Türkçe Rap denildiğinde aklınıza hızlı hızlı söylenen, ne söylenildiği anlaşılmayan, saçma sapan reklamlarda ve programlarda kullanılmış alt yapılar ile birlikte rapçiler mi canlanıyor? O zaman siz bir RAP cahilisiniz.Çünkü Türkiye'de her mc'nin yolunun geçtiği 'underground' kültürü böyle bir şey değil. İşte şimdi size meclis kürsüsünde söylenemeyecek kadar sert, reytinge bağlı tvlerin sahtekârlığı kadar gerçek, sokakta anlattığınızda aynı fikirde olabileceğiniz onlarcasını bulabileceğiniz bir kavga sunuyorum!Dikkat: Dozaj, şarkının sayısına göre artmakta.Ben yunusemresahinoglu, lafı fazla uzatmadan play tuşuna basıyoruz.
Daha önce de galerisine yer verdiğimiz Michael Grab isimli sanatçının icra ettiği çok ilginç ve kendine hayran bırakan taş dengeleme sanatını izliyoruz...
İrlandalı ünlü U2 grubunun solisti Bono Kasım ayında New York’ta geçirdiği ve kolunu altı yerden kırdığı bisiklet kazasının ardından bir daha hiç gitar çalamayabileceğini söyledi. Grubun internet sitesinde 2014′ü değerlendiren bir yazı yayınlayan Bono, “korkunç kaza” olarak tanımladığı olaydan bu yana rahat hareket edemediğini söyledi. Bono bununla birlikte U2′nun 2015 turnesi öncesinde tam olarak iyileşmek için elinden geleni yaptığını belirtti.54 yaşındaki İrlandalı sanatçı kazada hem kolunu kırmış; hem de el tarak kemiğini, kürek kemiğini ve göz çukurunu çatlatmıştı. Bono hayranlarına hitaben yazdığı yazıda, “Artık dirseğim titanyumdan” dedi.TAHMİN ETTİĞİMDEN DAHA ZORİyileşme sürecinin Tahmin ettiğinden daha zor geçtiğini belirten Bono, “Size bu satırları yazarken bir daha gitar çalıp çalamayacağımı bilmiyorum” ifadelerini kullandı. Kazanın ardından Bono’nun yatırıldığı hastaneden “Çok yüksek hızla giderken başka bir bisikletliyle çarpışmış” açıklaması gelmişti. Bono iyileşmeye odaklanabilmek için 2015′in ilk yarısı için planlanan tüm etkinlik katılımlarını iptal ettiğini açıkladı ve “Zamanı kendi kendime şarkılar mırıldanarak geçireceğim” dedi.
Müzik dünyasını maalesef en az 10 sene geriden takip eden ve popüler kültürün kurbanı bir müzik piyasasına sahibiz milletcek. Feci yetenekli gruplarımız var, çok önemli etkinlikler de yok değil. Güzel şeyler oldu 2014’te ama gelin biz bakalı bu sene kimler gelmiş, hatta ağırlığı gecikmeli gelenlerden oluşan 2014 misafir listemize bir bakalım.
Sene boyunca, her yerde olan ve çarpıcı kareleriyle bizlere durumu resmeden AFP fotomuhabiri Bülent Kılıç, Guardian tarafından 2014’ün Fotoğrafçısı seçildi!2014 senesi nasıl geçti sorusuna en güzel yanıt, gerçekten de Bülent Kılıç’ın objektifinden verilebilir. Kiev’deki gösterilerden, Soma’daki maden cinayetine, oradan Suruç’a kadar, kronolojik bir 2014 senesine buyrun.
Dünyanın Çatısı olarak da bilinen 27 milyon nüfuslu Nepal, dünyanın en yüksek dağlarından sekizine ev sahibi olmasıyla, zengin ve mistik bir kültüre sahip. Şimdi sizleri Nepal'in manzaralarından, insanlarından ve düzenlenen Hindu festivallerinden derlenen bir fotoğraf serisiyle baş başa bırakıyoruz.
MTV 2014’te yayına giren filmlerden çıplak bir derleme yapmış.2014’ün en çıklak 11 sahnesini derleyen MTV’nin videosunda Nymphomaniac’tan Scarlett Johansson’ın soyunmasına kadar birçok filmden karakter ve sahne yer alıyor.
