat çekmek için çareyi böyle bir şaka yapmakta bulunca okul yönetimi ayakladı. Üniversite sözcüsü Martin Herrema, “Bu formalarla herhangi bir maça çıkmalarına asla izin verilmeyecek” dedi.Futbol takımı oyuncuları ise üniversite yönetiminin neyi sorun ettiğini anlamadıklarını, okulun kriket takımının sponsorunun bir içki markası olduğunu hatırlattı.Konudan habersiz PornHub ise son olarak 2014 FIFA Dünya Kupası sırasında futbolla birlikte anılmıştı. Almanya’nın Brezilya’yı 7-1 yendiği maçın özet görüntülerini siteye yükleyen kullanıcılarını uyaran PornHub, bunun komik olmadığını ifade edip maç görüntülerinin silinmesini rica etmişti.Diken
Türk Hava Kurumu Başkanı Osman Yıldırım Tutuklandı
Türk Hava Kurumun'da başlatılan soruşturma yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında Osman Yıldırım'ın da bulunduğu 5 kişi tutuklandı.Türk Hava Kurumunda başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan 10 kişiden, Kurum Başkanı Osman Yıldırım 'ın da aralarında bulunduğu 7'si tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilirken, 5 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakcılık ve Mali Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Ali Alper Saylan , şüphelilerin ifadelerini aldıktan sonra, Kurum Başkanı Yıldırım'ın da arasında bulunduğu 7'sinin tutuklanmasını talep etmişti, 3'ünü ise serbest bırakmıştı.T24
Reklam
3 Bin Dolarlık Telefonla Tanışın
1999 yılında kurulan İsviçreli lüks telefon üreticisi Gresso, yeni modeli Regal’in duyurusunu gerçekleştirdi. Cihazın fiyatı ise tam 3000 dolar olarak açıklandı.Google ’ın Nexus 6 ’sının pahalı olduğu mu düşünüyorsunuz? Yoksa 64 GB ’lık iPhone 6 Plus ya da Galaxy Note 4 için keşke 400-500 TL daha ucuz olsaydı diyenlerden misiniz? Öyleyse bu telefon haberi sizi biraz tuhaf hissettirecek.1999 yılında kurulan İsviçreli lüks telefon üreticisi Gresso , yeni modeli Regal ’in duyurusunu gerçekleştirdi. Sınırlı sayıda üretilecek bir -limited edition- modeli olan cihazın fiyatı ise tam 3000 dolar olarak açıklandı. Evet, bir yazım hatası söz konusu değil, Gresso Regal adlı akıllı telefon 3000 dolar fiyat etiketi ile satışa sunulacak.Peki bu telefonun özellikleri neler? 5 inçlik Full HD çözünürlüklü ve Gorilla Glass 3 kaplamaya sahip ekran, 2 GB RAM, 1.5 GHz hızında çalışan dört çekirdekli işlemci, 32 GB dahili depolama kapasitesi donanım özellikleri durumunda. Gerçekten orta seviyenin sadece çok az ötesinde özellikler!13 megapiksel arka/5 megapiksel ön kameraya sahip cihazın işletim sistemi sürümü ise inanılmaz ama Android 4.2.1 yani Jelly Bean..Peki neden pahalı? Öncelikle bu aygıt bir teknoloji öncelikli ürün değil, tasarım öncelikli ve titanyumdan imal edilmiş ve sınırlı sayıda üretilecek bir sürüm. Şu eldivenle testi gerçekleştirilen, deri kapaklı kutulardaki telefonlardan biri yani.ShiftDelete.Net
Kolombiya'da Madeni Su Bastı: 12 İşçi Mahsur
