onedio
4.4 Milyar İnsanın İnternet Erişimi Yok
Yeni bir araştırma, dünya nüfusunun yarısından fazlasının internete erişimi olmadığını gösterdi. Araştırmada Türkiye'de internet erişimi olmayan 40 milyon insan yaşadığı belirtildi.McKinsey&Company firması tarafından yapılan araştırmada, küresel alanda internete erişimi olmayan insan sayısı 4.4 milyar olarak belirdi. İnternete bağlantısı olmayan insanların dünyanın dört bir yanındaki 20 ülkede yaşadığı ifade edilirken, internet bağlantısı bulunan nüfus ise 3.2 milyar.Hindistan, 1 milyar 63 milyon ile internet bağlantısı olmayan en fazla insanı barındıran ülke olurken, dünyanın en kalabalık ülkesi Çin, 736 milyon ile ikinci sırada yer aldı. Çin'i Endonezya, Bangladeş ve Brezilya takip etti. 320 milyona yaklaşan nüfusa sahip olan ABD'de ise internet erişimi olmayanların sayısı 50 milyon.Raporda, Türkiye'de interneti olmayanların sayısı 40, Mısır'da 41 ve İran'da 53 milyon olarak belirdi. Nüfus yoğunluğuna göre internet erişim oranı sıralandığında, Türkiye Çin'in ardından gelen ülke oldu.Dünyanın 'internetsiz' ülkeleri ise Afrika'dan çıktı. Myanmar nüfusunun yüzde 99.5'inin internete bağlantısı bulunmazken, bu oran Etiyopya'da yüzde 97.8, Tanzanya'da yüzde 95.4 olarak belirdi. Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde ise nüfusun yüzde 94.8'inin internet bağlantısı bulunmuyor.Genç insanların interneti yokRapor, internet bağlantısı olmayan insanların yüzde 64'ünün kırsal bölgelerde ve altyapının güçsüz olduğu coğrafyalarda yaşadığına dikkat çekti. En fazla insanın internetten mahrum kaldığı Hindistan'da, nüfusun yüzde 45'inin düzenli elektriği bulunmuyor.İnternete bağlantısı olmayan nüfusun yüzde 80'inin 55 yaşın altında olduğunu belirten raporda, yüzde 42'lik oranın da 25 yaş altı olduğu ifade edildi. Söz konusu rakamlar, Google ve Facebook'un başını çekmeye çalıştığı bedava internet kampanyalarının önemini ortaya çıkardı. Facebook, kısa süre önce Afrika'da mobil internet kullanıcılarının sayısının 100 milyona ulaştığını açıklamıştı.Kaynak: Al Jazeera
Kobani'de YPG 'Kent Savaşına Hazırlanıyor'
Kobani'de çatışmalar şiddetlenerek devam ederken, Kobani Kantonu Eşbaşkanı Enver Müslim, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)'in kente girdiği iddialarını reddetti. BBC Türkçe'ye konuşan Müslim, Kürt kuvveti YPG'nin ''büyük bir kent savaşı hazırlığında olduğunu'' söyledi.IŞİD'e yakınlığı ile bilinen Takva isimli haber sitesinde ve sosyal medyada, IŞİD'in Kobani'ye girdiğine dair haberler ve iddialar yayımlanmıştı. Takva sitesi örgütün Perşembe günü kente girdiğini iddia ediyor.Müslim ise IŞİD'in psikolojik bir savaş yürüttüğünü söylüyor.YPG ile IŞİD arasında 1 kilometre mesafe olduğunu söyleyen Müslim, ''Kobani'nin özellikle doğu ve güney tarafında yoğun şekilde top atışı var.'' diyor.Müslim, aralarında sivillerin de bulunduğu birkaç kişinin yaralandığını, yaralananların sınırın Türkiye tarafında Suruç'ta hastaneye kaldırıldığını söyledi.BBC Türkçe'den Rengin Arslan, Suruç'ta sınır hattında yapılan top atışlarının Mürşitpınar tarafından rahatlıkla duyulabildiğini, çıkardığı duman ve bombalanan noktaların görülebildiğini bildirdi.Sınırda nöbette olan HDP Şanlıurfa milletvekili İbrahim Ayhan, muhabirimizle yaptığı görüşmede, IŞİD'in kentin içinde olduğu iddialarını reddetti.Kobani'den sorularımızı yanıtlayan Enver Müslim, Kobani halkı tarafından boşaltılan 300'den fazla köyün IŞİD'in elinde olduğunu ve örgütün köydeki mülklere el koyduğunu söyledi.Enver Müslim ABD uçaklarının dün akşam bombalama gerçekleştirdiğini, ancak saldırıların Kobani yakınlarındaki hedeflere yönelik olmadığını kaydetti.Başbakan Ahmet Davutoğlu ise dün akşam ATV'de katıldığı yayında, 'Kobane'nin düşmesini istemiyoruz' dedi.Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Davutoğlu, 'Kobani'nin düşmemesi için de ne gerekiyorsa, elimizden geleni yaparız' dedi. Davutoğlu Kobani'den gelenlere Türkiye neden silah vermiyor sorusunun sorulduğunu söyleyerek 'Biz nasıl verelim, bu ancak koalisyon içinde olur' şeklinde konuştu.Davutoğlu Kobani'den kaçıp Türkiye'ye gelenlerin sayısının 186 bine ulaştığını söyledi.Davutoğlu Kobani'nin düşmesi halinde bunun çözüm sürecine bağlanmaması gerektiğini de söyledi.Davutoğlu çözüm sürecinde 'Bu kadar gelinmiş yolda eğer Kobani düştü diye... bunu dönüp çözüm sürecine mal etmek istenirse bu yapılabilecek en büyük hata olur. Bunun vebali de kararı alanlarüzerine olur. Ama bizim yanımızda durulursa Türkiye Suriye'deki Kürtlerin de hamisidir' dedi.Davutoğlu, Kobani'nin düşmesi durumunda bunda 'Türkiye'nin hiçbir dahli hiçbir vebali yoktur'' diyerek bu durumdan PYD'nin sorumlu olacağını söyledi.Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye ile sınır hattında bulunan Kobani'de PKK'ya yakınlığı ile bilinen Halk Savunma Birlikleri YPG kuvvetleri uzun bir süredir IŞİD ile savaşıyor.Son dönemde gittikçe şiddetlenen IŞİD'in saldırıları Türkiye sınırından izlenebilir hale geldi.Türkiye ile müzakere süreci yürüten PKK'nin Kandil'deki isimlerinden son günlerde sert açıklamalar gelmiş, çözüm sürecinin Kobani'de olup bitene bağlı olduğu söylenmişti. Kürt yetkililer Türkiye'yi IŞİD militanlarına yardım ve destek sağlamakla suçluyor.HDP milletvekilleri aracılığı ile bir açıklama yayımlayan PKK lideri Abdullah Öcalan da Kobani düşerse çözüm sürecinin de biteceği mesajını iletti.BBC Türkçe
Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğine Dair En Çok Sorulan 10 Soru
Kentlerde yaşayan pek çok kişinin günlük hayatlarında ve gündemlerinde yer bulamayan mevsimlik gezici tarımda çalışan çocuk işçilerle ilgili en sık duyduğumuz 10 soruyu ve cevabını derleyip fotoğrafçı Servet Dilber’in kareleri eşliğinde, bu çocukların #oradaneisivar diye sorarak sizlerle paylaşıyoruz. Fotoğraflar (c) Servet Dilber/ Hayata Destek Derneği 2014“Bu İş Çocuk Oyuncağı Değil”, Hayata Destek Derneği’nin sahada ve saha dışında yürüttüğü bir kampanyadır.Daha fazla bilgi için:   hayatadestek.org / buiscocukoyuncagidegil.com  
Reklam
Sağlıklı Bir Kurban Bayramı İçin 15 Püf Noktası
Kurban Bayramı süresince tüketeceğiniz et miktarıyla paralel olarak yaşayacağınız sorunları minimuma indirnek için önerilerimize bir göz atın!1) Etler kaliteli protein kaynağı olmasının yanı sıra yağ, çeşitli minerallerin (özellikle demir, çinko, fosfor, magnezyum) ve vitaminlerin (özellikle B12, B6, B1 ve A vitamini ) de kaynağıdır. Etlerin çok yağlı kısımları tüketilmemeli, hayvanın iç yağları yemeklere lezzet vermek amacıyla kullanılmamalıdır. Etler, sağlıklı beslenme ilkeleri doğrultusunda sebzelerle birlikte pişirilmeli veya et yemeklerinin yanında sebzelerin de bulunması önemlidir.2) Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyonu olan bireyler kurban bayramında, yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, kısıtlı miktarlarda tüketmeli, aşırıya kaçmamalıdırlar. Yapılan araştırmalara göre, ağır tüketilmiş bir öğün sonrası kalp krizi geçirme riski oldukça yüksektir.3) Kurban Bayramı süresince fazla miktarda et tüketimi birçok rahatsızlığın gelişmesine ve var olan rahatsızlıklarınızın artmasına neden olabilir. Tüketilen et miktarının kontrol edilmesinin yanında, pişirme teknikleri de oldukça önemlidir. Etle yapılan yemeklerin hafif olması için kendi yağıyla pişirin, ilave yağ eklemeyiniz.4) Etler sindirimi zor olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır, Bu nedenle özellikle mide barsak hastalığı olan bireyler kurban etlerini hemen tüketmemeli, buzdolabında birkaç gün beklettikten sonra, haşlama veya ızgarada pişirme yöntemiyle pişirerek tüketmelidirler.5) Et ve ürünleri posa içeren bir yiyecek grubu değildir. Bu nedenle bayram tatili süresince aşırı miktarda tüketilmesiyle kabızlık gelişebilir. Kabızlık oluşumunun engellenmesi ve çeşitli antioksidanların alınması için etlerin mutlaka sebze yemekleriyle birlikte veya yanında sebzeyle birlikte tüketilmesi