Guardian: 'Erdoğan'ın Türkiye'si Hâlâ Güvenilir Bir Batı Müttefiki mi?'
İngiliz Guardian gazetesinde yer alan Simon Tisdall imzalı analizde Türkiye'nin izlediği iç ve dış politikaların Batı ilkeleri ve çıkarlarıyla ne derece örtüştüğü sorusuna yanıt aranıyor.'Recep Tayyip Erdoğan'ın paranoya siyaseti çirkin bir safhaya daha girdi. Aralarında gazetecilerin, medya çalışanlarının, eski emniyet müdürlerinin de bulunduğu 30'dan fazla kişi gözaltına alındı.' ifadesiyle başlayan yazıda 14 Aralık operasyonu kapasamında kişilere yöneltilen suçlamalar için 'dayanaksız komplo iddiaları' deniyor.'İstanbul'da operasyon emrini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın verdiği konusunda kimsenin şüphesi yok' denen yazı şöyle devam ediyor:'Türkiye Cumhurbaşkanı'nın bu son darbesi Avrupa Birliği (AB) ve ABD için daha büyük ve garip bir soruyu ortaya çıkardı: Erdoğan yönetimi altındaki Türkiye güvenilir, demokratik bir Batı müttefiki olarak görülebilir mi?'
Arınç: 'Soruşturma Siyasi Değil Hukuki Bir Süreçtir'
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, İstanbul merkezli 'paralel yapı' soruşturmasına ilişkin 'Bu siyasi bir süreç değil, hukuki bir yargı sürecidir' dedi.Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, İstanbul merkezli 'paralel yapı' soruşturmasına ilişkin, 'Bu siyasi bir süreç değil, hukuki bir yargı sürecidir, hukuki bir süreçtir. Hepinizin bildiği gibi yargı sürecidir. Burada kolluk kuvvetlerinin bir şekilde kullanılmış olması, esasen bu sürecin gereğidir. Soruşturmayı savcılar yapar, mahkemeler değerlendirir' dedi.Başbakan Yardımcısı Arınç, Başbakanlık Merkez Bina'da, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.Arınç, 5 gün önce Filistin’de bakan statüsünde kabul edilen, Yahudi Yerleşim Birimi ve Ayrım Duvarıyla Mücadele Komisyonu Başkanı Ziyad Ebu Ayn'ın, İsrail güçlerinin göstericilere müdahalesi sırasında hayatını kaybettiğini, bundan derin bir üzüntü duyduklarını belirterek, merhuma Allah’tan rahmet ve ailesine başsağlığı dileğinde bulundu.Filistin halkı ile dayanışma içinde olduklarını, acılarını yürekten paylaştıklarını dile getiren Arınç, “Bu üzüntü verici olay, İsrail'in Filistin topraklarında süregiden işgalinin bir sonucudur. İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarında sürdürdüğü, yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve insanlık dışı uygulamalarıyla Filistin halkının temel hak ve özgürlüklerini ağır bir şekilde ihlal etmektedir. Bu son yaşadığımız acı olay da bu davranışlarının sonucudur” diye konuştu.Bu haftanın Hazreti Mevlana’nın vuslatının 741. yıl dönümünü anma haftası olduğunu belirten Arınç, vuslatın, Çarşamba, Konya’da dualarla kutlanacağını ve bu toplantıya, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile bazı bakanların bizzat katılacağını söyledi.Arınç, 'Bize birlik beraberliği, kardeşliği, dostluğu ve aşkı tavsiye eden Hazreti Mevlana’yı, vefatının 741. yılında, bir kez daha rahmetle minnetle ve şükranla yad ediyoruz' dedi.Başbakan Yardımcısı Arınç, TBMM’de bütçe görüşmelerinin devam ettiğini belirterek, bu görüşmeler dolayısıyla 3 bakanın toplantıya katılamadığını bildirdi. Geçen hafta, Başbakan Davutoğlu'nun da Polonya seyahati dolayısıyla Bakanlar Kurulu yapılamadığını hatırlatan Arınç, 'Toplantıda, hem Polonya seyahati ve onun öncesi ve sonrasında yaptığı dış temaslar hakkında, Sayın Başbakanımız bilgi verdi. Türkiye’yi de İngiltere ve İtalya Başbakanları ziyaret etmişlerdi. Yine hafta sonu, 4 il kongremize katıldılar. Bu kongreler sırasında Sayın Başbakanımızın halkla temasları oldu. Sayın Bakanlarımız da görevlendirildikleri kongrelere katılmış oldular' şeklinde konuştu.11 Aralık'ta, Uyuşturucuyla Mücadele Şurası’nda alınan kararlar kapsamında, uyuşturucuyla mücadelede iyi eğitilmiş narkotimlerin faaliyete başladığını, bin narkotim polisinin pilot olarak seçilen 11 ilde görevlerine başladığını ifade eden Arınç, 'Henüz bir iki gün geçmişti, çok büyük bir uyuşturucu operasyonuyla takriben 500 kilo civarında, morfin, bazmorfin ele geçirilmiş oldu' dedi.Toplantıda, Avrupa Birliği Bakanı Volkan Bozkır’ın kendi bakanlık çalışmaları, Brüksel ve fasıllarla ilgili konularda, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli'nin, gümrüklerle ilgili genel bir bilgi sunduğunu anlatan Arınç, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in de bakanlığın bazı çalışmalarına ilişkin bilgi verdiğini kaydetti.Arınç, Türkiye’de yaşanan iç ve dış gelişmelerin de Bakanlar Kurulunda ele alındığını ifade etti.'Paralel yapıya' yönelik operasyonGazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Arınç, İstanbul merkezli 13 ilde yürütülen operasyon kapsamında 'Fethullah Gülen'in de gözaltı listesindeki 32. isim olduğu' iddialarıyla ilgili soru üzerine, şunları söyledi:'Bildiğiniz gibi, bu kişiler ve yapılan operasyonla ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Halis Salihoğlu imzasıyla 14 Aralık günü bir açıklama yapıldı. Bu açıklamada belli bir dosya numarası var, basına da dağıtıldı. Soruşturma dosyası kapsamında bir kısım medya mensupları ve emniyet görevlilerinin sahte delil üreterek sözde 'Tahşiye' suç