9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali’ Mersin’de 7 Kasım’da başlıyor. ‘Dileğim barış olsun’ filmi festivalin açılış gecesinde seyirciyle buluşacakMersin’de Yenişehir Belediyesi Konferans salonunda açılışı gerçekleşecek 9. Uluslar arası İşçi Filmleri Festivali 7 Kasım 19.00’da açılış filmi “Dileğim Barış Olsun” ile başlayacak.Tüm gösterimlerin ücretsiz olacağı festivalin açılışına katılacak olan Mücahit Göker ve Serdar Keskin müzik dinletileriyle katılacak.Mersin Halkevi, Öğrenci Kolektifleri, Mersin Tabip Odası, 68’liler Derneği, KESK – SES, KESK – Kültür-Sanat Sen, DİSK – Genel İş’in düzenlediği festival için oluşturulan komite bugün (4 Kasım) bir basın toplantısı yaparak festival programını duyurdu.9. Uluslararası İşçi Filmleri Festivalinin Mersin programı şöyle:7 Kas Dileğim Barış Olsun; Müzik Dinletisi: Mücahit Göker ve Serdar Keskin; Gösterim Sonrası: Kokteyl.8 Kas ım 20014 Cumartesi Akdeniz Belediyesi Konferans Salonu Saat 10.00 da başlayarak gün boyunca sürecek olan filmler ; Ben Bir Slogan Buldum, Benim Çocuğum, Direnen Sevgi, Metropolis, Pikolo – Daha İyi Bir Geleceğe, Roboski Adalet İstiyor.9 Kas ım 2014 Pazar Kongre ve Sergi Sarayı’nda Saat 10.00’da başlayarak gün boyunca sürecek olan filmler Savaş Sanatı Üzerine, Külkedisi Değiliz, Olağan Haller, Pivaz-Soğan, Gönüllü Eğitmenler, Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek.Ayrıca festival kapsamında; Mersin Halkevi, Eğitim Sen ve İştar Kadın Danışmanlık Merkezi tarafından da gösterimler devam edecek.Sendika.Org
Apple'ın efsane kurucusu ve eski CEO'su Steve Jobs'un hayatını anlatan yeni filmin başrol oyuncusu Christian Bale olamayacak. Ünlü oyuncunun rolü istemediği iddia edildi.Steve Jobs'un onaylı biyografisinin filme çekilmesi ile ilgili hazırlıklar sürerken, oyuncular konusundaki belirsizlik de devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Steve Jobs rolünü ünlü oyuncu Christian Bale'ın canlandıracağı iddia edilmişti. Bu konuda resmi bir açıklama gelmese de konuyla ilgili kaynaklar Bale'in bu rolü almasına kesin gözle bakıyorlardı.Christian Bale'e yakın kaynakların haberine göre ünlü oyuncu bu rolden vazgeçti. Hollywood Reporter sitesinin haberine göre oyuncu senaryonun kendisine uygun olmadığını düşündüğü için bu rolden vazgeçti.Senaryosunu Aaron Sorkin'in yazdığı yönetmenlik koltuğunda ise Danny Boyle'un oturacağı filmde kimin başrol oynayacağı hâlâ belirsizliğini koruyor. İsmi geçen yıldızlar arasında Leonardo di Caprio da yer alıyor. Matt Damon, Ben Affleck ve Bradley Cooper da Steve Jobs rolü için düşünülen oyuncular arasında bulunuyor. Filmde Steve Jobs'un ortağı Steve Wozniak rolü için Seth Rogen'in ismi konuşuluyor. Ancak bu konuda da resmi bir açıklama yapılmadı.İlk film 2013'te çekilmişti2010 yılında hayatını kaybeden Steve Jobs ile ilgili ilk film 2013 yılında Joshua Michael Stern tarafından çekilmişti. Filmde Steve Jobs'u Asthon Kutcher canlandırmıştı.Al Jazeera Turk
7 yaşındaki Dylan Siegel'ın nadir görülen bir hastalıkla mücadele eden arkadaşı için yazdığı kitapla satış rekorları kırdı.Los Angeles'lı 7 yaşındaki Dylan Siegel geliri en iyi arkadaşı Rabin Pournazarian 'ın hastalığının araştırmasında kullanılmak üzere bir kitap yazdı.Chocolate Bar isimli kitap sayesinde Siegel 1 milyon dolara yakın bir meblağ toplamayı başardı. Siegel'ın arkadaşı Jonah Pournazarian 'tip 1 B glikojen depolama hastalığı' denilen nadir görülen bir hastalıkla mücadele ediyor.ntvmsnbc.com'un haberine göre, 6 yaşındaki Jonah bebekliğinden