onedio
Terörden Temizlenen "Türkiye'nin Çatısı" Ağrı Dağı 6 Yıl Sonra Yeniden Tırmanışa Açıldı
AĞRI (AA) - Türkiye ve dünyada dağcılık ile turizm açısından ayrı bir önemi bulunan ve 5 bin 137 metrelik rakımıyla yurdun en yüksek noktası olan Ağrı Dağı, düzenlenen törenle 6 yılın ardından yeniden resmen tırmanışa açıldı.Ağrı Valiliği koordinesinde Doğubayazıt ilçesinde Ağrı Dağı'nın eteklerinde düzenlenen 'Ağrı Dağı'nın Tırmanışa Açılış Programı' saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı.Programda konuşan Vali Osman Varol, 'Türkiye'nin çatısı' olarak nitelendirilen Ağrı Dağı yeniden tırmanışa açıldığı için çok mutlu olduklarını söyledi.Ağrı Dağı'nın dünyanın en çok bilinen yerleri arasında yer aldığını belirten Varol, şöyle konuştu:'Biz bu değere sahip bir ülke olarak bu değerden istifade etmek durumundayız. Bu değeri, dünyanın her tarafında bilen her sektörden insanların kullanımına açmak durumundayız. Bu, işin ekonomik ve sosyal boyutuna gelmeden evvel insani olarak vazifemizdir diye düşünüyorum. Böyle bir sportif değere sahibiz. Burayı, dağcılarımıza bugünden itibaren resmi olarak tırmanışa açıyoruz. 2015 yılından bu yana Ağrı Dağı resmi olarak tırmanışa kapalıydı. Bilim adamlarımız incelemeler yapmak istiyor. Bahar döneminde dağcılar kadar ilgileri olmasa da doğa severlerimiz burada trekking ve doğa yürüyüşleri yapacak.'Varol, Ağrı Dağı'nın manevi anlamda belirli bir dini inanış açısından da çok önemli yere sahip olduğunu vurgulayarak bazı insanların buraya gelip manevi etkinlikler gerçekleştirmek istediklerini anlattı. Türkiye'nin 'cennet bir vatan', Ağrı Dağı'nın da 'bu cennet köşelerden biri' olduğunu ifade eden Varol, 'Biz istiyoruz ki Ağrı Dağı'mız 4 mevsim tırmanışa açık olsun, doğaseverler belirli dönemlerde gelip bu dağda çeşitli etkinlikler yapıp kamp kursun. Dağcılıkla ilgilenen bütün sporcularımız yılın bütün mevsimlerinde her türlü etkinlik ve antrenmanlarını burada gerçekleştirsin. Dağcılarımızın ihtiyaç duyduğu bütün teknik tesislerin tamamını inşa edelim. Biz istiyoruz ki bu dağın uygun bir yerinde kayak merkezi olsun. Dünyanın tamamındaki insanlarının buraya akmasını istiyoruz.' diye konuştu.'Dağın tırmanışa açılması bundan sonra yapacaklarımız için bir milat'Varol, geçmişte terörle anılan Ağrı Dağı'nın neden tırmanışa kapalı olduğunu herkesin bildiğini işaret ederek, 'Pes etmeyeceğiz. Kıymetli siyasetçilerimizin söyledikleri gibi en temelde bu bölge halkının kendi isteğiyle sonrasında da bu kadim devlet geleneğinin yarattığı kurum ve kuruluşların desteğiyle bu projelerin hepsini inşallah gerçekleştireceğiz. Bugün çok neşeli ve mutluyuz. Bundan sona yapacaklarımız için belki bir milat.' dedi.AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi ise Ağrı Dağı'nın 2004 yılında milli park ilan edildiğini ve AK Parti hükümetleri döneminde bölgeye ciddi kaynak ayrıldığını ifade etti.Dağın turizme açılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Çelebi, şu değerlendirmelerde bulundu:'Anadolu'nun yiğidi Süleyman Soylu gibi bir İçişleri Bakanı göreve geldiği günden bugüne kadar Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve bu hükümet sayesinde terör neredeyse minimize ediliyorsa bizim bunu unutmamamız lazım. Eğer bir Kültür ve Turizm Bakanı 24 saatini Doğubayazıt ve Ağrı'ya ayırıyorsa bizim bunu unutmamamız lazım. Eğer birileri mahalleleri ayırmak için hendek kazıyorsa Türkiye Cumhuriyeti devleti de bu birilerinin önüne geçebilmesi için elinden gelen her şeyi yapıyor.''Hep bir ağızdan teröre 'Yeter artık' diyelim'Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan da herkesin birlik ve beraberlik içerisinde teröre dur demesi gerektiğini belirterek, 'Bugün hepimiz hep bir ağızdan teröre 'Edi bese, yeter artık. diyelim. Bizi yok etmeye ve kardeşliği bozmaya çalışanlara, bu dağları bize zehir etmeye çalışanlara biz de Doğubayazıt'ın o gür sesiyle 'Edi bese' diyelim. Bu bize Kürtlüğümüzü kaybettirmez. ' ifadesini kullandı.Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Ersan Başar da yurdun dört bir yanındaki dağcıların Ağrı Dağı'nın tırmanışa açılmasını sevinçle karşıladıklarını dile getirdi.Konuşmaların ardından Vali Varol ve beraberindekiler, tırmanış öncesi alanda hazırlık yapan dağcıların kamp çadırlarını ziyaret etti.
