Paylaşılmak İçin Kasım Ayını Bekleyen Parçalar
Her sene heyecanla beklediğimiz Kasım ayının başlamasıyla hepimizi bir gerginlik almış olabilir. Sonuçta bu ay paylaşım yapılacak çok fazla konu ve şarkı, ay dolayısıyla izlenecek çok fazla film var. 'Aman ha hiçbirini kaçırmayalım' diye birkaç şarkı önerimiz olacak.
George R. R. Martin'in Zihnindeki Orijinal Westeros'u Gösteren 5 Mükemmel Çalışma
Türkçe'ye Buz ve Ateşin Şarkısı olarak çevrilen ve daha sonra Game of Thrones adıyla dizisi çekilen A Song of Ice and Fire isimli epik fantezi roman serisinin yazarı olarak bilinen George R. R. Martin, yeni kitabı 'The World of Ice & Fire' ile Westeros'un kroniğini çıkarıyor. Ünlü yazar, yaptığı bir röportajda, Westeros'un Game of Thrones dizisinde oldukça iyi bir şekilde göselleştirildiğini fakat kendisinin Westeros algısının çok daha farklı olduğunu söyledi.Yeni kitabında, Westeros'daki görüntüleri ve yerleri olabildiğince zihnindeki görüntülere benzetebilmek amacıyla, diğer sanatçılarla da iş birliği yaptığını söyleyen Martin, zihninde canlandırdığı Westeros'a ait birkaç görüntüyü sevenleriyle paylaştı. İşte 'Game of Thrones' setinin olması gereken görüntüsü;
Pink Floyd'un Türkçe Parçası "Anısına" Yayınlandı
Yeni Pink Floyd albümü The Endless River'ın en merak edilen parçası 'Anısına' yayınlandı.10 Kasım 2014 tarihinde The Endless River albümü piyasaya sürülecek. Albümü özel kılan en önemli unsur elbette 20 yıllık aranın ardından çıkacak olan yeni bir Pink Floyd albümü olması. Buna ek olarak bizi heyecanlandıran kısım ise albümde 'Anısına' isimli bir parçanın yer alıyor olması.Bugün David Gilmour BBC Radio 2'ye konuk oldu. Merakla beklenen parça 'Anısına' ilk defa radyo programında yer aldı. PinkFloydTurk.net tarafından parça internete yüklenmiş.Henüz haber yabancı medyada yer almadı fakat BBC Radio 2'nun Twitter hesabında konuyla ilgili bir açıklama yer alıyor. Bu yüzden parçanın kesinlikle gerçek olduğuna emin olabilirsiniz. Klarnet ve saksafon ile bezeli muhteşem bir parça olmuş.Buraya tıklayarak parçayı dinleyebilirsiniz.
Etkileyici 5 Film Müziği | Komedi
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Liste başlıyor!
Etkileyici 5 Film Müziği | Savaş
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Savaş filmleri kategorisinde etkileyici 5 film soundtrackini sizler için derledik.
Etkileyici 5 Film Müziği | Dram
Filmcilik artık endüstriyelleşip sektör haline geldiğinden bu yana filmler müzikleri ile bir bütün halinde kabul edilir. Ve bu konuda öyle soundtrackler var ki, çalındığı sahneyi izleyicinin gözlerinde canlandırır.Dram kategorisinde etkileyici 5 film müziği
Kafamızda Deli Sorular, Karşımızda Bienal
2. İstanbul Tasarım Bienali, bu yıl 'Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil' cümlesiyle yola çıkıyor ve gündelik hayattan, toplumsal meselelere eksenine geleceği alan çok sayıda soru soruyor2. İstanbul Tasarım Bienali, yarın kapılarını açıyor. 