onedio
BM'den, ABD'ye 'Polis Şiddetini Durdurun' Çağrısı
BM İşkenceye Karşı Komite, ABD'ye, ülkedeki polis şiddetini durdurmaya yönelik önlemler alma çağrısı yaptı. BM'den yapılan açıklamada 'Komite, sık ve tekrarlanan bir şekilde polisin silahsız siyahi kişilere ateş açmasından dolayı derin endişe duyuyor' denildi.Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite, ABD'ye, ülkedeki polis şiddetini durdurmaya yönelik 'sert önlemler' alma çağrısı yaptı.BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen basın toplantısında, Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite, ABD'nin İşkenceye Karşı Sözleşme ile uyumluluğu hakkındaki periyodik inceleme raporunu sundu.Aşırı güç kullanımı ve polis şiddetiyle ilgili raporda, BM Komitesinin, 'Özellikle belli bir etnik kimliğe sahip olan, belli bir ırktan insanlara ve göçmenlere yönelik polis şiddetinden ve emniyet görevlileri tarafından aşırı güç kullanımından dolayı kaygılı' olduğu vurgulandı.Komitenin, Şikago'da polis tarafından Afrikalı Amerikalılara karşı ve Latin genç insanlara yönelik aşırı güç kullanımından dolayı endişe duyduğu belirtildi. Raporda, 'Komite, sık ve tekrarlanan bir şekilde polisin silahsız siyahi kişilere ateş açmasından dolayı derin endişe duyuyor' ifadesi yer aldı.Rapora göre, Komitenin, ABD delegasyonundan aldığı bilgiye göre, ABD'de sistematik polis şiddeti iddiaları çerçevesinde son 5 yılda 20 soruşturma açıldı ve 330 polis hakkında cezai kovuşturma uygulandı. Komite, ABD polis şiddeti ve aşırı güç kullanımı vakalarının dikkatli bir şekilde soruşturulması gerektiğini belirtti.Raporda, işkence ve kötü muamele yapan kişilerin suçlarıyla eşdeğer bir ceza almalarının sağlanması gerektiğine işaret edildi.Komite, 'Tutuklanmayı reddeden ya da bir emre anında itaat etmeyen silahsız kişilere, polisin elektrikli şok tabancası kullanması ve bu nedenle ölümlerin yaşanmasının endişe verici' olduğu uyarısında bulundu.Elektrikli silahların nadir kullanılması gerektiğinin belirtildiği raporda, ancak kullanılmadığında hayati tehlike oluşturacak durumlarla karşılaşılacak ise ve kullanılması dışında başka bir olanak yoksa elektrikli şok tabancasının kullanılması gerektiğinin altı çizildi.Ferguson'da 18 yaşındaki silahsız siyahi genç Michael Brown'ın polis tarafından vurularak öldürülmesi sonrasında ülkedeki polis şiddeti, kötü muameleler ve emniyet güçleri tarafından aşırı güç kullanımı nedeniyle ABD, eleştirilerin hedefi haline gelmişti.GUANTANAMO HAPİSHANESİAyrıca Komitenin hazırladığı raporda, ABD'nin kontrolü altında bulunan Küba'daki Guantanamo Hapishanesinde herhangi bir suçlama bulunmamasına ve cezası kesinleşmemiş olmasına rağmen hala tutuklu bulunan kişilerin bulunmasından derin endişe duyulduğu belirtildi.Raporda ABD delegasyonunun, komiteye Guantanamo Hapishanesinde 148 tutuklunun bulunduğu ve bunlardan sadece 33'ünün soruşturma sonucunda cezası belirlenmiş tutuklular olduğu ve geriye kalan 115 tutuklunun ise uluslararası adil yargılama standartlarına uymamasına rağmen hala tutuklu bulunduğu bilgisinin verildiği kaydedildi.Raporda, 'ABD'yi, ölüm cezalarına karşı moratoryum kararı almasına ve ölüm cezasını tamamen ortadan kaldırmasına yönelik teşvik ediyoruz' ifadesi kullanıldı.AA
Putin'in Türkiye Ziyareti En Üst Seviyeye Çıkartıldı
Kremlin Danışmanı Uşakov, Putin'in Türkiye ziyaretini diplomatik olarak en üst seviye olan 'devlet ziyareti' seviyesinde gerçekleştireceğini bildirdi.MOSKOVAKremlin Danışmanı Yuriy Uşakov, 1 Aralık'ta Türkiye'ye gelecek Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinde 'iki ülke ilişkilerinin yanı sıra, doğalgaz ve Suriye' gibi konuları değerlendireceğini söyledi.Rus basınına açıklama yapan Uşakov, Türkiye-Rusya Üst Düzeyli İşbirliği Konseyi (ÜDİK) toplantısına katılmak üzere hafta başında Türkiye'ye gelecek Putin'in, yoğun temaslarda bulunacağını belirtti.Uşakov, 'Putin-Erdoğan görüşmesinde uluslararası güncel konular, Ortadoğu'daki durum, Suriye ve Irak'taki gelişmelere değinilecek. Dar kapsamlı görüşmede Suriye krizinin en önemli konulardan biri olması bekleniyor' dedi.Yuriy Uşakov'a göre Erdoğan-Putin görüşmesinde, doğalgaz, ticaret, ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi, askeri teknik alandaki işbirliği gibi konular ele alınacak. Ayrıca ÜDİK kapsamında, farklı alanları kapsayan 10 kadar sözleşmeye imza atılacak.Putin'in Türkiye ziyareti en üst seviyeye çıkartıldıKremlin Danışmanı Uşakov, Putin'in Türkiye ziyaretini diplomatik olarak en üst seviye olan 'devlet ziyareti' seviyesinde gerçekleştireceğini söyledi. Putin'in Türkiye'de yoğun bir programı olacağını kaydeden Uşakov, Rus liderin Anıtkabir'i ziyaret edeceğini belirtti.Uşakov, ÜDİK zirvesi sonunda 2016 yılının Türkiye ve Rusya'da karşılıklı turizm yılı ilan edileceği bilgisini aktardı.Rusya Devlet Başkanı Putin, ÜDİK zirvesine katılmak üzere 1 Aralık'ta geniş bir heyetle Ankara'ya gelecek.Muhabir: Hakan Ceyhan AydoğanAA
Usta Piyanist İdil Biret Enka Sahnesi'nde
ENKA Kültür Sanat; klasik, popüler, alternatif tüm sanat anlayışlarını ve seçkin sanatçıları sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyor. '26. Yıl ENKA Kültür Sanat Müzik Buluşmaları' kapsamında dünyaca ünlü piyano sanatçısı İdil Biret , ENKA Sahnesi’ne konuk olacak.“Piyanonun mucize parmakları” olarak anılan İdil Biret’in resitali, 2 Aralık Salı günü saat 20.30’da, ENKA İbrahim Betil Oditoryumu'nda gerçekleşecek.Romantik dönem uzmanlığıyla eleştirmenler tarafından “çağımızın en önde gelen piyano ustalarından biri” olarak nitelendirilen, aralarında Polonya ve Fransa Hükümetinin Liyakat Nişanları’nın da olduğu birçok ödül alan İdil Biret, konserinin ilk bölümünde Chopin’in eserlerini kendine özgü yorumuyla sahneye taşıyacak. İkinci bölümde ise 2015’teki 100. ölüm yıldönümünü onurlandırmak adına Scriabin’in ölümsüz eserlerini ENKA seyircisi için yorumlayacak.T24
