Erdoğan: 'O Çocuğu Siyasi İstismar Aracı Yapanlar Nerede?'
'Devlet, vatandaşının taleplerini tehdit olarak görüyorsa, kendisini vatandaşının taleplerine korunaklı hale getiriyorsa o devlet zalim bir devlet dönüşür'Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Gezi olayları sonrası yaşamını yitiren Berkin Elvan'a taziye mesajı gönderen Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen 'i 'mezhep ayrımcılığı' yapmakla suçladı. Erdoğan, 'Okyanus ötesinden mezhebine de vurgu yaparak timsah gözyaşları dökenler nerede?' diye konuştu. Erdoğan, 'İstanbul’da talihsiz ölen çocuk' sözleri ile bahsettiği Berkin'in 'ekmek almaya gitmediğini' savunarak, 'Sahte ifadelerle ‘ekmek almaya gidiyor’ dediler, halbuki hiç alakası yok, terör örgütünün maşası olmuştu. Böyle ifadeler tasarladılar. O reklamcılar nerede' ifadelerini kullandı.Erdoğan, bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu’nda konuştu.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle11 bin 580 adet başvuru oldu Kamu Denetçiliği kurumumuza. Bu başvuruların incelenmiş ve neticelenmiş olmasından memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. 2002 sonundan itibaren demokratikleşme adına tarihi adımlar atıldı. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması bu adımlar arasında önemli yer tutuyor. AYM’ye bireysel başvuru hakkı da devrim niteliğinde bir anlam taşıyor.Türk devletlerine baktığınızda Divanı Mezalim gibi kurumların olduğunu görürsünüz. Kimi zaman sultanlar camilere gidip namazın ardından vatandaşın dertlerini dinliyorlardı. Osmanlı’da kadılık, şeyhülislamlık gibi makamlar halkın sorunlarını dinliyorlardı. Devlet öncelikli yapı asla yok, insan öncelikli bir yapı söz konusu. O dönemde İstanbul Afrika’nın içlerine kadar hükmediyor, oradaki halkın huzur içinde yaşamasını bu anlayışla temin ediyordu.Devlet ile birey arasındaki mesafe açıldıkça birey de devlet de zayıfladı. Devlet halkını vatandaşını, vatandaşının taleplerini tehdit olarak görüyorsa kendisini vatandaşının taleplerine korunaklı hale getiriyorsa o devlet zalim bir devlet dönüşür ve zayıflamaktan başka seçeneği kalmaz.TC hem adil ve güçlü bir devlet hem de uzun soluklu bir devlet olacaksa tarihindeki bu zengin tecrübeleri kullanarak bunu sağlayabilir. Kıyafet, dil, kültür, etnik köken dayatması yoktur. Saraybosna’dan Kırım’a kadar geniş bir coğrafya içinde mezhepler, dinler özgürlük içinde varlıklarını idame ettirmişlerdir. Başörtüsü üzerindeki baskı ve yasaklamaları kaldırdığımızda bundan ülkenin zarar göreceği iddia ediliyordu.12 yıl içinde tüm iddiaların tam tersi gerçekleşti. Bireyin hak ve özgürlükleri genişledikçe devlet güçlendi. Kaldırılan her bir yasak hem bireyi hem de iddia edilenin tersine devleti, milleti, ülkeyi güçlendirdi. Hiçbir devletin yasaklarla, korkularla varabileceği bir hedef yoktur. Bireyi kendisi için tehdit olarak gören devletin adil olabilme imkanı yoktur.Tüm anlamsız aysak ve kısıtlamalardan kurtulmayı sarsılmaz bir hedef olarak muhafaza edecektir Türkiye. Birey için özgürlük ne kadar haksa güvenlik de o kadar haktır. Özgürlüğün olmadığı yerde güvenlik olmaz.Güvenliğin olmadığı yerde de özgürlük olmaz. Güvenlik öne çıkarsa özgürlük kısıtlanır. Özgürlük başkasının özgürlük alanını ihlal edecek şekilde sınırlanırsa o zaman da güvenlik sarsılır. En mükemmel seviyede olduğumuzu iddia etmedik. Böyle bir iddia içinde olursa bu bizi ciddi yanılgıya sevk eder. Türkiye bu kararlı reformlarını zor bir coğrafyada, yoğun terör saldırılarına ve içerideki değişime karşı yoğun bir dirence karşı yapan bir ülkedir. Özgürlüklerin genişlemesinden zarar gören terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasi partiye karşı mücadele verdik.Bazı siyasi partiler taraftarlarını Kobani’ye karşı sokağa çağırdılar. Basın açıklaması yapmak, protesto yapmak elbette demokratik haktır ama ne oldu birkaç gün içinde 42 insan gösterilerde hayatını kaybetti. Binlerce işyeri yakıldı, yıkıldı. Kamu ve sivile ait bina ve araçlar yakıldı. Bingöl’de 2 polisimiz şehit edildi. Şimdi biz bunlara demokratik hak mı diyeceğiz. Bu vandallığa gösteri hakkı mı diyeceğiz. Dünyanın neresinde böyle bir hak var? Ben Batı’yı iyi bilen birisiyim. Bizi kıyasıya eleştiren o uluslararası medyaya soruyorum: Kendi ülkelerinde böyle bir vandallığa özgürlük diyebilirler mi?Eylül’de BM Genel Kurulu’ndaydım. Özel bir toplantı yapıldı. Toplantıda IŞİD denilen bu terör örgütünün attığı adımların değerlendirmesi yapılırken interneti, Twitter’ı çok iyi kullandığı dile getirildi ve buna karşı bazı tedbirlerin alınması gerektiği gündeme geldi. Sosyal medyada bunu değerlendirirken bunu tek taraflı görmek yanlış. Bir katilin elinde bıçak var. Bir de doktorun elinde neşter var. Doktorun elindeki neşter hayat kurtarır, katilin elindeki bıçak öldürür. Bunu ayırmamız lazım. Neşter mi yoksa bıçaktan yana mıyız.Twitter’da tehdit mesajı yayınlayanların, bomba ihbarı yapanların başka ülkelerde nasıl sınır dışı edildiğini görmemiz lazım. Ama Türkiye’de şu bakanın ev adresi şu, gidelim