gerekmektedir.6) Kırmızı et tüketimi ile ilgili çalışmalar oldukça fazladır. Epidemiyolojik, kanıta dayalı çalışmalar sıklıkla ve sağlıksız pişirme tekniği ile pişirilen kırmızı et tüketen bireylerde kolon ve mide kanserine yakalandıkları yönünde gelişmiştir. Buna ek olarak yağlı et tüketimi ile birlikte kan yağlarında ve ürik asit düzeyinde artış olduğu bilinmektedir.7) Bu nedenle kırmızı et tüketiminde sıklık azaltılıp haşlama öncelikli olmak kaydıyla, fırınlama ve ızgara yöntemleri kullanılarak pişirilmesi daha güvenlidir ve uzmanlarca önerilmektedir. Sıklık açısından haftada 2 kez tüketmek en sağlıklısı. Pişirme esnasında pişirme suyu atılmamalı, bu nedenle et az suda pişirilmelidir. Etli sebze yemeklerine yağ kullanmamak en sağlıklı yöntemdir.8) Bakteri bulaşma riskini azaltmak için; kesim yapılacak yerlerin zemininde su ve kanın birikmemesi sağlanmalıdır. Etle temas eden bıçak ve satır gibi aletler temiz olmalıdır, kesimi yapacak olan görevliler mutlaka kendi kişisel temizliklerine özen göstermelidirler.9) Etleri, büyük parçalar şeklinde değil kıymalık, kuşbaşılık, pirzola, biftek ve bonfilelik olarak ayrılmalı, günlük pişirilecek miktarlara bölünmeli ve buzdolabı poşetine veya yağlı kâğıda sarılarak buzdolabının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır.10) Bu şekilde hazırlanan etler, buzlukta ( -2 ºC ) birkaç hafta, derin dondurucuda ise (-18 ºC ) daha uzun süre ile saklanabilir. Sakatat ve organ etleri buzdolabında 1–2 gün saklanabilir, etler kıyma haline getirilirse saklama süresi kısalır kıyma buzdolabında 1–2 gün parça et ise 2-3 gün saklanabilir.11) Etler kolaylıkla bozulabilen potansiyel riskli besinlerdir. Etlerin dondurulduktan sonra tekrar çözdürülmesi bazı mikroorganizmalar için üreme yeri oluşturur ve bu da sağlığımızı tehdit edebilir. Bu nedenle buzlukta saklanan etler buzluktan çıkartılınca yemek içinde tamamen kullanılacak şekilde parçalara ayrılarak buzluğa konulmalı, çözdürülen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.12) Çözdürülmek istenen et, oda ısısında açıkta bırakılacak şekilde değil, yine buzdolabında çözünmesi sağlanmalıdır. Derin dondurucuda saklanan etin, buzdolabının sebzelik kısmının üstüne konularak çözünmesi beklenebilir. Çabuk çözünmesi amacıyla uygulanan kalorifer, soba üzerinde çözdürme, oda sıcaklığında bekletme vb. sakıncalı yöntemlerdir.13) Pişirilmiş gıdalar oda sıcaklığına kadar soğudukları zaman üzerilerindeki mikropların sayısı hızla artmaya başlar. Pişirilen gıdaların uzun süre bekletilmesi mikropların çoğalma riskini arttırır, güvenli olması açısından pişirilmiş gıdalar soğumadan tüketilmelidir.14) Güvenli bir şekilde pişirilmiş gıdalar çiğ gıdalarla çok az bir temasta bile bulunsa kontaminasyona neden olabilir. Örneğin pişmemiş bir eti parçalamak için kullandığınız tahtayı veya bıçağı yıkamadan pişmiş bir gıda için kullanmayın.15) Mutfakta tezgah yüzeyini ve ekipmanlarınızı temiz tutunuz. Gıdalar kolayca kontamine olabildikleri için gıda hazırlanmasında kullanılan bütün yüzeyler temiz tutulmalıdır.Kaynak: Mahmure
Economist: Tezkerenin Hedefi IŞİD mi Yoksa Kürtler mi?
İngiliz Economist dergisi bu haftaki sayısında, Kürtlerin yoğun yaşadığı Suriye'nin kuzeyindeki gelişmelerin Türkiye'de hükümet ve PKK arasındaki 'çözüm sürecine nasıl bir etkisi olacağı' sorusunu irdeliyor.Ankara ve Kandil menşeli yazıda, KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık'ın, 'hükümetin çözüm sürecine ilişkin Eylül sonuna kadar adım atmaması üzerine ateşkesi bitirebilecekleri' yönündeki ifadelerine yer veriliyor ve hükümetin de 1 Ekim'de Abdullah Öcalan'ya yürütülen barış görüşmelerinin takibi için bir yönerge öne sürdüğü hatırlatılıyor.Economist , 'PKK'nın uzun soluklu talebinin karşılandığını ve ateşkesin 18 aydır devam ettiğini' belirtip 'Ama ne kadar sürecek?' diye soruyor.'IŞİD'in Kobani'ye yönelik saldırılarının devam ettiği bir dönemde bu sorunun giderek daha öncelikli bir mesele haline geldiğine' dikkat çeken dergi şöyle devam ediyor:'Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, diğer bölgelerdeki muhalif gruplarla mücadelesine yoğunlaşabilmek için Suriyeli Kürtleri PYD'ye devretti.''PYD ve silahlı kanadı YPG'nin, PKK'ya yakın bağları var.''Bayık, Türkiye'nin İslam Devleti (IŞİD) savaşçılarına destek olduğunu çünkü Türkiye'nin, Suriyeli Kürtlerin 'kanatlanan' özerkliklerini 'ezmek' istediğini söylüyor. Türkiye bu iddiaları reddediyor.''