Türk Hava Yolları'nın (THY) İstanbul'dan İzmir'e gidecek uçağının tuvaletinde, üzerinde İngilizce 'Uçakta Bomba Var' yazılı bir kağıt bulununca, sefer iptal edildi. Uçaktaki yolcular tahliye edilirken, bomba imha uzmanları uçağın içini ve bagajları yeniden aramaya başladı.THY'den alınan bilgiye göre, saat 17.00'de İstanbul-İzmir seferini yapacak olan TK-2332 sefer sayılı, TC-JSH kuyruk tescilli Airbus A-321 tipi “Van' adlı uçak saat 16.15'te yolcu almaya başladı.Bu sırada, uçakta görevli olan kabin memurlarından biri, son olarak tuvalet ve koltukları kontrol ederken, tuvalette bir kağıt buldu.Kabin memuru, bulduğu kağıdın üzerinde İngilizce olarak 'Uçakta bomba var' yazısını görünce, alarm verildi.Önce yolcu alımı durduruldu; ardından hemen Emniyet Müdürlüğü'ne haber verildi. Uçaktaki yolcular da hızla tahliye edildi.Daha sonra, bomba imha ekibi hızla uçağa geldi ve önce uçak içindeki el bagajları ve raflardaki paketler incelendi.Bu arada, uçak, apronda 'havuz' olarak adlandırılan güvenli bir yere çekildi ve kargo bölümünde bulunan valizler görevliler tarafından aşağıya indirildi.Bomba uzmanları halen bagaj ve valizleri aramadan geçiriyor.Yolcuların ise başka bir uçakla saat 19.00'da İzmir'e hareket edecekleri bildirildi.CNN Türk
Cadılar Bayramı kutlamaları, eğlenceyi ve yaratıcılığı birleştirerek insanların kendilerini farklı bir biçimde ifade etmesine olanak sağlıyor desek yanlış olmaz sanırım. Yer yıl karşımıza bizi korkutan, güldüren ya da yalnızca 'vov!' dedirten kostümler çıkıyor. 2014 yılında farklı kategorilerde seçilmiş en iyileri bu içeriğimizde sizler için bir araya getirdik. İyi eğlenceler dileriz.
Sekizincisinin gerçekleşmemesi nedeniyle büyük üzüntü duyduğumuz fakat dokuzuncusunun ilk duyurusunun gelmesiyle birlikte büyük bir heyecanla beklediğimiz İstanbul Animasyon Festivali’nin bu yılki yarışma ve yarışma dışı filmleri belli oldu.Seha Can’ın Yasemin Mori şarkısı ”Işığa Geldi Çocuklar” için yaptığı klipten, Ethem Onur Bilgiç’in Salkım Söğüt’ üne yerli animasyonlar ın yanı sıra İngiltere, Fransa, ABD, Kanada, İsveç ve daha pek çok ülkeden animasyon filmlerin yer aldığı listeye buradan göz atabilirsiniz.Festivalde gösterilecek Salkım Söğüt animasyonunun fragmanını aşağıda görebilrisiniz.Bantmag
CHP Merkez Yönetim Kurulu Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum'un ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevkine karar verdi. Batum, Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığında ihracı istenen ilk milletvekili oldu.Ankara Milletvekili Emine Ülker Tarhan'ın istifasının ardından istifası beklenen isimlerden Süheyl Batum için parti yönetimi disiplin mekanizmasını işletti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan Merkez Yönetim Kurulu toplantısında Batum'un kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilmesi kararlaştırıldı. CHP Sözcüsü Haluk Koç tarafından yapılan yazılı açıklamada kararın gerekçesi olarak Batum'un Tarhan'ın istifasının ardından yaptığı açıklamalar gösterildi:'Son günlerde basında yer alan CHP’den istifa haberleri çerçevesinde açıklamalarda bulunan Eskişehir milletvekili Bedii Süheyl Batum; 'İstifaların devam edeceği, bu istifalarla partiyi sarsacak düzene sokacakları...' şeklindeki beyanları ile partiyi kamuoyu önünde doğrudan tartışmaya açan, Parti bütünlüğü ve bütünlüğünü sarsan tutum içine girmiş olmakla; kesin çıkarma cezası istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevki kararlaştırılmıştır.”Tarhan'ın Cuma günü istifa etmesinin ardından CHP