Antioquia eyaletindeki madende 12 madenci mahsur kaldı.Güney Amerika ülkelerinden Kolombiya'nın kuzeydoğusunda bir kömür madeninde aniden meydana gelen su baskını sonucu 12 madencinin mahsur kaldığı bildirildi.Madencilik ve Enerji Bakanlığından yapılan açıklamada yetkililerin Antioquia eyaletindeki Antioquia eyaletindeki kömür madenine dolan suyu pompalarla boşaltmaya çalıştığı belirtildi.Bölgeye çok sayıda arama kurtarma ekibi gönderildiği kaydedildi.Antioquia Valisi Sergio Fajardo, mahsur kalan madencilere ancak 3 gün sonra ulaşabileceklerini söyledi.Aynı bölgede Haziran 2010'da meydana gelen kazada 60'tan fazla madenci yaşamını yitirmişti. AA
Reklam
Başbakan Ahmet Davutoğlu'na MHP'den Başdanışman
Bir dönem MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin başdanışmanı olan Prof. Dr. Vedat Bilgin, Davutoğlu'na başdanışman oldu.Devlet Bahçeli'nin bir dönem başdanışmanlığını yapan eski MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vedat Bilgin, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başdanışmanı oldu. Bilgin, son olarak Gazi Üniversitesi Rektör adayı olmuş; ancak seçilememişti.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eski başdanışmanı ve MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vedat Bilgin, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı oldu.2010 yılında MHP Genel Başkanlığı başdanışmanlığından ve MHP Merkez Yönetim Kurulu Üyeliğinden partinin izlediği politikalar nedeniyle istifa eden Vedat Bilgin, Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alıyordu.VEDAT BİLGİN KİMDİR?1954 Bayburt doğumlu Bilgin, Hacettepe Üniversitesi Sosyal ve İdari Bilimler Fakültesi mezunu. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde yüksek lisans ve doktora yapan Bilgin, 1990-2000 yılları arasında Gazi Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak çalıştı. 2000'de Başbakanlık Baş Danışmanlığı görevinde bulunan ve 2002 yılına kadar TCDD Genel Müdürlüğü yapan Bilgin, 2003 yılından beri Gazi Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyeliği yapıyordu.Demiryollarının Bugüne ve Geleceği, Mesleklere Göre Aile Araştırması, Gençlik Sorunları ve Genç İşçiler Araştırması, Dünya’da ve Türkiye’de Özelleştirme, Haberleşme Sektöründe Özelleştirme Sorunu, Türk Otomotiv Sanayinin Yapısı ve Sorunları gibi araştırmalara imza atan Bilgin, 2013 yılında kurulan Akil İnsanlar Komisyonu'nda yer alıyordu.İnternethaber
Yarsuvat'tan Ersun Yanal Açıklaması
Galatasaray'ın yeni başkanı Duygun Yarsuvat; Cesare Prandelli, Ersun Yanal, transfer düşünceleri ve hedefler ile ilgili konuştu.Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, TRT Spor'a özel açıklamalarda bulundu. Yarsuvat, Prandelli ile devam edeceklerini üstüne basa basa vurgularken, Ersun Yanal ile gelecekte çalışabileceklerini kaydetti. Öte yandan Galatasaray'ın yeni başkanı, ocak ayında transfer yapmayı düşünmediklerini söyledi.