(…) Türkiye, sınırında başka bir Kürt varlığının oluşmasından büyük bir tedirginlik duyuyor. Bir de bunun üstüne, Türkiye'nin artık en büyük bölgesel müttefiki ve ticaret ortağı olan Irak Kürdistanı'nın aksine, Kürtçe'de Rojava olarak bilinen Suriye'deki Kürt bölgesi, Türkiye'nin en büyük düşmanı PKK'nın hâkimiyetinde.'Dergi, bölgede öngörülemeyen bu durumun AKP hükümetini Öcalan'la barış görüşmelerine kaldığı yerden devam etmeye ittiğini belirtiyor ve akademisyen Arzu Yılmaz'ın şu sözlerine yer veriyor: 'Rojava'nın kaderi ve Türkiye'deki barış süreci birbirinden ayrılamaz.' Yılmaz, Türkiye'nin planının, ateşkesin gelecek yaz yapılacak genel seçimlere kadar devam etmesini sağlamak olduğuna ve bunu Kürtlere yönelik ufak adımlar atarak yaptığına dikkat çekiyor.Haberde, 'devlet okullarında seçmeli Kürtçe dersleri verilmesinin de bunlara dâhil olduğu fakat uygulamanın başlamadığı' da belirtiliyor.Dergiye konuşan HDP milletvekili Altan Tan, 'Son üç yıldır çocuklarım Kürtçe sınıflarına yazılmaya çalışıyor fakat bize öğretmen olmadığını, yeterli talep olmadığını söylüyorlar' diyor.Kürtlerin, Kürtçe eğitim veren okul açma girişiminde bulundukları fakat polisin bu okulları geçen ay mühürlediği, bunun üzerine kendilerini, 'PKK'nın genç kanadı' olarak tanıtan bir grubun 30'dan fazla devlet okulunu ateşe verdiği, bu durumun Kürtler dâhil sıradan vatandaşların tepkisini çektiği de Economist'in yazısında yer verdiği gelişmelerden.Dergi şöyle devam ediyor:'PKK, Türkiye'de ilerleme kaydedilmediğinden yakınsa da, AK Parti ile pazarlığın büyük bir bölümü Suriyeli Kürtler etrafında dönüyor. Türkiye PYD'ye Esad'la açıkça ilan edilmemiş olan ateşkesi sonlandırması ve Esad'ı devirmek isteyen muhaliflere katılması için baskı yapıyor.''Aynı zamanda da, PYD'ye rakip Suriyeli Kürt gruplarla 'iktidar paylaşımına' gitmesi söyleniyor. Dahası, Türkiye PYD'nin PKK ile bağlarını koparmasını istiyor ve hatta belki de, mültecilerin barınması, muhaliflerin eğitilmesi ve donatılması için planlanan 'güvenli bölgenin' parçası olabilecek Kobani'deki kontrolünü de devretmesini istiyor.'Türiye'nin 'uzlaştırıcı' adımlar attığına da dikkat çekilen yazıda, Kobani'deki şiddetten kaçan on binlerce Kürt mülteciye kapıların açıldığı, yaralı YPG savaşçılarının ilk defa Türk hastanelerinde tedavi görmesine izin verildiği de aktarılıyor.Economist ayrıca, 'Türkiye'nin Batı'daki dostlarının PKK ile barış görüşmeleri, AK Parti'nin büyük başarısı olarak gördüğünü' de ifade ediyor.Dergiye konuşan Nuray Mert, hükümetin 'PKK'nın silahsızlanması' gibi taleplerle yüklendiği ve işbirliğine fazla karşılık vermediği Öcalan'ın itibarını çökertme riski doğurduğuna, bu durumun da Öcalan'ın PKK üzerindeki kontrolünün zayıflamasına neden olabileceğine' dikkat çekiyor.Economist ayrıca, AK Parti'den üst düzey bir yetkilinin 'Türkiye'nin aynı anda hem İslam Devleti (IŞİD) hem de PKK ile savaşmasının 'kâbus bir sonuç' olacağı' yönündeki sözlerini aktarıyor.Dergi, Yeni Şafak gazetesinin 'Süleymah Şah türbesini koruyan Türk askerlerinin IŞİD tarafından çevrelendiği' yönündeki haberini, uzmanların 'Türkiye önce cihatçılara karşı önleyici bir savaş yürüteceği' şeklinde yorumladığını yazıyor ve yazıyı şöyle noktalıyor:'Her halükarda, Türkiye kendi adamlarının güvenliğini Suriye'ye müdahale etmek için bir mazeret olarak kullanabilir.''Ama hala bir soru var: Ana hedefi İslam Devleti mi (IŞİD) yoksa Kürtler mi olacak?'BBC Türkçe
Reklam
İşte Türkiye İlerleme Raporu'nun Taslağı....
