Malum düğün sezonu yaklaşıyor. Gelin ve damatların aklında onlarca soru. Bunlardan bir tanesi de düğün salonuna girişte davetlilerin tüm gözleri üzerinizdeyken arka planınızda belirecek ve salonda yankılanacak müzik. Bunun için belki binlerce seçeneğiniz var ama onlar arasından en ihtişamlı girişe sahip olanlardan bir bölümü buradan geçiyor. Belki romantik bir giriş , belki yaylılar eşliğinde güçlü bir melodi patlaması. Havai fişekler , fonfetiler , meşaleler ... İşte düğününüz için o büyülü ortamı daha da görkemli hale getirecek , müstakbel eşinizle salona ve mutlu bir hayata adım atma müziklerinden bir seçki.
Eylül ayında Ellen Show'a katılan viyolonsel sanatçısı Justin Yu ve arkadaşlarının efsane Smooth Criminal performansı sizi kendilerine hayran bırakacak...
55 filmin başlangıç ve son sahnelerini yan yana koyan Swinney’nin projesini görüp arttıran Dreamscience, sevip saydığımız 30 filmdeki rüya sahnelerini bir araya getiriyor. “Rüyalarda buluşalım”ı sinema dünyasına uyarlayan Subconscious Cinema isimli başarılı çalışma, sinemaseverler tarafından omuzlarda taşınmaya aday.30 filmi sırasıyla:Sherlock Jr. 0:00Spellbound 0:048 ½ 0:07Vertigo 0:08Little Nemo in Slumberland 0:09The Big Lebowski 0:14Eternal Sunshine of the Spotless Mind 0:16Blade Runner 0:20Aliens 0:22Brazil 0:23A Nightmare on Elm Street 0:24American Beauty 0:27Inception 0:30 0:55Vanilla Sky 0:32Un Chien Andalou 0:35Waking Life 0:38Eraserhead 0:43The Wizard of Oz 0:46Dumbo 0:47Take Shelter 0:50Paprika 0:57Scott Pilgrim vs. the World 0:59Alice in Wonderland 1:03The Matrix 1:06Cache 1:09Waltz with Bashir 1:12The Cell 1:14Shutter Island 1:22Watchmen 1:28Terminator 2 1:30
Malum Zayn Malik One Direction grubundan ayrıldığını açıkladı ve hayranları darmadağın oldu. Üzülmeyin Zayn Girl'ler, sizler için yerine geçebilecek birbirinden özel Türk'leri yine biz bulduk.
Hindistan, eşsiz tarihi dokusu, doğal güzellikleri ve birçok farklı kültürü bir arada bulunduran rengarenk yapısıyla, dünyanın her köşesinden insanların gezi hayallerini süsleyen bir ülke. Üstelik artık çeşitli ülkelerden gelen ünlü isimlerin katıldığı bir sokak sanatı festivalleri de var. Geçtiğimiz yıl Delhi şehrinde düzenlenen festivale aralarında Hintlilerin de bulunduğu 60 kadar sanatçı katılmış. Hendrik ECB Beikirch, Sé Cordeiro, Andy Yeng, Tofu, Tona, Foe, Mattia Lullini, Alina Vergnano, Bond, Okuda, Alias, Tones gibi isimlerin festivale yaptıkları kattılar ise gerçekten görülmeye değer. Delhi, festival sayesinde adeta bambaşka bir kimliğe bürünmüş. 'Darısı bizim sıkıcı ve estetikten uzak şehirlerimizin başına' temennisiyle, festivalden sizler için seçtiğimiz fotoğraflar:
Film, boşanmak üzere olan ama çocuklarının velayeti konusunda ikileme düşen bir çiftin öyküsünü anlatıyor... Simin,kocası Nader ve kızı Termeh'le birlikte İran'ı terk etmek istemektedir. Nader'in Alzheimer hastası babasını bırakmayı reddetmesi üzerine boşanma davası açan Simin, dava talebi reddedilince anne babasının evinegider. Termeh ise babasıyla kalmaya karar vermiştir. Nader kızına ve babasına bakması için hamile bir genç kadını tutar; ama bu durum daha fazla soruna yol açacaktır...
Yaptığınız işin ölüm sebebinize ne kadar katkısı olduğunu düşündünüz mü hiç? Türkiye’de madenci veya tersane işçisiyseniz kaderin sizi nerede beklediği çok da sürpriz değil maalesef.Peki bir müzisyen nasıl ölür? Sydney Üniversitesi’nde psikoloji ve müzik ilişkisi üzerine araştırmalar yapan Prof. Dianna Theadora Kenny bu konuyu bilimsel olarak araştırmış ve ortaya istatiksel bir sonuç çıkmış.Mesleğe başlangıç yaşları, çalışma ortamı, müzik tarzının toplumdaki sosyal ve ahlaki kabulü gibi konulara değinen araştırma ağırlıklı olarak, ölen müzisyenlerin istatiksel verileri üzerine kurulmuş.İlk tablo, yapılan müzik tarzına göre ortalama ölüm yaşını ifade ediyor. İkinci tablo ise hangi müzikle uğraşanların nasıl öleceği konusunda oransal veriler içeriyor.(Önemli not: Hip hop veya rap ile uğraşıyorsanız basit bir çelik yelek sayesinde torunlarınızı okşamanız mümkün.)
