onedio
CHP Jeotermal Enerji Komisyonu Üyeleri, Seferihisar'da Saha İncelemesi Yaptı
İZMİR (AA) - CHP Jeotermal Enerji Araştırma Komisyonu üyeleri, İzmir'in Seferihisar ilçesinde jeotermal sahalarında incelemelerde bulundu.CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Öztunç başkanlığındaki komisyon üyeleri, Orhanlı Mahallesi'ne geldi. Ziyarette konuşan Öztunç, komisyon olarak 5 gündür Ege Bölgesi'nde temaslarda bulunduklarını söyledi. Amaçlarının jeotermal enerji santrallerini (JES) araştırmak olduğunu vurgulayan Öztunç, 'Seferihisar Türkiye'nin en güzel yerlerinden biri. Sakin şehir olarak ünlü. Bu güzel köyü bu şirket sahipleri niçin mahvetmek istiyor? Kefenin cebi yok. Para için buna değmez. Bu konuda mücadele etmek gerekiyor. Bu mücadeleyi siz yapacaksınız biz destek vereceğiz.' ifadelerini kullandı.Bilim adamlarının JES'lerin yenilenebilir enerji olduğuna dair açıklamaları olduğunu dile getiren Öztunç, 'Ama biz bunu doğru yapmalıyız. Finlandiya'daki gibi, İsveç’teki gibi Almanya’daki gibi kapalı uygulama yapılmalı.' diye konuştu. Komisyonda CHP'nin İzmir Milletvekili Mahir Polat, Aydın milletvekilleri Süleyman Bülbül ve Hüseyin Yıldız, Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar, Muğla Milletvekili Mürsel Alban, Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ile Parti Meclisi Üyesi Gizem Özcan bulunuyor. Komisyon üyeleri, açıklamaların ardından bölgeden ayrıldı.
Rıfat Kamaşak Yazio: Komplo Teorilerine İnanmalı mıyız?
Covid-19 pandemisi ile tüm dünyada geleceğin nasıl şekillenebileceğine dair bir tahmin furyası başladı. Virüsün laboratuvar ortamında kasıtlı olarak üretilmesinden, aşının artan dünya nüfusunu azaltmak amacı ile insanlarda kalıcı genetik hasar bırakarak öldürmesine ya da üreme yeteneğini etkilemesine, insanların yerini robotların alması ve hatta tamamen dünyayı robotların yönetmesinden, mevcut para sisteminin dünyayı kontrol edebilmek amacı ile dijitalleştirilmesine kadar bir sürü söylem…
Karlı Yolları Aşarak 85 Yaş Ve Üstü Vatandaşları Evlerinde Aşılıyorlar
BİTLİS (AA) - Bitlis'te yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında aşı çalışması yürüten mobil sağlık ekipleri, karla kaplı yolları aşarak 85 yaş ve üstü vatandaşlara evlerinde CoronaVac aşısı yaptıİl Sağlık Müdürlüğünce 30'u doktor 90 kişilik personelden oluşturulan ekip, karla kaplı yolları aşarak 85 yaş ve üstü kişileri koronavirüse karşı aşıladı.Bu kapsamda Bitlis'in merkeze bağlı Narlıdere ve Yeşilsırt köylerine giden ekipler, burada yaşayan 85 yaş ve üstü 6 vatandaşın aşısını yaptı.Aşı ekibinde görevli Dr. Mahmut Dalga, AA muhabirine, İl Sağlık Müdürlüğünce kendilerine gönderilen günlük aşı listesi doğrultusunda vatandaşlara ilk etapta telefonla ulaştıklarını söyledi.Oluşturulan ekiplerin sabahın erken saatlerinde sahaya çıktığını anlatan Dalga, şöyle konuştu:'Ekiple çıktığımız güzergahtaki aşıların tümünü yapmaya çalışıyoruz. Bu artık iş değil, gönüllülük esası oluyor. Doktor, hemşire ve tıbbi sekreterle yollara çıkıyoruz. Sadece kendi işimizi yapmıyoruz. Yeri geliyor kara saplanan arabayı itiyoruz. 30 kiloluk acil durum çantasını sırtımıza alıp kilometrelerce yürüyoruz. Çoğu zaman köy yollarında kalıyoruz. Hepimiz biliyoruz ki salgını bitirecek olan aşılamadır. Bilim insanlarımıza, sağlık çalışanlarımıza güvensinler. Sırasına göre aşılarını yapsınlar. Tez zamanda bu salgını bitirelim.'Aşı yapılan 91 yaşındaki Nebi Karaman da aşı ekibine teşekkür ederek, 'Allah devletimizi kabul ve var etsin. Bana aşı yaptığınız için çok teşekkür ederim. Devletimiz şu anda olduğum aşıyı Çin'den getirdi. Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Allah'a şükürler olsun.' dedi.