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Nikolaus Meyer-Landrut, Kayseri'de Ziyaretlerde Bulundu:
KAYSERİ (AA) - Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, 'Önümüzdeki aylar ilişkilerimiz açısından önemli olacak. İlişkilerimizin güçlendirilmesi ve ilerletilmesi açısından önemli fırsatlar gündeme getirilecek. Umuyorum ki her iki taraf da bu fırsatları değerlendirebilir ve geçmişteki kaçmış fırsatlara odaklanmak yerine bu fırsatları değerlendirmeyi düşünürler.' dedi.Kayseri'de Valiliği ziyaret eden Meyer-Landrut, şeref defterini imzaladı ve Vali Şehmus Günaydın ile basına kapalı görüşme yaptı.Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Günaydın, 'Sayın Landrut'un 'Türkiye'nin son 10-15 yılda gösterdiği gelişmenin heyecan verici olduğunu' söylemesi bizleri mutlu etti. AB ile olan ekonomik ilişkilerimizin daha üst seviyeye çıkması için bu görüşmelerin faydalı olacağını düşünüyorum.' dedi. Meyer-Landrut ise Kayseri'nin ekonomik açıdan önemli bir ticaret merkezi olduğunu ve kentte bulunmaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi. 'Türkiye ve AB ilişkileri daha fazla nasıl ilerletilebilir?' konusu hakkında öngörüye sahip olmak için kente geldiğini belirten Meyer-Landrut, ayrıca tüm dünyanın mücadele ettiği Kovid-19 salgınıyla ortak bir savaşın nasıl ortaya konulabileceğini de görüştüklerini aktardı. Meyer-Landrut, daha sonra Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç'ı da ziyaret ederek kentle ilgili bilgi aldı. Büyükkılıç, Kayseri'nin çoğunluğu Suriyeli olmak üzere 100 bin yabancıyı misafir ettiğini söyledi. Kayseri'nin ticaret ve üretim şehri olduğunu ifade eden Büyükkılıç, 'Türkiye AB içerisinde olmasa da bizler kendimizi AB içinde gibi hissediyoruz. Reformlarımızı, uygulamalarımızı AB standartlarına uygun yapmaya çalışıyoruz.' diye konuştu. AB'nin Türkiye'ye karşı ön yargılı bir tavır içinde olduğunu belirten Büyükkılıç, bu ön yargıdan uzaklaşarak Türkiye'ye bakışını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini anlattı. Büyükkılıç, Türkiye'nin Avrupa ile iş birliği içinde olduğuna dikkati çekerek şöyle konuştu: 'Mevzuatlarımızı gerçekten ciddiye alıyoruz. Sonuç itibarıyla bir çifte standart uygulandığını görünce üzülüyoruz. Türkiye ile Avrupa'nın adeta etle tırnak gibi içi içe olduğu, birbirinden vazgeçmesinin mümkün olmadığı kanaati bizde oluşmuş durumda. Kayseri'nin de yurt dışında ciddi bir potansiyeli var. Onlarla konuştuğumuzda halklar arasında bir sorun olmadığını, yöneticiler arasında değişik görüş farklıkları olduğunu görüyoruz. Türk insanının yüzünün Avrupa'ya baktığını unutmamanızı bekliyoruz. Bize olan bakış açınızın ön yargıdan uzak ve bizleri anlayacak şekilde olmasının hem Türkiye'ye hem Türk insanına çok büyük katkı sağlayacağını, köprü konumunda olan ülkemizin her konuda katkı sağlayan bir anlayışta olduğunu belirtmek istiyorum.'AB ile Türkiye ilişkileri, insanlar arasındaki ön yargısız temas üzerine temellenmeli'Meyer-Landrut ise AB ile Türkiye arasındaki ilişkilerin de insanlar arasındaki ön yargısız temas üzerine temellenmesi gerektiğini, görevi çerçevesinde temasların yoğunlaşması konusunda çalışacağını aktardı. İlişkilerin temeline bakıldığında bilim açısından, ekonomik ve kültürlerarası diyalog açısından insanların birbirini anlama seviyesinin, üst perdeden yürüyen siyasi tartışmaların gösterdiğinden çok daha iyi durumda olduğuna dikkati çeken Meyer-Landrut, şunları kaydetti:'Bizim temelimiz de bu olmalı. Aslında bu yılın başında olumlu bir ortam oluştu. İki taraf da ilişkilerin daha iyiye götürülmesi konusunda isteklilik gösterdi. Umuyorum ki bu gündem somutlaşır. Ayrıca reform paketinin içeriğini de görmeyi merak ediyorum. Tabii ki bu reform paketi temel olarak Türkiye vatandaşları için olacak ama ilişkilerimiz için de reform paketinin içeriği önem taşıyor. Önümüzdeki aylar ilişkilerimiz açısından önemli olacak. İlişkilerimizin güçlendirilmesi ve ilerletilmesi açısından önemli fırsatlar gündeme getirilecek. Umuyorum ki her iki taraf da bu fırsatları değerlendirebilir ve geçmişteki kaçmış fırsatlara odaklanmak yerine bu fırsatları değerlendirmeyi düşünürler. Türkiye, devletiyle, belediyeleriyle ve halkıyla bu kadar çok sayıda mülteci topluluğuna ev sahipliği yapmasıyla aslında istisnai bir konumda. Ekonomik gelişmeler, özellikle Gümrük Birliği kararı, ihracata ve ticarete olan ilgisiyle de Kayseri’ye yaradı diyebiliriz.'Ziyarette Büyükkılıç, Meyer-Landrut'a el dokuması Kayseri kilimi ile KAYMEK’teki kursiyerler tarafından yapılan el emeği ebru işi fular ve kravat hediye etti. Büyükkılıç, KAYMEK öğrencilerinin el emeği ürünlerinin yer aldığı 'Medeniyetin dehası Mimar Sinan' sergisini de gezen Meyer-Landrut'a, Mimar Sinan ve eserleri hakkında bilgi verdi.
Bilim İnsanı, Türk Mutfağının Karbon Ayak İzini Hesapladı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - Türk mutfağının çevreci yönü, İzmir Ekonomi Üniversitesinde (İEÜ) yürütülen karbon ayak izi çalışmasıyla ortaya konuldu.İEÜ Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ ile üniversitenin son sınıf öğrencileri Cansu Öngelen, Beliz Hünkar ve Dorukan Günaydın, Türk mutfağı kaynaklı besin tüketiminin karbon ayak izini hesaplamak için yaklaşık 1 yıl önce çalışma başlattı. Bu çerçevede ilk önce Türk mutfağında en çok tüketilen gıdalar tespit edildi. Daha sonra ise bu gıdalardan oluşan birer haftalık normal, vejetaryen ve vegan menüleri hazırlandı.Daha sonra yemeklerin pişmesi için enerji ihtiyacı ve tüketiciye ulaşıncaya dek gerekli ambalaj malzemesinden soğuk zincire kadar menülerdeki gıdaların küresel iklim değişliğine etkisi belirlendi.Ardından oluşturulan yaşam döngüsü modeli, bilgisayar programı kullanılarak sonuca aktarıldı.Türk mutfağına ilişkin elde edilen karbon salım oranları, çeşitli dünya mutfakları için yapılan çalışmalarla karşılaştırıldı. Elde edilen verilere göre, Türk mutfağının, dünyaya yayılmış İtalyan mutfağına göre, en az yüzde 25 daha düşük çevresel etkiye sahip olduğunu belirlendi. Ayrıca Çekya, Kanada, Danimarka ve İspanya mutfaklarına kıyasladığında da ise onlara yakın çevresel etkiye sahip olduğu ortaya çıktı. Doç. Dr. Fehmi Görkem Üçtuğ, AA muhabirine, Türk mutfağının besin çeşitliliği açısından dünyanın en zengin mutfaklarından olduğunu belirtti. İklim değişikliğine neden unsurların başında karbondioksit salınımlarının geldiğini vurgulayan Üçtuğ, 'Dünyadaki karbondioksit salınımlarının üçte biri besin kaynaklı. Bu gıdaların üretimi, nakliyesi, tüketimi ve bertarafı esnasında oluşan karbondioksit salınımını temsil ediyor. Biz, Türkiye'de bugüne kadar yapılmamış bir çalışmaya imza attık. Türk mutfağının karbon ayak izini hesapladık. Global iklim değişikliğine Türk mutfağının etkisini tespit ettik.' diye konuştu. 'Türk mutfağında normal beslenmenin kişi başına karbon ayak izi 35 kilogram'Türk mutfağı denilince akıllara ilk olarak hamur işi ve kebap geldiğini, sebze yemeklerin de ayrı bir öneme sahip olduğunu anlatan Üçtuğ, şunları kaydetti: 'Türk mutfağının çeşitli beslenme rejimlerine göre çevresel etkisinin, yurt dışındaki mutfaklara göre nasıl olduğuna ilişkin inceleme yapmaya karar verdik. Biz, Türk mutfağının karbon ayak izini hesaplayarak bunu dünya mutfaklarıyla kıyasladık. Sağlıklı bir bireyin günde alması gereken kalori miktarını baz aldık. Türk mutfağında normal beslenmenin kişi başına karbon ayak izi 35 kilogram karbondioksit eşdeğeri iken vejetaryen beslenmenin karbon ayak izi 28, vegan beslenmenin değeri ise 19 olarak ölçüldü. 'Üçtuğ, normal beslenmedeki kişi başı karbon ayak izinin İtalya'da 46 iken Danimarka ve Çek Cumhuriyeti'nde 34, Fransa'da 35 olarak belirlendiğini aktardı. 'Bu inceleme sonucunda mutfağımızın, tüm ülkelere yayılmış olan İtalyan mutfağına göre, en az yüzde 25 daha düşük çevresel etkiye sahip olduğunu belirledik. Çekya, Kanada, Danimarka ve İspanya mutfaklarına kıyasladığımız zaman, yakın çevresel etkiye sahip olduğu ortaya çıktı.' ifadelerini kullanan Doç. Dr. Üçtuğ, Türk mutfağına ilişkin çalışma sonuçlarının, 'Sustainable Production and Consumption' isimli bilimsel dergide yayımlanacağını sözlerine ekledi.