içerisinde gözler ulusalcı kanatta yer alan Süheyl Batum ve Birgül Ayman Güler'e çevrilmişti. CHP kulislerinde bu iki ismin Tarhan'la birlikte hareket edeceği beklentisi vardı.CHP'nin hafta sonu yapılan Antalya Kampı'na katılan Batum'sa gazetecilerin sorularına verdiği yanıtla istifaya açık kapı bırakmıştı.Batum'un 'CHP'de 20 muhalif milletvekili var, başka istifalar da olacak' dediği de basına yansımıştı.Yüksek Disiplin Kurulu süreciCHP Tüzüğü uyarınca MYK'dan gelen ihraç talebiyle ilgili son kararı Yüksek Disiplin Kurulu verecek. 15 kişilik kurulda kararlar salt çoğunlukla alınıyor. CHP Tüzüğü'ne göre ihraç taleplerini görüşmek üzere Yüksek Disiplin Kurulu'nun ivedikle toplanıp, 7 gün içerisinde karar alması gerekiyor. Bu süreçte Batum'dan savunması da istenecek.Batum kimdir?Akademisyen Süheyl Batum 3 Kasım 2010 tarihinde yürürlükte bulunan tüzük uyarınca CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından Önder Sav'dan boşalan Genel Sekreterlik makamına getirildi.18 Aralık 2010'daki Cumhuriyet Halk Partisi 15. Olağanüstü Kurultayı'nda 1089 oyla yeniden Parti Meclisi üyeliğine seçildi. 25 Aralık 2010'da toplanan Parti Meclisi kararıyla Seçim ve Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı görevine getirildi. 12 Haziran 2011 de yapılan Milletvekili Genel Seçimlerinde, CHP Eskişehir 1. sıra milletvekili adayı olarak seçilerek Meclis'e girdi.CHP'de Ekmeleddin İhsanoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı için aday gösterilmesine karşı çıkan muhalif isimler arasında yer alan Batum, parti yönetimine 'isyan bayrağı' açan ulusalcı kanatta yer aldı. Batum, Emine Ülker Tarhan, Süheyl Batum, Nur Serter, İsa Gök, Birgül Ayman Güler ve Dilek Akagün Yılmaz'la birlikte Kılıçdaroğlu'na istifa ve olağanüstü kurultay çağrısı yapmıştı.Al Jazeera
YouTube'da paylaşılan bir video, Güney Afrika'da Kruger Ulusal Parkı'ndaki 17 aslan tarafından etrafı çevrilmiş bir kirpinin, kendini savunma çabasını gözler önüne seriyor. Aslanlarla epey mücadele eden kirpi sonunda kurtulmayı başarıyor.
Samsung’un “Project Zero” olarak adlandırdığı çok gizli projesinin Samsung Galaxy S6 ile ilgili olduğu söyleniyor. Adında geçen “sıfır” kelimesi, Samsung’un sıfırdan bir şeyler tasarladığı şeklinde yorumlanıyor. Samsung’un açıklanan son çeyrek mali yıl raporu akıllı telefon tarafında satışların yavaşladığını gösteriyor. Rakiplerin yenilikçi fikirleri karşısından Samsung’un üstte kalmaya devam etmesi için daha ilgi çekici ve kullanıcılara yeni gelen özellikler sunması gerekiyor. İşte “Project Zero” bu düşünce kapsamında sürdürülüyor.SamMobile sitesinin haberine göre Samsung, 32 GB, 64 GB veya 128 GB kapasite seçeneklerine sahip bir akıllı telefon sunacak. Ayrıca kullanıcılara microSD kart yuvasıyla saklama alanını daha da genişletme imkanı verilecek. Böylelikle kullanıcıların toplam 256 GB saklama alanına sahip bir telefon kullanma şansı olacak. Ayrıca SamMobile’ın öğrendiğine göre, Samsung’un satmayı planladığı modellerden birinde 64-bit Exynos 7420 yonganın bulunması planlanıyor.Tabii ki, geçmişte gördüğümüz durumlar tekrarlanırsa, Samsung ABD gibi LTE’nin yaygın olduğu pazarlarda Qualcomm Snapdragon yongalarını tercih etmeyi sürdürecektir. Zaten SamMobile da Samsung’un bu ülkelerde Qualcomm Snapdragon 810 yongalı bir versiyon satmayı planladığını yazıyor.Samsung Galaxy S6’nın 2560 x 1440 piksel Quad HD ekran barındıracağı söyleniyor, ancak ekran boyutu verilmiyor. Zaten Samsung Galaxy Note 4’ün Quad HD ekrana sahip olduğu ve ondan da önce LG G3’ün bu