'El Oğlu Kuyruklu Yıldıza Uzay Aracı Gönderiyor, Biz Saray Yapıyoruz'
Kılıçdaroğlu yaptığı konuşmada, 'Bakın elin oğlunun ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyor, biz ise bin odalı saray inşa ediyoruz.' dedi.CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu'nun danışmanı Etyen Mahçupyan'ın 'İslami kesim yolsuzlukların farkında' yönündeki açıklamasını Eskişehir'de değerlendirdi. Kılıçdaroğlu, 'O İslami kesimden hesap sormam lazım. Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini değildir. Müslümanlığı bu alana taşıdığınız zaman sizin Müslümanlığınız sorgulanır. Bakın elin oğlunun ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyor. Bilimi, aklın zenginliğini, özgürlüğünü ortaya çıkarıyorlar. Biz ise Beyefendi'ye bin odalı saray inşa ediyoruz.' dedi.Kılıçdaroğlu, 'Geleceğe birlikte kuruyoruz' isimli bölge etkinliklerinin Eskişehir buluşmasına katıldı. Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi'ndeki programa Afyonkarahisar, Kütahya, Bilecik, Bursa, Eskişehir il teşkilatlarından partililer iştirak etti.'DEMOKRASİ HALKIN VERGİSİNİN HESABINI VERMEKLE OLUR'CHP'nin halkına hesap vermek gibi bir temel felsefesinin olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, demokrasinin çıkışının halka hesap vermekle olduğunu kaydetti. 'Halkına hesap vermek nedir?' diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 'İktidar halktan topladıkları vergileri harcar. Vergileri topluyorlarsa asli unsur olan halka hesap vermek zorundalar. Halka buradan sesleniyorum; sizi 12 yıldır yönetenlerin hesap verdiğini gördünüz mü? Görmediyseniz işte şimdi görün. Demokrasi halkın vergisinin hesabını vermekle olur. 17 ve 25 Aralık yolsuzluk oylarını unutmayacağız.''BİZE KUL HAKKI YEMENİN HARAM, YİYENİN TOPLUMDAN DIŞLANMASI GEREKTİĞİNİ ANLATTILAR'Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun danışmanı Etyan Mahçupyan'ın dün yaptığı, 'İslami kesin yarısı yolsuzluğun farkında' açıklamasına da değinen Kılıçdaroğlu, 'Benim anlamadığım bir soru var. Çocukluğumdan beri kul hakkı yemenin en büyük günah olduğunu, kul hakkı yiyenin toplumdan dışlanması gerektiğini anlattılar hep. Bu İslami hareketten kastedilen halkımızdan şunu soruyum. Bu hakkı yiyenlere niye oy verdiniz, niye sahip çıktınız. Çıkın bunu söyleyin.' diye konuştu.CHP olarak her şeyden haberdar edeceklerini, her kuruşun hesabını vereceklerini aktaran Kılıçdaroğlu, 'Yolsuzluk, haksızlık, adaletsizlik yapmayacağız. Her kuruşu halk için harcayacağız, hesabını vereceğiz. Bu memlekette hiçbir çocuk bizim dönemimizde aç yatağa girmeyecek. Kendi oyunu İslami yandan yana sayıyorsan o zaman ahlaktan, dürüstlükten yana olmalısınız. İşte onun yanında kim var? CHP var.' dedi.'ÇOCUKLARINA EN KÖTÜ MİRAS OLARAK O DOSYALARI TAKİPSİZLİK VERMEN KALACAK'Kılıçdaroğlu, Reza Zarrab ile 17 ve 25 Aralık yolsuzluk dosyasına takipsizlik kararı veren savcı ile hükümet ilişkisine de değindi. 