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - "Sürecin Zorluğunu Yaşayarak Gördüm"
VAN (AA) - EMRE ILIKAN - Yeni tip koronavirüsü (Kovid-19) yenen Van Yüzüncü Yıl (YYÜ) Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Keskin Tunç ile Dr. Öğretim Üyesi Nazlı Zeynep Alpaslan Yaylı, hastalık sürecinde geçirdikleri zor günleri anlattı.Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tunç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Kovid-19 salgınının görüldüğü ilk günden bu yana fakülte olarak vatandaşların mağdur olmaması için acil hastalara hizmeti sürdürdüklerini söyledi.Diş hekimlerinin de salgın sürecinde fedakarca görev yaptığını belirten Tunç, 'Birçok meslektaşımız Kovid-19'a karşı mücadeleye devam ediyor. Hastalığa yakalandığım dönemde filyasyon ekibinde çalışan meslektaşlarım ilaçlarımı evime kadar getirerek tedavi sürecimi yakından takip etti.' dedi. Kas ağrısı, baş dönmesi ve öksürük şikayetleri üzerine gittiği hastanede testinin pozitif çıktığını anlatan Tunç, evde yaklaşık 20 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuştuğunu dile getirdi.Çok iyi korunmasına rağmen hastalığa yakalandığını, başkalarına bulaştırmamak için kendini izole ettiğini belirten Tunç, şöyle konuştu:'Karantina sürecim oldu. Bu süreçte evden çıkmadım, kimseyle bir temasım olmadı. İlaçlarımı düzenli kullanarak sağlığıma kavuştum. Nefes alamamak, halsizlik, tüm vücudunuzun kırgınlık içinde olması çok kötü bir durum. Bu sürecin ne kadar zor olduğunu yaşayarak gördüm. Kovid-19 hafife alınacak bir virüs değil. Bu salgını atlatmış bir hekim olarak Kovid-19'un kolay bir hastalık olmadığını söylemek istiyorum. Salgının bulaş oranı çok yüksek. Bu virüsün ne kadar bulaşıcı ve zor bir hastalık olduğunun farkında olmayanlar var. Nefesinizin kıymetini bilin. Hastalıktan korunmak için maske, sosyal mesafe ve hijyene dikkat etmeliyiz.''Kimse bu hastalığı basite almasın'Periodontoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Yaylı ise salgın sürecinde yaşanan tüm zorluklara rağmen insanların sağlığı için görev yaptıklarını söyledi.Diş hekimlerinin hastalarla yakın temasta bulunduğunu dile getiren Yaylı, 'Salgın sürecinde bulaş riskine karşı acil servis dışındaki hizmetimize ara vermek zorunda kaldık. Vatandaşlarımızı bu süreçte mağdur etmemeye çalıştık. Çok sayıda diş hekimi arkadaşımız salgınla mücadeleye devam ediyor. Doktorlar ve hemşireler büyük özveriyle çalışıyor ama yine de ihtiyaç oluyor. Sahada sürüntü örneği alan, filyasyon ekibinde olan, hasta takibi yapan birçok diş hekimi arkadaşımız var.' dedi.Yaylı, şiddetli eklem ağrısı şikayetiyle yaptırdığı Kovid-19 testinin pozitif çıktığını anlatarak, şunları kaydetti:'Alerjik astım rahatsızlığım olduğu için bu süreci biraz sıkıntılı geçirdim. Yüksek bir ateşim olmadı ama ciddi şekilde nefes darlığı ve böbrek ağrısı yaşadım. Yerimden kalkamayacak kadar eklem ağrılarım oldu. Tedavi sürecini evde tamamladım. Doktorların verdiği ilaçları düzenli kullanarak sağlığıma kavuştum. Hastalarımı tedavi etme şansını tekrar yakaladım. Hastaların en ufak bir belirtide test yaptırmalarını istiyoruz. Kimse Kovid-19'u basite almasın. 'Mevsimsel bir hastalıktır.', 'Bana bulaşmaz.' düşüncesine kimse kapılmasın. Kovid-19, çok kolay bulaşabilen bir virüs. Vatandaşların maske, mesafe ve hijyen kuralına uymaları gerekiyor.'
Bilim Kurulu Üyesi Uyardı: 'Mutasyonlu Virüsün Görüldüğü İl Sayısı 23'e Yükseldi'
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Sema Turan, mutasyonlu virüsün görüldüğü il sayısının 23'e yükseldiğini söyledi. Prof. Dr. Turan, 'Son günlerde özellikle İngiltere’deki görüntüler bu virüsün yarattığı hastalığın da şiddetinin oldukça yüksek olduğu şeklinde. Bu da şu anlama geliyor ki bireylerin hastaneye, yoğun bakıma ihtiyaç duyma oranları artabilir. Bu nedenle dikkatli olmak zorundayız. Mutasyonel virüsün yayılmaması için elimizden geleni yapmamız gerekiyor' dedi.
