onedio
Dünyaca Ünlü DJ'ler Türkiye'ye Geliyor!
Dünyaca ünlü Above & Beyond, Alesso, Apollonia gibi DJ’ler, 5-7 Ağustos’ta Antalya’da yapılacak 'Isle of Dreams' elektronik müzik festivali için Türkiye’ye gelecek. Medyatava
'Mandıra Filozofu' İzleyicisi de Her Şeye Karşı!
Müfit Can Saçıntı'nın yönettiği ve Müfit Can Saçıntı, Rasim Öztekin, Ayda Aksel ile Eser Eyüboğlu'nun oynadığı 'Mandıra Filozofu' filmi izleyenlerin aklında farklı farklı soru işaretleri bırakıyor. Kimisi bir an için bile olsa her şeyi bırakıp sakin bir yaşam kurmayı düşünürken, kimisi parayı ve para hırsını sorguluyor. Film çıkışında izleyicilere 'Mandıra Filozofu her şeye karşı, peki siz neye karşısınız?' sorusu sorulunca izleyenlerin çoğunun da her şeye karşı oldukları ortaya çıktı. İşte 'Mandıra Filozofu' seyircisinin karşı oldukları: 'Mandıra Filozofu’nın karşı olduklarına karşı olunabilir. Yeter ki konu iyi işlensin ve biz toplum olarak iyi bilinçlenebilelim. Hep birlikte aynı filozofun karşı olduklarına karşı olabiliriz diye düşünüyorum.' 'Ben para hırsına karşıyım!' 'Fazla para kazanmaya ben de karşıyım!' 'Biz de onun gibi, her şeye karşıyız!' 'Mandıra Filozofu gibi ben de sisteme karşıyım!'Medyatava
Hayatının Dönüm Noktalarıyla Gabriel Garcia Marquez'e Saygı Kuşağı
İspanyol edebiyatının hiç kuşkusuz en yetkin örneklerini veren, nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel Jose Garcia Marquez, ne yazık ki, 87 yaşında aramızdan ayrıldı. Marquez kalibresindeki bir yazar için 'ölüm' bir hiç hükmündedir; çünkü Dostoyevski, Hemingway ya da Shakespeare de öldüler, ancak yazı denilen şey asla ölmüyor. Fikirleri hep aramızda dolaşacak bu büyük insanı, biraz hatırlamak ve onu önceden hiç tanımamış olanlara, onu tanıma fırsatı olsun diye bu derlemeyi meydana getirdim. İşte oldukça kısaca Marquez: Daha geniş bir okuma için
Mungan'dan Türkiye'ye Ensest Mağduru Genç Kız Benzetmesi
Murathan Mungan, laiklik konusunda endişeleri olduğunu belirterek Başbakan Tayyip Erdoğan‘ın seçim başarısını “ensest mağduru genç kız” örneğiyle açıkladı. Yazar Murathan Mungan, Frankfurter Allgemeine gazetesine verdiği söyleşide laiklik konusunda endişeleri olduğunu belirterek Başbakan Tayyip Erdoğan’ın seçim başarısını “ensest mağduru genç kız” örneğiyle açıkladı Ahmet İncel’in Doğan Haber Ajansı’nda yer alan haberine göre, Almanya’nın en sayılı gazetelerinden “Frankfurter Allgemeine” yazar ve şair Murathan Mungan’la söyleşi yaptı. Söyleşide gezi olaylarını da değerlendiren Mungan “Gezi olayları sonrası artık Türkiye ’de hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Bunu seçim sonuçları da değiştiremez. AB ve Almanya bizden öyle çabucak vazgeçemez. Almanya’ya sesleniyorum, çünkü seçim sonuçları nedeniyle en çok hayal kırıklığına uğrayan, darılan ülke oldu” dedi. ‘Sanki hipnotize edilmişlerdi’ Mungan seçimlerle ilgili şunları söyledi: “Seçim sonuçları beni şaşırtmadı, çünkü Türkiye’de insanlar rasyonel değil, duygusaldırlar. Sanki hipnotize edilmiştik. Erdoğan, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde doğrudan halkın iç güdülerine yönelik dramatik oranda duygusal konuşuyor” ‘Yeni yollar bulmalıyız’ Mungan söyleşide “Kimseye kızmak istemiyorum. Bazı arkadaşlarımız yeterince bu işi yapıyorlar. Bir çok genç seçim sonuçları dolayısıyla hayal kırıklığına uğradılar ve halka sırtını dönmek istediler. Onlara “ne altmış sekiz kuşağı ne de yetmiş sekiz kuşağı bu halka sırtını döndü. Öyleyse bugün de buna hakkımız yok. Kendimizi anlamak ve anlatabilmek için yeni yeni yollar bulmalıyız” şeklinde konuştu. ‘Ensest mağduru genç kız’ benzetmesi Erdoğan’ın tüm yolsuzluk iddialarına rağmen kazandığı seçim başarısını ilginç bir örnekle anlatan Mungan “Türkiye’de ensest mağduru çok sayıda genç kız vardır. Bunlar olayı annelerine anlatmaya çalıştıklarında, anneleri olayı kapatmaya çalışırlar. Çünkü, duyacaklarından korkarlar. Gerçeği başka şeylerle örtmeye çalışırlar. Aynı Erdoğan’ın seçmenlerinde olduğu gibi. ‘Eğer iddia edilenler söylendiği gibi doğruysa, Erdoğan giderse, yaşamımızın kalanında ne yaparız’ diye düşünürler” dedi. Laiklik endişesi Laiklik konusunda endişeleri olduğunu söyleyen Mungan “Laiklik ve seküler anlayış İslam’ın büyük bir rol oynadığı Türkiye gibi bir ülke için en önemli garantidir. Hayatımız, devlet işleri ile din işlerinin ayrı kalmasına bağlıdır. Ama ben endişeliyim” diye konuştu.İMC