itibaren bu hastalığın pençesinde olduğu biliniyor. Jonah da en iyi arkadaşının tedavisinin araştırılmasında kullanılmak üzere kolları sıvadı ve bir kitap yazdı.Dylan'ın bu çabaları boşa gitmedi ve hastalığın adı tüm ülkede duyulmaya başladı. Nadir görülen bu hastalık için toplanan paranın şimdiye kadar tüm derneklerin ve tıbbi kuruluşların topladığından fazla olduğu bildirildi. Toplanan para Florida Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne aktarılarak hastalık için bir tedavi bulunmasına harcanıyor.Rabin Pournazarian'ın hastalığı milyonda bir çocukta görülüyor. Doktorlar bundan sonra hastalığın tedavisinin bulunabileceğini belirtiyor.T24
Mülkiyeti Emek İnşaat A.Ş'de bulunan, Ankara'nın en önemli iki tiyatro sahnesi, Akün ve Şinasi sahnelerinin 10 gün önce, gizli şekilde, Karadenizli bir şirkete satıldığı öğrenildi. Her iki sahnenin satışının 23 milyon TL'ye gerçekleştiği belirtilirken, satış talimatının bizzat Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik tarafından verildiği dile getirildi. Devlet Tiyatroları'nın (DT) bünyesinde faaliyet gösteren her iki tiyatro sahnesi için daha önce 5 kez ihaleye çıkılmış ancak satış “muammen bedelin altında kaldığı” gerekçesiyle gerçekleşmemişti.“Sansür” ve sanat kurumlarını yok etmeyi amaçlayan Türkiye Sanat Kurulu (TÜSAK) Yasa Tasarısı taslağı gölgesindeki tartışmalara maruz kalan DT'ye bir şok da Emek İnşaat'tan geldi. Mülkiyeti Emek İnşaat'a bağlı olan ve Ankara'nın merkezi yerinde bulunan, en fazla tiyatro oyunlarının sahnelendiği iki sahne, Akün ve Şinasi sahnelerinin gizli bir şekilde satıldığı öğrenildi. Emek İnşaat yetkilileri sahnelerin yeni sahibini sır gibi saklarken, sahneleri alan şirketin sahibinin Karadenizli olduğu ve İstanbul Ticaret Odası'na kayıtlı bulunduğu bilgisi edinildi.Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu'nun haberine göre, daha önce de 5 kez satışı gündeme gelen ve “muammen bedelenin altında kaldığı”, sivil toplum kuruluşlarının tepkisi nedeniyle ihalesi geri çekilen iki sahnenin 23 milyon TL'ye bu kez Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in talimatıyla satıldığı kaydedildi.İhale şartnamesi duyurulmadıAkün ve Şinasi sahnelerinin satışının 10 gün önce yapıldığı ve sivil toplum kuruluşları ve sanatçıların tepkileri nedeniyle ihalenin Kamu İhale Yasası kapsamı dışında tutularak, gizli ihale ile gerçekleştirildiği de dile getirildi. Satışı gerçekleştirilen her iki sahne için DT'ye 2014-15 sanat sezonu sonuna kadar kullanma hakkı tanındığı da belirtiliyor. Ancak her iki sahnenin sezon sonundan sonra ne şekilde kullanılacağı bilinmiyor. Emek İnşaat yetkileri ise satışa ilişkin Cumhuriyet'e bilgi vermekten kaçındı.Sinemadan tiyatro olmuştuAnkara'nın en işlek yerlerinden Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan Akün Sahnesi, 1975 yılından 2002 yılına dek Akün Sineması olarak hizmet vermişti. Daha sonra bu salon 2002 yılında DT Genel Müdürlüğü'nce, dönemin genel müdürü Lemi Bilgin tarafından tiyatro sahnesine çevrilmişti ve o tarihten bu yana da tiyatro sahnesi olarak kullanılıyordu.Akün Sahnesi'nin hemen arkasında yer alan ve Tunus Caddesi'ne bakan Şinasi Sahnesi de Ankara'nın en eski tiyatro sahnelerinden biri olma özelliğine sahip. Sahne, 13 Mart 1988’de Yüksel Pazarkaya'nın “Meliha” adlı oyunuyla açılmıştı.Her iki sahne de bugün “kentin en önemli sanat merkezlerinden” biri kabul ediliyor.Selda Güneysu/Cumhuriyet
