Fazıl Say'dan 'Türkiye Hükümeti'ne Açık Mektup'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki konserin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO) yeni sezon programından çıkartılmasının yankıları sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken, Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini sormuştu. Fazıl Say Çin'de turnesi sırasında  'Türkiye Hükümeti'ne açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı ve 'Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu?' ifadelerini kullandı. İşte o mektup;'Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer;Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserim Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...Ne zaman gerçekten 'güçlü' olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan 'İstanbul Senfonisi' eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan 'yasakçı' tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu 'yasakçı' tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta 'bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim' diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, 'Türkiye'de iyi sanat yapılıyor' dedirt tüm dünyaya.Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, 'gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım' diyebil. 'Gelin beraber büyüyelim' diyebil. Korkma bundan.Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. 'Kimdir bu?' diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.Saygılar,'
Christian Bale, Steve Jobs’u Canlandıracak!
Oscar ödüllü oyuncu Christian Bale, Walter Isaacson’un biyografik romanından uyarlanan filmde Steve Jobs’u canlandıracak.Çocukluk yıllarından bu yana sinemanın içerisinde yer alan oyuncu The Dark Knight serisi ile tüm Dünya’da büyük bir hayran kitlesine ulaştı. Christian Bale, 2011 yılında The Fighter filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarını kazanmıştı.Yönetmenliğini yine Oscar ödüllü Danny Boyle’un yapacağı filmin senaryosunu The Social Network filmiyle En İyi Senaryo Oscarını kazanan Aaron Sorkin yazacak. Bol Oscar ödüllü bir kadrosu bulunan filmin vizyon tarihi ise henüz açıklanmadı.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne Nejat Birecik Atandı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik getirildi.Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik atandı.DT'den yapılan yazılı açıklamada, vekaleten yürüttüğü Genel Müdürlük görevinden isitifa eden Mustafa Kurt'tan boşalan makama Nejat Birecik'in getirildiği bildirildi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevlerini yerine getiren Birecik'in, bugüne kadar TRT Kültür-Sanat Başdanışmanlığı görevini sürdürdüğü belirtildi.Birecik'in özgeçmişi ise şöyle:Nejat Birecik 1963'te doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı'ndan 1990 yılında mezun oldu. Dormen Tiyatrosu, Tiyatro Stüdyosu gibi özel tiyatrolarda çalışan Birecik, 2003-2007 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yerine getirdi. 2007-2009 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini vekaleten yürüten sanatçı, 2009-2012 yılları arasında ise aynı görevi asaleten sürdürdü. 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Stratejist Müşavir görevini Genel Sanat Yönetmeni kadrosuyla sürdüren sanatçı, son olarak TRT Kültür Başdanışmanı görevini yerine getirmekteydi.Ödenekli tiyatrolardaki idari görevlerinin dışında pek çok televizyon dizisi ve sinema filmi çalışmaları da bulunan sanatçı; 2008 yılında Memed Meşa Selimoviç'in eseri 'Derviş ve Ölüm' ile iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine önemli katkılar sağladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye koyduğu 'Rita' isimli oyunla 2008 yılında 'Direklerarası En İyi Reji Ödülü'ne layık görülen Birecik, pek çok atölye çalışmasına da katıldı. Evli ve 1 kız çocuğu babası olan Nejat Birecik, çok yönlü bir sanatçı olarak tanınıyor.AA
'Sıkı Dostlar'dan 'Simpsons'a 250 Milyonluk Dava
'Goodfellas' filminde Frankie Carbone'yi canlandıran Frank Sivero, 'Simpsons'taki bir karakterin tamamen kendi yarattığı karakterden çalındığı iddiasıyla 250 milyon dolarlık dava açtıMartin Scorsese'nin 1990 yapımı 'Sıkı Dostlar' (Goodfellas) filminin aktörü Frank Sivero, 'Simpsonlar' dizisine 250 milyonluk dava açtı. Davanın gerekçesi ise 'Simpsonlar' dizisindeki Louie'nin, Sivero'nun filmde canlandırdığı karakter Frankie Carbone ile aynı olması.Louie karakteri 'Simpsonlar'da ilk olarak 1991 yılında göründü. 556 bölümün 15'inde yer alan Louie karakteriyle ilgili olarak açılan davanın belgelerine ulaşan Deadline, dün 12 sayfalık dava dosyasından bölümler paylaştı.Sivero'nun dava dosyasında, 'Dizinin yapımcısı James L. Brooks, Sivero'nun canlandırdığı karakteri çok iyi biliyordu ve bu nedenle de dizideki Louie karakteri Frankie Carbone'den etkilenilerek ortaya çıktı,' ifadeleri yer aldı.Dosyada ayrıca Sivero'ya, 'Simpsonlar'ın yapımcısı olan Gracie Films tarafından 1995 - 96 yıllarında birlikte film yapma konusunda söz verildiği de iddia edildi.Milliyet Sanat
Reklam
Reklam
Gıda Dünyasındaki Küçük İnsanlar
Bu özel fotoğrafta görülen minyatür karakterlerin, gıda ürünleri üzerindeki çeşitli rolleri sizleri büyüleyebilir.Fotoğrafçı William Kass  'Gıda Dünyasında Küçük İnsanlar' başlıklı eserlerinde, minyatür insanlara mizahi yön katarak dioramalar oluşturmuş.