'Bakın Reza Zarrab'ın kuryesi diyor ki, 'Ankara'ya çok para harcadık, gönderdik. Şimdi 17 ve 25 Aralık yolsuzluk dosyasını kapatan yandaş AKP savcısına soruyorum.' diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: 'Ankara'ya çok para taşıdığını söyleyen kişi, bu paraları kime, niye ve ne için taşıdı? Sen kapatsan da biz bu dosyası kapatmayacağız. Senin çocukların, senin adını anmayacak, utanacaklar. Çünkü çocukların 'babam yolsuzluğu örttü' diyecekler. Utanacaksın, çocuklarına en ağır miras olarak bunu bırakacaksın. O paralarla kimler beslendi, kime verildi?''MÜSLÜMANLIK HARAMA ORTAM OLMAK, İSLAM DİNİ DE YOLSUZLUK DİNİ DEĞİLDİR'Kılıçdaroğlu, konuşmasında Ak Parti'ye oy veren seçmenlere de seslendi. 'Davutoğlu'nun danışmanı bile 'İslami kesim yolsuzlukların farkında' diyor. Benim o İslami kesimden hesap sormam lazım. Müslümanlık harama ortak olmak değildir. İslam yolsuzluk dini değildir.' ifadesini kullanan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: 'Müslümanlığı bu alana taşıdığınız zaman sizin Müslümanlığınız sorgulanır. Siyaseti ahlaklı, dürüst yapmalısınız. Yine AKP'ye oy verenlere sesleniyorum. Bakın elin oğlunun Avrupa'da, dünyada ne yaptığını görüyorsunuz. Milyonlarca öteye kuyruklu yıldıza uzay aracı gönderiyorlar. Bilimi, aklın zenginliğini, özgürlüğünü ortaya çıkarıyorlar. Biz ne yapıyoruz? Biz Beyefendi'ye bin odalı saray inşa ediyoruz. 'Kendi paranla yaptıysan israftır. Milletin parasıyla yaptıysan haramdır' diyor Ebu Zer. Bu ülkede huzur, barış içinde, ortak paydaşlarla yaşayacaksa, benimde senin de sorumluğun var. Vicdanını dinleyeceksin, adaletten ve vicdandan yana oy vereceksin.''TOPLUMU KANDIRMAK İÇİN ETNİK, İNANÇ VE YAŞAM TARZINI KULLANIYORLAR'Demokrasiyi içselleştirmeyenlerin, toplumu kandırmak, aldatmak için üç alanı kullandıklarını belirten Kılıçdaroğlu, bu konuda hükümeti sert bir dille eleştirdi. Kılıçdaroğlu, 'Bunlar etnik kimlik üzerinden, inanç üzerinden ve yaşam tarzları üzerinden siyaset yaparlar. Üçü de sağlıklı demokrasilerde yasaktır. Ama bu bizde yasak değildir. Dördüncüsü de yalan söylemektir.' şeklinde konuştu.'HALKA YALAN SÖYLEYEREK YAPILAN SİYASET SİYASET DEĞİLDİR'Kılıçdaroğlu, Beşir Atalay'ı da yalancılıkla suçladı. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 'Bakın Beşir Atalay var biliyorsunuz. Bir ara çıktı dedi ki, 'G20'yi biz oluşturduk ve girdik.' Yahu yapmayın, AKP yokken G20 oluşturuldu. Atalay oysa bir bilim insanı, bilgili olması, yalan söylememesi lazım. Halka yalan söyleyerek yapılan siyaset değildir. Yine Atalay, bu kez de Deniz Feneri davasında evleri aranacak kişileri telefonla önceden arayarak evlerinin aranacağını haber vermiştir. Biz ona 'köstebek bakan' demiştik. Beni mahkemeye verdi. Mahkemede ben haklı çıktım. Onun köstebekliği yargı kararıyla tescil edildi.''SEN ÖNCE KENDİ 3 MİLYON İŞSSİZ VATANDAŞINA İŞ BUL'SGK Bakanı'nın 2 milyon Suriyeli'ye çalışmak için belge verileceğini açıkladığını ancak Türkiye'de 3 milyon işsiz olmasına rağmen bu insanlara bir iş imkanı sağlanmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, 'Bakın Türkiye'de 3 milyon kardeşimiz işsiz. Ama bizim çocuklarımıza iş bulmuyorsunuz. Gidip Suriyeli'ye iş buluyorsunuz. Siz niye önce kendi çocuklarınızı iş bulmuyorsunuz? Bu nasıl bir durum? Bu Suriyeliler buraya niçin ve ne amaçla getirildi? Türkiye'nin huzura, barışa ve yeni yönetime ihtiyacı var.' ifadelerini kullandı.'BİZİM PROJELERİMİZİ ALIYORSUNUZ, BIRAKIN BU KOPYACILIĞI'Ak Parti hükümetini CHP'nin projelerini alıp hayata geçirmekle suçlayan Kılıçdaroğlu, 'Ali Babacan açıklama yaptı. 