Asansör Faciasında Torunlar'a Takipsizlik
Savcılık, 10 kişinin öldüğü asansör faciasında Torunlar İnşaat'ın sahiplerine takipsizlik kararı verdi. Asansör firması ve iş güvenliği uzmanlarının aralarında bulunduğu 25 kişiye 15 yıla kadar hapis cezası istendi. İnşaat sahasında bir yıl içinde 20 defa kaza olduğu iddianamede yer aldı.Mecidiyeköy'de yıkılan Ali Sami Yen Stadı'nın arazisine yapılan inşaatta meydana gelen asansör faciasıyla ilgili soruşturma tamamlandı. Savcılık, İnşaat firmasının sahibi Aziz Torun ile Mehmet Torun, Emre Torun’un aralarında bulunduğu 9 kişi hakkında ise takipsizlik kararı verdi. İddianamede 25 şüphelinin taksirle 10 kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame şüpheliler arasında, asansör firmasının sahibi Geda Majör’ün sahibi Orhan Demirel, asansör firmasının imalat sorumlusu Önder Türksoy, Torunlar İnşaatın proje müdürü Murat Aytimur, Torunlar GYO’nun muhasebecisi Metin Karakoç, montaj işçileri Adem Akyıldız ve Turgay Dalgıç ile İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları bulunuyor.Asansör faciasında hayatını kaybeden 10 işçi ise iddianamede maktül, aileleri ise müşteki olarak yer aldı.İddianamede inşaat şirketi Torunlar ile asansör firması Geda Majör arasımda asansör kurulumu, bakım onarım ve arızaların giderilmesi ile ilgili sözleşme imzalandığı belirtildi.Asansörcülere, eğitim verilmemişİddianamede asansör bakımı ve kullanımı için görevlendirilen Adem Akyıldız ve Turgay Dalgıç’ın ‘asansör bakımı, kurulumu, arızaların giderilmesi ile ilgili herhangi bir eğitim almadığı’ ifade edildi. Bilirkişi heyetinin de asansör firmasından şüphelilerin ‘eğitim raporlarının’ istendiği ancak firmanın eğitimlere ilişkin bir belge sunamadığı belirtildi.Bir sene içinde 20 kazaİddianamede aynı inşaatta 29 Mayıs 2014 tarihinde de asansörün frenleme sisteminin devreye girmediği ancak işçilerin zarar görmeden kazayı atlattığı belirtildi. İnşaat firmasının ‘iş kazası iç bildirim formunun’ incelendiğinin belirtildiği iddianamede, bu inceleme sonucunda inşaatte bir yıl içinde 20 defa irili ufaklı iş kazalarının meydana geldiği vurugulandı.Ciddi inceleme içinde olmadılarSavcılık,yapılan incelemelerde sorumluların meydana gelen kazaların önceden önlenmesi konusunda ciddi çalışma içinde olmadıklarını ifade etti. Kazanın yaşandığı günün sabahı uzun süreli arıza yaşandığı ancak bu arızanın nasıl ve ne şekilde giderildiği konusunun raporlanmadığı vurgulandı. İddianamede olaydan birgün önce de asansör kazasının yaşandığı ifade edildi.Neticeyi istemedilerİddianamede, “Asansör bakım ve onarımından sorumlu Geda Majör’ün idari ve teknik sorumluları ile sahada görevli iş güvenliği sorumluları ve Torun Center Projesini hayata geçiren idare ive teknik personelin öngördügü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi nedeniyle taksirlerinin yoğunluk kazandığı ve şüphelilerin taksirlerinin , bilinçli taksir düzeyinde olduğu anlaşılmıştır.”denildi.İddianamede bilirkişi raporuna atıf yapıldıİddianamede kaza ile ilgili savcılık talimatıyla oluşturulan bilirkişi heyetinin raporuna da atıf yapıldı. Rapora göre asansör kazasında asansörü kullanan maktüle eğitim verildiğine ilişkin de herhangi bir belge sunulamadı.Tüm sorumluluğun kiracı firma Torunlar’a ait olduğunun ifade edildiğine dikkat çeken bilirkişi heyeti, 'Asansör firması ile yapılan sözleşmenin bazı maddeleri ve kullanım klavuzunda yazan ilgili maddaler ışığında somut olaydaki iş kazasında kiralayanın (Geda Majör) sorumluluğu bulunmaktadır' dedi.Selahattin Günday | Al Jazeera
"İsmail Kartal'ın Haddi PTT 1. Lig!"