çözünürlükle geldiği bir ortamda Galaxy S6’nın Full HD ekranla çıkış yapması beklenmemeli.Telefonda Samsung tarafından geliştirilen yeni bir LTE modem kullanılacağı söyleniyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, LTE desteği amaçlı olarak Snapdragon 810’un kullanılacağı iddiasıyla bu Samsung markalı LTE modem iddiası biraz çelişiyor. Madem Samsung kendi LTE modemini kullanacaksa, işlemci olarak da kendi yongasetini bütün versiyonlarda kullanmayı tercih edebilir. Yine de, Snapdragon 810’un daha verimli bir seçenek olarak görünmesi, Samsung’u iddialı olduğu pazarlarda Qualcomm işlemcisini kullanmaya itebilir.Bu arada Samsung’un önde 5 megapiksel çözünürlüklü bir kameraya da yer vereceği söyleniyor.Samsung Galaxy S6’nın 2015’in başlarında, muhtemelen mart başında düzenlenecek 2015 Mobil Dünya Kongresi’nde tanıtılması bekleniyor. Bunun hemen sonrasında Nisan sonu veya Mayıs başı gibi Türkiye piyasasına da giriş yapmasını bekleyebiliriz.Teknoblog
3.5 yaşındaki Pamir'in komşu evin havuzunda ölü bulunmasıyla ilgili olarak soruşturmayı tamamlayan savcılık Pamir'in annesi hakkında 'taksirle ölüme sebebiyet verme' suçlamasıyla iddianame düzenledi. Savcılık annenin 6 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmasını istiyor.DHA
Beşiktaş-Partizan maçı öncesi teknik direktör Bilic ve Arjantinli yıldız Sosa basın toplantısı düzenledi...Jose Sosa şöyle konuştu: 'Çok önemli bir maça çıkacağız. Buraya katılmak, buranın bir parçası olmak çok güzel. Bir sonraki tura kalabilmek için yarınki maç çok önemli. Sakatlıktan çıktım. Ama özellikle pazar akşamı derbide 45 dakika oynamak bana çok katkı sağladı. Kendimi yarın için çok iyi hissediyorum. Çok iyi bir iş çıkardık. Burada bulunmak çok güzel duygu. Bir sonraki tura kalabilmek bizim için çok ciddi bir hedef.''İşimizin kolay olmasını düşünmek büyük bir hata olur'Bilic ise şöyle konuştu: 'Bizim için çok önemli bir maç. Grupta 3 maç var. Çok iyi durumdayız. Diğer yandan tehlikeli durumdayız. İşimizin kolay olmasını düşünmek büyük bir hata olur. Orada 4-0 yendik diye burada da rahat yeneriz diye bir şey yok. Karşımızda çok ciddi bir rakip var. Belgrad'daki oyunun daha iyisini oynamaya çalışacağız. Kazanacağız ve hedeflediğimiz yere doğru ilerleyeceğiz. Bunun üstesinden oyuncular gelebilirler. Her takımın olduğu gibi bizim de iniş-çıkışlarımız olacak. Yarın önümüzde çok iyi fırsat var. Kazanma serisi başlatabiliriz. Sezonu erken açtık. Şu anda iyi bir durumdayız. Serdar sakatlıktan döndü. Takımımın zorluğun üstesinden gelecek kapasitesi var.'Necip çok iyi bir oyuncu, iyi bir karaktere sahip'Stat meselesinin de üstesinden gelmemiz gerekiyor. Yarın kazanmamız için büyük şansımız var. Oyuncular doğru bir iş yaptığında takdir alır. Ancak kaleciler ve savunmacılar yanlış bir iş yaptığında eleştirilir. Necip'i günah keçisi haline getirmek doğru değil. Necip çok iyi bir oyuncu, iyi bir karaktere sahip. Necip'i eleştirmek yersiz. Umarım bizim ve takım arkadaşlarının yardımıyla Necip bu işin üstesinden gelecek.'Hakemleri konuşarak kaybedecek vaktimiz yok'Hakemlerle ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Bizim işimiz sahada. Son maçta ikinci yarıda son şampiyona karşı derli toplu oynadık. Avrupa Ligi ve Süper Lig'de konsantrasyonumuzu kendimize ve rakiplere vermemiz gerekiyor. Hakemleri konuşarak kaybedecek vaktimiz yok. Süper Lig tabii ki önceliğimiz. Ancak UEFA Avrupa Ligi'nde bulunmanın anlamı kulüp için çok büyük. Türkiye Kupası başlamadı. Türkiye Kupası başlayınca kupayı kazanmak için elimizden