Almanya’da Çığır Açan Çalışma: Bilim İnsanları Belden Aşağısı Felçli Fareleri Tekrar Yürütmeyi Başardı
Alman bilim insanları tarafından yapılan yeni bir çalışma, felçli farelere tekrar yürüme yeteneği kazandırdı ve dünya çapında felç geçiren yaklaşık 5,4 milyon insana umut verdi. Bochum Ruhr Üniversitesi’nden araştırmacıları sinir hücrelerinin birbirleriyle iletişimini sağlayan sitokin proteinlerini genetik olarak yeniden kodlayarak, farelerin hasar görmüş omurilik sistemini uyarmayı başardı.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma Namazı Çıkışında Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı:
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı Üsküdar'daki Kerem Aydınlar Camisi'nin çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin, '85 yaş ve üstü vatandaşların aşılanmasına başlandı ve devam ediyor. 2. parti aşıların ne zaman gelmesi bekleniyor?' sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' Erdoğan, 'Kısıtlamalarla alakalı olarak, restoran sahiplerinin bir talebi vardı, sıkı kurallara uyarak tekrar açılmak istediklerini söylediler. Değerlendirmenizi alabilir miyiz?' sorusuna da şu yanıtı verdi:'Restoran işletmeciliği konusu ise bu konuyla ilgili olarak da kabine toplantımızda inşallah bunun değerlendirmesini yeniden ele alacağız. Çünkü endişelerimiz var maalesef her ne kadar 'sıkı tutacağız' diyorlarsa da daha önce de bunlar söylendi, maalesef sıkı tutulmuyor. Şu anda başarılı bir süreç var. Bu başarılı süreci tekrar tersine çevirmek, böyle bir şeyin altına girmek, o riski almak istemiyoruz. Diyoruz ki bu süreci dikkatle yürütelim, başarılı bir şekilde yürütelim ama elimize gelen verilere bakarız, o verilere göre de gerekirse bir esneme yapılabilir.' 'Kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür'Erdoğan, bir gazetecinin, 'Geçen cumartesi günü Milli Görüş'ün önemli isimlerinden Nedim Urhan'ı ziyaret ettiniz. Ziyaretinize ilişkin pek çok yorum yapıldı. Seçim takvimine göre seçim 2023 gözüküyor ama genellikle muhalefet kanadından daha erken olacağına dair söylemler var. Bu konuda neler söylersiniz?' şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:'Bu konuyla ilgili daha önceleri de açıklamalarımı yaptım. Biliyorsunuz biz bu muhalefetteki siyasi partiler gibi bir acelecilik içerisinde değiliz. Bizim şu andaki tablo, takvim haziran 2023'tür. Haziran 2023'ten önce böyle bir erken seçim filan, falan söz konusu değildir. Bir defa oturmuş demokrasilerde aklınıza estiği zaman bir erken seçime gidilmez. Bu erken seçim yaygaraları vesaire, bunlar tamamen oturmamış ama kendilerine acaba bir yerden ne elde edebiliriz gayreti içerisinde olanların hayalleridir. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Cumhur İttifakı olarak kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür.''Reform paketiyle ilgili kendi içimizde çalışmalarımızı yaptık'Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyuna açıklanacağı belirtilen reform paketinin bir takvimi olup olmadığı ve pakette nelerin bulunduğuna ilişkin soru üzerine, 'Bu reform paketiyle ilgili biz kendi içimizde zaten çalışmalarımızı yaptık. Bu hafta içerisinde de yine özellikle insan hakları evrensel beyannamesiyle ilgili onu da baz alarak eylem planımızı aramızda konuştuk. Değerlendirmelerimizi yaptık ve ekonomiyle ilgili olan çalışmalarımızı da yapıyoruz. Önümüzdeki haftalar içerisinde bu konuyla ilgili açıklamamızı, tarihi de açıklamak suretiyle inşallah yaparız.' diye konuştu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Irak'a yaptığı ziyaret anımsatılarak, 'Akar ziyaret sonrasında Sincar'daki teröristleri işaret ederek 'Eğer Irak hükümeti bizden destek isterse desteğe hazırız.' demişti. Bunu Sincar'a yönelik ortak operasyon sinyali olarak yorumlayabilir miyiz?' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, ortak operasyonları zaten her zaman yapmaya hazır olduklarını söyledi.Erdoğan, ancak açıklamak suretiyle bu operasyonların yapılamayacağını belirterek, 'Her zaman benim bir sözüm var. Nedir? Bir gece ansızın gelebiliriz. Olay budur.' ifadelerini kullandı.'Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın yakın zamanda Avrupa semalarında da Türkiye'den satın alınan Bayraktar'ların ve Anka'ların uçtuğunu göreceğiz.' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu bakanımızın şu anda Avrupa'dan bazı siparişlerin gelmesi sebebiyle yapmış olduğu bir açıklamadır. Şu anda tabi bu tür bazı görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler henüz bu kurumlarımızla herhangi bir kesin anlaşmaya bağlanmış değil. Ama bağlandığı anda da tabi bu Batı ülkeleri gerek Bayraktar'dan gerek Anka'dan bu siparişleri aldığında kendi ülkelerinde bunları değerlendirecektir.'
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Yarıyıl Tatili Zilini Çaldı:
