Erdoğan'dan Fransız Gazeteciye: 'İşi İyi Bilerek Sormuyorsunuz'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Türkiye’deki gazetecilere yönelik tavrını resmi bir ziyaret gerçekleştirdiği Fransa’ya da taşıdı.Fransız Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde konuşan Erdoğan, soru-cevap kısmında Cumhurbaşkanlığı sarayı üzerinden ‘ Cumhuriyetin mirası ve laik devletle ‘ ilgili görüşlerinin sorulması üzerine, soruyu yönelten Fransız gazeteciyi ‘bilgisizlikle’ suçladı.Erdoğan, gazetecinin, “Mustafa Kemal Atatürk’ün mirasıyla ilgili bir soru sormak istiyorum. Bir cumhurbaşkanlığı sarayı inşa ettirdiğinizi biliyoruz… Atatürk’ün mirası hakkındaki görüşlerinizi, laik devlet görüşleriniz, cumhuriyetin mirasıyla ilgili düşüncelerinizi alabilir miyim?” şeklindeki sorusuna şu yanıtı verdi:“Kusura bakmayın da şimdi Gazi Mustafa Kemal’in zamanında veya daha sonra yapılmış olan ki şu anda kullanılan Cumhurbaşkanlığı köşkü, Gazi Mustafa Kemal’in hizmet verdiği köşk değildir. Soruyu sorarken maalesef işi iyi bilerek sormuyorsunuz.”Pembe Köşk’ü müze yapacağızAtatürk’ün kullandığı yerin Çankaya Köşkü’nün yanındaki Pembe Köşk olduğunu söyleyen Erdoğan, “Pembe Köşk’ü de büyük ihtimalle Gazi Mustafa Kemal ile alakalı Ankara’da bir müze haline getirmek ve oturduğu yeri ondan kalan bütün objeleri de orada toplamak suretiyle Pembe Köşk’ü daha anlamlı kılabilecek bir adımı da böylece atmış olacağız” dedi.Diken
Bruma Artık Yolcu
Kasımpaşa karşılaşmasında Sneijder dışında bir başka sürpriz de Bruma oldu.Kasımpaşa karşılaşmasında Sneijder dışında bir başka sürpriz de Bruma oldu.Portekizli yıldız, Fenerbahçe ve Dortmund maçlarında olduğu gibi dün de 18 kişilik maç kadrosuna alınmadı.Bir türlü forma şansı bulamayan Bruma’nın devre arasında ayrılacağı öğrenildi.Skorer
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
18 canı yitirdiğimiz son Ermenek maden ocağı kazası, emekçilerin ve meslek odalarının öncülük ettiği büyüyen kamuoyu tepkilerine yol açan cinayetleri bir kez daha gündeme getirdi.Aslında bütün bu cinayetler bir seri katilin işi:İnşaat cinayetleri...Tersane cinayetleri...Kömür madeni cinayetleri...Hep aynı katil tarafından birbiri ardına işleniyor!Katil, sömürü düzenini en ileri düzeylere taşıyan acımasız küresel kapitalizmin, azgelişmiş ülkelerdeki denetimsiz uygulamalarından yararlanan siyasal fırsatçılığın yol açtığı yağma!
Erdoğan'dan DEAŞ Açıklaması
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarını sürdürdüğü Fransa'nın başkenti Paris'te, Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde bir konuşma yaptı.Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde 2004 yılından sonra hitap etmekten memnuniyet duyduğunu ifade Erdoğan, bugün Fransalı mevkidaşı ile gerçekleştirdiği görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkileri ve bölgesel meseleleri değerlendirdiklerini kaydederek, 'İlişkilerde zaman zaman iniş çıkışlar olsa da tarihe baktığımızda genel olarak ortaklıkların işbirliğinin dayanışmanın öne çıktığını görüyoruz. İlişkilerimizdeki bir başka önemli boyut Fransa'da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve Türkiye kökenli vatandaşlarımızdır ki sayısı 610 bin civarında. Çifte vatandaşlığa sahip vatandaşlarımızın sayısı da 300 bine ulaşmış durumda. Bu rakamlarla Türkler Fransa'da dördüncü büyük göçmen grubunu oluşturuyorlar' diye konuştu.Konuşmasında IŞİD yerine DAESH (IŞİD'in Arapça kısaltması) kelimesini kullanan Erdoğan, mücadelenin devam edeceğini belirterek, 'Türkiye'nin asla DAESH gibi bir terör örgütüne destek vermek gibi bugüne kadar bir yanlışı olmamıştır.Terörün ne olduğunu gayet iyi biliriz. Bizim mücadelemiz DEAŞ ile aynı şekilde devam edecektir. Bazıları DAESH'i İslam veya islami bir örgüt gibi göstermenin gayreti içerisine giriyor. Kusura bakmasınlar. Anlamı 'barış' olan bir din asla