'Türkiye üretecek, ihracat yapacak, kazanacak.' 12 yıl sonra mı aklınıza geldi? Biz zaten diyoruz. Önce üreteceğiz, sonra ihraç edeceğiz. Bunlar bizim projelerimizi örnek alıyorlar, uyguluyorlar. Yahu bırakın bu kopyaları. 12 yıl bunlara yetki verdiniz.' dedi.'ONLAR SİYASETİ KENDİLERİ İÇİN YAPTI, KÖŞEYİ DÖNDÜ''Sizden bir 4 yılda CHP'ye imkan verilmesini istiyoruz. Bize sadece 4 yıl için yetki verin.' diyerek seçmenlere seslenen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi: '4 yıl sonra göreceksiniz. Demokrasiyi, birlikte yaşamayı, Ab üyeliği konusunda büyük adım atmış olduğumuz, işsizliği bitmiş, huzur içinde bir Türkiye göreceksiniz. Biz halktan yetki istiyoruz. 4 yıl sonra Türkiye'nin gelişmişliğini göreceksiniz. Biz siyaseti halk için yapıyoruz, zenginleşmek için değil. Onlar köşeyi döndü. Siyaseti kendileri için yaptı. Biz dönemimizde halkın tenceresi kaynayacak.'Haberler.com
İnsanlık Adına Büyük Bir Adım Atan Rosetta ve Philae'den 26 HD Fotoğraf
12 Kasım 2014 tarihinde, ESA'ya ait Rosetta isimli uzay aracı, Philae ismi verilen kapsülü dünya tarihinde ilk kez bir kuyruklu yıldıza indirmeyi başardı. Rosetta 2 Mart 2004 tarihinde gökyüzüne gönderilmişti. O günden bugüne, uzay aracı Güneş Sistemi içerisinde 6.4 milyar kilometre yol aldı ve 6 Ağustos 2014 tarihinde hedeflenen kuyruklu yıldızın çevresine vardı.Kapsülün gönderdiği görüntüler ve veriler bilim adamları tarafından 6 hafta boyunca incelendi ve kuyruklu yıldızın Agilkia adı verilen bir bölgesine iniş yapılma kararı alındı. Dünyaya gönderilen görüntüler, Rosetta ve Philae tarafından kuyruklu yıldıza 30-100 kilometrelik mesafelerden elde edilmiş görüntülerdi. İlk görüntülerden anlaşıldığına göre, bu kuyruklu yıldız aşınmış kaya parçalarıyla doluydu ve yüzeyinde bir takım gazlar fışkırıyordu. Bu içeriğimizde, bugüne kadar Rosetta ve kapsül Philae tarafından farklı mesafelerden alınmış görüntülerden birkaçını sizler için derledik. İşte insaoğlunun attığı bu büyük adımdan dünyaya ulaşan o inanılmaz kareler;
Amerika'yı Kim Keşfetti?
1. Latin Amerika Müslüman Dini Liderler Zirvesi'nin kapanış konuşmasında hünkar hazretleri şöyle buyurdular: 'Amerika’yı Kolomb değil 1178’de Müslümanlar keşfetti. 1178'te Müslüman denizciler Amerika kıtasına ulaşmıştı.' Hünkar hazretlerinin iddiası üzerine bir şey söylemek mümkün değil ama Google'da bir araştırma yapınca bu iddianın 'ummah.com', 'islamicbulletin' gibi sitelerde yer aldığını görüyoruz. Bu sitelerde yer alan iddia ise şu: 'Çin'e ait Sung dökümanlarına göre müslüman denizciler Mulan-Pi isimli bir yere gittiler' (Kaynak:Islamic Bulletin) Mulan-Pi 'Moğol derili' anlamına geliyor. Bu sitelere göre bu kelimeyle kastedilen Amerika. Halbuki tarihçilere göre Mulan-Pi İspanya'dan başka bir yer değil. Zaten o devirde yaşayan müslümanların okyanusu aşabilecek gemisi olmadığı gibi, Atlantik okyanusunu aşsalar bile geri dönmeleri mümkün değil. Rüzgar yollarını ve akıntıları bilmiyorlar.  Biz yine de hazır konusu açılmışken Kolomb öncesi Amerika'ya gidip geldiği iddia edilenlerin bir listesini yapalım dedik, neticede bereketli konu, herkes fikir sahibi olsun.