İŞTE YARSUVAT'IN SÖZLERİ...PRANDELLI'Yİ GÖREVDEN ALACAK MI?'Dışarıdan, kulübün içinde olmadan ahkam kesiyorlar. Yaşayıp görmek lazım. Hoca tarafını dinliyorlar mı? Kişiler, bunları nereden çıkartıyor, benim böyle bir niyetim yok. Teknik heyetin de böyle bir niyeti yok. Abdürrahim ile, Ali ile de görüşüyorum. Onların da böyle bir niyeti yok. Bu sözler motivasyonu bozuyor. Lütfen kendi köşelerinde kalsınlar, böyle şeyler söylemesinler. Bunlar takımın motivasyonunu bozuyor.''YERLİ HOCA DA GELSE...''Yerli hocalar içinde Galatasaray'da çok çalışmak isteyen olabilir. Nasıl Galatasaray'da herkes başkan olmak istiyorsa, hocalar arasında da böyle bir rekabet vardır. Yerli hocanın da Galatasaray'ı tanıması lazım. Galatasaray, kendine has düşünceleri olan bir camiadır. Yerli hocanın bile adaptasyon süreci olur.''YANAL 6 AY, 1 SENE SONRA GELEBİLİR''Ersun Yanal olsa olsa yakıştırma olur. Ersun Yanal ile ileride, 1 sene ya da 6 ay sonra kulübün başında antrenör ya da teknik adam olarak yer alabilir. Ama şu an için Ersun Yanal'ın adı aramızda geçmedi.'SABRİ SARIOĞLU KONUSU...'Prandelli ile görüştüm ve Sabri'yi ben çıkartmadım dedi. Belki Prandelli ile ilgisi yok ama, Mancini ile arasında bir olay olmuş olabilir. Onun yapmış olduğu bir tasarruftur. Yeni hoca ile bir çekişme olmadı. Yeni hocanın bu olaya bir dahli olmadığını söyledi. Herhalde çok memnundur Sabri. Çalışıyor.'DEMİRÖREN İLE İLİŞKİLER...'Federasyon başkanı ile herhangi bir zıtlaşmaya girmenin normal olmadığını düşünüyorum. Başkan çok güzel bir yatırım yapmış orada. Bu yatırım beni çok etkiledi. O da Türk futboluna faydalı olmaya çalışıyor. Çok memnunum ziyaretten. İnsanlar konuşa konuşa anlaşır.''YILDIRIM İLE BİRLİKTE MAÇ İZLERİM''Aziz Yıldırım ile tabii ki birlikte maç izlerim. Beraber, belli kurallar dahilinde herkesle beraber olurum. İlk milli maç, Brezilya ile hazırlık maçı. Saraçoğlu Stadı'nda yapılacak, o maçta federasyon başkanının davetlisi olarak bulunacağım. Ben niye Fenerbahçe'nin maçlarına gitmeyeyim, o niye bizim maçlarımıza gelmesin. Beşiktaş için de aynı. Bu futbol hepimizin, çok güzel bir oyun. Baktıkça bundan zevk alıyoruz, bu zevki düşmanlığa çevirmenin anlamı yok.'SOYUNMA ODASINA NEDEN İNMEYECEK?'Bir maç stresi vardır, maçtan önce. Soyunma odasında hepsi gergindir, ne olacak diye. Medyada devamlı yazılar çıkıyor, Çık aslan öldür onu falan. Öyle bir gergin ortamda yöneticinin ne işi var orada? Daha streslerini arttırmak için mi? Esasında iyi teknik direktörler buna müsaade etmezler. Mesela Fatih Terim etmezdi. Çok başarılı bir teknik adamdır, o müsaade etmezdi.'FUTBOLCULARIN PARASI NE ZAMAN ÖDENECEK?'Allah bize, bir futbolculara. Var tabii kaynaklarımız var. Kasım ayında senetlerin vadesi doluyor. Bunun hazırlığı için dolaşıyoruz. Her gün toplantı halindeyiz, her gün sokaklarda dolaşıyoruz bunu temin etmek için.'SELÇUK KAPTANLIKTAN ALINACAK MI?'Kaptanlıkla ilgili iddialar var, bana kimse bir şey söylemedi bununla ilgili. Ancak Florya'daki yemekte Selçuk kaptan olarak benim yanımdaydı. Formaların kaybolması Ünal Aysal'ın sorumluluğunda olan bir şeydir. Ünal Aysal'ın gerekli girişimlerde bulunmuş olduğunu tahmin ediyorum. Bu