geleni yapacağız. UEFA Avrupa Ligi, tabii ki Şampiyonlar Ligi değil. Ama çekici bir yer.'Takımı yüzüstü bıraktı. Gökhan Töre ceza alacak'Gökhan Töre genç bir oyuncu. Çok iyi bir durumda. Her kulüp bu tip oyunculara sahip olmak ister. Bizim için çok önemli bir oyuncu. Dortmund, Bayern Münih karşısında 1-0 öndeydi. Ribery oyuna girene kadar. Ribery oyuna girdi ve Bayern maçı 2-1 kazandı. Gökhan'ın derbide yokluğu bir darbeydi. Kendisiyle konuştum. Takımı yüzüstü bıraktı. Ceza alacak. Belgrad'da ortaya koyduğu oyuna baktığınız zaman ne kadar önemli bir oyuncu olduğunu anlarsınız. Serdar'ın haricinde tüm oyuncular oynayabilecek düzeyde. Kadro ile ilgili kararı yarın vereceğiz.'Skorer
Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, kuruluş çalışmaları tamamlanan Demokratik Gelişim Partisi'ni (DGP) bir otelde düzenlediği basın toplantısı ile açıkladı.Bal, Ankara'da bir otelde düzenlediği basın toplantısında, partisi hakkında bilgi verdi.Türkiye'nin en büyük sorununun demokrasi eksikliği ve hukuksuzluk olduğunu öne süren Bal, 'Zaten hukuksuzluk, kural tanımamazlık, devlet gelenekleri ile oynama, kutuplaşma, yalan ve iftira terörü, silahlı terör bizim varlık sebebimiz ve bu adımı atma sebebimizdir' dedi.Bal, partinin logosunun kırmızı renk içinde yer alan beyaz bir el olduğunu söyledi. Cesur insanlarla yola çıktıklarını ve bu süreç içinde yaptıkları her toplantının takip edildiğini, görüştükleri dernek ve vakıf başkanlarının korkutulduğunu iddia eden Bal, 'Tren kalkmıştır, bu tren farklı duraklarda duracaktır. Tüm cesur insanları, sağcısıyla solcusuyla demokrasiye inanan insanları, yalan iftira karşısında ben de varım diyen insanları, delikanlıları, cesur hanımefendileri, beyefendileri aramıza, buraya davet ediyoruz' diye konuştu.Demokrasi ve hukuk flaması altında yola devam edeceklerini anlatan Bal, milli değerlere saygılı olduklarını ve kutuplaşma peşinde olmadıklarını söyledi.SorularBal, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Parti ambleminin eski DP'nin amblemine benzediğinin ifade edilerek 'Kendinizi bir partinin devamı olarak görüyor musunuz?' diye sorulması üzerine logonun taklit değil orijinal olduğunu belirtti.İdris Bal, 'Cemaatle ya da Fetullah Gülen ile görüşmeniz oldu mu? İdris Naim Şahin, Ertuğrul Günay ve Hakan Şükür gibi isimleri partinizde görecek miyiz?' sorusuna, 'Bismillah dedik, yola çıktık. Bazı arkadaşlarımız, ilk durakta bindiler, yetişebildiler. Bazıları yetişemedi, işleri vardı, mazeretleri vardı, belki onlar ikinci, üçüncü durakta binecekler bu minibüse' karşılığını verdi.Hiçbir zaman iradesinin üzerine ipotek koydurmadığını dile getiren Bal, 'Beni ister Sayın Gülen, ister İzzettin Doğan, ister Süleyman Efendi'nin cemaati, ister İskender Paşa, ister gayrimüslüm kesimler, cemaatler, ister ülkücü kesim, kim kucaklarsa kucaklasın şeref duyarım bundan. Kim desteklerse desteklesin şeref duyarım bundan. Eğer bahsettiğiniz sayın Gülen'se görüşmedim' ifadesini kullandı.Tüm hedeflerinin 2015 seçimlerine girmek olduğunu belirten Bal, bunun için çalışmalarını sürdürdüklerini kaydetti.AA
