Bu da Oldu! 3 Boyutlu Baskı ile İnsan Derisi Üretildi
Gelecekte gerçekleşmesi muhtemel olaylardan bir diğeri de 3B yazıcılar ile insan derisi üretimi. Kozmetik markası L'Oréal tarafından çalışmalarına başlanan yapay deri ile marka ürünlerini bu deriler üzerinde test etmeyi düşünüyor.
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
1 Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Mayıs’ta Almanya gezisinden dönerken uçakta gazetecilere “Hiç kimse kalkıp ‘MİT, El Kaide’ye silah gönderdi’ diye iftira atarak, istihbarat teşkilatımızı zan altında bırakamaz. Eğer haysiyetleri varsa, ispatla mükelleftirler” dedi. Türkmenlere “insani yardım” yollandığını söyledi. MİT’in silah yolladığı görüntülerle ispat edilince neden dava açılması talimatı verdi? 2 Cumhuriyet’te haberin çıktığı 29 Mayıs günü, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kayseri’de Fransız Haber Ajansı’na “Yardım, Özgür Suriye Ordusu ve Suriye halkı içindi” dedi. Ertesi gün Ankara’daki mitingde, “O yardımlar Suriye Bayırbucak Türkmenlerine gidiyordu” diye düzeltti. Arada ne oldu da Başbakan fikir değiştirdi? 3 Davutoğlu’nun genel başkan yardımcısı ve AK Parti Siirt Milletvekili Yasin Aktay, 18 Mayıs günü Siirt’te “O silahlar Özgür Suriye Ordusu’na gidiyordu” dedi. O da mı yanlış biliyordu? 4 Silahlar Türkmenlere gidiyordu ise neden Türkmenlere yakın bir sınır kapısı yerine o dönem Nusra Cephesi’nin kontrolündeki Reyhanlı kapısı tercih edildi? 5 Devlet yetkililerinin halkına, Meclis’e, dünyaya yalan söylemesi, yalanı deşifre eden gazetecileri tehdit etmesi suç mudur değil midir? Ya da hangisi daha büyük suçtur?
Cep Telefonları ve Baz İstasyonlarında Radyasyon Var mı?
“Cep telefonları ve baz istasyonları ilk çıktıklarında teknoloji oldukça geriydi ve şiddetleride standartların üzerindeydi” diyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Elektromanyetik Alanlar Komisyon Başkanı Prof. Dr. Tunaya Kalkan, “Artık öyle radyasyon falan yok. Çünkü, teknoloji emniyetli bir noktaya geldi. Eğer bir şey çıkarsa hiç endişe edilmesin hemen söyleriz” dedi. Uluslar arası İyonize Olmayan Işımadan Korunma Komisyonu (ICNIRP) tarafından organize edilen ve ev sahipliğini Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi Başkanlığı’nın yaptığı “İyonize Etmeyen Elektromanyetik Alanların Yarattığı Isıl Hasara Yakından Bakış Sempozyumu“ İstanbul’da yapıldı.40 ülkeden 150’ye yakın bilim insanın katıldığı 3 günlük Sempozyumda, ICNIRP tarafından tavsiye edilen standart değerlerin tartışılmasının yanı sıra, baz istasyonları, cep telefonları, mikrodalga fırınlar ve elektrikle çalışan tüm cihazlardan yayılan elektromanyetik alanlara yönelik etkiler masaya yatırıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Sağlık Bakanlığı Kanser Daire Başkanı Doç. Dr. Murat Gültekin, Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere davet ettikleri uzman bilim adamlarının yaptığı çalışmalar