Stres, Saçı Bir Gecede Beyazlatır mı?
Stres yüzünden saçın bir gecede beyazlayabildiği inancı oldukça yaygın. Claudia Hammond sorunun kökenine inmenin zorluklarını anlatıyor.Kaptan Pilot Eric Moody, 1982’de Kuala Lumpur’dan Perth’e uçuş sırasında uçağın dört motorunun birden durduğunu, Cakarta havalimanına acil iniş yapmak zorunda kalmış. Bütün bu süreç boyunca pek korku belirtisi göstermeyen Moody’nin altı ay sonra saçlarında bir tutam beyazlaşmış; bir yıl sonra ise bütün saçı ağarmış.Benzer şeyler başka tarihsel karakterlerin de başına gelmiş. Fransa kraliçesi Marie Antoinette 37 yaşında giyotine gitmeden bir gece önce saçlarının beyazlaştığı söylenir. İngiliz avukat Thomas More’un da 1535’te idamından hemen önce saçlarının ağardığı rivayet edilir.Peki, bu hikâyelerin doğruluk derecesi ne? Saçların bir gecede ağarması bilimsel olarak mümkün mü? Saçın bu kadar kısa sürede renk değiştirmesine neden olan fizyolojik bir süreç var mıdır?Saça rengini veren iki tür melanin pigmenti vardır: Saçın koyuluğunu belirleyen ‘eumelanin’ ile saçın kızıllık ve sarışınlık derecesini belirleyen ‘feomelanin’. Yaşımız ilerledikçe saç foliküllerindeki hücreler bu pigmentleri üretmez olur. Bunun sonucu ise saçın renksiz hale gelmesidir. Saçımızın bir kısmı eski renginde bir kısmı ise renksiz olunca, özellikle koyu renk saçlılarda ortaya gri bir görüntü çıkar.Bu süreç hakkında tam bilgiye sahip değiliz. Bir araştırmada, saçı suni yollardan ağartmada kullanılan kimyasalın doğal ağarmada da devreye girdiği görülmüştür. Fareler üzerinde yapılan araştırmalarda şu sonuca varılmıştır: Melanin üreten hücreler hidrojen peroksit de üretiyor ve normalde bu katalaz adı verilen bir enzim tarafından parçalanıyor. Fakat yaş ilerledikçe bu enzim miktarı azalıyor ve hidrojen peroksit birikmesi melanin üretimini engelliyor.Ani saç ağarmasına tıpta ‘canities subita’ deniyor. Aslında saçlar renk değiştirmiyor, renkli olan saçlar dökülüyor. ‘Alopesia arieta’ adı verilen hastalık ani saç dökülmesine ve kısmi kelliğe yol açıyor. Vücudun bağışıklık sisteminin tetiklediği bir reaksiyon olduğu sanılıyor; vücut kendisine karşı harekete geçiyor. Stres durumu daha da ağırlaştırıyor. Korkunç şeyler tecrübe eden insanlarda ani saç ağarması bununla bağlantılı olabilir. Bazı durumlarda beyaz saçlar bu süreçten etkilenmiyor.Yani şok durumunda saç dökülmesi meydana gelebilir. Dökülen saç da renkli saçlar olacağından beyaz saçlar kalacak, tüm saç beyazlamış gibi görünecektir. Belki de bağışıklık sisteminin karşı saldırıya geçtiği şey pigment üretme sistemidir. Pigment üretmeyen beyaz saç folikülleri bu nedenle etkilenmiyor olabilir.Bu yaklaşım Kaptan Moody’nin durumunu açıklayabilir. Moody’nin saçının tümüyle beyazlaşması bir yılı bulmuş. Fakat saçları henüz beyazlamamış ya da az beyazlamış gençlerle ilgili anlatılan bir gecede beyazlama hikâyeleri için ne denebilir?Bir başka vaka da İsviçre’de 54 yaşındaki bir kadının kafasında küçük bir bölgede görülen saç dökülmesi. Kortizon tedavisiyle saç dökülmesi durmuş, ama birkaç hafta içinde saçları tümüyle beyazlamıştı.Bu yıl kimya alanında Nobel ödülü alan Robert Lefkowitz’in önderliğindeki bir ekibin geçen yıl yaptığı bir araştırma bu sorunun yanıtına bir adım daha yaklaşmamızı sağladı. Farelerde yapılan araştırmada, kronik stresin DNA’da hasara neden olan bir mekanizma yarattığını ve bunun saç ağarmasına yol açabileceğini tespit ettiler.Saçların beyazlaması tıbbın kolayca çözeceği basit bir sorun olarak algılanır, ama öyle değildir. Tam olarak meydana gelen süreci görmek için şoka uğratıcı bir olay öncesinde ve sonrasında saç yapısını, rengini, kalınlığını incelemek gerekir. Hayati tehlike oluşturan anlar nadir oldukları gibi önceden bilinemezler de. Hiçbir etik komisyonu da laboratuvardaki gönüllü denekleri yeterince korkutacak bir olaya meydan verilmesini kabul edemez.Kısacası, şok nedeniyle saçın renk değiştirmesi dşüncesi oldukça ilginçtir. Belki de bunun ardında yatan şey vücudumuzun bizim dışa vurduğumuzdan çok daha fazlasını yaşıyor olduğu düşüncesidir. Yani kaptan pilot Moody, motorları duran uçağa acil inişi soğukkanlı bir şekilde yaptırmış olsa da, vücudu ayrı bir hikâye anlatıyor olabilir.Claudia Hammond | BBC Future
Davutoğlu: 'Nedir Bu Osmanlı Alerjisi Anlamıyorum'
 Başbakan Davutoğlu, Osmanlıca'nın seçmeli ders olarak okutulmasının teklif edildiğini söyledi, 'İsteyen öğrenci seçer, istemeyen öğrenci seçmez' dedi. Davutoğlu, gazetecilerin CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç’un, AKP’ye yakın 85 ismin torpille bazı devlet kurumlarına yerleştirildiği iddiasına dair soruyu ise yanıtlamadı. 
