Biliyoruz, biliyoruz, çizgi romanlar klişelerden beslenen yaratıklar. Buna yapacak bir şey yok. Ölenin ölü kalmadığı, bilim adamı dediğinin kesinlikle her koşulda mucizeler yaratabildiği, yetimliğin süper kahraman olmak için mecburi bir ön koşul olduğu bir medya çizgi romanlar. Biz de onu öyle sevdik ve kabullendik. Tamam da, filmleri biraz kalıbı bozsa olmuyor mu? Çok şey istemiyoruz, sadece artık şu aşağıdaki 7 klişeden dışarı çıksalar, bir daha şu kanunları sinema sahnesinde görmesek ölümüne memnun oluruz, eminiz.
Hepimizin en büyük isteği, sağlıklı olan ve aktif çalışan bir beyine sahip olmak. Zinde kalıp, mantıklı kararlar verebilmenin sırrı da bu aslında; 'düzgün çalışan bir beyin'. Peki günlük hayatımızda yaptığımız hareketler beynimizi nasıl etkiliyor, bu konu hakkında neler biliyoruz? İşte günlük hayatta karşılaştığımız, beyin fonksiyonlarımızı etkileyen dış etkenler ve beyin hakkında bilmediğimiz bazı gerçekler;
Katolik Kilisesi’nin lideri Papa Francesco, tek tanrılı dinlerdeki yaratılış inancıyla evrim teorisinin aslında çelişmediğini, aksine birbirini tamamladığını söyledi.Vatikan’daki Papalık Bilim Akademisi’nde bir konuşma yapan Papa Francesco, “Bugün dünyanın kökeninin dayandırılıdığı Büyük Patlama (Big Bang), ilahi bir yaratıcının müdahalesi fikriyle çelişmiyor, aksine bunu gerekli kılıyor” dedi.Papa, “Doğanın evrimi, yaratılış kavramına ters düşmüyor, çünkü evrim teorisi de evrimleşen varlıkların yaratılmış olmaları ön koşulunu gerektiriyor” diye konuştu.Öte yandan bu Büyük Patlama ve evrimleşme süreçlerinin tesadüfi olmadığını, ilahi bir iradenin ürünü olduğunu söyleyen Papa şöyle devam etti:“Yaradılış hikayelerini okuduğumuzda Tanrı’yı elinde sihirli değneği olan ve her şeyi yapabilen bir büyücü gibi hayal etme yanılgısına düşebiliyoruz. Ama öyle değil. Tanrı varlıkları yarattı ve onları kendisi tarafından her birine bahşedilen kurallar çerçevesinde gelişmeye açık halde bıraktı, gelişmeleri ve kendi bütünlüklerine erişmeleri için. Yaratılış süreci bu şekilde yüzlerce, binlerce yıl içinde ilerledi ve sonunda bizim bugün bildiğimiz haline ulaştı.”Papa, bu bağlamda bilim adamlarına düşen görevin de doğanın evrimsel mekanizmalarını keşfederek “Yaratıcı’nın tasarımında var olan gelişmeyi sağlamak” olduğunu belirtti. Papa, doğaya zarar vermeninse “Tanrı’ya karşı işlenmiş büyük bir günah” olduğunu vurguladı.BBC Türkçe
Nasa'nın ürettiği bu seramik malzeme 2200°C sıcaklıkta bile dokunma olanağı veriyor. Fırından çıkan sıcak malzemenin dış katmanı hemen soğuyor ve içerisindeki sıcaklığın dışarı çıkmasını engelliyor. Nasa bu malzemeyi uzay mekiklerinin sıcaklığa dayanması gereken yerlerinde kullanmayı planlıyor.