Usta gazeteci Hıncal Uluç, Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ı sert bir dille eleştirdi.Galatasaray maçı sonrası 'Haddimizi bilerek oynadık' diyen Kartal'ı eleştiren Uluç'un sözleri şu şekilde;'Ben Fenerbahçe'nin başkanı olsaydım o maçın ardından İsmail Kartal'ı kovmuştum. Maç sonunda, canlı yayına geldi; 'Haddimizi bilerek oynadık' dedi. Fenerbahçe'ye bu kadar ağır hakaret edilmemiştir. Galatasaray tribünlerinden edilen ve Galatasaray'ın ceza almasına sebep olan küfürler bunun yanında solda sıfır... Onlar lafın gelişi... Bu Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün değerlendirmesi!.. Sene başından beri bir tek doğru dürüst maç oynamamış Galatasaray... Yepyeni bir antrenör gelmiş, oynadığı futbolu A'dan Z'ye değiştirmiş bir Galatasaray... Her maç başka kadro ile çıkıp, arayış içindeki bir Galatasaray... Üstelik kulüp başkanı bırakıp kaçmış bir Galatasaray... Yani tarihin olabilecek en kötü Galatasaray'ına karşı, olabilecek en iyi Fenerbahçe...Geçen sene bütün rakiplerini darmadağın etmiş. En yerleşik kadroya sahip... En iyi yerlilere, en iyi yabancılara sahip Fenerbahçe... Yerli-yabancı dengesi en oturmuş bir kadroya sahip Fenerbahçe... Bu Fenerbahçe'nin hocası bu dökülen Galatasaray'a karşı 'Haddimizi bilerek oynadık' diyor! Fenerbahçe'nin haddi!.. Sen kimsin ya!.. Fenerbahçe'nin hocası, bu lafı Barcelona'ya karşı etmez. Fenerbahçe'nin hocası, bu lafı Real Madrid'e karşı etmez. Bayern'e, Dortmund'a, Arsenal'e etmez. Komplekse bak!.. 'Galatasaray'a karşı haddimizi bilerek oynadık' diyor! O zaman Süper Lig'de ne işin var? Git PTT 1. Lig'de oyna... Haddin orası demek ki senin!..Bu lafı Fenerbahçe camiası yuttu. Ertesi gün gazetelere bakıyorum; 'Sen haddini bil İsmail Kartal' diyen bir tane yazar yok! Manşetlere bakıyorum; yorumcuların hepsi de Fenerli üstelik!.. Bir tane Fenerbahçe yöneticisi yok. Aziz Yıldırım ortalarda yok. 'Sen ne diyorsun!' diyen bir kişi yok. Şu dökülen Galatasaray'ın hocası, 'Fenerbahçe geçen yılın şampiyonu, oturmuş bir takım. Biz yeni bir takım yapmaya uğraşıyoruz. Haddimizi bilerek oynadık' dese affetmem. Galatasaray hiçbir zaman Fenerbahçe'ye karşı haddini bilerek oynamaz. Buna hakkı yok. Çıkarsın 6 tane yersin. Bu daha acı...'Eurosport
Reklam
Easy Rider Motorsikletine 1.35 Milyon Dolar
Peter Fonda, Dennis Hopper ve Jack Nicholson'ın başrollerini paylaştıkları kült filmde Fonda'nın kullandığı motorsiklet, müzayedede 1 milyon 350 bin dolara satıldı1969 yapımı 'Easy Rider' filminde kullanılan motorsiklet, 1.35 milyon dolara müzayedede satıldı. ABD'deki müzayede evi Profiles in History tarafından satışa sunulan motoru kimin aldığı açıklanmadı. Filmin en önemli sahnelerinde kullanılan motorsiklet oyuncu Dan Haggerty'ye ait bir Harley Davidson'dı. 'Captain America' karakterini canlandıran Peter Fonda'nın kullandığı motorsiklet 12 yıl Iowa eyaletindeki Ulusal Motosiklet Müzesinde ergilenmişti.Milliyet Sanat