örgütü hakkında soruşturma yaptıklarının tespiti üzerine, bu soruşturma kapsamında 31 isimden müteşekkil, bunlara yönelik olarak silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak, örgüt kapsamında sahtecilik, iftira suçlarından ifadeleri alınmak üzere şüpheli sıfatıyla gözaltına alınma talimatı verilmiştir. Burada bir 32. isim yok.'Bu konuyla ilgili değerlendirmeleri de olduğunu belirten Arınç, 'operasyonun kamuoyunda büyük bir ilgi uyandırmış olabileceğini, birtakım eleştiriler gelmiş olabileceğini' anlattı.Arınç, 'İsmi geçen şahısları kamuoyu yakından tanıdığı için buna yönelik bazı endişelerini ifade etmiş olabilir. Ancak biz hükümetiz, yürütme organıyız ve Türkiye'de bildiğiniz gibi Anayasa çerçevesinde erkler ayrılığı veya güçler ayrılığı prensibi var. Bir tarafta yasama organı, bir tarafta yürütme bir tarafta da yargı var' değerlendirmesini yaptı.'Siyasi bir süreç değil, hukuki bir yargı sürecidir'Arınç, şunları belirtti:'Bu siyasi bir süreç değil, hukuki bir yargı sürecidir, hukuki bir süreçtir. Hepinizin bildiği gibi yargı sürecidir. Burada kolluk kuvvetlerinin bir şekilde kullanılmış olması, esasen bu sürecin gereğidir. Soruşturmayı savcılar yapar, mahkemeler değerlendirir, savcı ve hakimlerin talimatıyla da emniyet güçleri veya kolluk kuvvetleri kendilerine verilen görevleri yerine getirirler. Yani gazete binasına polisin gitmiş olması, bu sürecin yürütmeyle ilgili olduğunu değil bir yargı süreci olduğunu gösterir.''Sonucunu hep beraber bekleyeceğiz'Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, İstanbul merkezli paralel yapı operasyonu ile ilgili, 'Şu anda esasen sadece şüpheli konumunda bulunan kişilere yönelik bir soruşturma yapılıyor. Sonucunu hep beraber bekleyeceğiz. Bunun için bir infial duymaya gerek yok. Türkiye bu süreçlerden ilk defa geçmedi. Umarız ki bu son olsun. Bunu da hepimizin sabırla sükunetle karşılamamız lazım' dedi.Aanslarda yer alan haberlere göre Mehmet Turan isimli bir şahsın şikayetçi olduğuna değinen Arınç, olayla ilgili şu açıklamalarda bulundu:'Tahşiyeciler operasyonu ile ilgili bizdeki bilgiler şudur: Geçmişte Mehmet Doğan isimli bugün için çok yaşlı hatta gözlerinin de görmediği ifade edilen bir şahıs, Risale-i Nur eğitimi içerisinde, Elazığ'da çok yakından tanınan Albay Hacı Hulusi Yahyagil'in talebesi olarak Risale-i Nur ile tanışmış, yorumlamış, kendisine inanan güvenen pek çok insanla da eğitimine devam etmiş. Fakat bu çalışmaları sırasında da Fethullah Gülen'e ve onun yaptıklarına yönelik bazı eleştiriler getirmiş. Bunun üzerine, iki topluluk arasında birbirlerine karşı itham edici ya da yaptıklarını izah edici bir takım açıklamalar olmuş.'Emniyet istihbaratının bu sürecin ardından bazı soruşturmalar yaparak, Tahşiyeci örgütünü esas alarak bazı dinlemelerde bulunduğunu ancak herhangi bir sonuç almadığını aktaran Arınç, bu gruba yönelik El Kaide başta olmak üzere bazı radikal terör örgütleriyle bağlantılı oldukları iddialarının da ortaya atıldığını belirtti.Bu sırada, gruba yönelik adli makamlardan alınan karara istinaden, 2009 ve 2010 yıllarında, çok sayıda ilde gruba operasyon düzenlendiğini ifade eden Arınç, bu operasyon sonucunda arasında Mehmet Doğan'ın da bulunduğu 122 kişinin gözaltına alındığını, 27'sinin tutuklandığını ve 17 ay cezaevinde kaldıklarını söyledi.Arınç, grubun dershane olarak kullandığı yerde çeşitli silah ve el bombasının ele geçirildiğini, el bombalarının üzerinde yapılan incelemelerde, sanıkların parmak izine rastlanmazken, aramaya katılan polis memurlarının parmak izinin bulunduğuna dikkati çekti.Mehmet Turan'ın AA'ya yaptığı açıklamaya göre 2010-2011 yıllarında yaptığı şikayetlerin 'hasır altı edildiğini' belirten Arınç, daha sonra tahliyesini müteakip dilekçesi üzerine kendisinin aranarak şikayetinin olup olmadığının sorulduğunu kaydetti.Arınç, 'Bu operasyonda ele geçirilen ve seri numarası okunabilen tek el bombasının seri numarasının, İstanbul Kartal İlçe Emniyet Müdürlüğü TEM Büro Amirliğindeki denetleme sırasında bulunan el bombalarının seri numarasıyla benzer olduğunun anlaşıldığını' bildirdi.Başbakan Yardımcısı Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bunlarla bağlantılı olarak yani bir suç delilleri üretildiği, bunların sadece bir terör örgütü olarak hedef alındığı, bunun delillerini uydurmak için de bizzat aramayı yapanların, dershane diye bilinen yerde bu şekilde birkaç el bombası ile silahın konulduğu anlaşılmıştır. Bunun üzerine esasen yargılama sırasında hemen hemen hepsi tahliye edilmiş, yargılama tutuksuz olarak devam ediyor. Bu sırada da böyle bir operasyon var. Şüphesiz buralarda pek çok insanın ismi geçtiği için bunların bir şekilde irtibatta olacakları düşünülebilmiş. Ancak gazeteci sıfatıyla gözaltına alınanlar yanında bazı dizilerde senarist veyahutta yapımcı olan kişilerin de gözaltına alınmak istendiğini biliyoruz. 