Maymunların matematik yeteneği ölçen bilim insanları, toplama yapmakta başarılı olduklarını ortaya çıkardı. Eğitimden geçirilen ve ödülle teşvik edilen maymunlar, birçok soruya doğru yanıt vermeyi başardı. Proceedings of the National Academy of Science dergisinde yayımlanan araştırmada, bilim insanları maymunları eğitimden geçirerek toplama işlemi yapmayı öğretti.Hint şebeklerini (rhesus macaques) eğitimden geçiren araştırmacılar, maymunlara 0'dan 25'e kadar olan rakam ve sayıları belli sembollerle öğretti. Maymunlar, eğitim süresine bağlı olarak sembolleri yüzde 70-90 doğruluk oranıyla öğrenmeyi başardı.Harvard Tıp Okulu’ndan Nörolog Margaret Livingstone ve meslektaşları tarafından yapılan eğitimde, maymunlara iki sembol arasında seçim yapabilecekleri dokunmatik ekran gösterildi. Verilen ödüle göre, maymunlar zamanla değeri yüksek olan rakam veya sayıyı göstermeyi öğrendi ve daha iyi olan ödülü aldı.Örneklerden birinde, maymuna 9 sonucunu verecek işlem soruldu ve seçeneklere (4+5) ile '8' seçenekleri kondu. Rakamların değerlerini öğrenen maymun, 8'den daha büyük değer vereceğini bildiği için (4+5) seçeneğine bastı ve ödülü kaptı.Küçük değerler daha kolay anlaşılıyorYapılan deneyler, maymunların rakamları ve toplamlarında verdikleri sayıları öğrendiklerini gösterdi. Araştırmacılar, sadece rakamsal değerleri öğrenen maymunların yaptığı işlemlerde doğru sonuç oranının yüzde 10-30 arasında kaldığına dikkat çekti. Toplamayı öğrenen ve ödüllerle teşvik edilen maymunlarda ise doğru işlem oranı yüzde 50'nin üzerine çıktı.Bilim insanlarının geçmişte balıklar da dahil olmak üzere hayvanlar üzerinde yaptığı gözlemler, küçük rakam veya değerlerin büyük rakamlara göre daha kolay anlaşıldığını ortaya koymuştu. Aradaki fark, beynin rakamları logaritmik veya lineer ölçek üzerinde işlemesiyle ilişkilendirilmişti. Maymunlar üzerinde yapılan deneylerde, hayvanların değeri küçük rakam ve sayıları çok daha hızlı tespit etmesi, geçmişteki gözlemleri de destekledi.Haberin devamı ve fotoğraflar için : Maymunların matematikten anladığı kanıtlandı !
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, bir mühendisin geliştirdiği güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesini inceledi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bir mühendisin geliştirdiği güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesini inceledi, otomobilin sürücü koltuğuna geçti. Işık, “Arkadaşlarımız çok iyi bir çalışma yapmışlar. Testlerin yapılması gerekiyor, onları TÜBİTAK ile buluşturacağız. İddia edilen değerler çıkarsa, Türkiye için çok önemli bir kazanım olacak” dedi.Güneş enerjisi kullanımıyla yüzde 50 yakıt tasarruf sağlayan otomobil geliştiren Hakan Kır isimli bilgisayar mühendisi, projesini Nevşehir'de hafta sonu çeşitli temaslarda bulunan Bakan Işık'a tanıttı. Karayoluyla seyahat eden Işık'ı durduran Kır, projesini Işık'a anlattı. Otomobilin sürücü koltuğuna geçen Işık, bir süre aracı kullandı. Sürüşün ardından TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ı arayan Işık, gerekli testlerin yapılması için talimat verdi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, 'Arkadaşlarımız çok iyi bir çalışma yapmışlar. Testlerin yapılması gerekiyor, onları TÜBİTAK ile buluşturacağız. İddia edilen değerler çıkarsa, Türkiye için çok önemli bir kazanım olacak' diye konuştu.Projeye ilişkin Kır'a çeşitli sorular yönelten Işık, 'Sen arabayı al, Gebze'ye gel' dedi.'Tasarruf oranı yüzde 80'e çıkabilir'Hakan Kır, güneş enerjisiyle yüzde 50 yakıt tasarrufu sağlayan otomobil projesine ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, güneş enerjisiyle hem yakıt kalitesinin zenginleştirildiğini hem de petrol türevi yakıtlardan tasarruf sağlandığını söyledi. Kır, sistemin hidrojen gazının üretiminde şimdiye kadar kullanılmış tekniklerden farklı olarak daha ucuz ve daha verimli olduğunu ifade etti.Projede tasarruf