Ressam, Feminist, Komünist ve Aşık: 13 Fotoğrafla Frida Kahlo
Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon (6 Temmuz 1907 - 13 Temmuz 1954)Bu galeride Frida Kahlo'nun bazı fotoğraflarını, tablolarını ve sözlerini bulacaksınız.'Bir yirminci yüzyıl popüler kültür ikonu haline gelen ressam, resimlerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile tanınır. Sanatı, sürrealist olarak tanımlanmışsa da kendisi bu tanımı reddetmiştir.'  (Wikipedia)
Reklam
Ünlü Filmlere Giren Basketbol Topu | 87 Bounces
Fransız grafik tasarım şirketi Collectif Hotu stüdyolarında yapılan bu videoda 24 adet kült filme basketbol topu montajı yapılmış. Gerçeğini aratmayan görüntüler mükemmel bir uyumla özenle hazırlanmış.
Reklam
Apple, Beats Music'te İndirime Gidiyor
Apple çok yakında güncelleyerek tekrar hayata geçireceği Beats Music hizmetinde ciddi bir indirime gidebilir . Beats'in satın alımı sonrasında kendi kanatları altına geçen online steaming hizmeti Beats Music'in üyelik sistemini devam ettiren Apple dedikodulara göre harika bir sürpriz hazırlıyor. Söylentilere göre Cupertinolu şirket, müzik yayıncıları ile görüşüyor ve telif ücretlerinde indirim talep ediyor. Bu sayede Beats Music'in aylık 9.99 dolarlık üyelik bedelini 4.99 dolara indireceği iddia ediliyor.Apple geçtiğimiz dönemde yayınladığı raporlarda iTunes müşterilerinin yılda müzik için maksimum 60 dolar harcadığını tespit ettiklerini belirtmişti. Bu da ayda 5 dolar gibi bir miktara denk geliyor. Şirket fiyat kırarak yeni üyelere sahip olmasa bile, sadık müşterileri ile kazancına devam etmeyi planlıyor.Apple, Spotify ile kapışıyorBu arada ücretsiz olarak yola devam eden iTunes Radio hizmeti, reklamlara rağmen Spotify gibi rakiplerin karşısında yeterli kazancı elde edemiyor. İşte bu noktada ise Beats satın alımı daha mantıklı hale geliyor. Apple kısacası Beats Music'i 2015'in başında çok daha güçlü ve daha uygun fiyata yeni haliyle hizmete sokacak!Bu arada Spotify da boş durmuyor ve aile indirimi gibi alternatif yollar deniyor. Örneğin ayda 10 dolar ödeyen premium üyenin aile bireyleri , 5 dolar ödeyerek bireysel premium üye olabiliyorlar.Bakalım Apple, Beats Music üzerinden ne gibi atılımlar yapmayı planlıyor ve bu konuda ne kadar başarılı olacak.SDN - ShiftDelete.Net | Burçin Aygün
Türkiye'deki İkinci Apple Mağazası 25 Ekim'de Açılıyor
Zorlu Center'da yer alan resmi Apple mağazasının ardından ikinci mağaza da açılıyor. Apple'ın Türkiye'deki ikinci mağazasının Akasya AVM içerisinde olacağı bir süre önce ortaya çıkmıştı.İkinci mağazayı Akasya AVM'de açacağını resmi olarak duyuran Apple, açılış tarihini de duyurdu. Yeni mağaza, 25 Ekim tarihinde 10:00'da kapılarını açıyor.Webrazzi
Reklam
Rusya ve Çin Arasında Dünyanın En Uzun Hızlı Tren Hattı Kuruluyor
