Derste sıkılınca defterimizin köşesine Cin Ali'ye benzeyen karakterler çizip bunları dövüştürürdük veya iki arabayı çarpıştırırdık. Böyle çizimlerden vazgeçemeyenler ise yeteneklerini ilerletmiş ve izlemesi keyifli bu çizimler ortaya çıkmış.
Harikrishna ve Deepti isimli iki sanatçı sadece kağıt ve ışığın yardımıyla ortaya koydukları bu çarpıcı mistik dünya ile görenleri büyülüyorlar. Dikkatle kestikleri şekilli kağıt katmanları yapacakları çalışmaya göre üst üste koyduktan sonra bir ışık kaynağından yararlanıyorlar. Bu kağıttan katmanların ışık geçirme seviyeleri sayesinde çalışma üç boyutlu görüntüye kavuşup içerisinde bulunan silüetler de hayat buluyor. Görüldüğü üzere yaptıkları bu eserler herkesin kolaylıkla yapabileceği fazla materyal gerektirmeyen çalışmalar. Ama bu çalışmalardaki seviyeye gelmek için baya bir ustalaşmak gerektiğini az çok kestirebilirsiniz. Bu büyülü dünyaların devamına şahit olabilmek için Instagram ve Facebook hesaplarını takip edebilirsiniz.
Cadılar Bayramı ülkemizde yeni yeni kutlanmaya başlanan ama dünyada çok uzun süredir bir gelenek olan, Hristiyanların bayram gibi gördüğü, kostümleri, partileriyle ünlü, filmlere konu olan bir fenomen. Peki Cadılar Bayramıyla ilgili bildiklerinizin ne kadarı doğru?
Graffiti sanatçılarının yaptıkları iş aslında hüzünlü duvarların sesi olup onları konuşturmak. Bu işi Türkiye'nin en iyi yapanlarından biri olan Highero'nun yaptığı 23 sanat eserini sizlerle paylaşıyoruz.
Psikolojik gerilim filmleri, karakterlerin dengesiz duygusal durumlarının sürekli olarak değiştiği konuları ele alan gerilim türünün özel bir alt kategorisidir. Bugün listelerde zirveleri zorlayan Dövüş Kulübü, Cinnet, Zindan Adası vb. gibi birçok filmde karşılaştığımız bu tür, sinemaseverler için her zaman ilgi çekici bir konu oldu. İşte bu türün takipçisi olanlara gözden kaçırmış olabilecekleri filmleri derledik. Şimdiden iyi seyirler.IMDb puanları baz alınarak sıralanmıştır.
Yılmaz Güney'in senaryosunu yazdığı, Şerif Gören'in yönetmenlik koltuğunda oturduğu, Cannes'dan Altın Palmiyeli filmi'Yol', 33 yıl aradan sonra yeniden Fransız seyircisiyle buluşacak.
Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Kasım- 6 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirilecek 52. Uluslararası Antalya Film Festivali'nin Ulusal Uzun Metrajlı Yarışma Jürisi başkanlığını Ömer Vargı üstlendi.Sinemaya 1974 yılında Yılmaz Güney ve Şerif Gören ile ‘Endişe’ filminde çalışarak başlayan Ömer Vargı, ‘Deprem’, ‘Taksi Şoförü’ ve ‘Nehir’ filmlerinde Gören’in asistanlığını yaptı. 80’li yıllarda uzun metrajlı film yapımına başlayan Vargı, Link Prodüksiyon ve Filma-Cass’ın ortağı olarak, birçok uzun metrajlı filmin yanı sıra 1977 yılından bugüne 1000’den fazla reklam filmi yönetti.1998 yılında ilk kez bir uzun metraj film için yönetmenlik koltuğuna oturan Ömer Vargı, ‘Her Şey Çok Güzel Olacak’a imza attı. Vargı, sonrasında ‘İnşaat’ (2003), ‘Kabadayı’ (2007), ‘Anadolu Kartalları’ (2011) ve ‘İnşaat 2’yi (2015) yönetti.Ömer Vargı, Festival Basın Ofisi aracılığıyla yaptığı açıklamada; “Sinema; yaratanı, yapanı, izleyicisi, yazarları ve festivalleriyle bir bütün. Uluslararası Antalya Film Festivali’nin, bu bütün içinde sinemamız adına korunması ve sahip çıkılması gereken geleneksel bir yapısının olduğunu düşünüyorum” dedi. DHA
Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta 7 film vizyona girecek.30 Ekim Cuma günü vizyona girecek 5 filmin yanı sıra, dün de Şahin Altuğ'un yönettiği yerli romantik komedi filmi 'Git Başımdan' ve Bernard Rose'un yönetmenliğini yaptığı gerilim filmi 'Frankenstein' izleyiciyle buluştu.