basalım deyince bu örgütlü bir karalama kampanyasına dönüşebiliyorTürkiye’de bazı siyasiler, dışarda medya Türkiye’de basın özgürlüğü yok denilerek acımasızca eleştiriyorlar. Ama Gazze saldırıları karşısında işinden atılan gazeteciler hiç konu olmuyor.Geçen yıl Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden bir çocuğun ölü bedeni üzerinden her türlü aşağılık saldırıya maruz kaldık. Taaa okyanus ötesinden ölen çocuğun mezhebine de vurgu yaparak timsah gözyaşlarıyla taziyeler yayınladılar. Ancak bu gösteriler sırasında silahla öldürülen Burak kimsenin dikkatini çekmedi. İstanbul’da talihsiz ölen çocuk sahte ifadelerle ‘ekmek almaya gidiyor’, halbuki hiç alakası yok, maşa olmuştu. Böyle ifadeler tasarladılar. O reklamcılar nerede.O çocuğu siyasi istismar aracı yapanlar nerede, Suriye’de 300 bin kişinin öldürülmesine susacaksın, sonra Kobani için konuşacaksın. Halbuki Kobani’de kimse yok. Kobani’den 200 bin Kürt bizim ülkemizde. ABD’nin hava operasyonu IŞİD’in oradaki kuşatmasıyla ilgili bir konu. Kobani stratejikse bizim için, ABD için değil. Benim için neticesi ölüm olan her şey suçtur. Şu anda Meclis yeni güvenlik tedbirlerini yasalaştırmak için çalışıyor. O malum koro yine işbaşında bakıyorsunuz. Yüzüne maske takıp, sivillere saldıran bir anlayış dünyanın hiçbir yerinde demokratik hak kavramının arkasına saklanamaz.Devlet sokaktaki, evdeki vatandaşının can güvenliğini temine demiyorsa, kamu mülkünü koruyamıyorsa o ülkede özgürlük olmaz. Türkiye’nin 90’lı yıllara dönmesine asla müsaade etmeyiz. Polisimize, askerimize bireyin hakkını ihlal edecek yetki vermeyiz, verilen yetkiyi aşmasına da asla göz yummayız. Zaten kamu denetçiliği kurumu, AYM’ye bireysel başvuru hakkı bu yüzden var. Sosyal medyada hakları ihlal edilen mağdurların özgürlüğü de savunulmazsa oradan özgürlük değil hak ihlali doğar.T24
Kobani'de Çatışmalar Şiddetlendi
Kobani'de IŞİD'in intihar saldırısı düzenlediği ve ardından çatışmaların şiddetlendiği öğrenildi.Amerikan Savunma Bakanlığı dün bir açıklama yaparak, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden gönderilen silah, askeri mühimmat ve tıbbi malzemelerin hava yoluyla Kobani'ye ulaştırıldığını duyurmuştu.Bu gelişmenin ardından IŞİD militanları, Türkiye saatiyle 18.00 civarında saldırıya geçti.Militanların önce doğu cephesinden araçla intihar saldırıları düzenlediği, fakat Kürt kuvvetleri tarafından araçların imha edildiği öğrenildi.Büyük patlamalar kamuyounda 'cephane patlaması' olarak yorumlanmıştı. Kobani'deki Azadiya Welat gazetesi editörü ve Dicle Haber Ajansı muhabiri Abruhhamna Gök, BBC Türkçe'ye bu konuda konuştu ve patlamalarım imha edilen intihar saldırısı düzenleyen araçlardan kaynaklandığını belirtti.Bugün doğuda iki intahar saldırısı girişiminin gerçekleştiğini ancak YPG güçleri tarafından durdurulduğunu kaydeden Gök, son gelişmeleri şöyle aktardı:'Patlamalardan bir saat kadar önce IŞİD 13-14 havan topu atmıştı. İntihar araçlarının imha edilmesinin ardından hem güneyde hem de doğuda çatışmalar yoğunlaştı.''Koalisyon uçakları güney cephesini bombaladı'Yoğun geçen üç saatin ardından çatışmaların yavaşladığını söyleyen gazeteci, bu sırada koalisyon hava güçlerinin (Türkiye saatiyle 23.50 civarında) güney cephesinde birkaç bombardıman gerçekleştirdiğini öne sürdü.Ardından çatışmaların yeniden şiddetlendiği öğrenildi.'YPG'nin morali yüksek'ABD'nin havadan yaptığı silah yardımının nasıl karşılandığını sorduğumuz gazeteci Gök, şöyle konuştu:'Son dört günde IŞİD çok kayıp verdi. Bu nedenle YPG'lilerin morali zaten yüksekti. Silahlar gelince iyice yükseldi. Şimdi 'IŞİD'e büyük darbe vuracağız, daha erken dışarı çıkaracağız' diyorlar.'Silahların envanterine dair kendisiyle bir bilgi paylaşılmadığını belirten gazeteci, 'Ancak işe yarayacağını söylüyorlar. Ben aralarında ağır silahların da olduğunu tahmin ediyorum' dedi.Suriye'nin Türkiye sınırındaki Kobani kenti, bir aydan fazla süredir IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) militanlarının kuşatması altında tutuluyor. Militanlar kentteki YPG (Halk Savunma Güçleri) ile çatışıyor. Ancak ABD liderliğindeki koalisyon güçleri, IŞİD mevzilerine bombardıman düzenleyerek YPG'ye destek veriyor.BBC Türkçe
Bahçeli: 'Amaç Kürdistan'dır'
MHP lideri Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı binasında yapılacak 29 Ekim resepsiyonuna katılmayacağını duyurdu.MHP lideri Devlet Bahçeli, 29 Ekim'de tarihinde ilk kez Çankaya Köşkü'nde değil de Beştepe'de yeni Cumhurbaşkanlığı binasında yapılacak resepsiyona katılmayacağını söyledi. Bahçeli, sadece Anıtkabir'deki törene katılacağını belirtti.17 ARALIK TEPKİSİPartisinin grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Montaj dublaj piyes denilen tapenin, ses ve görüntü kaydının, 29 klasörlük delil dosyasının başına ne gelecektir? MİT tarafından 17 Aralık'tan aylar önce devrin başbakanına sunulan kara para aklama raporu nerede kimin nezaretinde imha edilecektir?' dedi.Bahçeli, '700 bin liralık saat ne olacaktır? İranlı karanlık adamın elleri öpülesi babasınaİtalya vizesi almak için akaracı makaracı, ki muhtemelen şeker hastası olmasından… Beşer yüz bin dolarlık para demetlerine ne olacaktır? Eğer bunlar adamsa insansa adamlık ve insanlık tekrardan tarif edilmelidir.' diye konuştu.Bahçeli'nin açıklamasından satır başları:'Camiyi çalan kılıfını çoktan dikmiştir. Adliyeye AKP tarafından yerleştirilen bu savcı banka müdürünün evinde bulunan paraların bir imam hatip lisesine ait olduğunu teyit etmiştir. Bir savcının verildiği karar bir diğeri tarafından çiğnenmiştir. 