Türkiye'nin AB süreci ile ilgili 17'inci İlerleme Raporu 8 Ekim'de açıklanacak. Hürriyet gazetesi raporun taslağına ulaştı. Raporda yargının bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, basın özgürlüğü gibi konulardaki endişelere dikkat çekiliyor. Temel haklar konusunda ise 'tablo karışık' ifadesi kullanılıyor.AB Komisyonu 8 Ekim'de Türkiye'nin AB üyelik süreci ile ilgili 17'inci İlerleme Raporu'nu açıklayacak. Hürriyet gazetesi raporun taslağına ulaştı.Taslak raporda, 'temel haklar konusunda karışık bir tablo söz konusu' ifadelerine yer veriliyor, son bir yılda Türkiye'nin bazı alanlarda ilerleme kaydettiği düşünülse de, 'yargının bağımsızlığı, yolsuzlukla mücadele, basın özgürlüğü' gibi konulardaki endişelere dikkat çekiliyor.Türkiye'deki yargı sistemi hakkında, 'Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Yasası'ndaki değişiklikler ve sonrasında yargıç ve savcılara yönelik görevden almalar, yargının bağımsızlığı, tarafsızlığı ve kuvvetler ayrılığı konusunda ciddi endişelere neden oldu' deniliyor.AB'nin Türkiye İlerleme Raporu'nun taslağında yer alan bir başka başlık ise yolsuzlukla mücadele. Taslak raporda, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk soruşturmalarına değiniliyor. Hükümetin suçlamaları, 'devlet içinde Gülen hareketi tarafından kontrol edilen bir paralel yapının yargı darbesi girişimi' olarak nitelendirdiği belirtiliyor. Hükümetin ithamlara verdiği yanıtın yargının bağımsızlığına, tarafsızlığına ve etkinliğine karışma anlamına gelen ciddi endişeye neden olduğu vurgulanıyor.Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenli bir şekilde gerçekleştiği belirtiliyor, ancak kampanya döneminde, devlet kaynaklarının başbakanın yararına kullanıldığı ve medyanın yetersiz tarafsızlığı konularında endişelere neden olduğu vurgusu yapılıyor. seçimlere yapılan itirazın ülkedeki 'belirgin kutuplaşmanın belirtisi' olduğuna dikkat çekiliyor.Gezi eylemlerine de değinilen raporda, 'Yetkililerin 2013'teki Gezi eylemlerini ele alış şekline yönelik soruşturmalara, kanıt kaybı, engelleme ve cinsel taciz iddialarının soruşturulmasının reddedildiğine yönelik haberlerle engel olundu. Tüm iddialara yönelik bağımsız, hızlı ve etkili soruşturmaların güvence altına alınması ihtiyacı var' deniliyor.Taslak raporda, kötü muamelede azalma eğiliminin sürdüğü belirtiliyor. 'AİHM'e yapılan başvurularda belirgin düşüş oldu. Zorlu bir ortamda adalet, özgürlük ve güvenlik alanında iyi ilerleme sağlandı. Türkiye, ağır yüke rağmen göç ve sığınma politikaları alanlarında önemli adımlar attı' ifadeleri kullanılıyor. Ancak gösterilerde sıklıkla aşırı güç kullanımı ve tutuklamaların endişe konusu olduğu vurgulanıyor.CNN Türk
Peri Çayı Üzerindeki İmarsız Baraj ve HES'e Durdurma Kararı
Peri Çayı üzerinde yapımı protestolar eşliğinde süren Pembelik HES, 'imar planı bulunmadığı' gerekçesiyle durduruldu.Elazığ 1'inci İdare Mahkemesi, Tunceli ile Elazığ sınırları arasındaki Peri Çayı üzerinde yapımı süren Pembelik Barajı ve hidroelektrik santralinin imar planı bulunmadığı gerekçesiyle yapımının durdurulup, mühürlenmesine karar verdi.Elazığ 1'inci İdare Mahkemesi'nin Pembelik Barajı ve HES inşaatının durdurulup mühürlenme kararı ardından Tunceli'de çevre aktivisti ve avukat Barış Yıldırım, Dersim Kültürel ve Doğal Mirası Koruma Girişi ve arazileri Pembelik Barajı ve HES suları altında kalacak Nazimiye köylüleri ile birlikte basın toplantısı düzenledi.Yıldırım, mahkemenin Tunceli bölgesinde yapımı devam eden ve yapılmasına karar verilen toplam 26 HES'in yapımını doğrudan ilgilendirecek önemli bir karar verdiğini belirterek, şunları söyledi:'Dersim Kültürel ve Doğal Miras Koruma Girişimi olarak daha önce Tunceli Özel İdare Genel Sekreterliği'ne başvurarak Tunceli bölgesinde yapımı devam eden ve bitirilen toplam 8 HES projesinin imar planı olmadan yapımlarına başlandığı ve bazılarının bitirildiği kaçak olan bu HES'lerin derhal mühürlenmesi ve yapımlarının durdurulmasını istedik. Bizim bu talebimiz Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından da haklı bulundu. Ancak İl Özel İdare Genel Sekreterliği ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri suç işleyerek bu barajları mühürlemedi. Son alınan yargı kararı artık bu durumun hukuken de haklılığımızı ispatının bir örneğidir. Elazığ 1'inci İdare Mahkemesi Pembelik Barajı'nın imar planı bulunmadığı gerekçesi ile durdurulması ve mühürlenmesine karar verdi. İlimiz sınırları içinde bir HES hariç diğer tüm HES'lerin imar planı bulunmamaktadır. Bu karar diğer HES inşaatları için emsal karar olma niteliği de taşıyacaktır.' TUNCELİ/DHA
Prandelli Patladı: "Yalanlara Son Verin"