Polonya'da bir mahkeme, ünlü film yönetmeni Roman Polanski'nin 1970'lerde 13 yaşındaki bir kızla cinsel ilişkiye girmesi nedeniyle ABD'den gelen iade talebini reddetti.Daha önce de İsviçre'den bir mahkeme benzer bir karar almıştı.Polanski 1978 yılında suçunu itiraf etmiş, 42 gün hapis yattıktan sonra salıverilmiş, ancak davası henüz devam ederken ABD'den kaçmıştı.Ağırlıklı olarak Fransa'da yaşayan Polanski, yıllar sonra bir ziyaret için bulunduğu İsviçre'de yine ABD'den gelen talep üzerine tutuklandı.Ancak dokuz ay ev hapsinde kaldıktan sonra, 2010'da ABD'nin iade isteği reddedildi.82 yaşındaki Roman Polanski'nin şu anda nerede olduğu bilinmiyor ancak AP ajansının haberine göre 188 ülkede geçerli olan Interpol arama emrinden kaçmak için yalnızca Fransa, İsviçre ve Polonya'da bulunuyor.Polonya'daki mahkemenin talebi reddetmesi, yönetmene nefes aldıracak.Ancak ABD'nin temyize gitmesi durumunda tablo değişebilir: Polonya'da geçen hafta sonunda yapılan seçimle iktidara gelen muhafazakar Hukuk ve Adalet Partisi'nin, iadeden yana olduğu biliniyor.Polanski, Polonya'nın yaşayan en büyük yönetmenlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Luigi Tarini, insanları korkutmaktan sıkılan ve neşeli pozlar vermek isteyen korku film karakterlerini kült haline gelmiş romantik filmlere yerleştirmiş. Yaptığı kolajlarla korku film karakterlerini bile sevimli göstermeyi başaran sanatçının, daha çok çalışmasına buradan göz atabilirsiniz.
CHP İstanbul milletvekili Şafak Pavey, yüzden fazla hayatın son bulduğu Ankara Katliamı sonrasında, hastanelerde tedavi gören yaralılarla görüşmeler gerçekleştirdi ve kısa bir belgesel yayınladı.
Her ne yapıyorsanız, bir kenarı koyup bu listeye bir göz atın. Eğer henüz izlemediğiniz bir seri var ise, önce onları izleyin.Burada yazılmış hangi seriyi izlerseniz izleyin, asla pişman olmayacaksanız.
Ariana Grande yeni single'ına çektiği video klibini paylaştı. Moonlight isimli yeni albümünün çıkış parçası olan Focus'ta 70'lerin tınılarını güncel pop ritimleriyle birleştiren Ariana, klipte hem fütüristik hem de retro bir hava yaratmayı başardı.
Futbol efsanesi Maradona futbolcular gibi müzisyenlere de yıllarca ilhan kaynağı olmuştu. Biz de bugün 55. yaşını kutlayan Diego Armando Maradona Franco'nun doğum günü şerefine adına yazılmış şarkılardan 5 tanesini sizler için seçtik.
Poy. Photography lakaplı Taylandlı fotoğraf sanatçısı, 'Arriety' isimli Japon animasyonundan ilham alarak başladığı bu işe, kendi fikirlerini katarak ortaya eğlenceli bir çalışma çıkarmış. Daha fazla bilgi için; https://www.facebook.com/peeowhyhymoaad