onedio
ABD'deki Fetö Okulunun Müdürü "Taciz Olayını Gizlemekten" Gözaltına Alındı
NEW YORK (AA) - ABD'nin Florida eyaletinde Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) ait sözleşmeli okulun müdürü, kampüste yaşanan taciz olayını örtbas etmeye çalıştığı iddiasıyla gözaltına alındı.Yerel medyada çıkan haberlerde, Florida'nın Orange ilçesinde bulunan 'Orlando Science Charter School' isimli sözleşmeli okulun müdürü A.Y'nin, bir okul çalışanının öğrencilerini cep telefonundan taciz etme olayını polisten gizlediği gerekçesiyle gözaltına alındığı bilgisi yer aldı.FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'le bağlantılı olduğu belirtilen sözleşmeli okulun müdürü A.Y.'nin, personel J.A'nın öğrencilere uygunsuz fotoğraflar gönderdiği taciz olayını, ortaya çıkıncaya kadar, 30 gün polisten gizlediği ileri sürüldü.A.Y'nin, cinsel taciz mağduru öğrencilerden biri tarafından yapılan şikayeti polise rapor etmek yerine okul içinde bir soruşturma yapmakla yetindiği ifade edildi.Okulda yaşanan taciz skandalını polise bildirmemekle suçlanan 35 yaşındaki A.Y, 19 Ocak salı günü Orange ilçe polisi tarafından gözaltına alındı.Tacizci de aynı FETÖ okulundan mezunWFTV9 isimli yerel kanalın derlediği haberde, okul öğrencilerine cep telefonundan cinsel içerikli fotoğraflar göndermekle suçlanan 19 yaşındaki J.A'nın aynı okuldan mezun olduğu bilgisi paylaşıldı.Mahkeme kayıtlarında, J.A'nın taciz olayına karıştığı sözleşmeli okuldan Haziran 2018'de mezun olduğu, 24 Temmuz 2018'de ise aynı okulda ofis asistanı olarak göreve başladığı belirtildi.Mağdur öğrencilerden birinin 26 Mart 2019'da okul görevlilerine yaptığı şikayet üzerine ortaya çıkan olayla ilgili, bir okul yetkilisinin ifadesinde, J.A'nın telefonundan öğrencileri taciz ettiğine değinildi.Olayın kendisine hem e-posta yoluyla hem sözlü olarak aktarıldığı okul müdürü A.Y'nin, durumu ne polise ne de ilgili devlet kurumlarına bildirmediğine yer verildi.29 Mart 2019'da okula istifasını sunduğu belirtilen J.A, ancak bir ay sonra, 29 Nisan 2019'da ismi açıklanmayan bir okul çalışanı tarafından polise ihbar edildi.İhbarın yapıldığı tarihten önce yakalandığı ortaya çıkan J.A'nın, 16 Mayıs 2019'da taciz olayı dahil birçok suçtan hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.FETÖ okullarında daha önce de benzer olaylar yaşanmıştıABD genelinde 25'ten fazla eyalette 140 civarında sözleşmeli okulu olduğu bilinen FETÖ'nün bu okullarında meydana gelen yolsuzluk ve cinsel taciz dahil çeşitli suçlamalar, soruşturmalar ve yargılamalar, daha önce de Amerikan medyasına konu olmuştu.New Jersey Yüksek Mahkemesi belgelerine göre, Paterson şehrinde bulunan 'Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulu'nda danışma görevlisi olarak çalışan J.R, kendisine defalarca sözlü ve fiziksel cinsel tacizde bulunduğunu belirttiği okul müdürü D.N'den Şubat 2019'da davacı olmuştu.FETÖ okulunun davacı kadın çalışanla,16 Mayıs 2019'da 450 bin dolar karşılığında anlaştığı belirtilirken, yerel medyada D.N. hakkında ikinci bir taciz davasının da devam ettiği kaydedilmişti.Farklı FETÖ okullarında yöneticilerin tepkilerindeki benzerlikIllinois'teki Concept Schools okul sistemine bağlı faaliyet gösteren Horizon Science Academy'de çalışan öğretmen L.H, mahkeme kayıtlarındaki ifadesine göre, 'cinsel ayrımcılık', 'cinsel taciz' ve 'misilleme' iddiası ile açtığı davada okul yöneticisi D.S'yi suçlamıştı.Şikayet dilekçesinde, 2014-2015 yıllarında gerçekleşen olayda, FETÖ bağlantılı okul yönetiminin L.H'nin işine son verdiği, okul yöneticisi Shanahan'ı ise terfi ettirdiği bilgisi yer almıştı.Bir diğer olayda, Ohio'daki Horizon Science Academy Dayton Lisesi isimli FETÖ sözleşmeli okulunda öğretmenlik K.K'nin, Ohio Eğitim Departmanına sunduğu şikayet dilekçesinde yer alan bilgilere göre, okulun düzenlediği bir festivalde, iki öğrencinin uygunsuz görüntüleri okulun güvenlik kameralarına yansıdığı halde yönetim tarafından örtbas edilmeye çalışılmıştı.Yaşadığı sorunlar yüzünden 2013 yılında FETÖ okulundan ayrılmak zorunda kalan K.K, söz konusu olayın üzerine gitmesi üzerine kendisine konunun kapandığının söylendiğini ve çok fazla soru sorduğuna ilişkin tepki gösterildiğini belirtmişti.Yolsuzluk ve cinsel skandaldan kapanan FETÖ okuluLouisina eyaletinde Pelican Educational Foundation (Pelikan Eğitim Vakfı) isimli FETÖ eğitim kurumuna bağlı faaliyet gösteren Abramson Sözleşmeli Okulu da hakkında 2011 yılında çıkan yolsuzluk ve rüşvet skandalları ile ilgili eyaletin eğitim idaresi tarafından soruşturmadan geçirilmişti.Times-Picayune isimli basın kuruluşunda çıkan habere göre, okul öğretmenlerinden G.R'nin, sınıfındaki öğrenciler arasında farklı zamanlarda iki defa yaşanan cinsel taciz olayını rapor etmesi üzerine, FETÖ okulunun skandalı örtbas etmeye çalıştığı, eyaletin bu sebeplerden 2011 eğitim yılı başlamadan Pelikan Eğitim Vakfının okuldan el çektirildiği bilgilerine yer vermişti.