47 Yıl Sonra 'Sakıncalı' Bulundu!
Aziz Nesin’in bugüne dek yüzbinlece baskısı yapılan ‘Şimdiki Çocuklar Harika‘ kitabını öğrencilerine tavsiye eden 13 Türkçe öğretmeni hakkında, ‘kitabın küfürlü ve Türk aile yapısına uygun olmayan’ içeriğe sahip olduğu iddiasıyla soruşturma açıldı.‘Birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor’ Nesin’in “Salt çocuklar için değil, anababalarla öğretmenler için de yazdım” dediği kitap, Birgün gazetesinin‘Şimdiki faşistler bir harika’ başlığıyla manşete taşıdığı habere göre, İstanbul’da MEB Bahçelievler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı Kumport Ortaokulu’nun Türkçe öğretmenlerinin 5′inci ve 6′ıncı sınıf öğrencileri için hazırladığı kitap tavsiye listesinde yer alıyordu. Öğretmenler, tavsiye listesindeki tanıtımda da kitabı şöyle anlatmıştı: “Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor.”Bugün ifade alınacak Ancak iki öğrenci arasındaki mektupları içeren 1967 tarihli ‘Şimdiki Çocuklar Harika’, ilk kez yayımlanmasından 47 yıl sonra ‘Aziz Nesin’lik‘ bir soruşturmanın konusu oldu. Ccumhuriyet gazetesinin haberine göre, okul yönetimi soruşturmaya gerekçe olarak, MEB’in Alo 147 şikâyet/ihbar hattına velilerden şikâyet gelmesini gösterdi. Okulun Türkçe Zümre Öğretmenler Kurulu Başkanı’nın bugün ifadesi alınacak.‘MEB’in kendisi tavsiye ediyordu’ Eğitim Sen İstanbul 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu üyesi Barış Uluocak ise Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada, “Kitap, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından Türkçe öğretmenleri için hazırlanan kılavuz kitapta 5. ve 6. sınıf öğrencileri için tavsiye edilen bir kitap. Tavsiye edilmese de Aziz Nesin kitabı bu” diye konuştu.Diken
Kulaktan Kulağa - Ferman Akgül (Manga)
Manga grubu solisti Ferman Akgül,Aşıklar diyarı Sivas/Şarkışla'ya gelmiş, dedelerinin soyunu araştırmış ve Dedesinin yazdığı birkaç türküyü seslendirmiş.
Çılgın Fotoğrafçı Kenji Croman Tarafından Yakalanan Muhteşem Dalgalar
Kenji Croman'ın bu mükemmel fotoğrafları çekmesini sağlayan en önemli sebepler Hawaii'de yaşaması ve profesyonel bir sörfçü olması. Köpek balıklarına yem olmak ya da yaralanmak pahasına bu mükemmel fotoğrafları çeken sanatçı, ' Kendimi başka bir iş yaparken hayal edemiyorum.' diyor.  İyi eğlenceler dileriz...
Tarkan, Dünya Listesine Girdi
Tarkan'ın Şımarık şarkısı 'gelmiş geçmiş en iyi 15' şarkı listesine girdi.Tarkan; bir dönem fırtınalar estirdiği 'Şımarık' şarkısıyla 'cover'ı yapılan gelmiş geçmiş en iyi 15' şarkı listesine girdi. Aynı listede Pink ve Rihanna da var.Türk Pop Müziği'nin en başarılı isimlerinden Tarkan; dünyanın en ünlü şarkıcılarıyla aynı listeye girerek bir kez daha göğsümüzü kabarttı.İngiltere ve ABD'de yaklaşık 15 bin kişinin katılımıyla yapılan bir ankette; bugüne kadar farklı versiyonları yapılmış en iyi 15 şarkı belirlendi. Megastar'ın bir döneme damgasını vuran ve halen çok sevilen 'Şımarık' isimli şarkısı listeye girdi. Stella Soleil ve Holly Valance tarafından seslendirilen Şımarık, Tarkan'ın da yorumuyla sadece Türkiye'de değil tüm dünyanın en gözde gece kulüplerinde çalınıyor.YILDIZLARLA AYNI LİSTEDETarkan'la aynı listede; Rihanna ile Eminem'in düet yaptığı ve orijinali Bebe Rexha'ya ait olan 'Monster' şarkısı; orijinali GoNorthToGoSouth'a ait olan ve yıldız şarkıcı Pink'in yeniden düzenlemesiyle çok sevilen Try gibi milyonlarca defa dinlenen dünyaca ünlü şarkılar da bulunuyor.cumhuriyet
18 Nisan - Tarihte Bugün
ABD'nin San Fransisco kenti 7,7 şiddetindeki 50 saniye süren deprem ve onu izleyen yangınlarla yerle bir oldu. 28 bin bina yıkıldı 500 kadar insan hayatını kaybetti, 100 bin kişi evsiz kaldı.
