Eylül Ayında Her Gün Bir Kadın, Kocası Tarafından Öldürüldü!
Zirve Üniversitesi Aile ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Derya Keskinci , kadına yönelik şiddetin her geçen gün arttığına dikkati çekerek, eylül ayında 30 kadının eşi tarafından öldürüldüğünü söyledi.zaman.com.tr'nin haberine göre, kadın ölümlerinin bazılarının boşanma evresinde bazılarının ise boşandıktan sonra gerçekleştiğine dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Derya Keskinci, kadına yönelik şiddetin temel nedeninin kadının insan hakları bilincinin toplumda yerleşmemiş olması olarak nitelendirdi.Yasaların hiçbir zaman tek başına yeterli olmadığını belirten Keskinci, 'Bir cezanın etkin olması için caydırıcı olması önemlidir. Bu nedenle cezaların arttırılması elbette cezanın etkisini de arttıracaktır. Ancak her zaman söylediğimiz gibi en fevkalade yasalar dahi bu sorunu çözmeye tek başına yeterli olmaz. Kadının insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin olmadığı bir toplumda sadece yasalar yeterli değildir.' şeklinde konuştu.Kadına yönelik şiddetin engellenmesi için bireyleri, eğitim yolu ile bilgilendirilip bilinçlendirilmesi gerektiğini savunan Yrd. Doç. Keskinci, 'Planlı, akılcı, derinliği olan, özgürlükçü bir eğitim planı ile uzun vadeli ve stratejik bir yaklaşımla çözüme odaklanmalıyız. Şiddetin patolojik, psikolojik ve sosyo-ekonomik bir çok nedeni vardır. Çok boyutlu bir sorun olan şiddet sorunu tek bir enstrümanla, sadece kanunlarla ortadan kaldırılamaz' diye konuştu.T24
Nijerya Ebola'dan Temizlendi
Dünya Sağlık Örgütü, Nijerya’da 42 gündür yeni Ebola vakasının görülmediğini ve ülkede salgının sona erdiğini açıkladı.Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Nijerya temsilcisi Ruiz Vaz, başkent Abuja’da gazetecilerin sorularını yanıtladı. Vaz, ülkede 42 gündür hiç yeni Ebola vakasının tespit edilmediğini duyurdu. Nijeryalı temsilci, 'Nijerya, Ebola'dan temizlendi, bu bir başarı hikâyesidir” dedi.Ebola’nın durdurulabileceğinin kanıtlandığını söyleyen Vaz, “Yalnızca bir savaşı kazandık. Savaş ise tüm Batı Afrika Ebola’dan temizlenince sona erecek” diye konuştu.Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu Nijerya temsilcisi Samuel Matoka da ülkenin Ebola virüsüne hazırlıklı olmamasına rağmen hükümet birimlerinin ve uluslararası komitelerin çabasının muazzam olduğunu söyledi.Matoka, Nijerya’daki başarının sebebini tüm şüpheli vakaların en kısa sürede bulunarak, en çabuk şekilde gözlem altına alınması olarak açıkladı. Matoka, böylelikle ebola şüphesi taşıyanların daha fazla kişiyle temas edilmesinin de önüne geçildiğini belirtti.Yedi kişi öldüNijerya’da Temmuz ayında kaydedilen ilk Ebola vakasından bu yana yedi kişi hayatını kaybetti. Toplamda Ebola virüsüne yakalananların sayısı ise 19. Ülkede yüzlerce kişi, virüs bulaşanlarla temas ettikleri gerekçesiyle gözlem altına alınmıştı.Nijerya'da 20 Temmuz'da kaydedilen ilk Ebola vakası, Liberya’nın başkenti Monrovia'dan ülkeye gelen Liberyalı diplomat Patrick Sawyer olmuştu. Sawyer, 24 Temmuz'da Lagos'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmişti. Nijeryalı yetkililer, virüsün yayılmasını engellemek için ulusal acil durum ilan etmişti.Vücut sıvılarıyla çok hızlı şekilde bulaşan Ebola, üç Batı Afrika ülkesi Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 4 bin 546 kişinin ölümüne yol açtı.Henüz kesin bir tedavisi olmayan hastalığın belirtileri halsizlik, ateş, kas ağrıları, kusma, ishal ve kanama. 21 gün kuluçka süresi olan virüs, kan ve vücut sıvıları dâhil yakın temas yoluyla bulaşıyor.Kaynak: Reuters, AA, WHO