Biden'ın Görevdeki İlk Gününde Gündemi Kovid-19'La Mücadele Oldu
WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Joe Biden, dünkü yemin töreninin ardından görevindeki ilk gününde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını yenecek politikalara odaklandı. Göreve geldikten birkaç saat sonra Donald Trump dönemi politikalarının geri çevrilmesine yönelik 17 kararname imzalayan Biden, bugün Kovid-19 salgınına yoğunlaştı. Biden, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, yönetiminin virüsle mücadele stratejisini duyurdu ve bir dizi kararname ile başkanlık emrine imza attı. ABD Başkanı Biden, 'Son 4 yılda, federal hükümete acil durumlarda eyleme geçmesi, odaklanması ve koordinasyonu sağlaması için güvenememiştik. Kovid-19'da gördüğümüz trajik başarısızlığın nedeni de buydu.' ifadesini kullandı. Kovid-19'la mücadele için yeni bir stratejik plan oluşturduklarını vurgulayan Biden, 'Çok dürüstçe söylüyorum ki, bu virüsü aşacağız. Pandemiyi yenmek için ulusal bir stratejimiz olacak. Gerekli yardımlar yolda.' diye konuştu.Biden, ABD'de Kovid-19 konusunda 'kara kış'ın yaşandığını belirterek, 'Gelecek aya kadar ABD'de Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 500 bini bulabilir. İşler iyileşmeden önce kötüleşecek.' değerlendirmesinde bulundu.Maske konusunda da adımlar atacağının altını çizen Biden, şöyle devam etti:'Dün, federal binalarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğuna ilişkin bir kararname imzaladım. Bugün de eyaletlerarası yolculuklarda tren, uçak ve otobüslerde maske zorunluluğu getiren bir başka kararname imzalayacağım. Ayrıca ABD'ye yurt dışından uçan herkesten negatif test sonucu isteyeceğiz ve bu kişiler, ABD'ye geldiğinde karantinaya girecek.'Biden, karantina kurallarına ilişkin ise detaylı bilgi paylaşmadı. 'Savaşın içindeyiz' ABD'de virüs nedeniyle ölenlerin sayısının 2. Dünya Savaşı'nda ölen Amerikalıların sayısını aştığını belirten Biden, 'Bugün bir savaşın içindeyiz.' dedi.Biden, aşı ve test için gerekli ihtiyaçların karşılanması amacıyla kendisine özel sektörün üretimini yönlendirme hakkı veren 'Savunma Üretim Yasası'nı harekete geçireceğini söyledi.Uzman ve bilim insanlarının fikrine daha çok önem vereceklerini vurgulayan Biden, 'Bilim insanları ve uzmanlar, siyasi müdahale olmadan işlerini yapacak.' ifadesini kullandı.Kovid-19 teşvik paketiBiden, Kovid-19 teşvik paketi konusuna da değinerek, en yakın zamanda bu paketin onaylanması için elinden geleni yapacağının altını çizdi.Biden'ın imzaladığı belgeler kapsamında aşı uygulamalarının ve testlerin hızlandırılması, tedaviye erişimin daha da hızlandırılıp kolaylaştırılması ve risk gruplarının koruma altına alınması yer alıyor. Görevdeki ilk 100 gününde aşı olan kişi sayısını 100 milyona çıkarmayı hedefleyen Biden yönetimi, okulların güvenli şekilde yeniden açılması için de ilgili kurumlara gerekli testlerin sağlanması talimatı veriyor.
Türkiye Barolar Birliği, Üniversitelerde "Çevre Hukuku Ana Bilim Dalı" Kurulması İçin Yök'e Başvurdu
ANKARA (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, üniversitelerde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) başvurdu.TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonundan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden'ın dün ülkesinin yeniden Paris İklim Anlaşmasına dahil olma sürecini başlattığı anımsatıldı. Bu durumun Avrupa Birliği ve ABD'nin gelecek günlerde asli gündeminin iklim değişikliği olacağını gösterdiği ifade edilen açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un da 8 Ocak'ta İklim Kanununun çıkarılarak, çevreyi ve doğayı koruyacak yeni adımlar atılacağını duyurduğu hatırlatıldı. Açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:'Bu dönüşüm sürecinin, ciddi bir düzenleme gerektirdiği ve bu düzenlemeyi yapmak üzere, evrensel değerlere dayalı ve yerel farklılıkları gözeten bir çevre hukuku enstrümanına ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Çevre hukukunun istenilen özelliklere sahip olabilmesi ve milletin, ülkenin, dünyanın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için öncelikle akademik bir disiplin ve çalışma ortamına sahip olması gerektiği de açıktır. Bilimsel bilgi, araştırma ve çalışmalarla desteklenmeyen hukuk alanının, kendisinden beklenen yararı sağlayabilmesi mümkün olmayacaktır.'Açıklamada, Türk üniversitelerinde 'çevre hukuku ana bilim dalı'nın bulunmaması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesinden çevre hukukunun çıkartılmasının, bu alandaki bilimsel çalışmalar ile bilgi üretimini ciddi şekilde engellediği vurgulandı. Bağımsız bir hukuk dalı olarak çevre hukukunun, kendi özel kürsüsünün bulunması gerektiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 'Bu durumun çözümü için Anayasasının 131. maddesi ile 2547 sayılı Kanun hükümleri gereği, hukuk fakülteleri bünyesinde, bağımsız bir 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi gerekmektedir. TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, TBB Yönetim Kurulunun onayıyla, üniversiteler bünyesinde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için gerekli işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi istemiyle YÖK Başkanlığı'na yasal başvuruda bulunmuştur.'
Merkel'den Kovid-19'Un Mutasyonları Konusunda Uyarı:
BERLİN (AA) - Almanya Başbakanı Angela Merkel, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) mutasyonlarına karşı daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.Merkel, Federal Basın Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, uygulanan sert Kovid-19 tedbirlerini savunarak 'Yeni enfeksiyonlar nihayet azaldı. Bu, Almanya'daki sert tedbirlerin meyvesini vermeye başladığını ve çabaların buna değdiğini gösteriyor.' dedi. İngiltere ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nde görülen Kovid-19'un türlerinin şu anki çabaları tehdit ettiğini belirten Merkel, 'Almanya’da da bu yeni virüs türleri tespit edildi. Virüsün mutasyona uğramasını ciddiye almak gerekiyor. Bunu herkesin dikkate almasını istiyorum.' diye konuştu. Merkel, yeni vaka sayılarının azalması ve yoğun bakımdaki hasta sayısının düşmesinin iyi haber olsa da ölüm sayısının yüksek seyretmesinin dehşet verici olduğunu söyledi.Almanya Başbakanı Merkel, 'Tehlikenin ortaya çıkmasını ve günlük sayılara yansımasını bekleyemeyiz. O zaman salgında üçüncü ve muhtemelen daha sert bir dalganın yaşanmasını önlemek için geç olur.' ifadesini kullandı.Bu tehlikenin engellenebileceğini ifade den Merkel, bu konuda son olarak eyalet başbakanlarıyla yeni önlemler aldıklarını hatırlattı.Uğur Şahin'i savunduAşı kampanyasını mümkün olduğu kadar hızlandırma güvencesi veren Merkel, şirketlerden söz verilen aşıların sağlanması durumunda yaz sonunda herkese aşı imkanı sunabileceklerini söyledi.Hükümet olarak aşı üretim tesisi işletmediklerini, bundan dolayı ne kadar aşı dozu üretileceği konusunda bir garanti veremeyeceğini kaydeden Merkel ancak aşıların üretilmesi için şirketlere destek verdiklerini anlattı. Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci tarafından kurulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in bir üretim şirketi olmadığını ifade eden Merkel, BioNTech'in bu konuda Amerikan ilaç firması Pfizer ile iş birliği yapmasının akıllı bir adım olduğunu belirtti.BioNTech’in geliştirdiği aşının Pfizer tesislerinde üretildiğine işaret eden Merkel, “BioNTech aşıyı geliştirdi. Bu şimdi bizim aşımız gibi davranılıyor. BioNTech Pfizer ile çalışıyor. Pfizer uluslararası bir firma. Uluslararası piyasada iş yapan her firma bir bölgeyi tercih etmez.” şeklinde konuştu.Merkel, “Sabırsızlığı anlıyorum. BioNTech’i eleştirmek için bir sebep görmüyorum. Burada gece gündüz çalışan insanlar var. Prof. Şahin ve eşi ile görüştüm. Tek boş günleri yok. Şahin 24 Ocak 2020’de bir pandeminin geldiğini gördü ve tüm araştırma faaliyetlerini bir günden diğer güne değiştirdi. Bundan faydalanıyoruz bugün. Burada niye mızmızlanıyoruz? Avrupa Birliği burada yapabileceğini yaptı.” dedi.Kuzey Akım 2 yaptırımlarını eleştirdiRus gazını Almanya'ya taşıması planlanan Kuzey Akım 2 doğal gaz boru projesine yönelik temel tutumunda bir değişiklik olmadığını dile getiren Merkel, ABD'nin boru hattının yapımında rol alan firmalara yaptırım getirmesini doğru bulmadığını ifade etti.Merkel, yaptırımları eleştirerek ABD yönetimiyle bu konuyu görüşmek istediklerini belirtti.ABD'de yemin ederek görevine başlayan Başkan Joe Biden’in Paris İklim Anlaşması'na geri dönmesini ve ülkesinin Dünya Sağlık Örgütünden ayrılmasını durdurması gibi ilk girişimlerini olumlu bulan Merkel, “Biden ile siyasi mutabakat sağlanabilecek çok daha fazla alan var.' dedi.Ancak ABD ile bazı konularda görüş ayrılıklarının da yaşanacağını ifade eden Merkel, “Avrupa’nın genel olarak daha fazla sorumluluk alması gerekecek. Bu sadece askeri olarak değil, diplomatik alanda da ve başka alanlarda da geçerli.” ifadesini kullandı.Merkel, Almanya’nın ve AB’nin daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.