Anadolu Efes'ten Sassari'ye Dev Fark
Anadolu Efes, THY Euroleague 1. tur A Grubu'ndaki 7. hafta maçında İtalyan temsilcisi Dinamo Sassari ile karşı karşıya geldi.Anadolu Efes, evinde Dinamo Sassari'yi 85-62 mağlup etti. Abdi İpekçi Arena’da oynanan karşılaşmanın ilk yarısını da A.Efes 43-33 önde tamamladı.Bu sonuçla A Grubu'ndaki 7. maçında 5. galibiyetini alan Anadolu Efes, Top 16 yolunda önemli bir adım attı.Anadolu Efes'te Milko Bjelica ve Dario Saric 16'şar sayıyla galibiyetin mimarları olurken Cedi Osman 12 sayı kaydetti.1. Periyot: 20-12Devre: 43-333. Periyot: 64-49Sporx
Milli Takımda Alex Bombası
Fenerbahçe'nin eski oyuncusu Alex De Souza, Fatih Terim'in yeni yardımcısı olacağı iddiası gündeme bomba gibi düştü.Hürriyet'te yer alan habere göre Fenerbahçe'den ayrılarak ülkesi Brezilya'ya dönen ve futbola başladığı takımı Coritiba'da 3 yıl forma giydikten sonra bu sezon aktif futbol hayatını bitireceğini açıklayan Brezilyalı yıldızın adı Türkiye Milli Takımı ile anıldı. Milli takımda Fatih Terim'in yardımcılığını yapan Hamza Hamzaoğlu'nun, Galatasaray teknik direktörü olmasıyla boşalan göreve Alex'in geçeceği iddia edildi.Brezilyalı yıldızın Türkiye'ye olan bağlılığını herseferinde dile getirmesi, Türkiye'yi ikinci vatanı olarak görmesi, ailesinin de Türkiye'ye geri dönme isteği ve federasyon yetkilileri ile olan yakın ilişkisinden dolayı bu ismin ön plana çıkması ortaya atılan iddiaları güçlendirdi. Fakat bu iddia henüz netlik kazanmadı.Sporx
Erdoğan, İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesine Dair Kanunu Onayladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde kamuoyunun gündeminde olan iş kazalarını önlemek amacıyla çıkarılan İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun'u onayladı.Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; '6570 sayılı 'İstanbul Tahkim Merkezi Kanunu' ve 6571 sayılı '167 Sayılı İnşaat İşlerinde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun' Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Anayasanın 89'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderilmiştir.'DHA
Reklam
Demirtaş: '550 Adayla Seçime Gireceğiz'
Seçime parti olarak girme hazırlığında olduklarını açıklayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, '81 ilde HDP örgütleniyor. İlk defa bizim siyasi geleneğimizde 81 ilde ve birçok ilçesinde örgütümüz kurulmuş olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi önemli bir başarı ortaya çıkardı. Araştırmalarımız da bütün bu hedeflerimizi ortaya koyabileceğimiz veriler ortaya koyuyor. Biraz daha çalışırsak, kimsenin hayal edemeyeceği ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir' dedi.HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, partinin yeni siyasi süreç değerlendirmesi ve kongre çalışmalarının değerlendirileceği Şişli Kent Kültür Merkezi’ndeki toplantı öncesi basın mensuplarının karşısına çıktı.MİKROFON YERİNE KÜRSÜ DEĞİŞTİRDİLEREş Genel Başkanlar aynı anda sahneye çıktı. İlk olarak Figan Yüksekdağ konuştu. Türkiye’nin işlenen kadın cinayetleriyle yaşamaya zorlandığını söyleyen Yüksekdağ, Bir işçi mezarlığına dönüşen toprakların üzerinde siyasi iktidar tekel kurmaya çalışıyor dedi. Yüksekdağ’ın ardından konuşma sırası Demirtaş’a geldi. Mikrofonlar Yüksekdağ’ın konuştuğu kürsüde olunca, ikili mikrofanların taşınması yerine kürsü değiştirdi. Demirtaş, Kim buldu bu öneriyi diye espri yaptı.’DİYALEKTİK BAĞ KURACAĞIZ’Kürt’ün yaşadığı sorunun Türk’ün yaşadığı sorundan daha önemli olduğunu hiçbir zaman söylemediklerini belirten Demirtaş, Alevi’nin yaşadığı sorun, Sünni’nin yaşadığı sorundan daha önemlidir demeyeceğiz. Aralarında hiyerarşik bağ kurmak yerine, aralarında diyalektik bağ kuracağız dedi.’BİN ODA PANİK ODASI OLACAK’HDP’yi iktidara taşımanın boyunlarının borcu olduğunu söyleyen Demirtaş, sözü Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na getirerek, Eminolun şu anda bin odalı saraylarının bininde de telaş var. Emin olun, ’Keşke daha az oda yapsaydım’ diye düşünüyor şu anda. Az oda, az panik demekti. Her bir oda, ona panik odası olacak. Kaçacak oda bulamayacak. Özellikle kadınlar, ki fıtratınızda var, sarayları, sultanları siz yıkacaksınız diye konuştu.’CAMİ YAPMAK GÜNAHLARI ÖRTMEZ’Ağaca baktıklarında odun gören, yaprağa baktıklarında dolar gören bir anlayış bu ülkede felaketten başka bir şey getirmeyecek diyen HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, şöyle devam ettiKayseri’ye gittiğinde üçüncü köprüyü anlatıyor. Çok da onların umrundaymış gibi, bu projeleri orada anlatıyor. Neden İstanbul’u cazipleştirmek istiyor. Kapitalizmin mabedi haline getirmek istiyor. Bu suçları örtecek, bütün bu politikaları halkın gözünden kaçıracak bir formül de bulmuş Sultan Cami yap. Birileri ona fısıldamış, cami yap, bütün günahlarını örtersin. Bin odalı saray mı yaptın Yanına cami yap. Kanal İstanbul’u mu yaptın, ormanları mı kestin, Çamlıca’ya cami yap. Solcular geliyor, emekçiler geliyor, ezilenler geliyor, iktidarını senin elinden alacak. Küba’ya cami yap. Kafa bu, inanın ki kafa bu. Sen o camilerin hepsinde günde 5 rekat namaz da kılsan, dua da etsen, ne bu dünyada, ne öbür dünyada günahların affolmaz. Bütün o camiler senin günahlarını temizleyemez. Bu yolsuzlukları, hırsızlıkları temizleyemez...