Ahmet Şık: 'Ekrem Dumanlı ile Görüşmeyeceğim'
Habertürk'teki Türkiye'nin Nabzı programında yaptığı açıklamada Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın görüşme talebinin kendisine iletildiğini söyleyen Ahmet Şık, fakat kendisiyle görüşmeyi düşünmediğini belirtti.
Çarşı Grubunun Darbeci (!) Olduğunu Gösteren 18 Eylemi!
ÜZÜLEREK BELİRTMEK ZORUNDAYIM Kİ GALERİ 'AĞIR İRONİ İÇERİR!'Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı'nın liderleri 'darbeci' olmak suçlamasıyla yargılanacak. Biz de sizler için Çarşı'nın aslında ne kadar darbeci olduğunu gözler önüne seren bir takım bilgiler topladık. İşte o darbe girişimlerinden bazıları. Allah'a şükür ki bu tuzakları boşa çıktı!
'17-25 Aralık Tarihleri Arasında İnternet Yavaşlatılacak mı?'
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, 17-25 Aralık tarihleri arasında Türkiye’deki internet hizmetinin yavaşlatılacağı iddiasını Meclis gündemine taşıdı.Sezgin Tanrıkulu, Başbakan Ahmet Davutoğlu’na ‘Sosyal medyanın kontrol edilmesi için yurtiçi ve yurtdışı internet bant genişliğinin düşürülerek 17 -25 Aralık 2014 tarihleri arasında Türkiye genelinde internetin yavaşlatılması için talimat verildiği iddiası doğru mudur” diye sordu.Tanrıkulu’nun soru önergesi şöyle:“Sosyal medyanın kontrol edilmesi için yurtiçi ve yurtdışı internet bant genişliğinin düşürülerek 17 -25 Aralık 2014 tarihleri arasında Türkiye genelinde internetin yavaşlatılması için talimat verildiği iddiası doğru mudur? İddia doğru ise, bu talimat hangi kuruma ya da kişiye verilmiştirTwitter’a erişimin engellenmesi, sınırlandırılması yönünde talimat verildiği iddiası doğru mudur? İddia doğru ise, bu talimat hangi kurum ya da kişiye verilmiştir? Bu iddialar doğru ise talimatı kim ya da kimler vermiştir?”Kaynak: Zete
İtalya'da Yılın Futbolcusu 35′lik Pirlo
İtalya’nın Juventus takımının 35 yaşındaki yıldızı Andrea Pirlo Serie A’da yılın futbolcusu oldu.İtalyan Futbol Federasyonu tarafından her yıl belirlenen “Yılın En İyileri”nde bu yıl ”Yılın Futbolcusu Ödülünü” 35 yaşındaki ortasaha Andrea Pirlo kazandı. Pirlo ile birlikte 7 takım arkadaşı da İtalya’da “Yılın 11″ne seçildiler.Pirlo önderliğinde Serie A’da geçen sezon topladığı 102 puan ile rekor kırarak üst üste 3′üncü şampiyonluğunu yaşayan Juventus UEFA Avrupa Ligi’nde de yarı final oynamıştı.İtalyan Futbol Federasyonu tarafından belirlenen “Yılın En İyileri” şu şekilde:Serie A Yılın Takımı: Gianluigi Buffon (Juventus); Matteo Darmian (Torino), Andrea Barzagli (Juventus), Mehdi Benatia (AS Roma, şimdi FC Bayern Münih), Kwadwo Asamoah (Juventus); Andrea Pirlo (Juventus), Paul Pogba (Juventus), Arturo Vidal (Juventus); Ciro Immobile (Torino FC, şimdi Borussia Dortmund), Gonzalo Higuaín ( Napoli), Carlos Tévez (Juventus).En iyi Teknik Direktör: Antonio Conte (Juventus)En iyi Genç : Daniele Rugani (Empoli FC)Yılın Hakemi: Nicola RizzoliZETE
Thierry Henry Futbolu Bıraktı!