'Australia' filminden sonra ilk kez bir araya gelecek iki Avustralyalı oyuncu, 'Lion' isimli bir dramada bir araya geleceklerÖnümüzdeki yaz 'Pan' filminde hayat vereceği Blackbeard karakteriyle farklı bir imajla beyazperdede görünecek olan Hugh Jackman, 'Lion' filmiyle birlikte yeniden Avustralya coğrafyasına geri dönecek.Gerçek bir öyküden perdeye taşınacak olan öyküde sokaklarda yaşayan bir gencin, evli bir çiftin yanında yeniden yaşama tutunma mücadelesi anlatılacak. Projeyi perdeye taşımak için yönetmen koltuğuna kimin geçeceği henüz kesinleşmese de projede yer alması muhtemel yıldız isimler belli oldu bile.Hugh Jackman ve Nicole Kidman ikilisini Baz Luhrmann'ın 'Australia' filminden sonra yeniden bir arada göreceğimiz filmde, genç oyuncu Dev Patel ikiliye eşlik edecek. Patel ve Jackman ikilisi yakın tarihte Neil Blomkamp'ın son filmi olan 'Chappie'de de birlikte yer alacak.Milliyet Sanat
Ailesi ile ilgili travmaları ve ilgisiz bir koca ile birlikte hissiz, şizofrenik bir yolculuğa yelken açan Selin'in rahatsız edici hikayesi... Bu yıl herkesi şaşırtan, rahatsız eden ve bir o kadar da keyif veren bir oyun oldu. Bir anda herkesin konuşmaya başladığı Uykusuz isimli oyunu mutlaka izlemenizi öneririm. Yanınızda kağıt mendil götürmeyi unutmayın.Yöneten: Can CeylanYazan: Özgür ÖzgülgünOyuncular: Kimya Gökçe Aytaç, Poyraz Deniz Genç, Duygu Aktoprak
Efsanevi grunge müzik grubu Nirvana'nın solisti Kurt Cobain'in bugüne kadar duyulmamış bir kaydı yayınlandı.Kurt Cobain 'in 21 yaşındayken, 1988'de kaydettiği bir ses kaydı ortaya çıktı. Montage of Heck adlı kayıt Dangerous Minds adlı bir internet sitesi üzerinden yayınlandı.Karışık kasedi Cobain'in Nirvana'nın 1989'da çıkardığı Bleach albümünden bir sene önce kaydettiği anlaşılıyor.Cobain bu kasedi kendi müzik arşivinden, radyodan ve çeşitli kaynaklardan biraraya getirdiği parçalardan oluşturduğu görülüyor.Karşı
Karikatürist Bülent Üstün'ün oluşturduğu, Türk popüler kültürünün önemli yapıtaşlarından olan Şero, aynı isimli çizgi roman karakteri için yönetmen Mehmet Kurtuluş tarafından hazırlanmış olan, Türk yapımı bir animasyon filmidir.
'Zig-a-zig-ah' sözleri 20 yıl sonra bir şekilde tekrar zirveye oturdu ama bu sefer bambaşka bir şekilde. Spice Girls'ün çıkış şarkısı 'Wannabe' son 75 yılın en akılda kalıcı şarkısı oldu.7 milyon kopyası satılan ve 22 ülkede haftalarca zirvede kalan şarkı şimdi de, Amsterdam Üniversitesi ve Manchester Bilim ve Endüstri Müzesi'nin yaptığı araştırmaya göre, 1940 yılından bu yana 220 en çok satan şarkı arasından yapılan değerlendirmede 'en fazla akılda kalıcı şarkısı' olarak kayıtlara geçti. Araştırmacılar Hooked on Music adlı bir interaktif oyunla en çabuk tanıyabildikleri şarkıları belirlediler. Ortalamanın 5 saniye olduğu oyunda, Wannabe 2.3 saniyeyle birinciliği aldı.'Citizen Science Experiment' adı altında 12.000 katılımcıyla gerçekleştirilen deneyde Lou Bega'nın Mambo Number 5 şarkısı 2.48 saniyeyle ikinciliği, Eye of the Tiger 2.62 ile üçüncülüğü aldı. Araştırmanın başındaki isim Dr. John Ashley Burgoyne ' Biz öncelikle müzikle ve hafızayla ilgileniyoruz ve neden insanların bazı şarkıların belirli kısımlarını akıllarında tuttuklarını araştırıyoruz.' dedi. 'Bazı şeyleri birkaç kez duyarsınız ve 10 yıl sonra hatırlarsınız. Ancak diğer şarkılar için, daha fazla duysanız bile tanıdık gelmez.'Burada önemli olanın ise melodi olduğu vurgulanıyor. Ayrıca müzikal belleğin nasıl çalıştığının kavranabilmesi için çalışmaların devam edeceği de söylenmiştir. Ayrıca bahsedilen Hooked on Music oyununa buradan ulaşıp, siz de kendinizi test edebilirsiniz.