'Bunlarla bu işin ne irtibatı olabilir, ne ilgisi olabilir' denildiğinde, yine Tahşiyeciler ile Fethullah Gülen arasında Herkul.org'tan yayımlanan bazı konuşmaların bu diziler içerisinde de bir şekilde yerleştirildiği ve bazı bölümlerinde özellikle o gruba dahil suçlayıcı ifadelerin yer aldığı, hatta aramalarda bazı ele geçirilen silahlardaki seri numarasının emniyetteki silahlarla benzerlik taşımasının da 'şunlar da olabilir, bunlar da yapılabilir' şeklinde bir yol gösterme olarak da kabul edilebileceği öngörülmüş.''Türkiye bu süreçlerden ilk defa geçmedi'Sürecin, yargı süreci olduğunu vurgulayan Arınç, 'Bu sürece hiçbir siyasi etki dahil edilmemiştir. Yani bizim, hükümet olarak veya herhangi bir bakanımızın imzasıyla veya talimatıyla böyle bir süreç başlamamıştır' ifadesini kullandı.Söz konusu cemaatin başındaki Mehmet Doğan'ın şikayette bulunması, sonrasında ise Mehmet Turan'ın bu şikayeti delillendirmesi ve verdiği bilgiler doğrultusunda bu sürecin başladığını ifade eden Arınç, şunları söyledi:'Dolayısıyla yargı süreçlerine, bugüne kadar hep ısrarla söylediğimiz aynı şeyi söyleyeceğiz: yargı sürecini takip edeceğiz. Soruşturmanın gizliliği esastır. Eldeki deliller dava açılmasına imkan verirse bağımsız ve tarafsız yargı ümit ediyoruz ki iddianame yazıp dava açacaktır. Delil ve emareler yeterli olmazsa yine inanıyoruz ki yine bağımsız savcı ve yargıçlar takipsizlik kararı verecektir. Dolayısıyla olayın bütününe bakmak ve yargı sürecini dikkatle takip etmek ama soruşturmanın gizliliği esasına da hep beraber uymak mecburiyetindeyiz. Sürecin henüz başındayız. Bu sürecin ne ile sonuçlanacağını hiçbirimiz bilmiyoruz. Ümit ederiz ki adil, adaletli, hakkaniyetli bir soruşturma yürütülsün ve sonunda masum insanlar bu meselenin dışında kalsınlar ve onlar hiçbir zaman yıpranmamış, lekelenmemiş birer kişi, yurttaşımız olarak halkımızın içerisinde kamuoyunda tekrar eski saygınlığıyla belli bir noktaya gelsinler. Şu anda da esasen sadece şüpheli konumunda bulunan kişilere yönelik bir soruşturma yapılıyor. Sonucunu da hep beraber bekleyeceğiz. Bunun için bir infial duymaya gerek yok. Türkiye bu süreçlerden ilk defa geçmedi. Umarız ki bu son olsun. Bunu da hepimizin sabırla sükunetle karşılamamız lazım.''Böyle bir sürecin içinde veya müdahili değiliz'Başsavcılığın iddialarının kendilerinin de dikkatini çektiğini dile getiren Arınç, 'Silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek, üyesi olmak, örgüt kapsamında sahtecilik, iftira suçlarıdır. Bunların içerisinde gazetecilik faaliyeti olarak sayabileceğimiz, basın özgürlüğü kapsamında düşünebileceğimiz bir suç yoktur. İddia edilen suçlar adi suçlardır bir kısmı belki de terörle bağlantılı sayılabilecek suçlardır' dedi. Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:'Böyle bir ithamın içerisinde insanlara biçilen rol nedir, hangi delillerle itham ediliyorlar onu yargı sürecini takip etmek suretiyle öğrenebileceğiz. Bu iddialara karşılık, 'Bunlar gazetecidir, basın özgürlüğü vardır' diyenlere, ben de şunu söyleyebilirim. Geçmişte bunu Ergenekon, Balyoz'da da başka davalarda söylediğim için, kendime olan saygımdan tekrarlayabilirim: Hiç kimsenin Türkiye'de suç işleme imtiyazı yok. Yani 'falan meslekten olursa güle güle işleyebilir', 'falan meslekten olursa hemen gözaltına alın ve hesabını görün.' Böyle bir mantık 5. dünya ülkelerinde olur ama hukuk devleti olan Türkiye'de buna kimse rıza göstermez. Biz hukuk devletiyiz. Bu hukuk devletinde de mağdurun veya şikayetçinin haklarının da mutlaka korunması gerekecektir. Madem ki olaydan mağdur olduğunu iddia eden kişiler vardır, onların kendilerine göre delilleri de bulunmaktadır. Bir hukuk devletinde bütün bu iddiaların bir süreç içerisinde değerlendirilmesi fevkalade isabetli olacaktır. Bu herkesin dikkatini çeken konu yargı sürecinin henüz yeni başlamış olmasıdır. Bazı kişiler hemen ifadelerinden sonra serbest bırakıldığına göre umarım diğerleri hakkında da adil bir karar verilecektir. Belki eldeki deliller yeterli olmayabilecek belki de aksine bütün bu delillerle bir dava açılması mümkün olacaktır. Hükümet olarak, siyaset kurumu olarak, yürütme olarak böyle bir sürecin içinde veya müdahili değiliz.''Yaptığı işin, söylediği sözlerin bir ağırlığının olması gerekir'CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç'un istisnai atamalarla ilgili iddialarına ilişkin değerlendirmesi sorulan Arınç, TBMM'de yaptığı bir konuşmada bu konuya kısmen değindiğini kaydederek, şunları söyledi:'Zannettim ki bir siyasetçi kendi siyasi partisinden milletvekillerinin de alkışla destek verdiği bu konuşma üzerine tekrar bu saçmalıkları yapmaz. Neden yapmaz? Şunun için: Haluk Koç Bey genel başkanlığa aday olmuş bir siyasetçidir, daha baştan kaybetmiştir. Şimdi de partisinin milletvekili ve parti sözcüsüdür. Yaptığı işin, söylediği sözlerin bir ağırlığının olması gerekir. Bir de objektif olması gerekir. Ben, kendilerine misaller vererek geçmişte, CHP'li tarafla neler yaşadığımızı, o akşamki konuşmamızda ifade ettim.'Koç'un, şikayetlerle ilgili internet sitesi kurulduğuna yönelik açıklamasını 'Çok çirkin bir şey, bunu kabul etmek mümkün değil' sözleriyle değerlendiren Arınç, 'Bu konuşmasını yaparken benim hakkımda çok galiz ifadeler kullanıyor. Bunları kendisine iade ederim. Beni de millet tanıyor, parlamento tanıyor, seni de çok iyi tanıyor ve biliyor. 