soruşturma devam edecektir tabii. Bir tır dolusu formanın kaybolmuş olması büyük olay.''Ali Dürüst, kulüp içinde sportif A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesidir ve futboldan sorumludur. Futbolu her zaman ön plana çıkartan bizim kamuoyumuz, Ali Dürüst'ün Abdürrahim ile birlikte futbol takımını yönetmesi nedeniyle, tevatür çıkıyor. Transfer düşüncemiz yok şu anda. Ama onlardan bir teklif gelirse düşünürüz. Benim kafamda bir transfer programı yok. Benim kafamdaki düşünce şu. Ocan ayında yapılan transfer yanlış transferdir. Bütün kulüpler oyuncularını elinde çıkarmaya çalışır.'ALBAYRAK VE DROGBA...'Abdürrahim Albayrak'ın enerjisini bildiğimiz için bizimle çalışır mısınız dedik. Benim düşüncem o ki, Florya başsız kalmıştı, antrenör yalnız bırakılmıştı. Kulüp başkanı da oraya yanlış bir şekilde müdahil olmuştu. Önce bir dayanışmayı canlandırmak istiyoruz ki, bunda da başarılı olduk diye düşünüyorum. Futbol takımı benim oyuncağım değil, Drogba da oyuncak değil. Oradaki 31 kişi de, kimsenin oyuncağı değil.''Asla devam etmeyeceğim. Çünkü bir kere söz verdim ve beni seçenler bu sözün üzerine seçtiler. Beni seçenler, mayıs ayına kadar beni seçti ve bu sözümden dönmem, bu sözüm kesin. Adnan Öztürk çok sevilen, Galatasaray'ın içinde yetişmiş bir kardeşimizdir. Gerek kulübe, gerek vakfa, gerek eğitim kurumlarımıza çok faydalı olmuştur. Onlar gibi başkaları da var, daha çıkacaklardır.'HT Spor
Bahçeli'den Peşmerge Eleştirisi
MHP Lideri Bahçeli, 'Yabancı ülke güçleri ile Peşmergeyi bir tutmak, bugünden Kuzey Kürdistan'da bağımsızlığı ilan edilmiş bir Kürdistan'ı kabullenmek demektir' dedi.ANKARAMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Yabancı ülke güçleri ile Peşmergeyi bir tutmak, bugünden Kuzey Kürdistan'da bağımsızlığı ilan edilmiş bir Kürdistan'ı kabullenmek demektir. Bu 4 parçalı Kürdistan'ın birinci ayağı olarak görülmelidir. Zaten de Cumhurbaşkanının en büyük talihsizliği bu gafletin içine düşmüş olmasıdır' dedi.Bahçeli, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Ermenek'te maden ocağında 18 işçinin mahsur kaldığını hatırlatarak, 'işçilerin yemeklerini neden toprak altında yemeye zorlandıklarının ve işverenin maliyeti kısmak adına insan canını ne hakla tehlikeye attığının' her yönüyle araştırılması gerektiğini söyledi.Soma'dan sonra Ermenek'te de yeni bir maden dramı yaşanmasının geçmişteki acı ve ihmallerden ders alınmadığını gösterdiğini öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:'Sırası ve yeri geldiğinde sorumsuzlukta, ihmalde, tedbirsizlikler halkasında kim ya da kimlerin dahli varsa elbette konuşulacak, haklarında gerekli işlemler yapılacaktır ancak şimdi tüm enerji, tüm çalışma, tüm dua ve temennimizi 18 masumun toprağın altından çıkarılmasına yöneltmek durumundayız. Önemle bildirmek istiyorum ki maden ocağında yaşanan su baskınını doğal afet gibi gösterip yakayı kurtarmaya çalışan şirket yöneticilerine tavsiyem, küstahlığı bırakıp birazcık insafları varsa nedamet göstermeleridir. Dualarımız 18 işçimizin üzerinedir. Allah'tan ümit kesilmemelidir. Umudumuz son ana kadar devam etmelidir.'Isparta'da midibüsün kaza yapması nedeniyle 17 işçinin hayatını kaybettiğini anımsatan Bahçeli, 'Bu kaza yüreğimizi kavurmuştur. Buradan vefat edenlere Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifa dileklerimi iletiyorum' dedi.