9 Maddede Osmanlı'dan Türkiye'ye Nüfus ve Kişi Başına Düşen Gelir
Bugün Mahfi Eğilmez de blogunda Angus Maddison tarafından OECD için hazırlanan  'The World Economy: Historical Statistics' çalışmasından derlenen sonuçlara yer verdi. Göstergeler hem ilginç olduğu hem de karşılaştırmalı bakınca farklı sonuçlar ortaya çıkardığı için aynı çalışmadan bazı göstergeleri derleme ihtiyacı duyduk. Evet ekip halinde. Bireysel karar alamıyoruz biz.  Borg gibi kollektif karar alıyoruz. Not: Aşağıda yer alan kişi başına düşen geliri gösteren rakamlar Geary-Khamis 1990 uluslararası doları ile hesap edilmiştir.
Melda Onur, Trans Cinayetlerini Meclis'e Taşıdı
CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, son bir hafta içinde yaşanan trans cinayetlerini Meclis gündemine taşıyarak, hükümetin bu saldırılara dönük yasal ve fiili tedbirler alma noktasında kalıcı çözümler ortaya koymadığını söyledi.Sosyal Politikalar Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği ile ortak hazırlanan önergede, özellikle trans bireyleri hedef alan saldırılara her geçen gün bir yenisinin eklendiğini belirten Onur, “Yeni yasama döneminde LGBTİ bireylere yönelik saldırıların nefret suçu kapsamına alınmasına ilişkin ek bir düzenleme öngörülmekte midir” diye sordu.TBMM Başkanlığı’na verilen soru önergesi şöyle:“Türkiye’de kişilerin kendilerinden farklı gördükleri kesimlere karşı geliştirdikleri ötekileştirme, ne yazık ki bazı kanaat önderlerinin nefret söylemiyle cesaret bularak nefret cinayetlerine dönüşmektedir. Bu cinayetlerin en belirgin hedef kitlesi LGBTİ bireylerdir ve bu bireylere yönelik nefret cinayetlerine her geçen gün bir yenisi eklenmektedir.TRANSLARI HEDEF ALAN SALDIRILARÇeşitli illerde yaşanan cinayetler, hükümetin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığa ve uygulanan şiddete karşı yasal ve fiili tedbirler alma noktasında kalıcı çözümler ortaya koymadığını göstermektedir.Özellikle trans bireyleri hedef alan bu saldırılar son olarak İstanbul’da Çingene Gül adlı trans kadının evinde ölü bulunmasına ve Corti Emel isimli trans kadının vahşice öldürülmesine sebep olmuştur. Yaşam hakkını tehdit eden bu saldırıların ardından etkin bir soruşturma yürütülememekte, suçlulara verilen cezalar ise caydırıcılık niteliği taşımamaktadır.CİNSEL SALDIRI VE NEFRET SUÇLARINDA CEZA ARTIRIMI UYGULANMIYORHükümet tarafından mart ayında gündeme getirilen ve kamuoyunda ‘Demokratikleşme Paketi’ olarak bilinen ‘Temel Hak ve Hürriyetlerin Geliştirilmesi Amacıyla Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ Meclis’te yasalaşarak yürürlüğe girmiştir. Demokratikleşme Paketi’yle birlikte ‘nefret’ ifadesi ilk kez yasaya eklenmiştir. Ancak kanun maddeleri arasında “cinsiyet kimliği, cinsel yönelim gibi tanımlara yer verilmemiş; cinsel saldırı, cinsel taciz vb. suçlar nefret saikiyle işlendiği takdirde ceza artırımı uygulanmayacaktır.Buna bağlı olarak ülke genelinde LGBTİ bireylere yönelik gerçekleşen fiili ve sözlü saldırıların önüne geçilememesi, yasal zeminde oluşan bu boşluğun bir izdüşümü olarak görülmektedir.LGBTİ BİREYLERİNE YÖNELİK SALDIRILAR NEFRET SUÇU KAPSAMINA ALINACAK MI?1) Yeni