ile bu konudaki endişelerin ve doğru bilinen yanlışların azalmasını hedeflediklerini söyledi. Gültekin ayrıca, her şehirde etkin kanser kayıt ve erken teşhis merkezleri kurduklarını da sözlerine ekledi.Dünya Sağlık Örgütü Elektomanyetik Alanlar Projesi Başkanı Emilie van Deventer, elektromanyetik alanların insan sağlığına olası etkileri konusunda uzun süredir ciddi araştırmalar ve çalışmalar yürütüldüğünün altını çizerek, bu çalışmalar kapsamında elektromanyetik alanların termal ve termal olmayan etkilerini incelediklerini vurguladı. ICNIRP Başkanı Rüdiger Matthes da, yeni kanıtlar ışığında özellikle insanları korumak için elektromanyetik alanların termal etkilerini tartışmak için İstanbul’da olduklarını, toplantı sonuçlarını ise önümüzdeki sene yeni bir rehber ile duyuracaklarını belirtti.İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sağlık Bakanlığı Elektromanyetik Alanlar Komisyon Başkanı Prof. Dr. Tunaya Kalkan ise, elektromanyetik alanların ısıl etkisinin vücut sıcaklığını bir derece artıran değer olarak kabul edildiğini belirterek,” Bu değerin 50’de biri olan 40 volt / metre ICNIRP tarafından güvenli kabul edilmektedir. Türkiye’de ise bu değer tedbir amaçlı 10 volt / metre olarak uygulanıyor! Buradaki sonuçlar insan sağlığı için en uygun çıktılara ışık tutacaktır” şeklinde konuştu.
Varlığını Sadece Sahip Olanların Anlayabileceği 9 Zeka Türünün Anatomisi ve Geliştirme Teknikleri
Toplumumuzda, özellikle sayısal zeka üzerine kurulmuş bir 'zeki' algısı vardır. Yani, matematiğe, fiziğe, kimyaya ilgisi olan bir insan zekidir, fakat virtüöz olmuş bir müzisyen, kafası matematiğe diğeri kadar basmadığı için, o kadar da zeki değildir. Peki bu adaletli mi sizce?Her insan zekidir! Önemli olan, kişinin kendi özelliklerini keşfetmesi ve ilgisinin olduğu alanlarda çalışmasıdır. Hayat bir yarış değildir ve birey, çoğunluğun yaptığı şeyi yapmak zorunda değildir. Dolayısıyla herkes mühendis olmak zorunda değildir, hatta herkes üniversite okumak zorunda dahi değildir.Uzun uzadıya burada çok örnek verilebilir fakat bu cümle tek başını hepsini karşılayacaktır.''Aslında herkes dahidir. Ama siz kalkıp bir balığı, ağaca tırmanma yeteneğine göre yargılarsanız, tüm hayatını aptal olduğuna inanarak geçirir.''
Reklam
İsviçre Peynirindeki Deliklerin Sırrı
Bir İsviçreli ziraat enstitüsü küçük saman beneklerinin, peynirlerdeki meşhur deliklerden sorumlu olduğunu keşfetti.Süt peynir içinde olgunlaştıkça bu 'mikroskobik küçük saman parçacıkları' geleneksel İsviçre peynir çeşitlerindeki deliklerin oluşmasına yardımcı oluyor.Hükumet tarafından desteklenen Agroscope enstitüsü konuyla ilgili Perşembe günü bir açıklama yaptı. Açıklamada, son 15 yılda ambarlarda eski sağma yöntemlerinin terk edilip tam otomatik yöntemlere geçilmesiyle deliklerde azalma olduğu belirtildi. Bunun nedeninin ise endüstriyel sağma sistemlerinin sütü daha iyi temizlemesi olarak ifade edildi.