1997 Nisanının başında ''Cennetin Kapısı' tarikatının 39 gencin, kuyruklu yıldızın arkasında olduğuna inandıkları UFO'yla cennete gitmek için yaptıkları kitlesel intihardır.kaynak: Milliyet
2014'de patlayan şarkıları eline geçirdiği aletlerle çalan adam. Video içinde çaldığı şarkılar;1. Clean Bandit ft. Jess Glynne - Rather Be2. Lilly Wood & The Prick and Robin Schulz - Prayer In C3. Pitbull ft. Ke$ha - Timber4. Pharrell Williams - Happy5. Jessie J ft. Ariana Grande and Nicki Minaj - Bang Bang6. Taylor Swift - Shake It Off
Yayınevi, e-kitapları daha yaygın kullanılmaları için basılı kitapların yarı fiyatına satacakTürkiye’de yayımlanan ilk elektronik kitabın sahibi Can Yayınları, bu konudaki öncü rolünü sürdürerek bir ilke daha imza atıyor. Yayınevinin bu haftadan itibaren uygulayayacağı karara göre, Can Yayınları etiketi taşıyan tüm e-kitaplar basılı kitabın yarı fiyatına okura sunulacak.“Aynısının Yarısı!” sloganıyla duyurulan kararı anlatan yayınevinin sahibi Can Öz, e-kitaba uygulanan fiyat politikasının, yayınevi için büyük bir fedakarlık değil, sadece doğru fiyatlandırma olduğunu ifade etti ve ekledi: “Yayıncılar olarak bugüne kadar okura e-kitap satın alması yolunda haklı bir gerekçe veremedik. Bence bu fiyat değişikliği, yayıncıların tamamının üzerine düşünmesi gereken bir özeleştiridir. Telif hakları ile sözleşmeler mani olmadığı sürece tüm basılı kitaplarımızı e-kitaba dönüştürmeyi hedefliyoruz. Düşüncenin önündeki engel ve tartışmaların arttığı bu dönemde, elektronik kitabın bağımsızlığını ilan etmesinin ayrı bir önemi olduğunu düşünüyoruz. Bu sebeple yayıncılığa korku salan bu süreci sonuna dek desteklemekte kararlıyız.”Milliyet Sanat
Kadınların tamamen değişerek günümüze geldiğini düşünüyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz demektir. Her ne kadar ''Siz erkekler hep aynısınız!'' deseler de, kadınların eline su dökemeyeceğimizi 12 tarihi fotoğrafla ispatlayacağız.
Doktorasını Melbourne Üniversitesinde nöroloji ve müzik eğitimi üzerine yapan Anita Collins, müzik dinlerken ve bir müzik aleti çalarken beynimizde olup bitenleri yaklaşık 5 dakikalık bir videoya sığdırarak anlatmayı başarmış.Sharon Colman Graham tarafından hazırlanan animasyonda, gelişen teknoloji sayesinde daha ayrıntılı olarak incelenebilen insan beyninin müziğe karşı verdiği olağanüstü tepki anlatılıyor. Günlük hayattaki aktiviteler için sadece tek bir bölgesi kullanılan insan beyninin, müzik dinlerken aynı anda birçok bölümü harekete geçiyor.Müzik aleti çalan bir insanın beyni ise tam bir havai fişek gösterisini andırıyor. Videoda özellikle enstrüman çalan birisinin normal hayatta olayları nasıl daha hızlı kavradığı, hafızasının ve yeteneklerinin nasıl çok yönlü olduğu da vurgulanıyor.
Kasım 2014'te vizyona giren Yıldızlararası (Interstellar) filmi, izleyeciler tarafından büyük beğeni aldı. Ayrıca filmin gerek içeriği, gerekse görsel yapısı, bilime yaptığı katkılarıyla da ses getirdi. Bu yazıda filmin kurgusuna pek dokunmadan, filmin bilimsel arkaplanına göz atmaya çalışacağız.Filmin bilim danışmanı (ve aynı zamanda yapımcılarından olan) Kip Thorne ünlü bir fizikçi. Filmle aynı tarihte piyasa bir kitap çıkardı: The Science Of Interstellar (Yıldızlararası’nın Bilimi). Alfa Bilim dizisinden basıma hazırlanan bu kitapta filmdeki hemen her bir sahne anlatılmış ve açıklanmış. Yerimiz dar olduğundan kitaptaki önemli yerleri aktaracağımız bu yazıda, mümkün olduğunca filmi anlamamız için gereken fizik alt yapısı verilmeye çalışılacak. Bu yazıdaki görsellerin bir kısmı, ikisi de Alfa Bilim dizisinden çıkmış olan Stephen Hawking’in Zamanın Kısa Tarihi ve John Gribbin’in Çoklu Evrenler kitaplarından diğerleriyse Kip Thorne’un kitabından alınmıştır.