Bilim İnsanlarından Tarihi Keşif: Ailenizdeki Doğum Sıranız Hangi Hastalıklara Yakalanacağınızı Belirliyor
ABD'de 10 milyonu aşkın çocuk üzerinde yapılan devasa bir araştırma, aileye kaçıncı sırada katıldığınızın hangi hastalıklara yatkın olduğunuzu belirleyebileceğini ortaya koydu. Chicago ve Columbia üniversitelerinden bilim insanlarının çalışmasına göre, ilk doğan çocuklarda DEHB ve otizm gibi rahatsızlıklar daha sık görülürken, ikinci çocuklarda sindirim sistemi ve kas sorunları öne çıkıyor.
Ailedeki doğum sıranız, sadece evdeki dinamikleri ve ebeveynlerin ilgisini değil, tüm yaşamınız boyunca karşılaşabileceğiniz sağlık sorunlarını da şekillendiriyor olabilir.
Nature Health dergisinde yayımlanan yeni bir bilimsel çalışma, ilk çocuk olmak ile ailenin ikinci çocuğu olmak arasındaki sağlık farklarını çarpıcı verilerle gün yüzüne çıkardı. ABD'deki sağlık sigortası kayıtlarından elde edilen 10,3 milyonluk devasa veri seti incelendiğinde, yüzlerce farklı hastalığın doğrudan çocukların doğuş sırasıyla bağlantılı olduğu anlaşıldı.
Araştırmanın en dikkat çekici bulguları, hastalıklara olan yatkınlığın kardeşler arasında nasıl bölündüğüne odaklanıyor. Verilere göre evin ilk çocukları alerjik reaksiyonların yanı sıra dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), otizm, Tourette sendromu ve obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) gibi nöropsikiyatrik rahatsızlıklara daha açık bir profil çiziyor. Buna karşılık, ailenin ikinci çocuklarında ise mide ve sindirim sorunları, migren, zona, kas-iskelet sistemi hastalıkları ve ilerleyen yaşlarda madde bağımlılığı gibi problemlerin görülme ihtimali istatistiksel olarak daha yüksek çıkıyor.
Bilim insanları bu geniş çaplı risk haritasını oluştururken, aynı ailede büyüyen kardeşler ile farklı ailelerdeki ilk ve ikinci çocukları titizlikle karşılaştırdı.
Bu sayede ailenin gelir düzeyi veya evde evcil hayvan bulunması gibi dış etkenlerin sonuçları saptırmasının büyük ölçüde önüne geçildi. Toplamda taranan 569 farklı klinik rahatsızlığın 150'sinde, doğum sırasının adeta belirleyici bir rol oynadığı kesinleşti. Çalışmayı yürüten uzmanlar, ortaya çıkan bu tablonun daha önce bilinen birkaç yaygın hastalıktan ibaret olmadığını, tıbbın hemen her alanına yayılan köklü bir biyolojik ve sosyal etki olduğunu vurguluyor.
Kardeşler arasındaki yaş farkının bile bu hastalık haritasında kritik bir rolü bulunuyor. Örneğin, iki kardeş arasındaki yaş aralığının açılması, ilk çocukta otizm görülme riskini artırırken, alerjik hastalıklar konusundaki farklılıkların ise azalmasını sağlıyor. Uzmanlar, elde edilen bu sonuçların, 'ikinci çocuk büyük kardeşinin eve getirdiği mikroplarla daha erken bağışıklık kazanır' şeklindeki eski ve basit teorilerin çok ötesinde bir anlama sahip olduğunu belirtiyor. Doğum sırasının insan sağlığı üzerindeki bu muazzam etkisini yaratan ana sebeplerin; anne-babanın yaşı, bağışıklık gelişimi, fizyolojik süreçler ve sosyal faktörlerin karmaşık bir bileşimi olduğu düşünülüyor. Gizemi tamamen çözmek için ise bu temel araştırmanın üzerine inşa edilecek yeni bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!



Yorum Yazın