Moğolistan ve Rusya, iki ülke başkentlerini bir birine bağlayacak hızlı tren projesi konusunda anlaştı. Hızlı tren projesi ile ilgili anlaşma, Rusya'nın başkenti Moskova'da imzalandı.7 bin kilometre uzunluğundaki yüksek hızlı tren hattının 230 milyar dolara mal olması bekleniyor. Dünyanın en uzun yüksek hızlı tren hattı olması beklenen proje, Çin'in Pekin ve Guangzhou şehirleri arasındaki 2 bin 298 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattından üç kat daha uzun olacak.Çin medyası ise söz konusu yüksek hızlı tren hattının, Pekin'e kadar uzatılacağını duyurdu. Projenin 5 yıl içinde hayata geçirilmesi öngörülüyor.Zaman
Android Lollipop İçin Yeni Google Messenger
Google'ın SMS ve Hangouts'u birleştirme hamlesinin üzerine gelecek Android sürümlerinde de Google'dan benzer bir 'tek uygulamayla her şeyi yönet' beklentisi oluşmuştu. Şimdi ise Android 5.0 Lollipop 'la birlikte Google yeni ve basit bir mesajlaşma servisi tanıttı.Yeni Google Messenger , Nexus 6 gibi Android 5.0'la çalışan her cihazda bulunacak ve kullanıcılara SMS sistemini Hangouts'la birleştirip birleştirmeyeceğini soracak. Aynı şey yeni Messenger için de geçerli, kullanıcılar tek bir mesajlaşma uygulamasından her kanala mesaj yollayabilecek ve alabilecekler. Bunu az çok Apple'ın iMessage sistemine benzetebilirsiniz. Google Messenger Android 5.0 Lollipop'u içeren her akıllı telefonda bulunur bir özellik olacak.Görünüş olarak Google'ın klasik yapısı itibariyle uygulama oldukça minimalist bir tasarıma sahip. Hatta Google Messenger için çok sade bile diyebiliriz. Konuşacağınız arkadaşlarınızla açılacak pencereler sadece birer satır olarak, kendilerine ait yuvarlak profil çerçevesiyle birlikte uygulamanın ana ekranında görünecek. Uygulama grup mesajlaşmaları gibi artık alışkın olduğumuz özelliklere de sahip.Google Messenger'da bir kere konuşma açtığınız zaman görev çubuğunun rengi kişiye göre değişerek hoş bir tema oluşturuyor. Kişiselleştirme özelliği bakımından yine sadelikten şaşmayarak Google, popüler olan tüm anlık mesajlaşma uygulamalarının sağladığı tüm imkanları Google Messenger'da da sağlıyor. Ayrıca uygulama içinde Hangouts'a da bir bağlantı çıkmak mümkün. Google Messenger bu gidişle Android ağı içerisinde en çok kullanılan ve tercih edilen anlık mesajlaşma uygulaması olacak gibi görünüyor.
Reklam
CAS'tan Manisaspor'a Şok!
Son dönemlerde Türk futboluna FIFA'dan ve CAS'tan gelen kötü haberlere bir yenisi daha eklendi...CAS, FIFA Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'nun, eski futbolcusu Jimmy Dixon ile ilgili verdiği karara karşılık Manisaspor'un yaptığı itirazı reddetmesi Türk kulübünü ciddi bir tehlikeyle karşı karşıya bıraktı.FIFA'nın 12 Aralık 2013 tarihinde eski futbolcusu Jimmy Dixon'a 141.595 euro ödemeye mahkum ettiği Manisaspor'un 1 Nisan 2014'te CAS'a yaptığı itiraz nihai karara bağlandı. CAS mahkemesi Manisaspor'un FIFA kararına karşılık yaptığı itirazı reddetti.Manisspor kulübünün CAS'ın nihai kararının ardından 21 gün içinde bu ödemeyi yapmadığı takdirde FIFA Disiplin Komitesi tarafından -6 puan cezasına çarptırılacağı belirtildi.SPORX
Erdoğan: 'O Çocuğu Siyasi İstismar Aracı Yapanlar Nerede?'