Arsenal'de efsaneleşen Thierry Henry, 20 yıllık futbol kariyerini noktaladığını duyurduArsenal'de gösterdiği performansla adını kulübün efsaneleri arasına yazdıran, Avrupa'nın dev takımlarında boy gösteren Thierry Henry yeşil sahalara veda etti.İngiltere'nin köklü kulüplerinden Arsenal'de efsaneleşen Thierry Henry, 20 yıllık futbol kariyerini noktaladığını duyurdu.37 yaşındaki Fransız forvet, resmi Facebook hesabından yaptığı açıklamayla futbolu bırakma kararını spor dünyasına duyurdu. Henry, Londra'ya geri dönerek SKY Sport ekibine katılarak yorumculuk yapacak.Kariyerinde Monaco, Juventus, Arsenal, Barcelona ve son olarak ABD'de New York Red Bulls forması giyen Henry, 'Umarım beni izlerken benim oynarken aldığım kadar zevk almışsınızdır' diyerek sözlerine noktayı koydu.Henry şunları söyledi:'Bu oyunda geçirdiğim 20 yılın ardından artık profesyonel futbol kariyerimi noktalama kararı aldım. Benim için inanılmaz bir maceraydı ve şimdiye kadar beraber oynadığım takım arkadaşlarıma, tüm taraftarlara ve Monaco, Juventus, Arsenal, Barcelona, New York Red Bulls ve Fransa Milli Takımı'ndan bu sürede özel zaman geçirmemi sağlayan herkese tek tek teşekkür ederim.Artık kariyerime başka bir alanda devam etmemin zamanı geldi. Londra'ya dönerek SKY Sports bünyesine katılacağımı açıklamaktan memnuniyet duyarım. Artık gözlerimi, tecrübelerimi, sezgilerimi ve yıllar boyunca öğrendiklerimi sizlerle paylaşacağım.Biraçok inanılmaz anım ve harika tecrübelerim oldu. Umarım beni izlerken, benim oynarken aldığım kadar zevk almışsınızdır. Yeni bir macerada görüşmek üzere...'T24
Reklam
TRT'den 'Eden Bulur' Açıklaması: 'Tarafsız Medya Mümkün Değil'
TRT Genel Müdürü Göka, Akdeniz Üniversitesi'nde 14 Aralık operasyonu sonrası TRT ekranlarında yer alan hashtag'le ilgili sorulara cevap verdi.Antalya'da Akdeniz Üniversitesi Genç Fikirler Topluluğu'nun 'Medya ve Türkiye bağlamında TRT' konulu konferansının konuşmacısı, TRT Genel Müdürü Şenol Göka oldu. AÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abdullah Aziz Ergin, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muharrem Kılıç, bazı akademisyen ve öğrencilerin katıldığı konferansın moderatörlüğünü ise AÜ İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Arık yaptı.İLK SORU MEDYA OPERASYONUTRT Genel Müdürü Şenol Göka, sohbet havasında geçmesini istediği ve konuların belirlenmesi yönünde izleyicilerin fikirlerini sorduğu konferansın ilk sorusu, medyadaki son operasyona ilişkin değerlendirmesi oldu. Soruyu bir gazetecinin bir yetkiliye sorduğu soru olarak gösteren Göka, 'Ben şu anda bulunduğum konum itibariyle genel olarak TRT, belki diğerlerinden kendini burada ayırır. Çünkü yargıya intikal etmiş herhangi bir konuda veyahutta herhangi bir yargısal işlemde yorum yapmaz. Bırakalım yargı nasıl bir sonuç çıkartacaksa o sonuca göre bir değerlendirmede bulunuruz' dedi.'EDEN BULUR' BAŞLIĞIBir başka öğrenci ise TRT'nin sabah haberlerinde operasyonlara yönelik 'Eden Bulur' şeklindeki başlığının yorum içerdiğini belirtti. Haber başlığının 'hashtag' şeklinde girdiğini belirten Göka, 'Bu daha çok habere dikkat çekmek maksadıyla yapılıyor. Haberlere başlıklar atılıyor, yorum gibi algılanıyor ama dikkat çekmek açısından da yapılabilir. Sözünü ettiğim yargıya intikal etmiş bir konuyu ayrıntılı konuşmak. Böyle bir başlıkla sunmuş. Bir öncesi sonrasına etki edecek bir yorum olarak düşünmüyorum' dedi.TARAFSIZ MEDYA MÜMKÜN DEĞİLMedyanın tarafsızlığı sorularını yanıtlayan Göka, medyayı tamamen tarafsız, 'Biz ne verirsek onu gönderiyor, orada ne varsa yansıtıyor' şeklinde algılamamak, düşünmemek gerektiğini söyledi. Göka, 'Tamamen tarafsız ve herşeyden bağımsız olarak orada olanı aynen buraya yansıtabilmek gibi bir şey aklınıza gelmesin. Mutlaka bir biçimde onu çerçeveleme şekli, veriliş biçimi, veriliş biçiminden sonraki beklentileriyle birlikte bir taraflılığı vardır. Tamamen tarafsız olması mümkün değildir. Bu taraflılık TRT için evet biz gelenek, milletten kamuoyundan yana bir taraf sergilediğimizi düşünürüz' dedi.İNGİLİZCE VE ARAPÇA TRTTRT'nin hedeflerinden de bahseden Şenol Göka, tüm medya mensuplarının uluslararası nitelikte geçerli sertifika alabileceği bir medya eğitim merkezi kurduklarını anlattı. TRT'nin İngilizce kanalının hayata geçirileceğini belirten Göka, 'Deneme yayınlarına başladık ve önümüzdeki günlerde İngilizce yayınla ilgili TRT'den birşeyler bekleyebilirsiniz. Önümüzdeki günlerde İngilizce, Arapça'yla ilgili güzel gelişmeler göreceğiz. Balkanlara ağırlığımızı artırmak düşüncesindeyiz. Geleneksel müziğimizi korumakla ilgili TRT çok önemli şeyler yapabilecek. Türk sanat müziği ve halk müziğine yönelik sanatçı alımları gerçekleştirilecek. Çok uzun zamandır alınmıyordu. Bu boşluğun doldurulması için gerek sınav gerekse jüri marifetiyle sanatçı alacağız. Özel radyo ve televizyonlara Türk sanat müziği ve halk müziği arşivlerimizi açıyoruz, 'alın ve yayınlayın' diyeceğiz.' Önümüzdeki üç beş ay içinde gerçekleştirilecek şeyler' diye konuştu. DHA
Sokak Röportajları: Erkekler Ne İster?