'İyi polismiş, kötü polismiş, çift kimlik taşıyormuş'... Bunlar bana yakışmaz, senin üstünde kalır. Burada hükümet sözcüsü sıfatıyla bir açıklama yapıyorum ama o insana karşı da söyleyecek bir sözüm olmalı' değerlendirmesini yaptı.Haluk Koç'un oğlunun nikahında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, gelin ve damada evlilik cüzdanını 'Sizler çapulcusunuz, sizden çapulcu evlatlar bekliyorum' sözleriyle verdiğini anımsatan Arınç, bunu hazmedemediğini belirtti. Arınç, şöyle konuştu:'O günlerde Gezi olaylarının etkisinde kalmış sanki Sayın Kılıçdaroğlu, Haluk Koç'un oğluna ve gelinine 'çapulcu' diye hitap etti. Evliliğinin ilk gününde, en mesut gecesinde, onlar ne kadar benimsedi bilmiyorum ama bir gelin ve damada 'çapulcu' ile hitap edilmesi ve doğacak çocukların da 'çapulcu olmasını istemesi' bana çok garip geldi ve Kılıçdaroğlu'nu eleştirdim, Haluk Koç'a da geçmiş olsun dedim. Ama Haluk Koç, bundan çok memnun olmuş anlaşılan. Keşke onu korumasaydım, keşke Kılıçdaroğlu'nu eleştirmeseydim.''Mecbur ederlerse çocuklarıyla baldızlarıyla bunları yüzlerine vururuz''İstisnai kadro'nun Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan bu yana var olduğuna dikkati çeken Arınç, 'Memuriyetteki süresine bakılmaksızın, mezuniyet önemlidir, KPSS veya buna benzer bir sınava dahil edilmeksizin bazı işler için nitelikli eleman istihdamına imkan veren ama adı da üstünde, hem atama usulleri hem de sayı bakımından istisnai kadrolar bulunur' bilgisini verdi.Bu kadroların, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, TBMM Başkanlığı, bakanlıklar, belediyelerin de arasında olduğu bazı kurumlarda bulunduğunu, istisnai kadroları kurumun başındaki kişilerin kullandığını dile getiren Arınç, bunun bir gelenek olduğunu söyledi.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından kendisine bir istatistik geldiğini kaydeden Arınç, sözlerine şöyle devam etti:'1993 ile 2002 yılları arasında yani AK Parti'nin iktidar olmadığı dönemlerde istisnai kadrodan atananların sayısı, 2002'den bu yana 13 yıllık iktidarımız döneminde atananların iki mislidir. Bu hükümetler DYP hükümetidir, CHP hükümetidir, SHP hükümetidir veya o zamanlar Anavatan Partisi hükümetidir, bütün bunların hepsini topluyorsunuz, bizim 13 yılda, tek başımıza iktidar olduğumuz dönemde atadıklarımızın iki mislidir. İnsan biraz sıkılır, bu bir.İkincisi: Meclis'te ataması yapılmış istisnai kadrolardan, ben kendisine de ifade ettim o gece, sizin sadece çocuğu, oğlu değil, gelini de Meclis'te olanlar var. Şimdi ben bunları teşhir mi edeyim? Bunları teşhir etmemek için zamanında Önder Sav'a da Sayın Baykal'a da rica etmiştim, 'Beni mecbur etmeyin' diye. Çünkü onların bir kabahati yok varsa babalarının etik bir noksanlığı var. TRT'de buna benzer atamalar olduğunu yüzlerine karşı söyledim. Buradaki sayı CHP'liye, ANAP'lıya, DYP'liye, SHP'liye bakarsak diyelim ki Refah Partisi, Fazilet Partisi, diyelim ki AK Parti dönemlerindekinin 10 mislidir. Mecbur ederlerse çocuklarıyla baldızlarıyla eşleriyle birlikte bunları yüzlerine vururuz. O zaman Sayın Koç, bu partide yoktu. Ama şimdi o partinin sözcüsüdür. Genel Başkanına danışsın, 'O dönemlerde de atanmış ne kadar CHP'li varsa ismini açıklayın' desinler, bunlar açıklanır ama bu neyi halleder, neyi çözer? Herkesin kanunen yapabileceği bir şeyi, etik açıdan eleştirebilirsiniz ama bunun kanunsuz ve usulsüz bir tarafı yok ki.Bir tanesine cevap verdim, birincisinde, ismini de unuttum, bilmem ne Gündoğan'dı galiba. Adamı rüyamda görmedim, ismini duymadım ama Meclis'te çalışmış deyince, Meclis'teki dosyasından baktırdım, nerede çalışmış diye. Adam Mamak Belediyesinde, Aile Sosyal Politikalar'da, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında, Kültür ve Turizm Bakanlığında çalışmış, Bolu'da il müdür yardımcılığı yapmış vesaire. 16 yıl sonra da Meclis'e bir proje kapsamında geçici görevle gelmiş. Bunun benimle ne ilgisi var.''Suçlamalar ve ithamlardan gündem değiştirme gayreti içinde'Koç'un dün yaptığı açıklamada, yeğeninin BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı olduğunu söylediğini aktaran Arınç, yeğeninin İngiltere'de doktora yaptığını, Türkiye'de 'Enerji üzerine 10 kişi sayın' denilse ilk beşin içine gireceğini ifade etti. BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı olmadan önce de, yaklaşık 7 yıl boyunca Abdullah Gül'ün enerji danışmanı olarak çalıştığını dile getiren Arınç, 'Üç yabancı dil bilen, enerji konusunda bu kadar iyi yetişmiş bir insan neden genel müdür olmadı diye şikayet edeceğine genel müdür yardımcılığından şikayet ediyor' ifadesini kullandı.Haluk Koç'un kendisine gündem yaratmaya çalıştığını söyleyen Arınç, şöyle devam etti:'CHP'nin baş başa bulunduğu karşılıklı suçlamalar ve ithamlardan gündem değiştirme gayreti içerisinde. Bir taraftan birisini ihraç ediyorlar, adam 'Bütün MYK'yı mahkemeye vereceğim' diyor, öbür tarafta Birgül Ayman Güler, 'CHP cemaatle işbirliği yaptı' diyor. Beriki bir başka şey söylüyor. Bunlardan sıkılmış, bunalmış, eskimiş bazı şeyleri yeni gündeme getirme gayreti içinde. Çok ayıp ve çok çirkin. Hele bir site yapıp da 'Şikayeti olanlar buraya müracaat etsin' demesi, çok çirkin bir şey. Bunu yakıştıramıyorum, bundan