Dünyanın En Hızlı İşlemcisi
ABD Silahlı Kuvvetleri için en yeni teknolojilerin geliştirilmesinden sorumlu Gelişmiş Savunma Araştırma işlemeleri Ajansı (Defence Advanced Research Project Agency – DARPA) mühendisleri bir terahertz frekansında trilyon işlemi yerine getirebilen dünyanın en hızlı işlemcisini yaratmakla beraber bir rekora imza attı.“Terahertz Monolitic Integrated Circuit” (TMIС) diye adlandırılan işlemci “DARPA” ajansının bir parçası olan “Northrop Grumman” şirketi tarafından hazırlandı.İşlemcinin önceki rekor verimlilik hızı 850 KHz’di.850 KHz hıza mühendisler 2012 yılında erişmişlerdi. Birincilik halen “DARPA” mühendislerine ait, çünkü mevcut 150 KHz rekorunu geçmişlerdir.Katı cisimli teknolojileri kullanan mevcut elektronik transistorların yeterli verimliliğe sahip olmaması dolayısıyla elektromanyetik yelpazenin submillimeter bantlarında çıkış elde edemiyor. Eskiden 1 teraherz görevini çözmek için mühendisler frekansları değiştirmeye çalışmışlardı, işlemcinin hızını artırabilirlerdi, fakat böyle bir yaklaşım elektronik cihazın çıkış gücünün kısıtlanmasına neden oldu, ayrıca sinyal ve gürültü oranına olumsuz etki gösterdi. Frekansların değiştirilmesi cihaz boyutuna, ağırlığı ve enerji serfiyatını talepleri arttırdı.İşte burada “TMI” işlemcisi ön plana geçti. DARPA tarafından hazırlanan çip 1 teraherz frekansında giren ve çıkan sinyal arasındaki 6 desibel farkın olduğunu gösteriyor. Bu teknoloji yakında gerçek hesaplamalarda kullanmak için gayet iyi bir gösterge diyebiliriz.Araştırma yöneticisi olan Dev Palmer bu konuda şöyle söyledi :Incelemelerdeki bu gelişme bizi yüksek tarif boyutlu görsel güvenlik sistemleri, otomobiller için otomatik pilot ile donatılan gelişmiş radar teknolojileri, verileri yüksek hızda ileten iletişim ağları, yüksek hassasiyetle tehlikeli patlayıcı maddelerin veya kimyasal bileşiklerin varlığını tespit eden spektrometre gibi devrim yaratan teknolojilere götürebilir.Yeni teknolojiyi ilk olarak ABD askerlerinin kullanması bekleniyor. ABD askerlerinin yeni teknoloji olan bu teknoloji ötesi işlemciyi kullandıktan sonra belki biz de kullanabiliriz ha ne dersiniz?
Latin Sinemasından En İzlenesi 50 Nadide Eser
Brezilya'nın 1960'lı yıllarda başlayan ve 80'li yıllarda giderek tırmanan ve halen dünyanın en tehlikeli yerlerinden birisini oluşturmasının hikayesidir.Bu şehrin hikayesini anlatabilmek için şehirde yaşayan birçok insanın hayatları, bu karakterlerden biri olan Buscape'in gözünden anlatılmaktadır. Küçük, fakir ve zenci bir çocuk olan Buscape hem çok sağlıksızdır hem de çok korkmuştur. Hem diğerleri gibi suçlu biri haline gelmekten korkmakta hem de az maaşlı bir işle yetinemeyecek kadar da akıllı olduğunu bilmektedir. Oldukça vahşi bir ortamda yetişen bu çocuğa talih hiç gülmemiştir ancak gerçekleri başka bir gözle görebileceğinin farkına varmıştır.http://www.imdb.com/title/tt0317248/
Reklam
Gök Taşına İnen Kapsül Philae, Uykuya Daldı
Avrupa Uzay Ajansı'nın bir uzay aracını ilk kez bir kuyruklu yıldıza indirme girişimi başarılı oldu fakat enerji problemi sebebiyle Philae adlı kapsülle iletişim şimdilik kesildi.Rosetta uzay aracının, Dünya'da 500 milyon kilometre mesafedeki 67P adlı gök taşına kapsül indirmesi, dünyada heyecan uyandırmıştı. Fakat Philae'nin tepelik bir alanın altına inmesi, güneş enerjisini almasını engelledi ve kapsülün enerjisi tükendi. Bilim insanları, kapsülün güneş panellerine yeterince ışık gelmesi durumunda araçla iletişimin yeniden sağlanabileceğini umuyor.Bilim insanları güneş ışınlarını alabilmesi için aracın gövdesini döndürmeyi denemişlerdi. Bu girişimin ne kadar başarılı olduğu bugün belli olacak.CİHAN
Reklam
Bakteriler Artık Kasetçalar Gibi Kayıt Yapabiliyor!
E.coli bakterilerinin hafıza namına bir şey barındırmadığını düşünebilirsiniz ancak şimdi araştırmacılar bu bakterilerin DNA’ları ile oynayarak onları eski bir kasetçalar gibi çalışarak çevreleri hakkında hatıra saklayabilecek hala getirdi.New Scientist raporuna göre E. Coli’de ‘retron’ adı verilen DNA parçaları genoma yeni eklenen DNA iplerini üreten enzimlerin genetik kodlarını taşıyordu ve şimdi çevrenin özelliklerini fark etmeye yarayan DNA’ları üretecek şekilde geliştirilebildiler. Yeni DNA parçaları böylece bakterilerin etraflarında ne olup bittiğini kaydeden hafıza görevi görmeye başladı. Bilim adamları benzer bir yöntemin insanlarda da kullanılarak gelecekte vücudumuzun içinde olup bitenden haberdar olabileceğimiz bir sistemin kurulabileceğini söylüyor.