TRT’nin bir döneme damgasını vuran efsane spikeri Mesut Mertcan’ın huzurevinde yaşadığı ortaya çıktı. Ünlü spikere Kanaltürk’te yayınlanan ‘Songül Karlı ile Yeniden’ programı ulaştı.Karlı, usta spiker ile röportaj yaptı. 2 çocuk sahibi olmasına rağmen 3 aydır huzurevinde yaşayan Mertcan, “Yaşamımın son 3 yılını yaşanmış saymıyorum.” diyerek dert yandı. Eşinden ayrılalı 2 yıl olduğunu hatırlatan spiker, “Yalnızlığı taşıyamadığım için huzurevine geldim.” dedi. Kardeşleri de olduğunu söyleyen Mertcan, kimseye yük olmak istemediğini dile getirdi.Huzurevinde kaldığını pek çok kişinin bilmediğini ifade eden spiker, hayal ettiği hayatın böyle olmadığını belirtti. Çalıştığı dönemde çok iyi paralar kazandığını anlatan Mertcan, “Belki sevmediğimden, belki de kullanmayı bilmediğimden paramı tutamadım.” itirafında bulundu. Bir evi olmasını ve kendisini gerçekten sevecek arkadaşım diyebileceği biriyle yaşamayı istediğini dile getiren usta spiker, Adana’da bir caddeye isminin verilmesini arzu ediyor. Zaman
CHP’den geçen hafta istifa eden Emine Ülker Tarhan, uzun zamandır beklenen bu kararının ‘ duygusal ‘ açıdan zor olduğunu ama ‘ işin içine mantık ve sorumluluk girince kolaylaştığını ‘ söyledi. Bir zamanlar partideki ulusal kanadın en önemli temsilcilerinden olan Tarhan, CHP hakkında da ” Ama benim için artık bu sayfanın kapandığını düşünüyorum, söyleyeceklerimi söyledim ” dedi.Tarhan’ın, Hürriyet’ten Ayşe Arman’a verdiği röportajdan öne çıkan kısımlar şöyle:İstifa zor oldu mu?* Duygusal olarak kolay olmadı. Ama işin içine mantık ve sorumluluk girdi, o zaman kolaylaştı. Bir yanda ülkenin her geçen gün kötüye giden vahim tablosu ve Meclis’e sıkışmış bir siyaset anlayışı, diğer yanda ise çoğunun iyi niyetli olduğuna inandığım parti emekçileri…‘Her türlü hakarete uğradım’* Evet! Birileri bir yerden başlamalı diye düşündüm. Kararım da anlık değildi. Medeni bir çabayla yaptığım kurultay çağrısı sonrası, bana karşı bir linç kampanyası başlatıldı. Her türlü hakarete uğradım. Ardından kurultay toplandı. Baktım, yol haritası çizmek gibi bir niyetleri yok, tam tersine koltuk kavgası, yer kapma yarışı, öfke hezeyanları, masaya vurulan yumruklar… Hamaset diz boyu! Şaşkınlıkla izledim.‘Sonuç alamayınca doğru bildiğimi yaptım’* İstifa, akılda taşınmaz. Benim tek istediğim CHP ile baskıya ve zulme karşı güçlü bir duruşu sergilemekti. Kadın temsilini güçlendirmekti ama olmadı. Çeşitli uyarılarda bulundum, bazen sessizce, bazen yüksek sesle… Ama bir sonuç alınamayacağını anladığımda da doğru bildiğimi yaptım.‘Ucuz kahramanlık’ mı yaptı?* Kahramanlık az çok bilirim ama ucuzluk bilmem! Her zaman şeffaf ve net olmuşumdur. Yapaylıktan rahatsız olurum. Bunlar bir yana, aslında hepimiz biliyoruz ki, ülke siyasetini elinde tutan ve siyasi statüko oluşturan bir güç var. Bu güçler, birbirlerinden besleniyor. Sanki anlaşmışlar gibi ülkeyi yeni fikirlere, doğru politikalara kapatmışlar. Bu durumda, parti içi muhalefet seçenekleri çok fazla olamıyor. Sizin enerjinizi aşan bir çözümsüzlükle karşı karşıya kalıyorsunuz.CHP’deki temel sorun ne?* Aslında bir sorunlar zinciri! Ama benim için artık bu sayfanın kapandığını düşünüyorum, söyleyeceklerimi söyledim.Bundan sonra ne yapacak?* Bundan sonra sadece ülkede gördüğüm sorunlar üzerine yürüyeceğim. Otoriterleşen tek adam yöntemine, çakma yeni cumhuriyet anlayışına, gelir dağılımındaki adaletsizliklere, eğitimde eşitsizliğe, durma noktasına gelen ekonomiye, tıkanan sosyal güvenlik sistemine, ellerinde patlayan dış politikaya ve benzeri meselelere… Bir de Anadolu’da unutulmaya yüz tutan kardeşliğimizi yeniden nasıl hatırlatabiliriz, bunu üzerine çalışmak istiyorum.Yeni parti kuracak mı?* Siyaset, ülkeyi ve halkın karar alma süreçlerini etkilemek ve yönlendirmek için yapılıyor. Ben ‘Eğer iyi yoksa, bulmayız, icat etmeliyiz. Kaybolduysa da geri getirmeliyiz’ diyorum. Bu çerçevede, temsil ettiğim kitlenin yaşamını nasıl kolaylaştırabilirim, ihmal edilmediklerini nasıl hissettirebilirim onlara. İşte buna kafa yoruyorum. Siyasi yol haritam da bununla bağlantılı olarak şekillenecek.Onu harcadılar mı?Mümkün değil! Kendimle ilgili kararları ben veririm. Başkalarına verdirtmem. Birçok şeyi elimin tersiyle ittiğim de oldu.Fazla mı sert davranıyor?