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, çevrim içi olarak bir araya geldiği 81 ildeki öğrencilere seslenerek, '15 Şubat'tan itibaren sizleri okullarımıza çağırmak, orada görmek istiyoruz. Baharı okullarımızda hep birlikte karşılayalım niyetindeyiz.' dedi.Selçuk, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Yarıyıl Dönemi kapanışı ve 'Birlikte 23 Gün Etkinlikleri' tanıtım programına çevrim içi olarak katılarak 81 ildeki öğrencilerle buluştu. Birinci döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Selçuk, yarıyıl tatilinin başladığına işaret ederek, çok 'sıra dışı' ve 'ilginç' bir dönemin geride kaldığını söyledi. Dünya tarihi açısından da çok farklı bir dönem olduğunu vurgulayan Selçuk, 'Sınıflarınızı, koşturduğunuz koridorları, okulun bahçesini, öğretmenlerinizi, öyle tahmin ediyorum ki en çok da arkadaşlarınızı özlediniz. Sabah erkenden kalkıp yollara düşmeyi bile özlediğinizi düşünüyorum.' diye konuştu. Bakan Selçuk, öğrencilerin uzaktan eğitimin inceliklerini bir şekilde öğrendiğini, zorluk ve güzelliklerini yaşadığını aktardı.Öğretmenler, aileler ve öğrencilerin gayretlerinin çok değerli olduğunu belirten Selçuk, 'Elbette gönlünüzden geçtiği gibi çok çok mükemmel bir şekilde sürekli olarak yüz yüze eğitim yapma imkanımız olmadı. Ama emin olun dünya standartlarında bir uzaktan eğitim ortamını sizler için oluşturduk.' dedi. İkinci döneme ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Selçuk, 'İkinci dönemde salgının yolumuzdan çekildiği oranda, okullarımıza hep beraber döneceğiz ve 15 Şubat'tan itibaren de sizleri okullarımıza çağırmak, orada görmek istiyoruz. Salgın koşullarını dikkate alarak elbette bu değerlendirmeler de yapılıyor. Baharı okullarımızda hep birlikte karşılayalım niyetindeyiz.' ifadelerini kullandı. 'Güçlü insanlar olmak istiyorsanız, işlerinizi kendiniz yapmalısınız'Selçuk, yarıyılın 23 gün sürecek uzun bir kış tatili olacağını hatırlatarak, öğrencilere, şu tavsiyelerde bulundu: 'Lütfen fırsat buldukça oyunlar oynayın, bedeninizle, ruhunuzla şarkılar dinleyin, bol bol okuyun, mutlaka bir yerlere gidip gezin ve notlar alın. Resim yapın ve kendinizi, ruhunuzu ve bedeninizi, zihninizi dinlendirmenin güzel yollarını bulun. Çevrenize en az ekrana baktığınız kadar dikkatle, güzeli çirkinden, iyiyi kötüden ayırmak üzere bakın. Çevrenin, doğanın, etrafımızda olup bitenlerin ne kadar güzel, ne kadar farklı ve ne kadar incelenmeye değer olduğunu göreceksiniz. Lütfen elinizden geldiği, gücünüzün yettiği kadar bütün işlerinizi kendiniz yapın, kimseye yaptırmayın. Eğer güçlü insanlar olmak istiyorsanız, işlerinizi kendiniz yapmalısınız ve problemlerinizi kendiniz çözmelisiniz. O zaman ayakta durma ihtimaliniz, çok daha güçlü olma ihtimaliniz söz konusu olacaktır.'Öğrencilerin evde kalmaktan sıkıldığının farkında olduklarını belirten Bakan Selçuk, 'Ben diyorum ki elbette sıkıldık, yorulduk ama her zaman yapılacak güzel işler, güzel etkinlikler vardır. Azimli olmanız, istikrarlı olmanız çok önemli. Bir resim, bir yemek yapmanız, bir yazıyı, hikayeyi kaleme almanız gerçekten çok çok değerli. Üretmek çok kıymetli ve bu şekilde içinizin rahatladığını da göreceksiniz ve biraz daha büyüdüğünüzü de hissedeceksiniz. Biz de sizler için böyle anlara şifa olacak, size iyi geleceğine inandığımız her güne özel etkinlikler hazırladık. Bu etkinlikleri sizlerle paylaşacağız. 'Birlikte 23 Gün' etkinlikleri kapsamında farklı çalışmalarla eğlenerek öğrenme fırsatını devam ettireceksiniz.' diye konuştu.Bakan Selçuk, bu etkinlikler arasında içeriğinde harf, sayı, renk gibi kavramlara farklı açıdan bakılmasını sağlayacak olan 'Resfebe', Türk ve dünya bilim sanat alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan şahsiyetlerin tanıtıldığı 'Kim o', 'Bulmaca', 'Sudoku', 'Oyun', 'Günün deneyi', 'Hikaye tamamlama etkinlikleri' gibi güzel faaliyetlerin yer aldığını bildirdi. Bu tatil etkinliklerini ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki bütün öğrenciler için ayrı ayrı planladıklarını belirten Selçuk, 'Birlikte 23 Gün etkinliklerine Bakanlığımızın resmi web sayfasından ulaşabilirsiniz.' bilgisini verdi. Selçuk, 'Birlikte 23 Gün' tanıtım videosu ve etkinlerin yer aldığı web sitesini de paylaşarak, 'Tatilde de olsak yine birlikteyiz, beraber etkinlikler yapacağız.' dedi. Web sitesi üzerinden öğrencilerin beğendikleri etkinliklere katılabileceklerini anlatan Selçuk, şunları kaydetti: 'Sizden istediğim her yeni güne kendiniz ve ülkenizin geleceği için daha umutla bakmanız, umudunuzu hiçbir zaman yitirmemeniz. Biz sizlerle beraberiz, her türlü destek için hazırız, çalışıyoruz, merak etmeyin. Öğretmenlerinizle beraber sürekli haberleşiyoruz. Her zaman çok daha güzel şeyler yapabilme imkanımız var, bunun için gelişmeye, öğrenmeye devam etmemiz çok önemli. Ben hepinizi bu zor dönemde gösterdiğiniz çabadan, ortaya koyduğunuz gayretten dolayı tebrik ediyorum, kutluyorum. Ailelerinize teşekkür ediyorum çünkü onlarla beraber gerçekten zor bir dönemi geçirdiniz. Öğretmenlerimize her zaman teşekkürüm, şükran duygularım var çünkü sizleri yalnız bırakmadılar, hep beraber cansiparane mücadele etme imkanımız oldu.'İlk ve ortaokul öğrencilerinin karnelerinin hayırlı olmasını dileyen Selçuk, çocuklar, öğretmenler ve velilerin tatilde güzel bir dinlenme dönemi yaşamalarını temenni etti. 81 ilden birer ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisinin katıldığı video konferansta, öğrencilerle sohbet ederek görüşlerini dinleyen Selçuk, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Yarıyıl Dönemi kapanış zilini çaldı.Birlikte 23 Gün tatil etkinlikleriBirlikte 23 Gün tatil etkinlikleri ilkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki öğrencilerin tatil süreçlerini verimli geçirmeleri için hazırlandı. Etkinlik takvimi 'http://birlikte23gun.meb.gov.tr/index2.html' adresinde erişime açıldı.Öte yandan Bakanlığın Twitter hesabından, uzaktan eğitim döneminde velilere yönelik hazırlanan takdir belgesi paylaşıldı. Bakan Selçuk imzalı takdir belgesinde, 'Sevgili anneler ve babalar, uzaktan eğitim döneminde çocuklarımızın eğitimine kesintisiz devam etmesi yönünde gösterdiğiniz özverinin farkındayız. Bu üstün gayretlerinizden dolayı sizlere takdir ve teşekkürlerimizi sunuyoruz.' ifadelerine yer verildi.