teröre müsaade etmez. DAESH bir terör örgütüdür' dedi.'AB TARAFINDAN TÜRKİYE'YE VERİLEN SÖZLERİN TUTULMASINI BEKLİYORUZ'Fransa ve Türkiye arasındaki işbirliğinin Avrupa ve Akdeniz'deki Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Balkanlardaki birçok meselenin çözümüne katkı sağlayacağını savunarak, 'Biz Türkiye olarak Fransa ile ilişkilerimizde büyük devlet vizyonunu her zaman muhafaza ettik ve ediyoruz. AB üyelik sürecimizde bize en büyük desteği ve katkıyı beklediğimiz ülkelerin başında Fransa geliyor. Biz bu desteği Chirac'ın görevi bıraktığı ana kadar hep gördük. Bu destek o süreçler içerisinde hep oldu. Nedense Sayın Chirac ayrıldı. Ayrıldıktan sonra bir farklı hava esmeye başladı. Bu da bizi üzdü tabi. Temenni ederim ki şimdi yeni bir sürecin içerisine girmiş bulunuyoruz. Türkiye'nin 1963 yılından bu yana AB kapısında bekletiliyor olması izahı mümkün olmayan bir süreçtir. Hiçbir ülkeye böyle bir uygulama yapılmamıştır. AB müzakere süreci maalesef fasıllar üzerine konan blokajlar nedeniyle ciddi bir duraklama süreci yaşıyor. AB tarafından Türkiye'ye verilen sözlerin tutulmasını bekliyoruz. Bu da bizim en doğal hakkımızdır. Fransa tarafından da bize verilen sözlerin tutulacağını ümit ediyoruz' ifadelerini kullandı.'300 BİN İNSANIN ÖLÜMÜ GÖSTERE GÖSTERE GELMİŞTİR'Ortadoğu'daki krizleri daha ortaya çıkmadan gören ve uyarıları yapan ülkenin Türkiye olduğunu ifade eden Erdoğan, 'Irak'ta bu manzaranın oluşabileceğini Irak'ın bölünme noktasına gelebileceğini yıllar öncesinden ifade ettik. Türkiye'nin bu konuda uyarıları dikkate alınmış olsaydı buna yönelik tedbirler alınmış olsaydı Irak'ta şu anda yaşananlar yaşanmayacak barışçıl demokratik çözümler üretilmiş olacaktı. Aynısı Suriye için de geçerli. Suriye'de yaklaşan tehlike görülmediği için işte bugünkü trajik manzaraya ne yazık ki düşmüş durumdayız. 300 bin insanın ölümü maalesef göstere göstere gelmiştir. Öyle bir yaklaşım tarzı var ki anlamak mümkün değil' dedi.'DEVLET TERÖRÜNÜ ESTİREN KİŞİ BANA GÖRE TERÖRİSTTİR'Dünya siyasetine yerleşmiş olan iki kavramın kendisini çok rahatsız ettiğinden bahseden Erdoğan, şunları söyledi:'Bunların bir tanesi konvansiyonel silahlar meselesidir bir diğeri de kimyasal silahlar meselesidir. Bunun uygulaması karşımıza özellikle Suriye'de çıktı. Kimyasal silahların uluslararası hukuk açısından çok farklı bir konumu olabilir fakat Suriye'de kimyasal silahlarla ölenlerin sayısı binlerle ifade edildi. Konvansiyonel silahlarla ölenlerin sayısı ise üzülerek ifade ediyorum 300 bine yakındır. Konuşulan hep nedir? Kimyasal silahtır. Konvansiyonel silahları neden konuşmuyorsunuz? Kimyasal silahla öldürülürse suç değil, konvansiyonel silahla öldürülürse suç, mantık bu mu? Neticesi ölüm olan ve bu vesile ile kullanılmış olan ne olursa olsun bunun yasaklanması gerekir. Konvansiyonel silahı kullanıyorsa oradaki devlet terörünü estiren kişi ki bana göre bir teröristtir ve ortada bir devlet terörü vardır. Bu kişiye karşı ulusların birleşip Adalet Divanı'na mı gider nereye giderse bunun oraya götürülmesi lazım.''DAESH İLE MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEKTİR'Türkiye'nin DAESH'a (IŞİD) yardım ettiği yönündeki iddialardan rahatsız olduklarını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Türkiye'nin asla DAESH gibi bir terör örgütüne destek vermek gibi bugüne kadar bir yanlışı olmamıştır. Biz 32-33 yıldır terörle mücadele eden bir ülkeyiz. Terörün ne olduğunu gayet iyi biliriz. Bizim mücadelemiz DAESH ile aynı şekilde devam edecektir. Bazıları DAESH'i İslam veya islami bir örgüt gibi göstermenin gayreti içerisine giriyor. Kusura bakmasınlar. İslam anlam itibariyle anlamı 'barış' olan kelimeden türemiştir. Anlamı barış olan bir din asla teröre müsaade etmez. DAESH bir terör örgütüdür. Dikkat edin IŞİD'i de ısrarla kullanmıyorum. DAESH