Fazıl Say, kendi eserlerinin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası programından çıkarıltılmasının ardından ‘Macbeth’ oyununun da Devlet Tiyatroları programından çıkarılmasını ironik bir dille eleştirdi.Say, “Bugün öğreniyoruz ki, 500 yıl önce yazılmış Şekspir’in ünlü Machbeth oyunu da DT programından çıkarılmış. Eserin konusu biraz iktidar hırsı biraz devlet entrikaları. Yoruma gerek kalmıyor” diye yazdı.Say, “Çok tuhaf ve çok acıklı durumlar” başlıklı yazısında kendi eserlerine yönelik tutum ve Macbeth adlı oyunun Devlet Tiyatroları programından çıkarılması hakkında şunları yazdı:“Kültür Bakanlığı CSO sansür konusu ile ilgili 3 farklı açıklama yaptı. Diğer AKP’liler ile birlikte konuyla ilgili 8 farklı görüş var.33 hafta, 33 konser, yaklaşık 120 müzik eseri. İçlerinde Fazıl Say’ın 3 eseri var; İstanbul Senfonisi, Water piyano konçertosu ve Hermiyas yunus sırtındaki çocuk.Bir iki hafta sonra Bakanlıktan Orkestraya bir telefon geliyor. (Orkestra tamamen kültür bakanlığına bağlı) deniliyor ki; ‘Fazıl Say’ın eserlerini programdan çıkartın yoksa bakan bu programı onaylamayacak.’Orkestra yönetimi kızsa da istemese de o 3 eseri programdan çıkartıyor.Olay basına düşüyor. Tüm ulusal medyaya, sosyal medyaya yayılıyor. Daha sonra uluslararası medyaya da düşüyor. Der Spiegel, NewYork Times’da haber oluyor.1 Kültür bakanlığından ilk açıklama müsteşar beyden geliyor; ‘Fazıl Say ile bir sorunumuz yok’2 İkinci açıklama Kültür Bakanlığı güzel sanatlar müdüründen geliyor; ‘Ankara’da programdan çıkartılmış ama İstanbul’da bir eserini çalacağız’ diyor.3 Son açıklama Kültür Bakanı’nın bizzat kendisinden geliyor ‘Sansür filan yok bunların hepsi yalan. Hepsi yalan Yok sansür’ diyor.( Dünkü Habertürk gazetesinde röportajı var)4 Bu arada topa başka yetkililer de girmiş, Ankara Belediye Başkanı çok sevdiği Twitter’dan büyük harflerle kükrüyor, bir milletvekili Say’ı inançsız olmakla suçluyor, CHP TBMM’de konuyla ilgili önerge sunuyor, Fazıl Say bir açık mektup yayınlıyor.Bugün öğreniyoruz ki, 500 yıl önce yazılmış Şekspir’in ünlü Machbeth oyunu da DT programından çıkarılmış. Eserin konusu biraz iktidar hırsı biraz devlet entrikaları.Yoruma gerek kalmıyor.”ZETE
Marvel yaptığı filmler ve projeler ile Türkiye’de de büyük ilgi ile takip edilen stüdyolardan birisi. Thor, Ironman, Hulk gibi daha birçok filmi Türkiye’de büyük gişe yaptı. Stan Lee tarafından çizilen süper kahramanların, beyaz perdeye yansıması ile Dünya çapında büyük sükse yapan Marvel, gelecek planlarını düzenlediği Marvel Event’ta izleyicileri ile paylaştı.Devam filmleri ve yeni başlayacak serilerden oluşan faz 3 ismini verdikleri bu dönem, bol bol aksiyon ve film efektlerinin bizleri beklediğini gösteriyor.Bu planlar ışığında ise Marvel’ın takvimi şu şekilde;takvimi http://talender.com/marvel-gelecek-planlarini-duyurdu/
'Aşk bir hastalık mıdır?' Konuyla ilgili nörobiyoloji araştırmaları insanların beynindeki kimyasallardan serotonin seviyesinin aşık olanlarda, saplantılı obsesif kompülsif bozukluk kişilerinkiyle aynı seviyede bulunduğunu göstermektedir. Bir çok psikiyatr da aşkın, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri etkisiz hale getirdiğini, aşık olan kişilerin, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybettiğini savunmaktadır. Öte yandan sınırları olmayan bu duygu yoğunluğu ya da bazı doktorların tanımlamasıyla hastalık, herkeste farklı şekilde hissedilmekte ya da hissedildiği sanılmaktadır. Bu skalanın sınırları çok güçlü cinsel arzuları aşk olarak tanımlayan bir kişininkinden tutun da şeyhine aşık olan müridin hissettiklerine kadar uzanabilir.YÖNETEN : CANER KUZUYAZAN : BÜLENT USTABAŞ KOREOGRAF : KUZEY KIYICANKOREOGRAF : ORKUN DÖKMECİBilet : http://www.mybilet.com/event/17273/619-numarali-ceset/