17-25 Aralık failleri mahkemeye bile çıkarılmadan, bağımsız hakimlerce araştırılmadan adaletten kaçırılmıştır.'AKP HUKUKA ZİNCİR VURMUŞ, YARGI BAĞIMSIZLIĞINA KARA ÇALMIŞTIR'Her sıkıştıklarında imam hatibe sığınan, başörtüsünün altına saklanan içi baca - dışı hoca olanların maskeleri düşmüştür. Bunların dilinde besmele vardır, kalpleri mezbelelik çukurudur. 17 25 Aralık'ın darbe olarak mimlenmesinden itibaren tüm suçlama ve isnatlar reddedilmiştir. AKP hukuka zincir vurmuş, yargı bağımsızlığına kara çalmıştır.AKP adalet müesseselerini tıkamış iftira silahıyla taramıştır. Savcılar makul şüphelerle tespit yapmış emniyet güçleri de talimatları uygulamıştır. Rüşvet yuvasına, hırsızlık kavuğuna adaletin sopası değmiş içerdekiler birer birer dışarı çıkmıştır. Olayın çok da şaşırtıcı olmayan yanı bu mimarın Recep Tayyip Erdoğan olmasıdır.'DİYARBAKIRLI MUSA'NIN OKUL HARÇLIĞI AYAKKABI KUTULARINDAN ÇIKMIŞTIR'Erzurumlu Hatice ninenin kefen parasını, Mersinli Ali'nin narenciye hasadını, Aydınlı Ayşe bacının yumurta hasılatını götürmüştür. Hırsızlık öyle yayılmıştır ki, Yozgatlı hasanın traktör parası, Ahmet'in pancar parası Diyarbakırlı Musa'nın okul harçlığı ayakkabı kutularından çıkmıştır.İranlı suç makinesi hayırsever olarak taltif edilirken, havuzlara yeşil dolarlar yağarken bir sorun olmayacak da, savcılar polisler adaletin yanında durunca mı haşhaşi ajan suçlamaları ağızlardan çıkacaktır? Şimdi 17-25 Aralık rüşvet ve yolsuzluk soruşturması örtüldüğüne göre biraz tebessüm ettirici şu sorularımzın cevabını beklemek de sanıyorum en tabi hakkımız olsa gerektir.'7 KASA İLE 4,5 MİLYON DOLAR NE OLACAK?'Yatak odasında para madeni işlettiğinden Zarrab'ın önüne yatmaktan başka çaresi kalmayan, bakanın evladına ait 7 adet kasanın içinde biriktirdiği 1,5 trilyon iade edilecek midir? Demek ki savcı kasaları somut delil görmemiş, makul bulmamıştır. Banka müdürünün kutularından çıkan 4,5 milyon dolarına ne olacaktır? Bu para da iade edilecek midir?Montaj dublaj piyes denilen tapenin, ses ve görüntü kaydının, 29 klasörlük delil dosyasının başına ne gelecektir? MİT tarafından 17 Aralık'tan aylar önce devrin başbakanına sunulan kara para aklama raporu nerede kimin nezaretinde imha edilecektir? 700 bin liralık saat ne olacaktır? İranlı karanlık adamın elleri öpülesi babasına İtalya vizesi almak için akaracı makaracı, ki muhtemelen şeker hastası olmasından… Beşer yüz bin dolarlık para demetlerine ne olacaktır?Eğer bunlar adamsa insansa adamlık ve insanlık tekrardan tarif edilmelidir.'İRANLI İÇİN DE GÜZELLİK YAPILACAKTIR'Tahminlerim beni yanıltmıyorsa İranlı için de bir güzellik yapılacaktır. PKK'nın kara parasından sorumlu kadroya alıp, cari şerefsizlik açığının yüzde 25'ini kapatması olmayacak bir şey değildir. 17 Aralık'ta baba ile evladı arasında geçen para sıfırlama temalı o ünlü ve tarihe geçecek, acemi çaylakların dikkatle dinlemesi gereken diyaloglara ne olacaktır? Para sıfırlanabilir velakin adalet sıfırlanamaz. Hukuk sıfır çekmez, çekemez. 17-25 rumuzlu kişiye sesleniyorum. O kendisini iyi bilecek ve yeni fatihçiklerine hakaretler saydıracaktır. Uzaya da çıksan nefesimiz ensende elimiz yakandadır.Türkiye'nin iç yaralayıcı rüşvet ve yolsuzluk enkazını muhakkak kaldırmak şarttır. Türk milleti 17-25 Aralık defterini kapatmamış, hak yerini buluncaya, tüyü bitmemiş yetimler oh be diyene kadar kapatmayacaktır. Hırsızla kavgamız rüşvetçiyle husumetimiz en ufak bir yavaşlama ve savsaklama göstermeden şevkle sürecektir.DAVUTOĞLU'NA SORUDünya elem birleşse yedi cihan üzerimize gelse, biz hakkı çiğneyene zalim deriz, haksızlık yapanlara zorba deriz, hakkı inkar edenlere de iblis demekten çekinmeyiz. Başbakan Davutoğlu, aldığı brifing esnasında, adaletin ikame edilmediği düzenlerin sürdürülebilir olması mümkün değil açıklamasında bulunmuştu. Kendisi katıldığı bir tv programında, yargı bağımsızlığının yerleşmediği bir ülkede kimse kendinden ve geleceğinden emin olamaz diyerek, devamla 'Bir savcı bir de şuraya sorayım demişse o an adalete ihanet etmiştir. O sorduğu kişi melek dahi olsa ihanet demektir.' sözleriyle altı çizilmesi gereken bizim de iştirak ettiğimiz bir durum tespiti yapmıştır.17-25 Aralık'tan sonra sözü Davutoğlu'na bırakıyorum. Evet sayın Davutoğlu, şahsınıza yönelik cevabı çok kolay iki seçenekli sorum şu olacaktır. 