Reklam
Koklear İmplant Çözümleriyle "İşitme Engellilik" Sorun Olmaktan Çıkıyor
İSTANBUL (AA) - İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Eyüp Kara, koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirterek, 'Doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engellilik bir sorun olmaktan çıktı.' değerlendirmesinde bulundu.ABD’de yapılan çalışmada, dünyanın önemli akademisyenleri, sivil toplum kuruluşları ve implant üreticileri bir araya gelerek, total işitme kayıplı hastalarda tam duyma sağlayabilen koklear implantların daha yaygın kullanımı konusunda atılması gereken önemli adımları ortaya koydu. Çalışma sonrası paylaşılan verilere göre, koklear implanttan fayda görebilecek her 20 yetişkinden sadece 1'inde koklear implant bulunduğu belirtildi.Dr. Eyüp Kara, Konsensüs Çalışması'na ilişkin yaptığı değerlendirmede, işitme kaybı yaşayan yetişkinlerde tedavi süreci konusunda bilgi eksikliğinin pek çok hastanın bu imkandan yararlanmasını önlediğini belirterek, 'Doğumsal olan veya sonradan ortaya çıkan işitme kayıplarında koklear implant ürünlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla daha çok hastanın sağlıklı duyması mümkünken, farkındalığın düşük olması bu olanaktan daha az insanın yararlanmasına neden oluyor.' ifadelerini kullandı.'Yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldı'İşitme sağlığı alanında yeni teknolojik çözümler konusunda farkındalığın sağlanması için pek çok adım atıldığını belirten Kara, şunları kaydetti:'Dünya çapında daha çok insanın koklear implant teknolojisinden yararlanmasını sağlamak ve farkındalığı yükseltmek hedefiyle ABD'de bir araya gelen bilim adamları, sivil toplum kuruluşları ve implant teknolojisi üreticilerinin tarafsız ve objektif bir Uluslararası Konsensüs Belgesi yayınlayarak tüm dünyada daha çok işitme kayıplı bireyin implant teknolojilerinden yararlanması yönünde atılacak adımlar konusunda ortak bir yol haritasına imza attı. Uluslararası Delphi Konsensüs Belgesi, sağlık hizmeti alanında yedi kategoriyi kapsıyor. Farkındalık düzeyi, tedavinin uygulanması süreçleri, cerrahi teknikler, klinik etkinlik, uygulama sonrası sonuçlar, işitme kaybı ile depresyon, demans, bilişsellik ilişkisi ve maliyet etkililik.Delphi Konsensüs Belgesi, JAMA Otolarengoloji-Baş ve Boyun Cerrahisi Dergisi'nde de yayınlandı. Bugün koklear implanttan fayda görebilecek her 20 kişiden sadece 1'inin kullanıcı olması hastalar açısından büyük bir kayıp. Delphi Konsensüs Belgesi orta ila ileri veya çok ileri durumda sensorinöral işitme kaybı olan hastaların değerlendirilmesi ve yönetimi için net kılavuz ilkeler ile en iyi uygulamaların belirlenmesine yönelik adımların oluşturulmasını sağladı. Söz konusu adımlar, hastaların optimum işitme sonucuna erişebilmesi ve en iyi hayat kalitesine sahip olması için koklear implantlara ilişkin olarak teşhis, tedavi ve hastalık sonrası bakım açısından uluslararası ve güncel bir rehber oluşmasını sağladı.''Devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderleri karşılanıyor'Kara, doğuştan gelen veya çocuklukta ve yetişkinlikte gelişen kayıplarda yenilikçi teknolojiler kullanılarak üretilen koklear implantların, diğer çözümlere göre net bir duyma ve 8 kat daha güçlü algılama sağladığını belirtti.Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası rehabilitasyon programları sayesinde işitme engelliğin bir sorun olmaktan çıktığını aktaran Kara, devlet geri ödemesi ile hastaların ameliyat ve rehabilitasyon giderlerinin karşılandığını aktardı.Kara, koklear implant çözümü için işitme kaybının oluşmasından hemen sonra hekime başvurulması gerektiğini, böylelikle tedavi başarısının arttığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:'Uygun hastalarda, doğru zamanda yapılan koklear implant uygulamaları ve uygulama sonrası doğru şekilde takip edilen bir rehabilitasyon programı bireye sağlıklı bir yaşam sunuyor. Örneğin; doğuştan çok ileri/total işitme kayıplarında, bir yaşına kadar yapılan uygulamalarda, konuşma, bilişsel yetenekler, akademik başarı ve sosyal adaptasyon açısından sorunsuz bir yaşam vaat edebiliyoruz. Yetişkinlerde de işitme kaybı ortaya çıktıktan sonra, geç kalınmaz ve beyindeki işitme merkezinin yetkinliği kaybedilmeden uygulama yapılırsa son derece başarılı/yüz güldürücü sonuçlar alıyoruz.Dünyada bugün 53 milyon işitme engelli hasta bulunuyor. Bu hastalar arasında tedaviden yararlanabilecek durumda olanların, yeni teknolojilerle desteklenen bu tedavi şekline erişmesini sağlamak, milyonlarca bireyin sağlıklı bireyler olarak hayata katılmalarına ve üretkenliklerine destek olacaktır. Hem sosyal hem de akademik olarak başarı sağlayabilen bireylerin mutlu ve sağlıklı yaşaması mümkündür. Bu konuda küresel farkındalığın artırılması ile daha çok birey çözümlerden haberdar olacak. Bu özelliğiyle Uluslararası Konsensüs Çalışması işitme engelliliğin çözümünde yeni bir çağ başlatabilecek önemli bir proje olmuştur.'
Hayırsever Akademisyen Kazada Vefat Eden Oğlunun Adına Okul Yaptıracak
ORDU (AA) - Ordu'nun Ünye ilçesinde hayırsever Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu tarafından 8 derslikli ilkokul inşa ettirecek. Yüceler Mahallesi'nde yaptırılacak Ünye Mert Kapıcıoğlu İlkokulunun yapım protokolü için Vali Tuncay Sonel, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Fatih Vargeloğlu ve Prof. Dr. Sait Kapıcıoğlu'nun katılımıyla imza töreni düzenlendi.Sonel, makamında gerçekleştirilen törende yaptığı konuşmada, Ordu için önemli ve hayırlı günlerden birisini yaşadıklarını belirtti.Ordu'nun ve Ünye'nin değerlerinden çok kıymetli, tıp alanında adeta simge olan Kapıcıoğlu ile 8 derslikli okulun yapım protokolünü imzalayacaklarını anlatan Sonel, şunları belirtti: 'Hocamız hem Karadeniz Teknik Üniversitesinde hem de yurtdışında birçok üniversitede çok başarılı işler yaptı. Bizim başımızın tacı. Kendisini çok çok seviyoruz. Allah razı olsun. 6 ay kadar önce üzücü bir kazayla Mert evladımızı maalesef kaybettik. Onun da mekanı cennet olsun. Hocam büyük bir güzellik yaparak, evladımız adına Ordu'muzda, Ünye'mizde 8 derslikli Mert Kapıcıoğlu İlkokulunu yapmak için hayır işinde bulundu. Biz hocamızın ellerinden öpüyoruz. Hocamız hakikaten bizler için çok kıymetli. Hem tıp alanında vermiş olduğu hizmetler, hem de böylesine örnek bir okul yaptığı için. Allah kıymetli hocamıza sağlık ve uzun ömür versin. Kendisinden Allah razı olsun.'Sonel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendilerine verdiği destek ve güçle, bu şekilde hem devletin katkısı, hem de hayırseverlerin katkısıyla Ordu'da 36'ncı okula ulaştıklarını vurgulayarak, 'Çok da değerli ve çalışkan İl Milli Eğitim Müdürümüz ve ekibi var. Allah onlardan da razı olsun. Beraberce inşallah hedefimiz 41'di. Bu rakama doğru gidiyoruz. Üç günlük dünya, yapılan bu güzel eserler geride kalacak. Allah hayrınızı kabul etsin.' dedi.Prof. Dr. Kapıcıoğlu ise 'Bu okul yapma işi benim hep hayat boyu özlediğim, evladımızda anısını yaşatacak güzel bir projedir. Dünyada yapılacak en büyük iyilik, en büyük hayır bu olduğuna inanıyorum. Bu bakımdan imkanı olan her kişinin Türk milli eğitimine katkılarına tavsiye ederim. Büyük huzur bulacaklardır.' diye konuştu.Hazreti Ali'nin, 'Bana bir harf öğretenin 40 yıl kölesi olurum' dediğini anımsatan Kapıcıoğlu, yapılacak okulda öğrencilerin ders görerek eğitim almasının, Hazreti Ali'nin tavsiyesini ve görüşünü yansıtacağını dile getirdi.Kapıcıoğlu, protokolü imzalamaktan büyük şeref duyduğuna işaret ederek, 'Bu hepimizin okulu. Buradan profesörler, bilim adamları çıksın. Onları sonuna kadar desteklemek bizim görevimiz olacaktır.' diye konuştu.Konuşmaların ardından Vali Sonel, Milli Eğitim Müdürü Vargeloğlu ve Kapıcıoğlu tarafından Ünye Mert Kapıcıoğlu İlkokulunun yapım protokolü imzalandı.