Çözüm sürecinin içinde olması için CHP’ye yaptıkları çağrıyı tekrarlayan Demirtaş, Çözüm sürecine dahil olmaları, izleme grubuna ya da genişletilecek siyasi heyete dahil olmaları, sürecin geleceği açısından katkı verici olur. CHP’nin bütün süreci izlemesi, Parlamentonun sürece dahili anlamında önemli olur dedi.İmralı heyeti ve süreçte gelinen noktayla ilgili sorulara yanıt veren Demirtaş, Hükümet kendi yol haritasını netleştirmişse bilemiyoruz. Bize yansımadı henüz. Ama heyetimiz İmralı’ya giderse, bir yol haritası var mı, yok mu, paylaşılmış mı, öğreneceğiz dedi.Sırrı Süreyya Önder, Pervin Buldan ve İdris Baluken’e ek olarak Hatip Dicle’nin de İmralı’ya gideceğini söyleyen Demirtaş, Ama biz özellikle Demokratik Kadın Hareketi adına Ceylan Bağrıyanık’ın da heyette olması için ısrarcıyız. Bu konuda henüz olumlu ya da olumsuz bir dönüş olmadı. 5 kişilik bir heyetin bu hafta sonu gidebileceğini düşünüyoruz. Bu görüşmeden sonra biz ancak durum nedir, Sayın Öcalan’la yapılan görüşmeler hangi noktadadır, bunu o zaman öğreneceğiz diye konuştu.TBMM 17 Aralık Soruşturma Komisyonu’nda yaşananları da eleştiren Demirtaş, Bakan’ı çağırıyorlar. Bakan oraya geliyor. ’Sınırlı bir saatimiz var’ diyor, ’1,5 saatimiz var’ diyor. Biliyorsunuz, 1 saat 700 bin dolar. 1,5 saat ne eder, hesaplayın artık dedi.Bu şekilde ciddiyetsiz bir soruşturmaya dayanak olmak istemedikleri için komisyondan çekildiklerini söyleyen Demirtaş, eski AB Bakanı Egemen Bağış’ın hediye açıklamasıyla ilgili olarak Bizde böyle bir kültür yok doğrusu. Kültür olsa da, o kadar para yok. Trilyonluk hediye bizim halkımızda yok. Bunu geleneğe bağlamak, hırsızlığı meşrulaştırmaya çalışmaktır şeklinde konuştu.’CUMHURBAŞKANI’NIN YETKİLERİNİ KISITLAMAK DAHA DOĞRU OLUR’Çözüm sürecinde muhatabınız Erdoğan mı, Davutoğlu mu sorusuna Demirtaş, bu süreçte ve bundan sonraki süreçte Cumhurbaşkanı dışındaki hiçbir yöneticinin Türkiye’de söz sahibi olamayacağını bildiklerini belirterek, şunları söylediÇözüm sürecinde de böyle bir durum var. Sayın Davutoğlu Başbakan oldu ama, bütün hükümet eylemlerini, söylemlerini, hareketlerini Sayın Erdoğan kullanıyor. Zaten Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce de bunu böyle yapacağını ilan etmişti. Açıkça, hükümet yetkilerini, parlamento yetkilerini gasp eden, bir fiili yarı başkanlık sistemine dönüştürdü Türkiye’yi. Bundan biz rahatsızız. Kendisi seçime girmiyor. Siyasi sorumluluğu yok. Attığı imzanın bile vatana ihanet dışında asla suçlaması bile yapılamıyor. Böyle bir durumda siyaset yapmaya devam edecek bir Cumhurbaşkanı varsa, o zaman yetkilerini Anasaya ile kısıtlamak daha doğru olur. Partimiz önümüzdeki dönem parlamentoya daha güçlü girmeyi başarırsa, Türkiye’de tek adamlık sisteminin, ’başkanlık sistemi’ adı altında inşa edilmesine engel olacaktır.HDP SEÇİME TEK BAŞINA GİRME HAZIRLIĞINDASeçime parti olarak girme hazırlıkları içinde olduklarını vurgulayan Demirtaş, 81 ilde HDP örgütleniyor. İlk defa bizim siyasi geleneğimizde 81 ilde ve birçok ilçesinde örgütümüz kurulmuş olacak. Cumhurbaşkanlığı seçimi önemli bir başarı ortaya çıkardı. Şimdi bunu parti olarak çok daha büyük başarıya dönüştüreceğimizi düşünüyoruz. Araştırmalarımız da bütün bu hedeflerimizi ortaya koyabileceğimiz veriler ortaya koyuyor. Biraz daha çalışırsak, kimsenin hayal edemeyeceği ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. Cumhurbaşkanı seçiminde tek aday vardı. Şimdi 550 adayla, 550 Demirtaş’la seçime gireceğiz. Bunun etkisi büyük olacak diye konuştu.Vatan
190 Bin Maden İşçisinden Sadece 38 Bin'i Sendikalı
CHP İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, Türkiye’deki 190.000 maden işçisinden yalnızca, yüzde 20′sine karşılık gelen 38.000′inin sendikalı olduğuna dikkat çekti.Öğüt, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in, Soma’da yaşanan maden faciası sonrası maden işçilerinin sendikalara üyelikleri konusunu içeren soru önergesine verdiği yanıta ilişkin yazılı bir açıklama yaptı.Öğüt’ün açıklaması şöyle:Bakanlık’tan verilen Çelik imzalı yanıtta, “İşkolları Cetveli’nin 03 sıra numaralı Madencilik ve Taşocakçılığı İşkolu’nda Ocak 2014 resmi istatistiklerine göre çalışan işçi sayısı 190 bin 346′dır. Söz konusu işkolunda çalışan işçilerden 38 bin 492′si sendika üyesidir” denildi.Bakan Çelik’in yanıtında yer alan verilere göre, madencilik sektöründe 58 bin kişi ile en çok işçi “diğer madencilik ve taş ocakçılığı” dalında çalışıyor. Bu dalı 49 bin kişi ile “kömür ve linyit” çıkarımı. 23 bin kişi ile “metal cevheri” dalında, 8 bin kişi ile “kok kömürü ve petrol ürünleri”, 6 bin kişi ile “destek hizmetleri” ve 4 bin kişi ile de “ham petrol ve doğalgaz çıkarımı”nda çalışıyor.Yanıtta ayrıca, Soma’da uygulandığı belirtilen “dayıbaşı sistemine” ilişkin soruların soruşturma bitmeden yanıtlanamayacağı da belirtildi.Ögüt, yazılı önergesinde şu soruları sormuştu:“Türkiye’de kaç maden işçisi bulunmaktadır? Türkiye’deki maden işçilerinin kaçının sendika üyeliği vardır?Sendikalı maden işçileri üyelik sayıları itibariyle hangi sendikalara üyedir? Soma’daki facia “Dayıbaşı” sisteminin uygulandığını dolayısıyla işçilerin kadrolarının Soma Holding’te gözüktüğünü ancak fiiliyatta ara işverenlerin prim usulü çalışan dayıbaşları olduğunu ortaya çıkarmıştır. Sendikalı yerlerde bu sistemin işlemesi yasal mıdır; yasal ise dayıbaşları gerekli kontrolleri yapmış mıdır?”DHA
Reklam