diyorum. Çünkü bunlar bir terör örgütüdür.''KOBANİ'Yİ NİYE BU KADAR STRATEJİK BİR KONUMA TAŞIDILAR?'Bölgedeki meselenin sadece Kobani olmadığını belirten Erdoğan, Kobani'nin istismarının yapıldığını savunarak 'Kobani niye böyle bir stratejik konuma getirilmiştir. Ne var burada acaba? Petrol mü var, altın mı var, elmaslar mı var? Neden acaba Kobani? Bugün Kobani'yi bombalayanlar, koalisyon güçleri, dost acı söyler ama gerçeği söyler. Humus vurulmuştur sesleri çıkmamıştır. Buralar vurulurken sesleri çıkmayanlar acaba Türkiye'nin sınırındaki Kobani ile ilgili niye bu kadar stratejik bir konuma taşıdılar? Onlar için bunun stratejik önemi nedir? Benim sınırımda burası. Eğer stratejik bir konumu olacaksa benim için olmalı. Onlar için olmaması lazım. Şu anda boş bir Kobani var' diye konuştu.'BUGÜN KOBANİ'Yİ KURTARIRSINIZ YARIN BAŞKA KOBANİLER ÇIKAR'Batı'nın Ortadoğu'ya karşı sergilediği çifte standartlı tutumun Ortadoğu'da vicdanları derinden etkilediğini aktaran Erdoğan, 'Bu çifte standartlı tutum son bulmadığı küresel adalet tesis edilmediği müddetçe Ortadoğu'da ya da diğer bölgelerde bu tahribat daha da artacaktır. Batı da bu tahribattan uzak kalmayacaktır. Yaklaşan bu tehlikeyi hepimizin görmesi gerekiyor. Avrupa'nın bu tehdidi özellikle görmesi gerekiyor. Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Ortadoğu'da çizilen sınırlar oluşturulan senaryolar şu anda adeta dikişlerini patlatarak küresel sorunlara dönüşüyor. Bölgedeki her meselenin birbiri ile irtibatı var. Bugün DAESH'i ortadan kaldırırsınız yarın bir başkası çıkar. Bugün Kobani'yi kurtarırsınız yarın başka Kobaniler çıkar. PKK terör örgütüne yeşil ışık yakılırken işte bu terör örgütüne kırmızı ışık yakılması terörle mücadele konusundaki samimiyetin sorgulanmasını da beraberinde getirir' ifadelerini kullandı.'ÇÖZÜM SÜRECİNE YÖNELİK EN BÜYÜK SALDIRI KOBANİ BAHANESİYLE SERGİLENDİ'Konuşmasında çözüm sürecine değinen Erdoğan, 'Çözüm süreci adını verdiğimiz terörü sona erdirme toplumsal barışı tesis etme süreci yapılan tüm tahrik ve provokasyonlara rağmen devam ediyor. Bu süreç daha başladığı anlarda Paris'te yapılan bir saldırı sürece yönelik büyük bir sabotaj olmuştu. Bu sabotajın süreci yaralamasını engelledik. Yaklaşık 2 yıllık süreçte benzeri birçok saldırıyı kararlılıkla bertaraf ettik. Çözüm sürecine yönelik en büyük saldırı Kobani bahanesi ile geçtiğimiz haftalarda sergilendi. 40 vatandaşımız Kobani bahanesi ile yapılan saldırılarda hayatını kaybetti. Bunların tamamı terör örgütü PKK'nın katlettiği Kürt kökenli vatandaşlarımızdı. Terör örgütü gibi terör örgütünün uzantısı olan siyasi parti de kendi ideolojisi kendi fikirleri kendi yaşam tarzı dışında hiçbir oluşuma tahammül etmiyor. Kimi zaman şiddetle kimi zaman baskı ile farklılıkları ortadan kaldırmanın gayreti içine giriyor. Zor bir süreçteyiz hassas bir süreçteyiz. Ama barıştan başka bir seçeneğimiz yok. Bunu mutlaka tesis edeceğiz. Ne güvenlikten ne hukuk ve demokrasiden taviz vermeden devam ediyoruz' diye konuştu.'İYİ NİYETİMİZ KARŞILIK BULMADI'1915 Olayları ile ilgili değerlendirmede bulunan Erdoğan, bu konunun dezenformasyondan uzak tutularak ele alınamadığını kaydederek, 'Bizim bütün yapıcı yaklaşımlarımıza rağmen Ermenistan ve Ermeni Diasporası sağduyulu bir yaklaşım sergilemediler. Biz bu meselenin siyasi bir mesele olmaktan çıkarılmasını siyasetin malzemesi olmaktan çıkarılmasını, bırakalım bunu tarihçiler gelsinler bu mesele üzerinde çalışsınlar. Biz arşivlerimizi açtık. Ermenistan'ın elinde varsa bu tür arşiv o da açsın. Üçüncü ülkelerde varsa onlar da açsın. Bu belgeler üzerinde hukukçular siyaset bilimciler tarihçiler çalışmalarını yapsınlar. Onların yaptığı tespitlerle adım atalım. Bizim iyi niyetimiz maalesef karşılık bulmadı' dedi.CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, KONFERANS’TA SORULARI YANITLADICumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temasları kapsamında gittiği Fransa'daki Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nde bir konuşma yaptı. Açıklamalarının ardından kendisine yöneltilen sorulara yanıt veren Erdoğan, yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili sorulan bir soru için Atatürk'ün Çankaya Köşkü'nde hizmet vermediğini anlatarak 'Kusura bakmayın da Gazi Mustafa Kemal'in zamanında veya daha sonra yapılmış olan ki şu anda kullanılan Cumhurbaşkanlığı Köşkü Gazi Mustafa Kemal'in hizmet verdiği köşk değildir. Şu anda benim oturduğum yer, hizmet verdiğim yer, Gazi Mustafa Kemal'in hizmet verdiği yer değildir. Biz bu yeni yaptırdığımız yere geçerken başbakanlık binamız hizmete elverişli olmadığı için başbakanımızı şu anda benim hizmet verdiğim yere alacağız. Şu anda yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı da cumhurbaşkanlığının hizmetlerine mevcut yer el vermediği için zaten oraya taşınmıştır' dedi.'İSRAİL YÖNETİMİNİN ANLAYIŞI İLE BARIŞIK OLMAK BİZİM AÇIMIZDAN MÜMKÜN DEĞİL'İsrail ve Türkiye ilişkileri ile ilgili sorulan bir soruya Erdoğan, 'İsrail bölgede halkı Müslüman olan ülkeler olarak ilişkileri en ileri olan ülke Türkiye'ydi. İsrail böyle bir dostunu kaybetti. Gerek malum Mavi Marmara olayı diye uluslararası sularda Gazze'ye insani yardım götüren gemiyi vurmalarından sonra aramızdaki münasebetler olumsuz gelişti. Biz kendilerine o zaman 3 maddeden oluşan şart sunduk. Bunun bir tanesi özür dilenmesiydi. İki tazminat konusuydu. Üç, Filistin'e ambargonun kaldırılmasıydı. Özür dilendi. Tazminat için belli bir noktaya gelindi. Ambargonun kalkmasını beklerken Gazze vurulmaya başlandı. Filistin vurulmaya başlandı. Böyle İsrail halkı ile bir sorunumuz yok. Bizim ülkemizde Musevi vatandaşlarımız var. Sorunumuz yok ama İsrail yönetimi ile bizim sorunumuz var. Şu andaki İsrail yönetiminin anlayışı ile barışık olmak bizim açımızdan mümkün değil' diye yanıt verdi.'DARBECİ İLE YAN YANA OLAMAM'BM Genel Sekreteri Ban'ın verdiği yemekte Sisi ile aynı masaya oturmadığı konusunu 'Darbeci ile yan yana olamam' diyerek açıklayan Erdoğan, 'Benim demokrasi derdim var. Ben demokratik bir liderim. Mısır'da da demokrasi mücadelesinde Mursi yüzde 52 oy ile Mısır'a başkan seçildi. Mısır'a başkan seçilen Mursi, şu andaki Sisi'yi kendine Milli Savunma Bakanı yaptı. Kendisi aynı zamanda Genelkurmay Başkanı konumunda. Milli Savunma Bakanı yaptığı Sisi, kalktı darbe ile Mursi'yi indirdi. Burada Batı çok büyük bir yanlış yapmıştır. Ben Batı'ya sesleniyorum. Siz demokrasiden yana mısınız, darbeden yana mısınız? Ben uygulaması ile Batı'nın kusura bakmasınlar darbeden yana olduğunu gördüm. BM Genel Kurulu'nda verilen yemekte bizi liderler arasında bir masaya oturtacaklar. Sordum masada kimler var. Dediler ki Sisi de o masada. Sisi o masadaysa ben o masaya gitmem dedim. Niye? Çünkü benden meşruiyetini alacak bir darbeci ile yan yana olamam. Şu anda Batı da bir yol ayrımında. Eğer demokrasi diyorsak demokrasi ile ilgili mücadelemizi kalemlerimizle de vereceğiz, söylemlerimizle de vereceğiz, duruşumuzla da vereceğiz' diye konuştu.'TÜRKİYE'NİN SÖZDE SINIRLARA EVET DEMESİ, MÜMKÜN DEĞİL'Ortadoğu'daki yeni sınırlar ile ilgili sorulan bir soru için Erdoğan, 'Türkiye'nin burada oluşabilecek sözde sınırlara evet demesi mümkün değil. Bu konu ile ilgili olarak atılan adımlar çok önemli. Irak'ta maalesef zihinsel sınırlar başka ülkeler tarafından atılıyor bu da önemli. Burada DAESH’ın da (IŞİD) böyle bir adım atmadığını da kimse söyleyemez. Bu da bunu bir fırsata dönüştürmüş olabilir. Bu bir terör örgütüdür. Bu terör örgütünün orada böyle bir netice alabileceğine ben ihtimal vermiyorum. Aynı şekilde Suriye'de de böyle netice alabileceğine yine ihtimal vermiyorum. Sonunda ben inanıyorum ki Irak'ta Irak halkı galip gelecektir. Suriye'de