Analiz - Rusya'da Muhalif Blog Yazarları Putin'in Başını Ağrıtacak
MOSKOVA (AA) - ALİ CURA - Bilim ve teknolojide dünyanın önde gelen ülkelerinden Rusya’da, her geçen gün güçlenen muhalif blog yazarları yüzünden iktidarı zor bir dönem bekliyor.İnternet teknolojisinin ilerlemesiyle insanların yaşamında bugün sosyal medya önemli yer kaplıyor. Sosyal medya uygulamaları sadece insan hayatını değil, devletlerin yönetim sistemlerini de etkiler hale geldi.Akıllı telefonlar vasıtasıyla özel hayatımıza kadar giren sosyal medya şirketlerinin oluşturdukları uygulamalar, toplumsal olayları tetikleyecek güç haline geldi.Devletler arasındaki mücadelelerin de aracı haline gelen sosyal medya uygulamaları gerektiğinde seçimlerin kaderini belirlemede, darbeler, protestolar ve karışıklıklar yaratılmasında ülkelerin kaderini etkileyecek önemli unsura dönüştürüldü.Rus bilgisayar korsanları dünyaca ünlüBu mücadelelerin en büyük ve ilk önemli örneğini, günlerce tartışılan “Rusya’nın, 2016’da ABD’deki seçimler öncesinde ve sonrasında Amerikan kamuoyuna Facebook üzerinden müdahalesi iddiası” oluşturdu.Siber dünyada Rus bilgisayar korsanlarının (hacker) yetenekleri dünya çapında bilinen bir gerçek. ABD’de, geçen yılın sonunda bazı bakanlıklar da dahil birçok federal kurumun hedef alındığı siber saldırılar yapıldığına dair iddialar tekrar gündeme gelmişti.Hatta Amerikan teknoloji şirketi Microsoft’un bir raporunda, Rus bilgisayar korsanlarının, dünyadaki seçimler, Kovid-19 aşı çalışmaları, üniversiteler ve olimpiyatlara kadar pek çok alanda gerçekleşen siber saldırılardan sorumlu olduğunu iddia etmişti.Rus blog yazarları ülkede muhalefetin bayraktarı olduSiber dünyada kitle iletişim aracı olarak büyüyen tehditler, bugün Rusya’da iktidarın karşısındaki yerini aldı.Geçen yıllarda, sosyal medya platformlarında görsel unsurların daha kullanılır hale gelmesiyle “blogger” ismi verilen blog yazarlarının sahip olduğu sosyal medya hesapları, Rusya içinde sadece kitlelerin bilgilendiği bir mecra değil, muhalefetin de bayraktarı oldu.İnternet teknolojisinin günlük yaşamda yerini almasından itibaren önce web sayfalarında yazarlık yaparak ortaya çıkan bloggerlar daha sonra sosyal medya sitelerinin zengin içeriklere imkan sağlamasıyla daha geniş alanda etkin olmaya başladılar.Günümüzde siyaset, yaşam tarzı, sağlık, seyahat, moda ve teknoloji gibi konularda öncülük edecek yaratıcı fikirlere sahip olan bu kişiler, ilgili konularda internet üzerinden dikkat çekici ve özgün içerikler üretip yayımlıyorlar.Rus blog yazarları milyon dolarlar kazanabiliyorYüksek sayıda takipçi sayısına ulaşan bloggerlar, takip ve izlenme oranlarına bağlı olarak gerek sosyal medya şirketinden gerek saniyesi binlerce dolarlık reklam tarifeleriyle elde ettikleri kazançlarla kısa sürede büyük servet sahibi oldu ve olmaya devam ediyorlar.Forbes dergisinin verilerine göre, Rusya’da 7,5 milyon takipçisi olan bir ünlü, yılda 3 milyon dolara yakın para kazanabiliyor.Bu örneklerden dolayı, izlenme oranlarının artması ve ticari kaygı, sosyal medyada üretilen içeriklerin, doğru ya da yanlış kriterleriyle değil, ilgi çekici, aykırı, farklı olma ve reyting kaygısıyla yapılır hale gelmesine neden oldu. Sovyetler Birliği geleneğine uygun olarak yönetimle ilgili sorunların kamuoyuna çok yansıtılmadığı Rusya’da siyaset ve ekonomi gibi konular artık internet gibi daha özgür ortamlarda tartışılıyor ve takip ediliyor.Ülkede haber takibi televizyondan internete kayıyorSon zamanlarda, dünyada olduğu gibi Rusya’da da haber izleme ve takip etme konusunda halkın televizyon kanallarına olan ilgisi eskiye göre azaldı ve internet kaynaklarına yöneldi.Özellikle yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının başlamasıyla sosyal izolasyonların sonucunda doğrudan iletişimden mahrum kalan insanların internette daha fazla zaman geçirmesi, bu eğilimi daha da hızlandırdı.Rus Kamu Görüşü Vakfının (FOM) geçen yıl yaptığı araştırmaya göre, Rus halkının yüzde 69’u, ki bu kesimin dörtte üçünü gençler oluşturuyor, önemli sosyal problemler ve bazı konuların gündeme getirilmediğine inanıyor.Araştırmaya göre, 2015’te haber ve bilgi kaynağı olarak “televizyon” kullanımının oranı yüzde 88 iken, 2020’nin başında yüzde 65’e, Ağustos 2020’de yani ülkede salgın nedeniyle sosyal izolasyonun uygulanmasından sonraki süreçte yüzde 62’ye düştü.Ayrıca 2015’te “internet” üzerinden haber takip oranı yüzde 35 iken, Ocak 2020’de yüzde 42, Ağustos 2020’de ise yüzde 51’e yükseldi.Putin karşıtı blog yazarlarının sayısı artıyorBu süre içerisinde Putin yönetimine karşı olan muhalif kesimler blog yazarlığı sıfatıyla eleştirilerini de artırdı. Kendilerini blogger olarak adlandıran ve takipçi sayısı milyonları bulan kişiler, bir süre sonra siyasi eğilimlerini açığa vurarak muhaliflere olan desteklerini ortaya koydular.Bugün, 9 milyona yakın takipçi sayısına sahip, önemli