Tarım Bakanı Eker: 'Millet 150 Yıldır Ak Parti'yi Bekliyordu'
AKP hükümeti son günlerde yolsuzluk iddialarının araştırılması için kurulan komisyonun sansürlenmesi nedeniyle tepki çekerken, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker ‘ milletin 150 yıldır Ak Parti’yi beklediğini’ savundu.Bakanlığının Burdur il müdürlüğü binasının temel atma töreninde konuşan Eker, ‘ Ak Parti’nin Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olduğunu ‘ öne sürdü.Eker şöyle devam etti: ”Ak Parti milletin gönlünde 150 yıllık karşılığı olan bir partidir. Bu manada yeni bir parti değildir. 150 yıldır millet Ak Parti’yi bekliyordu. Ak Parti’nin anlayışını bekliyordu. AK Parti’nin zihniyetini bekliyordu, Ak Parti’nin tasavvurunu bekliyordu.”Diken
Reklam
Hayyam Garipoğlu Tahliye Edildi
Münevver Karabulut cinayetine ilişkin yargılandığı davada, 'Suçluyu kayırmaktan' dolayı hakkında verilen kesinleşmiş 3 yıl hapis cezası nedeniyle tutuklanan işadamı Hayyam Garipoğlu, daha önce cezaevinde yattığı süre gözönüne alınarak tahliye edildi.İşadamı Hayyam Garipoğlu, 17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut cinayetine ilişkin davada, 'Suçluyu kayırmaktan' dolayı hakkında verilen kesinleşmiş 3 yıl hapis cezası nedeniyle, 2 gün önce Londra'dan geldiği Atatürk Havalimanı'nda gözaltına alınarak, sevk edildiği Bakırköy Adalet Sarayı'nda tutuklanmıştı.Avukatlarının başvurusu üzerine hakkındaki 'mahsup incelemesi' tamamlanan Hayyam Garipoğlu, daha önce Sümerbank Davası nedeniyle cezaevinde yattığı süre gözönüne alınarak, 'denetimli serbestlik' kapsamında dün gece cezaevinden tahliye edildiği öğrenildi.CEM GARİPOĞLU 10 EKİM'DE İNTİHAR ETMİŞTİMünevver Karabulut'un katili Cem Garipoğlu'nun “Çocuğa karşı tasarlayarak, canavarca bir hisle ve eziyet ederek öldürmek' suçundan aldığı 24 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onanmıştı. Cem Garipoğlu, Silivri'de 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'ndeki koğuşunda 10 Ekim günü intihar etmiş, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı Garipoğlu'nun intihar etmesine ilişkin yürüttüğü soruşturmada 'kovuşturmaya yer yok' kararı vermişti.Haber: Serpil KIRKESER / İstanbul DHA
Hamza Hamzaoğlu Yarın İmzalayacak
Galatasaray'la prensip anlaşmasına varan teknik direktör Hamza Hamzaoğlu, yarın resmi sözleşmeyi imzalayacak.Sarı-Kırmızılı kulüple yeni bir maceraya başlayacak olan teknik direktör Hamza Hamzaoğlu yarın sözleşme imzalayacak. Gaziantepspor maçında takımın başında yer almayacak olan genç teknik adam, yarın maçı tribünden takip edecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Abdurrahim Albayrak , 'İnşallah yarın Gaziantep’te kendisiyle mukavele imzalama şansı bulacağız. Galatasaray’a gelmek için çok büyük fedakarlıklar yaptı. Galatasaray’ın yetiştirdiği evlatlarından birisi. Hem Galatasaray hem de Hamza için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum' ifadelerini kullandı.Fanatik
UEFA'dan, G.Saraylıları Kızdıran Paylaşım
UEFA Şampiyonlar Ligi resmi Twitter hesabı, Cesare Prandelli'nin gönderilmesinin ardından ilginç bir paylaşımda bulundu.6.5 milyon takipçisi bulunan Şampiyonlar Ligi Twitter hesabı, Galatasaray 'daki kariyerleri kötü şekilde sona eren Michael Skibbe , Frank Rijkaard , Roberto Mancini ve Cesare Prandelli 'nin fotoğrafının bulunduğu tweette 'Yeni teknik direktörünüzün hangisi olmasını istiyorsunuz Galatasaray taraftarı?' şeklinde bir tweet attı. İtalyan teknik adam Cesare Prandelli'nin Sarı Kırmızılı ekiple yollarının ayrılması Avrupa basınında geniş yer bulurken UEFA 'nın bir resmi hesabının bu şekilde bir tweet atması Galatasaraylı taraftarı çılgına çevirdi. Paylaşımda bulunan Şampiyonlar Ligi Twitter hesabının neden böyle bir paylaşım yaptığı bilinmezken, geri adım atıp atmayacağı da merak konusu.Fanatik
Reklam
Dünyanın En Büyük Güneş Santrali Faaliyete Geçti
İnsanoğlu enerji üretimi konusunda uzun süredir güneşten faydalansa da, halen bu imkanı gerekli ölçüde kullandığını söylemek pek mümkün değil. Ancak yenilenebilir enerji bilincinin artması bu alanda yeni çalışmaları ve yatırımları da beraberinde getiriyor. Bu yatırımlardan birisi de ABD’nin Kaliforniya eyaletinde kurulan Topaz isimli güç santrali.Tamamen güneş ışığıyla çalışan Topaz, Kaliforniya’nın Carrizo Plain bölgesinde yer alıyor. Toplam 9 milyon güneş panelinin bulunduğu santral, yaklaşık 25 kilometre karelik bir alanı kaplıyor. Santral Pacific Gas ve Electric bünyesindeki 160 bin eve enerji sağlayacak. Ancak Topaz, en büyük güneş santrali olma unvanını elinde fazla uzun süre tutamayacak. First Solar tarafından kurulan Desert Sunlight isimli tesis de son solar hücrelerin faaliyete geçmesiyle Topaz’ın üretim kapasitesine erişecek. SunPower tarafından kurulan 579 MW Solar Star da 2015 itibarıyla aktif hâle gelecek ve Topaz’ın üretim seviyesini yakalayacak.Teknoblog
Başbakan Davutoğlu: 'Uyuşturucu Tacirleri Terörist Muamelesi Görecek'