Reklam
Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısının Ardından Açıklamada Bulundu:
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında aşıların tedarik ve uygulanmasının planlandığı şekilde sürdüğünü belirterek, 'İkinci parti aşıların güvenlik testleri tamamlandıktan sonra 65 yaş üstü büyüklerimizin ve aşama aşama ikinci gruba dahil vatandaşlarımızın aşılanmasına geçilecektir.' ifadesini kullandı.Koca, video konferans yöntemiyle katılarak başkanlık ettiği Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından yazılı açıklama yaptı.Kovid-19 salgınının tüm dünyada tehdit olmaya devam ettiğine dikkati çeken Koca, 'Bu tehdidi her boyutuyla takip eden ve ülkemizin en az zararla çıkmasını gözeten Bilim Kurulumuz bugün haftalık toplantısını yaparak dünyadaki ve ülkemizdeki gelişmeleri görüşmüş, virüs ve sebep olduğu hastalık hakkındaki son bilimsel çalışmalarla ilgili fikir alışverişinde bulunmuştur.' bilgisini paylaştı.Sağlık personelinin ilk doz aşılamalarını takiben 75 yaş üstündekilerin aşılarının yapılmasına devam edildiğini belirten Koca, şu ifadeleri kullandı:'Bugün itibarıyla 2 milyon 400 bin kişinin ilk doz aşıları tamamlandı. İkinci parti aşıların güvenlik testleri tamamlandıktan sonra 65 yaş üstü büyüklerimizin ve aşama aşama ikinci gruba dahil vatandaşlarımızın aşılanmasına geçilecektir. Tedarik planlaması ve aşı programımız planlandığı şekliyle sürmektedir.Geçtiğimiz günlerde ülkemizde görülen mutasyonlu virüs hakkında açıklamalarda bulunmuştuk. Bu hususu dikkatle takip ediyoruz. Belli mutasyonlarda bulaşıcılığının daha yüksek olduğu yönünde bulgular var. Böyle durumlarda tedbirlerde gevşeme, riskin daha fazla artmasına yol açabilecektir. Ülkemizde mevcut İngiltere mutasyonları dışında iki vatandaşımızda Güney Afrika varyantı, bir vatandaşımızda da Brezilya varyantı ile karşılaşıldı. Bu vatandaşlarımız tedbir kapsamında hastanede izole edilmektedir. Temaslıları da benzer şekilde izole edilmiş durumdadır.''Çok hassas bir denge içinde hareket etmemiz gerekmektedir'Bakan Koca, kısıtlayıcı tedbirlerin hayatı ne denli zorlaştırdığının farkında olduklarının altını çizerek, bu yüzden kontrolü elden bırakmadan bazı düzenlemeler yaptıklarına işaret etti.Okullarda sınırlı şekilde yüz yüze eğitime tekrar başlanması yönünde karar alındığını hatırlatan Koca, şöyle devam etti:'Hareketliliğin daha az olduğu köy okullarında 15 Şubat'tan itibaren yüz yüze eğitime başlanacak. Mart ayında ise ilkokullarımız, 8 ve 12'nci sınıflar ve özel eğitim okullarında salgının seyrine göre kontrollü ve seyreltilmiş şekilde eğitimin başlaması hedeflenmektedir. Sınırlı da olsa artan hareketlilikle beraber doğacak muhtemel risklere karşı sıkı bir takip yapılacaktır. Elde edilecek bulgular sonraki adımlarımızın belirleyicisi olacaktır. Biliyoruz, öğrencilerimiz okullarını, öğretmenlerimiz öğrencilerini özledi. Ailelerimizin bu husustaki endişelerinin farkındayız ancak salgının hızının artması ile kaybolabilecek hayatların telafisi mümkün değildir. Bunu gözeterek çok hassas bir denge içinde hareket etmemiz gerekmektedir.'Koca, son günlerde ülkedeki vaka sayısının yeniden artışa geçmesinin daha fazla dikkatli davranmalarını gerektirdiğini belirterek, şunları kaydetti:'Yurt içinde kitlesel harekete yol açacak, bir araya gelmeleri, toplanmaları sağlayacak her türlü düzenlemeden kaçınmak zorundayız. Yükseköğretim kurumlarımızda yüz yüze eğitimin mevcut şartları dışında önemli bir hareketliliğe de sebep olabileceği unutulmamalıdır. Bu konuda yapılan değerlendirmelerde gerek vaka sayılarının artış eğilimini gerekse hareketliliğin sebep olabileceği riskler dikkate alınarak karar alınmalıdır.Tedbirlerle elde ettiğimiz kontrol, başarılı bir aşılama takvimi yürütmemize de fırsat vermektedir. Uzayan kısıtlama sürelerinin toplum hayatında yol açtığı güçlüklere rağmen, elde ettiğimiz bu fırsatı yitirmeye tahammülümüz yoktur. Eski normallerimize dönebilmemiz, bu tedbirlere daha sıkı uyabilmemizle mümkündür.'Mevcut tedbirlerin yanı sıra kapalı ve kalabalık yerlerden özellikle kaçınılması gerektiğini vurgulayan Koca, 'Hiç gevşemeden, rehavete kapılmadan, tedbirlerden taviz vermeden mücadelemizi ulusal boyutta sürdürme kararlılığındayız ancak birlikte başarırız.' ifadesini kullandı.Mutasyona uğramış Kovid-19 virüsü açıklaması Öte yandan Koca, Twitter'dan yaptığı açıklamada da riskli mutasyonların sınır tanımadan yayıldığını vurgulayarak, 'Ülkemizdeki İngiltere mutasyonu 196 oldu. İki Güney Afrika, bir de Brezilya varyantı ile karşılaşıldı.' ifadesini kullandı. Koca, şu uyarılarda bulundu:'Yeni mutasyonların görüldüğü ve vakaların yeniden artışa geçtiği bugünlerde tedbirlerden taviz vermeden mücadelemizi sürdüreceğiz. Vaka sayısının yeniden artışa geçmesi daha fazla dikkatli davranmamızı gerektirmektedir. Hareketliliği artıracak, bir araya gelmeleri, toplanmaları sağlayacak her türlü ortamdan uzak duralım. Kapalı ve kalabalık yerlerden özellikle kaçınalım.'