Asya İşbirliği Diyaloğu 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Ankara Bildirisi Kabul Edildi
ANKARA (AA) - Türkiye'nin dönem başkanlığını yürüttüğü Asya İşbirliği Diyaloğunun (AİD) 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, gelecek döneme yönelik iş birliği perspektiflerini içeren kapsamlı Ankara Bildirisi kabul edildi.Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin dönem başkanlığını yürüttüğü AİD'nin 'Yeni Normal ve Güvenli ve Sağlıklı Turizm' temasıyla çevrim içi düzenlenen 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Toplantıda bakanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik ve sosyal etkileri üzerinde görüş alışverişinde bulundu ve sınamalara karşı AİD'nin ortak eylem unsurlarını tartıştı. Toplantının sonunda, gelecek döneme yönelik iş birliği perspektiflerini içeren kapsamlı Ankara Bildirisi kabul edildi. Türkiye'nin, başlangıçta 2019-2020 dönemi için öngörülen AİD Dönem Başkanlığı, bakanlar toplantısında Eylül 2021'e kadar uzatıldı. Asya İşbirliği DiyaloğuAİD, 35 üyesiyle Asya'nın en geniş katılımlı diyalog ve danışma forumu olarak biliniyor. AiD'in 'bağlantısallık', 'bilim, teknoloji ve inovasyon', 'eğitim ve insan kaynakları gelişimi', 'gıda, enerji ve su güvenliği ilişkisi', 'kültür ve turizm', 'kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi' başlıklı 6 iş birliği sütunu, Türkiye'nin 'Yeniden Asya Girişimi' hedefleriyle örtüşüyor.
Yozgat'ta 85 Yaş Üzerindeki Vatandaşlara Kovid-19 Aşısı Yapılmaya Başlandı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 85 yaş üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başladı.Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi' kapsamında sağlık çalışanlarına ilk doz aşılarının yapılmasıyla başlayan süreç devam ediyor.Kentte huzurevleri ve bakım evlerinde kalanlar ile çalışanların aşılanmasının ardından 85 yaş üzerindeki kişilerin aşı işlemleri evlerinde gerçekleştiriliyor.Bahçeşehir Mahallesi'nde ikamet eden 92 yaşındaki Mürüvvet Yıldırım ve bakımını yapan 65 yaşındaki kızı Fatma Yıldırım, ekiplerce aşılandı.Fatma Yıldırım, aşı sonrası sıkıntı yaşamadığını belirterek, 'Allah, devletimizden, milletimizden ve sağlık çalışanlarımızdan razı olsun.' dedi.Aşı ekibine, 112 Acil Sağlık görevlileri de ambulansla eşlik ediyor.
Reklam
Bildirici'den Hürriyet'in Dilipak Haberine Eleştiri: 'Aşı Karşıtlığı Haberleri İntihar Haberlerine Benzer'
Hürriyet'in, yazar Abdurrahman Dilipak'ın aşı karşıtın açıklamalarının bilim insanlarına sorduğu haberine Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'den eleştiri geldi. Aşı karşıtı haberleri intihar haberlerine benzeten Bildirici, 'Bilimsel görüşlerle birlikte bu şekilde yazsanız bile komplo teorilerine yatkın insanların aşı karşıtı olmasına katkıda bulunursunuz' dedi. 
Çanakkale Ve Balıkesir'de 85 Yaş Üzerindeki Vatandaşlara Aşı Yapılmaya Başlandı
ÇANAKKALE / BALIKESİR (AA) - Çanakkale ve Balıkesir'de, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 85 yaş üzerindeki vatandaşlara aşı yapılıyor.Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi'ne' göre sağlık çalışanlarının ilk doz aşılarının yapılması ile başlayan süreç devam ediyor.Çanakkale ve Balıkesir'deki huzurevleri ve bakım evlerinde kalanlar ile çalışanların aşılanmasına başlandı. Ayrıca, dün yapılan Bilim Kurulu toplantısındaki değerlendirme doğrultusunda 85 yaş üzerindeki kişilerin aşı işlemleri evlerinde gerçekleştiriliyor.Çanakkale merkeze bağlı Kepez beldesinde ikamet eden 99 yaşındaki Ayşe Vahide Gündoğdu da görevli ekiplerce aşılandı.İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri, kızının yanında kalan Gündoğdu'ya aşı yaparak salgın konusunda bilgi verdi.Gündoğdu'nun kızı Fatma Nur Sallama, 'Her gün korku ve tedirginlik içinde yaşıyoruz. Odası ayrı olsa da ona hastalığın geçmesinden çok korkuyordum. Şimdi omuzlarımızdan büyük bir yük kalktı. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere tüm sağlık personelimize ve devletimizin yetkililerine teşekkür ederim.' diye konuştu.Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde ise Halk Sağlığı Müdürlüğü ekiplerince Dursunbey Belediyesi Sevgi Evi sakinleri ve personelinin aşıları yapıldı.Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, 'Sevgi Evi sakinleri bizim baş tacımızdır. Onların sağlıkları bizim için çok önemlidir.' dedi.