* RTE’den de mi sert buluyorlarmış? Bakın, ben neysem oyum. Ama evde de, sokakta da, gençlerle buluştuğumda da hep tam tersini söylerler. Ancak haksızlığa karşı olabildiğince de sert olmaya devam edeceğim.Neden cumhurbaşkanı adayı gösterilmedi?* Sadece benimle veya CHP ile ilgili değil, diğer muhalefet partileri de kendi tabanlarında rahat kabul görebilecek adaylardan bilerek kaçındılar. O günün şartlarında bazı isimlerin yarışarak parlamasından çekinmiş olabilirler. Ama önemli olan ve yanlış olan, Cumhurbaşkanlığı’nın ilk turda ve kolayca hiç mücadele edilmeden, otoriter anlayışa hediye edilmiş olmasıdır.Diken
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, Trabzon'da konvoyuna yumurta attığı ve hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı mahkemece para cezasına çarptırılan 42 yaşındaki öğretmen Seçil Esmanur Erdem hakkında Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Yüksek Disiplin Kurulu'nca (YDK) sürdürülen soruşturma tamamlandı. 17 yıllık öğretmen Erdem hakkında oy birliği ile meslekten ihraç kararı çıktı.Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 23 Kasım 2013’te Trabzon’a gelişinde konvoya yumurta attığı ve Başbakan'a hakaret ettiği iddiasıyla Trabzon 2’inci Sulh Ceza Mahkemesi’nde yargılanıp 7 bin 80 lira para cezasına çarptırılan beden eğitimi öğretmeni Seçil Esmanur Erdem, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) tarafından da idari soruşturmaya tabi tutuldu.Yüksek Disiplin Kurulu, 30 Eylül 2014 tarihinde verdiği kararla, ‘Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yumurta atarak küfür içeren sözlerle hakaret ettiği’ suçlamasıyla öğretmen Erdem hakkında, ‘Devlet memurluğundan çıkarılma’ cezasını oy birliğiyle onadı. Karar, Trabzon Merkez Ortahisar İlçesi Kireçhane Ortaokulu'nda beden eğitimi öğretmenliğine devam eden 17 yıllık öğretmen Seçil Esmanur Erdem’e tebliğ edildi.BİR SÜRE AÇIĞA ALINMIŞTIDönemin Başbakan’ı Erdoğan’a yönelik hakaret içeren ifadelerde bulunduğu ve yumurta attığı suçlamasıyla gözaltına alınarak ifadesi alınan Seçil Esmanur Erdem, sevk edildiği mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakmıştı. Yargılandığı mahkemece para cezasıyla cezalandırılan Seçil Esmanur Erdem, geçirdiği idari soruşturma kapsamında bir süre açığa alınmış, ardında göreve başlamıştı.EĞİTİM SEN'DEN TEPKİEğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, 23 Kasım 2013 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde, konvoya yumurta atıp hakarette bulunduğu iddia edilen beden eğitimi öğretmeni 42 yaşındaki Seçil Esmanur Erdem'in meslekten ihraç edilmesine tepki gösterdi.Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu’nun (YDK), 30 Eylül 2014 tarihli kararında, 'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yumurta atarak küfür içeren sözlerle hakaret ettiği' suçlamasıyla öğretmen Seçil Esmanur Erdem hakkında oy birliğiyle 'Devlet memurluğundan çıkarma' cezası verilmesi üzerine açıklama yapan Eğitim Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci, düzenlenen basın toplantısında, kararı hukuksuz bulduklarını bildirdi. YDK’nın verdiği cezayı kabul etmediklerini belirten İkinci, şunları söyledi:'Bu ceza yalnızca Seçil öğretmene verilen bir ceza değildir. Bu ceza, 2 milyon kamu emekçisine