14 Aralık'a dek ücretsiz gezilebilecek bienalin ortak alanı Galata Özel Rum İlköğretim Okulu, 53 projeye ve etkinliklere ev sahipliği yapacak. Dün düzenlenen bienal basın toplantısında, Görgün Taner sözlerine Karaman'daki maden felaketini anarak başladı ve 'Gezerken çok soru sormanızı hedefliyoruz,' dedi. Aynı şekilde bienalin küratörü Zoe Ryan da, konuşmasında, bienalin ucu açık olduğunu ve yeni düşüncelere yol açacak bir manifestolar bütünü yaratmayı amaçladığını vurgulayarak 'Yanıt aramaktan çok soru sormayı önemsiyoruz,' diye belirtti. Gerçekten de 'Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil' başlığı altında düzenlenen bienal geleceği merkezine alan çok sayıda soruyla izleyicileri baş başa bırakıyor. Bu sorular kimi zaman sergilenen projelerin akılda bıraktıkları sorular kimi zaman da duvarda yazan 'Kırsal mısınız yoksa kentli mi?', 'Gelecek için bavulunuzda ne var?' ya da 'Geleceği koklayabilir misiniz?' gibi direkt izleyicilere yöneltilen sorular.Yayın Bölümü, Kişisel Bölüm, Kaynaklar Bölümü, Norm ve Standartlar Bölümü ve Toplumsal İlişkiler Bölümü’nden oluşan beş farklı bölüm olarak tasarlanan sergide bu bölümler mutlak ayrımlar değil, yol göstericiler olarak kurgulanmış. Bienal kapsamında ayrıca 'POLSKA IN BETWEEN' adlı bir serginin yanı sıra çeşitli atölye çalışmaları ve söyleşiler de gerçekleştirilecek. Antrepo 7’de yer alacak sergi, Polonya güncel tasarımını yansıtıyor.Bienal kapsamında bunların yanı sıra çok sayıda panel, söyleşi, atölye çalışması, film gösterimi, çocuklar için Ülker Çocuk Sanat Atölyesi, İstanbul'da ilginç turlara çıkabileceğiniz Tasarım Rotaları gibi etkinlikler düzenleniyor. Tavsiyemiz, Galata Özel Rum İlkokulu'nu gezmeniz, ama bienal programının sergiden ibaret olmadığını aklınızda tutarak diğer etkinliklere de mutlaka göz atmanız.Kendi manifestonuzu yazın : 'ABC Manifesto Şirketi Yazar ve Danışmanları' projesi Galata Özel Rum İlkokulu'nun en üst katında yer alıyor. Kurmaca şirketin rol yapan danışmanları, izleyicilerin ellerine birer sepet tutuşturuyor. Mekandan bir obje, bir de manifesto seçen izleyici, çığlıklar atacağı bir tur yapıyor. İşin sonunda komik bir makinadan sizin manifestonuz yazılmış halde ortaya çıkıyor. Bu yarı oyun yarı gerçek projeyi es geçmeyin!Çekirge yer misiniz? : 'Lepsis: Çekirge Yetiştirme Sanatı' bienalin gıdaya odaklanan projelerinden biri. Projenin sahibi Mansour Ourasanah, 'Gelecekte protein alabilmek için çekirge yiyebilir miyiz?' diye soruyor.Yumruklarla yazı yazın : Bless'in projesi 'Sporbilgisayarı' işyerinde spor yapamayanlara hitap ediyor. Kum torbalarından oluşan klavyesiyle yazı yazıp stres atabilirsiniz.İnsan içinde uyunur mu? : Tasarımcılar, J. Mayer H., Wilko Hoffmann ve Julien Sarale'ın 'Nap Gap' adlı projesinde pespembe bir oda var. İçine girip uyuyabiliyorsunuz. Amaç ise, 'ortalık yerde uyunmaz' tabusunu sorgulamak. Bienal ortasında kestirmeye cesareti olanları davet ediyor.Maydanozunuzu yetiştirin : Galata Özel Rum İlkokulu'nun giriş katında yer alan bir seradan oluşan Something and Son'ın 'Yetiştirme Manifestosu' projesinde izleyiciler maydanoz, nane gibi bitkileri oracıkta dikmeye davet ediliyor. Sonrasında bitkiler sizin için yetiştiriliyor. Yağmur suyunu da biriktirip proje için kullandıklarını belirtelim.FİSUN YALÇINKAYA | Milliyet Sanat
“Ben Bu Şarkıyı Nereden Biliyorum?” Dedirtecek 7 The Piano Guys Cover’ı
Not: Tüm bu başlık ve görsele bakıp 'Amaan piyano-çello enstrümental cover!' derseniz pişman olursunuz. Afrika davulları peşinizi bırakmaz!'The Piano Guys’ın yarattığı etkinin sebebi hem enstrümanın tek başına yapabildikleri hem de ortaya acayip samimi bir iş çıkarabilmeleri. Batman film müziklerinden Adele şarkılarına kadar muazzam yorumları bulunan The Piano Guys için şimdiden tüylerinizi diken diken edebilirsiniz.