Reklam
Türkiye'de Yüz Nakli Yapılan İlk Kişi Olan Uğur Acar Naklin 9. Yılında Doktorlarıyla Buluştu
ANTALYA (AA) - Türkiye'de yüz nakli yapılan ilk hasta olan Uğur Acar, naklin dokuzuncu yılında operasyonu gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ile bir araya geldi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 21 Ocak 2012'de gerçekleştirilen Türkiye'nin ilk yüz nakli ameliyatıyla yeni bir hayata 'merhaba' diyen Uğur Acar, Rektör Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan'ı ziyaret etti.Rektör Özkan, dokuz yılın hızlı ve güzel geçtiğini belirterek, 'Uğur Acar'ın şu an ki durumu gayet iyi. Kendisine iyi bakıyor. Önemli olan bu tür hastaların çok dikkatli ve özenli hareket etmeleri. Uğur, Akdeniz Üniversitesinde çalışıyor. Bu sayede Uğur'un yüzünü de özel hayatını da çok yakından takip edebiliyoruz. Herhangi bir sıkıntı yok. Uğur'a daha nice sağlıklı on yıllar diliyorum. İnşallah yüzüyle istediği gibi güzel bir hayat geçirir.' ifadelerini kullandı. Özkan, yüz, kol ve rahim nakli gibi ameliyatların hayat kalitesini artıran çok komplike operasyonlar olduğu için her gün yapılmadığına dikkati çekti.Yüz naklinden ziyade kol nakli bekleyen hasta sayısının çok olduğunu aktaran Özkan, şunları kaydetti:'Özellikle donör sayısına göre bekleyen hasta sayımız çok fazla. İnsanlar yakınlarında olmadan bunun önemini ve zorluklarını kavrayamıyor. Bu nakiller hem kişinin hem de çevresindeki insanların hayat kalitesini oldukça artıran ve onları manevi anlamda hayata bağlayan ameliyatlar. İnşallah insanların organlarını, uzuvlarını, yüzlerini bağışlamasıyla yavaş yavaş bazı insanların hayatları değişecek.'Prof. Dr. Ömer Özkan ise Uğur Acar ile dokuz yıl önce bir serüvene başladıklarını anlattı.Acar: 'Burada olmam tedavim için önemliydi'Uğur Acar ise Akdeniz Üniversitesi Hastanesi ve Rektörlükte çalıştığının altını çizerek, şöyle konuştu:'Burada olmam tedavim için önemliydi. Hocalarıma ve doktorlarıma yakın olmam benim için bir şans. Şu anda yüz nakli olduğum için ve Akdeniz Üniversitesinin bir mensubu olduğum için çok mutluyum.'Ziyarette, yüz naklinin dokuzuncu yılı anısına pasta kesildi.
Açılması İçin Çağrıda Bulundular! Restoran ve Kafelerden 5'li Teklif
Geçen yıl mart ayında başlayan koronavirüs salgınının etkileri hala devam ediyor. Bir yandan alınan önlemlerle salgının etkileri azaltılmaya çalışılırken, diğer yandan aşılama işlemleriyle eski normale dönülmek için uğraşılıyor. Salgının başladığından bu yana yaklaşık 1 yıllık süreçte devlet de yaptığı ekonomik destek paketleriyle hem halka hem de işletmelere destek oluyor. Ancak virüsün yayılma hızını düşürmek amacıyla alınan kapanma tedbirleri özellikle restoran ve kafeleri bir hayli zor durumda bıraktı.
Reklam
Bakan Selçuk Ve Iea Direktörü Hastedt, Türkiye'nin Tımss Başarı Grafiğini Konferansta Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) dünya sıralamasında ilk 10 ülke arasında yer almayı hedeflediklerini belirterek, 'Türkiye, bunu yapabilecek kabiliyete ve yeterliliğe sahiptir.' dedi. Ankara Eğitim Platformu tarafından çevrimiçi düzenlenen TIMSS 2019 Değerlendirme Konferansı'na Milli Eğitim Bakanı Selçuk ve TIMSS'in yönetiminde yer alan Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (IEA) İcra Direktörü Dirk Hastedt katıldı. Bakan Selçuk, konferanstaki konuşmasında TIMSS 2019 Türkiye sonuçlarının yanı sıra Bakanlığın 2023 Vizyonu ve uzaktan eğitim sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakanlık olarak 2023 Eğitim Vizyonu adını verdikleri bir eylem planıyla yola çıktıklarını anlatan Selçuk, ilk yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakasının Türkiye'de görülmesinin ardından uzaktan eğitime geçilen Mart 2020'den beri zorlu bir gündemi paylaştıklarını, ortaya çıkan değişimlere uygun kararlar alabilmek için çalıştıklarını anlattı. Okulların kapanması, harmanlanmış eğitime geçme zorunluluğunun tüm süreçleri güncellemeye sebep olduğunu dile getiren Selçuk, bu durumun zorluklarının yanında bazı fırsatları da barındırdığını ifade etti. Selçuk, bu dönemin aynı zamanda öğretmenler, çocuklar ve veliler için yenilenme ve beceri edinme süreçlerini de içerdiğini söyledi. Bakan Selçuk, uzaktan eğitim sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı:'Uzaktan eğitimin başlamasından bu yana yaklaşık 13 milyar kez ziyaret edilen EBA platformu, dünyada eğitim kategorisinde en çok ziyaret edilen web sitesi oldu. Canlı sınıf ve alternatif uygulamaların sisteme entegrasyonuyla EBA'da günlük yaklaşık 3 milyon ders yapabilme kapasitesi bulunuyor. Her ülkenin EBA benzeri siteleri var ancak uluslararası verilere göre, dünyada öğretmen ve öğrencilerin en fazla kullandığı site EBA. Dünyada sadece birkaç ülke öğretim kademeleri için 3 ayrı TV kanalı kurabildi. Bunlardan biri Türkiye.Salgın döneminde topluma verilen hizmet kalitesi için çağrı merkezimiz, dünya ikinciliği ödülü; yapay zeka destekli sanal robotumuz EBA Asistan ise dünya birinciliği ödülü aldı. EBA Asistan halen dünyanın en fazla kullanılan sanal asistanları arasında yer alıyor. Sunduğumuz tüm bu eğitim hizmetlerine adil erişim için de yoğun şekilde çalışıyoruz. Bilgisayar ve internet erişimi konusunda desteğe ihtiyacı olan öğrencilerimiz için Türkiye genelinde 14 bin 300 EBA destek odası, 170 Mobil EBA destek noktası oluşturduk. Bunun yanında yaklaşık 1 milyon dolayında öğrencinin tablete erişmesi noktasında, öncelikli olarak 500 bin tabletin 360 binini dağıtmış bulunuyoruz. Ocak ayı sonuna kadar da 500 bin tableti dağıtmış olacağız. Ayrıca yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, kamu ve özel sektör kuruluşları ile sivil inisiyatifler tarafından sunulan ayni ve nakdi bilgisayar destekleriyle de yaklaşık olarak 200 bin dolayında tablet bilgisayar çocuklarımıza ulaşmış durumda. Bu sayıyı daha da artırma noktasında gayretlerimiz sürüyor.'Bakan Selçuk, öğretmen eğitiminde 30 bin dolayındaki yüz yüze hizmet içi eğitim kapasitesini salgın döneminde çevrimiçi olarak 840 bin öğretmene ulaştırdıklarını bildirdi. 