Marquez Yaşama Veda Etti
Nobel ödüllü Kolombiyalı romancı Gabriel Garcia Marquez 87 yaşında hayatını kaybetti. Ünlü yazar, iki hafta önce Meksika'nın başkenti Meksiko'da hastaneye kaldırılmıştı. Reuters haber ajansı yazarın ölüm haberini Meksika gazetelerine, Associated Press ise aile dostlarına dayandırdı. Marquez ailesinin sözcüsü Fernanda Familiar da Twitter hesabından 'Marquez'in kalbi' durdu açıklamasını yaptı. Dünya edebiyatının en büyük romancıları arasında yer alan Marquez, Nobel Edebiyat Ödülü'ne 1982 yılında değer görülmüştü. Edebiyatta 'büyülü gerçekçilik' akımının önemli temsilcilerinden Marquez'in, 1967'de yayımlanan 'Yüzyıllık Yalnızlık' adlı kült romanı 25'ten fazla dile çevrildi. Lenf bezi kanseri teşhisi 1999 yılında konduktan sonra sağlık sorunları artan Marquez, 2009 yılında sevenlerine bir veda mektubu yazmıştı. Marquez'in veda mektubu Tanrı bir an için paçavradan bebek olduğumu unutup can vererek beni ödüllendirse, aklımdan geçen her şeyi dile getiremeyebilirdim, ama en azından dile getirdiklerimi ayrıntısıyla aklımdan geçirir ve düşünürdüm. Eşyaların maddi yönlerine değil anlamlarına değer verirdim. Az uyur, çok rüya görür, gözümü yumduğum her dakikada, 60 saniye boyunca ışığı yitirdiğimi düşünürdüm. İnsan aşktan vazgeçerse yaşlanır. Başkaları durduğu zaman yürümeye devam ederdim. Başkaları uyurken uyanık kalmaya gayret ederdim. Başkaları konuşurken dinler, çikolatalı dondurmanın tadından zevk almaya bakardım. Eğer Tanrı bana birazcık can verse, basit giyinir, yüzümü güneşe çevirir, sadece vücudumu değil, ruhumu da tüm çıplaklığıyla açardım. Tanrım, eğer bir kalbim olsaydı nefretimi buzun üzerine kazır ve güneşin göstermesini beklerdim. Gökyüzündeki aya, yıldızlar boyunca Van Gogh resimleri çizer, Benedetti şiirleri okur ve serenatlar söylerdim. Gözyaşlarımla gülleri sular, vücuduma batan dikenlerinin acısını hissederek dudak kırmızısı taç yapraklarından öpmek isterdim. Tanrım bir yudumluk yaşamım olsaydı… Gün geçmesin ki, karşılaştığım tüm insanlara onları sevdiğimi söylemeyeyim. Tüm kadın ve erkekleri, en sevdiğim insanlar oldukları konusunda birer birer ikna ederdim. Ve aşk içinde yaşardım. Erkeklere, yaşlandıkları zaman aşkı bırakmalarının ne kadar yanlış olduğunu anlatırdım. Çünkü insan aşkı bırakınca yaşlanr. Çocuklara kanat verirdim. Ama uçmayı kendi başlarına öğrenmelerine olanak sağlardım. Yaşlılara ise ölümün yaşlanma ile değil unutma ile geldiğini öğretirdim. Ey insanlar! Sizlerden ne kadar da çok şey öğrenmişim. Tüm insanların, mutluluğun gerçekleri görmekte saklı olduğunu bilmeden, dağların zirvesinde yaşamak istediğini öğrendim. Yeni doğan küçük bir bebeğin, babasının parmağını sıkarken aslında onu kendisine sonsuza dek kelepçeyle mahkûm ettiğini öğrendim. Sizlerden çok şey öğrendim. Ama bu öğrendiklerim pek işe yaramayacak. Çünkü hepsini bir çantaya kilitledim. Mutsuz bir şekilde… Artık ölebilir miyim?aljazeera.com.tr