Reklam
Seks Hayatınızı Geliştirecek, Bilim İnsanları Tarafından Onaylanmış 14 İpucu
İlişkilerimizin ve evliliklerimizin kaçınılmaz bir parçası olan seks hayatı, aslında ilişkimizde ne denli mutlu olduğumuzla doğrudan alakalı. Kimse inkar edemez: İyi bir seks hayatı = Daha mutlu bir birliktelik. Hal böyle olunca, seks hayatımız bizler için büyük önem arz ediyor. Bu nedenle bilim çevrelerince onaylanmış 14 ipucunu sizlere sunuyoruz;
Hem Koşan Hem de Zıplayan 'Robot Çita' Geliştirdiler
MIT’nin Çita olarak isimlendirilen dört ayaklı robotu geçen yıl ilk tanıtıldığı zamana göre yeteneklerini oldukça geliştirmiş durumda. Dün son hali ortaya çıkan Çita robot artık serbestçe koşu yapabiliyor ve daha yüksek engelleri rahatlıkla aşabiliyor.Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından dün yayınlanan yeni bir videoya göre dört ayaklı robot boş bir spor salonunda yapılan testlerde 45.72 santimetrelik engelleri zıplayarak aşabiliyor.
Reklam
Kulağa Tuhaf Geldiği Kadar İnsana Korku Veren 15 Garip Fobi
etiket
Yunan mitolojisinde 'korku' anlamına gelen kelime kökünden gelen fobi; bir şeye karşı duyulan korkunun, bireyin gündelik yaşamını olumsuz yönde etkilemesi halidir. Fakat öyle her korktuğunuz şeye karşı fobiniz var demek değildir bu. ''Yılandan korkuyorum, yılan fobim var'' demek saçmalıktır, çünkü yılandan korkmak gayet normal bir şey.Psikologlar tarafından tanımlanan 400'den fazla fobi olduğu söyleniyor. Bakalım 400 fobinin içerisinde en garip, en ürkütücü olanlar hangileriymiş.
İnsan Vücuduyla İlgili 35 Şaşırtıcı Bilgi
İnsan vücudu sandığımızdan çok daha karmaşık ve çok daha gelişmiş bir yapıya sahiptir.İşte çoğunu belki de ilk kez duyacağınız, bu karmaşıklık ve gelişmişliği gözler önüne seren bilgiler...
Hazır Mezuniyet Yaklaşmışken: Ünlü Astrofizikçi Neil Tyson'dan Başucu Notu Yapılacak 9 Alıntı
Massachusetts Amherst Üniversitesi'nin mezuniyet töreninde konuşan ünlü astrofizikçi Neil deGrasse Tyson, yeni mezun olacak öğrencilere hayata dair çarpıcı önerilerde bulundu. Genel olarak eğitim, siyaset ve Amerikan rüyası hakkında konuşan Tyson, not ortalamasının çok da önemli olmadığını, bu konuda kafalardaki endişelerin yok edilmesi gerektiğini söyledi.İşte o konuşmadan 9 önemli satır başı:
Reklam
Akıllı Telefonunuzu, Gece Uyumadan Önce Yatakta Kullanmayı Bırakmanız Gerekiyor!
Bu senaryo size tanıdık geliyor mu? Facebook'ta geziniyorsunuz ve arkadaşınızın uyuyamamaktan şikayetçi olduğu gönderisiyle karşılaşıyorsunuz. Gece saat birde yayınlandığını fark ediyorsunuz ve '' Ekrana bakmayı kesmelisin.'' diye geçiriyorsunuz içinizden. Saatin 2 olduğunu görüyorsunuz, yatağınıza geçip uzandığınız yerden devam ediyorsunuz Facebook kurcalamaya; bundan daha uyanık olamazsınız sanırım.Gün içinde sürekli internete bağlanmak (bağımlı olmak) ve bunun her geçen gün artması acı ama bir o kadar da gerçek. Telefonlarınızın led ekranı ise uykunuzun en büyük düşmanı. Norveç'te yaşları 16 ile 19 arasında olan, 9846 gencin üzerinde iki yıl boyunca istikrarlı bir şekil yapılan araştırma da bu teoriyi kanıtlıyor.