Sadece kariyer, iş ve güzel kadınlar mı istedikleri yoksa huzur, mutluluk ve gerçek aşkı da arıyorlar mı? SokakRoportajlari.com iftiharla sunar; 'Erkekler ne ister?'
Reklam
Türkiye'de Google Glass ile Ameliyat Çekimi Yapıldı
Google Glass’ın sokakta kullanımı her ne kadar sert tepkilere sebep olsa da, belli alanlarda ürünün faydaları bulunmakta. Bu alanlardan biri de sağlık. Geçtiğimiz aylarda yurtdışında yapılan bir ameliyat, doktorun gözünden eş zamanlı olarak yayınlanmıştı. Ülkemizde de Liv Hospital ve Memorial Hospital bu akıma uydular ve birkaç hafta arayla Google Glass ile yaptıkları ameliyatı eş zamanlı olarak aktardılar.Google Glass ile yayın yapan ilk hastane Memorial Ankara Hastanesi olduProf. Dr. Ali Oto’nun kullandığı Google Glass ile yapılan ameliyat eş zamanlı olarak konferans salonundaki hekimlere aktarıldı ve Türkiye’de Google Glass’ın hastanede kullanıldığı ilk vaka oldu. Dr. Ali Oto, Google Glass kullanımının faydalarını şu şekilde aktardı:Bilim- Kurgu dizilerinde gördüğümüz şeyler şimdi gerçek oldu. Bu gözlükle ben neyi görüyorsam bunu internet üzerinden her hangi bir yere ulaştırmak mümkün. İşlemi yapan kişinin gözünden gördüklerimi izleyicilere aktarmak böylece mümkün olabiliyor. Türkiye’de şuanda 7’nci gözlük bu ve ilk kez bu amaçla Google Glass kullanılacak. Bugün bir deneme olarak konferans salonumuzdaki hekimlere aktarılacak ve onlarla tartışacağız. Gözlük ses komutu da alıyor. Bilimsel olarak ne ölçüde bize eğitim amaçlı göstermesi bakımından çok önemli.Liv Hospital Japonya’ya Eş Zamanlı Yayın yaptıLiv Hospital Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatakoğlu’nun taktığı Google Glass ile yayın, Japonya’da bulunan kardiyoloji hekimlerine ve İstanbul’da konferans salonundaki izleyici hekimlere aktarıldı. Alp Burak Çatakoğlu yapılan yayın için şu sözleri aktardı:Google Glass ile yapılan eş zamanlı yayın ile iki avantajımız olacak. Benimle aynı noktadan işlemi yapıyormuş gibi benim bakış açımla görecekler işlemi. Fotoğraf ve video olarak Japonya’ya aktaracağız. Onlar da bu aşamaları tek tek Türkiye’deymiş gibi izleyecekler. Japonya’dan çok kıymetli bir meslektaşım bu görüntülere yorum yaparak bize kendi tecrübelerini aktaracak. Çok uzak coğrafyalardaki iki hekimin birlikte sanki yan yanaymış gibi çalışmasını sağlayacağız. Bu çok değişik teknoloji, ufkumuzu açacak teknoloji. Uzakten eğitim tele tıp dediğimiz bu hadiseyi gelecekte daha fazla yaşıyor olacağız. El el üstündür. Herkesin tecrübesi farklı. Farklı hekimlerin farklı tecrübeleri bir araya geldiğinde çıkacak sonuçlar daha başarılı olacaktır. Yaptığımız işlemin başarı açısından, bu tür teknolojilerin uzun dönemde ciddi şeyler vadettiğini hissedebiliyorum.Google Glass'ın kamerası özellikle bakış açısı görüntülerini kaydetmek için gayet faydalı. Görüntüyü alıp, eş zamanlı yayın yapan ender cihazlardan ve özellikle doktorlar ve gazeteciler için bu özelliği çok kullanışlı. Her ne kadar sokakta kullanılacak bir ürün olmasa da, bu alanlarda çalışan kişilerde Google Glass’ı görebiliriz. Sitemizde de yer verdiğimiz Glass Medya adlı sitenin de bunun üzerine çalışması olmuş ve bir otelin tanıtım filmini Google Glass ile çekmişlerdi. Aşağıdaki videodan çalışmalarına ulaşabilirsiniz.Teknolo