İstanbul'da Caz Mevsimi Başlıyor
Bu yıl 24. kez gerçekleştirilecek olan Akbank Caz Festivali, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Jamie Cullum’dan Chet Faker’a, China Moses’tan Dave Holland’a günümüz caz sahnesinin önde gelen sanatçılarını İstanbul’da ağırlayacakİSTANBUL - Akbank Caz Festivali, caz dünyasının yerli ve yabancı yıldızlarını bir kez daha İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. Bu yıl 24. kez düzenlenen festival, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.24. Akbank Caz Festivali’nin programında öne çıkan başlıklardan biri “Yıldızlar Geçidi.” Bölüm kapsamında; genç yaşında kariyerine bir Grammy ve iki Altın Küre sığdıran Jamie Cullum, rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf, sahne ismini Chet Baker’dan alan günümüz elektronik müziğinin özgün sanatçılarından Chet Faker birer konser verecek. İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi, Dee Dee Bridgewater’ın kızı China Moses ve Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon da “Yıldızlar Geçidi”nde dinlenebilecek diğer sanatçılar.Özel projeler...Her yıl olduğu gibi bu sene de Akbank Caz Festivali’ne dünya caz sahnesinin usta isimleri katılacak. “Cazın Ustaları” bölümünde bu yıl dinleyebileceğimiz sanatçılar; Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride. Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ile kontrbascı Dave Holland ve kontrbasın günümüzdeki en önemli yorumcularından Grammy ödüllü Christian McBride, festivalin bu yılki ağır topları olacak.Caz Festivali kapsamında iki özel proje konseri de gerçekleştirilecek. Tasavvuf müziğinin ana enstrümanı neyi caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, Alman piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile birlikte sahne alırken, geçen yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan Mehmet Uluğ da özel bir geceyle anılacak. İlhan Erşahin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.Ustalarla gençler buluşuyorKampüste Caz” bölümüyle, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de Cukunft topluluğunu üniversiteli gençlerle buluşturacak olan Akbank Caz Festivali’nin dikkat çeken bölümlerinden biri de “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi.” İstanbullular, bu bölüm kapsamındaysa; günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire’ı, Amerikalı sanatçı Kathy Kosins’i, modern cazı hip hop, soul ve drum’n’bass’la birleştiren Jose James’i dinleme olanağı bulacak.Festival kapsamında ayrıca; “Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler”, “Kültürlerarası Buluşmalar”, “Bizden Sesler”, “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi”, “Eğlence Kapıyı Çalıyor” bölümlerinde gerçekleşecek konserlerin yanı sıra çeşitli temalarda panel ve atölye çalışmaları da yapılacak. 24. Akbank Caz Festivali hakkında detaylı bilgi almak için www.akbankcaz.com internet sitesi ziyaret edilebilir. Konser biletleriyse Biletix kanallarından temin edilebilir.Festival sahnesinin gözdeleri★Ambrose Akinmusire: 23 Ekim’de, Babylon’da★China Moses: 23 Ekim’de, The Seed’te.★Christian McBride: 24 Ekim’de, CRR’de.★Kudsi Erguner, Michael Wollny ve Hamdi Akatay: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mario Biondi: 24 Ekim’de, Babylon’da.★Ibrahim Maalouf: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mehmet Uluğ Anma Gecesi: 28 Ekim’de, Babylon’da.★Jamie Cullum: 30 Ekim’de, Zorlu Center PSM’de.★Jasmine Hamdam: 30 Ekim'de, Moda Sahnesi'nde★Kenny Barron ve Dave Holland: 31 Ekim’de Zorlu Center PSM’de.★Dillon: 31 Ekim’de, Babylon’da.★Chet Faker: 1 Kasım’da, Volkswagen Arena'daDünya