isimlerden röportaj alan Yuriy Dud, 2 milyona yakın takipçisiyle eski Devlet Başkanı adaylarından Ksenia Sobçak, medyatik isimlerle röportajlar yapan ve 1,5 milyon takipçisi olan İrina Şihman gibi onlarca blogger Putin yönetimini eleştiriyor.Rusya’da Putin’e iki dönem daha devlet başkanı olabilme imkanı sağlayan anayasa değişikliğinin ardından pek çok kişi blog yazarlığına soyundu ve yönetim aleyhinde harekete geçti.Muhalif blog yazarı Navalnıy’ın “Putin’in sarayı” iddiası 2 günde 45 milyondan fazla izleyici topladıRusya’nın önde gelen muhalif isimlerinden 44 yaşındaki Aleksey Navalnıy da blogger yazarlığı özelliği ile tanınıyor. Yıllardır Putin ve etrafındakileri “yolsuzluk” yaptıkları iddialarıyla hedef alan Navalnıy, hazırladığı ve Youtube’da yayımladığı videolarla Kremlin’i rahatsız ediyor. Navalnıy, daha önce eski Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev’e yönelik yolsuzluk iddialarını içeren videosu ile dikkat çekmişti.Yasaları ihlal ettiği gerekçesiyle pek çok defa hapse girip çıkan Navalnıy, ülkede özellikle genç kesimlerden ilgi görüyor. Navalnıy, bu yüzden de ağırlıklı olarak siyasi hareketini sosyal medya üzerinden sürdürüyor.Navalnıy, 20 Ağustos 2020’de Tomsk şehrinden Moskova’ya dönüşünde zehirlendiği iddiasıyla özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesi'ne nakledilmiş ve burada tedavi görerek iyileşmişti. “Putin’in talimatıyla Rus istihbaratı tarafından zehirlendiği” iddiasını öne süren Navalnıy, geçen hafta sonu Moskova’ya dönüşünde havalimanında pasaport kontrolünde iken gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.Hapse girdikten sonra Youtube kanalından Navalnıy ve ekibi tarafından daha önce hazırlanmış ve bekletilen bir video yayımlandı ve izlenme rekoru kırdı. Putin ile yakın çevresini hedef alan ve 10 yıl önce de gündeme gelen “Putin için saray: En büyük rüşvetin tarihi” isimli video 2 günde 45 milyonu geçen izlenme rakamlarına ulaştı.Navalnıy’ın protesto çağrısına blog yazarlarından destekNavalnıy, videonun başlangıcında, kendisinin Putin’in talimatıyla zehirlendiğini belirterek herkesi 23 Ocak’ta sokaklara protesto gösterilerine çağırdı.Kremlin ise bu iddiaların yeni olmadığını ve asılsız olduğunu ifade etti.Buna rağmen bazı sanatçılar ve önde gelen blog yazarları, sosyal medya hesaplarını kullanarak 23 Ocak’ta yapılacak izinsiz gösterilere katılma ve Navalnıy’a destek çağrısı yaptı.Sosyal medyadan oy verme yaşına gelmeyen gençlere de protestoya katılma çağrısıNavalnıy’ın videosuna ilaveten özellikle de oy verme yaşına ulaşmamış Rus gençlerin takip ettiği sosyal medya uygulamaları Tik Tok ve Vkontakte üzerinden hafta sonu ülkede yapılacak protesto gösterilerine çağrı ve destek içeren yüzlerce içerik üretildi. Sosyal medya üzerinden yayılan mesajlarda, izinsiz gösterilere katılmanın gençlerin sicilini olumsuz etkilemeyeceği ve polisten korkulmasına gerek olmadığına dair propagandalar yapıldı. Rusya Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumu (Roskomnadzor), TikTok ve Vkontakte sosyal medya sitelerine uyarı yazısı göndererek gençleri izinsiz protestolara katılmaya teşvik eden yayınların durdurulmasını talep etti.Ardından da Rusya Başsavcılığı protestolara katılma çağrıları içeren internet sitelerine erişimin kısıtlanmasını talep etti ve konuya ilişkin gerekli adımların atıldığını duyurdu.Rusya’nın son yıllarda internet teknolojisi üzerinden hakimiyet sağlama çalışması gizli değil. Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden kişisel bilgilerin yurt dışına çıkmaması için yasal düzenlemeler yapılan ülkede, 2019’da siber tehlikeler karşısında oluşabilecek riskleri bertaraf etmek için kendi bağımsız internet ağını (Runet) oluşturmasını öngören karar da yasalaştı. Yasayla siber tehlikelere karşı koymak için internet operatör ağlarında trafik filtreleme sistemlerinin kurulmasının önü açıldı. Bu önlemlere rağmen sosyal medyadaki gelişmeler, Rusya’nın ABD kaynaklı sosyal medyalardan gelen tehditlere karşı koyma kabiliyetinin henüz çok başarılı olamadığını gösteriyor. Belarus’taki muhalefetin sosyal medya yöntemi Rusya’nın provası olduGeçen yıl Belarus’ta cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde ve sonrasında iktidara karşı binlerce kişiyi sokaklara döken, Batı ülkelerinden yönetilen sosyal medya hesaplarıyla uygulamaya konulan muhalefet yöntemi, komşu Rusya için adeta prova oldu.Rusya’da sosyal medya üzerinden yapılan sokağa çıkma çağrıları, sloganlar ve metotların Belarus’ta yapılanlarla aynı içerikte olması dikkat çekiyor. Popülerliklerini her geçen gün artırmaya devam eden sosyal medyanın 'kahramanları', gelecek günlerde Rusya’da sokakların hareketlenmesi için fitili çoktan ateşledi.Sanal dünyada birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde hareket eden siyasetin bu yeni aktörleri Rusya’da gelecekte Putin’in başını ağrıtacak gibi görünüyor.