17-25 Aralık soruşturmasının kapatılması ihanet midir, değil midir? Karmakarışık bir dönemin içinden geçtiğimiz hepinizin malumudur. AKP hükümeti süreç çukuruna, PKK canisiyle pazarlık girdabına hiç mi hiç rahatsızlık duymadan savrulmuştur.''AKP İLE PKK KADER ORTAKLIĞI YAPTI'İnkarla vakit kaybetmeye, yeni şerefsizliklerle polemikleriyle rezil olmaya gerek yoktur.Cumhurbaşkanı Erdoğan için bu bahis çoktan kapanmış, 2010'da alınan şeref kredisinin son taksidi de uzun süre önce ödenmiştir. AKP ile PKK kader ortaklığı yapmış, Türkiye'ye ömür çizmek için algıları uyuşturmak için kolları sıvamışlardır.İbretle izliyoruz. Bölücülük dallanıp budaklanmıştır. İhanet ve melanet AKP'yi boyunduruk altına almıştır. Ülke gündemi, fitneye sığınak olan teröre geniş imkanlar sunan çözüm süreciyle perdelenmektedir. Şu anda hükümetin tek meşgalesi süreç rezaletidir. Her fırsatta süreç ihanettir, çözüm çürümedir dedik. sürecin mihenk taşı olarak gördüğümüz bölücü aktörlerin milletimizi aldatmalarına tepki gösterdik. İmralı canisinin mektuplarını okuttular. Barzani'nin başından konfetileri temizlettiler. Fakat hiçbir şey elde edemediler dahası milli onurlarından oldular.'TAM TERSİNE PKK İYİCE SİLAHLANDI''PKK silah bırakıyor, silahlar susuyor' dediler. Tam tersine PKK iyice silahlandı, silahlar ateş aldı, şiddet ve vahşet hakim oldu. huzurun geldiğini söylediler, barış gülleri açtı dediler, nehirlerde serinlemekten bahsettiler fakat gelen huzur değil hüsrandı, çiçeklenen gül değil nifak tohumlarıydı. Doğu ve güeydoğudan çocuklar dağa kaldırıldı, bunların hepsi baştan ayağa silahlandırıldı, kin ve nefret kampına alındı.Analar ağlamayacak, şehit haberleri gelmeyecek, çatışmasızlık iklimi olacak dediler ne var ki yalan mumun yatsıya kadar yanacağını unuttular. Dediler ki teröristler sınır ötesine gidiyor ancak giden olmadığı gibi kafileler halinde girişler yaşandı. Nitekim başbakan Davutoğlu bu gerçeği sözde akillerle geçtiğimiz pazar günü yaptığı toplantıda kısmen doğrulamıştır. Şunları söylemiştir 'Haziran raporunu sunduğumuzda bile çok az unsurun sembolik olarak çekildiğini biz biliyorduk.''VATAN HABUR'DA DARBE ALMIŞ, BAYRAK MAHSUNLAŞMIŞTIR'Biz o zamanlar milleti kandırmayın, millete yalan söylemeyin, PKK'lılar bir yere gitmez derken Erdoğan ağız dolusu hakaretlerle bize saldırmıştı. İşte meselenin iç yüzü Davutoğlu tarafından açıklanmıştır. Hepsinden mühimi ihanet yolculuğunun iki ana şeridi olan AKP ve PKK şanslarını 2009 yılına denemişlerdir. 1 Ağustos 2009 tarihinde yürürlüğe konulan yıkım projesi kapsamında PKK'lı teröristler Habur'da davullu zurnalı törenlerle alkışlanmıştır. Bu rezalet bu ayıp millet vicdanını sızlatmıştır. AKP – PKK Habur'da kol kola girmiş, birbirlerini türk düşmanlığıyla kucaklamıştır. Hiç unutmayalım, vatan Habur'da darbe almıştır, bayrak Habur'da mahsunlaşmıştır, hukuk kirletilmiştir.'EZİK AKP GÖREVLİLERİ TERÖR KARŞISINDA BOYUN BÜKMÜŞTÜR'AKP – PKK, ikinci şansını Oslo'da denemiştir. Türk devleti terörle masaya oturmuş, tarihin sayfalarına kara harflerle yazılmıştır. Ezik AKP görevlileri, terör karşısında boyun bükmüştür. Malum PKK kan alacak damarı iyi seçmiş, kanca taktığı balık hafızaları görüşüyoruzla kapana düşürmüştür. AKP PKK yıkım ekibinin üçüncü ihanet girişimi sözde çözüm süreci olmuştur. AKP'ye göre namertlerle görüşmek demokratikleşmektir.AKP'ye göre pazarlık çözüm ve barıştır. Ancak çözümle neyin amaçlandığı nereye varılmak istendiği bir türlü açıklanmamıştır.'BAŞBAKAN VE ORTAKLARI 63 AKILSIZI ARAYA ARAYA BULDU'Çözüm paralalinde başbakan ve ortakları 63 akılsızı araya araya bulmuş, PKK'nın emrinde çalıştırmıştır. Söylenenlere bakarsak, 63 sözde akil 12 bin kilometre yol kat etmiş, 60 bin vatandaşımızla görüşmüş, imralı ve kandil icazetli raporlarını tanzim etmişlerdir. Hükümet ne zaman paratoner arasa, ne zaman söylemek isteyip de yutkunduğu konular olsa 63 sözde akil hemen tedavüle sürülmektedir. Bir kısım eksikle ve gedikle toplanan bu 63'ler yeni işverenlerine kulak vermiştir. Bunlar arasında gazeteciler sinema artistleri oyuncular şarkıcılar STK temsilcileri canla başka yer almıştır.Acaba diyorum, akiller rüşvet ve yolsuzluk olaylar patlak verdiğinde parlak akılları neredeydi? Kobani bahanesiyle türkiye'nin her yanı yakılırken bunlar hangi villada, hangi boğaz manzaralı masada atıp tutuyorlardı? İmralı canisine özel bir muhabbet beslenen PKK için ellerini taşın altına koyan bu akiller, hayatlarında bir kez olsun şehitler için göz yaşı dökmüş müdür? Sayıları gittikçe azalan bu adamlar akıllıdır da 73 milyon mu akılsızdır? Allah için söyleyin milletimiz ne yapsın? Hain bir değil ki bağlasın, felaket bir değil ki ağlasın. Eğer çok akılları varsa kendilerine saklamalıdır.'KANUN PKK'YA ÖZEL ÇIKARILDI'TBMM'de 10 Temmuz 2014'te kabul edilen terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine dair 6 maddelik kanun PKK'ya özel çıkarmıştır. Bu doğrultuda teröristlerle görüşmek yasal bir kılıfa büründürülmekle birlikte, PKK'lı militanların eve dönüşleri konusunda hükümetçe gerekli tedbirlerin alacağı kararlaştırılmıştır.Söz konusu kanunda gerekli görülmesi halinde, kişi kurumlarla temas, diyalog çalışmaların yapılacağından bahsederek PKK'ya meşruluk addedilmiştir. İhanet