Başbakan Davutoğlu, 'Uyuşturucu tacirleri bizim için en zararlı terörist ayarındadır ve terör muamelesi göreceklerdir' dedi.ANKARABaşbakan Ahmet Davutoğlu, ATO Congressium'daki 1. Uyuşturucu ile Mücadele Şurası'nda yaptığı konuşmada, bazı sorunların bir mekan, nesil veya alanla sınırlı olduğunu, bir mekanla sınırlı olan sorunların çözümü için oralarda alınacak tedbirlerin yeterli olabileceğini, bir nesille sınırlı olan sorunlar için de o tarihi kesitte üretilecek çözümlerle neticeye ulaşılabileceğini ifade etti.Mekan aşan, belli bir alanla sınırlandırılamayan ve birçok nesli ilgilendiren sorunlarla mücadele içinse çok kapsamlı bir mücadele gerekeceğine, uyuşturucunun da böyle bir sorun olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:'Karşı karşıya kaldığımız sorun sadece ülkemize ait bir sorun değil, sadece ülkemiz içinde alınacak tedbirlerle tek başına çözülebilecek bir sorun da değil. Sınır, mekan aşıyor. Sadece bir nesille ilgili bir sorun değil. Eğer tedbir alınmazsa bir neslin aklını ve sağlığını tehdit etmekle birlikte gelecek nesillerin de akıl ve beden sağlığını tümüyle tahrip edecek özellikler taşıyor. Sadece bir alanla sınırlı değil çünkü bu sorundan beslenen uyuşturucu tacirleri üzerinde ortaya çıkan bir sektör var. O zaman çok kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç olduğu çok aşikar. Bugün dünyada, yaklaşık 243 milyon uyuşturucu bağımlısı var ve 2012 yılında 243 bin kişi sadece uyuşturucuyla ilgili sebeplerle hayatını kaybetmiş durumda.'Türkiye'de, 15-24 yaş arasında uyuşturucuyu ilk kez deneyen nüfus oranının Avrupa'ya göre düşük olduğunu dile getiren Davutoğlu, tedbir alınmadığı ve bu konuda ciddi bir strateji belirlenmediği takdirde gelecek nesillerde çok daha yoğun problemlerin yaşanabileceğini söyledi.Bu çerçevede Türkiye'de son 12 yılda yapılan çalışmaları anlatan Davutoğlu, uluslararası sözleşmelerin kabul edildiğini ve onaylandığını, ulusal politika belirlendiğini, il uyuşturucuyla mücadele koordinasyon kurullarının oluşturulduğunu, 2008'de TBMM'de araştırma komisyonu kurulduğunu, 2014'te de uyuşturucu suçlarıyla ilgili cezaların artırıldığını anımsattı.'Türkiye'de sorunun tespitinde eksiklikler var'62. Hükümet olarak ele aldıkları ilk konuların başında da uyuşturucuyla mücadelenin geldiğine işaret eden Başbakan Davutoğlu, Bakanlar Kurulu'nda konunun görüşüldüğünü, daha sonra ilgili taraflarla bir araya gelinerek atılacak adımların belirlendiğini ifade etti.Uyuşturucunun mekan ve nesil aşan bir sorun olması nedeniyle bir süreç yönetimi gerektirdiğine, noktasal ve mekansal çalışmayla istenilen neticenin elde edilemeyeceğine vurgu yapan Başbakan Davutoğlu, süreç içerisinde tespitin önemine değindi. Sağlık Bakanlığındaki bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan görüşmelerde Türkiye'de hala sorunun tespiti ve 'fotoğraf çekme' anlamında eksiklikler olduğunun görüldüğünü aktaran Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:'Türkiye sathında ve küresel alanda bu sorunun kapsamını, istatistiksel verilerinin sıhhatini de ele almak üzere bir değerlendirmeye tabi tutmak durumundayız. Elimizdeki istatistiksel veriler, Türkiye'de oranın yüzde 2,7 olduğunu gösteriyor. Acaba kültürel gerekçelerle bu sorunun varlığını reddeden veya istatistiklere yansımayan bir başka resim var mı? Bu konu önemlidir; eğer yüzde 2,7, Avrupa'daki yüzde 29'lara varan orana göre düşük görülür ve biz rehavete kapılırsak sorunu gerçek kapsamıyla göremezsek tedbir almakta da yetersiz kalabiliriz.Öncelikle çok ciddi bir şekilde sorunu ele alıp, alanda mahallelere kadar inecek şekilde resmini çekecek bir araştırma ve gözleme stratejisine ihtiyaç var. Onun için araştırma merkezlerinin sayısını artıracağız. Sağlık Bakanlığında ele aldığımızda bu konuda çok sınırlı faaliyet olduğunu gördük. İnşallah en kısa sürede bu çerçevedeki bilimsel çalışmaları, üniversitelerimizdeki enstitüleşmiş faaliyetleri Türkiye sathına yayarak ve özel ihtisas araştırma birimleri kurarak, sorunun bütün kapsamıyla anlaşılmasını, ortaya konmasını sağlayacağız. Bir anlamda, hoş bir tabir değil ama, Türkiye'nin uyuşturucu haritasını çıkartacağız. Keşke hiç olmasa ve haritamız hep güzellikler haritası olsa ama bir uyuşturucu haritamız da var. Gerek uyuşturucu trafiği anlamında gerekse uyuşturucunun kullanımı ve kullanım sonrasında alınması gereken rehabilitasyon tedbirleri açısından bir Türkiye haritası çıkarmak durumundayız.''Öncelik koruyucu aşama'Süreç yönetiminde koruyucu tedbirlerin de önemli yeri olduğunu belirten Başbakan Davutoğlu, sorun baş edilemez bir noktaya geldiğinde alınacak tedbirlerin polisiye ve asayiş tedbirleriyle sınırlı kalacağını veya sadece tedaviye dönük olacağını söyledi. Önceliğin koruyucu aşamada olması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, bu noktada da toplumsal bilincin önemine dikkati çekti. Şuranın toplanmasının temel hedeflerinden birisinin bu toplumsal bilinci teşvik etmek, uyandırmak olduğunu dile getiren Davutoğlu, toplumun her katmanında bu soruna ilgi gösterilmesinin öneminin altını çizdi.Kişilerin, karşı karşıya kalana kadar sorunun kendisinden çok uzakta olduğunu düşündüğünü, hiç kimsenin bir trafik kazasıyla karşılaşacağı senaryosunu zihninde canlandırmayacağını ifade eden Davutoğlu, şu ifadeleri kullandı:'Depremi hep gazetelerden okuyan insanımız, 1999 depreminin şoku yaşandığında, depremin hayatımızın istemediğimiz ama kaçınamadığımız bir gerçeği olduğunu ortaya koymuştu. Bütün toplumumuza buradan seslenmek istiyorum; sanmayın ki uyuşturucu meselesi sizden çok uzakta, sizin ailenize, çevrenize yaklaşamayacak bir sorundur. Her an yanı başınızda çıkabilecek bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu bilmek durumundayız. Onun için toplumun her kesiminde, sadece bir kesiminde değil, en üst gelir grubunda da uyuşturucu ciddi bir problem, en alt gelir grubunda da. Farklı uyuşturucu yöntemleri kullanıyorlar ama toplumun en üst gelir grubunda da uyuşturucu kullanımı maalesef çok yaygın bir mesele, toplumun en alt gelir grubunda da. O zaman bizim her kesime hitap edecek şekilde bir toplumsal bilinç