'Devlet, vatandaşının taleplerini tehdit olarak görüyorsa, kendisini vatandaşının taleplerine korunaklı hale getiriyorsa o devlet zalim bir devlet dönüşür'Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan , Gezi olayları sonrası yaşamını yitiren Berkin Elvan'a taziye mesajı gönderen Gülen cemaati lideri Fethullah Gülen 'i 'mezhep ayrımcılığı' yapmakla suçladı. Erdoğan, 'Okyanus ötesinden mezhebine de vurgu yaparak timsah gözyaşları dökenler nerede?' diye konuştu. Erdoğan, 'İstanbul’da talihsiz ölen çocuk' sözleri ile bahsettiği Berkin'in 'ekmek almaya gitmediğini' savunarak, 'Sahte ifadelerle ‘ekmek almaya gidiyor’ dediler, halbuki hiç alakası yok, terör örgütünün maşası olmuştu. Böyle ifadeler tasarladılar. O reklamcılar nerede' ifadelerini kullandı.Erdoğan, bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Ombudsmanlık Sempozyumu’nda konuştu.Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları şöyle11 bin 580 adet başvuru oldu Kamu Denetçiliği kurumumuza. Bu başvuruların incelenmiş ve neticelenmiş olmasından memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim. 2002 sonundan itibaren demokratikleşme adına tarihi adımlar atıldı. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun kurulması bu adımlar arasında önemli yer tutuyor. AYM’ye bireysel başvuru hakkı da devrim niteliğinde bir anlam taşıyor.Türk devletlerine baktığınızda Divanı Mezalim gibi kurumların olduğunu görürsünüz. Kimi zaman sultanlar camilere gidip namazın ardından vatandaşın dertlerini dinliyorlardı. Osmanlı’da kadılık, şeyhülislamlık gibi makamlar halkın sorunlarını dinliyorlardı. Devlet öncelikli yapı asla yok, insan öncelikli bir yapı söz konusu. O dönemde İstanbul Afrika’nın içlerine kadar hükmediyor, oradaki halkın huzur içinde yaşamasını bu anlayışla temin ediyordu.Devlet ile birey arasındaki mesafe açıldıkça birey de devlet de zayıfladı. Devlet halkını vatandaşını, vatandaşının taleplerini tehdit olarak görüyorsa kendisini vatandaşının taleplerine korunaklı hale getiriyorsa o devlet zalim bir devlet dönüşür ve zayıflamaktan başka seçeneği kalmaz.TC hem adil ve güçlü bir devlet hem de uzun soluklu bir devlet olacaksa tarihindeki bu zengin tecrübeleri kullanarak bunu sağlayabilir. Kıyafet, dil, kültür, etnik köken dayatması yoktur. Saraybosna’dan Kırım’a kadar geniş bir coğrafya içinde mezhepler, dinler özgürlük içinde varlıklarını idame ettirmişlerdir. Başörtüsü üzerindeki baskı ve yasaklamaları kaldırdığımızda bundan ülkenin zarar göreceği iddia ediliyordu.12 yıl içinde tüm iddiaların tam tersi gerçekleşti. Bireyin hak ve özgürlükleri genişledikçe devlet güçlendi. Kaldırılan her bir yasak hem bireyi hem de iddia edilenin tersine devleti, milleti, ülkeyi güçlendirdi. Hiçbir devletin yasaklarla, korkularla varabileceği bir hedef yoktur. Bireyi kendisi için tehdit olarak gören devletin adil olabilme imkanı yoktur.Tüm anlamsız aysak ve kısıtlamalardan kurtulmayı sarsılmaz bir hedef olarak muhafaza edecektir Türkiye. Birey için özgürlük ne kadar haksa güvenlik de o kadar haktır. Özgürlüğün