Philae Uzay Modülünün Pili Bitebilir
Dünyadan 510 milyon kilometre uzaktaki bir kuyruklu yıldızın üzerine inmeyi başaran Philae uzay modülünün bir tepeciğin arkasında gölgede kalması nedeniyle güneş panellerinin çalışmadığı ve modülü şarj edemediği belirtildi.Her ne kadar Philae modülü Avrupa Uzay Ajansı’yla (ESA) irtibat kurup fotoğraflar ve hatta ses kayıtları gönderse de, görevin tahmin edilenden çok daha kısa soluklu olma riski var. Eğer Philae yeterli güneş ışını alamayıp kendi kendisini şarj edemezse sistemin tamamen devre dışı kalması olası.67P/Çuryumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına modül indiren ESA’daki bilim insanları Rosetta projesinin 2015′in sonlarına kadar sürmesini ve güneş sisteminin gizemleri hakkında yeni bulguları ortaya çıkarmayı amaçlıyor.10 yıllık bir yolculuğun ardından kuyruklu yıldıza ulaşan Rosetta uzay aracı, taşıdığı Philae modülünü Çarşamba günü kuyruklu yıldızın üzerine indirmeyi başarmıştı.İlk iki denemede kuyruklu yıldızın yüzeyine tutunamayan Philae uzay aracı, iki kez geri sekmiş ve üçüncü denemede yamuk bir şekilde de olsa yüzeyde tutunmayı başarmıştı.Modülden gelen ilk fotoğraflar bir duvara benzeyen yükseltiye dayalı durduğu izlenimini veriyor. Modülden gelen veriler aracın ya yan yattığına ya da dik bir eğimde durduğuna da işaret ediyor.Philae’nin kuyruklu yıldızın üzerinde her 12 saatte bir 1,5 saatlik güneş ışığına maruz kaldığı hesaplanıyor. Ancak bu sürenin cihazı yeteri kadar şarj etme konusunda yetersiz olduğu da belirtiliyor. Eğer modül daha fazla güneş ışığı yakalayamazsa şarjı Cumartesi günü bitecek.Almanya’daki ESA faaliyetlerinin Başkanı Paolo Ferri, “Şu anki hesaplamalarımız mevcut şarjın Cuma öğleden sonra ila Cumartesi öğleden sonra arasında bitebileceğini gösteriyor” dedi. Modül ne kadar çok çalışırsa şarjının da o kadar hızlı tükenebileceği ifade ediliyor.ESA’daki bilim insanlarının şimdiki çabası ise modülün konumunu daha çok güneş alan bir noktaya taşımak yönünde.Seçeneklerden birisinin modül üzerindeki hareketli parçaları kullanarak küçük bir sıçrama yapılması olduğu ifade ediliyor. Ancak herhangi bir seçeneği planlayıp uygulamaya koymaya yetecek kadar süre olmadığından da endişe edenler var. Bu nedenle ESA şu anki önceliğini “Philae modülü çalışır haldeyken toplayabildiğimiz kadar veri toplayacağız” şeklinde özetliyor. Ancak Rosetta projesinin en önemli hedeflerinden birisi olan kuyruklu yıldızda sondaj yapma seçeneği şu an için şarj sorunu nedeniyle masadan kalkmış durumda.Modülün sondaj yaparak kuyruklu yıldızın içindeki kimyasal yapıları incelemesi hedefleniyordu. Modülün operatörlerinden Jean-Pierre Bibring, “Şu an sadece yüzeyi kokluyoruz. Ancak elbette bu bize kuyruklu yıldızın kimyasal yapısı konusunda çok net bilgiler vermiyor. Sondaj yapmamız gerek ama şu an bu sondajı yaparsak projeyi de öldürmüş oluruz” diyor. BBC Türkçe
Reklam
Viyana’nın Bir Ucundan Diğerine Veri Taşıyan Spiral Lazer Gönderildi!
Kıvrımlı lazer ışınları gelecekte sınırsız bant genişliğinin anahtarı olabilir. Günümüzde ise bir grup bilim adamı onları kullanarak Viyana’nın bir ucundan diğerine veri transfer etmeyi başardı.İtalyan bilim adamları fiber optik kablolarda saniyede 1.6 terabit hızla veri taşıyabildiği gösterilen spiral lazer ışınlarının aynı şeyi havada yapıp yapamayacaklarını denemek istemişler ve başarmışlar. Yeşil lazer ışınını 16 farklı kalıpta 3 kilometre öteye gönderen bilim adamları fiber kablolardaki kadar hızlara ulaşılmasa da gelecekte bu yöntemle uzaya veri gönderilebileceğini iddia ediyorlar.
Soğuk Nikel Top, Balın İçine Konulursa
İlginç deneyde önce sıcak suya, ardından soğuk duşa sokulan nikel bir top daha sonra balın içerisine batırılıyor ve bakın en sonunda bala ne oluyor.