2014'te Onedio'da En Çok Okunan 30 İçerik
2014 Onedio'nun patlama yılı oldu desek yanlış konuşmuş olmayız diye düşünüyorum. 2013'e göre trafiğini ciddi şekilde arttırıp, Türkiye'nin en çok ziyaret edilen 20 sitesinden biri haline gelen Onedio, gündeme damga vuran içerikleriyle sosyal medyada en çok konuşulan içerik sitesi haline geldi. Biz de geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da en çok konuşulan içeriklerimizi ayrı bir içerik haline getirdik.  Kaçırdığınız olmasın! Not: İçerikleri ziyaret etmek için başlığa veya imaja tıklayabilirsiniz. Testler ve Videolar için de sizi şöyle alalım;2014 Yılında Paylaşım Rekoru Kıran 14 Onedio Testi, 2014'te Onedio'da En Çok İzlenen 14 Video
Reklam
2014’te Yaşanan En Önemli 10 Sağlık Olayı
2014 yılında sağlıkta birçok dönüm noktası yaşandı. Sosyal medyada farkındalık kampanyaları düzenlendi, daha uzun yaşamın kapıları aralandı, tüm diyetleri unutturan yeni diyet çeşitleri ve hayatımızı kolaylaştıracak yepyeni buluşlar ortaya çıktı. 2014 yılı sağlık açısından oldukça hareketli ve umut verici bir yıl oldu. İşte 2014'te sağlıkta yaşanan en önemli 10 olay:
7 Maddede Süper Kahramanların Seks Hayatı Nasıl Olurdu?
Onlar hakkında her şeyi bildiğimizi ve konuştuğumuzu düşünürüz. Ama süper kahramanlarla ilgili sohbetlerde pek sık konuşulmayan bir konu daha vardır. Aslında herkes konuşmak ister ama karşılarındakilerin onlara tuhaf bir gözle bakmasından çekinirler. Ama biz çekinmedik! İşte 7 maddede 'Süper kahramanların seks hayatları nasıl olurdu?' sorusunun yanıtları
Yandex.Navigasyon'un Yeni Sürümünde Şehirlerin Haritaları İndirilebiliyor
Yandex.Navigasyon’un yeni sürümü istediğiniz şehrin haritasını cihazınıza indirebilmenizi sağlayarak 3G üzerinden veri kullanımını azaltıp daha hızlı bir navigasyon deneyimi sunuyor. Türkiye’nin tüm yollarında detaylı ve ücretsiz navigasyon hizmeti sunan Yandex.Navigasyon yeni sürümüyle kullanıcılarına daha hızlı ve daha rahat bir deneyim sunuyor. Yandex.Navigasyon’un yeni sürümü, kullanıcıların istedikleri şehirlerin haritalarını cihazlarına indirebilmesine olanak tanıyor.Kullanıcılar, Yandex.Navigasyon’un yeni sürümüyle yaşadıkları yerin veya ziyaret etmek istedikleri bir şehrin haritasını 3G veya WiFi vasıtasıyla cihazlarına önceden indirip minimum düzeyde veri kullanımı yaparak uygulamadan faydalanabiliyor. Bu özellik sayesinde kullanıcılar aylık mobil veri harcamalarından tasarruf ederken, uygulama içinde de gönül rahatlığıyla daha fazla vakit geçirebiliyor.İndirilebilir haritaların sağladığı faydalar sadece mobil veri kullanımında tasarruf etmesiyle sınırlı değil. Cihazların pilini daha ekonomik kullanma konusunda da büyük avantajlar sunan yeni sürüm, önceden yüklenmiş olan haritaları da kullanarak daha hızlı çalışıyor.Yandex.Navigasyon’un indirilebilir haritalar özelliği, Android ve iOS sürümleri tarafından destekleniyor.Yeni Şafak