olmadığı yerde güvenlik olmaz.Güvenliğin olmadığı yerde de özgürlük olmaz. Güvenlik öne çıkarsa özgürlük kısıtlanır. Özgürlük başkasının özgürlük alanını ihlal edecek şekilde sınırlanırsa o zaman da güvenlik sarsılır. En mükemmel seviyede olduğumuzu iddia etmedik. Böyle bir iddia içinde olursa bu bizi ciddi yanılgıya sevk eder. Türkiye bu kararlı reformlarını zor bir coğrafyada, yoğun terör saldırılarına ve içerideki değişime karşı yoğun bir dirence karşı yapan bir ülkedir. Özgürlüklerin genişlemesinden zarar gören terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasi partiye karşı mücadele verdik.Bazı siyasi partiler taraftarlarını Kobani’ye karşı sokağa çağırdılar. Basın açıklaması yapmak, protesto yapmak elbette demokratik haktır ama ne oldu birkaç gün içinde 42 insan gösterilerde hayatını kaybetti. Binlerce işyeri yakıldı, yıkıldı. Kamu ve sivile ait bina ve araçlar yakıldı. Bingöl’de 2 polisimiz şehit edildi. Şimdi biz bunlara demokratik hak mı diyeceğiz. Bu vandallığa gösteri hakkı mı diyeceğiz. Dünyanın neresinde böyle bir hak var? Ben Batı’yı iyi bilen birisiyim. Bizi kıyasıya eleştiren o uluslararası medyaya soruyorum: Kendi ülkelerinde böyle bir vandallığa özgürlük diyebilirler mi?Eylül’de BM Genel Kurulu’ndaydım. Özel bir toplantı yapıldı. Toplantıda IŞİD denilen bu terör örgütünün attığı adımların değerlendirmesi yapılırken interneti, Twitter’ı çok iyi kullandığı dile getirildi ve buna karşı bazı tedbirlerin alınması gerektiği gündeme geldi. Sosyal medyada bunu değerlendirirken bunu tek taraflı görmek yanlış. Bir katilin elinde bıçak var. Bir de doktorun elinde neşter var. Doktorun elindeki neşter hayat kurtarır, katilin elindeki bıçak öldürür. Bunu ayırmamız lazım. Neşter mi yoksa bıçaktan yana mıyız.Twitter’da tehdit mesajı yayınlayanların, bomba ihbarı yapanların başka ülkelerde nasıl sınır dışı edildiğini görmemiz lazım. Ama Türkiye’de şu bakanın ev adresi şu, gidelim basalım deyince bu örgütlü bir karalama kampanyasına dönüşebiliyorTürkiye’de bazı siyasiler, dışarda medya Türkiye’de basın özgürlüğü yok denilerek acımasızca eleştiriyorlar. Ama Gazze saldırıları karşısında işinden atılan gazeteciler hiç konu olmuyor.Geçen yıl Gezi olayları sırasında hayatını kaybeden bir çocuğun ölü bedeni üzerinden her türlü aşağılık saldırıya maruz kaldık. Taaa okyanus ötesinden ölen çocuğun mezhebine de vurgu yaparak timsah gözyaşlarıyla taziyeler yayınladılar. Ancak bu gösteriler sırasında silahla öldürülen Burak kimsenin dikkatini çekmedi. İstanbul’da talihsiz ölen çocuk sahte ifadelerle ‘ekmek almaya gidiyor’, halbuki hiç alakası yok, maşa olmuştu. Böyle ifadeler tasarladılar. O reklamcılar nerede.O çocuğu siyasi istismar aracı yapanlar nerede, Suriye’de 300 bin kişinin öldürülmesine susacaksın, sonra Kobani için konuşacaksın. Halbuki Kobani’de kimse yok. Kobani’den 200 bin Kürt bizim ülkemizde. ABD’nin hava operasyonu IŞİD’in oradaki kuşatmasıyla ilgili bir konu. Kobani stratejikse bizim için, ABD için değil. Benim için neticesi ölüm olan her şey suçtur. Şu anda Meclis yeni