15 Fotoğrafta İstanbul'da Sokak Sanatının En Güzel Örnekleri
Sokak sanatının belki en çok yakıştığı şehirdir İstanbul. Yıllar boyu griye boyadığımız bu şehir, birileri tarafından renklendiriliyor, güzelleştiriliyor.Daha detaylı bilgi için street art istanbul'un sitesini ziyaret edebilirsiniz;http://www.streetart-istanbul.com/
"Ermenek'e Getirilen Tabutların Haberleştirilmesi Yanlış"
Ermenek Devlet Hastanesi’ne tabutların getirildiği ve adli tıp uzmanlarının da hazır bulunduğu yönündeki iddialar ile ilgili olarak Taner Yıldız, “Biz her türlü ihtimali göz önünde bulundurmamız lazım. Ama ben o tabut resimlerinin yayınlanmış olmasında basın açısından doğru bulmadığımı sizler ile paylaşmak isterim” dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Karaman’ın Ermenek ilçesinde meydana gelen maden kazası nedeni ile ocakta mahsur kalan işçileri arama-kurtarma çalışmaları hakkında son bilgileri paylaştı.İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ile düzenlediği basın toplantısında şu saat itibari ile herhangi bir işçiye ulaşılmadığını ifade eden Yıldız, Ermenek Devlet Hastanesi’ne tabutların getirildiği ve adli tıp uzmanlarının da hazır bulunduğu yönündeki iddialar ile ilgili olarak “Biz her türlü ihtimali göz önünde bulundurmamız lazım. Ama her türlü ihtimali. Bununla alakalı Adli Tıp Kurumu ile de Sağlık Bakanlığı ile de Ermenek Devlet Hastanesi’yle de alakalı ihtimalleri göz önünde bulundurmamız lazım. Ne yazık ki böyle güçlü bir ihtimal var. Bunu görmezlikten gelemeyiz. Ama ben o tabut resimlerinin yayınlanmış olmasında basın açısından doğru bulmadığımı sizler ile paylaşmak isterim. Ailelerde bıraktığı tesiri siz düşünün. Basının bunu haberleştirmiş olmasını doğru bulmuyoruz. Sizden sakladığımız bir şey yok” dedi.Maden ocağında gece yapılan çalışmaları ve arama kurtarma çalışmalarında gelinen noktayı aktaran Taner Yıldız, “Gece yapılan çalışmalarda sabaha kadar bakan arkadaşlarımızla beraber desandreden değil nefeslikten de aşağıya kadar hep beraber indik. Orada suyun çekilen son noktasında en dip taban kodu değil ama onun yaklaşık 25 metre kadar üzerindeki şu anki hedeflediğimiz su miktarını tamamlamış bulunuyoruz. Çok az bir su geliri var. Onu da dışarı atıyoruz. Suyun öncelikli problem olmaktan çıktığını ama yerine ara ara 1 metrelere varan balçık ve çamurun kapladığını gördük. Nefeslik kısmında tahkimatın daha az bozulduğunu ama desandrede çok daha yüksek miktarda tahkimatın bozulduğunu gördük” açıklamasında bulundu.Maden ocağında oksijen miktarının azaldığını dile getiren Yıldız, “Orada bir değişken durum var. Oksijen miktarının azaldığını görüyoruz. Çalışma Bakanımız da oksijen maskesi olmayan kişilerin bundan sonraki çalışmalarda artık bulunmaması lazım geldiğini, oraya gireceklerin mutlaka oksijen maskesi ile beraber girmeleri gerektiğini bir kez daha talimatlandırdı. Orada 300 metreyi aşan bir yürüme yolu var. Şlamın çamurun çekilmesinden kastımız vagonlarla dışarı mı çıkartılması yoksa oradaki bir kısım ceplere boşaltılması mı bununla alakalı talimatlarımızı verdik. Bu çalışmalar yoğun bir şekilde devam ediyor. Buradaki vatandaşlarımızın beklentisini gerçekte olduğu gibi yansıtmamız lazım. Dün 3 kardeşimize ulaşıldığı haberlerinin doğru olmadığını söylemiştik. Eğer öyle bir şeye ulaşacaksak bunu sizler ile paylaşacağımızı bilmenizi isteriz” ifadelerini kullandı.MTA’nın sondaj çalışmaları hakkında bilgiler veren Taner Yıldız, sözlerini şöyle sürdürdü: “MTA’nın yaptığı çalışmada üçüncü bir giriş noktasını tespit etmek için 172 metre inmeleri gerekiyordu. Sabaha kadar kesintisiz çalıştılar ve şu anda 150. metreye kadar geldiler. Oradan da en dip taban koduna 752 koduna inmemiz gerekiyor ki üçüncü bir yerden daha müdahale etmiş olalım. Ne kadar bu çalışmalar isabetli olacak ne kadar karşılığını bulacağız her safhasında bunu sizler ile paylaşacağız. Bir sonraki adımlar ile alakalı ne süre konusunda ne iş konusunda herhangi bir taahhütte bulunmak istemiyoruz. Çünkü gerçekçi olmayan noktalar çıkabilir”İçerideki ekiplerin şu anda hangi çalışmaları gerçekleştirdiği sorulan Bakan Yıldız, “Havalandırma ile alakalı konu için orada fan tüplerle beraber uzatıyoruz o mesafeyi. Her işçimizin gideceği gerek arama kurtarma ile alakalı ekiplerin gideceği yerin gerekse çamuru çekecek ekiplerin havalandırılmış bölgelerde çalışması gerekiyor. Biz arama kurtarma ekiplerinin güvenliğini sağlayarak gerek oksijen maskeleri ile gerekse tahliyesi ekiplerinin yapacağı çalışmalarla