Amazon'un Devasa Depolarında Çalışan Yeni Nesil Robotlar
Amazon bildiğimiz üzere ABD'nin ve dünyanın en büyük e-ticaret merkezlerinden birisi. Devasa depolara sahip olan Amazon'un bu depolardaki işleyişin ve siparişlerin insanlara ulaşmadan önce nasıl bir işlem geçirdiğini öğrenmek adına bu videoyu izliyoruz..
Tonlarca Ücretsiz Einstein Belgesi!
Geçtiğimiz Cuma günü yayına alınan Digital Einstein koleksiyonu içinde Einstein’dan mektuplar, yazışmalar, kartpostallar ve notlar barındırıyor. Ücretsiz olarak erişime açılan belgeler fizikçiler ve Einstein meraklıları için adeta bir hazine gibi.Elbette 1923 tarihine kadar uzanan belgeler Einstein’in Almancasıyla yazılmış ancak Princeton kullanıcılara İngilizce tercüme edilmiş versiyonlarını da sunuyor. Üstelik belgeleri anlamak için fizik doktorasına sahip olmak gerekmiyor (tabii katkısı yadsınamaz).Arşiv sadece Einstein’in yazılarını içermekle de kalmıyor; Caltech’in Einstein Papers Project’inden 13 seriyi de barındırıyor. Bu sayı 30’a tamamlanacak.
Reklam
"Einstein Bu Atamaları Görse İntihar Ederdi"
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, yoksulluk baş planda olmak üzere en büyük sorunun işsizlik olduğunu, Türkiye'nin son yıllarda ekonomide yeterli büyümeyi sağlayamadığını kaydetti. Koç, AK Parti iktidarının, kamuya personel seçmeyi kadük ettiğini, hakkaniyeti çiğnediğini, siyasi himayenin devlet memuru olma noktasına getirdiğini savundu.İŞTE HALUK KOÇ'UN AÇIKLADIĞI O LİSTEErdoğan'ın teyzesinin oğlu İbrahim Er ilköğretim müfettişi iken, AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından MEB ilköğretim Genel Müdür Yardımcılığı'na sonrasında da ilköğretim Genel Müdürlüğü görevine getirildi. 2011 yılında ise Danıştay tarihinde belki de bir ilk olarak bir ilkokul öğretmeni Danıştay üyesi yapıldı.Erdoğan'ın teyzesinin diğer oğlu da Recep Ali Er sınıf öğretmeni iken 2013 yılında da KYK Genel Müdür Yardımcısı yapıldı.Erdoğan'ın 2 yıllık itfaiyecilik mezunu olan akrabası Recep Ali Erdoğan şu anda KOSGEB İnsan Kaynakları Dairesi Başkanı olarak görev yapıyor.Erdoğan'ın Avukatı Muammer Cemaloğlu'nun eşi Berna Cematoğlu, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda memur olarak çalışıyor.Erdoğan'ın Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan'ın yeğeni Burhan Doğan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda uzman yardımcısı yapıldı.Erdoğan'ın AKP Genel Başkanlık Makamındaki Özel Kalem Müdürü Fatih Can'ın kardeşi, Ömer Faruk Can, sınavsız olarak Telekomünikasyon iletişim Başkanlığı'nda (TİB) işe alındı ve uzman yapıldı.Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın Kartal İmam Hatip Lisesi'nden arkadaşı İbrahim Eren ATV'den Başbakanlığa alınıp istisnai kadrodan memur yapıldıktan sonra TRT Genel Müdür Yardımcılığı görevine getirildi.TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in oğlu Ahmet Çağrı Çiçek, 2000 yılında TBMM Dış ilişkiler ve Protokol Müdürlüğü'nde işe başladı, SPK'da Sermaye Piyasaları Daire Başkanı oldu, Mayıs 2012'dede EPDK üyeliğini getirildi.Başbakan Bülent Arınç'ın danışmanı Metin Karadağ, TİB'e kaydırılarak uzman yapıldı.Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın Akif Büyükergene Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda uzman olarak çalışıyor.Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in amcasının oğlu Mehmet Veysi Şimşek, Batman'da tarım işleri uğraşan bir kişi idi. Veysi Şimşek önce Hazine Müsteşarlığında gayrı resmi danışman yapıldı. Mehmet Şimşek Maliye Bakanı olduktan sonra ise Veysi Şimşek Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nda başkan müşaviri yapıldı.Şimşek'in baldızı Coğrafya Öğretmeni Esin Kara herhangi bir sınava girmeden TOKİ'de göreve başlatıldı. Baldızının eşi Avrupa Birliği Bakanlığı'na müşavir olarak alındı.Milli Savunma Bakanı ismet Yılmaz'ın abisinin bacanağı Mustafa Yaman, sınavsız olarak TİB'de işe alındı ve uzman yapıldı.Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yeğeninin eşi Ahmet Onur Ak, KOSGEB'te işe başlatıldı. Hâlihazırda Bakan Danışmanı olarak görev yapıyor.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Faruk Çelik'in yeğeni Ahmet Toraman, Diyanette imam iken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nda işe başlatıldı.Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli'nin bacanağı Orhan Öğe, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda Müsteşar Yardımcılığı görevine atandı.İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın kız kardeşi Elif Ala sınavsız olarak Şırnak Valiliği'ne Özel Kalem Müdürü yapıldı. Hiç bekletilmeksizin önce memleketi Erzurum'a, sonrasında Ankara'da Gençlik ve Spor Bakanlığı'na memur olarak atandı.Ala'nın erkek kardeşi Atıf Ala öğretmen iken Bakan kardeşinin torpilleri sayesinde 3 yıl içerisinde Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı görevine kadar yükseltildi.Efkan Ala'nın Başbakanlık Müsteşarlığı görevi esnasında Özel Kalem Müdürü olan Serap Akınoğlu, maaşı yükselsin diye kadrosu TİB'e kaydırıldı.İçişleri Bakan Yardımcısı Osman Güneş'in kızı Nurdan Güneş şimdiki Bakan Ala Batman Valisi iken sınavsız olarak Valiliğe Özel Kalem Müdürü yapıldı. Nurdan Güneş eşinin yanına Ankara'ya tayin edildi. Güneş'in oğlu Abdülhamit Güneş önce Şırnak Valiliği'ne Özel Kalem Müdürü olarak atandı. Ardından da bir gün bile Şırnak'a gönderilmeden Başbakanlığa memur olarak alındı. Başbakanlık Güvenlik işleri Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanı yapıldı.Bilim ve Sanayi Bakanı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın yakın arkadaşı Arif Koyuncu bir belediyede özel kalem müdürlüğü verilerek, istisnai kadrodan memur yapıldıktan sonra önce TRT'de müşavir, ardından TÜBİTAK'ta Genel Sekreter yapıldı.Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay kızının arkadaşı olarak tanıttığı Melabat Çelebiözü, önce sınavsız olarak çok yüksek ücretle Bakanlık Müşavirliği'nde göreve başlatıldı. Sonrasında da Atom Enerjisi Kurumu'na uzman olarak atandı.Eski içişleri Bakanı Muammer Güler'in bateristlik ve barmenlik yapan yeğeni Hakan Güler, önce sınavsız olarak özel kalem müdürlüğüne atanıp memur yapıldı. Sonrasında da Avrupa Birliği Uzmanlığına atandı.Eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'in kayınbiraderi Mehmet Akif Okur, önce Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanı, sonrada Gençlik ve Spor Bakanlığı'nda Genel Müdür Yardımcısı yapıldı.Gaziantep Belediye Başkanı ve eski Bakan Fatma Şahin'in erkek kardeşi Ünal Kıymık, açıktan Muş Valiliği Özel Kalem Müdürlüğü'ne atanarak devlet memuru olması sağlandı.CHP genel merkezinde basın toplantısı düzenleyen Haluk Koç, hak edenin o görevlere gelmesi için konulmuş bir sınav olduğunu, AK Parti iktidarı döneminde bunun da tarumar edildiğini ifade etti. Koç, ' 'Saray dalkavuksuz, siyaset yalakasız olmaz.' Bunun tersini de düşünebilirsiniz.' ifadelerini kullandı. AK Parti'nin kendi yakınlarına, kendi yandaşlarına kadro ulufesi dağıtmayı kendisine görev bilmiş durumdu olduğunu savunan Koç, '20 milyon kişi KPSS'ye girdi. Bunun 610 bini devlet memuru olarak atanabiliyor. Bunun 370 bini öğretmen kadrosu. Devlete hak ederek bir kadroya girme şansını bu sınavlara bağlayanlar, yüzde 97 yurttaşımız hayal kırıklığı yaşıyor.' dedi.'AKP'li olmayıp sade vatandaş olursanız bazıları sınava alınmıyor. Saç renginden dolayı Pelin Derya Çetinkaya sınava alınmıyor.' diyen Koç, KPSS'ye girip atanamayan 20 gencin intihar ettiğini ve bunların yerine AK Parti'nin yakınlarının, hile yapılarak sınavsız kadroya taşındığını vurguladı.'Bin odalı değil 5 bin 500 odalı olsa ne olur? Nasıl yatıyorsun yatakta?' diyen Koç, devlet memuru olma, yer değiştirme, istifa sonrası geri dönüşte, işçi alımında, Adalet Bakanlığı'nda memur alımında, ek ödeme veren kurumlara geçişte torpil yapıldığını savundu. 'Varsa AKP yakından, ampullü bir kartvizit varsa bu işlemleri yapman için senin için bir sorun yok.' diyen Koç, eğer bunlar yoksa liyakatle sınavla yükselmenin unutulması gerektiğini ifade etti.Organize işlerin sadece bir film adı olmadığını belirten Koç, AKP'nin siyaset karnesinin adının da organize işler olduğunu iddia etti. 'Vatandaş soruyor; KPSS varsa neden torpil var, torpil varsa neden KPSS yapıyorsunuz?' diyen Koç; İçişleri Bakanı Efkan Ala, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere bazı bakanların akrabalarının atama işlemlerini anlattı. 