Reklam
Binali Yıldırım, 'Erdoğan Kabinesi' İçin Tarih Verdi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın siyasi danışmanlığını da yürüten Binali Yıldırım, 5 Ocak'taki Bakanlar Kurulu toplantısını Erdoğan'ın yöneteceğini söyledi.Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda oluşturulan çalışma gruplarının, ‘gölge kabine’ olarak değerlendirilmesiyle ilgili, “Cumhurbaşkanı’nın hükümeti yönlendirme görevi zaten var. ‘Gölge kabine’ değerlendirilmesi, haksızlık olur” dedi. Hürriyet gazetesinden Nuray Babacan'ın haberine göre, Erdoğan’ın 5 Ocak’taki Bakanlar Kurulu’na başkanlık edeceğini ve bunun 2 aylık periyotlar halinde süreceğini de açıklayan Yıldırım, TBMM’deki sohbetinde şunları söyledi:FİİLEN YARI BAŞKANLIK“Anayasa’daki cumhurbaşkanlığı sistemi, aslında fiilen bir yarı başkanlık sistemidir. Fransa gibi yarı başkanlık sistemiyle yönetilen ülkelerden tek farkı, cumhurbaşkanının parlamentoyu fesih yetkisidir. Bizde direkt olarak fesih yetkisi yok, 45 günde hükümet kurulamazsa bu fesih gündeme geliyor. Şu andaki fiili durum yarı başkanlık sistemidir. Fesih yetkisi dışındaki yetkiler yarı başkanlık sistemindeki gibidir.Böyle olunca, Türkiye’de 20 milyon seçmeninin desteği ile yüzde 52 oy alarak gelen Cumhurbaşkanı ‘Ben bir şeye karışmıyorum’ diyemez. Tayyip Bey’in yerinde başka biri de olsa, beğensek de beğenmesek de Anayasa’daki yetkileri kullanacaktır. Bunları kullanmamak kendi tercihleri olur. Ama Anayasa bu yetkiyi vermiştir. Örneğin Ahmet Necdet Sezer yetkilerini kullanmamıştır. Cumhurbaşkanının, hükümeti yönlendirme görevi vardır. Bu görevi yaparken belli bilgilere sahip olmalıdır. Örneğin Çözüm Süreci ile ilgili, bazı konular beklendiği gibi gitmiyor ya da hızlı ilerlemiyor, bunları hükümetle, başbakanla, bakanlar kurulu ile paylaşması normaldir. Bunu müdahale olarak değerlendirmek doğru değildir. Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında çatışma beklentisi içinde olanlar var ama ben buna ihtimal vermiyorum.Yeni Türkiye’nin hedefleri ve vizyonu doğrultusunda Cumhurbaşkanlığı ofisi yeniden yapılandırılıyor. Türkiye’nin önemli konularıyla ilgili kurullar oluşturulması doğaldır. Mesela Çözüm Süreci ile ilgili bir uzmanlar kurulunun oluşturulmasından daha doğal ne olabilir? Yatırımlarla ilgili ya da ekonomi ile ilgili birimlerin kurulması da aynı çerçevededir. Bu hükümete karşı bir alternatif değildir. ‘Gölge kabine’ olarak değerlendirilmesi, haksızlık olur.” Kaynak: Nuray Babacan | Hürriyet