beraber yürütmemiz gerekiyor. İkinci bir sıkıntı yaşamak istemiyoruz” diye konuştu.Madende yürütülen çalışmalara katılan işçilerden birinin, madende mahsur kalan işçilerden bazılarının göz ile görülebildiğini ancak ulaşılamadığı için alınamadığı şeklindeki iddiaları sorulan Taner Yıldız, “O zaman o işçi kardeşimizle beraber süreci yönetmek lazım. Bu doğru değil arkadaşlar. Sabah 4 civarında oradan çıktık ki bizzat yerinde verdiğimiz talimatların yerinde uygulanıp uygulanmadığı ile alakalı konuştuk. O işçi kardeşimiz bunu neye dayanarak söyledi. Eğer varsa bize de bildirsin. Tabi ki arkadaşlarımız ile beraber acilen müdahale ederiz. Su alındıkça ki şu anda toplam 10-12 bin ton suyun 4′te 3′ü alınmış durumda, 4′te 1′i kaldı orada. Bize bir çalışma alanı açıldı orada. 300 metrelik bir çalışma alanı açıldı. Orada olası bir işçi kardeşimiz varsa ona ulaşmak açısından” dedi. Soru ile ilgili değerlendirmede bulunan İçişleri Bakanı Efkan Ala ise “Şu anda en uç noktaya giden biziz. Üç bakan olarak bizler gittik en uç noktaya” ifadelerini kullandı.Gece savcıların gelip çalışma yaptığına dair iddialar sorulan Yıldız, “Onları riske etmeyecek şekilde girmeleri gereken noktaya kadar teknik açıdan tabi ki onlar girdiler, baktılar. Bir kısım tespitler oldu. Adli bir konu olduğu için detaylarını biz de paylaşmıyoruz. Kendileri o süreci yürütüyorlar” dedi.“Şu saat itibari ile herhangi bir işçi kardeşimize ulaşılmamış durumda” diyen Bakan Yıldız, işçilerin çıkarılmaması gibi bir ihtimalin olduğuna dair yorumların sorulması üzerine “Biz yaptıklarımızı anlatmakta güçlük çektiğimiz bir ortamda yapmadıklarımızı savunma ihtiyacı bize lütfen hissettirmeyin. Şu anda önemli bir iş üzerindeyiz. 18 kardeşimize ulaşmak ile alakalı bizim niyetimizde gayretimizde böyle dediğiniz bir durum söz konusu olmaz, olamaz. Biz orada adım adım metre metre bu noktaları aşmak durumundayız. 25 metre kadar daha su var. Bu 25 metre suyun toplamı 2 bin 500 tona karşılık geliyor. Onun ne kadarının çamur olduğunu bilmediğimiz için bizim oradan çekeceğimiz su miktarı budur, demek doğru değil” şeklinde konuştu.Güvenlik önlemlerinin göz ile görülür şekilde arttığı belirtilerek bu durumun madende mahsur kalan işçilere yaklaşıldığı anlamına gelip gelmediği sorulan Taner Yıldız, “Bu konuda talep bizzat işçi kardeşlerimizin yakınlarından ve ailelerinden geldi. Dün dediler ki iyi niyet ile gelenler olmuş olabilir ama biz şu anda buraya yoğunlaşmak istiyoruz, lütfen bunu kısıtlayın dediler. Biz de bu talebi çok doğru ve yerinde gördük. O yüzden hem araç girişleri ile alakalı hem arama kurtarma ekiplerinin rahat iş yapabilmeleri açısından hem de ailelerin isteği açısından böyle bir karar aldık. Valiliğimiz de bu kararı uyguluyor” dedi.Ermenek Devlet Hastanesi’ne tabutların getirildiği ve adli tıp uzmanlarının da hazır bulunduğu yönündeki iddialar sorulan Bakan Yıldız, şunları kaydetti: “Biz her türlü ihtimali göz önünde bulundurmamız lazım. Ama her türlü ihtimali. Bununla alakalı Adli Tıp Kurumu ile de Sağlık Bakanlığı ile de Ermenek Devlet Hastanesi’yle de alakalı ihtimalleri göz önünde bulundurmamız lazım. Ne yazık ki böyle güçlü bir ihtimal var. Bunu görmezlikten gelemeyiz. Ama ben o tabut resimlerinin yayınlanmış olmasında basın açısından doğru bulmadığımı sizler ile paylaşmak isterim. Ailelerde bıraktığı tesiri siz düşünün. Basının bunu haberleştirmiş olmasını doğru bulmuyoruz. Sizden sakladığımız bir şey yok.” DHA
"Cenazelere Ulaşıldı, Sonuca Ulaşıp Açıklayacaklar"
Madendeki çalışmalara katılan işçi cenazelerin çoğuna dün geceden ulaştıklarını söyledi. Öte yandan 18 işçinin mahsur kaldığı maden ocağında bugün diğer günlere oranla daha fazla hareketlilik yaşanıyor. Maden ocağı çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.NTV muhabirinin sorularını cevaplayan işçi 6 gündür ulaşılmaya çalışılan madencilerle ilgili önemli bir açıklamada bulundu. Gece 3'e kadar madende çalışan işçi, muhabirin 'sonuca ulaşılır mı?' sorusuna 'Ulaşılır, ulaşılmaz diye bir şey yok. Zaten dün ulaşıldı. Ama sonucu beklemek kaidesiyle, her şeyi bitirelim öyle yapalım dediler. Şu anda da o arkadaşlarımızı almaya çalışıyorlar.' diye cevap verdi.Muhabirin 'Cenazelere ulaşıldı o zaman.' sorusuna 'Evet ulaşıldı' cevabını verdi. Birinci kottaki işi bitirdiklerini söyleyen Şimşir, madendeki pis hava nedeniyle zehirlenme riskinden dolayı kendilerini en son noktaya göndermediklerini, geri çekildiklerini de vurguladı. Şu anda makinelerin başında gaz maskeleriyle