Kadınları Gebeliğe Özendirecek Güzellikte 20 Su Altı Fotoğrafı
Düğün fotoğrafçısı olan Adam Opris, geceleri su altında çalışarak sanatına farklı bir boyut kazandırıyor. Sanatında her zaman insanlara ve insanların sıradışı hikayelerine yer verdiğini söyleyen Adam, hayatı boyunca okyanusun çok yakınında yaşamış. Bu nedenle su'ya karşı büyük bir sevgi besleyen sanatçı, oldukça ilginç bir koleksiyona imza atarak fotoğraf dünyasında büyük bir ilgi görüyor. Bu koleksiyonunda, hamile kadınların su altında fotoğraflarını çeken Adam, hamileliğe farklı bir boyut getirdiğini ve bu büyülü dönemi çok farklı bir şekilde ölümsüzleştirdiğini söylüyor. İçeriğimizde derlediğimiz bu inanılmaz 20 fotoğraf, biraz kıskançlık da yaratmıyor değil. Özellikle hamile kadınlar arasında!
Reklam
İstanbul Sahnelerinde Bu Sezon Seyirciyle Buluşacak 6 Oyun
Bazı sahneler perdelerini çoktan açtı, bazıları bu ay ya da önümüzdeki ay 'merhaba' diyecek ve bu sezon birbirinden farklı yeni oyunlar ekleniyor bu tiyatroların repertuarlarına.  Bu sezon premier yapmış ya da geçen sezondan tadı damağımızda kalmış İstanbul’un alternatif sahnelerindeki oyunlarını şöyle bir derleyelim dedik.
Akıllı Telefonların İnsan İlişkilerini Öldürdüğünü Kanıtlayan 12 Mükemmel Fotoğraf
etiket
'Yanımızda her yere taşıdığımız bu cihazlarla ilgili herhangi bir problemim yok çünkü hayatımızı kolaylaştırdıkları kesin. Ama gözardı edemeyeceğimiz bir gerçek var ki, o da bu cihazların bizleri donuk, sıkıcı ve duygusuz bir hayata sürüklemesi. Bu düşüncemi sanatıma yansıtmak amacıyla, ellerinde cihazlarıyla hayatın bir yerinde kendi dünyalarına gömülmüş insanların fotoğraflarını çekmeye başladım. Fakat bu çalışmam için yakaladığım an'ların neşesizliği ve matlığı beni oldukça üzdü. İnsanlarda açıkça gözlemlediğim bir şey vardı: Herkes, ellerindeki cihazlara gömülüp, etraftaki insanlarla iletişime girmekten kaçınıyor ve böylece, belki de yaşamımızın en önemli parçası olan yüz yüze iletişim ölüyor. 'Bu sözler bir fotoğraçıya ait. Çektiği fotoğraflar ile insan ilişkilerinin önemine vurgu yapan sanatçının eserlerini, bu içeriğimizde sizlerle paylaşmak istedik. Siz ne düşünüyorsunuz? Akıllı telefonlar aramızdaki ilişkiyi güçlendiriyor mu, yoksa zayıflatıyor mu? Sanatçı hakkında daha fazla bilgi için: babycakesromero.com
Reklam
PEN Şiir Ödülü, Afşar Timuçin'in Oldu
PEN Türkiye Yönetim Kurulu, 2015 PEN Şiir Ödülü'nün bir şükran ifadesi olarak Afşar Timuçin'e sunulacağını açıkladı.www.pen.org.tr adresinde yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı: 'Prof. Dr. Afşar Timuçin şiir, öykü, roman ve felsefe alanlarındaki eserleri ile seçkin bir düşünür, şair ve yazarımızdır. Felsefe, bilim, edebiyat ve demokrasi değerlerinin ağır saldırı altında olduğu günümüzde Timuçin'in önemi daha da belirgindir. Seçkin aydınımız Afşar Timuçin çevirileri ile de önemli katkılar sağlamıştır. 2015 Dünya Şiir Günü Bildirisi Afşar Timuçin'in kaleminden çıkacak, ödül töreni İstanbul'da Dünya Şiir Günü etkinliğimizde yapılacaktır.Timuçin Konak Belediyesi Uluslararası Şiir Festivali'nin Onur Konuğu olacaktır.'PEN Türkiye Yönetim Kurulunda şu isimler yer alıyor: Tarık Günersel (Başkan), Halil İbrahim Özcan (İkinci Başkan), Sabri Kuşkonmaz (Genel Sekreter), Zeynep Oral (Uluslararası İlişkiler Sekreteri), Tülin Dursun (Sayman), Mario Levi (Üye), Haydar Ergülen (Üye)