'Analizler, Türkiye'nin yüksek etkili ve beklenenin üzerinde bir performans sergilediğini gösteriyor'Bakan Selçuk, köklü bir geçmişe ve büyük bir tecrübeye sahip olan TIMSS uygulamasının katılımcı ülke öğrencilerinin profilini ortaya koyduğunu belirtti.Türkiye'nin TIMSS 2019'da tüm alanlarda puanlarını artırdığını ve ülke sıralamasını yükselttiğini dile getiren Selçuk, 'Yapılan analizler, Türkiye'nin yüksek etkili ve beklenenin üzerinde bir performans sergilediğini gösteriyor. Ülkeler arasındaki sosyoekonomik farklılıklar da önemli. Türkiye, dünyada en yüksek performans gösteren ülkeler arasında yer aldı.' dedi. Ziya Selçuk, Türkiye'nin 4. sınıf matematik alanında 2015'teki 483 olan ortalama puanını 2019'da 40 puan artırarak 523'e çıkardığını, 2015'te 49 ülke arasında 36. sırada yer alırken 2019'da 58 ülke arasında 23. sıraya yükseldiğini belirtti. 'Bunlar sevindirici ama bu bizim olmak istediğimiz yer değil'Verilere göre, Türkiye'nin TIMSS uygulamalarında sabit başarı ölçüsü olarak kabul edilen ölçek orta noktasının yani 500 puanın her iki alanda da ilk kez üzerine çıktığını dile getiren Selçuk, şöyle devam etti:'Ayrıca üst ve ileri yeterlik düzeylerindeki öğrenci oranları artarken performans iyileşmesi Türkiye'nin tüm bölgelerine yayıldı. Bunlar sevindirici ama bu bizim olmak istediğimiz yer değil, bizim hedeflerimiz var. Hem PISA'da hem TIMSS'de yakaladığımız yükselişi, sonuçlardan elde ettiğimiz verilerden faydalanarak yeni politikalara dönüştürüp gereken tedbirleri alacağız ve hedefimizi daha da yükselteceğiz. Bizim tabii ki hayallerimiz, hedeflerimiz var. Varmak istediğimiz yer, dünya sıralamasında ilk 10 içerisinde yer almak. İlk 10 ülke arasında olmak için gereken her türlü çalışmayı yapmaya devam edeceğiz, Türkiye, bunu yapabilecek kabiliyete ve yeterliliğe sahiptir. Uluslararası ve ulusal verilerde yükselişe geçmek sistematik uygulamalar ve bilimsel yöntemlerle çok da güç değil. Sadece bunun için çalışmak ve gerekli politikaları istikrarla uygulamak gerekiyor. Bu açıdan umudumuzun büyüdüğünü söyleyebilirim.'Öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini ölçmeye çalışan TIMSS ve diğer uluslararası değerlendirmelerin tek ölçüt olmadığının altını çizen Selçuk, eleştirel düşünce, akıl yürütme, yorumlama, okuduğunu anlama gibi birçok becerinin önemine işaret ederek, eğitimi sistemini çift kanadı olan aklı ve kalbi birleştiren bir bütün olarak gördüklerini söyledi. Bakan Selçuk, uluslararası sınavları son derece ciddiye aldıklarını, Türk eğitim sisteminin politikalarını belirlerken buradan elde ettikleri verileri sıklıkla kullandıklarını ancak Türk eğitim sisteminin kendi bireyselliği, kendi değerleri ve yerel bazı farklılıkları bulunduğunu, bu farklılıkları da dikkate alarak verileri karşılaştırmalı bir şekilde incelediklerini anlattı. Ülkenin her noktasında fedakarca çalışan öğretmenlerin ve eğitim için çalışan her bir kişinin Bakanlık nezdinde bambaşka bir anlam ve yere sahip olduğunun altını çizen Selçuk, 'Özel okullar, bizim sistemimizin ayrılmaz bir parçasıdır ve birlikte Türkiye'deki eğitim çıtasını yükseltmek, yenilikçi birtakım politikalar geliştirmek noktasında iş birliğimiz sürekli olarak devam ediyor.' dedi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların açılması noktasındaki ilkesel kararın sürdüğünü belirterek, 'Milli Eğitim Bakanlığının görevinin, okulları açmak ve çocukları, öğretmenleri okullarda buluşturmak olduğuna yürekten inanıyoruz. Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla beraber yapılacak istişarelerle bu konudaki değerlendirmelerimizi daha ileri noktalara taşıyacağız.' diye konuştu. 'Türkiye, büyük bir sıçrama yaptı'IEA İcra Direktörü Dirk Hastedt ise hükümet dışı bağımsız bir kuruluş olduklarını ve kuruldukları 1958'den beri 30'dan fazla eğitim araştırması yaptıklarını anlattı. Türkiye'nin 2019 TIMSS sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hastedt, 'Türkiye'den öğrencileri, matematik ve fen alanında elde ettiği mükemmel sonuçlar için tebrik ediyoruz. Araştırma verilerine göre, Türkiye'nin elde ettiği başarılarda yıllara bakıldığında büyük bir artış var. Özellikle 2011, 2015 ve 2019'daki sonuçlara baktığımızda büyük bir sıçramanın yaşandığını görüyoruz. Bence bu sonuçlar harika...Türkiye bu sonuçlarla, üst orta konuma yerleşti.' dedi. Hastedt, araştırma sonuçlarında kız ve erkek çocukları arasındaki başarı farklılıklarının her zaman dikkat çekici sonuçlar doğurduğunu söyledi. TIMSS'de genel olarak 4. sınıf matematiğinde ülkelerin neredeyse yarısında erkek çocukların kızlardan daha iyi puan elde ettiğini aktaran Hastedt, şöyle konuştu:'Dünya genelinde 2015 ve 2019'da erkek çocukların lehine büyük bir farklılaşma olduğunu görüyoruz. Sadece 4 ülkede, matematik alanında kız çocukları erkek çocuklarından daha iyi puan aldı. O nedenle dünya genelinde uluslararası sonuçlara baktığımızda özellikle 4. sınıf matematiğinde toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının gerilediğini görüyoruz. Türkiye'deki sonuçlara bakıldığında ise matematik ve fen alanında kız çocukların erkeklerden daha iyi puan alırken artık erkeklerin kız çocuklarını yakaladıklarını gördük. Son araştırmaya bakıldığında, Türkiye'de erkek ve kız çocukların hem matematik hem fen alanında benzer sonuçlar elde ettiğini görüyoruz ve bu kapsamda erkek ve kız çocukları arasındaki fark istatiksel olarak anlamsız.'TIMSS 2019 sonuçlarına göre, Türkiye'den iyi orandaki öğrencinin ileri düzey eşiği geçtiğini aktaran Hastedt, ancak nispi olarak yüksek orandaki öğrencinin minimum eşiği aşamadığını belirtti. Hastedt, araştırma sonuçlarının dünya genelinde öğretmenlerin dijital yeterliliklerinin artırılması için mesleki gelişim alanına olan ihtiyacı ortaya çıkardığını sözlerine ekledi. 'Uzaktan eğitim konusunda 50 yılda alacağımız mesafeyi 1 yılda aldık'Ankara Eğitim Platformu Başkanı Mirkan Aydın ise konuşmasında, 'Uzaktan eğitim konusunda 50 yılda alacağımız mesafeyi 1 yılda aldık.' dedi.Uzaktan eğitimin ve teknolojinin daha çok uzun bir süre öğretmenin ve okulun yerini dolduramayacağını ifade eden Aydın, 'Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm karar vericilerden talebimiz, küresel salgın dönemi kısıtlamalarında, aşılamada ve kamu sağlığıyla ilgili tüm kararlarda okulların açık olması yönünde süreci yönetmeleridir.' değerlendirmesinde bulundu.