uyandırmaya ihtiyacımız var.''Sorunların aşılmasındaki en önemli kaynaklardan birisi aile muhabbetidir'Davutoğlu, koruyucu tedbirlerin en önemli odağını okul merkezli çalışmaların oluşturduğunu, 15-24 yaşları arasının da en riskli grubu temsil ettiğini söyledi.Bu yaştaki gençlerin o çağda en fazla okul ve çevresinde bulunduklarını anlatan Başbakan Davutoğlu, bunun için gerekli yasal düzenlemeleri de yaptıklarını kaydetti.Sadece 'okul' demediklerini belirten Davutoğlu, 'Okul ve çevresi diyoruz. Okul ve çevresinde alınacak tedbirleri, entegre, bütüncül bir tedbirler paketi olarak değerlendirmek ve orada atılacak adımları tek tek ele almak lazım. Okul önünde, duvar dibinde satıcılardan tutun da kantin işletmesine kadar göz önüne almak durumunda olduğumuz bir koruyucu tedbirler alanı var' diye konuştu.Davutoğlu, ailenin önemine işaret ederken, anne ve babaların böyle bir sorunla karşılaştığında 'bu geçici bir şeydir' diyerek sorunu örtmeye kalkışmaması gerektiğini söyledi.Ailelerin aksine bu durumun bir tür hastalık olduğu bilinciyle, sorunu tek başına çözmek yerine uzmanlardan destek alabileceğini ifade eden Davutoğlu, şöyle devam etti:'Hangi sorun olursa olsun hepimizin farkında olduğumuz bir gerçek var; bu sorunların aşılmasındaki en önemli kaynaklardan birisi aile muhabbetidir. Eğer bir ailede muhabbet kuvvetliyse, aile bireyleri birbirine her konuda sarılıp, sorunları birlikte çözüyorlarsa, o ailede sorun çıkması az oluyor, çıktığında da çözüme gitmek daha kolay oluyor. Bütün ailelerimizi bu gençlerimizin etrafında kenetlenmeye ve onlara her şeyden önce muhabbetimizi ve gönlümüzü açmaya davet ediyorum. Sivil toplum kuruluşlarımız, başta Yeşilay olmak üzere... Yeşilay'ın bu konuda özel bir misyonla harekete geçmesi konusunda da kendilerinin zaten çok güçlü bir iradeleri vardı. Her türlü desteği bütün sivil toplum kuruluşlarımıza vereceğiz ve yaygın bir şekilde sivil toplum kuruluşlarımızın bu koruyucu aşamada, hükümetimizin ve ilgili kurumlarımızın yanında, omuz omuza paydaş olarak çalışmalarını rica ediyoruz.'Önleyici alanKoruyucu alanın sonrasında 'önleyici alanın' geldiğini bildiren Davutoğlu, bu alanın daha çok asayiş ve emniyet alanını da ilgilendiren bir ayrı aşama olduğunu söyledi.Davutoğlu, şu değerlendirmeleri yaptı:'Çocuklarımızı korurken bu alanı, bu sorunu bir sektör, bir kar, bir rant haline dönüştürmüş olanlara karşı da en kararlı mücadeleyi sürdürmek durumundayız. Bir network var karşımızda, birbirini destekleyen bir ağ var. Üretici, aracı, tüketici... Üreticilerin de kaynağı var, aktarıcıları var, bir şekilde farklı uyuşturucu maddelere göre tespit edilmiş, ortaya çıkmış unsurları var. O zaman bizim yapmamız gereken; üreteci, aracı, tüketici arasındaki ilişki bandını kırmaktır. Bunu kırmaya kararlıyız. İç Güvenlik Reformu ve özgürlüklerin korunmasıyla ilgili hazırladığımız pakette ve daha önceki çalışmalarda şu konuyu açıkça vurguladık, bir kez daha vurguluyorum; uyuşturucu tacirleri bizim için en zararlı teröristlerdir ve terör muamelesi göreceklerdir.'Nesilleri yok edecek bu uyuşturucu ağına karşı, 'aile, okul, hükümet, sivil toplum kuruluşları'nın içinde yer aldığı karşı bir ağ kurmak zorunda olduklarını bildiren Başbakan Davutoğlu, 'Yoğun bir ilişki içinde, bu çetelere karşı mücadelede de omuz omuza vermeliyiz. Uyuşturucu Karar Destek Sistemi'ni de bunun için çok önemsiyoruz' dedi.Rehabilitasyon aşaması ve NarkotimlerTüm koruyucu ve önleyici tedbirlere rağmen, bütün bu eleklerden geçerek, soruna bir şekilde bulaşmış, müptela olmuş kişiler için 'rehabilitasyon' aşamasına değinen Davutoğlu, 'Burada da yeni bir sistematik silsile oluşturduklarını anlattı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu kapsamda 24 saat hizmet verecek 'Uyuşturucu ile mücadele danışma hattı' kuracaklarını bildirirken, sonrasında Narkotimler, en sonunda ise AMATEM'lerin devreye gireceğini dile getirdi.Bu silsile içerisinde uyuşturucu sorunu ile karşı karşıya kalan herkesle ilgilenmeye kararlı olduklarını vurgulayan Davutoğlu, bu çerçevede Narkotimlerin önemine değindi.Narkotimlerin alanda mücadele bağlamında önemli bir görev üstleneceklerini ifade eden Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Son iki, üç ay içinde çalışmalara hız verdik ve inşallah önümüzdeki haftadan itibaren Narkotimler devreye girecek ve 11 ilde başlamak üzere, aralarında hem asayiş, güvenlik unsurlarımızın hem de psikologlarımızın olduğu Narkotimler, inşallah alanda mücadele bağlamında önemli bir misyon üstlenecekler. AMATEM'lerde ve diğer kurumlarımızda kapasiteyi artırıyoruz. 30 yataklı tedavi merkezimizde 763 yatak kapasitemiz var. Bunları daha da artırmaya karalıyız. 2017'ye kadar 20 merkez daha açılacak. Eğer sorunu böyle bir süreç yönetimi olarak görmüşsek, yine Bakanlar Kurulu'ndaki toplantımızda ve Sağlık Bakanlığında yaptığımız geniş istişarede yeni bir yapıya da ihtiyaç olduğu ortaya çıktı. Yapısal bir reforma da ihtiyaç var. Bu sorunla ilgilenecek olan kurum, kurul ve kuruluşların birbiriyle ilişkilerini yeniden tanımlamaya ihtiyaç var.'