de Suriye halkı galip gelecektir ve topraklarına sahip çıkacaklardır' ifadelerini kullandı.'PEŞMERGELER ÜLKEMİZE DAVULLU ZURNALI GELDİ'Peşmergelerin Türkiye'den geçişini farklı bir şekilde aktaran Fransız medyası ile ilgili sorulan bir soru için Erdoğan, 'Biz peşmergelerin Türkiye'den geçmesi için gayret sarf ettik. Biz Özgür Suriye Ordusu'nun Türkiye'den geçmesi ile ilgili gayret sarf ettik. Nitekim Özgür Suriye Ordusu Türkiye'den geldi ve Kobani'ye girdi. Peşmergeler Türkiye'ye geldiler ve tüm mühimmatı ile araç gereçleri ile ülkemize geldiler. Ve bir de davullu zurnalı geldiler, onu da söyleyeyim. Peşmergeleri uçakla biz Şanlıurfa Havalimanımıza aldık. Orada hala istirahat ediyorlar. Fakat şu anda bu akşam itibariyle 2 gündür bizdeler Erbil'den şu anda haber bekliyorlar. Çünkü gelen konvansiyonel silahların Kobani'ye girmesinin uygun olmadığına dair aldıkları bir haber üzerine Kobani'ye henüz girmiyorlar. Biz daha da fazlasını peşmergelerden bekliyorduk. Özgür Suriye Ordusu'ndan da daha fazlasını bekliyorduk. Oradaki gidip savaşacakların sayıları ortalama 100'er kişi diyebilirim. 100 Özgür Suriye Ordusu'ndan 100 peşmergelerden. Batı medyasına bu ifadeleri niçin böyle söylediğimi böylece anlamış olun. Bu kadar hassas bir konuda Türkiye'yi zor durumda bırakmak için peşmergeye müsaade etmiyor, Özgür Suriye Ordusu'na müsaade etmiyor. Böylece yalan yanlış doğru olmayan haberler yapıyorlar' şeklinde konuştu.'ŞU AN HİZMET VERDİĞİM YER, GAZİ MUSTAFA KEMAL'İN HİZMET VERDİĞİ KÖŞK DEĞİLDİR'Mustafa Kemal Atatürk'ün mirasına ilişkin Atatürk Orman Çiftliği'ndeki yeni yapılan Cumhurbaşkanlığı Sarayı ile ilgili soruya yanıt veren Erdoğan, Atatürk'ün Çankaya Köşkü'nde hizmet vermediğini aktararak 'Kusura bakmayın da Gazi Mustafa Kemal'in zamanında veya daha sonra yapılmış olan ki şu anda kullanılan Cumhurbaşkanlığı Köşkü Gazi Mustafa Kemal'in hizmet verdiği köşk değildir. Şu anda benim oturduğum yer, hizmet verdiğim yer, Gazi Mustafa Kemal'in hizmet verdiği yer değildir. Onun yanında Pembe Köşk diye adlandırılan yerdir. Biz bu yeni yaptırdığımız yere geçerken başbakanlık binamız hizmete elverişli olmadığı için başbakanımızı şu anda benim hizmet verdiğim yere alacağız. Pembe Köşk'ü büyük ihtimalle Gazi Mustafa Kemal ile alakalı Ankara'da bir müze haline getirmek ve oturduğu yeri ondan kalan bütün objeleri de orada toplamak sureti ile Pembe Köşk'ü daha anlamlı kılabilecek bir adımı da böylece atmış olacağız. Şu anda yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı da cumhurbaşkanlığının hizmetlerine mevcut yer el vermediği için zaten oraya taşınmıştır. Biliyorsunuz artık Yeni Türkiye var. Yeni yer yine bizim imari üslubumuza, Türkiye bir medeniyetin varisidir. Nasıl ifade ediyorsunuz Atatürk'ün mirasları diyorsunuz, işte biz Selçuklu bakiyesi üzerine bir Osmanlı bakiyesi üzerine gelmiş bir ülkeyiz. Bizim bir mimari anlayışımız var. Gayet güzel bir eseri ortaya çıkarmış olduk' dedi.Gülten ÖZBEY-Bahar DEMİREL - DHA
Reklam
Ünal Aysal Kasada Ne Kadar Para Bıraktığını Açıkladı
G.Saray eski başkanı Ünal Aysal, kulübün kasasında 43 milyon lira bıraktığını söyledi.Ünal Aysal, bir süredir devam eden “Kasada ne kadar para bıraktı” polemiğine son verecek açıklamalarda bulundu.Bugün’e konuşan Ünal Aysal, rakamları kendi ağzından şöyle ifade etti: '25 milyon lira kullanılabilir nakit ve hazır edilmiş 15 milyon lira banka kredisi bıraktım. Diğer tüm rakamlar da birleştiğinde, lira bazında toplam 43 milyon oldu. Ayrıca şahsıma ait 2 milyon doları da tahsil etmedim ve içeriden çekmedim.'Aysal, yeni başkan Yarsuvat’a verdiği ‘not defterinde’ takımla ilgili bilgiler olmadığını ifade etti. 'Mali konular ve çözümler vardı' diye konuştu.İstifasına neden olan GYO’nun kurulmasını tekrar önerdiğini sözlerine ekledi. Devir-teslim töreninde Başkan Duygun Yarsuvat’a içinde kulübe dair notlar bulunan ve defter veren Aysal, bunun içeriğini de açıkladı.Aysal, “İçinde futbolcularla veya teknik heyetle ilgili notlar yoktu. Sadece mali konular vardı. Bıraktığım parayla ilgili dökümler gibi... Projelere dair detaylar da bulunuyordu. Çözümler sundum. Kurulması gereken Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ile ilgili içerik de buna dahil” dedi.Aysal, Riva’daki arazi için GYO kurulması için yetki istemiş, verilmeyince istifa etmişti.Ensonhaber