7 Maddede 'Taraftar Neden Kaçtı?'
Taraftar maça gitmiyor, tribünler büyük oranda boş. Peki bunun tek sebebi Passolig mi? Spor yazarı Uğur Meleke, taraftarın tribünden kaçışını yedi maddede sıraladı.Süper Lig’de ilk 13 hafta itibariyle en önemli problemlerden biri taraftarın azlığı. Arada istisnalar olsa da, Konya-Bursa-Eskişehir gibi futbolsever kentler düzeni bozmaya çalışsa da problem baki... Tribünlerin boş olması görüntüyü de, eğlenceyi de, futbolu da çok olumsuz etkiliyor. Herkes problemin “passolig” olduğunu söylüyor, peki gerçekten tek problem bu mu?1)PassoligEvet şüphesiz seyircinin kaçmasının temel nedenlerinden biri passolig, yani elektronik bilet uygulaması... Ben 10 yıldır statlarda elektronik bilet uygulamasına geçilmesini savunan bir sporsever olarak şüphesiz ki hareketi tümden çöpe atamam. Türkiye’de spor sahaları, salonları uzun yıllardır güvensiz. Ölümleri, yaralanmaları kanıksama noktasına geldik ve artık bu konuda radikal adımlar atılması şarttı. Statlara birtakım terörist gruplar giriyor ve onlar gerçek sporseverden ayrılmadan Türkiye’de statların, salonların güvenli olması mümkün değildi.Spor sahalarına/salonlarına patlayıcı madde, bıçak, balta sokan adamı yanındaki masumdan ayırmanın yolu belli. Kamera ile tespit etmek ve bir daha stada sokmamak. Onu ayrıştırmanın yolu da e-bilet uygulamasından ve statların kamera donanımlarını kusursuzlaştırmaktan geçiyor. Yani temelde e-bilet uygulaması gerekli, hatta geç bile kalınmış bir adım...Lâkin birçok konuda olduğu gibi maalesef e-bilet konusunda da Türkiye’de adımları sağlıklı atamadık, detaylarda yapılan hatalarla uygulamanın ölü doğmasına neden olduk. Nisan’da apar topar bu uygulamaya geçildi, birtakım statların kapıları elektronik aksam konusunda eksik olduğu için sıkıntılar yaşandı. Ve bu sıkıntıları tv’den gören insanlar daha da çekindi bu uygulamadan.E-bilete tek bir banka üstünden geçiş yapıldı, zaten çalıştıkları bankaların bitmek tükenmek bilmeyen telefon/sms tacizinden yılan sporsever, ikinci bir bankanın müşterisi olmaktan imtina etti. Yeni bir kart almak istemedi. Halbuki bu uygulamaya bir biçimde bütün bankalar iştirak etse idi, herkes müşterisi olduğu banka, sahip olduğu kart üstünden e-bilet sahibi olsaydı; geçiş çok daha yumuşak olacaktı.Kulüplerin bu karttan bile para kazanma isteği de başka bir faşizan tavır. Kart bedelinin bazı kulüpler için 7, bazıları için 17 lirası kulüplere gidiyor ve insanlar kart fiyatına da tepkili. Oysa kulüplerin 60 bin kart satıp elde edecekleri toplam gelir, bir puan karşılığı havuzdan aldıkları paranın bile altında. Sosyal sorumluluk projesi olarak görülmesi gereken bu karttan bile kulüplerin gelir elde etmeye kalkması, tam anlamıyla açgözlülük.Proses yanlış işleyince, geçiş sağlıksız olunca, uygulama da ölü doğmuş gibi gözüküyor şu anda.2) Cezaların caydırıcı olmamasıAslında en az e-bilet kadar önemli bir problem de şu: Siz stattaki teröristi kameralar ve e-bilet uygulaması sayesinde ayıklasanız dahi maalesef layıkıyla cezalandırmıyorsunuz. Geçen sene Burak’ın yüzünü çakıyla yaralayan teröristle Fernandes’e tekme atan teröriste verilen cezalar çok komik: Maçları 1 yıl evden izleme lütfu!Oysa siz Burak’ın yüzünü sokakta çakıyla yaralasanız ya da sokakta Fernandes’e tekme atsanız sonucu aynı mı olurdu? Bu adamlar mahkemeye gitmezler miydi? Eğer milyon dolarlar kazanan, kulüplerin gözü gibi koruduğu sporcuların bile stat içinde can güvenliği sağlanamıyorsa, tribündeki masum vatandaş can güvenliğinin olduğuna nasıl itimat edebilir ki?“Hemen hemen bütün antrenörler sahaya “yenemiyorsan yenilme” mottosuyla çıkıyor; “iyi mücadele ettik ama şanssızdık”la veda ediyor! İngilizce bilen, dünyayı takip eden antrenör yok denecek kadar az. Gençlere şans veren, bir hedefi olan antrenör yok denecek kadar az.”