Reklam
Kovid-19 İle Mücadelede Yarıyıl Tatili Uyarısı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bünyamin Sertoğullarından, 3 hafta sürecek yarıyıl tatilinde insan hareketliliğinin artması ve kısıtlamalara uyulmaması halinde yeni bir vaka artışının yaşanabileceği uyarısında bulundu. Sertoğullarından, AA muhabirine, sağlık çalışanlarının Kovid-19 aşısına yoğun ilgi gösterdiğini, aşının 28 gün sonra uygulanacak olan 2. dozdan 3 hafta sonra etkisini göstereceğini söyledi. Sokağa çıkma kısıtlaması ve tedbirlerle vaka artış ile ölüm rakamlarında azalmaların yaşandığını hatırlatan Sertoğullarından, 'Rakamlardaki düşüşleri vatandaşlarımızın duyarlılığına bağlıyoruz. En yoğun vaka sayılarının yaşandığı günlerde acil servisimize 1200 hasta Kovid-19 şüphesiyle başvururken bu rakam son günlerde 200'e kadar düştü. Eskiden günde ortalama 30 ya da 40 hastayı Kovid-19 bulgularıyla serviste tedavi altına alırken bu rakam 4'e kadar indi. Hastalığın azalmasına bağlı olarak yoğun bakımdaki hasta sayılarımız ise yüzde 40 kadar azaldı.' dedi. Sertoğullarından, tüm toplumun aşılanması tamamlanıncaya kadar kısıtlamalar ve tedbirlere uymaya devam etmesinin önemli olduğunu, bu konuda herkesin üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmesi gerektiğini vurguladı. Kovid-19 nedeniyle eğitimlerini uzaktan sürdüren öğrencilerin 3 hafta sürecek yarıyıl tatiline bugün başlayacağını hatırlatan Sertoğullarından, şunları kaydetti:'Bir sağlık çalışanı olarak yarıyıl tatili bizi korkutmuyor ama endişelendiriyor. İnsanlar evlerinden çıkmak istiyor. Hareketlilik yaşanır, insan teması artar, kısıtlamalara ve tedbirlere uyulmazsa vaka sayısında ciddi artışlar yaşanacaktır. Bunu engellemek için vatandaşlarımız tatili çocuklarıyla evlerinde geçirmeli. Konaklamalı tatil ve aile ziyaretleri yapılmamalı. Bu programlarını yaza kadar ertelemeli. Biz bunu geçen Kurban Bayramı'nda gördük. Bu dönemde insan hareketliliği arttı ve hemen vaka sayılarında yükselmeler gözlendi. Birbirimizi gerçekten çok özledik ama Kovid-19 kontrol altına alınmadan buluşmamız belki de birbirimizi artık hiç görmememize neden olabilir.' Sertoğullarından, yarıyıl tatilinde hareketliliğin artması durumunda sağlık çalışanlarının iş yükünün kısa sürede artacağını, bunun da salgınla mücadeleyi olumsuz etkileyeceğini sözlerine ekledi.
Da Vinci'nin Başyapıtları "Mona Lisa" Ve "Son Akşam Yemeği" Senegal'e Geldi
DAKAR (AA) - Senegal'de, İtalyan sanatçı ve bilim adamı Leonardo da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergide, sanatçının dünyaca ünlü 17 başyapıtı, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle sanatseverlerle buluştu. İtalya'nın Dakar Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi organizasyonuyla hazırlanan 'Opera Omnia Leonardo' sergisi, başkent Dakar'daki Siyahi Medeniyetler Müzesi'nde (MCN), ziyaretçilerini bekliyor.Da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla Ocak 2019'da başlayan ve Çin'den Etiyopya'ya 15 ülke gezen serginin son durağı Dakar oldu. Aralarında Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen 'Mona Lisa' ve Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı'nda sergilenen 'Son akşam yemeği'nin de bulunduğu 17 eser, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle bire bir ölçü ve renklerde yeniden hayat buldu. 'Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum'Serginin Dakar'daki küratörü Ousseynou Wade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Da Vinci'nin dünyanın farklı şehirlerinde bulunan eserlerini dijital de olsa ilk kez yan yana sergileyebilmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.Wade, kullanılan dijital tekniğin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek 'Bu dijital boyama ve ışıklandırma sayesinde ziyaretçiler Son akşam yemeği tablosuna bakınca kendilerini Milano'da eserin orijinaline bakıyor gibi hissedecekler.' dedi.Sergiyi gezenlerden emekli finans uzmanı Mamadou Gueye, Paris'te öğrenciyken Louvre Müzesi'nde gördüğü Mona Lisa'yı yıllar sonra Dakar'da ziyaret edebildiği için şanslı olduğunu dile getirdi.Gueye, 'Louvre'da gördüğümden farklı değil. Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum. Tüm detaylar bire bir yansıtılmış.' ifadesini kullandı. Opera Omnia Leonardo sergisi 28 Şubat'a kadar ziyaret edilebilecek.