Şura en geç üç yılda bir toplanacakBu çerçevede, yine tam bir organik ilişki içinde 6 aşamalı bir yapısal yeni çerçeve planladıklarını ifade eden Davutoğlu, bu çerçevenin Şura'nın katkısı ve özgün fikirlerle zenginleştirilerek sürdürüleceğini vurguladı.Başbakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Yukarıdan aşağı ama önem anlamında söylemiyorum; aslında her şey tabandan yukarıya gelir ama yapıyı anlatabilmek bakımından, öncelikle bugün ilkini gerçekleştirdiğimiz Uyuşturucuyla Mücadele Şurası oluşturuldu. İlki bugün yapıldı, en geç 3 senede bir bu Şura toplanacak ve ülkemizdeki uyuşturucuyla mücadele stratejisini, uygulamalarını, işlevlerini gözden geçirecek. Bu Şuranın oluşturacağı, sizlerin kararlarıyla ortaya çıkacak olan bir Şura İzleme Komitesi planlıyoruz. Şura 3 yılda bir toplanır, güzel raporlar ortaya koyar ama bu raporlar eğer hayata geçirilemezse netice alınamaz. Onun için buradan Şura bittiğinde, bir Şura İzleme Komitesi ki içinde hem resmi kurumların, hem sivil toplum kuruluşlarının, hem ilgili diğer kurumların, RTÜK gibi, Diyanet gibi kurumların olduğu bir yeni izleme komitesi... Bu da yılda bir kez bizzat bendenizin başkanlığında toplanarak Şurada alınan kararların uygulanma seyrini, performansını değerlendirecek. 'Daha yakın takip için 'Uyuşturucu ile Mücadele Üst Kurulu' oluşturduklarını da aktaran Davutoğlu, bu kurulun da en geç altı ayda bir toplanarak, Şura İzleme Komitesi'nde alınan kararların pratikte ve bakanlıklar düzeyinde resmi koordinasyonunu yapacağını bildirdi.Buna müteakip, müsteşarlar düzeyinde katılımın olduğu 'Uyuşturucu ile Mücadele Teknik Kurulu'nun da oluşturulacağını ifade eden Başbakan Davutoğlu, ayda veya iki ayda bir çalışmaların takip edileceğini söyledi.Gönüllü gençlik timleri oluşturulacakDavutoğlu, il bazında da kurullar oluşturulacağını bildirirken, bütün bu kurullarda sivil toplum kuruluşlarının temsilinin sağlanacağını kaydetti.Her ilde uyuşturucu ile mücadele konusunda özel bir yapılanmaya gidileceğini dile getiren Davutoğlu, daha sonraki aşamada ise mahallelere kadar uyuşturucu ile mücadele edecek, timler, sadece Narkotimler değil, gençlik timlerinin devreye gireceğini belirtti.Davutoğlu, 'Madem birileri üretici, aracı, tüketici ilişkileri üzerinden rant sağlıyor, ona karşı gönüllü çalışan gençlik timleri kurmayı düşünüyoruz. Bu gençlik timleri ile gençlerimizin, spora, kültürel, sosyal faaliyetlere yönlendirilmesi dışında eğer bir mahallede yaygın bir uyuşturucu kullanımı varsa, öncelikle o düzeyde mahallede, semtte, köyde, kasabada başlamak üzere bir kapsamlı bir bilinçlendirme çalışmaları yapılacak' dedi.'Hedefimiz, yüzde 2,7 düzeyindeki oranı yüzde 1-1,5 düzeyine doğru geriletmeye çalışmak'Davutoğlu, uyuşturucuyla mücadele konusunda hedeflerin ortaya konulmasının ardından planlama ile hareket edilmesi gerektiğini belirtti.Buradaki hedeflerinin, sorunu doğru tespit edip, bir eylem planı içinde bütün toplumsal kesimleri harekete geçirecek bir bilinç uyandırmak olduğunu vurgulayan Davutoğlu, şu açıklamaları yaptı:'Şuramızın bu konuda çok ciddi katkıda bulunacağına inanıyoruz. Orta vadede 2015-2018 arasında bütün bu uygulamalar çerçevesinde mümkün olduğu kadar uyuşturucu sorununu izole etmeye, belli alanlara doğru bu networkü sıkıştırmaya, o alanlara mahpus etmeye, sonra da o alanlar içinde yavaş yavaş tasfiye edici bir politika yürütmeye kararlıyız. Burada hedefimiz, orta vadede uyuşturucu sorununu mümkün olduğunca marjinalleştirmek ve mümkünse yüzde 2,7 düzeyindeki oranı yüzde 1-1,5 düzeyine doğru geriletmeye çalışmak.'Uyuşturucu ile mücadele konusunda sivil toplum örgütlerine çok büyük görevler düştüğünü anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:'Bakanlar Kurulu'nda ve Sağlık Bakanlığında yaptığımız istişarelerde çok önemli bir sorun olarak, bazen ilk aşamada görünmeyen, perdenin arkasında bir sorun olarak ortaya çıkan bir konu var ki viranelerin ya da metruk binaların, alanların tasfiyesi. Viranelerin 2018 sonuna kadar bütün şehirlerimizde tasfiye edilerek buraların bir tür örtülü faaliyetlerin yapıldığı, bir takım uyuşturucu çetelerinin burada odaklandıkları ve buralardan çevreye doğru bir şekilde sirayet ettikleri bütün o mekanlar tasfiye edilecek. Özellikle de deprem sonrası ve hala yasal süreç içinde yıkım kararı alınmış olmakla birlikte yıkılmamış binalar, tam bir tehdit odağıdır, açık söylemek gerekirse. Yargı süreci içinde bir an önce bu binalarla ilgili kararların hızlandırılması, sadece özel hukuk bağlamında önem taşımıyor, o binalar ve o metruk alanların etrafında bir asayiş problemi, bir uyuşturucu odaklanması olması bakımından da ciddi sıkıntı doğuruyor. En geç 2018 sonuna kadar Türkiye'de virane ya da metruk gibi görülen bütün alanların tasfiye edilmesi ve bir anlamda bataklıkların kurutulması temel hedefimiz.''Ceza ve tevkif evlerinde tedavi'Davutoğlu, 2019-2023 arasında ise bu sorunu tümüyle marjinalleştirecek bir çaba içinde olacaklarını vurgulayarak, ceza ve tevkif evlerinde tedavi imkanlarını genişleteceklerini söyledi. İyi bir rehabilitasyon olmazsa ceza ve tevkif evlerinin de viraneler gibi çalıştığına işaret eden Davutoğlu, 'Uyuşturucunun ilk aşamasında içeri giren birisi, daha da tecrübe kazanmış bir şekilde, satıcı olarak dışarı çıkabiliyor. Onun için Adalet Bakanlığımız bünyesinde ve diğer sosyal rehabilitasyon araçlarıyla ceza ve tevkif evleri ve diğer benzer durumda olan yapılara dönük olarak da ciddi bir eğitim faaliyeti yürüteceğiz' diye konuştu.Gençlik ve Spor Bakanlığının sosyal ve spor faaliyetleri bütün gençlere ve Türkiye'nin her bölgesine yayacağını, böylece gençlerin beden ve akıl sağlıklarını geliştirecek alanlara yönelmesinin temin edileceğini aktaran Davutoğlu, şunları kaydetti:'Nihai kertede hedefimiz, bu sorunu marjinelleştirmek. Tümüyle yok etmek belki çok idealist bir hedeftir ama yüzde 0,5'ler düzeyine indirdiğimizde artık iyice kontrol edilecek bir alana daraltmış oluruz. Hedefimiz burada 2023. Cumhuriyetimizin 100. yılında, cumhuriyetin yeni nesillerinin her türlü tehlikeden ve geleceklerini bir şekilde ipotek altına alan her türlü tehditten azade kılınarak en iyi şekilde istikbale yürümelerini sağlamak. Bu sorun, bir mekanla, bir nesille, bir alanla sınırlı değildir. Onun için hepimizin omuz omuza vermemiz gereken bu çalışmada, 1. Uyuşturucu ile Mücadele Şuramızın aydınlatıcı, yön gösterici bir sonuçta inşallah başarılı bir şekilde neticeleneceğine inanıyorum.''