yasama döneminde LGBTİ bireylere yönelik saldırıların nefret suçu kapsamına alınmasına ilişkin ek bir düzenleme öngörülmekte midir?2) Bakanlığınız gündeminde, LGBTİ bireyleri hedef alan nefret odaklı bu saldırı ve cinayetleri önleyebilmek adına bir eylem planı var mıdır? Bu noktada diğer kurumlarla eşgüdümlü bir çalışma düşünülmekte midir?3) Son beş yıl içerisinde nefret cinayetleri sonucunda hayatını kaybeden eşcinsel ve trans birey sayısı kaçtır? Bunların illere göre dağılımı nasıldır?4) LBGTİ bireylere yönelik gerçekleşen nefret cinayetleri sonucunda bugüne kadar kaç kişi yargılanmıştır ve bu kişilere toplamda ne kadar ceza verilmiştir?”ZETE
Reklam
Reklam
Peşmerge'nin Kobani'ye Olası Geçiş Rotaları
Dışişleri kaynakları, Türkiye topraklarından Kobani'ye silah ve peşmerge geçişinin dün akşam itibariyle başladığını açıkladı. İşte Türkiye toprakları üzerinden geçiş için kullanılması muhtemel rotalar.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 'Kuzey Irak yönetiminin, peşmergenin Kobani’ye geçişi için izin talebi vardı. Türkiye izin verdi mi?' ve 'ABD'nin Kobani’ye silah yardımı yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorularına şöyle yanıt verdi:'Biz peşmerge güçlerinin destek için Kobani’ye geçişine yardımcı oluyoruz. Görüşmelerimiz de devam ediyor. Kobani'den Türkiye’ye kaçan insanların dönüp tekrar huzur içinde Kobani’ye yerleşmesini istiyoruz.'Bakan Çavuşoğlu'nun bu açıklamasından hemen sonra Dışişleri kaynaklarından verilen bilgiye göre de, Kobani'ye peşmerge ve silah geçişi dün akşam itibariyle başladı. Ancak aynı kaynaklar, ABD'nin havadan yaptığı silah yardımında Türk hava sahasının kullanılmadığını belirtti.Silah ve peşmerge birliklerinin Kobani'ye geçişi için kullanılması muhtemel iki rota bulunuyor:1. Rota Bu rotanın kullanılması halinde silah ve askeri güçler, Irak'ın kuzeyindeki Zaho sınır kapısından Şırnak'ın Silopi ilçesine sokulacak ve İpek yolu olarak bilinen uzun hat kullanılarak Kobani'ye ulaştırılacak.2. Rota Silah ve peşmerge güçlerinin Irak-Suriye sınırındaki Fişhabur sınır kapısından geçerek, Suriye'nin kuzeyindeki PYD kontrolü altında olan Rasulayn (Serekaniye) sınır kapısından Şanlıurfa'nın Ceylanpınar'a ilçesine girmesi, ve buradan Viranşehir yoluyla Kobani'ye ulaştırılması. Bu rota, daha önce PYD lideri Salih Müslim'in açılmasını istediği Serekaniye-Kobani koridorunun geçtiği rota. PYD'nin ilan ettiği Cezire kantonunda bulunan silah ve silahlı güçlerin organize olarak geçişi için bu rotanın kullanılması mümkün.İki kapı kullanılamıyorMardin'in Nusaybin sınır kapısının karşısında bulunan Kamışlı'nın kontrolü büyük oranda PYD'de olsa da sınır kapısı Suriye rejiminin kontrolünde. Bundan dolayı bu kapının kullanılma ihtimali düşük.Akçakale sınır kapısının karşısında yer alan Tel Abyad sınır kapısı ise IŞİD'in elinde olduğu için kullanılamıyor.Kaynak: Al Jazeera
Yeni Şafak Yazarı Yusuf Kaplan: 'Anadolu'yu Üniversiteler Bozuyor'
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, Kütahya’da 24 saat açık olan barların şehri kirlettiğini söyledi ve ‘Anadolu’yu üniversiteler bozuyor’ dedi.Daha önce öğrenci değişim programı Erasmus’un “cinsellik peşinde koşturan ‘ahmaklar sürüsü’ yetiştirme projesi” olduğunu söyleyen Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan ODTÜ, Boğaziçi ve Bilkent üniversitelerinin yıkılması önerisinde de bulunmuştu.