müzakereleri kılıfına uydurulmuştur. İmralı canisinin geçtiğimiz yılın aralık ayında çözüm için üç ayak önemlidir, yasal zeminden bahsetmesi yer bulmuştur.Tuhaftır ki başbakan Davutoğlu, süreci milli yerli ve özgünd emekle bu toprakların en önemli tarihi projesi olarak tanımlamaktadır. Davutoğlu'na göre, süreç başarılı olursa sosyo kültürel ve politik sorunlarla etrafımızdaki çatışmalar engellenecektir. Başbakan konuşunca aklının dibini dökmekte elekle baraj gölü doldurmaktadır. Davutoğlu açık söyle bu süreç ihanetinin neresi millidir? PKK ile pazarlık yaparak Türkiye'yi nasıl memnun edeceksiniz? Çözüm süreci kamu düzeninin alternatifi değildir diyorsunuz, ama kamu düzenini yıkmak isteyenlerle yediğiniz içtiğiniz de ayrı gitmiyor. Kobani rumuzlu olayları çıkaranlarla şu an masadasınız biliyor musunuz? Dağlıca karakoluna saldıranlarla aranızdan su sızmıyor biliyor musunuz? Bingöl'de iki kahraman polisi şehit eden, 40'a yakın kişiyi katleden hainlerle çözüm konuşuyorsunuz biliyor musunuz? Ama ayağını kaybeden bir gazimizin banka kredisiyle aldığı protez bacağıyla ilgili alçalmayı çok iyi biliyorsunuz.Kobani rumuzlu olayları çıkaranlarla şu an masadasınız biliyor musunuz? Dağlıca karakoluna saldıranlarla aranızdan su sızmıyor biliyor musunuz? Bingöl'de iki kahraman polisi şehit eden, 40'a yakın kişiyi katleden hainlerle çözüm konuşuyorsunuz biliyor musunuz? Ama ayağını kaybeden bir gazimizin banka kredisiyle aldığı protez bacağıyla ilgili alçalmayı çok iyi biliyorsunuz.'KAMERALARI ÇOK SEVEN BAŞBAKAN YARDIMCISI...'Başbakan Davutoğlu Amasya'da çözüm sürecinden bizim anladığımız, Ferhat ile şirinin muhabbetini bütün türkiye'ye egemen kılmak dedi. Çözüm sürecini sana yanlış anlatmışlar. Çözüm süreci, Ferhat'in Şirin'i öldürme, Kerem'in aslıyı yok etme, mecnunun leyladan nefret etme sürecidir. PKK kanlı bir terör örgütüdür ve küresel ve bölgesel kullanıma açık kiralık bir tetikçidir. Kürt kökenli kardeşlerimin temsilcisi de olmayacaktır. Son terör örgütü militanı silah bırakana kadar mücadeleden vazgeçemez. Kameraları çok seven malum başbakan yardımcısı Öcalan'ın cezaevi şartlarının iyileştirilebileceğini söylemektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yapılması gereken her şeyi devlet yaptı villa tahsis edecek halimiz yok demiştir. Aziz milletimiz, bu sayede iki odalı televizyonlu bahçeli bir yere de alındığını öğrenmiştir.Oldu olacak İmralı Canisi'ne bir bahçıvan bir aşçı bir de odacı tahsis edin de her şey tamam olsun. cani başı, AKP yardımıyla İmralı'yı karargah haline dönüştürmüştür. PYD'ye terör örgütü diyen, PKK'ya terör örgütü diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisi veAKP'nin terörün yedeğine düştüğünü ne zaman öğrenecektir? Terörle mücadele zaaf kaldırmayacak kadar hassas bir alandır.'PYD'YE YARDIM ETMEK SUÇ DEĞİL MİDİR?'Kobani'de IŞİD ve PYD terör örgütleri arasındaki çatışmalar sürmektedir. ABD, PYD terörünü arkalamak amacıyla havadan silah cephane yardımı yaptığını duyurmuştur. Bu esnada bir asrı aşan süredir Ortadoğu'da her taşın altından çıkan birleşik krallık peşmerge'ye silah eğimi vermektedir. Dışişleri Bakanı, peşmergenin Kobani'ye geçtiğine yardım ettiğini söylemiştir. PYD'ye yardım etmek, yataklık yapmak millete ve vatana karşı işlenmiş suç değil midir? Türkiye nasıl müsamaha gösterecektir?Irak ordusundan PKK'ya terk edilmiş çok sayıda silahın ve patlayıcı maddenin örgütün eline geçmesi PKK'nın lojistik imkanlarını artırmıştır. Bugün bunun yenisine şahit olunmaktadır. Silahlanan peşmerge ve PYD'nin ne yapması planlanmaktadır? Bize göre amaç Kürdistan'dır, petrolü tankerlerle boru hatlarıyla alıp götürmek Ortadoğu haritasını tekrar ve kanla çizmektir. Hatırlarsanız 1991'de Saddam'ın müdahalesine kapanan Irak kuzeyindeki alan, yardım maksatlı sivil oluşumlara meydan açmıştır. İnsani yardım maskesiyle Kürdistan emellerini canlı tutmuşlardır. AKP, Esad'la uğraşmayı bırakmalı, sınırlarımızın hemen yanındaki yüksek risk ve tehditlere odaklanmaktadır.AKP siyaset defterinden silindiği an adalet defterinde kaydı açılacak inanın bana bugünleri çok ama çok arayacaktır.haberler.com
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Kobani olaylarının Çözüm Süreci’ne karşı yarattığı söylenen güvensizlik de geçerliliği olmayan bir varsayımdan başka bir şey değil. Tam tersine, bu ürkütücü olayların, toplumun geniş kesimlerinin, 'Sorunu çözün de nasıl çözerseniz çözün!' duygusunu daha da yükseltmiş olması daha büyük bir ihtimal.Âkil İnsanlar Heyeti'ni, 'çapraz görevlendirmeler' gibi görünüşte 'yaratıcı' bir takım ilave taktiklerle yeniden sahaya sürme fikri, hükümetin, Kobani protestolarının toplumun bütün kesimlerinde yarattığı düşünülen 'çözüm'e karşı güvensizlik duygusunu gidermeyi öncelikli hedef olarak tespit ettiğini gösteriyor.İlk anda haklı ve makul görünse de, gerçekte bu tespit, Kürt Sorunu'nun yegâne 'mümkün çözüm'ünü bir kez daha geri plana atmak ve dolayısıyla top çevirmeye devam etmekten başka bir anlama gelmiyor.
Reklam
Aykut Demir Uslanmıyor!