Reklam
Fazıl Say Sansürü Meclis'e Taşındı
Piyanist Fazıl Say'ın Kültür Bakanlığı'nca sanüsürlenmesi üzerine tepkiler sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini soruyor.Piyanist ve besteci Fazıl Say ’ın Kültür Bakanlığı tarafından sansüre uğramasına yönelik tepkiler sürüyor.Özerk Sanat Konseyi (ÖSK) Say’ın eserinin Kültür Bakanlığı’nın baskısı sonucu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarılmasını “Ancak otoriter rejimlerde görülen bir engelleme” olarak nitelendirdi.“Sanatı “halkçı-elit”, sanatçıyı “yandaş-muhalif” diye ayrıştıran, sanat eserlerini ideolojisine göre yeniden biçimlendirebileceğini sanan, özgürlüğü erke övgü olarak algılayan bu yasakçı, bölücü, sansürcü ve gerici zihniyeti şiddetle kınıyor, bu baskıcı anlayışa teslim olmayı reddediyoruz.”ÖSK Bakanlık’ın hangi “sanatsal yetersizlikler” sebebiyle programdan çıkarıldığını, hangi “sanatsal yeterliliğe” dayanarak bu kararı verdiğini sordu.Say’a bir destek de HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ’den geldi. Tüzel TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında şunları söyledi:“Osmanlı'nın torunları, günümüz hükümdarları, despotluk ve baskılardan vazgeçmiyor. Bu kez hedefte, dünyanın tanıdığı, onur duyduğumuz piyanist Fazıl Say var. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2014-2015 programında yer alan Fazıl Say eserleri, Bakanlığın isteği doğrultusunda çıkartılmıştır.“Ambargo, sansür, görevden alma, bu Hükûmetin kültür ve her alanda topluma yaklaşımıdır. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürleri de istenmeyen insan ilan edilmişti. Kültür Bakanlığının sevdiği eserler, sanatçılar, sevmedikleri var. Hani, kimsenin görüşüne, hayatına, felsefesine karışılmayacaktı? Ama hem karışırlar hem de halkla buluşmasını engellerler. Baskıların, yasakların, sansürün adı olan AKP rejimi artık son bulmalı diyoruz.”Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da bugün verdiği soru önergesinde Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'e bu sansürü sordu.Ağbaba soru önergesinde şu soruları yöneltti:CSO’nun 2014-2015 sezonu için Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserlerin yer aldığı doğru mudur?Gönderilen listede olmasına rağmen, “Bakan Onayı” ile çıkan CSO’nun 2014-2015 yıllık programında, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmediği doğru mudur?Bu iddia doğruysa, 2014-2015 yıllık programında Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmeme sebebi nedir? Fazıl Say’ın hükümetinize yönelik olan muhalif tutumu bu kararı vermenize neden olmuş mudur?Hükümetinize muhalif olan diğer sanatçıların eserlerini de benzeri şekilde ilgili programlardan çıkarmayı düşünüyor musunuz?Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları, yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bu dönemde CSO’nun yeni sezon için bakanlığa gönderdiği programda Fazıl Say’ın ‘İstanbul Senfonisi’, ‘Hermiyas-Yunus Sırtındaki Çocuk’ ve piyano konçertosu ‘Su’ adlı eserleri de bulunuyordu.Ancak sanattanyansımalar.com’un haberine göre CSO’ya sözlü olarak Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın Bakan Ömer Çelik tarafından onaylanmayacağı bildirildi.Açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı, program onaylandı ve açılış konseri gerçekleşebildi.Sanatçının menajeri Ceylan Karaca olayı doğrularken Kültür Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama gelmedi.Bianet