Galatasaray'ın İtalyan teknik direktörü Cesare Prandelli, son günlerde yaşananlar hakkında çok sert bir açıklama yaptı.Galatasaray’ın resmi internet sitesinde yer alan açıklama şöyle:Arsenal maçı sonrası değişik medya organlarında çıkan ve bir virüs gibi yayılan bazı tehlikeli haberler nedeniyle bu açıklamayı yapmam zorunlu hale gelmiştir. Maalesef bu açıklamayı, kulübüme, bana, takımıma ve yaptığımız işe biraz saygı rica ettiğim basın buluşmamızdan bir hafta sonra yapmaktayım!Maç öncesi yayıncı kuruluşa verdiğim röportajda, örnek bir sporcu gördüğüm Selçuk İnan’ın kadroda olmayışın nedenlerini açıkça anlattım. Ancak Türkiye’nin saygın kurumlarından birinin internet sitesi, o yayında ben “Oynamama talebi Selçuk’tan geldi. Bana geldi yorgunum dedi” diye bir ifade kullanmışım gibi haber yaptı. Bu haber üzerine yorumlar yapıldı hatta şaşırtıcı biçimde yayıncı kuruluş bile bu tarz bilgiler aktardı. Bunun üzerine basın toplantısında bu kararın neden alındığını bir kez daha üstüne basa basa anlattım. Kaptanımız da bahsi geçen asılsız habere ve yorumlara cevap verdi. İlginç bir şekilde Selçuk’un sözleri sanki bana cevapmış gibi yansıtıldı. İfadelerimizin çelişkili olduğu ve aramızda bir sorun varmış gibi aksettirildi.Bugün bu hayali soruna, takımı da dahil etmeye çalışanları üzülerek görmekteyim. Bazı oyuncuların Selçuk’u bana şikayet ettiği, benim oyuncumu kafamda sildiğim gibi son derece çirkin ithamlar da bu senaryonun bir parçası olarak devam etmekte. Oyuncularımı, seven ve sayan bir teknik adam olarak onlara her zaman gerçekleri anlatırım. Bizler takımın iyiliği için her konuyu yüz yüze konuşabilen insanlarız. Büyük Galatasaray taraftarının kimlerin hangi kafa yapısı ve hangi amaç doğrultusunda hareket ettiklerini çok iyi gördüklerine inanıyorum. Şunun da altını çizmek isterim, medya eğer bir skandal arıyorsa çarşamba akşamı Londra’da maç yapan bir takımın, cumartesi günü Kayseri’de sahaya çıkacak olmasıyla ilgilenebilir!Son olarak “istifa edecek” haberleriyle ilgili şunu söylemek istiyorum. Hiçbir yere gitmiyorum! Şampiyonluk için, 4’üncü yıldız formamıza işlemek için şevkimi, çalışma, kazanma arzumu hiç kaybetmedim ve işimin başındayım. Ben, ekibim ve futbolcularım sonuçları düzeltmek için var güçleriyle çalışmaya devam edecektir. Bana ilk geldiğim günden bu yana Galatasaray’ın gücünün bir olmaktan geldiği söylenmişti. Camiamızın ve taraftarlarımızın bu birlik için destek vereceğinden zerre şüphem yok.Cesare PrandelliGalatasaray Futbol Takımı Teknik DirektörüAçık Mert Korkusuz
Reklam
Bir ABD'liye Daha Ebola Teşhisi Konuldu
Liberya'da çalışan Amerikalı serbest kameramana Ebola teşisi konuldu.NBC News'ten yapılan açıklamada, kendileri için Liberya'da çalışan bir Amerikalı serbest kameramana Ebola teşhisi konulduğu ve tedavi için ABD'ye döneceği belirtildi.Kameramanın çarşamba günü Ebola semptomları gösterdiği, ateşi ve ağrısı olduğu, kendini yorgun hissettiği belirtildi. 33 yaşındaki kameramanın perşembe sabahı Medecins Sans Frontieres'e (Sınır Tanımayan Doktorlar) ait tedavi merkezine gittiği ve testlerden 12 saat sonra Ebola virüsü kaptığı haberini öğrendiği ifade edildi.NBC News'ın, ailesinin isteği üzerine adını bildirmediği kameramanın, Liberya'da birçok projede çalıştığı ve aynı zamanda yazarlık yaptığı kaydedildi.NBC News Başkanı Deborah Turness'un, söz konusu kameramanın virüs kaptığıyla ilgili çalışanlara yaptığı açıklamada, ''O'na en iyi bakımı sağlamak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz'' ifadesini kullandı ve kameramanın ABD'ye tedavi için geleceğini bildirdi.Öte yandan, ayında Batı Afrika'da misyonerlik ve yardım faaliyetlerinde bulunan Dr. Kent Brantly ve Nancy Writebol adlı Amerikalıların virüsten etkilendiği ve geçen ay da Dr. Rick Sacra'nın Liberya'da bir hastanede çalışırken virüs kaptığı belirtilmişti. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) 3 gün önce, Liberya'dan ABD'nin dallas kentine gelen Liberya vatandaşı Thomas Eric Duncan'ın Ebola virüsü taşıdığını ve ülkede ilk defa Ebola virüsü teşhisinin konulduğunu teyit etmişti.Milliyet
Reklam
Bankalar Müşteriye Sormadan Enflasyon Artı Yüzde 20 Zam Yapabilecek