duran arkadaşlarının bu işi yaptıklarını söyledi.Enkazın içinde ceset gördümErmenek Pamuklu köy yakınlarında devam eden kurtarma çalışmalarına yardım eden işçi, 'En son gece 24.00'te girdim saat 03.00'te çıktım. Komple suyu boşalttık pis hava nedeniyle içeriye giremiyoruz. Kurtarma ekibinde olan arkadaşlarımız gaz maskeleriyle içeriyi havalandırmaya çalışıyorlar. En kısa zamanda yukarıya çıkartacaklar. Orada 10 kişinin olmasını bekliyorum ben ileriye geçemedim. Ama ekipteki arkadaşların illaki ulaşan olmuştur. Ekipler beni oraya göndermezler, çünkü kendi ekipleri var. Uzaktan gördüm, yanına yaklaştırmıyorlar. Enkazın içinde gördüm. Kaç olduğunu bilemezsin. Ulaşan arkadaşlarım var ama alamıyorlar pis hava geldiği için. Hiç alınıp yukarı çıkartılan olmadı.' diye konuştu.MADENCİ YAKINLARI KİMLİK KONTROLÜYLE İÇERİ ALINIYORMahsur kalan işçilerin birinci derece yakınların güvenlik noktalarından geçirilip, içeri alınıyor. Alana girecek ambulans ve diğer araçlar birinci kontrol noktasından geçerken, araçta bulunan kişilerin isimleri listeye ediliyor. İkinci ve üçüncü güvenlik kontrolu noktasında ise kimlik kontrolü yapılıp içeri alınıyor. Cumhuriyet Savcısı'nın da gece maden ocağına gelip incelemede bulunduğu öğrenildi.UMUT IŞIĞI MI?Bugün sabah saatlerinde ise maden ocağı etrafından hareketlilik ve güvenlik önlemleri artırıldı. İşçilere ulaşıldığı konusunda yetkililerden açıklama gelmezken daha önce basın mensuplarına ocağın girişine 50 metre kala bir tepecik alandan çekim yapmalarına izin verilirken, basın mensupları sürekli çalıştıkları 300 metrelik uzaklıktaki alana gönderildi. Mahsur kalan işçilerin bulunduğu alanda da çevik kuvvet ekipleri önlemeni artırdı.Jandarma ise maden ocağını etrafını çember şekilde sararak geniş güvenlik önlemi aldı.ZAMAN - CİHAN
New York Times: "Erdoğan, Çatışmaları Kullanarak Gücünü Pekiştiriyor"
New York Times Gazetesi, Atatürk Orman Çiftliği arazisi içine yapılan yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nı dün sürmanşetten verdi.'Türk lider, çatışmaları kullanarak gücünü pekiştiriyor' başlıklı haberde, yaklaşık 350 milyon dolarlık bir maliyet ile Ankara’da inşa edilen yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı eleştirenler için güçlü bir sembol haline geldiği kaydedildi.Razi Canikligil 'in Hürriyet'te yer alan haberine göre, haberde, yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın yaklaşık 1000 oda, son model bir yeraltı tüneli sistemi ve anti-casusluk teknolojisine sahip olduğu ve Beyaz Saray, Kremlin ve Buckingham Sarayı’ndan daha büyük olduğu belirtilirken, 200 milyon dolarlık yeni Cumhurbaşkanlığı uçağına da yer verildi.Gazetede, İstanbul Boğazı’na bakan yeni çalışma ofisi ile tüm bunların, Erdoğan’ın büyük hedefleri için yapıldığı belirtildi.T24
Reklam
Halı Saha Maçlarında Yıldızlaşmak İsteyenlerin Yapması Gereken 25 Çakallık
Halı saha kültürü kendine özgü kuralları ve sözleri ile normal futboldan ayrılıyor. Çakalı çukalı bol olan bu aktivitede sizin formanız terden sırılsıklam olurken koşmadan maçın yıldızı olanların taktiklerini, bahanelerini listeledim. Sizin arkadaşlarınız arasında da böyleleri varsa yorumlarda yöntemlerini ifşa edin.
Reklam
'Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafçısı' Yarışmasında Ödül Kazanan 9 Yaşındaki İspanyol Çocuk
1964 yılından beri Londra Ulusal Tarih Müzesi trafından düzenlenen '' Yılın Vahşi Yaşam Fotoğrafı Yarışması ''  ödülleri sahiplerini buldu. Bu yıl yarışmada ödül kazanan genç yetenekler de bulunuyor. Bunlardan en dikkat çekeni 9 yaşındaki Carlos Perez Naval oldu. Ailesiyle birlikte dünya turlarına katılan ve 4 yaşından beri profesyonel olarak vahşi yaşam fotoğrafları çeken Naval evin bahçesinde bile sürekli fotoğraf çekiyormuş.İyi eğlenceler dileriz...
Yüzyıllar Önce Geliştirilmiş, Ama Mantıken Mümkün Olmaması Gereken 5 Sıradışı Teknoloji
Çağımız insanın en gelişmiş ve mükemmel insanlar olduğunu düşünüyoruz. Büyük ihtimalle doğru bu. Birkaç bin yıl öncesine baktığımızda, 'amma da salaklarmış' diyoruz çoğu zaman. Büyük ihtimalle bir iPhone'u bile kullanamazlardı. Böyle olunca, kendimizi bu dünyaya gelmiş en üstün yaratıklar olarak görmekten kendimizi alamıyoruz. Fakat gerçekten öyle mi? Tarihçiler zamanın tozlu raflarında geriye gittiğinde, antik çağlarda yaşamış bir grup insanın, günümüz insanının hala çözüm bulmakta zorlandığı bir takım problemleri zekaları ile hallettiğini gördüler. Buyrun, binlerce yıl önce insanların neler başardığını kendiniz görün.