Reklam
İsveç'te Gizemli Denizaltı Avı
Pazar günü Stokholm kıyılarından gelen yabancı sualtı aktivitesi nedeniyle İsveç ordusu hasarlı rus denizaltı takip operasyonuna halen devam ediyor.İsveç ordusuna bağlı unsurlar Stokholm kıyılarından gelen insan yapımı yabancı bir cismin suda olduğuna dair istihbaratların gelmesi üzerine başkent kıyısında yaklaşaık 50 kilometrelik alanda tarama operasyonun başladı. Operasyon 200 personel, mayın tarama gemileri ve helikopterleler ile yürütülüyor.Resmi kanallar soğuk savaştan sonra ilk defa yapılan bu büyüklükteki bir manevranın sadece bir tatbikat olduğunu ve herhangi bir denizaltı avının doğru olmadığını dile getiriyorlar. Rusya Pazar günü konula alakalı hiçbir denizaltılarının olmadığını belirttiler.Fakat saygın isveç haber ajanslarından 'Svenska Dagbladet' konun ortasında hasarlı bir rus denizaltısının olduğunu bildiriyor.Rus Acil Durum Sinyali.Habere göre Stokhol kıyılarından Rus baltık donanma üssünün bulunduğu Kaliningrad'a radyo sinyallerinin gönderildiğini bildiriyor.Haberde iltişimin rus denizaltılarının acil durum için kullandıkları özel bir frekansdan yayınladığı yazılırken İsveç ordusunun aynı bölgedeki yoğun aktivasyonun sebebi olarak sadece sualtı aktiviteleri araştırma olduğunu bildirildi.İsveç Silahlı Kuvvetlerinin sözcüsü Erik Lagersten'nin yaptığı açıklamada ordu bölgede yabancı bir denizaltının varlığını ne kabul etmiş nede onaylamış durumda.Sözcü, ordunun şu anda bölgede gelişmiş optik sensörler ve sonarlarla bir araştırma ve istihbarat çalışması yaptığını açıkladı.Adı belirtilmeyen ve haberi sivil haber kaynaklarına ulaştıran ordu kaynaklarına göre rus denizaltısından gönderilen acil durum sinyali perşembe akşamı rus donanma karargahına ulaştırılmış cuma günü ise isveç ordusu cuma günü bölgede operasyon ve tarama çalışmalarına başladı.2000 yılının Ağustos ayında Rus Krusk denizaltısı Barents denizinde batmış Rusya federasyonu gelen uluslararası yardım teklifini red ederek gemide bulunan 118 kişilik mürettebatı kurtarma operasynu başarısızlıkla sonuçlanmıştı.Geçtiğimiz aylarda Rus hava Kuvvetlerine bağlı iki Su-24 savaş uçağı isveç hava Sahasını ihlal etmişti. Bu ihlal İsveç ile Rusya arasındaki en büyük askeri ihlal olarak belirtilirken, 1981 yılında da rus donanmasına bağlı bir denizaltı İsveç'in en büyük donanma üssünün olduğu bölgede karaya oturmuştu.