Bankaların, bankalar ve diğer bireysel kredi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşların alacakları ücretlere ilişkin yasal düzenleme tamamlandı. Bankalar, ücretleri enflasyonun yüzde 20 fazlasına kadar müşterisine sormadan, yalnızca bilgilendirme yaparak artırabilecekler.Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) finansal tüketicilerden alınacak ücretlere ilişkin esasları belirleyen yönetmeliği bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.Tebliğe göre, finansal tüketiciler ile yapılacak sözleşmeler kapsamında sunulacak ürün veya hizmetlerin ücret tarifesini ve bilgi verilmesi gereken diğer hususları göstermek üzere sözleşmeye ilişkin her bir ürün veya hizmetin asgari olarak; adı ya da tanımı, vadesi ya da süresi, tahsil edilecek faiz, kar payı veya ücret kalemleri ile bunların tahsil yöntemi, geçerli olduğu süre, geçerlilik süresi sonunda yapılacak değişikliğin tutarı, oranı ya da değişikliğin hangi esasa göre yapılacağı hususlarını içerecek şekilde bilgilendirme formu hazırlanması zorunlu olacak.BİLGİLENDİRME FORMUBilgilendirme formu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olarak kabul edilecek. Sözleşmenin yazılı olarak kurulması durumunda bu formun taraflarca imzalanmış bir nüshasının finansal tüketiciye verilmesi zorunlu tutuldu. Ürün veya hizmetlere ilişkin sigorta sözleşmeleri, ürün veya hizmetlere ilişkin sözleşmelerden ayrı olarak düzenlenecek.ÜCRETLERDE ENFLASYON +YÜZDE 20’YE KADAR ARTIŞ SERBESTBir takvim yılı içinde ücretlerde, Türkiye İstatistik Kurumunca bir önceki yılsonu itibariyle açıklanan yıllık tüketici fiyatları endeksi artış oranının yüzde 20 fazlası ve üzerinde artış yapılabilmesi için finansal tüketiciden onay alınması gerekiyor.Bunun altında artış öngören değişikliklerin ise finansal tüketiciye en az 30 gün önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla veya kaydı tutulan telefon vasıtasıyla bildirilmesi zorunlu olacak.15 GÜN İÇİNDE VAZ GEÇME HAKKIBu bildirim üzerine finansal tüketicinin kendisine bildirim yapıldığı tarihten itibaren 15 gün sonrasına kadar ürünün veya hizmetin kullanımından vazgeçme hakkı saklı olacak. Bu hakkın kullanılması h?linde uygulanacak ücret artışının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilave ücret alınamayacak.Tahsil edilen ücretlerin, kuruluşların karar birimleri veya adli, idari ve yetkili diğer makamların kararları neticesinde finansal tüketiciye iadesinin gerekmesi h?linde, banka ve kurumlar, bu ücretlerin tüketicinin bildireceği hesaba ücretsiz şekilde gönderilmesine veya finansal tüketicinin talebine istinaden nakden ödenmesine imk?n sağlayacak sistemi kurmakla yükümlü olacak.Finansal tüketicilerden alınacak faiz, k?r payı, ücret ve diğer kesintilere ilişkin güncel bilgiler açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir bir şekilde kuruluşların internet sitelerinde karşılaştırmaya uygun bir biçimde yer alacak.KREDİ TAHSİS ÜCRETİ DE YASALLAŞTIYönetmeliğe göre, finansal tüketicilere kullandırılacak krediler için kredi ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlayan sistemin işletilmesi ve operasyonel süreçlerin yönetilmesi amacıyla alınan tahsis ücreti dışında, istihbarat ücreti, kredi işlem fişi ücreti, ödeme planı değiştirme ücreti, değişken taksitli ödeme planı ücreti gibi her ne ad altında olursa olsun başkaca bir ücret alınamayacak.Kredi tahsis ücreti, kullandırılan kredi anaparasının yüzde 0.5’ini geçemeyecek. BDDK, gerekli gördüğü hallerde bu sınırı artırabilecek veya azaltabilecek. Taşınır ve taşınmazlara ilişkin rehin, ipotek ve ekspertiz işlemlerinde yalnızca üçüncükişilere ödenen ücretler alınabilecek.KREDİLİ MEVDUAT KREDİLERİNE ÜCRET YOKKredili mevduat hesaplarından kullandırılan krediler ile kredi kartlarından yapılan taksitli nakit avans işlemleri için ücret tahsil edilemeyecek. Belirli süreli kredi sözleşmesine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, bu hesaba ilişkin herhangi bir ücret alınamayacak. Bu hesap, finansal tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması h?linde kredinin ödenmesi ile kapanacak.Finansal tüketicinin onayı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili bir kredili hesap sözleşmesi yapılamayacak ve kredi tahsil?tları bu hesaptan gerçekleştirilemeyecek.ÜCRETSİZ KREDİ KARTI ZORUNLULUĞUKart çıkaran kuruluşlar, yıllık üyelik ücreti ve benzeri ad altında ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorunda olacaklar. Finansal tüketiciler tarafından yapılan ücretsiz kredi kartı başvurularının kuruluşlarca reddedilmesi h?linde, bu başvuruya istinaden yıllık üyelik ücreti olan kredi kartı verilemeyecek.Finansal tüketicinin kredi kartı iptal talepleri, ilgili kredi kartıyla ilişkilendirilen herhangi bir borç bakiyesi bulunduğu gerekçe gösterilerek reddedilemeyecek Bu şekilde iptal edilen kredi kartlarının borç geri ödeme dönemlerinde yıllık üyelik ücreti tahsil edilemeyecek.Banka kartları ile sanal kredi kartlarından yıllık üyelik ücreti de alınamayacak. Kesintisiz olarak, en az 180 gün süreyle hareket görmeyen kredi kartları hareketsiz kart kabul edilecek ve bu kartlara hareketsiz kaldığı müddetçe yıllık üyelik ücreti yansıtılamayacak.PARA YATIRMALARDAN ÜCRET ALINAMAYACAKBDDK yönetmeliğine göre, finansal tüketicinin hesabının bulunduğu kuruluşun işlem alanlarından herhangi birini kullanmak yoluyla kendi hesabına para yatırması ile hesabın bulunduğu şubeden finansal tüketici adına üçüncü kişilerin para yatırması işlemlerinden ücret alınamayacak.Kuruluşlarda herhangi bir hesabı bulunmayan finansal tüketicilerin gerçekleştirdiği para transfer işlemlerinde, bu işlemler gerçekleşmeden önce finansal tüketiciye ilgili ücrete dair bilgi verilecek. İşlem tutarı ve ücret bilgisi işlem fişi üzerinde açıkça gösterilecek.DHA