-'Türk devletinin eli, kolu zincirlenmiştir'Türkiye'nin bölünmesi ve kardeş kavgasına sürüklenmesi amacına dönük senaryo ve oyunların hız kazandığını iddia eden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:'Başbakan ve hükümetinin umutla, inatla, ısrarla sürdürdüğü çözülme sürecinde onbinlerce insanımızın hayatına kast eden canibaşı, 'çözüm, barış ve kardeşlik abidesi', vatan evlatlarını kahpece infaz eden PKK terör örgütü dağda hak ve barış arayan 'sözde özgürlük savaşçıları', bu melanete alkış tutan çürümüşler, 'barışsever ve demokrat aydın', bozgunculuğa, ayrımcılığa, fitneye ve terörün örtülü amaçlarına hizmet eden işbirlikçiler ise 'akil adamlar' olarak takdim ve servis edilmiştir. Türkiye'de hiçbir ölçü kalmamıştır. Milli kimlik ve güvenlik duvarları arkası arkasına saldırıya uğramıştır. AKP, siyasi varlığını ve siyasi geleceğini tamamen bölücülüğe bağlamış, bölücü alçaklara dayandırmıştır. İktidar, PKK'nın hain emellerine, bölgesel ve küresel cinayet projelerine göz yummakla kalmamış iffetsizce alkışlamış ve alkışlanmasına refakat etmiştir. Ortadoğu'yu kana boğanlar, mazisi bir asrı aşan süredir haritalar üzerinde karalama yapanlar, rotayı son yurdumuza çevirmişler, milletimizi kapsamına alan şer hesaplarla oyalanmaya başlamışlardır.'Bahçeli, hükümetin yıkım ve çözülme sürecinde yeni bir safhaya geçtiğini savunarak şöyle konuştu:'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yabancı tavsiye, tazyik ve telkinlerle başlattığı, Başbakan Davutoğlu'nun ise canla, başla ve köle gibi sürdürdüğü terörle müzakereler Türkiye'yi alacakaranlık bir kuşağa hapsetmiştir. Türk devletinin eli, kolu zincirlenmiştir. Teröristlerden medet uman, iyilik bekleyen, insaf ve merhamet dilenen sefil ve zelil AKP zihniyeti, mücadeleden mütarekeye dümen kırmış, müzakereden teslimiyete ani dönüş yapmıştır. Artık zalim ile mazlum birbirine karışmış, katil ile maktul aynı kefeye konulmuş, şehit ile cani arasındaki kalın perde yırtılmıştır. Sözde açılım, çözüm, barış, milli birlik ve kardeşlik aldatmasıyla girilen stratejik kabus sürecinde PKK silahla ulaşamadığı, öldürerek, saldırarak, pusu kurarak alamadığı ne varsa elde etmeye başlamıştır. Her taviz bir yenisinin müjdesi olmuştur. Bu acı verici gerçekler Türkiye için yıkımın, dağılmanın ve kanlı bir parçalanmanın adeta habercisidir.'Türkiye Cumhuriyeti'nin sokaklardaki şiddet görüntüleri ve masalardaki pazarlıklarla tutsak alınmak üzere olduğunu ileri süren Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:'Düne kadar Türkiye için ayak bağı olan, kırmızı çizgilerimizi yarmasına rağmen AKP'nin müttefiki