Bilim vs. Müzik!
Sesler gerçekten komik şekillere sahipler. Elbette bunu gerçek hayatta göremiyoruz ancak su veya kum ile deneyler yapıldığında ortaya spiraller, kaleydoskoplar ve diğer çılgın görüntüler çıkabiliyor. Nigel Stanford tarafından oluşturulan bu video müziğin şeklini görmemize yardımcı oluyor.
Reklam
Hızlı, Kolay ve Estetik Genom Testi!
Genom testi ekipmanlarının üzerine bugüne kadar çok düşülmüyordu. Pek çok laboratuvar ekipmanı gibi çirkin ve hantal olan cihazlar bir cep telefonu şıklığında tasarlanmıyordu. Neyse ki Fluidigm’den Mercifully takımı bu sorunu Juno genotiplenme cihazı ile çözüyor. Yves Behar tarafından tasarlanan cihaz oldukça şık ve klavye/küçük ekran kombinasyonu yerine büyük bir basit dokunmatik ekran ara yüzü sayesinde daha sezgisel.Juno aynı zamanda daha hızlı. DNA’yı çıkarmayı, okunur hale getirmeyi ve test yapmayı tek bir adımda halleden cihaz bunun için özel bir devre kullanıyor. Üstelik genetik maddeyi rakiplerine kıyasla 5 değil 3 saatte analiz edebiliyor ve analiz yapabilmek için diğerlerinden daha az genetik maddeye ihtiyaç duyuyor.Elbette Juno’yu (fiyatı ve kullanım bilgisi gerektirmesi sebebiyle) alıp evimizin bir köşesine koyamayacağız ancak sağlık alanında büyük bir devrim yapacağı aşikar. Genomları incelemek ne kadar hızlı ve kolay olursa doktorlar o kadar hızlı şekilde teşhis koyabilir ve tedavi uygulayabilir. Juno aynı zamanda genotiplenme cihazlarının eve kadar girebilecek derecede küçülebileceğinin de göstergesi.
Ay Hakkında Pek de Bilinmeyen, Ama Çok Şaşırtıcı 16 İlginç Bilgi
etiket
Son zamanlarda gece gökyüzüne baktığınız oldu mu hiç? Büyük, şişman bir dolunay var ama orada fazla kalmayacak. Görünüşü sürekli değişiyor ve Ay bizi sandığımızdan daha fazla etkiliyor. Aşağıda, gökyüzündeki bu dostumuz hakkında bilmiyor olabileceğiniz daha fazla şeyi sizin için listeledik.
Reklam
Duvarların İçerisine Gizlenmiş Dudak Uçuklatan 9 Sıradışı Şey
İllegal şeylerden batıl inanç nesnelerine, tamamen alakasız eşyalardan milyonlarca lira değerinde olan sanat eserlerine... İnsanların duvarlar içerisine sakladığı şeyleri görünce büyük ihtimalle şaşkınlıktan ağzınız açık kalacak. İşte duvarlar içerisine gizlenmiş o sıradışı şeylerden en ilginç 9 tanesi;
Yaşar Kemal'e Fahri Doktora
İstanbul Bilgi Üniversitesi, Yaşar Kemal'e Fahri Doktora unvanı verdi. Törene Yaşar Kemal katılamazken, unvanını eşi Ayşe Semiha Baban aldı.Romanları 50'den fazla dile tercüme edilen, birçok ülkeden onur nişanı ve madalyası alan, dünyanın sayılı edebiyat ödüllerine layık görülen büyük yazar Yaşar Kemal'e, İstanbul Bilgi Üniversitesi 'Fahri Doktora' unvanı verildi.12 Kasım'ı 'Yaşar Kemal Onur Günü' olarak belirleyen üniversitede, bu gün gün kapsamında etkinlikler düzenlendi. Türk edebiyatındaki vicdanın evrensel simgesi olarak tanımlandığı usta isme fahri doktora verilme gerekçesi de açıklandı. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Uğur' yaptığı konuşmada, ' Yaşar Kemal geçmişimiz, bugünümüz ve özlemlerimizle, ‘biz’. Üstelik bizim –yani İnsanlığın- en duyarlı, en marifetli, en istidatlı halimiz' sözleriyle Yaşar Kemal'in edebiyatını anlattı.'Yaşar Kemal Onur Günü' etkinlikleri bir sempozyum ile başladı. 