güvenlik tedbirlerini yasalaştırmak için çalışıyor. O malum koro yine işbaşında bakıyorsunuz. Yüzüne maske takıp, sivillere saldıran bir anlayış dünyanın hiçbir yerinde demokratik hak kavramının arkasına saklanamaz.Devlet sokaktaki, evdeki vatandaşının can güvenliğini temine demiyorsa, kamu mülkünü koruyamıyorsa o ülkede özgürlük olmaz. Türkiye’nin 90’lı yıllara dönmesine asla müsaade etmeyiz. Polisimize, askerimize bireyin hakkını ihlal edecek yetki vermeyiz, verilen yetkiyi aşmasına da asla göz yummayız. Zaten kamu denetçiliği kurumu, AYM’ye bireysel başvuru hakkı bu yüzden var. Sosyal medyada hakları ihlal edilen mağdurların özgürlüğü de savunulmazsa oradan özgürlük değil hak ihlali doğar.T24
Kobani'de Çatışmalar Şiddetlendi
Kobani'de IŞİD'in intihar saldırısı düzenlediği ve ardından çatışmaların şiddetlendiği öğrenildi.Amerikan Savunma Bakanlığı dün bir açıklama yaparak, Kuzey Irak'taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nden gönderilen silah, askeri mühimmat ve tıbbi malzemelerin hava yoluyla Kobani'ye ulaştırıldığını duyurmuştu.Bu gelişmenin ardından IŞİD militanları, Türkiye saatiyle 18.00 civarında saldırıya geçti.Militanların önce doğu cephesinden araçla intihar saldırıları düzenlediği, fakat Kürt kuvvetleri tarafından araçların imha edildiği öğrenildi.Büyük patlamalar kamuyounda 'cephane patlaması' olarak yorumlanmıştı. Kobani'deki Azadiya Welat gazetesi editörü ve Dicle Haber Ajansı muhabiri Abruhhamna Gök, BBC Türkçe'ye bu konuda konuştu ve patlamalarım imha edilen intihar saldırısı düzenleyen araçlardan kaynaklandığını belirtti.Bugün doğuda iki intahar saldırısı girişiminin gerçekleştiğini ancak YPG güçleri tarafından durdurulduğunu kaydeden Gök, son gelişmeleri şöyle aktardı:'Patlamalardan bir saat kadar önce IŞİD 13-14 havan topu atmıştı. İntihar araçlarının imha edilmesinin ardından hem güneyde hem de doğuda çatışmalar yoğunlaştı.''Koalisyon uçakları güney cephesini bombaladı'Yoğun geçen üç saatin ardından çatışmaların yavaşladığını söyleyen gazeteci, bu sırada koalisyon hava güçlerinin (Türkiye saatiyle 23.50 civarında) güney cephesinde birkaç bombardıman gerçekleştirdiğini öne sürdü.Ardından çatışmaların yeniden şiddetlendiği öğrenildi.'YPG'nin morali yüksek'ABD'nin havadan yaptığı silah yardımının nasıl karşılandığını sorduğumuz gazeteci Gök, şöyle konuştu:'Son dört günde IŞİD çok kayıp verdi. Bu nedenle YPG'lilerin morali zaten yüksekti. Silahlar gelince iyice yükseldi. Şimdi 'IŞİD'e büyük darbe vuracağız, daha erken dışarı çıkaracağız' diyorlar.'Silahların envanterine dair kendisiyle bir bilgi paylaşılmadığını belirten gazeteci, 'Ancak işe yarayacağını söylüyorlar. Ben aralarında ağır silahların da olduğunu tahmin ediyorum' dedi.Suriye'nin Türkiye sınırındaki Kobani kenti, bir aydan fazla süredir IŞİD (Irak Şam İslam Devleti) militanlarının kuşatması altında tutuluyor. Militanlar kentteki YPG (Halk Savunma Güçleri) ile çatışıyor. Ancak ABD liderliğindeki koalisyon güçleri, IŞİD mevzilerine bombardıman düzenleyerek YPG'ye destek veriyor.BBC Türkçe
Reklam