Zeugma Antik Kenti'nde sürdürülen 'Muzalar Evi'ndeki kazı çalışmalarında 3 yeni mozaik gün yüzüne çıkarıldı.Türkiye İş Bankası'nın destek verdiği kazılarda çıkarılan mozaikler, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in de katıldığı toplantı ile kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay tarafından tanıtıldı.Görkay, Roma'nın doğu sınırlarındaki en önemli merkezlerinden birinin Zeugma olduğunu söyledi.Antik kentte 2007'de başladıkları çalışmalarda 'Muzalar Evi'ni bulduklarını hatırlatan Görkay, çalışmalara bir süre ara verdikten sonra 2012 yılında yeniden başladıklarını ifade etti.Kazılarda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İş Bankası'nın desteğiyle önemli mesafe kat ettiklerini vurgulayan Görkay, 'Hala kazılmamış alanlar var. Burada kaya oyma mekanlar mevcut. Bu evlerin şimdilik birine ulaştık, evde altı mekan var. Bu yıl yaptığımız kazılarda 3 yeni mozaiği gün yüzüne çıkardık' dedi.Kazı sezonunun bittiğini ve en önemli aşamaya geçtiklerine işaret eden Görkay, şöyle devam etti:'Bundan sonra çalışmanın restorasyon ve konservasyon kısmı kalıyor. Burayı daha uzun vadeli koruyabilecek geçici çatı kurmayı düşünüyoruz. Antik kentte 2-3 bin konut olduğunu tahmin ediyoruz. Tabi bunun yüzde 25'i sular altında kaldı. Muzolar Evi'ndeki kazı gelecek yıl tamamlanacak.'Görkay, kazı çalışmasının yıllık bütçesinin her sene değiştiğini, 2005 yılından beri gerçekleştikleri kazılara yaklaşık 7 milyon TL harcandığını dile getirdi.'Kültürel miras en önemli zenginliğimizdir'Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin de bölgenin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bütün medeniyetlerin en zengin dönemlerini burada yaşadığını söyledi.Roma, Hitit, Asurlar ve Bizans gibi imparatorlukların bu coğrafyayı medeniyete dönüştürdüğüne dikkati çeken Şahin, şöyle devam etti:'İşte bunun en önemli göstergesi bugün görmüş olduğunuz Zeugma'nın mevcut yapısıdır. Bu güzel eseri bize kazandıran ekibe teşekkür ediyorum. Petrol, doğal gaz ya da maden bir hazinedir ama kültürel miras en önemli zenginliğimizdir. Bu açıdan biz çok zenginiz, muhteşem bir mirasımız, tarihimiz ve medeniyetimiz var. Bunu şimdi yarınlara taşımanın planlarını yapıyoruz.'Yalnızca yol, su, alt ve üst yapı alanlarına kafa yormadıklarını, kültürel değerleri gün yüzüne çıkarmayı da önemsediklerini vurgulayan Şahin, 'Bu şehir ne kadar sanayi ve ticaret kentiyse o kadar da kültür ve turizm şehri olmayı hak ediyor. Bu da bizim en büyük görevimizdir. İnşallah Zeugma'daki medeniyetin fotoğrafının tamamını göstermek bize nasip olur' diye konuştu.Destek 2017'ye kadar kürecekTürkiye İş Bankası Kurumsal İletişim Bölüm Müdürü Suat Sözen ise ilk desteği Zeugma'nın sular altında kaldığı 2000 yılında verdiklerini anımsattı.Önemli bir görev üstlendiklerine dikkati çeken Sözen, şunları kaydetti:'Bu görevi bir süre daha üstleneceğiz. Umarım bizden sonra gelenler daha iyi işler yapar. Zeugma'daki kazı çalışmalarına ilk 2000 yılında Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı'na aktardığımız kaynakla katkıda bulunduk. 2012 yılında başlatılan projeyle de Muzalar Evi'nde sürdürülen kazı çalışmalarının sponsoru olduk. İş Bankası'nın Zeugma'ya katkısı 2017 yılına kadar devam edecek.'Muhabir: Adem Yılmaz | AA