Aile Hayatı (Family Life) adlı yarı otobiyografik kitabın ABD'li yazarı, Hint asıllı Akhil Sharma (43), bu yıl ikinci kez verilen Folio Ödülü'nün sahibi oldu.Aile Hayatı, Hint asıllı bir ailenin ABD’ye göç etmesiyle başlıyor; oğulları bir kaza sonrası beyin travması geçirince, gördükleri Amerikan rüyasından uyanan bu aileyi odağına alıyor.Hindistan'da dünyaya gelen Akhil Sharma da küçük yaşlarda ailesiyle birlikte ABD'ye göç etmişti. Bir süre bankada çalışan Sharma, 30 yaşında yazar olmaya karar vermiş, ilk romanı An Obedient Father ile 2001'de Hemingway Foundation/ PEN Ödülü'nü almıştı. Granta’nın Genç Amerikan Yazarlar listesinde de gösterilen yazarın Aile Hayatı adlı bu ödüllü kitabı, nisan ayında April Yayıncılık tarafından Türkçe olarak yayınlanıyor.
1970'lerin ortasında Harlem'in adı daha da farklı şekilde duyulmaya başladı. Tehlikeyle, korkuyla ve beyazların içeri girememesiyle anılmaya başlanan Harlem'de sistem değişmişti çünkü. Siyahiler o dönemde değiştirilen ekonomik sistemin acısını en çok çekenlerdendi çünkü üretim sektöründe çalışanların yerini hizmet sektörü ve beyaz yakalı işçilerin almasıyla bir çok fabrika ve imalathanede çalışan siyahiler işsizliğe doğru giden bir yola girdiler. Siyah işgücünün işsizlik oranı oldukça yükseldi, bunun getirisi de fazlasıyla artan suç oranı oldu.Parası olanlar şehirden kaçıp gitti fakat bu sırada Harlem'de hayat devam ediyordu. 1970'lerde sıradan bir gün geçiren Harlemliler;
27 Haziran–15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 22. İstanbul Caz Festivali Festivali programı açıklandı. İstanbul bu yıl da cazın önde gelen isimlerini ve güncel müziğin yıldızlarını ağırlayacak.İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, on sekiz yıldır Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 15’i aşkın farklı mekânda 250’den fazla yerli ve yabancı sanatçıyla caz severlere yine özel bir program sunacak.Bu sene Joan Baez, Jools Holland, Marcus Miller, Melody Gardot ve Tigran Hamasyan gibi folk, blues ve cazın farklı seslerini ağırlayacak olan 22. İstanbul Caz Festivali, Fenerbahçe Parkı’ndaki ‘Parklarda Caz‘ ve Kadıköy’deki ‘Gece Gezmesi‘ etkinlikleriyle Anadolu yakasına da taşınacak.
The Late Late Show With James Corden‘ın ilk bölüm konuklarından biri Tom Hanks oldu. İlk bölüm şerefine dev (!) bir prodüksiyona girişen Corden ve Hanks, The __Green Mile‘dan Forrest Gump‘a, Catch Me If You Can‘den Toy Story‘ye bütün Tom Hanks filmlerinden sahneleri altı dakikada canlandırıyor!
Kadıköy Yeldeğirmeni’nde bulunan Don Kişot İşgal Evi, 4-19 Nisan tarihleri arasında ilki düzenlenecek bağımsız bir sanat festivaline ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.Don Kişot Sanat Festivali İnisiyatifi’nin festival çağrısı şu şekilde:'Beklenmedik herşey !!!Beklenmedik sanat, beklenmedik sanatçı, beklenmedik mekan, beklenmedik sokak...Beklenmedik bir festival yapıyoruz ama siz bekleniyorsunuz...Don Kişot Sosyal Merkezi, sanata ve sanatçıya uygulanan baskılara, sansüre, galerilerin ve sahnelerin ticaret merkezi haline gelmesine karşı çıkıyor. Sosyal medya üzerinden yaptığı açık çağrılarla aynı fikirleri ve hisleri paylaşan sanatçılarla bir araya gelmeyi başardı Don Kişot. Şimdi ise izleyicilerle buluşup sanatçı izleyici arasındaki mesafeyi kaldırmayı hedefliyor. Don Kişotun hedeflerine, hayallerine ortak olun.Festivalde, öncesinde, sonrasında hepimizin evinde görüşmek, güzel karşılaşmaları gerçekleştirmek dileklerimizle...'Don Kişot Sanat Festivali İnisiyatifiDetaylı bilgi için tıklayınız
Seung Mo Park Koreli bir sanatçı. Hiç aklımıza gelmeyecek bir malzemeden, alüminyum tellerden benzersiz sanat eserleri üretiyor. İşte bakmaktan kendinizi alamayacağınız sanatçıya ait 40 çalışma.Daha fazlası için sanatçının kendi sitesinebir gözatabilirsiniz.
Behance hesabından paylaştığı 'Landmarks of Istanbul' adlı proje ile Zeynep Kınlı, İstanbul'un simgesi haline gelmiş yapıları temsil eden güzel bir illüstrasyon çalışmasına imza atmış. Projenin sahibi içimizden biri olunca da ayrı bir mutluluk duyuyor, diğer çalışmalarını merakla bekliyoruz.
Dr. William Harvey (İngiliz hekim ile karıştırmayın) tarafından 1868 yılında politik dengeler gözetilerek hazırlanan bu haritalar, tüm Avrupa ülkelerini insan figürü olarak yansıtmasıyla türünün ilk örneğidir. İnsan biçiminde tasvir edilen ülke haritalarında vurgu, kostümler üzerinden Avrupa'daki çok çeşitli kültürel yapıyı gözler önüne sermekti. Elbette mizahın gücüyle birlikte...Bu haritalarla ilgili bir diğer önemli husus ise; sanatın ve sanatçının akla en gelmeyecek alanda bile kendini var edebilme yetisidir. Bu gözle bakıldığında haritaların güzelliği bir kat daha büyüyor. Dönemin ruhu da hesaba katıldığında; Dr. William Harvey'in haritaları, ifade özgürlüğünü kullanan bir sanatçının kimseden icazet almasına gerek olmadığı açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Yeter ki, cesareti olsun...