mertebesine çıkan ve kongre salonlarında 'Türkiye seninle gurur duyuyor' seslenişiyle ödüllendirilen Barzani, mükafat gibi imkanlara küresel şantajla erişmiştir. Irak'ın kuzeyinde PKK'yı himaye eden, Mehmetçik ve polis katillerini besleyen, büyüten ve barındıran Peşmerge zilleti AKP Hükümeti'yle aynı amaçlar etrafında buluşmuş ve kenetlenmiştir. Cumhurbaşkanının kardeşi, Başbakanın abisi Barzani, bir tarafta aziz milletimize kurşun sıkanların sırtını sıvazlarken diğer yanda küresel planlarda figüranlık görevini, dört parçalı Kürdistan'ın hamisi pozisyonunu iştahla yürütmektedir. Cumhuriyetimizin 91. yıl dönümünde Habur Sınır Kapısı'ndan vatan topraklarına girip sınır il ve ilçelerimizden tezahüratlarla, alkışlarla, sevinç gösterileriyle geçerek Ayn el-Arap'a intikal eden Peşmergeler Türk milletini derinden yaralamıştır. 91 yıllık mirasa gölge düşürülmüştür. Türk askerine taşla, sopayla, molotofkokteyliyle ve silahla saldıran PKK'lı gruplar Peşmergeyi bağrına basmış, zafer işaretleri ve zılgıtlarla selamlamıştır.Ayn el-Arap, diğer ismiyle Kobani'ye yardım bahanesiyle ağır silahlı Peşmergelere Türk vatanı çiğnetilmiştir. Bu ihanet geçidi, herkesin gözü önünde cereyan etmiştir. Türkiye, bir kez daha küçülmüş, büyük milletimiz bir kez daha küçük düşürülmüştür. Ellerinde PKK paçavraları, cani posterleri ve sözde Kürdistan bayrakları olan kalabalık yığınlar Peşmerge konvoyuna Şırnak'ın Silopi ve Cizre ilçelerinden Mardin Nusaybin'e ve buradan da Şanlıurfa Suruç'a kadar tezahürat yarışına girmişlerdir. AKP-PKK anlaşmasıyla, 19 Ekim 2009'da Habur'dan sokulan 34 PKK'lıya düzenlenen terörist karşılama törenleri aynısıyla tekrarlanmıştır. Habur'dan giriş yapan ve 16 Kasım 2013 tarihinde Diyarbakır'da göklere çıkarılan Barzani yeniden milletimizin sinir uçlarıyla oynamıştır. AKP, Irak'ın toprak bütünlüğüne hançer sallayan Peşmergeyi emniyetle geçirmek için kortej içine alarak Türk düşmanlarına düğün bayram yaptırmıştır. Türkiye'de daha yaşanmadık ne kalmış, daha görülmedik ne bırakılmıştır? Düşmana kucak açan, teröristlere ve destekçilerine mihmandarlık yapan, ülkemizi terör koridoruna çeviren Başbakan ve hükümeti bu haysiyetsizliğin, bu omurgasızlığın altından kalkamayacaktır.'Peşmergenin, PKK-PYD'ye yardım amacıyla 29 Ekim'de Türkiye topraklarından geçirilmesinin ayrı bir anlam ve mesajı olduğu ifade eden Bahçeli, şöyle konuştu:'91 yıl önce defedilen işgalcilerin değişik bir versiyonu hudutlarımızdan gözümüzün içine baka baka içeri girmişlerdir. Erdoğan ve Davutoğlu, ne kadar hain mihrak ve amaç varsa hevesle bir araya gelmiş, yan yana durdukları karanlık adamlarla Türkiye'nin kuruluş ilke ve esaslarına savaş açmışlardır. Cumhuriyetimizin 91. yıl dönümünde Türkiye'ye meydan okunmuş, Türk milletine ölüm yağdıranlar sanki fethe çıkmış Fatihler gibi taltif edilmişlerdir. İlaveten aziz şehitlerimizin kemikleri sızlatılmış, ecdadımızın ruhu incitilmiştir. Cumhuriyetin kuruluş yıl dönümünde, ABD'nin tertip ve dayatmasıyla