Trabzonspor'un 'Komando' lakaplı savunma oyuncusu Aykut Demir'in vukuatları bitmiyorBu sezon UEFA Avrupa Ligi Play-off maçında Rusya'nın Rostov takımıyla oynanan maçta sakatlanarak tedavi sürecine giren Trabzonspor'un 'Komando' lakaplı savunma oyuncusu Aykut Demir'in vukuatları bitmiyor. 2 Eylül'de Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi binasındaki bir pencereye isabet eden merminin Trabzonsporlu futbolcu Aykut Demir'in tabancasından çıktığı tespit edilirken, savunma oyuncusu bu sabah saatlerinde kız kardeşi D.D'yi kontrole götürdüğü doktor ile kavga etti.Edinilen bilgiye göre sabah saatlerinde hasta olan kız kardeşi D.D'yi Medical Park Hastanesi'ne götüren Demir, kardeşinin sağlığı hakkında acil doktorundan bilgi almak istedi. Ancak doktor savunma oyuncusu ile bilgileri paylaşmayınca olanlar oldu. Kendisine kullanılan ifadeler üzerine oldukça sinirlenen savunma oyuncusunun görevli doktora saldırdığı öğrenildi. Araya giren güvenlik görevlilerini de darp ettiği ifade edilen Demir zor sakinleştirildi.Aykut Demir'in son vukuatı sonrası araştırma başlatan Trabzonspor Yönetimi ise oyuncunun durumunu tartışmaya açtı. Bu sezon yaşadığı sakatlık nedeniyle stresli günler geçirdiği öğrenilen oyuncunun olaylarla gündeme gelmesi de bordo-mavili yönetimin keyfini kaçırmaya başladı. Trabzonspor forması giyen bir oyuncunun bu tür olaylara adının karışmasından rahatsız olan yönetimin, Aykut Demir'i devre arasında göndermeyi planladığı belirtiliyor.Haber Türk
"Göreve Gelince Bazı Oyuncularla Yolları Ayıracağız"
Galatasaray başkan adayı Duygun Yarsuvat düzenlediği basın toplantısında projelerni anlattı.Galatasaray Spor Kulübü'ne başkanlığına adaylığını koyan Duygun Yarsuvat haftasonu yapılacak seçimli genel kurul öncesi ekibiyle birlikte basın toplantısı düzenledi.Basın toplantısında başkan olması halinde yapacağı projeleri açıklayan Duygun Yarsuvat, sloganımız 'Galatasaray için birlikte olmalıyız' dedi. Seçilmesi haline 8 aylık bir süre için başkan olacağını ve Mayıs'ta yeniden kulübü seçime götüreceğini söyleyen Yarsuvat, bu dönemde yapacaklarını ise şu şekilde özetledi:'Sportif başarıları yüceltmek ve sürdürülebilir hale getirmek istiyoruz. Yapacağımız düzenlemeler sportif anlamda olduğu gibi mali anlamda da yapılacak. Galatasaray'ın sportif başarıları bize sevincin yanında kazanç da getirecek.''Kısa vadede yapacağımız mali düzenlemelerrin yanında uzun vadede yapacağımız düzenlemeler de olacak. Yapacağımız projeler bizden sonra gelecek olan yönetimin de işini kolaylaştıracak projeler olacak.''Ülkemizin sporunda yaşanan kargaşa ortamına Galatasaray olarak son vermenin gayreti içinde olacağız. Sporumuzda barışın tesisi için çabalayacağız.''Kadromuzda 41 futbolcu bulunmakta ve bu oyuncularımzın bir kısmından hiç yararlanamamaktayız. Bunlar bizim için ölü yatırım. Bu yatırımları paraya çevirmemiz gerekiyor.'Eurosport 
Reklam
Apple, Dördüncü Çeyrekte 42.1 Milyar Dolar Gelir, 8.5 Milyar Dolar Kâr Elde Etti
Apple, dördüncü çeyrek mali sonuçlarını açıkladı. Şirket, net kârını geçen yılın son çeyreğine göre yüzde 13.3 yükselti ve geçen yılın aynı dönemindeki çeyrek sonucundan 1 milyar dolar daha fazla kâr elde etmeyi başardı. Apple’ın elde ettiği net kâr tam 8.5 milyar dolar oldu. Yine geçen yılın aynı dönemine göre, gelirler de yüzde 12 oranında arttı ve 37.5 milyar dolardan, 42.1 milyar dolara çıktı.CEO’luk görevini devralan Tim Cook’un liderliğinde de iyi gittiğini söylenebilecek olan Apple, paylaşılan bilgiye göre son mali çeyrek boyunca 39.3 milyon adet iPhone, 12.3 milyon iPad ve 5.5 milyon adet Mac sattı. Apple, son çeyreğe göre kârını artırmış olsa da yılın geneline baktığımızda dördüncü mali çeyrek, gelir ve net kâr bakımından yılın en kötü iki çeyreğinden biri.Son mali çeyrek sonuçlarından önce Apple’ın iPhone 6, iPhone 6 Plus, iPad Air 2 gibi yeni ürünler, Apple Pay gibi yeni servisler duyurduğunu ve hisselerini bu hamlelerle de artırdığını düşünürsek, Apple’ın gerçek durumu için bir sonraki yılın ilk mali çeyreğini beklemek ve satışların nasıl gittiği görmem çok önemli olacak.Webrazzi
Gazetelerde Bugün | 21 Ekim Salı
Hürriyet: Peşmergeye kapı açtık Milliyet: Peşmerge koridoruSabah: Siyasi ve askeri casusluk yaptılarVatan: Havadan, karadanTaraf: Erdoğan'ın Kobani kilidi kırıldı Akşam: Taktik savaşları Birgün: Sana düşman, bana düşman, düşüne insana düşmanBugün: Kobani için şaşırtan 3 adımStar: Peşmerge koridoruCumhuriyet: Kobani değil AKP düştüZaman: Provokatif cinayetler yeniden sahnedeYeni Şafak: Peşmergeye koridor iddiası 
Reklam
Yeni Gmail Uygulaması Yahoo ve Outlook Hesaplarını da Destekleyecek
Google tüm e-postalarımızı tek bir yerden yönetmemizi istiyor. Android için çıkacak olan ve Material Design anlayışı ile baştan tasarlanmış Gmail 5.0’a erken ulaşan Android Police, uygulamanın Gmail’in yanısıra Yahoo ve Outlook hesaplarını da destekleyeceğini keşfetti. Gmail uygulaması eskiden beri sadece Google’ın kendi e-posta servisini destekliyordu ve bu durum kullanıcıların farklı e-posta programları arasında geçiş yapmasını gerektiriyordu. Gmail’in yeni ikonlu, yuvarlak profil resimli ve gelişmiş e-posta yazma ekranlı bu yeni versiyonunun önümüzdeki haftalarda Android Lollipop ile birlikte gelmesi bekleniyor.