Bankacılık Kanunu Değişiyor, İşte Detaylar...
Bankacılık Kanunu Tasarısı TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Tasarıya göre, Türkiye Kalkınma Bankası yalnızca anonim şirketlere değil, tüm gerçek ve tüzel kişilere kredi verebilecek. TMSF'ye borcu olan patron veya şirketlerin, haczi mümkün olan malvarlıklarını ihbar edenlere 'ihbar ikramiyesi' ödenecek.
Reklam
Sınırda Bir Şeyler Oluyor: Üç Günde Üç Olay
Şanlıurfa'da son üç günde üç şüpheli olay yaşandı. Ajanlıkla suçlanıyorum diyen gazeteci trafik kazasında öldü, eski belediye başkanına suikast düzenlendi, IŞİD'in Türkiye'de adam kaçırdığı öne sürüldü.'AJANLIKLA SUÇLANIYORUM' DİYEN GAZETECİ ŞÜPHELİ TRAFİK KAZASINDA ÖLDÜŞanlıurfa'nın Suruç ilçesinde Kobani'deki gelişmeleri izlemek için görevde bulunan Press TV'nin Lübnan asıllı Amerikan vatandaşı 30 yaşındaki muhabiri Serena Shim ve beraberindeki kameraman Judy Irish'ın içinde bulunduğu kiralık otomobil, 'freni boşalan' beton mikserinin altında kaldı.Serana Shim daha önce Türk hükümeti tarafından ajanlıkla suçlandığını açıklamıştı. Tutuklanmaktan korktuğunu anlatan Shim için Press TV'den yapılan açıklamada, Shim’in IŞİD militanlarının Türkiye sınırından geçişini aktaran az sayıdaki gazetecilerden olduğu notu düşüldü.ESKİ BELEDİYE BAŞKANI VE OĞLUNA SUİKASTAjanlıkla suçlandığını söyleyen gazetecinin şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetmesinin ardından Suruç'ta bir de suikast düzenlendi. Eski Suruç Belediye Başkanı Salih Tekinalp ve oğlu Sinan Tekinalp, uğradıkları silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.Sinan Tekinalp'in kullandığı 33 B 3254 plakalı otomobile Suruç ilçesi Aligöl Mahallesi girişinde kimliği henüz belirlenemeyen kişiler tarafından silahlı saldırı gerçekleştirildi.Vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri, otomobilde bulunan Salih ve oğlu Sinan Tekinalp'in uzun namlulu silahla öldürüldüğünü tespit edildi.IŞİD'İN ADAM KAÇIRDIĞI ORTAYA ÇIKTIŞanlıurfa'da yaşananlara ilişkin bir iddia da İngiltere'den geldi. İngiltere'nin Daily Telegraph gazetesi, IŞİD'in Şanlıurfa'da Suriyeli muhalif lideri kaçırmaya çalıştığını yazdı. Habere göre, Suriyeli muhalif örgütlerden 'Thuvar Rakka'nın 'komutanı' olduğu belirtilen Ebu İsa'nın Şanlıurfa'da IŞİD militanları tarafından kaçırılırken vurulduğu belirtildi.Oğlu Ammar ile geçtiğimiz cuma günü Türk yetkililerle görüşmeye giden Ebu İsa'nın, eve dönerken aracının önü IŞİD tarafından kesildi. Komutan ve oğlu, dört silahlı adam tarafından araçtan çıkarılıp götürüldü.Gazeteye bilgi veren Ebu İsa'nın yardımcılarından Ahmet Abdül Kader, iki militanın yüzünün gözüktüğünü ve bu kişilerin IŞİD üyesi olduğunu bildiğini öne sürdü.Cumhuriyet
Bu da Oldu: Nazi Güzellik Yarışması