Hewlett Packard, Akıllı Saatini Michael Bastian Ortaklığıyla Üretti
Teknoloji şirketleri genellikle akıllı saatlerini tamamen bir giyilebilir teknoloji ürünü olarak konumladı. Her ne kadar arka planda saatlerin tasarımı ve moda açısından görünmez bir destek aldıkları kesin olan teknoloji şirketleri, özel bir tasarımcı ya da saat markasıyla iş ortaklığına gitmemişlerdi.Hewlett Packard, burada farklı bir strateji izledi ve aslında günlük hayatta kullandıklarımıza çok benzer bir akıllı saat üretti. Ancak bunu yaparken, Amerikanın lüks erkek giyim tasarım markası Michael Bastian‘dan destek alarak yaptı.MB Chronowing adıyla anılan model, tıpkı bilindik saat markaları Nautica veya Tag Heuer gibi tasarıma sahip. Kronometreli saatin paslanmaz çelik gövdesi bulunuyor. Hewlett Packard işbirliği ile ise saate önemli bazı akıllı saat özellikleri eklenmiş durumda.Hewlett Packard ve Michael Bastian ortaklığıyla ortaya çıkan akıllı saatin üstünde ufak bir LCD ekran bulunacak. Saat üzerinden hava durumu, telefonunuza gelen bildirimler ya da hisse fiyatlarını takip etmek mümkün olacak. Yine saat üzerinden telefonunuzdaki müzik oynatıcısını kontrol edebilir, bir mesaj ya da e-posta aldığınızda telefonunuzun da titreşimle bildirim gelmesini isteyebilirsiniz.50 metreye kadar su geçirmezlik özelliğine de sahip olacak olan bu akıllı saatler, iPhone 4S ve üstü iPhone modelleriyle, Android 4.3 ve üstü işletim sistemine sahip Android akıllı telefonlarıyla uyumlu çalışacak.7 Kasım’da tarihinde piyasaya çıkacak MB Chronowing’in farklı modelleri 349 dolar ile 649 dolar arasında fiyatlara satılacak. Son olarak bu akıllı saatlerin ilk sahiplerini Gilt.com’da yapılacak özel satışla bulacağını da belirtelim.Webrazzi
Reklam
Demet Evgar'ın Twitter Hesabı Hack'lendi mi?
Geçtiğimiz hafta 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' programına konuk jüri üyesi olarak katılan oyuncu Demet Evgar'ın Twitter hesabından dün akşam saatlerinde yarışmayla ilgili çok sert paylaşımlar yapılmıştı. Ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı, Evgar'ın hesabının hack'lendiğini açıklarken; oyuncu Emre Karayel de söylenenlerin asılsızdır olduğunu belirtti. Tuba Ünsal ve eşi Mirgün Cabas ise, Karayel'in hesabının hacklenmiş olduğunu iddia etti.Oyuncu Evgar'ın Twitter hesabından dün gece ünlü televizyoncu Acun Ilıcalı ve 'Yetenek Sizsiniz Türkiye' yarışmasıyla ilgili sert mesajlar içeren tweetler atıldı.Programda jüri üyesi olarak bulunmasını ilgi çekici bir gözlem olabileceği için kabul ettiğini ifade eden Evgar, kişisel Twitter hesabından şu paylaşımları yaptı:'Bu sâyede bu ülkede estetiğin, san'âtın, edebiyâtın ve insân rûhuna hitâb edenlerin değil ahmak yığınlarına hitâb edenlerin güç kazanacağını hep birlikte görmüş olduk' şeklinde paylaşımlarda bulundu.Ahmakların zevklerine hitâb etmek, sistemin sözde 'aydınlanmış' (illuminated) esâs sâhiblerini ya'nî robotlaştırıcıları güçlendirirken, toplumları ise aylık maaşlarına (samanlarına) bağımlı çiftlik hayvanları hâline getirmektedir.Ahmaklara hitâb etmek sizi maddî olarak zengin kılar. Fakât esâs zenginlik, erdemlice bir hayât sürmekten başka hîçbir şey değildir. Erdemli kalabilenlere selâm olsun. Buradan sistemin sözde sâhiblerine yani sözde 'aydınlanmışlara' sesleniyorum: Siz çoksunuz fakât biz haklıyız.'Acun Ilıcalı: Demet'in hesabı hack'lendiEvgar'ın hesabından yapılan paylaşımların ardından Acun Ilıcalı ise kişisel Twitter hesabından şunları yazdı:'Sevgili Demet Evgar aradı, Twitter hesabı hacklenmiş. Hesabından paylaşılanlar ona ait değil. Bilgilerinize...'Emre Karayel: Demet'in hesabı hack'lenmedi Demet Evgar'ın 'Bir Kadın Bir Erkek' dizisinden rol arkadaşı Emre Karayel'in de hesabından Evgar'ın hacklendiğine dair söylenenlerin asılsızdır olduğu şeklinde tweetler atıldı.'Demet Evgar'ın hacklendiğine dair söylenenler tamamen asılsızdır, şimdi telefonda konuştuk.'Tuba Ünsal: Emre Karayel hacklenmiş Bu arada oyuncu Tuba Ünsal da, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Karayel'in kendisine DM'den 'hayranınızım' diye mesaj attığını, Karayel'in hesabının hacklenmiş olduğunu ifade etti.Ünsal'ın eşi gazeteci Mirgün Cabas da, konuya dahil oldu ve şu tweetleri attı:'Demet Evgar'la konuşan Emre Karayel'le konuştum. Demet'le konuşmadığını söylüyor.Emre'nin hesabından karıma 'hayranınızım' diye DM geldiğine göre hacklenmiş. Hacklenmese sizli bizli konuşmazdı.'CNN Türk
Demba Ba'ya Derbi İçin Özel Misafir