oranının yüzde 80'lere kadar yükseltilebildiğine işaret eden Kır, şunları kaydetti:'Yüzde 80 tasarruf, içten yanmalı motorlarda motor ömrünü kısalttığı için bu oranı motor cinsine göre yüzde 40-50'lere kadar azalttık. Sistem emisyon oranlarında da yüzde 20 civarında azalma sağlıyor. Bu proje, günde ortalama 1 saatlik çalışmayla 3 yılda ortaya çıktı. Ar-Ge çalışmalarına 135 bin lira harcadık. Sistem bin silindir motor için yaklaşık bin 500 dolar gerektiriyor. Aracın motor silindir hacmine göre, bu bedel 10-12 bin doları bulabiliyor. Şirketimiz, tasarruf oranlarını günlük kullanım testleriyle kaydetti. Sayın Bakanımıza, aracımızın tasarruf tespitlerini yaptıracak yetkili bir merci bulamadığımızı ilettiğimizde, muazzam bir ilgi ve alaka gösterdi.'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yerli otomobil vurgusunun, çalışmalarına ilham verdiğini ve Bakan Işık'ın desteklerinden cesaret bulduğunu dile getiren Kır, projenin yaygın kullanılmasıyla Türkiye'nin ulaşım ve enerji alanındaki hedeflerini yakalamasına katkıda bulunmayı amaçladığını söyledi.AA
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'ın vatandaşlar için de kriptolu telefon projesi olduğunu söyledi, 'İsteyen bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak' dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK tarafından iki aşamalı yürütülen proje kapsamında, devletin üst düzey yöneticilerinin yanı sıra vatandaşların da kriptolu telefonları kullanmasını amaçladıklarını söyledi. Işık; 'TÜBİTAK, ticari kriptolu telefon üretimiyle ilgili çağrıya çıktı. Yani vatandaşlarımız da arzu ettiği takdirde bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak' dedi.Nevşehir Valisi Mehmet Ceylan'ı ziyaretinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Işık, kriptolu telefonları yılbaşından önce devletin üst düzey yöneticilerinin kullanımına sunmayı hedeflediklerini belirterek şunları söyledi:'Bu, tasarım ve donanım olarak çok farklı olmayacak ancak yazılımda güvenliği çok daha arttırılmış, son derece güvenli bir kriptolu telefon olacak. Bu, birinci adımımız ve şu ana kadar her şey yolunda gidiyor. İkinci aşaması ise akıllı kriptolu telefon. Ona da yılbaşından sonra başlayacağız. Bu da devletin üst düzey yöneticilerine dağıtılacak. Ayrıca TÜBİTAK, ticari kriptolu telefon üretimiyle ilgili çağrıya çıktı. Yani vatandaşlarımız da arzu ettiği takdirde bu kriptolu telefonu kullanabilecek ancak sivil versiyonu olacak.'Yerli otomobil hedefiYerli otomobil üretimine ilişkin bir soru üzerine ise Işık, 'Bu konudaki çalışmaları daha somut hale getirdik. Yerli otomobil projesinde üç farklı grupta çalışma yürütüyoruz' diye konuştu.Bu çalışmalar hakkında bilgi veren Işık, şunları söyledi:'Bunlardan bir tanesi, araştırma geliştirme, TÜBİTAK'ın önderliğinde. İkincisi, daha çok dizayn ve mühendislik alanında çalışmalar yapıyoruz. TÜBİTAK'ın da içinde olacağı ancak özel sektör ağırlıklı bir yapı öngörüyoruz. Üçüncüsü de üretim ve pazarlama. Bu da özel sektörün tamamen içerisinde olacağı ama devlet olarak da bizim teşvik ve destek vereceğimiz bir yapı öngörüyoruz. Şu anda her üç alanda da çalışmalar sürüyor. Hedefimiz, 2020 yılından önce bir Türk markasını Anadolu yollarına, daha sonra dünya piyasasına sunmak.'AA - Al Jazeera
Balıkesir'de iki mühendis, yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' adını verdikleri araç üretti.Balıkesir'de iki mühendisin yaklaşık 8 aylık çalışmanın ardından elektrikle çalışan 'Ekolojik Türk Otomobili' (ECTO) adını verdikleri 250 kilogram ağırlığa sahip araç, 1,60 liralık elektrikle 60 kilometre gidebiliyor ve 6 saatte şarj edilebiliyor.Aracın mucitlerinden metalürji ve malzeme mühendisi Çağatay Hergül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyada yeni trendin, elektrikli yenilenebilir enerji kaynağı kullanan ulaşım araçları olduğunu söyledi.Buradan çıkışla özellikle evlere paket sıcak