Reklam
AB Ülkelerinde, Kovid-19 Aşısı Tedarikindeki Aksaklıklar Tepkilere Yol Açtı
BERLİN (AA) - Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerde, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı üretilen aşının tedarikinde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle kamuoyunda hem AB Komisyonuna, hem de ülke hükümetlerine yoğun tepki gösteriliyor.Çin’in Vuhan kentinde, 2019’un sonunda ortaya çıkan Kovid-19 virüsü kısa sürede dünyaya yayıldı ve Avrupa'yı da etkisi altına aldı.AB ülkeleri 2020'nin başında bir taraftan salgının yayılmasını önlemek için tedbirler alırken diğer taraftan dünyanın farklı şirketlerinde Kovid-19'a karşı aşı geliştirme çalışmaları başladı.Aşıların henüz geliştirme safhasında bulunduğu dönemde AB’ye üye ülkeler, aşıların tedariki konusunda şirketlerle sözleşme yapması için AB Komisyonuna yetki verdi.Komisyon, Ocak 2021'e kadar 6 firmayla yaklaşık 2,3 milyar doz aşı alabilecek şekilde sözleşmeler yaptı. Birlik, opsiyonlar dahil BioNTech-Pfizer ile 600 milyon, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi ve GSK ile 300 milyon, Johnson and Johnson şirketiyle 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 160 milyon doz aşı almak için sözleşme imzaladı.Aşı geliştirme çalışmalarını ilk tamamlayan ve virüse karşı etkili olduğu açıklanan Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci tarafından kurulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in aşısına AB Komisyonu, 21 Aralık'ta, Avrupa İlaç Ajansının (EMA) tavsiyesiyle onay verdi ve AB'nin büyük bölümünde 27 Aralık'ta aşı kampanyası başlatıldı.Amerikan ilaç şirketi Moderna'nın aşısı ise 6 Ocak'ta onay aldı ve kullanıma sunuldu.Aşılama sürecinin yavaş ilerlemesi tepkilere neden olduBaşta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinde aşı miktarının azlığı ve aşılama sürecinin İsrail ve ABD gibi ülkelere göre yavaş ilerlemesi kamuoyunda eleştirilere sebep oldu.AB Komisyonu, özellikle erkenden aşı onayı alan BioNTech şirketiyle sözleşme imzalama konusunda çok yavaş ve tereddütlü davranmakla suçlanıyor.AB Komisyonunun BioNtech ve Moderna'ya göre aşı geliştirmekte geciken Fransız Sanofi ve Alman CureVac şirketleriyle çok daha fazla aşı dozu için anlaştığına da dikkat çekiliyor.Eleştirileri kabul etmeyen AB Komisyonu, yapılan görüşmelerde mümkün olan en geniş aşı portföyü oluşturmanın amaçlandığını ifade etti. 2020'nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını yürüten Almanya Başbakanı Angela Merkel de aşı tedarikinin AB Komisyonu tarafından yapılmasının, Birliğin birlikteliği açısından doğru olduğunu savundu.Bu tartışmalar sürerken Pfizer ve BioNTech'in, 15 Ocak'ta Kovid-19 aşısı üretimini artırmak için imalat operasyonlarını yeniden ölçeklendirileceği ve bu durumun Avrupa'ya yapılan aşı tedarikini geçici olarak azaltacağına ilişkin açıklama AB ülkelerindeki eleştirileri daha da artırdı. Almanya'da eyalet yönetimleri AB Komisyonuna ve hükümete, verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle tepki gösterdi.Almanya'da eyaletler aşı kampanyasında değişikliğe gittiKuzey-Ren Vestfalya eyaleti planlanandan daha az miktarda aşı dozunun kendilerine ulaştığı gerekçesiyle evde yaşayan 80 yaş üzerindekilerin aşılanmasını 1 hafta erteledi, sağlık personeline yönelik aşılamayı da geçici olarak durdurdu.Brandenburg ve Aşağı Saksonya eyaletlerinde ise planlanandan daha az kişi aşılanmaya başlandı.Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, BioNTech/Pfizer'in aşısının beklenilen sayıda ulaşmamasından ilaç şirketini sorumlu tuttu.Spahn, Pfizer'in açıklamasının kendisini de kızdırdığını belirtti. Başbakan Merkel ise Pfizer fabrikasındaki üretim değişikliğine rağmen 2021'in ilk çeyreğinde taahhüt edilen 8,8 milyon doz aşının garanti altında olduğunu söyledi. Muhalefetteki Hür Demokrat Parti Milletvekili Christine Aschenberg-Dugnus, Sağlık Bakanı Spahn'ı 'suçu başkasına atarak kendi başarısızlığını örtmekle' suçladı.Alman hükümet yetkilileri tarafından daha önce yapılan açıklamalarda, yılın ilk çeyreğinde 10 milyon doz Pfizer/BioNTech, 1,8 milyon doz da Moderna aşısının ülkeye geleceği belirtilmişti.​​​​​​​İtalya yasal yollara başvurmayı değerlendiriyorİtalyan basını ise hükümetin Avrupa'ya Kovid-19 aşısı tedarikini geçici süre azaltacağını açıklayan Pfizer'e karşı yasal yollara başvurmayı değerlendirdiğini ve bu konuda deneyimli hukuk müşavirlerini harekete geçirdiğini bildirdi. İtalya'da Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında lojistik ihtiyaçlardan sorumlu Başbakanlık Acil Tedarik Komiseri Domenico Arcuri, aşı teslimatlarındaki gecikmeler nedeniyle ülkedeki aşılamanın önemli ölçüde yavaşladığını söyledi. Arcuri, 'Gelecek hafta normale göre yüzde 20 daha az aşı teslim alacağız, bu hafta da yüzde 29 daha az aşı temin edildi. Aşılama, günde ortalama 80 binlerdeyken, geçen cumartesi 28 bine kadar geriledi. Bu gecikme, firmanın tek taraflı aldığı karardan kaynaklandı.' değerlendirmesinde bulundu.Komiser Acuri, Pfizer'ın aşı dozlarını yüzde 20 azaltmasının 27 AB ülkesinin tamamını etkileyeceğini belirtti.-​​​​​​​ Polonya Başbakanı, AB yetkililerinden aksaklıkları aydınlatmasını istediPolonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup yazarak BioNTech'in ürettiği aşıların AB üyesi ülkelere, belirlenen sürede ulaşmamasının nedenlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.Morawiecki, aşıların planlanan zamanda ulaştırılmamasının ülkesindeki aşı programını ciddi şekilde etkileyeceğini kaydetti.AB Komisyonu: Gelecek haftadan itibaren teslimatlar anlaşmaya uygun hale gelecekAB Komisyonu yetkilileri, bu hafta aşı teslimatında aksaklıklar yaşanabileceğini ancak gelecek haftadan itibaren teslimatların anlaşmaya uygun şekilde yapılacağını bildirdi. Pfizer'in, AB Komisyonuna, gelecek hafta, bu hafta eksik kalan teslimatı telafi edeceğini aktardığı belirtildi. AB Komisyonu, bu hafta şirketin ne kadar eksik teslimat yaptığı konusunda açıklama yapmadı.İspanya'da şırınga sıkıntısından aşı ziyan oluyor İspanya'da ise bazı bölgelerde bir şişeden 5 yerine 6 doz kullanılmasıyla ilgili tartışma devam ediyor.Ülkenin bazı bölgelerindeki şırınga sıkıntısından, şişedeki aşının 6 doza bölünemediği ve böylelikle aşının ziyan olduğu belirtiliyor.Diğer taraftan Madrid'deki yerel yönetim, merkezi hükümet tarafından dağıtılan aşının tükendiğini, bu yüzden aşılamanın durdurulduğunu açıkladı.
Reklam
Alman Aşısı, Maraş Dondurması Buzuyla Taşınıyor
Türk Bilim İnsanları tarafında Almanya'da üretilen Covid-19 aşlarının dağıtımı, ünlü Maraş dondurmasının erimeden taşınmasını sağlayan kuru buzlar yardımıyla yapılıyor. Türk-Alman ortaklı LY-Holding'in Almanya'daki buz üretim tesisinin aynısı Kahramanmaraş'ta da bulunuyor. Holdingin Kahramanmaraş'taki ortağı Sami Kervancıoğlu, talep olması durumunda Türkiye'de aşıların illere dağıtımı konusunda -78 derecedeki kuru buzlarla destek vermeye hazır olduklarını söyledi.
Reklam