'Eski İçişleri Bakanı Beşir Atalay, kızının arkadaşı olarak tanıttığı Melahat Çelebiözü, önce sınavsız olarak çok yüksek ücretle bakanlık müşavirliğinde göreve başlatıldı. Sonrasında da ATOM Enerjisi Kurumu'na uzman olarak atandı.' diyen Koç, 'Einstein bile intihar ederdi herhalde görse.' ifadelerini kullandı.'Hem çalıyorlar hem de iş yapıyorlar.' diyen Koç, 'Bu vicdan sorunudur, bu ahlak sorunudur. İnançlı bir insanın yüreğinin kaldırmayacağı, hukuka saygılı bir yurttaşın kabul edemeyeceği bir durumdur.' şeklinde konuştu.Bu konuda mağdur olanlara seslenen Koç, 'Bu namertlerden, bu vicdansızlardan hesap sorulacak. Hiçbirinizin hakkı bunların yanına bırakılmayacak. Sıkıntılı bir durum. Bunların anlatılması lazım. AK troller istediği kadar yazsın, bu AKP döneminin en acı gerçeklerinden birisi.' dedi.Zaman
Bunca Yıldır Yanlış Bildiğinize İnanamayacağınız 10 Bilimsel Gerçek
Yanılgılar hayatlarımızın bir parçasıdır. Çoğumuzun beyni aslında doğru olmayan birçok fikir ya da düşünce ile doludur. Ve bu yanılgılar zamanla kök salarak bilincimizin en derinlerine yerleşirler.  Okuyarak bu yanlış bilgilerin bazılarından kurtulabiliriz. Şayet okumak ilginizi çekmiyorsa, sizi çevrenizle yanlış bilgiler paylaşmaktan kurtaracak,  'Yanlış Bildiğimiz 10 Bilimsel Gerçek' :  
Reklam
'Solakların Zengin Olma Şansı Daha Az'
Harvard Kennedy School tarafından yapılan araştırma, solak insanların ağırlıklı olarak el işleri gerektiren mesleklerde çalışabildiklerini ve sağlaklara kıyasla daha az kazandıklarını öne sürdü.ABD'de yapılan araştırma, solakların tepkisine yol açtı. Journal of Economic Perspectives Fall dergisinde yayımlanan araştırmada, solakların daha çok mavi yakalı işlerde görev aldığı ve dolayısıyla gelirlerinin sağlaklara kıyasla daha az olduğu ileri sürüldü. Solakların el işlerine daha yatkın olması, matematik ve okuma alanlarında daha az başarı göstermelerine bağlandı.Araştırmada yer alan Profesör Josh Goodman, 'elde edilen sonuçların sağlak veya solak olmak arasındaki öngörülere meydan okuduğunu' belirtti. FoxNews'e açıklama yapan Goodman, 'Araştırmamda, insanların lisanı işleme yeteneğinin beyindeki farklı sinir yapısıyla değişebileceğini gördük. Bu durumun matematik yeteneği ve hayatın ileri dönemlerinde elde edilen gelire ise az bir etkisi bulunuyor' dedi.ABD ve Birleşik Krallık'ta yaşayan 47 bin kişiden alınan verilerle yapılan araştırmada, solakların yüzde 12'sinin sağlaklara kıyasla ömürleri boyunca daha az para kazandığı belirtildi. Veriler, her sekiz kişiden birinin solak olduğunu gösterdi.Solaklar tarafından sosyal medya baskısına maruz kaldığını belirten Goodman, 'Solakların herhangi bir dezavantajı olduğu gibi bir bulgu söz konusu değil' ifadesini kullandı. Hangi elle yazmayı tercih etmemizin sandığımızdan daha fazla şeyi açığa çıkardığını savunan Goodman, 'sağlak ve solak insanların beyinlerinde sinir ağlarının farklı olabileceğini' savundu.Solak ebeveynin çocuğu da solak olmalıEşinin de solak olduğunu ve sol eliyle yazan çok sayıda başarılı insan olduğunu not düşen Goodman, buna rağmen solakların disleksi (yazı okuyamama) gibi rahatsızlıklara daha açık olduklarını ve matematik ile okuma alanlarında sağlaklara göre daha fazla zorlandıklarını belirtti.Solak annelerin doğum oranlarının da sağlaklara göre daha düşük olduğunu öne süren Goodman, solak annelerin stres seviyesinin daha yüksek olduğunu savundu. Goodman sunduğu bulgulara rağmen, solak anne-babaların çocuklarının da solak yetiştirilmesi halinde söz konusu sorunların neredeyse görülmediğini ve çocuğun başarı oranının arttığını belirtti.Al Jazeera Turk
Gribe Karşı 'Yoğurt' Tüketin