yemek servisi gibi hafif kargo taşımacılığında kullanabilecek, motosikletlere alternatif bir araç imal etmek üzere harekete geçtiklerini anlatan Hergül, 'ECTO'yu da bu sebeple tasarladık. Bu araç ticari amaçla kullanılan motosikletlere bir alternatif. Nasıl bir alternatif? Çok daha güvenli. Ticari maliyetleri ve riskleri minimuma indiriyor. Özellikle kurye işinde minimum maliyetle, ürünlerin iletilebileceği bir aracı sunduk' dedi.Aracın tasarımcılarından elektrik ve elektronik mühendisi Murat Güngör ise bir hayali gerçekleştirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:'Çıkış noktamız fosil yakıta alternatif bir elektrikli araç üretmekti. Kalabalıklaşan şehirlerde hem ticari hem bireysel kullanım için bir projeye giriştik. Çok güzel ve özel bir ülkede yaşıyoruz. Bu araç tamamen Edremit koşullarında üretildi. Yaklaşık 1 lira 60 kuruşluk bir elektrik tüketimine sahip. Tam şarj ile 60 kilometre civarında yol yapabiliyor. Saatte 55 kilometre gibi kalabalıklaşan şehirlerde yeterli olabilecek bir hıza sahip. Şu anda Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız bir aracımız daha var. Bu araç da engelli vatandaşlarımıza hizmet verecek.'Güngör, 250 kilogram ağırlığındaki araçlarının 5 beygirlik küçük bir motorunun bulunduğunu ifade ederek, 'Hafif kargo ile paket pizza, hamburger gibi sıcak gıda ürünlerinin taşınmasında kullanılabilecek bu ürünümüz için bugünden sipariş almaya başladık. Patent başvurumuzu yaptık. Bizden seri üretim yapmamızı isteyenler var ancak bizim tek şartımız aracı Balıkesir'de üretmek. Balıkesir'de, Edremit'te üretmek istiyoruz' diye konuştu.Araçlarında 5 noktalı emniyet kemerine sahip koltuğuyla konforu unutmadıklarını dile getiren Güngör, 'İstenirse solar kapalı devre şarj sistemi ile güneş ışınlarıyla şarjla aracın menzili uzatılabiliyor. 220 volt şebeke elektriği ile hiçbir özel aparata gerek kalmadan 6 saatte tam şarj olan araç şehir içi kullanımlar için dizayn edildi' dedi.AA
Avrupa Uzay Ajansı' ESA'nın Rosetta uzay aracı, 67P kuyrukluyıldızının kokusunu analiz etti. Elde edilen veriler, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta' gibi koktuğunu ortaya çıkardı.Rosetta, ağustosta yörüngesine girdiği 67P/Churyumov-Gerasimenko kuyrukluyıldızına 12 Kasım'da Philae keşif aracını indirmeden önce gözlemlerine devam ediyor. ESA, kimyasal bulgular sonucunda kuyrukluyıldızın nasıl koktuğuna dair bilgi edindiklerini belirtti. Açıklamada, 'eğer şansınız olsaydı kesinlikle 67P'yi koklamak istemezdiniz' ifadesi yer aldı. Bulgular, kuyrukluyıldızın 'çürük yumurta ve kedi idrarı gibi koktuğuna' işaret etti.Kuyrukluyıldızın yaklaşık 10 kilometre yakınında turlayan Rosetta, ROSINA sensörüyle gök cisminden yükselen gazları analiz etti. Kuyrukluyıldızların ana bileşenleri olan su ve karbondioksitin yanı sıra, çürük yumurta kokusu saçan hidrojen sülfit, kedi veya at idrarı gibi koku saçan amonyak ve formaldehit tespit edildi. ESA ayrıca, sirke benzeri koku saçan sülfür dioksitin de kuyrukluyıldızdan saçılan gazlarda yer aldığını belirtti.Bilim insanları, Dünya'dan 450 milyon kilometre ötedeki donmuş buz ve karbondioksit parçası halindeki kuyrukluyıldızın gaz saçmasını şaşırtıcı bulurken, astronomi dünyası ilk kez bir kuyrukluyıldızı koklamayı başardı. Gökbilimciler, 67P'nin fiziksel ve kimysal analizleri sayesinde Güneş Sistemi'nin oluştuğu yaklaşık 4.6 milyar yıl öncesine ait yeni bilgiler elde edileceğini belirtti.Rosetta, 'koku alma' analizleri öncesinde 67P üzerinde 'Keops' adı verilen piramit şeklindeki yapıyı görüntülemişti. Uzay aracının, 2015 sonuna kadar görev yapması bekleniyor.Kaynak: Al Jazeera
07 Kasım 2014 günü vizyona girecek olan Christopher Nolan filmi Interstellar'ı bekleye dururken zaman yolculuğu temasını tam anlamıyla irdeleyen bir film listesi yapalım dedik. IMDb puanları baz alınarak sıralanmış ve film bilgileri turkcealtyazi.org dan derlenmiştir.