Derbide Beşiktaş’ın en önemli gol umudu olacak Demba Ba’nın özel misafirleri maç için geldi.Derbide Beşiktaş’ın en önemli gol umudu olacak Demba Ba’nın özel misafirleri maç için geldi.Senegalli futbolcu instagram hesabı üzerinden paylaştığı fotoğrafa, “Benim ekip yarınki maç için sabırsızlanıyorlar. Yeri gelmişken, ben de sabırsızlanıyorum” diye yazdı.eurosport
Beşiktaşlı Futbolculardan 'Aziz Yıldırım' Sözü
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın açıklamaları Beşiktaşlı futbolcuların motivasyonunu ikiye katladı.Süper Lig’de liderlik koltuğunu Galatasaray’dan geri almak için Fenerbahçe ile bugün çok kritik bir derbi oynayacak Beşiktaşlı futbolcuları hırs bastı. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın önceki gün yaptığı açıklamalardan etkilenen siyah-beyazlı futbolcular kendi aralarında galibiyet yemini etti.Beşiktaş’ın ortaya koyduğu mücadeleye yeterince saygı gösterilmediğini dile getiren siyah-beyazlı futbolcuların, “Biz sadece yakaladığımız havayla yolumuza devam etmiyoruz. Herkesin kabul ettiği gibi biz iyi bir takımız. Tüm Türkiye futbolumuzdan övgüyle bahsediyor” ifadelerini kullandıkları kaydedildi.'Favori taraf biziz’Siyah-beyazlılar, Teknik Direktör Slaven Bilic’e de üç puan sözü verdi. Zirveyi yeniden ele geçirmek için derbide büyük bir mücadele ortaya koyacaklarını dile getiren futbolcuların, “Şampiyonluğun en güçlü adayı biziz. Rakiplerimizin puan kaybetmemizi beklemeleri gayet normal. Biz iyi futbol oynadığımız için bu tür açıklamalar yapılıyor. Derbide bütün Türkiye bizim nasıl bir takım olduğumuzu görecek. İnşallah stat tamamen dolar. Şimdiye kadar hiç kötü oynamadık. Puan kaybettiğimiz maçlarda bile rakiplerden iyiydik” diye konuştukları bildirildi.Siyah-beyazlı futbolcuların gösterdiği bu kenetlenme Slaven Bilic’i de mutlu etti. Oyuncularına teşekkür eden Hırvat hocanın, “Siz Türkiye’nin en iyi takımısınız. Stadımız yok. Seyirci avantajımız yok. Bu ülkeyi Avrupa’da çok iyi temsil ediyorsunuz. Derbide de iyi oynayan siz olacaksınız” diyerek, siyah-beyazlı oyunculara moral aşıladığı aktarıldı.Skorer
Reklam
Yeni Yönetimden Sneijder'e: 'O Sözleri Unut!'
Hollandalı ile Dürüst-Albayrak'tan oluşan Futbol Şubesi arasındaki derin krizin perde arkasında, eski başkanın verdiği '1. kaptan olacaksın+5 milyon euroya 3 yıl sözleşmen uzatılacak' sözleri yatıyor. Yeni yönetim, 'O sözleri unut' dedi, Hollandalı ayrılık kararı alabilir.G.SARAY'DA 2 günder devam eden Sneijder krizi ile ilgili her kafadan bir ses çıkıyor. Hollandalı, Başakşehir hezimeti sonrası OHAL ilan edilmesi sonrasında Florya'da başlayan yeni kanunlar gereği mutsuz gibi gözükse de işin aslı aslında önceki olaylara dayanıyor. Kamp ise bardağı taşıran son damla.. Peki Sneijder-G.Saray arasında neler oluyor? İşte adım adım yaşananlar:Ağustos ayında, yani Dünya Kupası dönüşü Ünal Aysal, Sneijder ile görüştü. Kaptan Sabri'nin kadro dışı kalması sonrasında yeni planlama yapılıyordu. Aysal, Brezilya performansı nedenille Sneijder'e ekstra izin verirken 3 yılllık sözleşme ve 1. kaptanlık önerdi. Hollandalı da 'Tamam' dedi. O gün 2016'da biten sözleşmenin 2019'a dek uzatılması ve 4.2 milyon euro olan yıllık ücretin 5 milyona çıkartılması konuşuldu.Ardından iki önemli gelişme oldu. Prandelli, 'Selçuk İnan, 1. kaptanımız, Sneijder de ikinci' açıklaması yaptı. Melo beklenirken 2. kaptan Hollandalı olmuştu. Aysal ise 10 Eylül'deki tarihi Divan'dan sonra istifa kararı aldı. Böylece hem kaptanlık hem de sözleşme uzatma meselesi dondu kaldı.TERİM GİBİ SMS'TEN Mİ GİDECEK25 Ekim'de yeni yönetim seçildi. 40 saat geçmeden Başakşehir önünde takım 4-0 kaybetti. Ali Dürüst ve Abdurrahim Albayrak'tan oluşan Futbol Şubesi radikal kararlar aldı. Pazartesi günü de akşam saatlerinde bütün takıma SMS ile 'Florya'da salı, çarşamba, perşembe günleri kampa girilecek' talimatı gönderildi. Sneijder, SMS ile bilgi verilmesine aşırı sinirlendi.KRİZİ ORTAYA ÇIKARTAN ZİRVEFutbol şubesi, Prandelli ile takım arasındaki sıkıntıları çözmek için mesaiye başladı. Yerli oyuncularla tüm sorunlar masaya yatırıldı. Yabancılarla görüşüldü. Sneijder konusunda çarpıcı gerçek ortaya çıktı. Hem 1. kaptanlık hem de sözleşme konusunda 'O sözleri unut. Biz o sözü vermedik' bilgisi verildi.O YEMEKTE ÖNEMLİ MESAJ VARPerşembe yemeği ise bardağı taşırdı. Sneijder, mutsuz olduğu için Yolanthe'yi yemeğe bile getirmedi. Masada oturma düzeni aslında herşeyi ifade ediyordu. Kaptan Selçuk İnan, başkanın masasında idi. Sneijder ise mümkün olduğu kadar uzakta. Bu duruma Hollandalı öfkelendi, Futbol Şubesi de Prandelli ile görüşüp, 'Gerekirse oynatmayın, yedek bırakın' dedi. İtalyan Hoca da Sneijder'i kulübede oturttu.YERLİLERDEN 1.5 FAZLA ALIYORBir haftada olanlarla Futbol Şubesi Sneijder'e, 'Kalitelisin ama vazgeçilmez değilsin' mesajı verdi. Yerli oyuncularla (2.750 milyon euro) zaten ücret arasında 1.5 milyon euro fark olduğu ve zam beklememesi gerektiği iletildi. Bu saatten sonra ise Sneijder karar verecek. Ya aynı paraya 2 yıl oynamayı ve zaman zaman yedek kalmayı kabul edecek ya da ocakta 'Beni satın' diyecek.skorer