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhsin Akbaba, kış aylarında sık görülen soğuk algınlığı ve gribe karşı yoğurt tüketilmesini önerdi. Yoğurdun sofralardan eksik edilmemesini isteyen Akbaba, 'Yoğurt vücudun savunma sistemini güçlendiren bir gıdadır' dedi.Yılın her döneminde yeterli ve dengeli beslenmeyle sağlığın korunması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Muhsin Akbaba, beslenmeye kış aylarında daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. Kışın hastalıklara karşı bolca meyve ve sebze tüketilmesini öneren Prof. Dr. Muhsin Akbaba şöyle konuştu:'Vücut direncini artırmak ve vücuda yeterli miktarda vitamin ve mineral alınmasını sağlamak için sebze ve meyve çeşitlerinden yararlanılması gerekiyor. Savunma sistemini güçlendirici A ve C vitamini gibi antioksidan vitaminlerden zengin, sebze ve meyveler tüketilmelidir. Taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önemlidir.'NELER YEMELİ?E vitamininin de bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Muhsin Akbaba, şunları kaydetti:'Soğuk algınlığı ve diğer enfeksiyonlara karşı E vitamini vücut direncini arttırmaktadır. E vitamini için yeşil yapraklı sebzeler, fındık ve ceviz gibi yağlı tohumlar ve kuru baklagillerin yeterli miktarlarda tüketilmesi önemlidir. Kışın yetersiz güneş ışınları, vücudun D vitamini gereksiniminin karşılanamamasını neden olur. D vitamininin yanı sıra balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli omega, kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Sofranızdan yoğurdu eksik etmemeniz gerekir. Özellikle soğuk algınlığı ve gribe karşı vücudun savunma sistemini güçlendiren bir gıdadır yoğurt. Kışın özellikle çocuklara ayrı bir özen gösterilmeli. Ev, ofis, sınıf, toplu taşıma araçları, sinema ve tiyatro salonları gibi çoklu kullanım alanları iyi havalandırılmalı. Birçok mikrop ve virüs, hava yolu ve el ile temas sonucu bulaşmaktadır.'DHA
Reklam
Rolleri Uğruna Tanınmayacak Hallere Bürünen 25 Başarılı Oyuncu
Bir oyuncunun rolü için onlarca kilo alıp vermesi, saatlerce süren makyajlara katlanması ve bunların yanında harika bir oyunculuk sergilemesi beraberinde bol bol ödül de getiriyor görüldüğü üzere. İzleyiciye ise şaşkınlıkla izlemek düşüyor.Voldemort, Gollum gibi değişimlerde bilgisayar efekti olduğu için dahil edilmedi. Johnny Depp makyajlarıysa apayrı bir kategoride sayılmaktadır.
Nobel Ödülü 4.8 Milyon Dolara Satıldı
ABD'li genetik bilimci James Watson'ın 1962'de DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği için verilen Nobel ödülünü satışa çıkardığı, ödülün 4,8 milyon dolara satıldığı bildirildiABD'li genetik bilimci James Watson'ın 1962'de DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği için verilen Nobel ödülünü satışa çıkardığı, ödülün 4,8 milyon dolara satıldığı bildirildi.BBC'nin haberine göre, New York'taki Christie's müzayede evinde açık artırmayla satışa sunulan altın madalyanın 2,5 ila 3,5 milyon dolara satılması bekleniyordu. İlk defa hayatta olan bir Nobel sahibinin ödülü satılmış oldu. 86 yaşındaki Watson'un ödülünü maddi zorluklar nedeniyle satışa çıkardığı belirtildi.Watson'ın, satıştan elde ettiği gelirinin bir bölümünü okuduğu Chicago Üniversitesi, çalıştığı Cambridge Üniversitesi ve başkanlık ettiği Cold Spring Harbor Laboratuvarı’na bağışlayacağı duyuruldu.Watson'ın 2007'de verdiği bir röportajda, 'siyahların beyazlardan daha az zeki olduğuna dair' açıklamasının ardından bilim çevreleri tarafından dışlandığı belirtiliyor.Watson, DNA'nın çift sarmallı yapısını keşfettiği çalışmasıyla Francis Crick ve Maurice Wilkins ile tıp dalında ödül almaya hak kazanmıştı. 2004'te hayatını kaybeden Crick'in ödülü de geçen yıl 2,2 milyon dolara satılmıştı.Dünya.com
Dünyanın En Büyük Teleskobu 2024'te Açılacak
Avrupa Güney Gözlemevi (ESO), dünyanın en büyük teleskobu olarak Şili'de inşaat edilecek 'Avrupa Çok Büyük Teleskobu'nun (E-ELT) tamamlanması için onay verdi.ESO konseyi, Şili'nin Atacama Çölü'nde inşa edilmesi planlanan VLT teleskobunun 2024'te tamamlanması için onay verdi. 39.3 metre çapındaki ana aynasıyla dünyanın en büyük teleskobu olacak E-ELT, toplamda 5 ayna içerecek. Petek şeklinde 798 parçadan oluşacak ana aynanın her bir parçası 1.45 metre genişliğinde ancak sadece 50 mmm kalınlığında olacak. E-ELT’nin ikinci aynası 4.2 metre çapında olacak.Birçok optik donanım içerek olan E-ELT, yıldız sistemlerinin en erken dönemlerini incelemek ve gezegenleri oluşturan disklerin su ve organik molekül içeriğini incelemek için kullanılacak.40 metre çap civarındaki ilk teleskop olan E-ELT, dış gezegenlerin atmosferlerini inceleyerek yaşam izi arayacak. Mevcut teleskoplara kıyasla 15 kat daha fazla ışık toplayabilme yeteneği olacak E-ELT, uzaydaki karanlık gök cisimlerini ve kozmik yapıları çok daha hızlı tespit edebilecek.Bütçe sağlandıESO konseyi direktörü Tim de Zeeuw, 'konsey tarafından alınan kararın ardından teleskobun inşasının onaylandığını ve E-ELT için gerekli olan dev bütçenin sağlandığını' söyledi. Zeeuw, teleskobun tamamlanmasının ardından gelecek yılların 'çok heyecan verici keşiflere tanık olacağını' söyledi.Cerro Armazones Dağı üzerinde kurulacak E-ELT, Haziran 2012'de proje olarak sunulmuştu. Projenin onaylanması için gerekli olan bütçenin yüzde 90'ının sağlanması gerekiyordu.ESO ve Al Jazeera