Reklam
Meslektaşını Defalarca Bıçaklayarak Öldürdüğü İddia Edilen Doktorun Yargılandığı Davada Tanıklar Dinlenildi
İSTANBUL (AA) - Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan meslektaşı 26 yaşındaki Kaan Erol'u, defalarca bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuklu sanık doktor Yavuz Sümter'in yargılandığı davada tanıkların bilgisine başvuruldu.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Yavuz Sümter tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müştekiler Nilay Erol ve Metin Erol ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşmada daha önce alınan ara karar gereği tanık olarak dinlenilmesine karar verilen ve o dönem aynı hastanede çalışan 3 doktor ve güvenlik görevlisinin bilgisine başvuruldu. Hastaneye gittiğinde olayın bittiğini söyleyen asistan doktor tanık, 'Olayın direkt görgü tanığı değilim. Kaan kendisiyle çalışan kimseyle kötü şeyler yaşamamıştır. Herkese de yardımcı olan bir kişidir. Özellikle kendi çömezlerine. Kaan ve Yavuz arasında hiçbir tartışmaya şahit olmadım.' dedi. Tanık beyanına karşı konuşan sanık Yavuz Sümter, 'Tanık, Kaan'ın en iyi kankası. Beraber gezip tozarlardı. Kendisi bizim grupta bile değil. Onun buraya gelip ifade verme amacı Kaan'ı pohpohlamak. Tamamen yalan söylemeye geldi.' diye konuştu.Duruşmada tanık olarak dinlenilen güvenlik görevlisi, 'Odaya girdiğimde Yavuz'un sırtı dönüktü. Bıçağı koltuğa bıraktı, ben de fark etmeden bıçağı aldım. Daha sonra diğerlerine haber verip geldiğimde, kendisine kelepçe takarken direndi. Kaan ve Yavuz arasında daha önceden husumet olduğunu görmedim.' ifadesini kullandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Yavuz Sümter'in suçun vasıf ve mahiyeti gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet duruşmayı erteledi.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Yavuz Sümter'in 11 Ekim 2019'da, önceden temin ettiği bir bıçakla Kaan Erol'u 75 kez bıçaklayarak öldürdüğü belirtiliyor.Sanık Sümter'in 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Reklam
Teknofest 2021'İn Tanıtım Toplantısı Gerçekleştirildi
İSTANBUL (AA) - TEKNOFEST İstanbul Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali 2021'in (TEKNOFEST 2021) tanıtım toplantısı Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirildi.Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TEKNOFEST, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, aralarında Türkiye'nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerinin de olduğu 67 paydaş kurumla birlikte 21-26 Eylül'de İstanbul'da düzenlenecek.T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, bir hayalle başlayan TEKNOFEST yolcuğunun artık dünya çapında büyük bir organizasyona dönüştüğünü belirterek, 'Tüm ekibimizle geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimiz adına çok mutlu olduğumuzu ifade etmek isterim. Neredeyse 1 yıla yaklaşan salgın sürecini hep beraber yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Salgın sürecinde en çok ihtiyaç duyduğumuz hasletlerin iyilik, vicdan ve insanlık olduğunu bizzat yaşayarak tecrübe ettik. İnsanlığın son bir yılda kabuğuna çekilerek yaşadığı yalnızlık duygusu adeta iç dünyamızı sorguladığımız, vicdanımızı tarttığımız bir teraziye dönüştü. Salgının başlangıcında tüm dünyada ihtiyaç duyulan solunum cihazları için ülkeler birbirlerine siparişleri dahi engellediler. Hatta en basit, sarf malzemeleri bile birbirleriyle paylaşmadılar. Ülkemizin mühendislerinin ise hem kendi topraklarına hem de tüm insanlık ailesine nefes olabilmek için gecesini gündüzüne kattı ve çalıştı. ' diye konuştu.Geliştirilen solunum cihazlarının hem Türkiye'ye hem de dünyaya nefes olduğunu vurgulayan Bayraktar, şunları kaydetti:'Ülkemiz, medeniyetimizin adalet temelleriyle ve değerleriyle harmanlanmış Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu sayesinde dünyanın yaşadığı ben merkezi kaygılara teslim olmadan vicdanıyla hareket etti. Afrika'da tek bir solunum cihazına dahi sahip olmayan ülkelere bu cihazlar hediye edildi. İhtiyaç duyan ülkelere de ihraç edildi. Böylece genetik kodumuzun adeta bir parçası olan küresel adalet ve merhamet değerlerimizi örnek bir tavırla tüm dünyaya göstermiş olduk. Teknoloji, dönüşüm ve inovasyon hayatımızın her alanını sarsıcı bir şekilde etkiliyor. Bu dönüşüm salgın döneminde de durmadı, hızla ilerlemeye devam etti. Kovid-19'a karşılık ilk aşının Türk bilim insanları tarafından bulunmasıyla büyük gurur duyduk. Devinim hızı, bugünün oyun kurucularını da değiştiriyor. Arkada kaldığı, dezavantajlı olduğu düşünülen birçok girişime, projeye yeni fırsatlar sunuyor.''Milli Teknoloji Hamlesi, tüm Türkiye'nin ortak idealidir'Bayraktar, aşı örneğinde olduğu gibi hızla ilerleyen gelişim sürecinin oyunu değiştirecek yeni aktörler doğurduğunu aktararak, 'Ülkemizden de benzer çalışmalar çıkması bizim farklı alanlarda oyun kurucu bir güç haline inşallah getirecek. Bizler kainata ilk mesajı 'Oku, yaradan Rabbinin adıyla oku.' olan bir inancın kurduğu bir medeniyetin çocuklarıyız. İnancımız, medeniyetimizin ilerlemesi için dünyayı ve kainatı doğru okumamızı emrediyor. Hızla küreselleşen dünyada, teknolojide bazı şirketlerin dünya üzerindeki birçok ülkeden daha güçlü ve nüfuzlu hale geldiğini görüyoruz.' ifadelerini kullandı.'Vahşi kapitalizm'in dev teknoloji tekellerinin oluşmasına ve dünyayı dev tekellerin yönettiği bir yapıya zorladığına dikkati çeken Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sosyal medya kuruluş amacıyla baktığınızda, insanlığı birbirine yakınlaştıran, tüm dünyanın kolaylıkla iletişim kurmasını sağlayacak bir araç olarak icat edildi. Yaşadığımız son olaylar gösteriyor ki, bu mecra vakıf olamadığımız ajandalarıyla tekelleşmiş dev birkaç şirketin elinde kontrolsüz bir güce dönüşmüş durumda. İstiyorlar ki tek bir arama motoru, sosyal medya, büyük alışveriş sistemi ve daha büyük tekeller olsun. Dünya böyle bir noktaya evrilirken, bunu sadece seyrederek, teknoloji geliştirmekten uzak kalırsak egemenliğimizi dev şirketlerin tartışılır insafına teslim etmiş oluruz. Buna maruz bırakılmamak için Ay'a ilk çıkan insan olan Neil Armstrong'un söylediği sözlerden esinlenerek şunu söyleyebilirim. Şimdi küçük gibi görülen düzenlediğimiz teknoloji yarışmaları, gelecekte ahlaki değerleriyle dünyaya örnek olacak büyük teknoloji girişimlerini ülkemize kazandıracak gençleri inşallah yetiştirecek.Bizler her zaman asıl kıymetin insan olduğuna inandık. Milli Teknoloji Hamlesi'ni de bu yüzyıldan alıp geleceğe taşıyacak en önemli unsur nitelikli, yetişmiş insan kaynağımız olacaktır. Ülkemizin birçok alanda tam bağımsızlığa, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile sahip olacağına inanıyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi, bilimsel ve teknolojik gelişmelerdeki tekelleşmeye karşı bir duruş ve güçlü bir itirazdır. Tüm dünyada giderek artan bir hastalık olan kutuplaşma, hem insanlığı hem de ülkemizi tehdit ediyor. Bu noktada, Milli Teknoloji Hamlesi, tek bir grubun, oluşumun veya siyasi fikrin değil hepimizin, tüm Türkiye'nin ortak idealidir. Hatta, eşitlik ve adalet limanına hep birlikte gitmemizi sağlayacak, mazlum coğrafyanın ve insanlık ailesinin buluştuğu büyük bir gemidir diyebilirim.''