Madenci Yakınları Kimlik Kontrolüyle İçeri Alınıyor
18 işçinin mahsur kaldığı maden ocağında bugün diğer günlere oranla daha hareketlilik yaşanıyor. Maden ocağı çevresinde güvenlik önlemleri artırıldı.Mahsur kalan işçilerin birinci derece yakınların güvenlik noktalarından geçirilip, içeri alınıyor. Alana girecek ambulans ve diğer araçlar birinci kontrol noktasından geçerken, araçta bulunan kişilerin isimleri listeye ediliyor. İkinci ve üçüncü güvenlik kontrolu noktasında ise kimlik kontrolü yapılıp içeri alınıyor. Cumhuriyet Savcısı'nın da gece maden ocağına gelip incelemede bulunduğu öğrenildi.DHA
Reklam
Gazete Manşetlerinde Bugün | 2 Kasım Pazar
Hürriyet: Babam sağ olsunMilliyet: Sabrımız da bir yere kadarSabah: Ofisteki böceklerin adresine ulaşıldıVatan: Havalı vurgunZaman: Madenler dökülüyorCumhuriyet:  Vicdan göçüğüTaraf: Sanata Naziler gibi bakıyorlarHabertürk: Güvenli bölge ilan edilmeliStar: Paralelle mücadele 'kırmızı kitap'a acilen girecekAkşam: 36. paralele güvenli bölgeBugün: PKK'nın suikast listesi ele geçirildi
Bugün Hava Nasıl Olacak?
METEOROLOJİK GÖRÜNÜMYapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu; Karadeniz, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu, Çankırı, Sivas, Yozgat, Aksaray, Kayseri, Nevşehir, Hatay, Siirt ve Batman çevreleri ile sabah saatlerinde Orta Akdeniz kıyılarının yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Genellikle yağmur ve sağanak, Doğu Karadeniz'in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve doğusu ile Sivas çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde görülecek olan yağışların; Doğu Karadeniz kıyıları ile Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Bu sabah ve gece saatlerinde Marmara'nın güney ve doğusu ile iç kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor. UYARILARKUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; Doğu Karadeniz kıyıları ile Siirt, Şırnak, Van ve Hakkari çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (ani sel, su baskını, ulaşımda aksamalar, vb) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Orta ve Doğu Karadeniz kıyılarında kuzey ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına şeklinde (40-70 km/sa) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı (çatı uçması, direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar, vb) dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Kobani Mevzusunda Her Kafadan Farklı Bir Ses Çıkıyor'
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD'nin Kobanê'ye silah yardımını eleştirerek, 'Her kafadan farklı ses çıkıyor' dediCumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Kobanê’ye ilgili görüşleri ABD yönetimine net olarak bildirdiklerini ve terörle bağlantılı bir gruba silah vermesini doğru bulmadıklarını söyleyerek, “Bu konularda, ABD’de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray Sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon Sözcüsü başka bir şey, Dışişleri Sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu Sözcüsü başka bir şey” dedi. Türkiye’nin Fransa ile aynı görüşte olduğunu belirten Erdoğan, Suriye’de asıl tehlikenin Halep olduğunu dile getirdi.Çözüm süreci uyarısında bulunan Cumhurbaşkanı HDP’nin “sokağa çıkın” çağrısına karşılık olarak, “Sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem” ifadelerini kullandı.Erdoğan, Ermenek’te 18 işçinin mahsur kaldığı maden faciasıyla ilgili olarak da “Mesela işveren az kazanıyorum bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, yemeği vermem evden getir, ocakta ye derse, bu zulümdür. Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var? Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor” dedi.Paris’e yaptığı günübirlik çalışma ziyaretinden dönerken uçakta gazetecilerle konuşan Erdoğan önemli açıklamalar yaptı. Hürriyet gazetesinden Akif Beki ’nin köşesine taşıdığı söyleşi şöyle:Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’ndeki konuşmada, ‘Ortadoğu’da 100 yıl önce çizilen sınırların dikişlerinin patladığını’ söylediniz. Yeni sınırlar, yeni Sykes-Picot anlaşmaları mı ortaya çıkıyor?Ortadoğu, sonradan uydurulmuş bir coğrafi ifade. Aslında bir Yakındoğu var, bir de Uzakdoğu. Ortadoğu aslında bir petrol havzasının ifadesi. Bu çerçevede Irak’ı 3’e bölmeyi planladılar. Bir Kürdistan olacaktı, bir Sünni Araplar’dan ve Türkmenler’den oluşan devlet, bir de Şia devleti. Bu planlamayı kafalarında yaptılar. Ama ilk uygulamada gerçekleştiremediler. Sonra Maliki’nin başbakan olmasıyla ikinci girişim başladı. Maliki ordunun üst kademesini sadece Şii subaylardan oluşturdu. Ardından çoğunu cezaevlerinden saldırıverdiği sabıkalıların meydana getirdiği bir gerilla gücü kurma yoluna gitti. Şimdi yeni Irak Başbakanı (Haydar El İbadi) Irak’ı yeniden birleştirmek konusunda umut veriyor. Bakalım gerçekleştirebilecek mi? Bu çabalarını baskın karakterli politikalar uygulamak yerine zamana yaymayı tercih ediyor olabilir. Mesela cumhurbaşkanı yardımcılıklarında yetki sınıflandırması yapmadı.Bu çerçevede Suriye’de halihazırdaki gidişatı nasıl değerlendiriyorsunuz?Haritanın diğer parçası olan Suriye’ye gelince... Ülkede terör cirit atıyor. Ilımlılar (Özgür Suriye Ordusu-ÖSO) vatan savunması derdine düştü. Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, ÖSO konusunda Türkiye ile aynı çizgide olduklarını söyledi. Irak için de bizim çizgimizi paylaşıyorlar. Yani, uçuşa yasak bölge ilan edilmesi, güvenli bölge oluşturulması ve ılımlı muhaliflere eğitim ve donatım desteği sağlanmasını öngören planımızı destekliyorlar. Son gelişmelerle ilgili olarak ne yazık ki çok ciddi dezenformasyon var. Mesela Kobani konusunda Irak’ta Kürt Bölgesel Yönetimi 2000 Peşmerge göndermekten söz etti. Sonra sayı 500’e indi. PYD bunu da kabul etmedi. 90’a kadar inildi. Bu 90 Peşmerge’ye ek olarak araçları kullanacak şoförler ve muavinleri eklenecek, sayı aşağı yukarı 150’ye çıkacaktı. 90 Peşmerge’yi biz uçaklarımızla Türkiye’ye getirdik. PYD buna da direndi. Peşmergeler silahları bize versinler, Kuzey Irak’a dönsünler diye tutturdular. Bu silahlarla DAİŞ’in denetimindeki Kobani’de savaşamayız diyorlar. Çünkü ağır silahlarla gerilla savaşı yapamayacaklarını söylüyorlar. Aslında dertleri orayı PYD’nin dışındaki bir güce kaptırmamak. Tek hedef bu. Suriye’de şu anda Halep de tehlikede. Halep’i düşünmüyorlar ittifak güçleri, Kobani’yi düşünüyor. Yani orada varsa yoksa Halep’tir. Sureyi’nin kuzeyi dediğin zaman Halep’i anlarsın, ama bunlar Halep’i bir kenara koymuşlar varsa yoksa Kobani diyorlar. Kobani’dekiler zaten hepsi geldiler ve biz de kabul ettik. Kapıyı da kapatmadık. Ama Halep’te şu anda geniş bir tarih yok oluyor. İnsanlar yarın orada aynı durumla karşı karşıya kalacak ve şu anda onlar orada son mücadelelerini veriyor. Ve Hollande baktım Halep’e yönelik çok hassas. Kobani halkı zaten Türkiye’ye sığınmış durumda. Dolayısıyla orada halihazırda sivil kalmadı. 1500-2000 kadar silahlı kişi var.Türkiye ile Fransa birlikte uçuşa yasak bölge oluşturabilir mi?Bakın, aslında tehdit altında olan benim, yani Türkiye. Nitekim geçenlerde, vatandaşlarımızın can güvenliği için bir köyü boşaltmak durumunda kaldık. Dedikleriniz, ancak BM Güvenlik Konseyi kararıyla, o olmazsa NATO kararıyla sağlanabilir. Bana göre, 36’ncı Paralel’in üstü güvenli bölge ilan edilmeli. Neden? Çünkü, topraklarımızda 1.6 milyon sığınmacı var. O bölgede onlar için farklı planlamalar yapılabilir. Hatta alt yapısıyla, üst yapısıyla yerleşim birimleri bile inşa edilebilir. Kobani’yi bir yana bırakın, Halep tehdit altında. Kuzey Suriye’nin kalbidir Halep. Ve ne yazık ki, orada koca bir tarih yok olmak üzere.Irak-Suriye üstünden bir sınır çizmeye çalışılıyor diyebilir miyiz?Çok farklı, çok karmaşık hesaplar olabilir. Bakın, DAİŞ petrolünü kim alıyor? Esad yönetimi. Yani, Musul petrolünü Esad’a peşkeş çekiyorlar. Suriye’de Esad’a karşı direniş başladığında sadece ÖSO vardı. Sonra sonra terör örgütleri ortaya çıkmaya başladı. Şimdi bile ÖSO aşağı yukarı 120 bin silahlı adamı olduğunu söylüyor. Ama 2 sorunları var: Para, donatım ve dolayısıyla eğitim. Bunlar verilirse dengenin yeniden sağlanabileceğini ifade ediyorlar.Çözüm Süreci’ni kararlılıkla sürdüreceğinizi, hiçbir sapma olmayacağını söylüyorsunuz ama Kobani olayları süreci tehlikeye sokmuyor mu?