İstifa çağrısını duymamıştım'Başbakan Davutoğlu, ATO Congressium'daki '1. Uyuşturucu ile Mücadele Şurası'nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Tunceli ziyareti ve kendisini istifaya davet etmesine ilişkin soru üzerine, Davutoğlu, Bahçeli'nin Tunceli ziyaretinden memnun olduğunu, tüm siyasi partilerin Türkiye'nin her tarafını ziyaret etmesini ve her yerde siyaset yapmasını istediklerini belirtti.Bunun Türk siyaseti açısından bir kazanç olduğunu ifade eden Davutoğlu, 'Ama keşke Tunceli'ye gitmek için bizim çağrımızı beklememiş olsaydı. Keşke Tunceli'ye gittiğinde sadece Tunceli'ye bir mekan ziyareti yapmanın ötesinde Tuncelilerle kucaklaşabilme, onlarla göz göze bakarak konuşabilme imkanı ve cesareti bulmuş olsaydı. Ama bunlar olamamış olmasına rağmen Tunceli ziyareti bence olumludur' diye konuştu.Her halükarda bütün siyasilerin, ülkenin her yerine gidebilmesinin siyaset için bir kazanç olduğunu vurgulayan Davutoğlu, bununla ilgili daha geniş değerlendirmeyi yarın kongrelerinde yapacaklarını bildirdi. Davutoğlu, şöyle devam etti:'Ancak burada bir kez daha hala ziyaret devam ettiği için tahriklerden kaçınılması çağrısında bulunuyorum. Sayın Bahçeli'nin ziyareti dolayısıyla Tunceli'de her türlü güvenlik önlemi alınmıştır. Zaten özellikle, esnafın kepenkleri kapatması, diğer sosyal hiç iletişim imkanı olmaması sebebiyle bir şekilde alınması gereken tedbirler vardır. Tüm Tuncelili kardeşlerime, vatandaşlarıma tahriklere kapılınmaması ve bu ziyaretin veya diğer benzer ziyaretlerin de suhuletle gerçekleşmesi konusunda tavsiyede bulunuyorum. İstifa çağrısını duymamıştım. Eğer böyle bir çağrı varsa bu Sayın Bahçeli'nin haddi de değil hakkı da değil. Biz yetkiyi milletimizden alırız. Türkiye'nin her yerindeki milletimizden ve gittiğimizde de Tunceli'de olduğu gibi halkımızla kucaklaşarak, Türkiye'nin her köşesinde hem sandıktan yetki alırız hem de her ziyaretimizde halkımızla kucaklaşarak onlardan yetkiyi gönülden gönüle alırız. O bakımdan 2015 seçimlerinde de herkes yetkinin kime verildiğini bir kez daha görecek.''Soruşturma Komisyonunun yaptığı yargı görevidir'Başbakan Davutoğlu, dört eski bakan ile ilgili Meclis Soruşturma Komisyonu haberlerine yayın yasağı konulmasına dair soru üzerine de konuyla ilgili iki hususa dikkat çekmek istediğini belirtti. Davutoğlu, TBMM'nin soruşturma komisyonlarının yaptıklarının, bir yargı faaliyeti olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:'Yargısal sürecin bir parçasıdır. Herhangi bir Meclis faaliyeti şeklinde telakki edilmemesi lazım. Yargı süreçlerinin tümünde belli bir takım, özellikle yargı sürecinin mahremiyeti konusunda ilkesel kararlar vardır. Dolayısıyla bu meselede, bu yargı sürecinde işleyen bir konu olduğu için o yargı sürecinin ilkeleri ve kuralları içinde değerlendirmek lazım. İkincisi ise şeffaflık ve yasaklara karşı tutum alma meselesi. Hükümetimiz ve bizzat ben şeffaflık konusunda yasaklara karşı herhangi bir yasak uygulaması karşısında tutumumuz açık ve net olmuştur. Hükümetlerimiz 2002'den bu yana yolsuzluklara, yasaklara ve yoksulluğa karşı mücadele ilkesi etrafında hareket etti. Bundan sonra da bu ilkeler etrafında hareket edecek. Ama bu, özellikle bu konuya istinaden söylüyorum, Soruşturma Komisyonunun yaptığı bir yargı görevidir, yargı sürecinin bir parçasıdır. Yargı süreçleri hangi kurallara tabii ise onlar da o kurallara tabidir. Bunun hükümetimizle de herhangi bir, bu karar alma sürecinin bir ilişkisi yok. Türkiye Büyük Millet Meclisi Soruşturma Komisyonunun görevini en açık bir şekilde, kurallara uygun şekilde yapması konusunda herkesin sabırla davranması faydalı olur.'Muhabir: A. Eda Ünlü Özen, Barış Gündoğan, Fatma Can, Yıldız Seçil Aktaş, Duygu CanAA
Reklam
Benzin ve Motorinde İndirim
Petrol fiyatları düştü, EPDK bugünkü toplantının ardından akaryakıt şirketlerini uyardı. Uyarının ardından benzin ve motorin için indirim geldi.Dünkü OPEC' toplantısının ardından petrof fiyatları 71 dolara indi. EPDK, bugün yaptığı toplantıda rafineri ve dağıtım şirketlerini petrol fiyatları konusunda uyardı.BU GECE FİYATLAR DÜŞECEKBenzin ve motorinde bu gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere indirime gidildi. 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 14 kuruş düşerken, motorinin litresi 15 kuruş ucuzladı.YENİ FİYATLARBu indirimden sonra İstanbul ve Ankara'da 95 oktan kurşunsuz benzinin litresi 4.59 TL'den 4.46 TLseviyelerine düştü. Motorin ise, İstanbul'da 4.09 TL seviyelerinden 3.94 TL seviyelerine gerilerken, Ankara'da 4.12 seviyelerinden 3,97 TL seviyelerinde indi.Sabah
Prandelli ile Hamzaoğlu KAP'a Bildirildi
Galatasaray Kulübü Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptığı açıklamada Prandelli ile yolların ayrıldığını ve Hamzaoğlu ile görüşmelere başlandığını duyurdu.KAP'a yapılan açıklama:'A takımı Teknik Direktörümüz Sayın Cesare Prandelli'nin sözleşmesi feshedilmiştir.'A Takım Teknik Direktörlüğü için Sayın Hamza Hamzaoğlu ile görüşmelere başlanmıştır.'Kamuoyuna saygıyla duyurulur.Sporx
Reklam