verilen bir cezadır. Bu ceza ülkemizde demokrasiye, adalete, hukuka inanan insanlara verilen cezadır. Bu ceza vicdan duygusu ile izah edilemeyecek, hakkaniyetten yoksun bir cezadır. Bu cezayı kabul etmiyor ve reddediyoruz.''ADALETİN TECELLİ ETMESİ İSTİYORUZ'Seçil öğretmenin devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin kararı gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıyacaklarını kaydeden İkinci şöyle konuştu; 'Bilinmelidir ki Seçil öğretmenin davası artık tüm kamu görevlilerinin, eşitlik, adalet ve hukuk arayan herkesin davasıdır. Sendika olarak Seçil öğretmenimize yönelen bu haksızlığın giderilmesi için AİHM dâhil olmak üzere tüm hukuki süreçleri işleteceğiz. Ülkemizde hukukun üstünlüğünün, insana saygının, adaletin tecelli etmesi istiyoruz.' DHA
Hindistan'dan oldukça ibretlik bir hikaye... 36 yaşındaki adam, polise teslim oluyor ve diyor ki; 'Kızımın tecavüzcüsünü öldürdüm'. Olayın arka planını araştıran polisler çıkan hikaye oldukça şaşırıyor.14 yaşındaki kızının, aynı mahallede oturan, 45 yaşındaki bir adam tarafından tecavüze uğradığını öğrenen baba, yetkililere başvurmuyor, kişisel olarak tanıdığı tecavüzcüye de konuyu bildiğini hissettirmiyor. Bunu hem kızının tecavüze uğradığını insanlara göstermemek için hem de intikamını almak için yapıyor. Tam 2 ay boyunca intikam planı yapan ve doğru zamanı bekleyen acılı baba, tecavüz olayını bildiğindn haberi olmayan arkadaşını eve çağırıyor, bir güzel besliyor ve intikam planını devreye sokmak için yemeğin içine attığı ilacın devreye girmesini bekliyor.İlacın etkisiyle kendinden geçen tecavüzcü kendine geldiği zaman elleri ve ayaklarından çıplak bir şekilde koltuğa bağlanmış olarak buluyor kendini. Polisin intikam peşinde koşan babanın ifadesi sonucu edindiği bilgiye göre acılı baba önce kızgın maşayla tecavüzcünün penisini yakarak söküyor ve can çekişen adamı boğarak öldürüyor.Daha sonra da polise teslim olup, yaptığını itiraf ediyor. 36 yaşındaki baba cinayet suçlamasıyla tutuklu olarak yargılanıyor.Film gibi, değil mi?
Adalet Bakanlığı tarafından Türkiye’de ilk kez İzmir’de trans kadınlara özel cezaevi kurulacağı belirtildi.Adalet Bakanlığı tarafından Türkiye’de ilk kez İzmir’de trans kadınlara özel cezaevi kurulacağı belirtildi.Hüküm giyen trans kadınların, kadın ve erkek koğuşlarında kalamayıp tek kişilik hücrelere konulması ve diğer mahkumlardan farklı zamanlarda yalnız volta atmak zorunda kalmaları üzerine Adalet Bakanlığı çalışma başlattı. Türkiye’de ilk kez İzmir’de kurulması planlanan translara özel cezaevinin Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampusü çevresinde yer alacağı öğrenildi. Söz konusu tasarı, şuanda Meclis alt komisyonunda bulunuyor. Konuyla ilgili, 2000 yılında adam öldürme suçundan hüküm giyen ve diğer mahkumlarla kalmasına izin verilmeyip tek kişilik hücreye konulan trans kadın Öykü’nün avukatı Rıfat Öztürkoğlu, “Kadın ve erkek koğuşunda kalamayan trans kadının tek kişilik hücreye konulması, sınırlı havalandırma verilmesiyle müvekkilim aslında izole edilmişti. O dönemler çözüm bulunamamıştı ama şimdi bu tasarının alt komisyonda bile bulunması büyük bir başarıdır. Yakın zamanda çıkmasını temenni ederim” dedi.İzmir Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden trans kadın Demet Yanardağ da, trans cezaevine karşı çıkarak “Trans cezaevi yerine translara, LGBTİ bireylere özel okul ve hastaneler açılabilir çünkü özellikle ayrımcılığa uğradığımız nokta toplumun içi. Sadece translara özel koğuş yapılabilir. Ben trans cezaevinin iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.