Evrim biyologlarının özellik kayması adını verdiği, örneğine çok az rastlanan bir durum ABD'de ortaya çıktı. Bölgeye özel kertenkelelerin evrimleştiği anlaşıldı.ABD’nin Florida eyaleti adalarındaki yerli kertenkelelerin ayak baş parmaklarının, sadece 15 yıl gibi kısa bir süre içinde evrimleşerek büyüdüğü ve ayaklarında daha fazla yapışkan pul oluştuğu belirlendi.Bölgede araştırma yapan bilim adamları, adalarda yaşayan yeşil renkli California anolü türü kertenkelelerin ayaklarında, evrimleşme için son derece kısa bir süre olarak kabul edilen 15 yıl içinde büyük değişiklikler meydana geldiğini ortaya koydu.Kökeni Küba olan kahverengi anol türü kertenkelelerin istilasına uğrayan adalardaki yeşil anollerin ayak baş parmaklarının anormal ölçüde geliştiğine, ayrıca ayaklarındaki yapışkan pulların sayısında da olağandışı bir artış görüldüğüne dikkati çeken araştırmacılar, bunun evrim biyologlarının türlerde özellik kayması olarak adlandırdığı durumun son derece az rastlanan örneklerinden biri olduğuna işaret etti.Özellik kayması durumuna verilen en klasik örnek, evrim teorisinin kurucusu Charles Darwin’in Galapagos adalarında iki tür ispinoz kuşu üzerinde yaptığı çalışmalar olarak gösteriliyor. Darwin, söz konusu çalışmalarında ispinoz kuşlarının gagalarında, farklı yiyecek kaynaklarına uyum sağlamalarına bağlı olarak değişiklikler meydana geldiğini delilleriyle ortaya koşmuştu.Texas Üniversitesi’nden Yoel Stuart başkanlığındaki araştırmacılar tarafından yapılan çalışma, Texas Üniversitesi’nin internet sitesinde yer aldı.Araştırmacılar, kahverengi ve yeşil anol türleri arasında, aynı çeşit besin kaynakları ve sahaları elde etmek için yaşanan rekabetin yeşil anol türünde görülen adaptasyonu açıklayabileceğini belirtti.Yeşil anol türünde gözlenen evrimleşmenin beklenmesine karşın bu kadar hızlı olmasının şaşırtıcı olduğunu ifade eden Stuart, yerli türlerin birkaç ay içinde daha yüksek tüneklere yerleşmeleriyle başlayan sürecin sonunda, kertenkeleler için 15 yıl olan 20 nesillik bir evrede ayak parmakları daha büyük hale gelen yeşil anol türünün, ayaklarındaki yapışkan pulların sayısında da artış görüldüğüne dikkati çekti. Stuart, bunun boy ortalamasının 1,62 metre olduğu bir bölgede boy ortalamasının 20 nesil sonra artarak 1,93 metreye ulaşmasına benzer bir değişiklik olduğuna işaret etti.Her iki türün de erişkinlerinin diğer kertenkele türlerinin yavrularını yiyerek beslenmesinin, söz konusu evrimleşmenin nedeni olabileceğini belirten Stuart, “Yani, eğer bir yavruysanız diğer türün erişkinine yem olmamak için hızla ağaçların tepesine tırmanmaya ihtiyaç duyarsınız. Daha büyük bir ayak başparmağınızın olması durumunda bunu, bu özelliğe sahip olmayan türe göre daha iyi yapabilmeniz belki de mümkündür” dedi.Kaynak: AA
Avustralyalı doktorlar bir ilki gerçekleştirerek durmuş bir kalbi hastaya nakledip hayata döndürdü. Sydney’s St Vincent’s Hospital ve Victor Chang Cardiac Research Institute tarafından geliştirilen yeni bir teknik sayesinde 20 dakika boyunca atmayan kalbi tekrar hastaya nakledip çalıştırmak mümkün hale geldi.Bugüne kadar sadece beyin ölümü gerçekleşen ancak kalbi atmaya devam eden hastaların kalp nakli yapılabiliyordu. Üç hastanın durmuş kalplerini naklettiklerini açıklayan doktorlar, iki hastanın iyileştiğini diğer hastanınsa yoğun bakım ünitesinde olduğunu belirtti. Avustralyalı doktorlar bu yeni teknik sayesinde organ nakli alanında daha fazla ilerlenebileceğini söyledi.Milliyet
Rosalind Elsie Franklin 25 Temmuz 1920’de Londra’da doğmuştur. DNA, virüs, kömür ve grafitin yapılarının anlaşılmasında büyük katkılarda bulunan İngiliz biyofizikçi ve kristallografçıdır. En çok Watson ve Crick'in DNA'nın yapısını keşfetmelerinden önce yaptığı X-ışını kırınımı çalışmalarıyla ve öne sürdüğü hipotezlerle tanınmıştır.