5 Bin Yıllık Oyun 3 Boyutlu Tasarlanacak
Siirt'teki kazılarda ortaya çıkarılan ve 5 bin yıl önce oynandığı düşünülen oyun taşlarından yola çıkılarak 3 boyutlu oyun tasarlanmasına yönelik girişimde bulunulduğu bildirildi.Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur başkanlığındaki ekibin, Başur Höyük'te yaptığı kazı çalışmalarında bulunan ve Batman Müzesi'nde koruma altına alınan oyun taşlarının sırrının çözülmesi ve bu oyun taşlarına göre 3 boyutlu oyun tasarlanması için Japonya'dan bir uzman ile ABD'den bir firma çalışma başlattı.Siirt'te 13 yıldır kazı çalışması yapan ekibin başkanı Sağlamtimur, yaptığı açıklamada, bölgede Türbe Höyük ve Motit Kalesi'nde kazı çalışmalarının tamamlandığını, Başur ve Çattepe Höyük'te halen çalışmaların devam ettiğini söyledi.Başur Höyük'te 5 bin yıl önce oynandığı düşünülen oyun taşlarının gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Sağlamtimur, 2012 yılında oyun taşlarının kazı çalışmaları sırasında bir mezarlıkta bulunduğunu anımsattı.Farklı taştan oluşan grubun içerisinde 2 ana figürün bulunduğunu, bunların domuz ve köpek şeklinde olduğunu ifade eden Sağlamtimur, şöyle konuştu:'Toplam 49 parça ama bunların bazıları kendiliğinden ayrıldığı için aslında 37-38 parçadan oluşuyor. Oyun taşlarındaki her grubun farklı renklerde taştan üretilmesi bunların oyun stratejisi açısından renklerle de bir ilişkisi olduğunu gösterebilir. Ana figür iki hayvan ki burada da domuz ve köpekler var. Yani oyunun adı olasılıkla 'Domuzlar ve Köpekler.' Onun dışında da çok figüratif ve geometrik taş var.'Sağlamtimur, uluslararası bir sempozyumda oyun taşları gündeme gelince oyunla ilgilenen herkesin dikkatini çektiğini dile getirerek, taşların nasıl oynandığına dair birtakım öneriler oluşturulması gerektiğini aktardı.'Oyunların nasıl oynandığını çözmek hem bize düşer hem de kültür, tarih, oyun tarihi hakkında çalışan herkesin ilgi alanına girer. Taşların üstünde oynandığı tahtayı bulamadık. Mezarın içerisinde bulunan oyun tahtası çürüyüp karbonize olmuş, bu nedenle ele geçirilemedi' diyen Sağlamtimur, bu nedenle taşların nasıl oynandığının tespit edilmesinin zorlaştığını vurguladı.Sağlamtimur, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Taşlarla ilgili oyunun çözülmesine yönelik oyun tarihi uzmanı bir Japon ve ABD'den bir firma bu taşlarla oynanan oyunun çözülmesine yönelik çalışma başlatarak, 3 boyutlu oyun haline getirip piyasaya sunmak istiyor. Siirt'te bulunan oyun taşları tüm dünyanın malı oldu. Herkes bunun üstünde düşünme hakkında sahip. Evet oyun tahtasını bulamadığımız için çok zor ama, eldeki veriler bu oyun taşı ile 4 sayısıyla bir ilişki olduğunu gösteriyor. Oyun taşları arasında bulunan zar gibi bir nesnenin oyunu yönlendiren taş olduğunu düşünmekteyiz. Oyun taşlarının ele geçtiği mezardaki zengin buluntuların sıradan insanlara ait olmadığını gösteriyor.'Sağlamtimur, Batman Müze Müdürlüğü'nde koruma altına alınan oyun taşlarının önümüzdeki günlerde sergileneceğini sözlerine ekledi.AA
Reklam