Reklam
Menajer Simone Foti, Salih Uçan'ı Kiralık Olarak Gönderebileceklerini Söyledi
Sezon başında Fenerbahçe'den Roma'ya giden milli oyuncu Salih Uçan'ın düzenli forma giyememesi nedeniyle kiralanması gündeme geldi.İtalya'dapek çok kulübün ve futbolcunun temsilciliğini yapan Simone Foti'den Salih Uçan'la ilgili açıklama geldi.Ilsussidiario.net'in haberine göre Roma takımını değerlendiren Foti, takımını Rudi Garcia'yla beraber yükselişe geçtiğini ve bu seneki transferlerler gerçekten çok iyi olduğunu ve bunun en çok taraftarı memnun ettiğini ve ayrıca Roma'nın ara transfer döneminde de iyi transferler yaparak eksiklerini de kapatacağını söyledi.Roma Şampiyonlar Ligi'nde sürpriz yapar mı?Sürpriz olacağını sanmıyorum. Çünkü takım çok ityi ve bu yönde bir beklenti de var. Garcia, takımı çok iyi duruma getirdi. Yönetim de onunla çalışmaya devam edecektir.Ocak ayında pek çok transfer senaryosu yaşanabilir. Bu iki yeteneği de belki başka takımlara kiralayabilriz.Eurosport
Kobani'ye Ağır Bombardıman
IŞİD, Kobani’nin güneyindeki stratejik Tel El Münteze tepesini ele geçirdi. Örgüt, Kobani'ye kuşatma başladığından bu yana en büyük saldırıyı düzenliyor. Kentten yükselen dumanlar Türkiye'den de görülüyor.Irak Şam İslam Devleti IŞİD, iki haftayı aşkın bir süredir kuşatma altında tuttuğu Kürt kenti Kobani'ye kuşatma başladığından bu yana en büyük saldırıyı düzenliyor. Saldırısı sırasında yükselen dumanlar, Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinden de görülüyor.Al Jazeera'nin ulaştığı Kobani'deki kaynaklar, IŞİD'in kent merkezini bombaladığını, kentin doğu girişinde de şiddetli çatışmalar yaşadığını söyledi.Al Jazeera muhabiri Can Hasasu'nun haberine göre aynı kaynaklar, bombardıman sonrası yükselen dumanların, vurulan bir yakıt istasyonu veya deposundan geldiğini belirtiyor.Al Jazeera'nin yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, IŞİD, Kobani’nin merkezine 7 kilometre mesafede bulunan Tel El Münteze Tepesini (Park Tepesi) ve buradaki YPG savunma noktasını ele geçirdi. YPG güçleri bu tepeyi kaybettikten sonra iki kilometre geriye çekilmek zorunda kaldı. Stratejik öneme sahip tepe, çatışmalardan önce lunapark ve bahçe olarak kullanılıyordu.IŞİD, Kobani'de PKK'nın Suriye kolu PYD'nin askeri kanadı YPG üyeleri ve gönüllü Kürtlerle çarpışıyor.Kentte sivillerin büyük bölümü tahliye edilmiş durumda. 150 binden fazla Kürt Türkiye'ye sığındı.Kaynak: Al Jazeera
Titan'ın 'Sihirli Adası' Yeniden Belirdi
Satürn sistemini gözlemleyen Cassini uzay aracı, birkaç ay önce tespit ettiği Titan'daki 'sihirli adayı' yeniden gözlemledi. Ancak sırrı çözülemeyen adanın değiştiği fark edildi.Cassini'nin ilk olarak Haziran ayında fotoğraflarını elde ettiği Titan'daki esrarengiz yapı, ortadan kaybolduktan birkaç ay sonra yeniden belirdi. Titan'ın sıvı metan dolu Ligeia Mare denizinde tespit edilen ve 'sihirli ada' olarak adlandırılan yapı, yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.Cassini, sihirli adayı tespit ettiği bölgeyi ilk kez 2007 yılında görüntülemiş ve fotoğraflar, karanlık bir alan ortaya koymuştu. Cassini, yazın çektiği fotoğraflarda Ligeia Mare'deki bölgede değişim gözlemlemişti. Bir süre gözden kaybolan esrarengiz yapı, yeniden ortaya çıktı.Bilim insanları, denizde yaşanan buharlaşmanın söz konusu değişime neden olduğunu düşünüyor. Yakınlardaki kıyı şeridinde bir değişim yaşanmaması, bu olasılığı güçlendiriyor. Diğer olasılıklar arasında ise dalgalara neden olan güçlü rüzgarlar, suyun yüzeyine yükselen gaz kabarcıkları, su üzerinde yüzen katı maddeler veya sığ sularda sürüklenen katı nesneler yer alıyor.NASA, öne sürülen olasılıklardan 'daha ilginç' bir durumun da söz konusu olabileceğini belirtse de, dünya dışı canlı ihtimali şu an çok güçlü görünmüyor. NASA, değişimlerin buzul uydu Titan'daki mevsimsel değişimlerden de kaynaklanıyor olabileceğini ifade etti.Cassini radar ekibinin başında yer alan Stephen Wall, 'Bilim gizemleri seviyor. Bu anlaşılmaz durum, Titan'da heyecan verici bir değişime tanıklık etmemizi sağlıyor. Değişim üzerindeki gözlemlere devam ederek daha fazla detay elde edebileceğimizi umuyoruz' dedi.NASA, yapılacak gözlemlere rağmen ne olduğunu bilinmeyen yapının esrarını ancak Titan'a gönderilecek bir uzay aracıyla çözebileceklerini belirtti.Kaynak: Al Jazeera
Reklam