vazgeçmesini diliyorum. Elinde bir taşla camları kırmaya kalkarsa CHP genel merkezinde cam kalmaz, kapı bile kalmaz.''Islak tülbent kuruyuncaya kadar geçecek'Bir konuşmasında, 'Türkiye'nin hem Körfez ülkeleri hem de Mısır ve Suriye ile soğukluklarının giderilmeye başladığı'na yönelik ifadeler kullandığı belirtilerek, bu konuya açıklık getirmesinin istenmesi üzerine de Arınç, İstanbul'daki 5. Boğaziçi Zirvesi'ne Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Ürdün ve o bölgeden gelenlerle Avrupa, ABD ve Uzakdoğu'dan yatırımcıların katıldığını anımsattı.Zirvenin kapanışında yaptığı konuşmada, ekonomik gelişmeleri izah ettiğini ancak daha çok Türkiye'deki siyasi istikrar, 2015'teki seçimler ve yatırım ortamının nasıl olacağının merak edildiğini dile getiren Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:'Hepsi milyar dolarları portföylerinde taşıyan yatırımcılar. Onlara çok merak ettikleri bir konuda da birkaç cümle söyledim, o da şudur: Bizim özellikle Ortadoğu bölgesinde, bazı ülkelerle Suriye ve Irak meselesinden veya Mısır konusundan dolayı ilişkilerimizin biraz yavaşlamış olduğunu veya limonileştiğini söyleyenler var. Bunda doğruluk payı olabilir. Suriye'deki tavrımız bellidir. Irak'ta özellikle geçmiş dönemde, Maliki döneminde sıkıntılarımız bellidir. Yine Mısır'da darbeye karşı tavrımız da bellidir. Bundan dolayı bazı ülkeler, Türkiye ile aynı görüşleri paylaşmıyor olabilirler. Yatırımcıların benden ricası şu oldu: 'Bu daha ne kadar devam edebilir.' Çünkü siyasi noktadaki bu sıkıntı, yatırımları engelleyebilecek duruma gelebilir. Ben de onlara rahatlıkla şunu söyledim: 'Türkiye ile bazı ülkeler arasındaki bu görüş farklılığından doğan gelişmeler süratle giderilecektir. Biz aynı coğrafyanın kardeş yaptığı insanlarız. Birbirimize kader birliği yapıyoruz, kaldı ki bölgemizdeki sıkıntılı konular da bir an önce sonuçlanacak. Türkiye ile geçmişte bu ülkelerin nasıl dostluğu ve kader beraberliği varsa bundan sonra da devam edecek.' Onlara Türkiye'de bir atasözünü 'Islak tülbent kuruyuncaya kadar geçecek. Bundan emin olun, gelecek bugünkünden çok daha iyi olacak' dedim. Kabul gördü, bazı yabancı yayın organları da bunu ifade ettiler.'Muhabir: Gamze Güher Rastgeldi, Kurbani Geyik, Sarp Özer, A. Eda Ünlü Özen | AA
Tahşiyeciler Davası Nedir?
Medya ve polise yönelik Cemaat operasyonunun temelini oluşturan Tahşiyeciler grubuna yönelik davanın dosyasına Al Jazeera ulaştı. Teknik-fiziki takip kararları ve aramalar en büyük tartışma konusu.Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı ve Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hidayet Karaca’nın da gözaltına alındığı soruşturmada, şüpheliler 2009-2010 yıllarında yürütülen ‘Tahşiyeciler grubuna yönelik’ soruşturmada ‘sahte delil üretmekle’ suçlanıyor.2009- 2010 yılında yürütülen '’Taşhiyeciler'' soruşturması kapsamında grubun önde gelen ismi ''Molla Muhammet'' adıyla bilinen emekli imam Mehmet Doğan'ın aralarında bulunduğu bazı isimlere dava açıldı. Halen devam eden davada Doğan ile birlikte 5 sanık 17 ay tutuklu yargılandı. Sanıklar Mayıs 2011'de İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nce tahliye edildi.İsimsiz ihbar ile gönderilen CDSoruşturma Mehmet Doğan’ın da ses kaydının bulunduğu bir CD’nin Emniyet'e isimsiz ihbar ile gönderilmesiyle başladı. İhbarın ardından bir süre teknik ve fiziki takibe alınan şüphelilere operasyon düzenlendi.Ancak sanıklar ve avukatları operasyonun hukuka aykırı olduğunu ilk duruşmadan itibaren ısrarla vurguladı.Teknik ve fiziki takip kararlarına itirazİtiraz noktalarından biri teknik ve fiziki takip kararları. İddianamede sanıklar, terör örgütü kurmak ve üye olmak ile suçlanırken, alınan dinleme ve izleme kararları terör örgütü iddiasıyla alınmamış. Avukatlar ve sanıklar, duruşmalarda teknik ve fiziki takip kararlarının yasaya aykırı olduğunu, bu yolla toplanan delillerin geçersiz sayılmasını istedi.Evrakta sahtecilik iddiasıİkinci bir itiraz ise evrakta sahtecilik yapıldığı iddiası. Bu itirazın gerekçesi ise aramalarda polisler tarafından tutulan tutanaklar. Duruşmada tanık olarak dinlenen polislerden bazıları aramalardan 10.30 gibi ayrıldıklarını belirtti. Ancak dava dosyasında 11.00 ‘den sonra tutulan tutanaklar var. Avukatlar ve sanıklar, bu arama tutanaklarının sahte olarak hazırlandığını ve imzalandığını iddia ediyor.Bombaların bulunmasına ilişkin görüntü olmamasıDavanın en kritik konusu ise aramalarda elde edilen bombalar. Bombalar davanın sanıklarından Turgut Yıldırım'ın Bahçelievler'deki evinde bulundu. Bulunan el bombalarına ilişkin ‘polis kamerası görüntülerinin eksik olması (bombanın bulunduğu anın olmaması) ve bombaların üzerinde sanıkların değil polislerin parmak izinin çıkması tartışma konusu oldu.Bombalar üzerindeki parmak izleriDuruşmada tanık olarak dinlenen polislere bu iki konuda sorular yöneltildi. Polisler, bombada parmak izlerinin bulunmasını ‘eldivenlerin yıpranmış olması ve yıpranma nedeniyle çıkarmış olmalarına’ bağladı.Polisler, bombaların bulunduğu aramalarda da görüntü kaydının yapıldığını ancak bu kaydın ne zamandan itibaren başladığını bilmediklerini söylediler.Tanık