Üstelik geçen yıl Burak’ı-Fernandes’i yaralayan adamların birkaç ay sonra tekrar statlarda olacağını biliyorsanız...3) Statların fiziki koşullarıStatların tek sorunu da güvenliği değil maalesef... Bugün Anadolu’da birçok stada giriş ayrı, çıkış ayrı eziyet. İstanbul’da da trafik, otopark gibi ekstra problemler var. Bu şartlarda insanları hafta sonları evlerinden çıkarıp futbol sahalarına yönlendirmek ne kadar olası sizce?Cumartesi sabahı yataktan kalktınız. Eşinize, çoluğunuza çocuğunuza, sevgilinize futbol maçına gitmeyi teklif ettiniz. Hadi diyelim ki her birinizin passolig kartı var; yine de trafiği göze alacaklar, otopark bulamayacaklar, tuvalete gidemeyecekler, saatlerce erken gittikleri statlarda aç kalacaklar ya da bir sosisliye 20 lira verecekler! Çıkışta ayrı eziyet, ayrı trafik, yorgunluk.Şimdi futbolu sevmeyen bir kadın olsanız, ya da çocuk olsanız; hafta sonu bir stadyuma mı yoksa bir alışveriş merkezine mi gitmeyi tercih edersiniz? Artık spor alanları yaparken rakiplerinizin alışveriş merkezleri olduğunu da göz önüne almanız lazım.4) Yeni statlarTürkiye’nin her yerine yeni statlar inşa ediliyor. Sanırım halihazırda 25 stat inşaatı var dört bir yanda. Acaba bunlar inşa edilirken kamera donanımları sağlıklı kuruluyor mu? Giriş-çıkışları, otoparkları, yeme-içme alanları, tuvaletleri insani koşullarda oluşturuluyor mu? Yoksa bütün mesele 50 bin kişilik stat yapmak mı?Kayseri’ye 32 bin kişilik stat inşa edildi, ortalama 15-16 bin seyirci geliyor ama stat boş gözüküyor! Oysa Kayseri koşullarında bu sayı, gayet iyi bir sayı. Daha küçük kapasiteli, daha kompakt bir stat yapılsa, kalan alanlar alışveriş merkezi gibi, yemek alanları gibi kullanılsa, maçlara gitmek bir hafta sonu eğlencesine dönüşse keşke diye düşünmeden edemiyor insan...5) İstanbul büyükleri hegemonyasıTabii Anadolu’da çok önemli bir sorun da, çocukların/gençlerin kent takımlarını değil, İstanbul büyüklerini tutması. Bugün Trabzon, Eskişehir, Bursa, Adana gibi birkaç ekstrem örnek dışında Anadolu’da kent takımı taraftarlığı son derece zayıf.Tabii 7-8 yaşında, takım seçme aşamasında bir çocuğu nasıl o kent takımının taraftarı yaparsınız, ona kafa yormak lazım biraz.Takımınız başarılı mı?İşte, hedefiniz her sene ilk 10!Antrenörünüz uzun süredir çalışan, aidiyet hissedilebilecek bir hoca mı?Hayır, onun da mottosu; yenemiyorsan yenilme.Futbolcularınız istikrarlı mı, ufak bir çocuğun formasını alabileceği bir sembol oyuncunuz var mı?Hayır, çünkü sizde transfer asla bitmez!Renkleriniz özel mi?Hayır, sizin takımın renklerinde Süper Lig’de 5 takım daha var.Şarkınız özel mi?Hayır, İstanbul takımlarının tezahüratlarından çıkar Fener’i koy Antep’i, çıkar CimBom’u koy Samsun’u! Kendine özgü bir tezahüratın bile yok denecek kadar az.Allah aşkına, 7-8 yaşında bir çocuk bu takımın nesine aşık olup tutacak, hangi farkını benimseyip taraftar olacak? Değişmeyen tek şeyin başkanın. Onu da tutacak hali yok!6) Futbolun kalitesizleşmesiTabii ki Anadolu takımlarının bu planlı plansızlığı, bütün halinde ülke futbolunu da kalitesizleştirdi. Hemen hemen bütün antrenörler sahaya “yenemiyorsan yenilme” mottosuyla çıkıyor; “iyi mücadele ettik ama şanssızdık”la veda ediyor! İngilizce bilen, dünyayı takip eden antrenör yok denecek kadar az. Gençlere şans veren, bir hedefi olan antrenör yok denecek kadar az. Lig temas ligi, göğüs göğüse, kemik kemiğe oynanıyor, kimse kalite istemiyor, herkes mücadeleden bahsediyor.Kumandada bir üstte Almanya, bir altta İngiltere Ligi var. Sahalar yemyeşil, tribünler dolu, futbol tempolu. Kumandalara nasıl ambargo koyabilirsiniz ki bu koşullarda?7) Ülke futbolundaki güven duygusunun zarar görmesiTabii ki İngiltere’nin Almanya’nın futbolunun daha güzel