Reklam
Şeytanın Yeryüzündeki 12 Mezarlığı
Yazar, biolog ve criptozoolog Ivan Sanderson'ın, 1972 yılında yazdığı 'Şeytanın yeryüzündeki 12 Mezarlığı' adlı makale, aynı yıl Saga dergisinde yayınlandı.Anderson makalesinde, insanların uzun yıllardır gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğu, dünya çevresindeki 12 bölgeye dair bilinmeyenleri gözler önüne seriyordu. Ve uzun yıllar sürecek bir tartışmanın fitili de böylece yanmıştı.  Bu 12 bölgenin her biri; insanların belirli aralıklarla ortadan kayboldu, doğaüstü olayların gerçekleştiği noktalardı. Ve Sanderson tarafından özellikle seçilmişlerdi. Bölgelerle ilgili en dikkat çekici iki husus ise; birbirlerinden eşit uzaklıkta olmaları ve Oğlak Tropiği ile Yengeç Tropiği arasında eşit olarak dağılmalarıydı. Bu geometrik denklemin içine, bir de Kuzey ve Güney Kutupları dahil olduğunda, ortaya çıkan biçim; dünyamızı sarmalayan 20 eşkenar yüzlü üçgene dönüşüyordu.Şimdi siz, bu 12 bölgede ortadan bir anda kaybolan insanların her biri için 'Doğaüstü, bilimsel, ya da sadece rastlantı' diye başlayan  bir açıklama getirebilirsiniz. Ancak asla değiştiremeyeceğiniz bir gerçek var. O da insanların, yüzyıllardır, bu bölgelerde, bir şekilde ortadan kaybolduğu ve asla bulunamadıklarıdır. Bazı uzmanlara göre Malezya Hava Yollarına ait 370 sefer sayılı uçağın kayboluşu da bu gizemlerden biri olabilir.
Muhtemelen Asla Göremeyeceğiniz 20 Nadir ve Etkileyici Doğa Olayı
etiket
Deprem, sel, hatta (Allah korusun) Tsunami bile görme imkanınız, aşağıdaki nadir doğa olaylarını görme imkanınızdan neredeyse binlerce kat daha olası. Doğa olayları ile başı dertte olan bir ülke olarak, bu kadar güzel(!) doğa olaylarını daha önce hiç yaşamadık.
Reklam
Devlet Okullarında Varlığına Derhal Son Verilmesi Gereken 5 Ders
etiket
Eğitim Bir Sen’in otelcilik ve turizm meslek liselerinde ‘Alkollü İçki Servisi’ dersinin kaldırılması önerisinin, Antalya’daki 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nda tartışmalı kabul edilmesinin ardından Milli Eğitime yardımcı olmak amacıyla okullardan kaldırılabilecek dersleri tespit ettik. Bu gereksiz dersler kaldırılırsa eğitim sisteminin rahatlayacağı aşikar.
Dünya Biliminin 2014 Yılında Attığı 10 Önemli Adım
2014 yılı boyunca, birçok bilim alanında birbirinden ilginç ve önemli adımlar atıldı. Örneğin, Satürn'ün uydularından biri olan Enseladus'un yüzeyinde bir takım gayzer patlamaları gerçekleştiğini öğrendik. 'Bunun biz insanlara ne gibi bir faydası var?' diye sorabilirsiniz fakat unutmayın ki galaksiler-arası seyahatler oldukça yakın görünüyor ve içerisinde yaşadığımız evrene dair ne kadar çok bilgiye sahip olursak, geleceğimiz hakkında da o denli olumlu adımlar atabiliriz.İşte bilim dünyasının 2014 yılında ulaştığı, birbirinden ilginç 10 gelişme;
Şenol Güneş Patladı! "Millet Dizi İzler"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş Özlüce Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.'Belki de bugün susarak anlatmak daha iyi olurdu' diyerek sözlerine başlayan Teknik Direktör Şenol Güneş, önce takımın son durumu hakkında bilgi verdi ardından da alınan kararlara tepki gösterdi.Güneş, 'Ethem ayrı koşuyor. Dün itibariyle Holmen'in sakatlığı oldu. Onun dışında sakatımız yok. Kadro olarak Kasımpaşa maçına eksiksiz çıkacağız. Kasımpaşa son yıllarda çıkış yapan bir takım. İyi oyuncuları var. Açık futbol oynuyorlar. Modern futbolun tüm uygulamalarını sahaya yansıtıyorlar. İyi bir takımla oynayacağız. İki iyi takımın güzel futbolunu bekliyorum. Kazanmaya ihtiyacımız olan bir maç. Puan olarak biraz daha yukarıda olmamız gerekiyordu. Puan kaybı istemiyoruz. Kazanma hırsızımı yukarı çıkarmak durumundayız. İyi oyun ve iyi sonuçla