Isesco, Afrika'da Çölleşmenin Gıda Güvenliğini Tehdit Ettiği Uyarısı Yaptı
RABAT (AA) - İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bünyesinde faaliyet gösteren İslami Eğitim, Bilim ve Kültür Organizasyonu (ISESCO) Afrika'daki çölleşmenin kıtadaki nüfusun yüzde 70'inin gıda güvenliğini tehdit ettiği uyarısında bulundu.ISESCO Genel Müdürü Selim Muhammed el-Malik, organizasyonun video konferans aracılığıyla Afrika'da sürdürülebilir tarım ve akıllı teknoloji konusunda düzenlediği etkinlikte açıklamalarda bulundu.Malik, 'Çölleşme ve tarım alanlarındaki bozulmanın devam etmesi, Afrika'nın tarım üretiminin yüzde 20 azalmasına ve nüfusun yüzde 70'inin gıda güvenliğini tehdit etmesine neden olacaktır.' dedi. Afrika'da ekosistemin ve biyolojik çeşitliliğin korunması, nüfusun tarımsal ürünlere ihtiyaçlarının karşılanması ve gıda güvenliğinin önemine işaret eden Malik, yenilik ve akıllı teknoloji kullanılması gerektiğini vurguladı.Malik, ISESCO'nun gelecek yıl tarımda inovasyon alanında ödül vereceğini, öğrencilere akıllı tarım teknolojileri alanında burs imkanı sağlayacağını ve ISESCO ülkelerinde tarım alanında girişimlere destek sunulurken Afrika'ya öncelik tanınacağını kaydetti.Gıda Krizini Önleme Ağı (RPCA), 2020 yılının aralık ayında, Batı Afrika'daki gıda krizine ilişkin yayımladığı raporda, bölgenin son yılların en ciddi gıda krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğu konusunda uyarmıştı.
Reklam
Polonya Başbakanı Morawiecki'den, Kovid-19 Aşısı Tedariki Konusunda AB'ye Mektup
VARŞOVA (AA) - Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı tedariki sürecinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle Avrupa Birliği (AB) kurumlarının yöneticilerine mektup yazdı. Morawiecki, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel'e gönderdiği mektupta, Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci tarafından kurulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in ürettiği aşıların AB üyesi ülkelere belirlenen sürede ulaşmamasının nedenlerinin bir an önce açıklığa kavuşturulmasını talep etti.AB'nin aşı tedariki konusunda çabaladığını ama aşı üretiminin ve tedarikinin hala çeşitli sorunlarla karşılaştığını belirten Morawiecki, ülkesinin, AB'nin aşı tedariki programı kapsamında mart sonuna kadar BioNTech-Pfizer ve Moderna tarafından üretilen aşılardan 6 milyon doz beklediğini ama geçen hafta Pfizer firmasının anlaşmaya uyamayacağını açıkladığını ve bunun ise Polonya'nın aşı programını ciddi bir şekilde etkileyeceğini vurguladı.AB Komisyonuna, BioNTech-Pfizer ile aşı tedariki konusunu bir an önce görüşmesi çağrısı yapan Morawiecki, Almanya'nın AB'den bağımsız olarak aşı temini konusunda çeşitli anlaşmalar yapmasının, 'AB dayanışması ve iş birliği konusunda ciddi sorular ortaya çıkardığını' ifade etti.Aşı konusunda AB'nin ortak adım atması ve aşının AB vatandaşlarına adilane, etkili ve programlı bir şekilde ulaştırılması gerektiğine dikkati çeken Morawiecki, konunun yarın AB liderlerinin video konferans üzerinden yapacakları toplantıda ele alınması gerektiğini söyledi.Nüfusu yaklaşık 38 milyon olan Polonya'da bugüne kadar 541 bin 299 kişiye aşı uygulandı.BioNTech-Pfizer 16 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Kovid-19 aşısı üretimini artırmak için imalat operasyonlarını yeniden ölçeklendireceğini ve bu durumun Avrupa'ya yapılan tedariki geçici olarak azaltacağını bildirmişti.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür Ve Turizm Bakanlığı "2019-2020 Özel Ödülleri" Töreni'nde Konuştu: (1)
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Bir dönem, ülkemizin kültür sanat dünyasını esir alan kısır ve bağnaz bakış açısı, binlerce yıllık medeniyet mirasımıza da sırtını döndü. Öyle ki bizi tarihimize, köklerimize bağlayan birçok kültür sanat eseri bu dönemde, ya müzelerin mahzenlerinde ya da kütüphanelerin tozlu raflarında bakımsızlığa, unutulmaya terk edildi.' dedi.Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı '2019-2020 Özel Ödülleri' Töreni'ndeki konuşmasına, kendisini dinleyenleri selamlayarak başladı.Büyüyen gelişen, Türkiye'ye yakışır bir kültür ikliminin tesisi için emek sarf eden ilim, kültür ve sanat erbabının her birine şükranlarını sunan Erdoğan, geçen sene yaşanan olağanüstü şartlar sebebiyle Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri Töreni'nin yapılamadığını anımsattı.Bugün hem 2019'un hem de 2020'nin ödüllerini vereceklerini belirten Erdoğan, bu yıllarda başarılarıyla temayüz eden tüm kurumları ve sanatçıları tebrik etti.Erdoğan, bu kapsamda ödüle layık görülen Odunpazarı Modern Müzesi'ni, Antakya Medeniyetler Korusu'nu, Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi'ni, Mimsanat Akademisi'ni, İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi'ni kuran, yaşatan, zenginleştiren sanat ve sanatçıları kutladı.Kültür ve Turizm Bakanlığı ve jüriye, kültür ve sanat kurumlarına verilmiş samimi bir destek olarak gördüğü bu tercihleri özellikle yaşattıkları ve bu konuda attıkları adım için teşekkürlerini sunan Erdoğan, şöyle devam etti:'1979 yılından günümüze kadar ödüllerin tevdi edildiği kültür sanat insanlarımızı, kurumlarımızı bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Gerek 2020 yılında gerekse 2021 yılının ocak ayında akademiden ve sanat camiamızdan birçok yıldız kaydı. Dün sosyal bilimler alanında ülkemizin yetiştirdiği en yetkin isimlerden sosyolog Prof. Dr. Nur Vergin hocamızı darülbekaya uğurladık. Nur hocamızdan bir hafta önce Topkapı Sarayı'nın eski müdirelerinden, dünya çapında bir tarihçi, el yazması ve minyatür sanatı uzmanı olan Filiz Çağman hanımefendiyi kaybettik. Bu iki güzide ismin yanı sıra bu dönemde Türk sinemasına, tiyatrosuna, müziğine, kültür ve sanat hayatına katkı yapmış, emek vermiş pek çok değerimiz vefat etti. Hayatını kaybetmiş tüm kültür, sanat, bilim insanlarımıza Allah'tan rahmet, sevenlerine ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum.'Türkiye'nin, tarih boyunca medeniyetlerin kavşağında yer almış bir ülke olduğuna dikkati çeken Erdoğan, tek başına bir değer olan İstanbul'un yanında Hatay'dan Kayseri'ye, Ürgüp'ten Hasankeyf'e, Efes'ten Hattuşaş'a kadar Türkiye'nin dört bir tarafında medeniyetlere beşiklik yapmış yerlerin olduğuna işaret etti.'Bir odasının gezilmesi için saatlere ihtiyaç var'Topkapı'daki