"Demba Ba 20 Gol Atarsa Beşiktaş Şampiyon Olur"
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, takımının son durumu hakkında konuştu.Fanatik’ten Mehmet Demircan’a bir röportaj veren Beşiktaş’ın Hırvat teknik patronu Slaven Bilic, şunları söyledi:“Bu sezon futbolcularıma çok güveniyorum. Gerçekten de şampiyonluğu çok istediklerini hissedebiliyorum. O havayı kokladım. Herkes gibi ben de yeni statta Şampiyonlar Ligi mücadelesi vermek istiyorum. İyi bir çıkış yaptık, liderlik koltuğuna oturduk ama lig uzun. Oyuncularım güçlü karakter göstermek zorundalar' dedi. Zirve yolunda tek olumsuz yönlerinin tecrübesiz bir ekip olmaları olduğunu söyleyen başarılı teknik adam, 'Tek dezavantajımız takımda şampiyonluk tadını, tecrübesini yaşamış fazla oyuncu olmaması. İşte burada da ben devreye girip bunu aşılamaya çalışıyorum. Ama şunu söyleyebilirim ki şu an takım ruhu 10 numara, böyle devam ederse mutlu son için büyük şansımız var.”'Taraftarlarımızdan önemli bir isteğim var. Biliyorsunuz henüz stadımız yok ancak bu yıl bizim için çok önemli. Başarıyı yakalamalıyız ki, yeni stadımızda Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edelim. Bizi yalnız bırakmıyorlar sağolsunlar ancak şartlar ne olursa olsun, biz nerede mücadele edersek edelim, bizi yalnız bırakmamalarını diliyorum. Emin olun, onlar tribüne gelmezse, bizi desteklemezse, başarılı olamayız. Söz veriyorum, şampiyon olduğumuz takdirde onlara bir sürpriz yapacağım, hayatları boyunca unutamayacaklar.”“Yönetim transferde her istediğimi yaptı”'Geçtiğimiz sezonki transfer politikasını kesinlikle eleştirmek istemiyorum. Öyle gerekiyordu, kulübün menfaati doğrultusunda gereken yapıldı. Fakat bu sezon yönetim, mükemmel bir iş başardı. Başkan başta olmak üzere Ahmet Nur Çebi, Metin Albayrak ve Mete Vardar’a özel olarak teşekkür etmek istiyorum. Demba Ba dedim aldılar, Gökhan dedim bitirdiler. Sosa’yı istedim beni kırmadılar. Bir de Molde’den Linnes vardı. Alacaklardı fakat olmadı. Belki ileride yine bitebilir ancak bu sezon şampiyonlukta iddialı olmamız için şartları kulübün lehine çevirdiler. Bir kez daha teşekkürler...'“Demba Ba’yı iyi ki aldık”'Demba Ba’nın takıma çok faydalı olacağını herkese inandırmaya çalıştım. Çok uğraştık iyi ki de aldık. Ba, oynadığı maçlarda neler yapabileceğini gösterdi. Zeki bir oyuncu, sadece kendisi için değil, takım için de faydalı işler yapıyor. Çok güçlü ve çok kurnaz. Ben iddia ediyorum, Demba Ba sağlıklı olsun, takımda istikrarı yakalasın gollerini atsın bu takım şampiyon olacaktır. Daha ileri gidiyorum. Demba Ba bu sezon 20 gol atsın Beşiktaş takımı şampiyon olacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın.'Fanatik
Eyüp Devlet Hastanesi Acil Servisi'nde MERS Karantinası
Eyüp Devlet Hastanesi Acil Servis'i, 'Mers virüsü' şüphesiyle karantinaya alındı.Hacdan 1 hafta önce gelen yaşlı kadın, 'Mers virüsü' şüphesiyle Eyüp Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Alınan bilgiye göre, 73 yaşındaki Feride isimli bir kadın, ateşi yükselince ve mide bulantısı başlayınca, oğlu tarafından saat 03.30'da Eyüp Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne getirildi. 1 hafta önce hac vazifesini yerine getirerek Türkiye'ye dönen kadının, yüksek ateşi olması sebebi ve hac görevi sırasında Suudi Arabistan'da yaygın görülen 'Mers virüsü' kapmış olabileceği şüphesi üzerine, hastanenin Acil Servisi kapatılarak karantinaya alındı.MASKE DAĞITILDIAcil Servisteki hastalar çevredeki diğer hastanelere sevk edildi. Hastane personeline de önlem olarak maske dağıtıldı. Durumdan habersiz olarak hastaneye gelen vatandaşlar, görevliler tarafından çevredeki hastanelere yönlendirdi.'Mers virüsü' şüphesi taşıyan kadının tetkiklerinin devam ettiği öğrenildi.DHA
Reklam
ABD: 'PYD Terör Listesinde Yer Almıyor'
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Harf, ülkesinin PYD ve PKK’yı ayrı örgütler olarak gördüğünü söyledi ve “PYD’nin desteklenmesi gerektiğini Türklere anlattık” dedi.ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Marie Harf, 'Türkiye bu koalisyonda kilit bir rol oynuyor ve birçok konuda önemli adımlar attı. Türkiye'yi çok çok yakın bir partner olarak görüyoruz' dedi. Harf, ayrıca ABD kanunlarına göre PYD ile PKK'nın ayrı gruplar olduğunu ifade ederek, 'IŞİD ile savaşan PYD gibi Kürt grupların desteklenmesinin çok önemli olduğuna inandığımızı Türklere açıkça belirttik' dedi.Harf, günlük basın toplantısında, ABD Başkanı Barack Obama'nın hafta sonu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile telefonda görüştüğünü hatırlatarak, iki liderin Kobani'deki durumu da konuştuğunu ve Obama'nın Erdoğan'ı Kobani'deki silahlı güçlere takviye gönderilmesi noktasında bilgilendirdiğini kaydetti.ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile konuyu görüştüğünü belirten Harf, görüşmelerinde Türkiye'ye, 'IŞİD'e karşı mücadele eden bu savaşçıların havadan yardımlarla desteklenmesinin önemi konusunu açıkça belirttiklerini' bildirdi.'Çavuşoğlu'nun açıklamasından memnuniyet duyuyoruz'Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun, Türkiye'nin, IKBY peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçmesine yardımcı olduğuna yönelik sözlerinin sorulması üzerine Harf, açıklamadan memnuniyet duyduklarını bildirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'PYD'nin PKK ile eş ve terör örgütü olduğu' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Harf, ABD kanunları altında PYD ile PKK'nın ayrı gruplar olduğunu söyledi.Harf, Kerry'nin Endonezya ziyaretinde, Türkiye’nin PKK ile mücadelelerini ve bu konudaki tarihi ve Türkiye'nin hassasiyetleri anladıklarını hatırlattı. Harf, 'Ama aynı zamanda, IŞİD ile savaşan PYD gibi Kürt grupların desteklenmesinin çok önemli olduğuna inandığımızı Türklere açıkça belirttik' dedi.ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının Kobani'deki silahlı güçlere havadan yardım açıklamasında herhangi bir grubun adından bahsetmediğine yönelik soru üzerine, 'Bu herhangi bir grupla alakalı değil, bu, Kobani ve çevresinde, IŞİD'i geri püskürtmeye çalışan bir grup Kürt savaşçı ile az miktardaki Kürt olmayan savaşçılarla ilgili' dedi.'PYD'nin PKK'nın yan kolu olduğuna inanıyor musunuz?' sorusu üzerine Harf, 'Aralarında bağ olduğunun farkındayız, bu konudaki tarihin ve bazı linklerin farkındayız' diye konuştu. Harf, ancak PYD'nin ABD'nin terör listesinde yer almadığını ifade etti.'Taktikler ve strateji noktasında düzenli istişare ediyoruz'Kobani'ye Türkiye üzerinden karayoluyla destek verilmesinin görüşülüp görüşülmediğine yönelik soru üzerine Harf, 'Türklerle IŞİD ile mücadelede birlikte çalışabileceğimiz bir dizi yolları konuşuyoruz. Genel anlamda söylersek bu görüşmelerimizde, hava saldırısının ötesinde ki Kobani civarına 135'in üzerinde hava saldırısı yaptık, sahadaki savaşçıları havadan yardımla desteklemenin önemine inandığımızı açıkça belirttik' dedi.'Türkiye ile ABD arasında ciddi görüş ayrılıklarının olduğuna' yönelik soru üzerine Harf, buna güçlü biçimde katılmadığını ve kamuoyundaki tartışmaların çoğu zaman gerçekle örtüşmediğini söyledi.Harf, 'Hem Başkan Obama hem de Bakan Kerry, hafta sonu Türk meslektaşlarıyla yapıcı görüşmeler yaptılar. Bu tehditle nasıl savaşacağımız noktasında aramızda bazı ayrılıkların olduğuna yönelik görüşlere katılmıyorum. Sonuçta hedef tamamen aynı. Taktikler ve strateji konusunda da düzenli istişare halindeyiz' dedi.'Türkiye, koalisyonda kilit rol oynuyor'Harf, 'Türkiye'nin Kobani'de adım atmadığına' yönelik eleştiriler hakkında da Türkiye ile çok yakın ilişkilerin olduğunu ve Türkiye ile koalisyona bir dizi yollardan yardımları konusunda görüştüklerini söyleyerek, 'Türkiye'nin koalisyona katılımı sadece bir eyleme katılmaları veya katılmamaları üzerinden tanımlanamaz. Biz bunu böyle görmüyoruz' dedi.Türkiye'nin bu koalisyonda kilit bir rol oynadığına işaret eden Harf, Türkiye'nin sığınmacılara kapıların açılması, yabancı savaşların geçişinin önlenmesi, IŞİD'in finansal gelirlerini önüne geçilmesi ve Suriyeli muhaliflere eğitim ve donanım programına ev sahipliği yapılması gibi birçok konuda önemli adımlar attığını söyledi.Harf, 'Sadece bir konudaki yaptıklarına veya yapmadıklarına bakıp, onların koalisyona katılımlarını yargılamanın adil olduğunu düşünmüyorum. Bu meselede (Kobani'ye silah ve insani yardım), Iraklı Kürtlerin silahları vardı, bizim de bunları havadan ulaştırma kapasitemiz ve olan da budur' ifadesine yer verdi.Harf, 'Türkiye'yi çok çok yakın bir partner olarak görüyoruz. Bu nedenle hafta sonu Başkan ve Bakan Kerry görüşmelerinde bulundu, General John Allen ve ABD Savunma Bakanlığı'ndan ekip Türkiye'deydi' diye konuştu.'Kobani'ye bazı yardımların Türkiye'den gittiğine' dair haberlerin sorulması üzerine Harf, konuyla ilgili medyada yer alan her haberin doğru olmadığını, bunun ABD'nin havadan yardım operasyonu olduğunu bildirdi.'Bu her zaman ihtimal'Havadan gönderilen silahların çatışmalarda yanlış tarafa düşme ve IŞİD'in eline geçmesi ihtimaline ilişkin soru üzerine Harf, 'Bu her zaman bir ihtimal olacaktır ama ABD ordusu bu tür operasyonlarda çok iyi ve şu anda bu konteynerlerin nerelere düştüğü ve kimler tarafından alındığının değerlendirmesi yapılıyor' dedi.Kobani'daki silahlı güçlere Irak'taki bölgesel yönetim tarafından gönderilen silahların aslında Irak'a ABD tarafından verilen veya satılan silahlar olup olmadığına yönelik soru üzerine Harf, 'Olabilir ama kontrol etmeliyim, silahların geçmişini bilmiyorum' dedi.Öte yandan, Harf, yeni yargı paketine yönelik soru üzerine, konuyla ilgili tüm detayı bilmediklerini ama Türkiye'deki yargıya erişimin etkinliği ve yargı sürecine dair kaygılarının sürdüğünü geçmişte belirttiklerini kaydetti.Bu arada, ABD Başkanı'nın IŞİD'e karşı küresel koalisyon için özel temsilcisi John Allen ile yardımcısı Brett McGurk'ün 21-31 Ekim arasında İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan, Kuveyt, Bahreyn, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'ı ziyaret edeceği açıklandı.ABD Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Allen ve McGurk ziyaret edecekleri ülkelerde, IŞİD'e karşı uluslararası koalisyona destek bağlamında hükümet yetkilileri, bölgesel ortaklar ve çok taraflı kurumlarla görüşmeler yapacak.Kaynak: AA
Halkalı Gümrük Sahasında Yangın
İstanbul Küçükçekmece'deki Halkalı Gümrük Müdürlüğü sahasındaki 5 katlı bir antrepoda çıkan yangın, 2 saatlik bir çalışmanın ardından kontrol altına alındı. Yangında antrepo kullanılamaz hale geldi.Halkalı Gümrük Müdürlüğü sahasındaki tekstil ve kozmetik malzemelerin olduğu 5 katlı bir antrepoda, henüz belirlenemeyen bir nedenle gece saatlerinde yangın çıktı.Olay yerine Bahçelievler, Gaziosmanpaşa, Küçükçekmece, Beyoğlu, Fatih ve Bakırköy'den itfaiye ekipleri ile polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.120 kişilik itfaiye ekibinin 48 araçla müdahale ettiği yangında, zaman zaman patlamalar meydana geldi. Yangın sırasında suyu biten itfaiye ekipleri, gümrük sahasının yanındaki Küçükçekmece Gölü'nden su temin etti. Ekiplerin yangın kuleleri ve köpük de kullandığı yangın, yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından kontrol altına alınabildi.Gümrük sahasına gelerek incelemelerde bulunan İstanbul Valisi Vasip Şahin, yangını depoda çalışan işçilerin fark ettiğini, söndürmeye çalıştıklarını ancak başaramayınca itfaiye haber verdiklerini söyledi. Binanın tamamen yandığını belirten Şahin, olayda ölen ya da yaralanan kimse olmadığını ifade etti.Enkaza dönen antrepoda, itfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sürüyor.Kaynak: AA
Reklam
O Ses Türkiye'de Berfin Gelevera Deresi'yle Coşturdu
O Ses Türkiye programında Gelevera Deresi türküsünü seslendiren yarışmacı Berfin Bulut büyük beğeni topladı.TV 8'de Acun Ilıcalı'nın yapımcılığını üstlendiği O Ses Türkiye'nin bu geceki bölümünde, Gelevera Deresi türküsünü seslendiren bayan yarışmacı Berfin Bulut, jüri ve seyircinin büyük beğenisini topladı.4 jürinin de döndüğü Berfin Bulut Gökhan Özoğuz'u seçerek yarışmaya devam etme kararı aldı.Ensonhaber
Eski Türkiye ile Yeni Türkiye Arasındaki 11 Temel Fark
etiket
Nedir bu gazetecisinden siyasetçisine herkesin bahsettiği “Yeni Türkiye?”. Eski Türkiye 1923’te başlayan ve 3 Kasım 2002’ye kadar devam eden birinci cumhuriyet dönemini ima ederken, Yeni Türkiye 3 Kasım 2002’de gerçekleşen Post-modern Devrimci Demokratik Anadolu Halkları Aşağıdan Devrimi’yle başlayıp bugüne dek süregelen cinsiyet eşitlikçi, ekolojik, ortak paylaşımcı özyönetim sürecini kastediyor. Bu konuda herkes hemfikir olsa da pek çok insan Eski Türkiye ile Yeni Türkiye arasındaki farkları tam olarak bilmiyor. İşte Yeni Türkiye'yi Eski Türkiye'den ayıran 10 temel fark:
Reklam