polisler aramalara evin sahibi ve apartman yöneticisinin de eşlik ettiğini iddia etti.Polislerden çelişkili ifadeAncak tanık polislerin ifadelerinde de çelişkiler yaşandı. Tanık polis C. A, aramalarda bombanın aramaya başladıktan 1 -2 saat sonra bulunduğunu ancak tam zamanı hatırlamadığını ifade etti.Diğer tanık polis K.G ise aramalara başladıktan 15-20 dakika sonra bombaların bulunduğunu açıkladı.Kameraman: Ben geldiğimde arama başlamıştıAramalarda bombaların bulunma görüntülerinin olmamasını ise en net olarak kamera kaydını yapan polis A.K açıkladı. A.K aramaların kendisi gitmeden önce başladığını, daireye girdiğinde bulunan bombaların çekyatın üzerinde durduğunu söyledi. Tanık polis, bulunma anının görüntülerde olmadığını açıkladı.Apartman yöneticisi: Ben geldiğimde bombalar bulunmuştuApartman yöneticisi Nimettin Tosun da tanık olarak dinlendi. Tosun, polisler geldiğinde üstünü giyinmek için evine gittiğini, geri döndüğünde kapının açık olduğunu söyledi. Tosun, ‘Ben daireye girdikten sonra polislerden biri bomba bulduğunu söyleyerek dolaptan bir poşet çıkardı’ dedi. Apartman yöneticisi Tosun, aramalar bitmeden işi olduğu için ayrıldığını ve tutanağı okumadan imzaladığını belirtti.Tanık yönetici Tosun, evin sahibi Turgut Yıldırım’ın da bir ara namaz kılmak için abdest almaya gittiğini, geldiği sırada bomba ve mermilerin bulunduğunu söyledi.Avukatlar ve sanıklar, arama işlemlerinin hukuka aykırı, bombaların bulunma şeklinin ise şaibeli olduğunu iddia ediyor.Bu tartışmaların yaşandığı davanın operasyonunu yapan polisler şu anda gözaltında.Tahşiyeciler davası ise halen devam ediyor. Özel yetkili mahkemelerin kapanmasının ardından, dava suç yeri nedeniyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. 2015’in Mart ayında sanıklar hakim karşısına çıkacak.Selahattin Günday | Al Jazeera
Reklam
Reklam
Düz Zeminden Düşmek İstemeyen Top
San Jose Devlet Üniversitesi tarafından geliştirilen düzenek sayesinde üzerine konulan topun hareketi sırasında yere düşmesi imkansız hale gelmiş.
Psikopat Noel Baba Çıldırttı
İtalyan arkadaşlar Diego ve Matteo, katil palyaço serisinin ardından yeni yıl arifesinde bu kez de Noel Baba kostümüyle ilginç bir şakaya imza attı.
Tinder'da Kız Kaçırtan 13 Erkek Tipi
Tinder sonunda Türk kullanıcıları arasında hayli popüler hale gelmişken, bazı erkekler 'Niye kimseyle eşleşmiyorum ben?' diye ağlıyor, kadınların parmakları ise, artık X'e basmaktan aşınmaya başlamış durumda. Ana sebep aslında erkeklerin pek fotoğraf çekme ve çekilme merakı olmamasından kaynaklanıyor. Dış görünümün fevkalade derece de önem arz etmesi yetmezmiş gibi, fotoğrafın konseptini de düşünmek gerekiyor. Ancak sizi korkutmasın Tinder evreni, yapmanız gereken tek şey aslında şu adamlardan biri olmamak.
Reklam
'AB Konusunda Tutarlı Olmak Türkiye'nin Çıkarına'
AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Mogherini, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cemaat’e operasyonun ardından söylediği 'AB kendi işine baksın' sözlerine çok şaşırdığını söyledi.Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cemaat’e yönelik operasyonu eleştiren AB ile ilgili sözleri hakkında konuştu. Mogherini, 'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tepkisini gördüm ve çok şaşırdım” dedi.Geçen hafta yaptıkları ziyarette Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve birçok bakanla yapıcı bir görüşme yaptıklarını söyleyen Mogherini, “Türkiye ve AB arasında yeni bir başlangıç yapma şansı bulunduğu konusunda uzlaşmıştık. Bize Türkiye'nin AB yolunun daha çok ekonomik menfaatlerle değil, demokrasi ve hukukun üstünlüğü başta olmak üzere değerler ve prensiplerle ilgili olduğunu söyleyenler hükümet üyeleriydi” diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün TÜPRAŞ tesislerinin açılışında medya ve polise yönelik Cemaat operasyonunu eleştiren Avrupa Birliği'ne tepki göstermişti. Erdoğan, AB'den gelen 'Operasyon basın özgürlüğüne aykırı' tepkisinin ardından “Kendi aklınızı kendinize saklayın” demişti.Bozkır AB'ye operasyonu anlattıAB Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Johannes Hahn'a medya ve polise yönelik Cemaat operasyonuyla ilgili bilgi verdi.AB Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre Bozkır, Hahn'a 'konuya ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini, erkler ayrılığı ilkesi temelinde yürütmenin bu sürece müdahil olmadığını, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığına herkesin saygı göstermesi gerektiğini' belirtti.Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:'Bakan Bozkır, gözaltına alınan kişilerin yazdıkları veya ifade ettiklerinden dolayı soruşturma kapsamında olmadıklarını, ayrıca Türkiye'de basın özgürlüğüne halel gelmesinin söz konusu olmadığını ifade etmiştir. Bakan Bozkır, muhatabıyla temas halinde kalmak üzere mutabık kalmıştır.'Al Jazeera
Furkan Aldemir Siftah Yaptı
