onedio
Agop'tan Hala Şehit Olmuyor
Türkiye, 18 Mart’ta Çanakkale Deniz Zaferi'nin 100'üncü yılını kutluyor. Aynı gün “Şehitleri Anma Günü” olarak da anılırken şehit listelerindeki tartışma yıllar geçse de devam ediyor. Gayrimüslim şehitler 1998 yılında Milli Savunma Bakanlığı’nın bastığı “Şehitlerimiz” kitabında yer alıyor. Ancak aynı bakanlığın internet sitesinde, kitap referans olarak verilse de Hristiyan ve Yahudi şehitlerin isimleri çıkmıyor.Bakanlığın Personel Başkanlığı’nın Arşiv Müdürlüğü’nde yer alan “Şehit Listeleri” bölümü 'Aziz Şehitlerimizin kanlarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak ve ay yıldızlı bayrağımız göklerde daima dalgalanacaktır' sözleriyle açılıyor. Arama bölümünde Müslüman şehitlerin kimlikleri ayrıntıları ile duyurulurken, gayrimüslimler için “Kayıt bulunamamıştır” ibaresi çıkıyor.Sitenin tanıtımında arama yapılan liste için “1998 yılında ' Şehitlerimiz” adlı beş ciltlik esere atıfta bulunuluyor. Halbuki 28 Şubat sürecinde denk gelen Cumhuriyetin 75. yıldönümünde basılan bu kitaplarda gayrimüslim şehitler de yer alıyordu.“Şehitlerimiz” kitabı Milli Savunma Bakanlığı Personel Daire Başkanlığı Arşiv Müdürlüğü tarafından, “Şehit Kimliklerinin Tespiti” projesi kapsamında hazırlanmıştı. 5 ciltte yaklaşık 130 bin askerin kimlik bilgilerine yer verilirken şehitlerin arasında ayrım yapılmaksızın Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Hristiyan ve Yahudi vatandaşları da yer almıştı.Bugün Bakanlığa bağlı sitedeki satış bölümünde stokta kalmadığı için ancak CD’si satılan kitaba az sayıda da olsa kütüphanelerden ulaşılabiliyor. Kitaplarda askerlerin baba adlarına, doğum ve ölüm yerlerine, ordunun içindeki yerleri bulunuyor.Kayıtlara göre 100’ü aşkın gayrimüslim askerin şehit olduğu Çanakkale cephesinde Ermeni askerlerden biri 1307 Amasya – Merzifon doğumlu Avanis oğlu Agop’tu. Piyade er olarak Osmanlı ordusunda yer alan Agop, 2. kolordu, 18. alay, 2. tabur, 4. bölükte savaşıyordu. Avanis oğlu Agop, 5 Temmuz 1915’te Kireçtepe’de öldü.Bugün internet sitesinde yer almayan şehit listelerine göre Ermeni askerler sadece er olarak da bulunmuyordu. 1306’da Burdur’da doğan Arakil Efendi jandarma teğmen olarak görev yapıyordu. Tüfekçiyan Menyans oğlu Arakil Efendi, 29 Mayıs 1915’te Anafartalar muharebesi sırasında şehit olacaktı.Sadece Ermeniler değil, diğer Hristiyan toplumlar ve Yahudiler de Çanakkale cephesindeydi.Eskişehir’in Mihailiççık ilçesinde 1292 yılında doğan Tanaş oğlu İstirati de askerler arasındaydı. Kayıtlara göre İstirati, 24 Haziran 1915’te Gureba-i Müslimin Hastanesi’nde vefat etti.Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinden Mulçar oğlu İshak ise Çanakkale cephesinde 55. Alay’da onbaşı görevindeydi. 1298 doğumlu Mulçar oğlu İshak’ın öldüğü tarih 30 Ağustos 1915’ti.Gayrimüslim şehitlerin de bulunduğu 5 ciltlik serinin başında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyılındaki savaşlarla ilgili bilgiler yer alıyor, 100 yıl önce yaşananlar için “soykırım” vurgusu yapılıyor. Ancak bu terim Türklere karşı “Ermeni mezalimi” bölümünde kullanılıyor: “İtilaf devletlerinden yüz bulan Ermeniler almış oldukları destekle birlikte dünyada eşine rastlanılmayan bir soykırım hareketine giriştiler. Bu durum karşısında bölge halkı Ermeni mezalimine bir son vermek için teşkilatlanmaya başladı.”Kaynak: Serdar Korucu | Agos
Aynı Evin İçinde Birbirlerine Yabancı Hayatlar Yaşan Çiftin Hikayesi | Head Over Heels
Head Over Heels isimli kısa animasyon film stop motion tekniği ile hazırlanmış. Aynı evin içinde yaşayan yaşlı bir çifti konu alan filmde, zamanla aralarındaki aşkın ve sevginin bittiğini ve birbirlerine yabancı olmaları anlatılıyor. Tepetaklak olarak isimlendirilen film ve görüntü olarak da başarılı şekilde işlenmesi ile daha önceki yıllarda Oscar'a aday gösterilmiş. Finalinde ise kadının müthiş zekası ile çiftimiz onca zamanın ardından birbirlerini tekrardan eski sevgileri ile bakabilip mutlu sona ulaşmışlar.