Öncelikle Kip Thorne’dan söz edelim biraz. Amerikan Bilimler Akademisi, Ulusal Bilimler Akademisi, Rus Bilimler Akademisi, Amerikan Felsefe Derneği gibi en önde gelen bilim ve felsefe gruplarına üyeliği bulunan Prof. Thorne’un aldığı birçok ödülden birisi de 2009 yılında aldığı Albert Einstein Madalyası'dır. Prof. Thorne kütleçekim ve astrofizik konularında çalışmış ve California Teknoloji Enstitüsünde 2009 yılına kadar Feynman Teorik Fizik Profesörlüğü unvanını taşımıştır. Genel Görelilik Teorisi üzerine yazdığı yüzlerce makale ve kitapla dünyanın önde gelen araştırmacılarından biri olmuştur.Kip Thorne’un danışmanlığında kurgulanan film baştan sona bilimsel kuramlara dayanmakta. Fantezi öğeleri yok filmde. Ancak bu bilimsel kuramların hepsi aynı türden değil. Kip Thorne Yıldızlararası’nın Bilimi kitabında bilimsel kuramları üçe ayırıyor: İlki, kanıtlanmış bilimsel gerçekler (görelilik kuramı, kuantum kuramı vb gibi). İkincisi ise henüz kanıtlanmasa bile kanıtlanacağına kesin gözüyle bakılanlar (örneğin henüz Mars’a insan gönderemediysek de yakın bir zamanda göndereceğimiz kesin). Üçüncü tür bilimsel kuramlarsa, diğer bilimsel kuramlarla çelişmeyen ancak henüz kanıtlanmamış kuramlar (sicim kuramları, 5 veya 11 boyutlu uzayzaman vb gibi). Bu kuramların doğrulanacağına dair bir kanıt yok elimizde. Ancak diğer kuramlarla uyum içinde olduklarından bunlara fantezi veya hayal ürünü olarak bakamayız. Belki ilerde yanlışlanacaklar ve yerlerini başka kuramlara bırakacaklar ama şu anda bunları kullanarak evrene ilişkin bazı olguları açıklamaya çalışmakta bir sakınca yok. Sonuçta bu bir film, eğlenceli ve ufuk açıcı olması gerekiyor.Filmin önemli bir kısmı bu üçüncü türden henüz kanıtlanmamış bilimsel kuramlara dayanıyor. Bunları anlatmadan önce, günümüz fiziğinin temellerini oluşturan kanıtlanmış kuramlara hızlıca bir göz atmamız gerekiyor.
William Shakespeare’in yazdığı Alexandar Popovski’nin yönettiği Bir Yaz Gecesi Rüyası ile İsmail Kadare’nin yazıp, M. Nurullah Tuncer’in yönettiği Ölü Ordunun Generali repertuara eklenen yeni oyunlar olurken Ocak ayı içinde sahnelenecek diğer oyunlar ise;On İki Öfkeli Adam, Terzi, Şark Dişçisi, İsimsiz, Ocak, Para, Türkiye Kayası “Bir Göç Hikâyesi”, Cibali Karakolu, Zengin Mutfağı, Kerbela, Lillian, İstanbul Efendisi,Komşum Hitler, Sırça Hayvan Koleksiyonu, Vakti Geldi, “İlk Oyun”: Çürük Temel, Shakespeare, Hıdrellez, Sirke Tadında Böğürtlen Reçeli, Ölü Adamın Cep Telefonu ve çocuk oyunları; Pırtlatan Bal, Karagöz Balıkçı, Kedi ile Palyaço, Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, Balon, Bir Gün Ayakkabımın Teki, Harikalar Mutfağı, Boya Benek, Damlaların Dansı, Piti…
Günden güne nüfusu artan,yerleşim yerleri gittikçe çoğalan,bazı ilçeleri neredeyse il olarak kabul edilecek duruma gelen,Roma,Bizans,Osmanlı İmparatorluğunun başkenti olan İstanbul metropolünün nüfusunu 15 milyon olarak kabul edersek(kimse etmiyor);
Fasıl müziği; Türk musikisi tarzında onula aynı makamda söylenen ve farklı çalgıların biraraya getirilmesiyle oluşturulan kişilerin verdiği müzik ziyafetine denir. Din temasının kullanıldığı müzik türü 'Tasavvuf müziği' olarak bilinir.Fasıl, Türk musikisinde çok sevilen bir yere sahiptir. Bunun nedenini soracak olursanız fasılı icra eden sanatçılar ve müzisyenler bu işi zevkle yaparlar, çünkü bir serbestlik hakimdir. Her icra eden, makam kuralları içerisinde bütün hünerlerini rahatlıkla gösterebilir. Ayrıca ağırdan başlayıp hareketlenen bir yapıya sahip olduğu için halk arasında kendi sevenlerini oluşturmuştur.