'Binbir Kültürün Elçisi Yaşar Kemal' adıyla düzenlenen sempozyumun ardından Güneş Karabuda'nın fotoğraflarından oluşan 'Al Gözüm Seyreyle' adlı fotoğraf sergisinin de açılışı gerçekleştirildi.Sanat, basın, edebiyat ve akademi dünyasından saat 19:30'da başlayan törene katılan konuklar arasında Ara Güler, Türkan Şoray, Ali Kırca ve Altan Öymen de yer aldı. Yaşar Kemal'in katılamadığı törende, fahri doktora unvanını eşi Ayşe Semiha Baban aldı. Törende, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin 'insanlığa, bilim, felsefe, düşünce, kültür ve sanat alanlarındaki eser veya çalışmaları ile eşine az rastlanır nitelikte katkıda bulunmuş, ülke ve dünya barışına yönelik istisnai çabaları olmuş, çalışmaları ile insan hakları ve demokrasinin yaygınlaşmasına öncülük etmiş kişilere' verdiği fahri doktora unvanına dair Yaşar Kemal'in notu da okundu.'Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum'Ayşe Semiha Baban'ın okuduğu notta, Yaşar Kemal, 'Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum. Şunu söylemek istiyorum ki ben ‘angaje’, bağımlı bir yazarım. Kendime ve söze ve insanın onuruna bağımlıyım. Bilinçli olarak ben aydınlığın türküsünü, iyiliğin, güzelliğin türküsünü söylemek istedim. Romanlarım yaşam gibi doğru söylesin, yaşamla birlik olsun istedim. Çünkü yaşam umutsuzluktan umut üretmektir. İnsan umutsuzluktan umut üreterek bugüne kadar gelmiştir' sözlerine yer verdi.Al Jazeera Turk
Zamanın Durduğunu Gören Adam
Zamanın durduğu hissini yaşayan insan sayısı hiç de az değil. Beynimizin oynadığı bu oyun, aslında hepimizin tanık olduğu bir olgunun sonucu mu?Simon Baker adlı 39 yaşındaki adam baş ağrısını gidermek için ılık duş almak istemiş. “Musluğu açıp duşa baktığımda su damlalarının havada asılı kaldığını gördüm,” diyor Baker. “Sanki bir film karesi ağır çekimle dondurulmuş gibi.”Baker ertesi gün baş ağrısı nedeniyle hastaneye gittiğinde doktorlar damar genişlemesi teşhisi koydu. Daha sonraki randevularından birinde su damlalarının havada asılı kaldığını, zamanın durduğunu gördüğünü söylediğinde Chicago’daki Northwestern Üniversitesi’nden nörolog Fred Ovsiew bu deneyimi oldukça ilginç buldu ve NeuroCase adlı dergi için kaleme aldı.Zamanın herkes için aynı hızla geçtiğini farz ederiz. Fakat Baker’in yaşadığı türden deneyimler, sürekli akış halindeki bilincimizin aslında beynimizin zekice yaptığı bir birleştirme çalışmasının ürünü olan oldukça hassas bir yanılsama olduğunu gösteriyor. Araştırmacılar, Baker’in başına gelen türden olayları inceleyerek beynimizin, zaman algısında bu oyunları neden ve nasıl oynadığını anlamaya çalışıyor.Baker’ınki en uç örneklerden biri olsa da tıpta daha önce de benzeri olaylara tanık olunmuş. Zamanın hızlandırıldığı hissi veren “ zeitraffer ” olgusu ile bir anlık durduğu hissi veren “ akinetopsia ” olgusundan söz edenler olmuş. 61 yaşındaki bir kadın, bir yolculuğu sırasında, tren kapılarını ve diğer yolcuları ağır çekim halinde hareket ederken gördüğünü söylemiş. 58 yaşındaki bir adam ise insanlar konuşurken kötü seslendirilmiş bir film izler gibi ağız hareketleriyle konuşmalar arasında kopukluk olduğunu ifade etmiş. Uzmanlar, bu tür tecrübelerin çok daha fazla sayıda olabileceğini, fakat etkinin geçici olmasından dolayı insanların önemsememiş olabileceğini söylüyor.Beynin oyunuBu tür olaylar hemen hemen her zaman epilepsi ya da inme gibi başka sorunlarla bağlantılı ortaya çıkıyor. Baker’in, duştaki su damlalarını durmuş olarak görmesine, zayıflamış kan damarlarının ağır yük taşıma sonucu kanamaya başlaması sonucu ortaya çıktığına inanılıyor. Kanama sonucu beyninin sağ yarısındaki geniş bir alanda sinir hücreleri hasar görmüş.Peki, nasıl oldu da bu durum Baker’in zaman algısını etkiledi? Beynin arka tarafında bulunan ve V5 olarak adlandırılan görme bölgesinin ayrıca zaman algısından da sorumlu olabileceği düşünülüyor. Lozan Üniversitesi’nden Domenica Bueti ve ekibi manyetik bir alan oluşturarak bu bölgeyi