Malezyalı Cheeming Boey'in Elinde Sabırla Birer Sanat Eserine Dönüşen 10 Kahve Bardağı
Malezyalı Cheeming Boey, geri dönüşümlü kahve bardaklarını tuvali olarak kullanan, sıradışı bir sanatçı. Yanından hiç ayırmadığı Sharpie kalemiyle, bardaklar üzerinde yaptığı çizimler insanı gerçekten etkiliyor. Boey'in elinden çıkan her bir bardak yüzlerce saatlik sabırlı bir çalışmanı ürünü. Desenler, temalar ise Boey'in uçsuz bucaksız hayal dünyasının bir yansıması... Boey'in kahve bardakları, farklı bir açıdan bakıldığında; barındırdığı estetik unsurların dışında, yaratıcılığın sınır tanımadığına da iyi birer örnektir. Sanatçının harika çizimlerle bezeli sade,orta ve şekerli çalışmalarını beğenmeniz umuduyla..
Çanakkale'de Savaşan 13 Yaşındaki Gönüllü Bombacı Ali Reşat Çavuş'un Fotoğrafının Hikayesi
Çanakkale Zaferi denince unutulmaz karelerden biridir üzerinde ‘Gönüllü Bombacı’ yazan fotoğraf. Başındaki enveriyesi oldukça büyük, üzerindeki askerî kıyafet kendisine bol gelen 13-15 yaşlarındaki çocuğun fotoğrafını çoğunuz hatırlar. Genelkurmay Başkanlığı’nın 2007 yılında yayımladığı albümde yer alan ve en çok konuşulan karelerden biri olan fotoğraf (Genelkurmay o tarihte 28 fotoğraf yayımlamış, o fotoğraflardan biri de ‘Gönüllü Bombacı’ya ait meşhur kareydi). Ama kimdi bu çocuk? Gerçekten Osmanlı askerleriyle birlikte Çanakkale’de bulunmuş, düşmana karşı savaşmış mıydı? Acaba fotoğraf bir evin bahçesinde çekilmiş olabilir miydi? Ya da çocuk abisinin asker kıyafetlerini mi giymişti?Bugüne kadar bu fotoğrafın hikâyesini hiç kimse öğrenemedi. Çanakkale Savaşı tarihi ile ilgilenen birçok araştırmacı, üzerinde el yazısıyla “Gönüllü Bombacı” yazan bu fotoğrafı, Anadolu insanının vatanı için her yaşta canını feda edebileceğinin delili olarak anlattı durdu. Hatta şu an bile internette dolaşan bu fotoğrafın altında Çanakkale’de lise ve ortaokul sıralarındaki çocukların savaştığını anlatan nice asılsız bilgi mevcut. Oysa fotoğrafın kaynağı hakkında kesin bir bilgi bulunmadığı gibi, gerçekliği konusu da hayli tartışmalıydı. Fotoğraftaki küçük çocuk, o dönemler, hatta günümüzde bile çok yaygın bir âdet olan, ‘asker büyüklerinin giysisiyle’ resim çektirmiş bir çocuk olabilirdi. Ya da resmin üzerindeki ‘Gönüllü Bombacı’ yazısını, sonradan ona bu sıfatı yakıştırmış biri yazmış olabilirdi. Ancak ilk kez, resimdeki küçük çocuğun gerçekten de Çanakkale cephesinde bulunduğunu dergimizdeki belgelerde görecek ve kendisine takılan ‘Gönüllü Bombacı’ lakabının da haksız olmadığını okuyacaksınız.