olması, Türkiye’nin izlenmeyeceği anlamına gelmiyor. Sonuçta kendi ülkemizin topu, kendi toprağımızın çocuğu oynuyor orada. Bizim kentimizdeki stattaki maç, her zaman daha yakın, her zaman daha sıcak.Ama son yıllarda ülke futboluna olan güvenin zedelenmesi, sonucun saha içinde değil, saha dışında belirlendiğine olan inanç, en büyük darbeyi vurdu aslında oyuna. Mafyatik kulüp başkanları sazı ellerine aldılar ve futbolcular değil onların oynadığına inandırdılar bizi. Oysa biz futbolu 60 yaşındaki zengin holiganlar değil, 20 yaşındaki gençler oynadığı için sevmiştik.Futbolun bir gün tekrar 60’lık holiganlar değil, 20’lik masumlar tarafından oynanması umuduyla.Uğur Meleke,  Aljazeera
Reklam
MİT TIR'ları ile İlgili Yeni Dava
MİT TIR'larının Adana ve Hatay’ da durdurulmasıyla ilgili 19 kişi hakkında yeni bir dava daha açıldı. Daha önce aynı konuda 13 asker hakkında dava açılmıştı.19 Ocak’ta, MİT’e ait TIR’ların durdurulmasıyla ilgili yürütülen soruşturma sonucu aralarında yarbay, yüzbaşı, üsteğmen, astsubay ve uzman çavuşların bulunduğu şüpheli askerler E.T. (40), H.G. (32), Ö.K. (31), G.M. (32), H.K. (30), B.K. (30), H.Ö. (30), H.İ.K. (28), A.Y. (40), M.Ö. (30), C.K. (40), H.Ü. (29) ve S.Y. (35) hakkında ’Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama’ suçlarından birer kez ömür boyu ve 20’şer yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. DHA
Skype, Simültane Tercüme Aracı Skype Translator'ı Görücüye Çıkardı
Geçtiğimiz Mayıs ayında Microsoft CEO’su Satya Nadella, katıldığı bir konferansta Skype’ın simültane tercüme özelliği üstünde çalıştığının sinyallerini vermişti. Skype yaptığı açıklamayla birlikte, Skype Translator adını verdiği servisin ilk versiyonunu duyurdu.Skype Translator, bir Skype konuşması esnasında anlık olarak çeviri yapabilme yeteneğine sahip olacak. Kısacası farklı dillerdeki sesleri algılıyor ve karşınızdaki kişiye sizin sesinizin çevirisini yaparak dinleyicinin kendi dilinde aktarıyor.Skype Translator’ın 40’tan fazla dili desteklemesi bekleniyor. Ancak program ilk etapta sadece İngilizce ve İspanyolca dilleri arasında çeviri ile başladı. Aslında bir beta süreci olarak nitelendirilebileceğimiz bu süreç, Skype Translator’ın ne kadar başarılı olduğunu da gösterecek. Eğer Skype Translator için işler iyi giderse, Skype dünyada “sınırları kaldıran” bir işi de ortaya koymuş olacak.Teknoloji sayesinde artık karşıdaki kullanıcının dili ne olursa olsun, onunla bir Skype toplantısı yapmak mümkün olacak, dil bilme zorunluluğu ortadan kalkacak. Bununla birlikte, simültane tercümanların da yakın gelecekte iş bulmakta zorlanacakları bir dönem bizi bekliyor olabilir!Skype, bu yeni teknolojiyi denemek için iki okula gitmiş ve onlardan Skype Translator’ı denemelerini istemiş. Skype’ın bu noktada okulları seçmesi elbette önemli, çünkü eğitim açısından da Skype Translator oldukça büyük değer taşıyor. Yapılan demo videoda, birisi ABD’nin Tacoma eyaletinde olan Stafford ilköğretim okulu birisi de Meksika’da Mexico City’de bulunan Peterson ilköğretim okulu öğrencileri Skype bağlantısı gerçekleştirerek konuşuyor. Meksika’daki öğrenci İspanyolca konuşurken, karşısındaki öğrenci İngilizce konuşuyor. Bu noktada Skype anlık çeviri ile birbirlerinin dilini bilmeyen bu iki çocuğu birbiriyle anlaşır hale getiriyor.Webrazzi
Gazetelerde Bugün | 16 Aralık Salı
Hürriyet: Erdoğan: AB işine baksınMilliyet: ‘Kumpas’ şikâyeti ‘2. isim’den geldi Sabah: Tahşiyeci kumpasını bozan 3 olayVatan: Balyoz çürüyor: Delil makineyle yazılmış!Akşam: ZAMAN tersine işledi Birgün: Üzerini örtemeyeceğiniz gerçek: Hırsız ve katilsinizStar: Mesele basın özgürlüğü değil Taraf: Erdoğan AB'siz Türkiye'yi ilan etti Cumhuriyet: 'AB derdimiz yok' Zaman: Ahmet Şahin Hoca'ya, savcıdan komik sorular
Reklam