Balkanların İlk Sinematografları 'Manaki Kardeşler' İstanbul'da
‘Manaki Kardeşler İstanbul’da’ adıyla gerçekleştirilecek sergide,Türkiye’de sinemanın başlangıcı kabul edilebilecek 'Manaki Kardeşler'in filmlerine ve fotoğraflarına yer verilecek.ESR Film, Sinematek Makedonya ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu Sinema - TV Merkezi, 'Türkiye sinemasının 100. yılı' vesilesiyle Balkanların ilk sinematografları olan ' Manaki Kardeşler' in restore edilmiş filmlerinden ve sinemacı kardeşlerin çekmiş olduğu çok özel fotoğraflarından oluşan bir sergiyi bir araya getiriyor.Çalışmalarına Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan Manaki Kardeşler, bazı sinema tarihçileri tarafından Türkiye ’de sinemanın başlangıcı olarak kabul ediliyor.Radikal'de yer alan habere göre, 6 – 13 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilecek ‘Manaki Kardeşler İstanbul ’da’ etkinliği, Kültür Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle gerçekleştiriliyor.Balkanların ışık ressamları19. yüzyılın sonlarında fotoğrafçılığa başlayan ve çeşitli zaman dilimlerinde Romanya Kralı’nın, Osmanlı Padişahı Sultan V. Mehmet Reşat’ ın ve Yugoslavya Kralı’nın saray fotoğrafçıları olan Yanaki ve Milton Manaki Kardeşler, Balkanların ilk kameramanları, dolayısıyla da ilk sinemacıları olarak kabul ediliyor. İlk çekimlerini 1905 yılında büyükanneleri Despina’yla gerçekleştiren Manaki Kardeşler, düğünler, dini ritüeller, halk oyunları gibi Balkanlarda gündelik yaşama ait çeşitli olayları kaydettiler. 1908’de Jön Türklerin II. Meşrutiyet kutlamaları, 1911’de Sultan V. Mehmet Reşat ’ın Selanik ve Manastır ziyareti gibi tarihi olayları kayıt altına alarak Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine ilişkin çok önemli görsel belgelerini oluşturdular.Manaki Kardeşlerin 1905 ve 1926 yılları arasında çekmiş olduğu filmlerin tamamı Makedonya Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı ve UNESCO’nun maddi destekleriyle restore edilerek dijital ortama aktarıldı.Etkinlik ProgramıESR Film, Sinematek Makedonya ve MSGÜ Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi işbirliğiyle gerçekleştirilen Manaki Kardeşler İstanbul’da etkinliğinin açılışı, 6 Kasım 2014 Perşembe günü Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde yapılacak. Manaki Kardeşlerin bütün filmlerinin DCP kalitesinde gösterileceği özel etkinliğe Makedon besteciler Blagoi Maratov ve Bojan Maratov canlı performanslarıyla eşlik edecekler. Sinemacı kardeşlerin 1898 ve 1940 yılları arasında çekmiş olduğu çeşitli fotoğraflarından oluşan sergi de yine Prof. Sami Şekeroğlu Sinema – TV Merkezi’nde izlenebilecek.7 Kasım 2014 Cuma günü düzenlenecek ‘Manaki Kardeşlerin Kültür Mirası’ konulu panele Makedonya Sinematek Direktörü Mimi Gjorgoska Ilievska , Makedonya Sinematek Arşivi Dairesi Başkanı Igor Stardelov ve Makedonya Fotoğrafçılar Birliği Başkanı Robert Jankulovski katılacak.T24
Tarihin Şakalı Raflarında Kalmış 10 Trajikomik Kitlesel Panik Olayı
1968 yılında radyo üzerinden yaptığı 'The War Of The Worlds' yayını ile büyük bir kitlesel paniğe olan Orson Welles'in bu alanda tek olduğu düşünülür ama durum hiç de öyle değil. Tarihin şaka dolu raflarında kalmış ve muhtemelen zararsız olduğu düşünülen insanlar tarafından yaratılmış onlarca kitlesel panik olayı var. Bu içeriğimizde bize en ilginç gelen 10 trajikomik durumu sizlerle paylaşıyoruz. Üzülsek mi, ağlasak mı bilemedik...