Pamuk: 'İktidardakileri Dinden Çok Para İlgilendiriyor'
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk Almanya'nın haftalık Die Zeit gazetesine verdiği röportajında Türkiye'nin AB üyeliği meselesinin artık geçmişte kaldığını ve kendinin de büyük hayal kırıklığı yaşadığını söyledi. Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun 'zenginleşme ile beraber demokrasi talebinin gelişmemesi' olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin artık geçmişte kaldığını ve hem Avrupa Birliği'nin, hem de Türkiye'nin kendi sorunları ile boğuştuğunu belirterek, 'Büyük hayal kırıklığı yaşıyorum. 2002 ile 2009 yılları arasında iyimserdim. Türkiye Avrupa Birliği'ne girmeyi başardığında 'harikalar diyarındaki Alice' gibi her konuda konuşabileceğimize inanmıştım.' dedi.'ONLARI DİNDEN FAZLA PARA İLGİLENDİRİYOR'Türkiye'nin İslam dünyası için rol model olmasına da inanmadığını söyleyen Orhan Pamuk, Türkiye'nin sorununun, zenginleştiği ölçüde demokratlığının gelişmemesi ve ikisinin paralel ilerlememesi olduğunu ifade etti.Orhan Pamuk, yolsuzlukların ise siyasal İslam'ın gizemini kaldırdığını söyledi. 1990'li yıllarda siyasal İslamcılığın gizemli bir tarafının olduğunu, hatta Marksist ve Komünistlerin dahi bunu ilginç bulduğunu belirten Orhan Pamuk, bugün ise siyasal İslam'ın yolsuzluk nedeniyle gizemini tamamen kaybettiğini dile getirdi.Orhan Pamuk şöyle konuştu: 'Yolsuzluk nedeniyle siyasal İslam gizemini tamamen kaybetti. Türkiye'nin İslamcıları bir zamanlar toplumun alt kesimlerinden taşralı, kızgın, kendilerine yapılanları unutmaz kişilerdi. 12-13 sene sonra şimdi kendileri yönetim kadrosunu oluşturuyorlar. Şimdi her müesseseye el atıyor, iktidarı merkezileştiriyorlar. Onları dinden fazla para ilgilendiriyor. İslam sadece söylemlerini süsleyen bir unsur haline gelmiş durumda.' şeklinde konuştu.'HER GÜN YOLSUZLUK HABERİ OKUYORLAR...'Halkın bunu neden görmediği yönündeki soruya ise Orhan Pamuk şöyle cevap verdi: 'Çoğu insan bunu görüyor, ama ekonomi iyi gittiği için bir şeylerin değişmesini istemiyorlar. Gelişmekte olan çoğu ülkede - ki Türkiye de bunlardan biridir - insanları asıl ilgilendiren demokrasi değildir. İnsanları ekonomik büyüme daha fazla ilgilendirir. İnsanlar her gün yolsuzluk haberlerini okuyorlar ama kişisel olarak ön sene öncesine göre daha iyi durumda oldukları sürece hükümete destek veriyorlar.'Orhan Pamuk 2005 yılında da Alman Yayıncılar Birliği'nin barış Ödülünü kazanmış, 2007 yılında ise Berlin Hür Üniversitesi (FU), Brüksel Katolik Üniversitesi ve İstanbul Boğaziçi Üniversiteleri tarafından fahri doktora unvanına layık görülmüştü.Zaman
Tişörtlere Basılmak Üzere Bir Tasarımcının Elinden Çıkmış 21 Dahiyane İllüstrasyon
Hands Off My Dinosaur adlı sitenin sahibi sanatçı Teo Zirinis, genel olarak filmlerde ve efsanelerde yer alan canavarları konu ettiği illüstrasyonları ile eğlenceli bir çalışmaya imza atmış. İster tişörtlerinize baskı şeklinde ister farklı alanlarda kullanabileceğiniz illüstrasyon çalışmalarının tamamı için sanatçının Web Sitesini ziyaret edebilirsiniz.
Akustikhane'de Bu Yıl Gerçekleştirilmiş En Acayip 10 Performans
Akustikhane müzisyenlerin canlı canlı performanslarını sergiledikleri, hoş sohbetin hakim olduğu bir performans evi. Bugüne kadar 525 şarkı kaydedildi. Bu sezon sadece internet yayınına başlayan Akustikhane'de gerçekleşmiş güzide performansları listeledik.
Björk 'Vulnicura'dan İkinci Video Klibi Yayınladı
20 Ocak tarihinde 'Vulnicura' adlı 9. stüdyo albümünü piyasaya süren ve albümden ilk video klip çalışmasını 'Lionsong' adlı şarkısına gerçekleştiren Björk, albümün 2. video klibini ise 'Family' adlı şarkısına gerçekleştirdi. Sanatçı, klipte albümün içerisinde kullandığı görseli adeta canlandırdı.