Çözüm Süreci’yle ilgili plan devam ediyor. Kobani’yle ilgili görüşlerimizi ABD’ye biz net olarak ifade ettik. Müttefik bir ülkenin, bizim terörle bağlantılı olduğunu düşündüğümüz bir gruba silah vermesini doğru bulmayacağımızı da söyledik. Ama akabinde C-130’larla oraya silah indireceksin, bunların bir bölümü PYD’ye gidecek, bir bölümü de dedikleri gibi yanlışlıkla da olsa DAİŞ’e. Bu konularda, ABD’de her birimin sözcüsünden farklı bir ses çıkıyor. Beyaz Saray Sözcüsü bir şey söylüyor, Pentagon Sözcüsü başka bir şey, Dışişleri Sözcüsü daha başka bir şey, Ulusal Güvenlik Kurulu Sözcüsü başka bir şey. Bazıları ABD’ye destek vermediğimizi iddia ediyor. Yalan. Gerekli desteği verdik. Ama biz bu desteği belirli kurallar çerçevesinde verir, NATO planlamasına göre yürürüz. Şunu da söyleyeyim, ABD’nin onlara verdiği silahların bedelinin çok üstündeki meblağları biz Türkiye’ye sığınan Kobanili Kürtler’in barınmaları, iaşeleri için harcıyoruz.‘Tarihin en uzun MGK’sı’ diye nitelenen son MGK’da Paralel Yapı ile ilgili bir süreç belirlendi mi?Toplantı sonrasında yapılan açıklamada var zaten bu husus. Ülkemizin güvenliğini tehdit eden ve kamu düzenini bozan iç ve dış legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanmalar ve illegal oluşumlar ile yürütülen mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği açıkça belirtiliyor. Paralel Yapı dediğimiz bu oluşum, Başbakanlığım dönemimde, çocuklarımdan kardeşlerime kadar benim tüm ailemi dinledi. Yetmedi, ofisimi dinledi. Böyle bir alçaklık olabilir mi? Bu yasadışı işlerle ilgili olarak elbette hukuki süreç başlayacak. Ama bugün bile aramızda bazı arkadaşlar acıma refleksine kapılıyorlar. Paralel Yapı’nın etik, ahlaki değerlerimizi yok etmesine sessiz mi kalınacak? Hukuk çerçevesinde gereken her şey peyderpey yapılacak.28 Şubat, anti-demokratik çevrelerin demokratik yapılanmayı hedef aldığı bir girişimdi. Nitekim, meşru hükümeti zorla istifa ettirdiler. Şu anda ise böyle bir durum yok. Şimdiki hadise, Paralel Yapı’nın demokratik yapılanmayı hedef alma girişimleriyle; bir başka deyişle legal görünümlü bir illegal yapıyla mücadele meselesidir. MGK kararları, biliyorsunuz tavsiye kararlardır. O kararlar hükümete gönderilir. Sonra hükümet de Bakanlar Kurulu kararına dönüştürüp MGK Genel Sekreterliği’ne yönlendirecek. MGK Genel Sekreterliği de Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’ne işleyecek. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi, 5 yılda bir yenilenir. Son olarak 2010’de yenilendi. Yani süresi 2015’te dolacak. Ama biz yakın tehdit nedeniyle 2014’te bu değişikliğin yapılmasını istedik. Gerekirse, 2015’te yeni Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde revizyonlar da yapılabilir. Daha önce de söyledim, bu kesimlerin, legal görünüm altında illegal bir yapılanma içinde olabileceklerini tahmin edemedik. Bu nedenledir ki yurtiçi ve yurtdışındaki eğitim faaliyetlerine, hatta ticari faaliyetlerine her türlü meşru desteği verdik. 134 ülkede okul açtılar. Sanıyorlar ki, bunu kendileri başardı. Oysa gerek ben, gerekse bakanlarım gezilerimizde ilgili ülkelerin hükümetlerinden destek rica ederek o okulların açılmasını sağladık. 13 üniversite açtılar, hiç engel çıkarmadık. Ticari faaliyetlerine yardımcı olduk. Ama süreç içerisinde, bunların aslında ihanet içinde oldukları ortaya çıktı. Başbakanlık ofisine koydukları ‘böcek’lerin nereden alındığını bulduk. Şimdi dinledikten sonra bunları nereye gönderdikleri araştırılıyor.Son 1 haftada 4 şehit verdik. HDP’nin sokak çağrıları, Çözüm Süreci derken, bunları nasıl değerlendiriyorsunuz?Her şeyin bir sabır noktası var. Biz bu süreci başlatalı 5 yıl oldu. Önce ‘Açılım Süreci’ dedik, daha sonra ‘Milli Birlik ve Kardeşlik’; şimdi de ‘Çözüm Süreci’ diyoruz. HDP sokağa çıkma çağrısı yapıyor. ‘Şiddet için değil’ diyorlar. O zaman niye sokağa döküyorsun? Miting yap. Sokağa çıkın deyince, ‘Maskeni tak, sopanı al, molotofkokteylini al, belli dükkanları yak’… Bu, o demek. Güvenlik güçleri, vatandaş tedirgin. Onun için sabrın sınırı var diyorum. O sınır aşılırsa, olabilecekleri aklımın ucundan bile geçirmek istemem.Soma’dan sonra her türlü tedbiri aldık. Ama iş tedbir almakla bitmiyor, insan faktörü de önemli. Mesela işveren az kazanıyorum bahanesiyle işçinin yemesinden içmesinden kısar, yemeği vermem evden getir, ocakta ye derse, bu zulümdür. Daha fazla bir şey yaparsanız, bu sektör ölür diyorlar. O zaman sen de kömürü bırak, başka sektöre geç. Elini tutan mı var? Kömür üretimini robotlaştırmak gerekiyor. Bakın, Avrasya Tüneli’nde bir robot var. Günde 10 metre deliyor. Ayrıca taşı, toprağı toplayıp gönderiyor. İş güvenliği konusunda, tedbirlerin yanı sıra duyarlılığın da artması gerekiyor.T24
New York'ta Erkeğe Taciz
Devamlı kadınların nasıl taciz edildiklerine dair videolar izledik. Şimdide 3 saat boyunca New York sokaklarında yürüyen erkek modele yapılan tacizleri izliyoruz.
Reklam