İnsanlık için büyük bir adım olarak gördüğümüz projelerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz'TEKNOFEST'in 2 yıl önce 2019'da Atatürk Havalimanı'nda 1 milyon 720 bin ziyaretçiyle dünya rekoru kırdığını vurgulayan Bayraktar, 'Bizi bu rekordan öte mutlu eden en büyük gelişme, teknoloji yarışmalarına gelen başvuruların her yıl katlanarak artması oldu. İlk yıl 20 bin, ikinci yıl 50 bin ve geçen yıl da 100 bin olarak gerçekleştirdi. Geçen yıl salgın şartlarına rağmen, TEKNOFEST'in kalbi dediğimiz bu yarışmaları pandemiyle ilgili önlemleri alarak Gaziantep'te düzenledik. 2020'de teknoloji yarışmalarımıza 81 ilimizden 84 ülkeden 20 bin takım 100 bin genç başvurdu. Bu yıl, son başvuru tarihi olan 28 Şubat tarihine kadar bu rakamı geçeceğine yürekten inanıyorum.' dedi.Bayraktar, TEKNOFEST bünyesinde her yıl daha fazla yarışma kategorisi açtıklarını belirterek, şu ifadeleri kullandı:'Tarihimizin en büyük ödüllü teknoloji yarışmalarını düzenliyoruz. Bu yıl da bazılarını ilk kez yapacağımız 35 farklı kategoride yarışmamız olacak. Toplumumuzda, teknoloji ve bilime duyulan ilgiyi artırmayı, Türkiye'nin bilim ve mühendislik alanlarında yetişmiş insan kaynağını daha yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Roketten otonom sistemlere, tarımdan su altı sistemlerine, biyoteknolojiden insanlık yararına teknolojilere kadar her alanda milli teknolojiyi geliştirme çabalarına destek olmayı istiyoruz. TEKNOFEST 2021'de salgının izin verdiği ölçüde, yine Atatürk Havalimanı'nda, havacılık ve akrobasi gösterileri, sürpriz yarışmalar, sergiler, eğitimler ve yatırımcılarla girişimlerin buluşacağı Uluslararası Girişim Zirvesi gibi oldukça geniş bir yelpazeden zengin aktiviteleri düzenlemeyi hedefliyoruz. 'Fikrim, projem ve bunları hayata geçirecek takımım var' diyen kardeşlerim, acele edin son tarih 28 Şubat. Bu tarihe kadar başvurularınızı tamamlamanızı, insanlık için büyük bir adım olarak gördüğümüz projelerinizi sabırsızlıkla bekliyoruz.''7'den 77'ye tüm milletimizi 21-26 Eylül tarihlerinde Atatürk Havalimanı'na bekliyoruz'Tüm bu emeklerin, çalışmaların altında hayal edildiğinde gülümseten, içi ısıtan ideal bir dünyayı gerçek kılmanın yattığını anlatan Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:'Arzulanan böyle bir dünyaya sahip olmanın temelinde ise pusulası vicdan olan insanların bulunduğuna inanıyorum. İnsan olmanın en önemli şartı vicdanlı olmaktır. Vicdanlı bir insanın en önemli hasletleri ise adalet ve merhamet duygularına sahip olmasıdır. Bozkırın bilge kalemi olarak anılan Türk dünyasının önemli yazarı Cengiz Aytmatov'un da dediği gibi: 'Bir insan için en zor şey, her gün insan kalabilmektir.' Bugün insana dokunan her alanda faydasını hissettiren teknoloji ve bizim de büyük bir gayretle yıllardır uğraştığımız yapay zeka geliştirme çalışmaları gerçekten insanlık için bir ilerleme mi? Öncelikle bu soruya samimi cevap vermemiz ve tüm bu gelişmeleri insanlığın huzuru ve refahı için tesis etmemiz gerekiyor. Eğer insanlığın bugün yaşadığı, yarın karşısına çıkacak sorunlara adil bir çözüm bulamazsak, yaşlı dünyamızın geleceği maalesef pek de parlak görünmüyor.Milli Teknoloji Hamlesi, tüm bu materyalist tavra karşı, her gün insan kalabilmek için çabalayan ülkemizin her bir ferdini, mazlum coğrafyaların ve insanlığın geleceğe ulaştıracağı büyük miras olacaktır. TEKNOFEST yolculuğuna ilk adımımızı atarken aklımızda tam da bu meseleler vardı. TEKNOFEST'i ülkemizin hayati bir meselesi olarak gördüğümüz teknoloji geliştirme seferberliğine çıkmak için başlattık. Mücadelemizin temelinde, dünyayı, kainatın içinde eşit, adil ve merhametli bir iyilik adasına dönüştürme çabası yatıyor. TEKNOFEST'in bu çabalarımızın dünya ile buluşma noktası olmasını istiyoruz. TEKNOFEST ekibi olarak 7'den 77'ye tüm milletimizi 21-26 Eylül tarihlerinde heyecanımıza ortak olmak için Atatürk Havalimanı'na bekliyoruz.''Bu yıl 19 farklı üniversitemiz TEKNOFEST'te paydaşımız'Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı ve TEKNOFEST İcra Kurulu Başkanı Mehmet Fatih Kacır da Kovid-19 salgını şartlarından dolayı TEKNOFEST eğitimlerini dijital ortama taşıdıklarını belirterek, etkinliğin her yıl ziyaretçi ve yarışmacı rekorlarını kırdığını ifade etti.Gelecek dönemde TEKNOFEST Kariyer Portalı'nı güçlü bir şekilde hayata geçireceklerini bildiren Kacır, bundan böyle yarışmalara adım atan her gencin kariyer yolculuğunda yanlarında olacaklarını vurguladı.Kacır, bugüne kadar gerçekleşen üç TEKNOFEST'te toplam 10 milyon liradan fazla maddi desteği ve 6 milyon TL'den fazla ödülü yarışmacılara sunduklarını belirterek, yarışmacıların başarılarının Türkiye sınırlarını aştığını görmekten gurur duyduklarını dile getirdi.TEKNOFEST'İN bu yıl merkezinin Atatürk Havalimanı olsa da yurdun çeşitli noktalarında yarışmalar düzenleyeceklerini belirten Kacır, 'Üniversitelerimiz paydaşlarımızdan olmasını çok önemsiyoruz. Biz üniversite öğrencilerimizin ülkemizin geleceği için çalışmasını istiyoruz. Onları sokaklarda değil, işte TEKNOFEST yarışmalarında, laboratuvarlarda Ar-Ge projelerinde görmek istiyoruz. Bugüne kadar bize en büyük desteği üniversitelerimiz verdi. Her yıl yeni üniversitelerimiz TEKNOFEST ailesine katılıyor. Bu yıl 19 farklı üniversitemiz TEKNOFEST'te paydaşımız.' diye konuştu.'Festival bu yıl gündem belirleyecek, gençlere heyecan verecek'Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir de TEKNOFEST gibi milli teknoloji hamlesine katkı veren bir organizasyonun paydaşı olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.Festivalin bu yıl gündem belirleyecek etkinliklerle gençlere heyecan vereceğini ifade eden Demir, 'TEKNOFEST, gelişen ve güçlenen Türkiye’nin daha etkin şekilde varlık göstermesine