umarım bu maçtan ayrılırız. Kasımpaşa'nın hocası iyi bir insan ve iyi bir hoca. Kasımpaşa semtinin bir takımı. Sayısal bir çokluğu yok. Kurumsal yapısı, tesisleri iyi bir kulüp. Bizle karşılaştırınca bunların hepsi var ama taraftar bazında elimizde tutamıyoruz' dedi.'SUÇU YAPAN KİMSE CEZAYI ONA VERİN'Bursaspor'un şampiyonluk yaşamış bir kent takımı olduğunu belirten Güneş sözlerini şöyle sürdürdü:'Şampiyonluk yaşamış bir kent takımıyız. Büyük bir bölgenin takımıyız. Taraftarı da olan bir takımken bazı sebeplerden taraftarımızı zorla sahaya getiriyoruz zorla da elimizden alıyorlar. Bu futbolun patronlarının işi. Çözüme ulaşmak için kanun çıkarmak önemli. İlgili kişi ve kurumlarla diyalog kurarak çözüm aramak gerekir. Sadece kurallar çıkarılıp cezalar uygulanıyor. Suçu yapana değil herkese ceza veriyoruz. Zaman zaman futbol sahasına gelip izlemeye çalışan engelli arkadaşlarımızın da, bayanlarımızın da, maçı izlemeye gelen taraftarlarımızın da mağdur olduğu bir dönemi yaşıyoruz. 3-5 kişinin suç yaptığını düşünüyorsunuz, cezaların adaletli olduğunu düşünmüyorum. Suçu yapan kimse onlara verin. Küfürse, şiddetse küme düşürelim kapatalım kulüpleri. Suçun karşılığı verilmeli ama adaletli verilmeli haksız verilmemeli. Masumca oraya gelenler bir daha gelmezler. Onları kaçırmamak gerekiyor.'SUSMAK DAHA İYİ'Oturduğunuz yerden ceza vererek bu işi yönetemeyiz. Her gün takımla beraberim ben her gün kararlarımı sorguluyorum. Bu tip kararlar verirken dikkat etmek gerekiyor. Bizim hatalarımız vardır yapmamamız gerekiyor ama ben Balıkesir maçında ceza alan takımı görünce ben ülke futbolunda adalete inanmıyorum. Onun için susmak daha iyi diyorum. Çünkü yine ceza alacağız. Ben mecbur kalıp konuşuyorum. Ben sinirlenip konuşup da neden para cezası alayım. Konuşmama hakkımı kullanmalıyım. Bir dertleri var bir şey söylüyorlar. Hemen ceza veriyorlar. Hadi biz yaşlandık geçtik. Gençlerin önünü kapatmayın bari. Söylemlerimizin bir şeye yaramadığı yerde bizi neden konuşturuyorsunuz maçlardan sonra. Alamadık maçı üzgünüz mü diyeyim? Gerçeği konuşsam konuşamıyorsun.'ADAMINA GÖRE CEZA UYGULANIYOR'Özgür ortam sağlamazsınız yaratıcılık ortaya çıkmaz. İnsanların özgürce düşüncelerini söylemesi gerekiyor. Adamına göre ceza uygulanıyor. Öteleme çıkarıldı adamına göre. Gücünüz varsa kullanıyorsunuz. Spor barış, kardeşlik diyoruz tüm kirlilikleri burada görüyoruz. Biraz daha dikkat edilmeli. Hep aynı şeyi yaşıyoruz. 5-10 yıl sonra bu gidişle Türk futbolu olmaz. Millet dizi izler. Kendi dertlerini unutmak için dizileri izliyorlar zaten. Küfür kim yapıyorsa toplumun krizi zaten. Bazen duygular bastırılamıyor. Biz sağ duyu davranıyoruz. 10 kişi davranmayınca tüm seyirciyi yok ediyorsun. O zaman Gençlerbirliği'ne ödül verelim. Taraftar nasılsa yok. Ya da taraftarı olmayan takımı en iyi takım yapalım. Buna çözüm yolu bulalım. Bu böyle gitmez. Cezayla değil ödülle yapın. Bu futbol bir oyundur, keyiftir. Kimsenin keyfi yok. Futbolu kulüpler birliği değil futbolu o işi yapanlar yönetmelidir. Hakemler, oyuncular, antrenörler de söz sahibi olmalı. Yöneticiler yarın gidiyorlar ama futbol adamının hayatı ve mesleği bu.'BU İŞ İYİYE GİTMİYOR'Biraz farklı boyutlara bakmazsak bu iş iyiye gitmiyor. Basketbol bence futbolu geçti. Voleybol da öyle. Kendi içinde bu işi yöneten bizlerin de hata ve eksikleri var. Bunların Kasımpaşa maçıyla ilgisi yok. Bunları yok sayıp maça hazırlanacağız yani. Böylelikle Kasımpaşa maçının önemini bir kez daha söylemiş oldum.''FUTBOLCULAR İÇİN SENDİKA KURULMALI''Bu açıklamalardan sonra Ceza bekliyor musunuz?' sorusuna Güneş şu yanıtı verdi:'Bilmiyorum ki ceza verilir mi? Ben kimseye hakaret etmiyorum ama düşüncelerimi söylüyorum. Bunu bastıramıyorum. Ben ceza çok aldım. Çok haksızlığa uğradım. Saha içinde, saha dışında. Buna rağmen konuşuyorum. Kurallar silsilesini bu şekilde uygulamazsanız benim gibi Ertuğrul da, Tolunay da, Mehmet de hepsi de isyan edecektir. Orada saha sonucu ayıp susanlar olacaktır. İyi gidiş olmadığını düşünüyorum. Hiçbir şey yokmuş gibi davranamayız. Suç unsuruna sokarlar mı bilmiyorum. Hayırlısı olsun. Federasyona, kulüpler birliğine herkese iş düşüyor. Antrenör ve oyuncular daha güçlü hale gelmesi