Furkan Aldemir NBA'deki ilk maçına çıktı. 23 yaşındaki basketbolcunun takımı Philadelphia 76ers, kendi evinde Boston Celtics'e 105-87 mağlup olduNBA'de oynama hedefi doğrultusunda Galatasaray Liv Hospital ile sözleşmesini tek taraflı fesheden Furkan Aldemir, ilk mücadelesine çıktı. Genç basketbolcu Boston Celtics karşısında 9,5 dakika sahada kalırken, 2 sayı, 2 ribaunt ve 1 asist üretmeyi başardı.Ev sahibi takım mücadeleye iyi başlasa da NBA'in güçlü ekiplerinden Celtics oyunun kontrolünü eline almasını bildi. İlk çeyrekte dengeli bir oyun oynanırken, çeyreği Boston Celtics 20-35 önde tamamladı. Philadelphia'nın, ikinci çeyreğe 5 sayılık hızlı bir başlangıç yapmasına rağmen, Celtics üstünlüğü ele aldı ve devreye 57-38 önde girdi. Oyun üstünlüğünü ikinci devrede de koruyan Celtics sahadan 705-87'lik skorla galip ayrıldı.NBA'DEKİ 9. TÜRKFurkan Aldemir, Galatasaray Liv Hospital ile sözleşmesini feshederek, Philadelphia 76ers ile 4 yıllık sözleşme imzalamıştı. Genç basketbolcu NBA'de forma giyen 9. Türk oyuncu oldu.Haber Türk
Reklam
Caner Erkin Hastaneye Kaldırıldı
Fenerbahçeli futbolcu Caner Erkin bu akşam baygınlık geçirerek hastaneye kaldırıldı.Sarı-lacivertli futbolcunun bugün akşam saatlerinde Ortaköy'de bir restoranda yemek yedikten sonra baygınlık geçirdiği öğrenildi.Caner Erkin'i, eşi Asena Erkin'in kardeşinin Liv Hospital Hastanesi'ne götürdüğü, milli futbolcunun durumunun şu an iyi olduğu ve kendine geldiği kaydedildi.Fenerbahçe Kulübü'nün de Caner Erkin'in durumu ile ilgili önümüzdeki saatlerde resmi bir açıklama yapması bekleniyor.Maraton'un verdiği bilgiye göre ise, restoranın Ali Baba Restoran olduğu ve Caner Erkin'in yanında Fenerbahçe'den Roma'ya kiralık olarak giden Salih Uçan'ın da yer aldığı belirtildi.Skorer
Karadeniz Derbisinde Gülen 'Fırtına' Oldu
Süper Lig'in 13. haftasında Rizespor'u konuk eden Trabzonspor, Sefa Yılmaz'ın iki golle yıldızlaştığı maçta rakibini 3-2 mağlup etmeyi başardı. Bordo mavililerde Yusuf Erdoğan ise iki asistle galibiyette önemli rol oynadı.Hüseyin Avni Aker Stadı'nda Rizespor'u konuk eden Trabzonspor, Sefa Yılmaz (2) ve Medjani'nin kaydettiği gollerle sahadan 3-2 galip ayrıldı. Rizespor'un golleri ise Deniz KAdah ve Kweuke'den geldi.6. dakikada Eren Albayrak'ın soldan ortasında, ceza alanında Kweuke, etkili bir vuruş yapamayınca, meşin yuvarlak yandan auta gitti.11. dakikada Trabzonspor golü buldu. Mehmet Ekici'nin soldan kullandığı köşe vuruşunda ceza alanında iyi yükselen Belkalem topu Medjani'ye indirdi. Bu futbolcu da altı pas içinde kafayla topu filelere gönderdi: 1-0Carl Medjani Trabzonspor'u 1-0 öne geçiren golü kaydetti - Eurosport26. dakikada Holosko'nun ceza alanı dışından sert şutunda yere de çarpan top direğin hemen yanından auta gitti.28. dakikada Çaykur Rizespor beraberliği sağladı. Eren Albayrak'ın soldan kullandığı serbest atışta, arka direkteki Viera'nın kafa vuruşunda top yan direkten döndü. Altı pas içerisinde Belkalem'in uzaklaştıramadığı topu bu kez Deniz Kadah yerden kaleye gönderdi. Yusuf Erdoğan'ın müdahale etmeye çalıştığı top çizgiyi geçince, karşılaşmanın hakemi, yardımcısının uyarısıyla gol kararı verdi: 1-1Çaykur Rizesporlu futbolcuların gol sevinci - Eurosport33. dakikada Holosko'nun pasında sağdan ceza alanına giren Kweuke, kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyonda yaptığı vuruşta Fatih Öztürk topa sahip oldu.34. dakika savunmanın arkasında topla buluşan Kweuke'nin ceza alanına girer girmez şutunda, top kaleci Fatih Öztürk'ten döndü.39. dakikada Mehmet Ekici'nin yaklaşık 30 metreden sert şutunda kaleci Serkan Kırıntılı, sağ üst köşeye giden topu güçlükle kornere çeldi.40. dakikada Constant'ın hatasıyla aldığı topla ceza alanına giren Holosko, kaleci Fatih Öztürk ile karşı karşıya kaldı. Bu futbolcu yanındaki Deniz Kadah'a pas vermeyip, aşırtma vuruşla topu filelere göndermek istedi ancak Fatih Öztürk yükselerek meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti.Karşılaşmanın ilk yarısı 1-1 tamamlandı.İkinci yarıya hızlı başlayan taraf Çaykur Rizespor oldu. Beraberlik golünün verdiği morali ikinci devreye de yansıtan yeşil mavililer Kweuke ve Holosko ile net bir pozisyon yakalayan Rize temsilcisi bu fırsattan yararlanamadı.Trabzonspor - Çaykur Rizespor 58. dakikada sağ kanattan gelişen Trabzonspor atağında Yusuf Erdoğan ceza sahası içine ortaladı. Arka direkte topa kafayı vuran Sefa Yılmaz topu ağlara gönderdi ve Trabzonspor'u bir kez daha öne geçirdi. 2-1.65. dakikada Bu kez sahneye Kweuke çıktı. Orta sahada kazanılan topla gönderilen derin pasa hareketlenen Kweuke, kaleci Fatih'le karşı karşıya kaldı ve yerden düzgün bir şutla topu ağlara gönderdi. Skora bir kez daha denge geldi.75. dakikada sağ kanattan kullanılan taç atışının ardından topla buluşan Yusuf Erdoğan topla ceza alanı içine hareketlendi. Yusuf pasını penaltı noktasında bekleyen arkadaşı Sefa'ya çıkardı. Sefa Yılmaz ise topun gelişine yaptığı şık vuruşla Trabzonspor'u maçta üçüncü kez öne geçirdi.Trabzonspor - Rizespor - EurosportGolün ardından risk alan Rizespor, oyun alanına Lua Lua 'yı sürdü ve beraberlik golünü aramaya başladı. İstediği baskıyı bir türlü kuramayan Rizespor beraberlik golünü bulamayınca karşılaşma Trabzonspor'un 1-0'lık üstünlüğü ile sona erdi.Bu sonuçla puanını 21'e yükselten Trabzonspor, ligde 5. sıraya yükselirken, 10 puanda kalan Rizespor haftayı 17. sırada tamamladı.Eurosport
Reklam