eserlerin bir benzerinin, yağmayla bir araya getirilmiş ürünlerin teşhir edildiği yerler bir kenara bırakılırsa, kapasite ve çeşitlilik itibarıyla dünyada hiçbir müzede bulunamayacağını vurgulayan Erdoğan, Topkapı Sarayı'nın tek bir odasının dahi hakkının verilerek gezilmesi için saatlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.Erdoğan, binlerce yıla sahip kadim mirası sürekli zenginleştiren milletin mimariden musikiye, hüsnühattan edebiyata kadar kültürün farklı alanlarında nadide eserler ürettiğini belirterek, 'Bugün sadece sınırlarımız içinde değil, gönül coğrafyamızın dört bir köşesinde bu eserlerle karşılaşıyoruz. Afrika'nın en ucundaki Cape Town şehrinden Kahire'ye, Açe'den Saraybosna'ya kadar gittiğimiz her yerde ecdadın geride bıraktığı bir ize, o topraklara vurduğu bir mühre rastlıyorsunuz.' dedi.'Altının kıymetini sarraf bilir' sözünü hatırlatan Erdoğan, 'Medeniyetimizin görkemini, ecdadımızın ufkunu yansıtan bu eserlerin değeri maalesef uzun yıllar bilinemedi.' ifadelerini kullandı.Erdoğan, şöyle konuştu:'Diğer pek çok konuda olduğu gibi kültürümüze ve kültür mirasımıza hakkıyla sahip çıkma noktasında da ciddi sıkıntılar yaşadık. Bir dönem, ülkemizin kültür sanat dünyasını esir alan kısır ve bağnaz bakış açısı binlerce yıllık medeniyet mirasımıza da sırtını döndü. Öyle ki bizi tarihimize, köklerimize bağlayan birçok kültür sanat eseri bu dönemde ya müzelerin mahzenlerinde ya da kütüphanelerin tozlu raflarında bakımsızlığa, unutulmaya terk edildi. Bununla da kalmadı. İhmal yerini zamanla kasta, ilgisizlik yerini bilgisizliğe, gaflet yerini zamanla hesaplaşmaya bıraktı. Millete, tarihe, köklü medeniyet tasavvurumuza ait ne varsa çoğu dışlandı, yok sayıldı, hor, hakir görüldü. Bu yıkım ekibinin karşısında kendini tarihe, sanata ve kültürümüze sahip çıkmaya vakfetmiş insanların da olduğunu biliyoruz. Az sayıdaki bu çilekeş insanlar neşrettikleri eserler, açtıkları sergiler ve kurdukları müzelerle hazinemizi yaşatmaya çalıştılar. Bu insanlar geçmişin eskimeyen güzellikleriyle günümüzün modern eserlerini buluşturarak aynı zamanda sanatın evrensel yönünü de bizlere gösterdiler.''Hakları ne yapılsa ödenemez'Erdoğan, Nejat Çuhadaroğlu ve Süleyman Saim Tekcan'ın işte bu sanat muhafızlarının, gönüllülerinin öncülerinden olduğunu belirterek, Çuhadaroğlu'nun 30 yıl boyunca binbir zahmetle topladığı eserleri Hisart Canlı Tarih ve Diorama Müzesi'nde bir araya getirerek milletin istifadesine sunduğunu söyledi.Tekcan öncülüğünde kurulan İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi'nin ise 100 ülkeden 2 bine yakın önemli sanatçının eserine ev sahipliği yaptığını aktaran Erdoğan, özgün baskı, gravür, çukur, elek, taş, ipek ve ağaç baskı gibi tekniklerle ortaya çıkan 15 bin eserin burada sergilendiğini kaydetti.Mimsanat Galerisi'nin ise Türk süsleme sanatları ve plastik sanatlar alanındaki eserleriyle milli kültürün zenginleşmesine katkı sunduğuna işaret eden Erdoğan, bu müzede merhum Süheyl Ünver'den alınan ilhamla 2011'den beri en yetkin hocaların nezaretinde Türk sanatlarının yenilikçi üstatlarının yetiştirildiğini ifade etti.Erdoğan, hayatlarını vakfederek elde ettikleri becerileri, ürettikleri eserlere ve insanlığa kazandırdıkları özgün değerlere yansıtan hocaların hakkının ne yapılsa, ne söylense ödenemeyeceğini vurgulayarak, 'Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu sanat üstatlarımızın şahsında Türk kültür ve sanatına sahip çıkan herkese teşekkür ediyorum. Hocalarımızın açtığı bu yolda gençlerimizin Türk kültür ve sanatını dünyada hak ettiği yere getirene kadar yürümeye devam edeceğine inanıyorum.' dedi.(Sürecek)
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Bakanlığının 2019-2020 Özel Ödülleri Töreni'nde Konuştu:
ANKARA (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Kültür ve sanatın bazen kısacık bir etkileşim anında bıraktığı izi, başka yollarla yıllarca uğraşsanız oluşturamazsınız. Böylesi önemli ve değerli bir sonucun elde edilmesinde emeği olan insanlarımızı, işte bu bilinç ve farkındalıkla onore etmeyi, kendilerine şükranlarımızı sunmayı bir görev addediyoruz.' dedi. Bakan Ersoy, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kültür ve Turizm Bakanlığı 2019-2020 Özel Ödülleri töreninde konuştu.Sözlerine, '1979'dan beri süregelen, özünü ve amacını daima koruyan taltif geleneğimizin 40'ıncı takdim merasiminde sizlerle bir arada olmaktan onur duyuyorum.' diyerek başlayan Ersoy, yarım asra yaklaşan uzun bir yolculuk boyunca sanatçılara, edebiyatçılara, tarih ve kültür araştırmacılarına bu alanlarda hizmet veren kurum ve kuruluşlara karşı şükran ve minnet ifadelerini bu ödülle sembolleştirdiklerini söyledi. Ödülün bir nesne değil aslen bu duyguların insanlara birebir sunulma hikayesi olduğunu ifade eden Ersoy, 'O insanlar ki ülkesi ve milleti için şevkle çalışır, üretir, kültür ve sanat hayatımızı geliştirip zenginleştirirler. Bunlar vesilesiyle de kültürel diplomasinin güçlenmesini, sağlıklı, aktif ve etkili kullanımını sağlarlar. Üstelik, devletler arasından ziyade, halklar arasında, hatta bireylerle bire bir iletişimi tesis ederler ki zaten birbirimizi tanımanın ve anlamanın en ideal yolu da budur.' diye konuştu.Ersoy, kültürleri, değerleri, estetik yaklaşımları, duygu dünyasını, kısaca insanı her yönüyle yaşayarak tecrübe etmenin, deneyimleme ve öğrenmenin zihinlerde ve fikirlerde kalıcı izler bıraktığını dile getirerek, şunları kaydetti: 'Kültür ve sanatın bazen kısacık bir etkileşim anında bıraktığı bu izi, başka yollarla yıllarca uğraşsanız oluşturamazsınız. Böylesi önemli ve değerli bir sonucun elde edilmesinde emeği olan insanlarımızı, işte bu bilinç ve farkındalıkla onore etmeyi, kendilerine şükranlarımızı sunmayı bir görev addediyoruz. Eserler ve hizmetler sundukları faydalar kadar hatta belki de daha fazla oluşum süreçleriyle, insan olarak gelişmemizin ilhamıdırlar. Çünkü bunlara baktığımızda bir adanmışlık, azim ve sebat görürüz. Amaçlarımıza nasıl ulaşabileceğimizin anahtarları da bunlardır.Hiçbir başarı kolay elde edilemez. Biliyoruz ki böyle ulaşılmış gibi görünenler de kalıcı olmamıştır. Çalışmak, araştırmak, daha iyisi için çabalamak, sürekli bir üretme hali içerisinde olmak; sanatçıyla, bilim insanıyla, girişimciyle diğer insanlar arasındaki temel farktır. Bu tarz insanlara daha fazla sahip olan milletlerin medeniyeti de bir o kadar güçlüdür, zengindir. Tarihin ve coğrafyanın en zor sınavlardan geçirdiği aziz milletimizin dirayeti de buradan gelmektedir. Zira izleyebilecekleri, koşulsuz güvenebilecekleri, yolunda yürüyebilecekleri rehberleri daima olmuştur. Onlar milletimizden, milletimiz onlardan güç ve feyz almıştır. Bunun neticesinde tarihle yaşıt medeniyetimiz ve rakipsiz kültür zenginliğimiz bugün tüm görkemiyle ayakta durmaktadır.' 