büyük katkı sağlayacak pek çok unsurun ortaya çıkarılmasında öncü rol oynayacak aktörlerin doğmasına imkan sağlayan bir zemin hazırlamaktadır. Neslimizden aldığımız enerji ile küresel güç vizyonuna ulaşmak için, çok çalışmaya ve durmadan üretmeye devam etmeliyiz.' diye konuştu. İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ise TEKNOFEST'in 3 yılda küresel kimlik kazandığını belirterek, 'Dünyanın en önemli bilim, teknoloji ve uzay festivalleri arasına girdi ve doğduğu yere İstanbul’a döndü. İstanbul’umuzda bu dev organizasyona 2021’de yeniden ev sahipliği yapmaktan büyük sevinç ve heyecan duyuyoruz. Türkiye’nin istikbaline, medeniyetimizin baş şehri İstanbul’dan omuz veriyoruz. ' değerlendirmesinde bulundu.TEKNOFEST'in paydaşlarının üst düzey yöneticilerinin de hazır bulunduğu etkinliğe, TEKNOFEST'in Global İletişim Ortağı olan AA'nın Genel Müdür Yardımcısı ve Genel Yayın Yönetmeni Metin Mutanoğlu da katıldı. Etkinlik, paydaşların yöneticilerinin hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.Yapay zekadan su altı sistemlerine, teknolojinin her alanında yarışmalar yapılacakToplantıda verilen bilgiye göre, toplumun her kesiminden binlerce gencin merakla beklediği ve ilgiyle takip ettiği TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları'na geçen yıl 81 il ve 84 ülkeden 20 bin 197 takım, 100 bin genç başvuruda bulundu.Bu yıl da yine ilkokul seviyesinden ortaokul, lise, üniversite, lisansüstü ve mezun seviyesine kadar her düzeyden nitelikli binlerce genç, hayallerini gerçekleştirmek için birbirinden farklı kategorilerde düzenlenen TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları'na 28 Şubat'a kadar başvurabilecek. Her yıl bir önceki yıla göre daha fazla yarışma kategorisinin açıldığı ve Türkiye tarihinin en büyük ödüllü teknoloji yarışmaları olan TEKNOFEST Teknoloji Yarışmaları bu yıl 35 farklı kategoride düzenleniyor. TEKNOFEST 2020'den farklı olarak, Karma Sürü Simülasyon, İletişim Teknolojileri, Savaşan İHA, Yapay Zeka, Kültür ve Turizm Teknolojileri, Lise Öğrencileri Kutup Araştırma Projeleri, Tarımsal İnsansız Kara Aracı, Sanayide Dijital Teknolojiler Yarışmaları ilk kez düzenleniyor.Gençlerin milli teknoloji üretme ve geliştirme konusunda ilgilerinin artırılması hedeflenerek bu alanlarda çalışan binlerce gencin projesine destek olmak için bu yıl ön eleme aşamasını geçen takımlara toplamda 5 milyon TL'nin üzerinde malzeme desteği sağlanıyor. TEKNOFEST’te yarışıp dereceye girmeye hak kazanan takımlar ise 5 milyon TL'nin üzerinde ödülün sahibi olacak.21-26 Eylül tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek olan TEKNOFEST’e başvurular 'https://teknofest.org/yarismalar.html' adresinden gerçekleştirilebiliyor.
Bilim Kurulu Üyesi Ateş Kara 'Rahatlama' İçin Tarih Verdi
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ateş Kara, 'Planladığımız şekilde devam edebilirsek mart sonu, nisan gibi genel anlamda bir yüksek aşılamaya ulaşıp, toplum içerisinde kayıplarımızın azaldığı, hastane yükümüzün azaldığı bir dönemi görebiliriz. Yaz aylarında genel bir rahatlamamız olabilir; ama bu virüsün mevsimsel özellik kazanma ihtimalini, diğer ülkelerde de var olacağını düşündüğümüzde, önümüzdeki kış için tekrar bizim hazırlıklı olmamız gerektiği, belki o dönemde bir doz veya iki doz aşıyı özellikle riski olanların olması gerektiğini söylemek gerekecek' dedi.
Reklam
6. Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu Yarın Başlayacak
İSTANBUL (AA) - Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği (KLİMİK) Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Çalışma Grubunca organize edilen 6. Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu, 4-7 Şubat tarihleri arasında çevrim içi düzenlenecek. Dernekten yapılan açıklamaya göre hekim, hemşire, podolog, ortez-protez uzmanı ve ilgili diğer meslek gruplarından 1200 katılımcı, 11 uzmanlık derneği ve sektörden 13 firmanın desteği ile çevrim içi gerçekleşecek sempozyuma, yurt içi ve yurt dışından 152 bilim insanı konuşmacı olarak katılacak. Açıklamada görüşlerine yer verilen KLİMİK Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul, sempozyumda diyabetik ayağın tüm yönleriyle ele alınacağını kaydetti. Diyabet hastalığının getirdiği en önemli sorunlardan birinin ayaklarda oluşan yaralar ve buna bağlı gelişen enfeksiyonlar olduğunu belirten Ertuğrul, hastaların yaklaşık yüzde 15-20'sinin yaşamlarının bir döneminde ayaklarında sorun yaşadığını anlattı. Epidemiyolojik çalışmaların şeker hastalarının yaklaşık yüzde 2 ile 4'ünün ayaklarında yara olduğunu gösterdiğine işaret eden Ertuğrul, bu hastaların uygun tedavi edilmemesi durumunda ise yüzde 10'unun ayaklarının diz altından ya da diz üstünden kesilmek zorunda kaldığını vurguladı. Prof. Dr. Ertuğrul, yapılan bilimsel araştırmalara göre, dünyada şeker hastalığına bağlı olarak her 20 saniyede bir hastanın ayağını kaybettiğini, bu oranlara göre Türkiye'de de yaklaşık 300 bin ayağında yarası olan şeker hastası bulunduğunu ve her yıl bu hastaların 20 ila 30 bininin ayaklarını kaybettiğini aktardı. Salgın sürecinde şeker hastalarının düzenli kontrollerini yaptırmadığını belirten Ertuğrul, 'Bu da bu hastaların ayaklarında yaraların oluşmasına ve oluşan yaraların uygun tedaviye ulaşamama nedeniyle kötüleşmesine, hatta tedavi edilemeyecek duruma gelmesine yol açtı. Şeker hastalarının ayak yaralarının tedavi edilememesi ne yazık ki yara oluşan ayağın kaybıyla sonuçlanıyor.' ifadelerini kullandı. 'Farkındalığın arttırılması uzuv kayıplarının önüne geçecek'Diyabetik ayak yarası ve enfeksiyonun şeker hastaları için kader değil önlenebilir bir komplikasyon olduğuna dikkati çeken Ertuğrul, ayak yarası olanların salgın sürecinde de düzenli kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Ertuğrul, şunları kaydetti:'Bunun için şeker hastaları hem kan şeker düzeylerini normal sınırlarda tutmalılar hem de tanı alındıkları andan itibaren düzenli ayak bakım kontrollerini yaptırmalılar. Gelişen bir yara ve enfeksiyon durumunda ise bu konuda özelleşmiş ünitelerde tedavilerini yaptırmaları gerekiyor. Konu ile ilgili farkındalığın arttırılması ve toplumun bu konuda bilgilendirilmesi uzuv kayıplarının önüne geçecek. Bu konuda tedavi yapacak merkez ve ünitelerin sayısının arttırılması ise hastaların ayaklarını kaybetmesinin önüne geçecek. Tüm enfeksiyon hastalıklarında olduğu gibi bu hastalıkta da önemli olan korunmaktır. Bu nedenle tüm şeker hastalarına sesleniyoruz. Ayağınıza iyi bakın.'