Doğu Avrupalı neo Naziler sosyal medya üzerinden güzellik yarışması düzenliyor. Yarışmanın katılım koşullarında cinsiyetçi ve ırkçı ifadeler yer alırken, kazanana Nazi sembolleri işlenmiş mücevherler hediye edileceği bildirildi.Son dönemde doğu Avrupa’da meşruluk kazanan neo Naziler, sosyal medya üzerinden bir güzellik yarışması düzenliyorlar. Facebook’un doğu Avrupa ve Rusya versiyonu olarak bilinen VKontakte sitesinde bir sayfa açan neo Naziler, Nazi sempatizanı kadınların yarışma için fotoğraf göndermeleri ve Adolf Hitler’in Üçüncü Reich’ını niçin sevdiklerini gönderilerine eklemeleri için çağrıda bulundu. Yarışma “Miss Ostland” olarak adlandırıldı. Ostland sözcüğü İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerin doğu Avrupa’da işgal ettikleri bölgeleri ifade etmek için kullanılıyor.Sayfada yer alan yarışmaya katılım koşullarının ırkçı ve cinsiyetçi tonu dikkat çekti:1. Kadın olmak2. Nazi olmak3. Nazi ve kadın olmak4. Yahudilerden nefret eden bir kadın olmak5. “Adolf Hitler” VKontakte grubuna üye olmak6. Seksi bir Nazi fotoğrafı göndermek7. Diğer Nazileri fotoğrafınızı beğenmek için teşvik etmek8. Diğer kadınların fotoğraflarına hakaret etmemek. Naziler her şey olabilir, ancak bir sosyal medya trolü aslaYarışmanın düzenlendiği sosyal medya sayfasının şu an 7,000 civarında takipçisi bulunuyor. Takipçilerin profillerinde Nazi Almanya’sına ait fotoğraflar ve semboller dikkat çekiyor. Haaretz’in haberine göre, yarışmanın kazananına “Magic Workshop” adlı şirket tarafından üretilen ve Nazi sembolleri işlenmiş mücevherler hediye edilecek.soL - Dış Haberler
Reklam
Sortpad: Fotoğraflarınızı Hızlı Bir Şekilde Organize Etmenizi Sağlayacak
TechCrunch Disrupt Europe’ta Türkiye’den de bir girişimin dahil olduğu Startup Alley bölümü ilgi çekiyor. Webrazzi’nin kurucusu Arda Kutsal ve Co-Editörü Ali Altuğ Koca da Londra’da etkinliği yakından takip ediyor ve farklı bilgiler aktarmaya devam ediyoruz.Startup Alley’e Macaristan’dan katılan Sortpadapp.com da dikkat çeken girişimlerden biri. Şimdilik sadece iOS için geliştirilen uygulama fotoğraflarınızı hızlıca seçip ayrıştırmanızı sağlıyor. Kendisi fotoğraf yedeklemesi yapmayan SortPad, sadece mevcut fotoğraflarınızı bir akış halinde göstererek onları sağa ve sola kaydırmalarla farklı kanallara aktarmanızı, silmenizi veya paylaşmanızı sağlıyor.Örnek vermek gerekirse fotoğraflarınızı tek hareketle Dropbox’a atabilir, silebilir, Facebook’ta paylaşabilir, kategorilendirebilir veya favorilerinize ekleyebilirsiniz.Aşağıdaki videoda nasıl kullanıldığını ayrıntılı şekilde görebileceğiniz SortPad’ın kurucusu bu şekilde yarım saat içinde 1000 fotoğrafa kadar ayrıştırma yapılabildiğini söylüyor. Kesinlikle yeni bir deneyim sunduğunu söyleyebileceğimiz bu uygulamayı kullanmak için sortpadapp.com‘u ziyaret edip e-posta adresinizi bırakabilirsiniz.Webrazzi
Türkiye’den Kobani’ye Peşmerge Koridoru
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin, IKBY peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçmesine yardımcı olduğunu söyledi. Rûdaw haber portalı bu sabah yayınladığı haberde, Barzani'nin, Türkiye’den, peşmergenin ve yardımların Kobani’ye ulaştırılmasına izin vermesi için talepte bulunduğunu, Türkiye'nin de bu talebe olumlu yanıt verdiğini öne sürmüştü. Çavuşoğlu'nun açıklaması, bu haberi doğrular nitelikte...Bakan Çavuşoğlu, şöyle konuştu:Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin 'Kobani'ye yardım için işbirliği içindeyiz' açıklamasını hatırlatarak, 'Biz de peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçişine destek için yardımcı oluyoruz. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor' dedi.Tunus Dışişleri Bakanı Münci Hamdi ile bakanlıkta baş başa ve heyetlerarası görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, gazetecilerin ABD’nin Kobani’de IŞİD’e karşı savaşan silahlı gruplara yardım yaptığına ilişkin açıklamaların hatırlatılması üzerine, Türkiye'nin Kobanihalkına sınırlarını açtığını ve Türkiye'ye gelenleri bağrına bastığını söyledi.Çavuşoğlu, 200 bine yakın Kobanili'nin Türkiye'de yaşadığını hatırlatarak, 'Kobani'nin düşmesini hiçbir zaman arzu etmedik, etmeyiz de. Bunu önlemek için Türkiye her türlü çabayı göstermiş, her türlü insani ve tıbbi yardımı ulaştırmıştır. Angajman kurallarımızı da hassasiyetle uyguladık ve koalisyon ile tam bir işbirliği içinde olduk' diye konuştu.Bölgenin tüm tehditlerden arındırılmasını istediklerini vurgulayan Çavuşoğlu, bugün ABD’nin Kobani'yi savunan tüm güçlere havadan atarak ulaştırdığı askeri ve tıbbi malzeme yardımını da bu çerçevede değerlendirdiklerini belirtti. Bugün Kobani'de IŞİD'e karşı mücadele eden grupların sayısının yedi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, şunları kaydetti:'PYD’nin yanında 7-8 grup vardır ve bunlar birlikte ortak bir karargah kurmuştur. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi de 'Kobani'ye yardım için işbirliği içindeyiz' açıklamasını yapmıştır. Biz de peşmerge güçlerinin Kobani'ye geçişine destek için yardımcı oluyoruz. Bu konuda görüşmelerimiz devam ediyor.'Çavuşoğlu, Kobani'den Türkiye'ye kaçmak zorunda kalanların tekrar Kobani'ye dönüp huzur içinde yaşamasını istediklerini belirterek, şöyle devam etti:'Tabii burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar da var. PYD’nin Suriye'ye yönelik amaçları ÖSO’dan farklıdır. Yani sadece Suriye'nin belli bir bölgesini kontrol etme amacı gütmektedir aynı IŞİD gibi. Dolayısıyla bunun Suriye'nin geleceği ve demokratik yapılanması için bir tehdit olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla PYD bu emellerini sürdürdükçe ÖSO’nun da Türkiye'nin de desteğini alamaz. Burada PYD’nin de diğer unsurların da buradaki politikalarını değiştirmesi, bu emellerinden vazgeçmesi gerekiyor.Diğer taraftan Suriye'deki gelişmelerle ilgili her zaman bu sorunun gerçek sebebin de unutulmaması gerektiğini vurguluyoruz ve Esed rejiminin Suriye'deki durumun gerçek sebebi olduğunu her vesileyle söylüyoruz. Esed rejimiyle de IŞİD ile de bugün mücadele eden tek unsurun ÖSO olduğunu da unutmamamız gerekiyor. Dolayısıyla genel anlamda daha kapsamlı bir strateji çerçevesinde burada esas desteklenmesi gereken grubun ÖSO olduğu konusunda müttefiklerimizle de hemfikiriz.'AA 
Kültür Bakanlığı Fazıl Say'ı CSO Programından Çıkardı