devre dışı bıraktığında deneklerin iki şeyi yapmakta sorun yaşadığı görüldü: Ekranda noktaların hareketini takip etmek, ki bu sonuç bekleniyordu zaten, ve bazı noktaların ne kadar süreyle ekranda kaldığı tahmininde bulunmak.Bu ikili sorunun nedeni ise şu olabilir: Hareket algı sistemimizin kendi kronometresi var ve görme alanımızda nesnelerin ne kadar hızlı hareket ettiğini kaydediyor. Beyinde herhangi bir hasar oluştuğunda ise dünya durmuş görünüyor. Baker olayında, onun ılık duşa girmesi, durumu daha da ağırlaştırmış olabilir; yani sıcak su kanı beyinden uzaklaştırıp uzuvlara akmasına neden olduğu için beyin işlevlerinin daha da kesintiye uğramasına neden olmuş olabilir.Ama bu sadece ihtimallerden biri; zaman algısında çarpıtılma hissi yaşayan hastaların tümünde V5 bölgesinde hasar olmayabilir; başka etkenler bulunabilir.Fotoğraf kareleriBaşka bir açıklama da şu olabilir: Beynimiz algıladığı şeyleri, film makarasından “enstantaneler”, anlık görüntüler şeklinde aralıklı olarak kaydeder. Sağlıklı bir beyin bu tek tek fotoğrafları yapıştırıp birleştirerek görüntüyü canlandırır; fakat beyindeki bir hasar nedeniyle yapışkan ortadan kalkarsa ortaya çıkan görüntü, anlık enstantaneler olarak kalır.Normal görüntünün beynimizde çarpıtılması tecrübesini hepimiz zaman zaman yaşamışızdır. Örneğin, içinde bulunduğumuz aracı hızla geçen bir arabanın tekerlekleri durmuş gibi görünür. Bunun nedeni, beynimizin çektiği aralıklı enstantanelerin tekerleğin tüm çevrim anlarını yakalayamamasıdır. Eğer beynimiz her “kare”yi çekerken tekerlek çevrimini tamamlamışsa, bu kareler onu hep aynı pozisyonda yakaladığı için biz de onu duruyormuş gibi görürüz.LSD uyuşturucusunu kullananlar genellikle “görsel iz” olgusundan bahseder; yani örneğin Matrix filmindeki gibi kurşunun iz bırakarak hareket etmesi hali gibi. Uzmanlar, beynin bu kareleri yapıştırırken bir şekilde üst üste getirmesi durumunda bu görsel yanılsamanın oluşabileceğine inanıyor.Stres hormonlarıHayati tehlike içeren kazalarda da zamanın durduğu hissine dair ifadelere oldukça sık rastlanıyor. Bir araştırmada, ölümle yüzleşen insanların yüzde 70’inin yaşadıkları olayın ağır çekim halinde oluştuğunu belirttiği görüldü. Bazı uzmanlar, olay anında yoğun duyguların yaşanması nedeniyle daha fazla ayrıntı hatırlandığı ve olayın uzun sürdüğü fikrinin olay sonrasında oluştuğuna inanıyor. Fakat tarif edilen belirtiler nörolojik hastalarınkiyle ortak özelliklere sahip.Finlandiya’daki Turku Üniversitesi’nden Valtteri Arstila, ölümcül kazalardan kıl payı kurtulan insanların anormal bir şekilde hızlı düşündüğünü ifade ediyor. Arstilla bu durumu, ölüm kalım anında salgılanan stres hormonlarının tetiklediği bir otomatik mekanizmanın beynin işlem süresini hızlandırmasına bağlıyor. “Bu hızlanma nedeniyle de dış dünya yavaşlamış gibi algılanabiliyor,” diyor.Baker, zamanın durması hissinin, bilinçli deneyimlerimizin ne kadar hassas olduğuna dair ufkunu açtığını söylüyor: “Beyindeki bir bölgenin dünya algımızı nasıl tümüyle değiştirdiğine dair çok somut bir olaydı. Bir an için her şey normaldi, sonra bir anda farklı bir düzleme geçtim sanki.”Bu makalenin İngilizce aslını BBC Future’da okuyabilirsiniz.BBC
İlk Kez Bir Kuyrukluyıldıza İniş Yaptık! Peki Bu Neden Çok Önemli?
etiket
11 Kasım Çarşamba günü Türkiye saati ile 16.30 civarında tarihi bir olay gerçekleşti. Philae isimli küçük bir robotik uzay aracı, insanlık tarihinde ilk defa bir kuyrukluyıldıza iniş yaptı. (Kuyrukluyıldız derken Güneş'in etrafında bir turunu yaklaşık 6.5 yılda tamamlayan bir meteroidden bahsediyorum)
Reklam