lazım. Aksi halde futbolun sahibi olmayacaktır. Herkes parasını kovalıyor şu anda. Öyle bir sistem oldu. Herkes borcumuz var diye ağlıyor, bağırıyor, bu işi yapmak istemiyorum diyor. O zaman kapatın bu işi. Bilim adamları konuşuyordu şimdi film adamları konuşuyor. Film adamları filmle ilgili konuşur, bilimle ilgili konuşmaz. Futbolcular için sendika kurulmalı ve haklarını savunmalı. Bunlar olacağına kulüpler birliği toplanıyor. Borçlar, vergi borçları konuşuluyor.''Bizim kupa maçının neden çarşamba günü olduğunu öğrenemedim' diyen tecrübeli teknik adam şöyle devam etti:'Bence yer bulamadılar bir hafta sonraya attılar. 27 günde 9 maç yapacağız. Daha önce yaşadım ben. O zaman da play-off sistemi çıktı. Sonra niye kapandı. O zaman 3 günde bir maç yapıyorduk. Alelacele yapıldı. Sonra vazgeçtiler. Seyahatler var, Türkiye'nin koşulları var. 3 günde 1 maç yapacağız. Ayın 7'sinde başlıyoruz, 3 Ocak'ta bitireceğiz. Kasımpaşa, Karabük, Trabzon 3 lig maçı 2 de kupa maçı oynayacağız. Ben oynarım sorun değil ama bunu niye yaptılar açıklasınlar. Biz de öğrenelim, haklıymışlar deyip saygı duyalım. Bilgi verirlerse memnun oluruz. Madem bu kararlar alınıyor onların da haklı taraftarları vardır. Bilgilendirilmek istiyoruz. Bu süreyi geçirecek takımımız var. En çok hücum yapan takımız, penaltı yok. Olmuyor tesadüf işte. 11. maçı oynadık.''EKONOMİMİZ YOKSA ONA GÖRE YAŞAYACAĞIZ'Kulüpteki ekonomik problemlerin sorulması üzerine ise Güneş, 'Eğer ekonomimiz yoksa ona göre yaşayacağız. Ben başkana bunu söyledim. Her gün aynı şeyi konuşmayalım. Oyuncuların da özveri yaptığını düşünüyorum sezon başından beri. Saklamaya gerek yok. Başkanın da derdi var çabalıyor, üzülüyor. Burada mühim olan takıma nasıl katkı sağlayacağız. Büyük kulüp olacaksak bütün bunları aşacağız. Şu anda sıkıntı var. Oyuncu arkadaşlardan bana da yansıdığını söylüyorum. Başkan bugün konuşacak. Çek, senet veya söz yapılacak bir şey söyledi. Alalım almayalım bekleyip devrede neticelenmesi lazım. Maçların en yoğun dönemine giriyoruz. Oyunculara söyledim söz verildiyse almalısınız. Değer kaybı olur. Konuştuğunuz zaman işi aksatır ve değeriniz yok olur. Para kazanmasından çok oyuncunun işini yapması ve değer kazanması gerekiyor. Başkan ve yönetimden biran evvel halletmesini bekliyoruz. Ama işimize bakacağız. Her gün yeni bir gün yapmamız lazım. Dikkatimizi dağıtmayacağız. İnşallah düzelir olmayacak bir şey değil,. Trabzon ile Bursa'yı karşılaştırdığım zaman orası küçük bir şehir ama daha büyük transferler yapıldı. Borcu bizden fazla. Biz borcu nüfus olarak kaldırırız. Sadece maça gelsinler, kombine alsınlar, ürünlerden alsınlar. Bunu istiyoruz. Bu düşünceleri işlemek sizin de sahiplenip desteklemeniz gerekir. Bu Bursaspor'a göre olmalı. Şampiyonluk lafını o yüzden etme hakkına sahip değiliz. Diğer takımların harcamalarına bakın bir de bize bakın. Enerjiyi sağlayacak gücümüz var. Kendi kabuğuna çekilse bile yine de kullanabiliriz. Bizimki çorak arazi değil futbol adına verimli arazi. Buradan her şey çıkar, futbolcu da çıkar, yönetici de, taraftar da, hoca da çıkar. Ama Trabzon'da ekonomisi belli ama futbol kültürü var. Burada 3 milyon nüfusun var ' ifadelerini kullandı.'İŞİN BAŞINDAYIZ''Biz işin başındayız' diyen Güneş, 'Takıma da söyledim. Doğru oynuyoruz. Takım olarak iyiyiz. Geldiğimiz mesafede bir basamak daha yukarı çıkmak lazım. Puan kaybımız onu gösteriyor. Tecrübe eksiğimiz var. Bunların hepsi zaman işi. Futbol böyle bir şey. Takım oluşmada mesafe aldık ve camiayı harekete geçirdik. Oyuncularımızın bir kaç tanesi dışarıda ve gündeme çok geliyorlar. Onlar da mutlu olsunlar. Burada oynamıyorlarsa başka yerde oynasınlar. Futbol böyle bir şeydir. Benim sıkıntım yok. Sadece taraftarı heyecanlı gördüm ama az gördüm. Sayısı az ama heyecanlılar. Bu şehir takımına sahip çıkmalı. Sabır olmadan, emek vermeden, cesaretli olmadan başarı gelmiyor. O yüzden ona devam edeceğiz. Ekonomik olarak sıkıntılar var. Oyuncularım alacağım var diye gelmesini sevmediğim bir şeydir. Söz verildiyse yapılmalı. Başkan da heyecanlı. Çalışıyor. Saha sonuçları, iyi futbol, taraftar oyuncu birlikteliği, camianın ileri gelenlerinin de sokulması bize adım attırır' diye konuştu.Sporx
Reklam