sanattanyansimalar.com sitesinde yer alan habere göre, CSO'nun programı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından incelendi, Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki haftanın programı değiştirildi.Türkiye’nin uluslararası besteci-piyanisti Fazıl Say’a Kültür Bakanlığı’ndan ambargo geldi. Kültür Bakanlığı, ünlü bestecinin eserlerinin seslendirileceği konseri Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarttırdı. Böylece, son olarak Devlet Tiyatroları’ndaki sansür olayının açığa çıkmasının ardından, bakanlığın orkestraların programlarına da karışmaya başladığı ortaya çıktı.'Bilindiği gibi Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderiyorlar. Programlar “bakan onayı” ile resmen uygulanır hale geliyor. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 2014-2015 sezonu için Bakanlığa gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserler yer alıyordu. Kasım ayında şef Rengim Gökmen’in yöneteceği bir konserde “İstanbul Senfonisi” çalınacak, Mayıs ayında da 3000 kişilik ATO Congresium’da verilecek konserde şef Naci Özgüç yönetiminde bestecinin “Su” başlıklı piyano konçertosuyla, “Yunus’un Sırtındaki Çocuk-Hermiyas” başlıklı eseri seslendirilecekti. CSO’ya sözlü olarak Fazıl Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın bakan tarafından onaylanmayacağı bildirildi. Tam açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı ve bakan onayı çıktı. Açılış konseri de böylece resmi prosedür içinde gerçekleşebildi.'Milliyet Sanat
Herakles Lahdi’nin Antalya'dan Kaçırıldığı Kesinleşti
2012 yılında Cenevre Gümrüğü’nde ele geçirilen mermer üzeri heykellerle bezeli Herakles Lahdi’nin, Antalya Perge’den kaçırıldığı kesinleşti. Lahtin bir benzerinin Antalya Müzesi’nde olduğu anlaşıldı.Aynı taş ustasının elinden çıktığı tespit edilen lahitlerin üzerindeki pek çok figür bile neredeyse tıpatıp aynı. Halen İsviçre’de mahkemesi devam eden lahit için Kültür ve Turizm Bakanlığı hukuki mücadeleyi sürdürüyor. Cenevre Gümrüğü’nde arkeoloji meraklısı bir görevli tarafından fark edilerek alıkonulan lahit, İsviçre Phoenix Sanat Galerisi üzerine kayıtlı. İsviçre makamlarının yürüttüğü soruşturma neticesinde lahde el konuldu. Türkiye olaydan haberdar olunca bir ekibi İsviçre’ye gönderdi. Lahdin Antalya Perge’den kaçırılmış olduğuna karar verildi. İsviçre’de açılan dava sürüyor.Radikal'den Ömer Erbil'in haberine göre, Perge Antik Kenti sınırları içindeki nekrapol (mezarlık) alanı uzun yıllar özel mülktü. Yıllarca arazi sahipleri ve defineciler tarafından bu alandan lahitlerin kaçak kazılarla çıkarılıp satıldığı belirlendi. Arazi sahibi Elmalı Cezaevi’nde yatan A.Ç. Herakles Lahti ile ilgili verdiği ifadede amcasının kendisine 2001 yılında bir lahit sattığını söylediğini itiraf etti. Lahtin kaçak çıkarıldığı arazide yapılan arkeolojik kazılarda bazı lahitlerin parçalanarak kaçırıldığı görüldü. İsviçre’de soruşturmayı yürüten savcı 1 yıl önce Antalya’ya gelerek Perge’yi ve Antalya Müzesi’ni gezdi. İsviçreli savcı, A.Ç ile de görüştürüldü. Antalya’da sergilenen lahit de kaçak kazılar sonucunda yurtdışına kaçırılmış. Lahdin bir yüzünü 1983 yılında ABD Paul Getty Müzesi ülkemize iade etmiş. Lahtin ön yüzü ise 1998 yılında Almanya’daki Schwartzkopff Koleksiyonu’ndan iade yoluyla alınmış. Antalya Müzesi şimdi müze koleksiyonunda sergilenen lahtin yanına astığı duyuru levhası ile Cenevre’de yakalanan lahti geri istiyor.Ömer Erbil | Radikal
Reklam