PKK-Peşmerge şovunu hazırlayanlar, sınır boyunca sahnelenen acıklı ve alçak manzaraları izletenler küfrün ve batılın yanında konuşlanan vatan düşmanlarıdır. Peşmergelerin giydikleri kamuflajlarda gururla taşıdıkları ABD bayrak ve armaları, bu ülkenin başkanına yönelik kabına sığmayan sevgi seli, oynanan oyunun taraflarını gün yüzüne çıkarmıştır. Hem Türk vatanına sığınıp, hem ekmeğimizi yiyip hem de yabancı devlet başkanlarına minnet duymak nankörlük ötesi bir haldir. Ayn el-Arap için kalbi çarpanların, Barzani ve Obama için şükran duyanların vatan topraklarında nefes almaları, Türkiye'de ikamet etmeleri talihsizliktir.''PKK terör örgütü silahsız, müdafaasız ve sivil kıyafetlerle gündelik işlerini yapan askerlerimize peş peşe suikast düzenleyip canlarını alırken, hükümetin terör örgütlerine yanaşması, katillere escortluk yapması hazmedilecek bir alçalma değildir' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:'Cumhurbaşkanı, Başbakan ve hükümeti Anayasa'yı kasten ihlal etmekte ve suç işlemektedir. Aralarına PKK'lı teröristlerin de karışması güçlü ihtimal olan peşmerge unsurlarını muzaffer bir ordunun temsilcileri gibi sunmak, göstermek, bu şekilde propaganda yapmak ancak ve ancak işgal edilmiş bir ülkeye has rezalettir. 15 Mayıs 1919'da İzmir'in işgali sırasında aynısı olmuştur. 16 Mart 1920'de İstanbul'un işgali esnasında yaşananların 29 Ekim'deki ibretlik tablodan bir farkı yoktur. Terör baronları AKP'nin yataklığıyla 29 Ekim'de aziz milletimize gövde gösterisi yapmıştır. Bu, sineye çekilecek bir durum değildir. Mehmetçiğe silah çekenlerin Peşmergeyi havai fişeklerle kucaklamaları, Türk vatanını yakıp yıkan mikrop ve fesat yuvalarının Ayn el-Arap için fedakarlıktan bahsetmeleri henüz sözlüklerde karşılığı olmayan bir çarpıklıktır. AKP, askerimizi ensesinden vuran aşağılık teröristlere, topraklarımızda aklı kalan Kürdistan tetikçilerine onurunu ipotek ettirmiş, izzet-i nefsini emanet etmiştir.''MGK toplantısında Türkiye ve Türk milleti lehine hiçbir karar alınmamıştır'Bahçeli, dün yapılan MGK toplantısını hatırlatarak, 'Ülkemizin birikmiş ve tahammül sınırlarını çoktan aşmış güvenlik sorunları kokmaya yüz tutmuş ceset gibi orada duruyorken, dün toplanan MGK'nın gündemine paralel yapılanmanın girmesi izansızlık ve vicdansızlıktır' dedi.'MGK'nın Türkiye'nin güvenliği yerine Erdoğan'ın kişisel hesaplarına ve 17-25 Aralık sürecini göğüslemeye odaklandığını' ileri süren Bahçeli, PKK'nın saldırılarının MGK'nın sonuç bildirisine yansımadığını söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu:'10 saat 25 dakika sürdüğü söylenen ve böylelikle rekor kırdığı ifade edilen MGK toplantısında Türkiye ve Türk milleti lehine hiçbir karar alınmamıştır. MGK üyeleri, bu kadarlık sürede ülkemizin hangi sorununa isabetle eğilmiş ve öneri getirmiştir? İç ve dış legal görünümlü illegal faaliyet yürüten paralel yapılanma diyerek hala samanlıkta iğne arayan MGK isimli kuruluşun felaketimize neden olacak terör ve bölücülükle