'Tüm etkinliklerimizin yurt ve dünya sathında yankı bulmasını amaçlıyoruz'Ersoy, bakanlık olarak bilhassa gençlerin ve çocukların hayal güçlerini beslemek, üretkenliklerini ortaya çıkarmak, artırmak; halkın kültür ve sanatı talep etmesini, aktif yaratıcı süreçlerde yer almasını sağlamak üzere hep daha iyisini hedefleyerek hizmet ve proje üretmeye devam ettiklerini anlatarak, şu ifadeleri kullandı:'Tüm etkinliklerimizin dünyadaki çağdaş ve gelişen anlayışla paralel olarak yürütülmesini, yurt ve dünya sathında yankı bulmasını amaçlıyoruz. Ancak bu hedefe ilerlerken sanatsal ve kültürel faaliyetlerimizin, kadim medeniyetimizin beslediği derin kültürel dokumuzla ve benzersiz milli kimliğimizle uyumlu olması her zaman önceliğimiz olmuştur. Bugün de bizler devlet eliyle, kültür ve sanatı toplumun en geniş kesimine yayma gayretini gösterirken, yerel renklerimizi soldurmadan ulusaldan evrensele taşımaya, özgünlüğümüzle dünyada var olmaya, kimliğimizi daha da tanınır hâle getirmeye çalışıyoruz.'Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşmada, 'Yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihi bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrı zekasını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini, milli birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.' sözlerini hatırlatan Bakan Ersoy, şöyle devam etti: 'Tarih boyunca, bu bilinçle hayat bulmuş, yüksek bir zevk ve ruh halinin yansımaları olan kültür sanat eserlerimiz, bizim medarı iftiharımızdır. Bu eserler hiçbir koşulda insani değerleri elden bırakmayan, hep üreten, her şeyden önce seven, koruyan ve mazlumu tutup ayağa kaldıran aziz ecdadımızın bizlere mirasıdır. Başta şiir ve musiki olmak üzere, hükümdar, asker ve devlet adamlarımız kültür ve sanata büyük önem atfetmiş, en kıymetli örnekleri de bizzat kendileri ortaya koyarak hem medeniyetimizin farkını göstermede hem de gelecek nesillere ilham olma anlamında ciddi izler bırakmışlardır. Bugün Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu ve liderliğinde ilerlediğimiz hedefler, hayata geçirdiğimiz politikalar işte bu ilhamdan gücünü almakta, geçmişimizin görkemini geleceğimizin inşasına temel kılmaktadır. Kıymetli ev sahipliği ile ödülümüzün değerine değer katan, bugün bizlere bu çatı altında birlikte olma bahtiyarlığı yaşatan Sayın Cumhurbaşkanımıza sanata ve sanatçıya olan destekleri için tüm camia adına şükranlarımı arz ediyorum.''Bu eşsiz hizmetler kültürümüzde, sanatımızda kalıcı izler bırakmaya devam edecektir'Bakan Ersoy, ödüllerin, kültür ve sanat dallarında ortaya konulan üstün nitelikli eser ve çalışmalara binaen her yıl sahiplerini bulduğunu, bu sene olağanüstü koşullar nedeniyle 2019 ve 2020 ödüllerini bir arada takdim edeceklerini aktardı.Değerlendirme Kurulu'nun yaptığı hassas ve titiz incelemeler neticesinde, Odunpazarı Modern Müze, Antakya Medeniyetler Korosu, Mimsanat Akademisi, Hisart Canlı Tarih Müzesi ile İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi'nin, Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü'ne layık bulunduğunu belirten Ersoy, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sanatın hem kendisi hem evi konumundaki Odunpazarı Modern Müze, bir sanatseverden bütün sanatseverlere armağandır. 1950'lerden günümüze uzanan, Türkiye ve dünyadan modern sanatın seçkin temsilcilerinin eserlerinden derlenen özel bir koleksiyonda vücut bulan tutku, bugün Türkiye'de çağdaş sanatın nabzının attığı ve dünyaya kapılarını açtığı özgün bir merkeze dönüşmüştür. Antakya Medeniyetler Korosu, insan medeniyetinin beşiği olan bu toprakların birikimine sanatla bir kapı açan, bizim medeniyetimizde özünü bulan Anadolu irfanının hoşgörü, anlayış ve insan sevgisiyle herkesi bu kapıdan içeriye davet eden çok değerli bir birlikteliğin sesi olmuştur. Biliyoruz ki bu güçlü sese bugün dünyanın her zamankinden daha fazla kulak vermesi gerekmektedir. Mimsanat Akademisi, çok özel bir ilim ve sanat insanı, değerli hocamız merhum Ahmet Süheyl Ünver Beyefendi'nin izinde, adeta kültür ve sanat kumbarası gibi bir araya getirmek, çoğaltmak, zenginleştirmek ve yaygınlaştırmak heves ve arzusunun temsili olmuştur. Bu heves ve arzu bugün sanatla insan hayatına dokunan bir sosyal hareketin de temellerindeki iradedir.Hisart Canlı Tarih Müzesi ise bir çocuğun tutkusundan bir girişimcinin kararlılığına uzanan, uzun ve meşakkatli bir yolculukta hayat bulmuştur. Tutku daima zorluğa galip gelmiş, neticede tarih sanatın estetiğinde yeniden canlanmış, benzersiz bir koleksiyon ülkemize ve milletimize kazandırılmıştır. Tarih denen eşsiz miras, varislerine ancak bu kadar zarif teslim edilebilirdi. Ve İstanbul Grafik Sanatlar Müzesi, bir eğitimci ve sanatçının, ülkesinin kültürüne, sanatına ve gençlerine dair güveninin ve hayallerinin yıllara yayılan yolculuğundaki, nihai duraktır burası. O uzun yıllar içerisinde nice ilklerle, nice öğrencilerle atılan sağlam temeller, bugün de daima öğrenerek ve öğreterek süren özgün sanat üretiminde zengin meyvelerini vermeyi sürdürmektedir. Sayın Erol Tabanca ve Sayın İdil Tabanca'yı, Sayın Yılmaz Özfırat'ı, Sayın Fatma Kesgün'ü, Sayın Nejat Çuhadaroğlu'nu ve Sayın Süleyman Saim Tekcan'ı, onların nezdinde bütün yol ve çalışma arkadaşlarını tebrik ediyorum. Sunduğunuz bu eşsiz hizmetler kültürümüzde, sanatımızda kalıcı izler bırakmaya; en önemlisi etkisiyle, estetiğiyle, anlattıkları ve gösterdikleriyle insanımızda yaşamaya devam edecektir.' Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuşmasının sonunda, başta Değerlendirme Kurulu üyeleri olmak üzere bu ödüllerin tespit ve tevdi edilmesinde emeği geçenler ile mesai arkadaşlarına teşekkür ederek, ülkenin kültürel manada hak ettiği refah seviyesine ulaşması için gecesini gündüzüne katan; emek, zaman, göz nuru harcayan, fikri ve fiili gayretlerini esirgemeyen herkese şükranlarını sundu.
Reklam