Filmmor Kadın Film Festivali Başladı
13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali başladı. İstanbul'un ardından Denizli, Bodrum, Diyarbakır, Adana ve İzmir'e gidecek olan festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor.'Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması' temasıyla düzenlenen 13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Film Festivali, 13 Mart Cuma günü başladı.Festivalde 25 ülkeden, 61 film gösteriliyor ve filmler 'Kadınların Sineması', 'Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi', 'Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi', 'Kendine Ait Bir Cüzdan', 'Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler' ve 'Bedenimiz Bizimdir' adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşuyor.Festivalin İstanbul gösterimleri 22 Mart’a kadar sürecek.Filmmor 28-29 Mart'ta Denizli'de, 4-5 Nisan'da Muğla-Bodrum'da, 11-12 Nisan'da Diyarbakır'da, 18-19 Nisan'da Adana'da, 25-26 Nisan'da İzmir'de seyirciyle buluşacak.Festival programı ise şöyle:
Çanakkale Denildiğinde Akla Gelen 30 Şey
I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. Çanakkale'nin her karışında bu savaşı hissedersiniz.
12. Geleneksel Smithsonian Fotoğraf Yarışması'nda Finale Kalan Çalışmalardan 17 Seçme
Washington DC’nin prestijli kuruluşu Smithsonian Enstitüsü’nün resmi dergisi her yıl fotoğraf yarışması düzenliyor. Bu yıl 12.'si düzenlenen yarışmada, değerlendirmeler yine 6 farklı kategori üzerinden yapılacak. Yarışmanın 'Doğal Yaşam, Seyahat, İnsan, Amerikan Kültürü, Değiştirilmiş Görüntüler ve Mobil' kategorilerine, bu yıl 93 farklı ülkeden yaklaşık 26.500 fotoğraf sahibi başvurdu. Okuyucularının da oy verebildiği yarışmanın kazananları 31 Mart günü duyurulacak. Galerimizde 6 kategoride, finale kalan 60 fotoğraftan sizler için seçtiklerimizi paylaşacağız. Finale kalan diğer fotoğrafları bu adresten görebilirsiniz.
Alex Konahin'den Büyüleyici Detaylarıyla İnsana "İşte Budur" Dedirten 11 İllüstrasyon
Alex Konahin, Letonya kökenli bir grafik sanatçısı ve illüstratör. Sanatçı çizimlerini sıklıkla hint mürekkebi kullanarak gerçekleştiriyor.  Çizimleriyle ilgili bir diğer ayrıntı ise, kullandığı desenlerin alt yapılarında helezonik kıvrımlarla bezeli girift çiçeksi ayrıntılar olması. Kohanin'in 2013 yılında yayınladığı 'Küçük Kanatlar' adlı koleksiyonu dünya çapında yankı uyandırmıştı. Kelebek, arı ve yusufçuk gibi küçük kanatlı böceklerin detaylı çizimleriyle oluşan bu koleksiyon sayesinde Kohanin, bugün sanat çevrelerinde dikkatle izlenen bir isim. Ve o da üretmeye devam ediyor. Galerimizde sanatçının geçtiğimiz 2 yıl zarfında yayınladığı etkileyici çalışmalardan, sizler için seçtiklerimizi görebilirsiniz.Sanatçını diğer çalışmalara bu adresten ulaşabilirsiniz...
Bin 200 Yıllık Viking Yüzüğünde Allah Yazısı
İsveç'te yapılan bir kazıda 9. yüzyıldan kalma bir kadın mezarında üzerinde Arapça 'Allah'a' yazan yüzük bulundu.İsveç'te yapılan bir kazıda 9. yüzyıldan kalma bir kadın mezarında bulunan yüzük, Viking Dönemi İskadinavyası ile İslam dünyası arasındaki yakın temasa dair kanıtlar sunuyor.Radikal'den Tolunay Bayram'ın haberine göre, 1800'lerin sonlarında Birka olarak bilinen bir Viking ticaret merkezinde yapılan kazılarda gümüş bir yüzük bulunmuştu. Yüzüğün üzerindeki mor renkli ametist taşı üzerinde araştırmalar yapan bilim insanları, taşın aslında cam rengi olduğunu tespit etti. Üzerinde Arapça karakterlerle 'Allah için' veya 'Allah'a' yazan yüzüğün ticari bir ürün olarak satıldığı ve bölgeye bu şekilde geldiği düşünülüyor.