Odundan Doğa Dostu Bilgisayar İşlemcisi Yapıldı
Bilim insanları yarı iletken çiplerin neredeyse tamamını odundan yaparak, çevre dostu geleceğin bilgisayarlarına öncülük ediyorlar.Taşınabilir elektronik cihazlar (genel olarak geri dönüşümü olmayan, doğada çözünmeyen ve potansiyel toksik maddeler), kullanıcıların hızlı tüketimi ve bir sonraki elektronik cihazın peşinden koşma tutkuları ile alarm veren bir orana ulaştı.Elektronik cihazların çevreye olan yükünü azaltmak için yapılan bir çalışmada Wisconsin-Madison Üniversitesi (UW-Madison) araştırmacıları, Madison’daki ABD Ziraat ve Orman Ürünleri Laboratuvarıyla (FPL) yaptıkları ortak çalışmada, odun tabanlı işlemci geliştirmek için şaşırtıcı çözümler sundu.
Reklam
9 Madde ile Seçim Öncesi Algı Yönetiminden Sıyrılmanızı Sağlayacak Oyun Teorisi
Teknolojinin ve bilimin son yüzyıldaki hızlı gelişimi ile kendini her platformda daha da belirgin bir biçimde hissettiren rekabet kavramı, siyasi arenada da daha belirgin bir biçimde baş göstermiştir.Oyun Teorisi, etkileşimli karar alma süreçlerinde etkin bir yöntemdir. Karar alma süreçlerinde Oyun Teorisi'nin kullanılması ile karar vericiler, karar alma süreçlerinde kendi avantaj ve dezavantajlarını görebildikleri gibi, verecekleri karar sonucunda rakiplerinin bu kararlardan nasıl etkilenebileceklerini ve karşı hamle olarak ne tür kararlar verebileceklerini tahmin edebilmektedir. Yani kısaca Algı Yönetimi: Yalanların cafcaflı bir şekilde anlatılma sanatıdır..
Keşifleriyle Çığır Açan Tüm Zamanların En Büyük 10 Fizikçisi
etiket
Bilim, tarih boyunca bize bilmediklerimizin kapısını açtı; her geçen gün de yenilerini açmaya devam ediyor. Fizik bilimi de bu bilinmeyenleri bilinir kılan, evrenin ve dünyanın yasalarını bizim önümüze seren bilimlerin başında geliyor. Bilim tarihi boyunca birçok önemli fizikçi bizim evrene yönelik bakışımızı geliştirdi, kimileri devrim niteliğinde keşiflere imza attı. İşte bu liste gelmiş geçmiş en önemli fizikçileri bir araya getiren birçok liste karşılaştırılarak ve uzman bir fizikçiye danışılarak hazırlandı. Yine de hatalarımız affola. :) İşte karşınızda keşifleriyle çığır açan 10 büyük fizikçi...
Akıllı Telefonlar Göz Kontrolü İçin Kullanılacak
Bilim insanları, görme bozukluklarını test etmek için akıllı telefonlara yüklenecek bir uygulama geliştirdi.İngiltere'nin başkenti Londra'daki Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu araştırmacıları, geliştirdikleri uygulamayı Kenya'da 233 kişi üzerinde denedi.
Bilim Adamları "Kaybolan" Hafızayı Geri Getirdi
Amerikalı ve Japon bilim adamları, farelerin 'kaybolan' hafızasını yerine getirmeyi başardı.Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve Riken Beyin Bilimi Enstitüsü'nden bilim adamları bir protein yardımıyla farelerin beyin hücrelerini mavi ışığa duyarlı hale getirdi.Daha sonra mavi ışık titreşimleriyle hafıza oluşurken etkin hale gelen sinir hücrelerini harekete geçirmeyi sağladı.Bunun için bilim adamları önce bazı farelere bellek oluşumunu engellemek için anisomisin adlı bir bileşik verdi. Daha sonra farelere donma hissi yaratan elektrik şoku verildi ve hayvanlar başka bir bölüme alındı.Anisomisin alan, dolayısıyla hafıza kaybına uğrayan fareler elektrik şokunun verildiği bölüme geri getirildiğinde donma hissi duymazken diğer farelerin korkuya kapıldığı gözlendi.
Reklam