Herhangi bir sıralama yoktur. Birkaç filmde doğaüstü güç olmamasına rağmen insanüstü güç taşıdığı için eklenmiştir. LOTR, HP tarzı fantastik filmler aranmamalı. İyi seyirler. :)
Filmlerdeki lazer silahları fiziği yok sayan teknolojik ekipmanların başında gelir: ışıktan daha yavaş hareket eden ve açık havada rahatlıkla görünebilen lazer ışınları atarlar. Polonyalı araştırmacılar ise gerçek bir lazer silahının nasıl olabileceğini çektikleri bir video ile gösterdiler. Normal bir kameranın ışığı izleme imkanı olmadığı için yüksek hızlı çekim yapabilen bir kamera kullanan bilim adamları ayrıca iyonizasyonu göstermek için yolun yarısına da su buharı yerleştirdiler. Kullandıkları tekniğin ilerde hava kirliliğini ölçmek amacıyla kullanılabileceğini söyleyen bilim adamlarının çektikleri videoyu aşağıdan görebilirsiniz.
Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa madde eklenerek, düzenlenen tasarıyla, profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara brüt aylık tutarının yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman ve uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları kadrosunda bulunanlara ise yüzde 115'i oranında her ay Yükseköğretim Tazminatı ödenecek.Bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte proje, araştırma, yayınlar ile aldıkları ödüller esas alınarak hesaplanacak olan yıllık akademik teşvik puanları ile orantılı olarak da Akademik Teşvik Ödeneği verilecekFırat KESKİNKILIÇ - DHA
Gördüğünüz fotoğraf James Webb Uzay teleskopunun NASA'nın Goddard termal vakum odasına indirilken çekilmiş. Bu oda içerisinde NASA cihazları uzayda karşılaşacakları çetin şartlara maruz bırakarak test ediyor. Bu devasa odanın havası vakum pompaları ile boşaltılıyor ve sıvı nitrojen, sıvı helyum gibi aracılarla odanın soğukluğu 40 kelvin'e kadar soğutulabiliyor. 0 Kelvin'in mutlak sıfır olduğunu hatırladığımızda bunun oldukça düşük bir sıcaklık olduğunu anlayabilirsiniz. James Webb Uzay teleskopu bu soğukluğun içinde tam 116 gün başarıyla kalabilmiş.
PEN Türkiye Yönetim Kurulu, 2015 PEN Şiir Ödülü'nün bir şükran ifadesi olarak Afşar Timuçin'e sunulacağını açıkladı.www.pen.org.tr adresinde yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı: 'Prof. Dr. Afşar Timuçin şiir, öykü, roman ve felsefe alanlarındaki eserleri ile seçkin bir düşünür, şair ve yazarımızdır. Felsefe, bilim, edebiyat ve demokrasi değerlerinin ağır saldırı altında olduğu günümüzde Timuçin'in önemi daha da belirgindir. Seçkin aydınımız Afşar Timuçin çevirileri ile de önemli katkılar sağlamıştır. 2015 Dünya Şiir Günü Bildirisi Afşar Timuçin'in kaleminden çıkacak, ödül töreni İstanbul'da Dünya Şiir Günü etkinliğimizde yapılacaktır.Timuçin Konak Belediyesi Uluslararası Şiir Festivali'nin Onur Konuğu olacaktır.'PEN Türkiye Yönetim Kurulunda şu isimler yer alıyor: Tarık Günersel (Başkan), Halil İbrahim Özcan (İkinci Başkan), Sabri Kuşkonmaz (Genel Sekreter), Zeynep Oral (Uluslararası İlişkiler Sekreteri), Tülin Dursun (Sayman), Mario Levi (Üye), Haydar Ergülen (Üye)