Facebook ve Twitter'dan 'Şiddeti Teşvik' Edene 50 Bin Lira Para Cezası
Eskişehir Başsavcı Vekili Celalettin Karanfil, Yargıtay'ın uygulamalarıyla Facebook ve Twitter'ı da 'basın' kapsamında değerlendirdiğini söyledi.Eskişehir Başsavcı Vekili Celalettin Karanfil, 'Facebook ve Twitter 'basın' gibi kabul edilmiyordu. Yargıtay uygulamalarıyla şimdi bunu kabul etti. Burada normal vatandaş da sporda şiddeti teşvik ediyorsa aynı suç, aynı ceza onlar için de geçerli. Bununla ilgili 5 binden 50 bin liraya kadar para cezası var' dedi.Karanfil, Anadolu Spor Gazetecileri Derneği (ASGD) Eskişehir Şubesi'nce düzenlenen söyleşide yaptığı konuşmada, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun çıkarılmadan önce statların adeta kan gölü haline geldiğini iddia etti.En basit suçun hakaret olduğunu, bununla ilgili de kulüplere ciddi para cezaları kesildiğini anlatan Karanfil, 'Bugüne kadar sporda şiddet üzerine çok şeyler konuşuldu. Bugün 'futbol nereye gidiyor?, seyirci nerede?' sorusunu soruyoruz. İlk önce spor branşlarında seyirciyi nasıl tribünlere getiririz. Bunların üzerinde çalışmamız lazım.Kulüp yöneticilerine, federasyona, sporculara ve basın mensuplarına özellikle eğitim faaliyetleri konusunda büyük görevler düşüyor' diye konuştu. Seyirci için en büyük cezanın 'seyirden men' cezası olduğunu belirten Karanfil şöyle devam etti:'Seyirden men cezası alan kişi, karakola gidip imza atmak zorunda. Atmadığı her maç için 500 lira ceza kesiliyor. 20 bin lirayı bulan cezalar var. Onun için seyirden men cezasının aslında yaptırımının da olduğunun bilinmesi gerekiyor. Bu yasa tüm spor branşlarında geçerli, sadece futbolda değil hatta buna amatör ligler de dahil.'Karanfil, 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 22.maddesinin basın ve basın yayın yoluyla yapılan şiddete yönelik olduğunu dile getiren Karanfil, şunları kaydetti:'Yargıtay'ın son uygulamaları kapsamında Facebook ve Twitter üzerinde yapılan yayınlar da bu kapsamda görülüyor. Facebook ve Twitter'de yazılanlara da dikkat etmesi gerekiyor. Gazete sahibine 100 bin liradan 500 bin liraya kadar para cezası kesilebiliyor. Bugüne kadar Trabzon'da bir gazeteye bu ceza kesildi. Facebook ve Twitter 'basın' gibi kabul edilmiyordu. Yargıtay şimdi bunu kabul etti. Burada normal vatandaş da sporda şiddeti teşvik ediyorsa aynı suç, aynı ceza onlar için de geçerli. Bununla ilgili 5 binden 50 bin liraya kadar para cezası var. Ayrıca 3 ay seyirden men cezası veriliyor.'T24
Reklam
Sporun Manşetleri | 1 Kasım 2014
Spor gazetelerinin manşetlerinde ve gazetelerin spor sayfalarında bugün hangi haberler var? Spor manşetlerine 1 dakikada göz atın. İşte sporun gündemi...
Ümraniye'de Hareketli Dakikalar
Ümraniye’de kavgaya karışan bir şahıs olay yerine gelen polisin silahını alarak dehşet saçtı. Çevreye ateş açan zanlıyı polis ikna etmeye çalışıyor.Olay, Ümraniye Hamza Yerlikaya Bulvarı’nda meydana geldi. İddialara göre, bulvar üzerinde bir grup kavgaya tutuştu. İhbar üzerine olay yerine polis ekibi sevk edildi. Kavgaya karışan şüpheli olay yerine gelen polislerden birinin silahını aldı. Aldığı silah ile sağa sola ateş eden şüpheli korkulu anlar yaşattı. Olay yerine özel harekat polisleri de sevk edildi. Zaman zaman elindeki silahı başına dayayan şüpheliyi polisin ikna etme çabaları sürüyor. İHA
Facebook’un Uygulaması Çalıntı Çıktı!
Geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmış olduğumuz haberimizde Facebook’un yepyeni uygulaması Room ‘dan bahsetmiştik…Gerçek isminizi kullanmak zorunda olmadığınız ilk Facebook uygulaması olarak da nitelendirilen Facebook Roomyayımlanmasından kısa süre sonra gündeme bomba bir iddia ile oturdu. Facebook Room çalıntı çıktı!İnternet gündemine bomba gibi düşen bu iddia Room Inc. İsimli bir şirketten geldi. Firmanın adından da anlaşıldığı gibi ortada büyük bir benzerlik var. Peki Facebook ’un bu ayrıntıyı atlamış olması ve gerçekten Facebook Room ’uRoom Inc şirketinden “esinlenmiş” olabilir mi?Room Inc şirketinden gelen açıklama ise bu sorulara kesin yanıt verircesine sert ve kararlı geldi. Room Inc.’nin ortağı ve CTO’su olan Damien Rottemberg, “ Facebook gibi bir firma, nasıl oluyor da hem isim olarak hem de uygulamanın içeriği olarak ürettiğimiz bir projeyi piyasaya çıkarır, doğrusu anlayamadık. Biz böyle bir şeyin olmasına asla izin vermeyeceğiz: Hem kendimiz hem de fikirleri çalınan fikir ve vizyon sahibi girişimciler adına” dedi.Yapılan açıklama sonrasında henüz Facebook tarafından bir açıklama gelmese de bu durum Facebook ’un ilk kez karşılaştığı bir durum değil. Facebook ’un geçtiğimiz aylarda duyurduğu “Paper” uygulamasının da çalıntı çıkması ile başı oldukça ağrımıştı ve attığı birçok adımı geri çekmek zorunda kalmıştı.Bakalım Facebook bu durum karşısında nasıl bir yol izleyecek ve yayımladığı uygulamasını geri çekecek mi? Yoksa Room Inc şirketini satın alma yoluna mı gidecek bekleyip göreceğiz…Silikonvadisi
Reklam
Gazete Manşetlerinde Bugün | 1 Kasım Cumartesi
Hürriyet - Altta da Üstte de Aynı KafaMilliyet - Yer Üstü CinayetiSabah - Mevsimlik İşçi FaciasıPosta - Bunun Adı KölelikVatan - Altı da Bir Üstü de...Zaman - Siyasi Baskı Madenleri Denetimsiz BıraktıCumhuriyet - Dayıbaşı ÜlkesiTaraf - En Uzun MGK'nın SırrıHaberTürk - 'Sızıntı Çamurla Kapatıldı'
Ciguli Hayata Veda Etti
Hayatına Bulgaristan'da devam eden ve daha önce kalp ameliyatı geçiren Ciguli, dün saat 21.00 sularında yaşama veda etti...Daha önce ameliyat olduğu kalbinden rahatsızlanan ve Sofya'daki bir hastanede ameliyata alınan Ciguli, ciğerlerinde yaşanan sorun nedeniyle aldığı narkozdan uyanamayarak yaşamını kaybetti. Ciguli'nin ölüm haberini Twitter’da Türk sanat müziğinin ünlü sanatçısı Onur Akay duyurdu. Akay, ' Sosyal medyada daha önce 3 kez Ciguli’yi öldürdükleri için önce inanmadım! 3 ayrı menajerden aldığım haber ne yazık ki doğru. Ciguli dün saat 21.00 sularında yaşama veda etmiş. Sofya'daki bir hastanede ameliyata alınmış ancak, ciğerlerinde yaşanan sorun nedeniyle aldığı narkozdan uyanamayarak yaşamını kaybetmiş. Kederli ailesinin başı sağolsun. Ciguli'nin cenazesi, Bulgaristan'ın Haskova şehrinde toprağa verilecek' dedi.CİGULİ KİMDİR?Ciguli, 1957 yılında Bulgaristan‘da doğdu. Bulgaristan resmi kayıtlarına göre adı Angel Jordanov Kapsov‘dur. Asıl adı Ahmet‘tir. 1991 yılında Çakıl Gazinosu'nda Hülya Avşar'a akordeon çalarak gazino hayatıyla tanıştı. 1998 yazında İzmir Fuarı'nda sahnede İbrahim Tatlıses ve Sibel Can'ın arkasında çaldı. İki sanatçının da sahne programı sırasında sergilediği renkli şovlarla adını müzik camiasında duyurdu. 1999 yılının Ocak ayında ise çıkardığı ‘Binnaz’ adlı şarkısıyla uzun süre gündemde kaldı. 'Bizim Sokak' isimli dizide de rol alan Ciguli, 6. Kral TV Video Müzik Ödülleri'nde 'En İyi Çıkış Yapan Erkek Sanatçı' ödülüne layık görülmüştü.CNNTürk
Reklam
Nur Serter: İstifa Etmedim
CHP'de Nur Serter'in de istifa ettiği haberine jet yalanlama geldi.CHP'de Emine Ülker Tarhan'dan sonra Fatma Nur Serter de Twitter üzerinden istifa edeceğini duyurdu. Ancak CNN TÜRK'e konuşan Nur Serter, 'Sosyal medyada CHP'den istifa ettiğime dair haberler asılsızdır. CHP'den istifa etmedim. Resmi bir Twitter hesabım yok' dedi.Posta
Reklam
Uçakta Cep Telefonuna Şartlı İzin