Erdoğan: 'Soruları Çalıp, Belli Kurumlara Sızdılar'
Gebze Teknik Üniversitesi ziyaretinde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 14 Aralık operasyonu ilgili  değerlendirmelerini burada da sürdürdü. Sınavlarda soruların çalınarak bazı kurumlara sızıldığını kaydeden Erdoğan, 'Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar.' diye konuştu.İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:1940’ların tek parti dönemini özleyen, baskı ret ve inkar özlemi içinde olan üniversite ve akademi dünyası Türkiye’ye geçmişte büyük zarar vermiştir. Üniversiteyi hapishaneye ikna odalarına çeviren bir zihniyet büyük zarar vermiştir. Bizde öğrenciliğimizi o şartlar içinde geçirdik. Bu tek parti ve faşizm zihniyetindekiler kadar, aklını bir takım ihanet şebekelerine kiraya veren zihniyette aynı şekilde tehlikelidir. Başörtüsünü yasaklayanlarla, başörtüsüne füruat diyenler kol kola girdiler. Üst aklın maşası olanlar, bugünlerde görüyorsunuz kucaklaştılar. Bütün hayatları hukuku çiğnemekle geçenler, normalleşen hukuk karşısında eski Türkiye hukukunu istemeye başladılar. Birikimini sahip olduğu konumu ülkesi için seferber etmek yerine, telefon dinlemeye yoğunlaşanların nasıl bir ihanet içinde olduklarını görüyoruz.Milletin parasıyla okudular, himmet adı altında topladıkları parayla okudular, soru çalarak belli kurumlara sızdılar. Millete çalışmak yerine gittiler uluslararası çevrelere, uluslararası istihbarat örgütlerine çalıştılar. İşte TÜBİTAK işte bunun en bariz örneğidir. Bilim üretmesi gereken TÜBİTAK gizli bir şekilde bir ihanet şebekesine onun maşası olan çevrelere çalıştı. Bugün ise bir normalleşme süreci içine girmiştir, normalleşmiştir diyemiyorum, daha henüz yok, ciddi temizliklerin yapılması gerekiyor, biraz daha zaman alacak. Biz birilerinin özgürlüğü için değil 77 milyonun özgürlüğü için mücadele edeceğiz. Bunu inşallah başardık, başarıyoruz. Güçlü Türkiye imtiyazlı kesimlere özgürlük çıkar sağlayan operasyonlarla artık başa çıkabiliyor. Dünden itibaren ulusal ve uluslararası medyada başlatılan Türkiye aleyhtarı algı operasyonları da boşa çıkacak. Çetelerin hukuku değil milletin hukuku Türkiye’yi özgür bir konuma yükseltecek. Allah nefes verdiği müddetçe bu mücadelemiz sürecektir. Ardından bayrağı genç nesiller alacak. Sizlerin yetiştireceği o nesillere inanıyoruz. Gayretleriniz için alın teriniz bilim aşkınız için sizlere milletçe şükranlarımızı sunuyoruz.Vatan
Torrent Sitesi Pirate Bay'e Rakibinden Yardım Eli
Çoğunlukla korsan yayınlara erişim sağlayan Isohunt adlı internet sitesi, geçen hafta kapatılan rakibi Pirate Bay'in veri tabanını klonladı. Kullanıcılara göre site şu an yayında ve gayet iyi çalışıyor.Geçen ay İngiltere'de yasaklanan Isohunt, klonlama işlemini 'internetteki bilgi özgürlüğünü kurtarmak' amacıyla yaptığını duyurdu. Isohunt, Pirate Bay’in yeniden yayına girmesi durumunda, klonlanan sitenin kapatılacağını bildirdi.Pirate Bay, dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri arasında.İçinde çoğu korsan olmak üzere filmler, televizyon programları ve müzikler olan site geçen hafta İsveç polisinin düzenlediği bir baskından sonra kapatılmıştı.Pirate Bay'in kurucularına yöneltilen 'telif hakları ihlali' suçlamaları daha önce kanıtlanmış ve bu kişilerden bazıları hapis cezası almıştı.Pirate Bay ise 2012’de yaptığı değişiklikle, klonlanmasını daha kolay hale getirmişti.Sitenin kurucularından Peter Sunde ise Pirate Bay'in yeni halini beğenmediğini söyledi.Peter Sunde blog yazısında, 'Site çok çirkindi. Bir sürü yazılım hatası vardı' dedi.BBC Türkçe
Trabzonspor'un Başvurusu Reddedildi
Trabzonspor Hukuk Kurulu avukatı Orhan: '2010-2011 sezonu şampiyonluğuna ilişkin UEFA'ya yaptığımız başvuru reddedildi'Trabzonspor Hukuk Kurulu avukatı Hakan Orhan, 2010-2011 sezonu şampiyonluğuna ilişkin UEFA’ya yaptıkları başvurunun reddedildiğini bildirdi.Orhan yaptığı açıklamada, Trabzonspor’un, 9 Mayıs 2014 tarihli şikayeti üzerine UEFA Disiplin Kurulu’nun, Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu hakkında açtığı soruşturmanın tamamlandığını belirtti.“Şike” sürecinin yaşandığı iddia edilen 2010-2011 sezonu şampiyonluğu konusunda TFF’nin bir ceza vermemesi nedeniyle UEFA’ya başvurduklarını anımsatan Orhan, “UEFA Disiplin Kurulu da müfettiş raporları doğrultusunda bir karar verdi. Fenerbahçe ve Türkiye Futbol Federasyonu hakkındaki şikayetimiz reddedilmiştir. Red gerekçesi henüz kulübe bildirilmemiştir” dedi.Orhan, Fenerbahçe’nin Trabzonspor’la ilgili başvurusunun da UEFA tarafından reddedildiğini ifade ederek, Trabzonspor’un suçsuz bulunduğuna karar verildiğini kaydetti.Trabzonspor’un 5 gün içinde gelmesini beklediği gerekçeli kararın ardından UEFA Temyiz Kurulu’na başvuruda bulunacağı, bundan da olumsuz sonuç alınması halinde konunun FIFA’ya taşınacağı bildirildi.Trabzonspor Kulübü, “şike sürecinin yaşandığı 2010-2011 sezonuna ilişkin olarak ulusal ligde gerekli disiplin yaptırımlarının uygulanması ve Trabzonspor’un hakkının teslim edilmesi için” UEFA’ya başvuruda bulunmuştu.Fenerbahçe de “Trabzonspor’un 3 maçta şike ve teşvik eylemleri” yaptığını iddia ederek UEFA’ya başvurmuştu.Amkspor
Reklam