“HÜCREYE KONULARAK İKİ KEZ CEZALANDIRILDI”2000 yılında adam öldürme suçlamasıyla cezaevine giren trans kadın Öykü, önce İzmir Buca Cezaevi’nde kadın koğuşuna getirilmiş ardından kadın koğuşunda kalmasına izin verilmeyerek tek kişilik hücreye konulmuştu.Öykü’nün 200 yılında yaşadığı sıkıntıları en iyi bilen isim olan avukatı Rıfat Öztürkoğlu o dönemde yaşadıklarını şöyle anlattı: “İstanbul’da transeksüel bir mahkumun kadın koğuşunda bir kadını hamile bırakması sonucu İzmir’deki cezaevinde yatan benim müvekkilim bir kez daha cezalandırılarak hücreye konulmuştu. Hücre cezası Ceza Kanunu sistematiğinde ayrı bir cezadır zaten. İki defa cezalandırıldı. Çözüm bulunamadığı için hücreyi kabullenmek zorunda kaldı. Bunun çözümünü o dönemde bulamamışlardı. Bakanlığa kadar ulaşmıştık ama çözüm bulamadılar. Bu kanayan bir yara.”“İZOLE EDİLDİ”Müvekkilinin cezası kesinleştikten sonra Alaşehir L Tipi Cezaevi’ne gönderildiğini, orada hücreye konulmasa bile bu kez de koğuşta yalnız bırakıldığını belirten Öztürkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sınırlı havalandırmaya çıkma durumu vardı. Yine kısıtlanmış oldu. Kadın koğuşuna konulamadı. Fiziksel olarak erkeklik özelliği taşıdığı için Bakanlık buna izin vermedi. Erkek koğuşuna konulunca daha büyük sorun yaşandı. O kadar erkeğin arasında çift cinsiyetli birisinin bulunması sıkıntı oluşturdu. Açıkçası izole edildi. Bu insan haklarına aykırı. Hem tutukluluk hem hükümlülük döneminde izole edildi. Tasarının şuan alt komisyonda bile bulunması büyük bir başarıdır. Yakın zamanda çıkmasını temenni ederim. Çünkü bu sorun aşılamıyor. Ayrı bir cezaevi mi yapılır yoksa cezaevlerine ayrı bir bölüm mü yapılır bilemiyorum.”“AYRI CEZAEVİ DEĞİL AYRI KOĞUŞ YAPILABİLİR”Trans kadınlara özel cezaevi yapılmasıyla ilgili karşıt bir görüş de Siyah Pembe Üçgen Derneği’nden trans kadın Demet Yanardağ’dan geldi. Lezbiyen, gay, biseksüel, trans, interseks (LGBTİ) bireylerin en çok ayrımcılığa maruz kaldığı yerin toplumun içi olduğunu belirten Yanardağ, translara özel cezaevi yerine trans bireylere ayrı bir koğuş yapılabileceğini söyledi. Trans cezaevini pozitif ayrımcılık olarak görmediğini söyleyen Yanardağ, “Neden translara özel bir okul yok. Neden translara özel bir hastane yok da cezaevi var? Türkiye genelinde toplasanız 10 bin trans birey vardır. 10 bin kişi için özel bir cezaevine gerek var mı? Bunun altında yatan nedenin transları cezaya çarptırmak olduğunu düşünüyorum. Translara özel okul istiyoruz, okumak istiyoruz” ifadelerini kullandı.“ÖNCE ÖZEL OKUL VE HASTANE YAPILSIN”Trans bireyler olarak pozitif ayrımcılık ve eşitlik istediklerini dile getiren Yanardağ, şöyle konuştu: “Cezaevlerinde kadın koğuşu ve erkek koğuşu olduğu gibi ayrıca trans koğuşu olabilir. Sadece translara özel koğuş yapılabilir. Ben tras cezaevinin iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Cezaevleri açılacağına okul açılabilir. Aslında problem olan sadece cezaevleri değil. Eşitlik dediğimizde insani açıdan düşünmeliyiz. Toplumun asıl ihtiyacı sağlık hakkına erişim ve gerçek bir eğitimdir. Okullarda birçok problem yaşıyoruz. Başlı başına tuvalet kullanmak bir problem. Öğretmenlerin, okuldaki diğer kişilerin homofobik tavırları nedeniyle okul bırakabiliyor birçok LGBTİ birey. Bugün İzmir’de devlet hastanesi doktorları trans bireylere hizmet vermiyor. Kulaktan dolma aldığım duyumlara göre transların problemli olması ve kavga çıkarması nedeniyle tedavi edilmediğini öğrendim.”Milliyet ve İHA