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nden (SHGM) yapılan açıklamada, uçaklarda cep telefonu başta olmak üzere taşınabilir elektronik cihazların kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği bildirildi.Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM), uçaklardaki taşınabilir elektronik cihazların (cep telefonu, tablet bilgisayar, dizüstü bilgisayar, elektronik oyun konsolu, elektronik kitap, MP3 çalar vb.) uçuşun her aşamasında kullanımına yönelik yeni bir genelge yayınladı. Genelgeye göre, 21 Ocak 2014 tarihinde yapılan düzenlemeyle bu cihazların uçuş sırasında kullanımına belirli şartlar altında izin verildiği hatırlatılarak, yapılan değerlendirmeler ve uluslararası uygulamaların incelenmesi sonucunda, belli hususlar çerçevesinde taşınabilir elektronik cihazların uçuş esnasında kullanılmalarına müsaade edildiği vurgulandı.HAVAYOLU ŞİRKETLERİ GARANTİ EDECEKYeni genelgeye göre, taşınabilir elektronik cihazların uçakta kullanılmasına izin vermek isteyen havayolu şirketleri, uçuş öncesinde bu cihazların uçağın emniyetle işletilmesine etkisinin olmadığına emin olacak ve bu cihazların uçağın elektronik sistemlerini, donanımını ve özellikle seyrüsefer ve iletişim sistemlerini etkilemediğini garanti altına alacak.Taşınabilir elektronik cihazların uçuş sırasında kullanım şartlarını kesin olarak tanımlayacak olan havayolu şirketleri, bu cihazların ne tip hava araçlarında, ne zaman ve hangi koşullar altında kullanılabileceğini belirleyecek.KAPI KAPANMADAN ÖNCEYeni kurallar doğrultusunda, yolcu, uçağa binişten sonra, kapı kapatılıncaya kadar cep telefonlarını veya taşınabilir elektronik aletlerini açık olarak kullanabilecek. Kapının kapatılmasıyla birlikte, tüm elektronik cihazlar ikinci bir anonsa kadar 'uçuş modunda' kullanılacak.Uçağın havalanmasının ardından, seyir yüksekliğine gelinmesiyle birlikte kabin amiri anons yaparak cihazların kullanımının serbest bırakıldığını bildirmesiyle yolcular cihazlarını açabilecek. Ancak bu konuda havayolu şirketleri farklı uygulamalara da gidebilecek.UÇUŞ EMNİYET KARTI HAZIRLANACAKHavayolları bu konuda daha fazla bilgi için koltuk ceplerine bilgilendirici uçuş emniyet kartı koyacak. Emniyet Bilgilendirme Kartlarında, söz konusu cihazların kullanımına yönelik standart uygulama usulleri belirtilecek.UÇUŞ PERSONELİ TAKİP EDECEKTaşınabilir elektronik cihazların kullanımına ait uygulamalar, yolcular emniyet kemerlerini bağlamadan önce anons edilecek ve uçuş mürettebatı tarafından verilen talimatlara her koşulda riayet edilmesi gerektiği açıkça vurgulanacak. Taşınabilir elektronik cihazların uygun şekilde kullanıldığına dikkat edilecek, şüphe halinde cihazın kapatılması sağlanacak ve cihazlardaki batarya sızıntılarına ve aşırı ısınmaya gerektiğinde müdahale edilecek.Hüseyin ASLIYÜCE - DHA
Biz Yoğun Siyasete Maruz Kalırken Dünya Biliminde Yaşanan 23 Mühim Gelişme
etiket
Malumunuz, uzun zamandır, dünya gündeminde Türkiye'nin bahsinin geçmesini sağlayan tek özellik, Ortadoğu'da yer alan bir ülke olması.. Birçok alanda olduğu gibi bilimdeki gelişmeleri de dışarıdan takip eden bizler,  'zorunlu kimya tartışılmıyor' sözlerini tartışırken, birkaç ay içerisinde, bilim alanında hangi önemli gelişmeler yaşandı bir göz atalım..
George R. R. Martin'in Zihnindeki Orijinal Westeros'u Gösteren 5 Mükemmel Çalışma
Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinen George R. R. Martin, yeni kitabı 'The World of Ice & Fire' ile Westeros'un kroniğini çıkarıyor. Ünlü yazar, yaptığı bir röportajda, Westeros'un Game of Thrones dizisinde oldukça iyi bir şekilde göselleştirildiğini fakat kendisinin Westeros algısının çok daha farklı olduğunu söyledi.Yeni kitabında, Westeros'daki görüntüleri ve yerleri olabildiğince zihnindeki görüntülere benzetebilmek amacıyla, diğer sanatçılarla da iş birliği yaptığını söyleyen Martin, zihninde canlandırdığı Westeros'a ait birkaç görüntüyü sevenleriyle paylaştı. İşte 'Game of Thrones' setinin olması gereken görüntüsü;
Reklam