ilgili hiç mi kaygısı yoktur? PKK terör örgütü Cizre'de özerklik ilan edip yol kontrolleri yaparken, mahkeme kurup TSK ve emniyet mensuplarına kurşun sıkarken MGK üyelerinin aklı nereye gitmiş, kalpleri ne için atmıştır? Şu anda musibetin ve melanetin bir numaralı kaynağı olan çözülme sürecinin olumlu atmosfer ve huzur ortamı yarattığını, buna karşılık provokatif olaylara karşı kamu düzeni ve güvenliğini koruma kararlığını açıklamak MGK'nın Türkiye gerçeklerinden koptuğunu işaret etmektedir. Türkiye'nin güvenliğindeki açık ve tahribatlar bu kurul üyeleri tarafından ciddiye ve görüşmeye değer bulunmamıştır. Güneydoğu'da asker ve polislerimize yönelik suikast eylemleri artarken, KCK'nın şehir yapılanmasının Diyarbakır'da görev yapan güvenlik görevlilerimizin oturdukları ev ve apartmanları yakın takibe almaları güvenlik sorunu olarak görülmemiştir. Teröristbaşının sözde 'Misak-ı Milli Komisyonu' istemesiyle tam olarak alenileşen sınırların yeni baştan çizilme arayışı güvenlik buhranı olarak kabullenilmemiştir.''HDP'nin 1 Kasım'da yandaşlarını sokağa davet etmesinin de MGK'da sorun olarak da görülmediğini' iddia eden Bahçeli, 'MGK, Türkiye'nin güvenliğinden ziyade hain niyetlerin, hain gayelerin emniyete ve güvenceye kavuşmasına hizmet etme noktasına gelmiştir. Cemaati tehdit olarak görenler, PKK'yı kollamış, imtiyazlarla donatmıştır. Bu körlüğün, bu bulanık, bu müflis ve gayri milli tutumun izahı asla yapılamayacaktır' diye konuştu.SorularBahçeli, açıklamasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. 'HDP'nin Kobani'ye destek için parti teşkilatlarını sokağa davet etmesi gibi bir durum var. Daha önceki eylemlerde parti teşkilatlarınız da bazı tacizlere maruz kalmıştı. Bu konuda bir yorumunuz olacak mı?' sorusunu yanıtlayan Bahçeli, 'MHP, sokağa çekilme oyunlarına kapılmayacaktır, sabırla ve öz cesaretiyle son sözün söyleneceği günü beklemektedir' dedi.Bahçeli, 'Sınır ötesi harekata ve yabacı askerlerin gelişine izin veren tezkereye destek vermiştiniz. Fakat Peşmerge geldi, bu konudaki eleştireliri nasıl değerlendiriyorsunuz?' soruna şu cevabı verdi:'Teskereye MHP, destek vermiştir, Türkiye'nin geleceği için, Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünü artırıcı bir faktör olarak, TBMM'de çıkmasını kabullenmiştir. Oradaki kavramlar, iyi analiz edilmelidir. Yabancı ülke güçleri ile Peşmergeyi bir tutmak, bugünden Kuzey Kürdistan'da bağımsızlığı ilan edilmiş bir Kürdistan'ı kabullenmek demektir. Bu 4 parçalı Kürdistan'ın birinci ayağı olarak görülmelidir. Zaten de Cumhurbaşkanının en büyük talihsizliği bu gafletin içine düşmüş olmasıdır.'Bahçeli, 'Kürt tarafının açıkladığı kadarıyla koridorun açılmasını ABD istemiş. Bu konudaki yorumunuz nedir?' sorusu üzerine de 'ABD'nin Ortadoğu'daki emelleri, yeni coğrafya çizimi, bu oyunun özüdür. Buna sürüklenen ülkeler de ABD'nin uydu ülkesi olarak tarihte yerini alacaktır. Türk milleti, buna layık değildir' ifadelerini kullandı.Muhabir: Fatma CanAA
Reklam