Yıllar Önceki Filmleriyle Başarı Sinyallerini Veren Sinemanın Dahi Çocuğu Christopher Nolan'ın En İyi Filmleri
Film sektörünün en dikkat çeken yönetmenlerinden biri olan Nolan, özellikle son yıllarda yaptığı işlerle adından sıkça söz ettiriyor. Öyle ki kendisi film sektöründe gösterdiği başarıyla geçtiğimiz sene İngiltere Prensi William tarafından CBE Nişanı ile onurlandırıldı. Christopher Nolan, filmlerindeki atmosfer ile müthiş soundtrack seçimlerini bir araya getirip izleyiciyi tam anlamıyla etkilemeyi başarıyor. Film bittikten sonra ise kesinlikle etkisinden çıkamıyorsunuz! Kurgu, görüntü, müzikler, oyunculuk derken her filmiyle bir şaheser ortaya koyan Nolan'ın mutlaka izlemeniz gereken filmlerini sizler için derledik.
Reklam
Okullarda Yüz Yüze Eğitim Heyecanı Başlıyor
ANKARA (AA) - SELMA KASAP - Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Türkiye genelinde köy yerleşim yerlerinde bulunan ilkokul düzeyindeki yaklaşık 6 bin birleştirilmiş sınıf ile 2 bin 700 anaokulunda 15 Şubat'ta yüz yüze eğitimin başlatılmasını hedefliyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, köylerde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının hiç olmadığı ya da düşük seyrettiği görüldüğünden, çocukların eğitiminin salgına bağlı olarak daha fazla aksamaması için köy okullarının tüm kademelerde yüz yüze ve tam zamanlı olarak açılmasına karar verildi.Ancak salgının seyrine bağlı olarak il hıfzıssıhha kurulları bazı köylerde uzaktan eğitimi önerebilecek.Türkiye'de köy yerleşim yerlerindeki ilkokul düzeyinde 6 binin üzerindeki birleştirilmiş sınıfın 15 Şubat'ta yüz yüze eğitime başlaması hedefleniyor. Bu okullarda 15 Şubat'tan itibaren 130 bin dolayındaki öğrenciye yüz yüze eğitim verilmeye başlanacak. Bakanlık, yüz yüze eğitime geçişte eğitimin başlangıcı olan tüm bağımsız anaokullarını da 15 Şubat'ta tam zamanlı açacak. İstatistiklere göre, Türkiye'de anaokulu düzeyindeki 2 bin 700 kurumda 400 binin üzerinde öğrenci eğitim alıyor. İlkokullar ve özel eğitim okullarının yüz yüze eğitim tarihi 1 MartAyrıca, 1 Mart Pazartesi günü ilkokullar tüm sınıf düzeylerinde yüz yüze eğitime geçecek. İlkokul öğrencileri, eğitimlerine yine seyreltilmiş şekilde haftanın iki günü devam edecek. Bu kapsamda 5 milyon dolayındaki öğrencinin de yüz yüze eğitime geçmesi bekleniyor. Özel gereksinimli öğrenciler için de özel eğitim okulları ve sınıfları, aynı tarihten itibaren yüz yüze eğitim vermeye başlayacak.Bu kapsamda, özel eğitim okullarındaki 50 binin üzerinde öğrenci, özel eğitim sınıfındaki 70 bin civarında öğrenci ve ilkokul 8 ve 12. sınıf düzeyindeki kaynaştırma/bütünleştirme yoluyla eğitim alan 150 bine yakın öğrenci de 1 Mart'ta ders başı yapacak. Okullar, sınav döneminde olan 8. ve 12. sınıf öğrencileri için de kapılarını tam zamanlı olarak 1 Mart'tan itibaren açacak. Bu öğrenciler, Bilim Kurulunun öngördüğü şartlar çerçevesinde sınıflarda yerlerini alacak. Ayrıca, devam eden destekleme yetiştirme kurslarına bu öğrencilerin daha rahat ulaşabilmeleri için sokağa çıkma kısıtlaması olan gün ve saatlerde öğrenciler özel izinli sayılacak. Öğrencilerin okullarda yüz yüze eğitime katılımları velilerin kararına bağlı olacak. Çocuklarını yüz yüze eğitime göndermek istemeyen veliler, durumlarını yazılı olarak bulundukları okullara beyan edecek. Bu durumda çocuklar devamsız sayılmayacak, uzaktan eğitime devam edecek ve müfredattan sorumlu olacak. Salgının da seyrine bağlı olarak il hıfzıssıhha kurullarının ve valiliklerin kararı doğrultusunda farklı sınıf düzeyleri ve okul kademelerinde de il bazlı olarak yüz yüze eğitime başlanmasıyla ilgili kararlar alınabilecek.
Gündem / 3 Şubat 2021
Kurucusu: Mustafa Kemal Atatürk / 6 Nisan 19201- Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Artvin-Bilecik-Çankırı-Gaziantep-Iğdır 7'nci olağan il kongrelerine AK Parti Genel Merkezi'nden canlı bağlantıyla katılım sağlayacak. (Ankara/13.30) (Fotoğraflı - Görüntülü)2- TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Tanzanya Darüsselam Büyükelçisi Mehmet Güllüoğlu’nu kabul edecek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ile görüşecek.(TBMM/14.00/17.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)3- Koronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında video konferans aracılığıyla toplanacak.(Ankara/17.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)YASAMA YÜRÜTME SİYASET1- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ile Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, AK Parti Bilecik 7. Olağan İl Kongresi'ne katılacak, Valiliği, Ertuğrul Gazi Türbesi'ni ziyaret edecek, Oba Kent Projesi ve Söğüt maden saha gezisi yapacak.Bakan Kasapoğlu, Pazaryeri Gençlik Merkezi'nin açılışına katılacak.(Bilecik/12.00-17.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)2- Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Macaristan Savunma Bakanı Tibor Benko tarafından askeri törenle karşılanacak. İki bakan baş başa görüşecek, heyetler arası görüşmelere başkanlık edecek. (Budapeşte) (Fotoğraflı - Görüntülü)3- AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Valiliği, Belediye Başkanlığını ve Gaziantep Üniversitesini ziyaret edecek, partisinin il kongresine katılacak, sivil toplum örgütü temsilcileriyle istişare toplantısında bir araya gelecek. (Gaziantep/10.00-18.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)4- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen partisinin 7. olağan il kongresine katılacak.(Artvin/13.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)5- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, partisinin il kongresine iştirak edecek.(Iğdır/12.30) (Fotoğraflı - Görüntülü)6- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, partisinin 7. olağan il kongresine katılacak.(Bilecik/11.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)7- AK Parti Genel Sekreteri Fatih Şahin, partisinin 7. olağan il kongresine iştirak edecek.(Çankırı/12.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)8- CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca başkanlığındaki 30 milletvekilinden oluşan heyet, basın toplantısı düzenleyecek, esnaf, çiftçi, sivil toplum örgütü temsilcileri ve vatandaşlarla buluşacak.(Afyonkarahisar/11.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)9- AK Parti Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam, Diyarbakır anneleri ile partisinin il başkanlığını ziyaret edecek, Diyarbakır 6. Olağan Kadın Kongresi'ne katılacak.(Diyarbakır/12.20/13.10/14.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)EKONOMİ1- Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜKRKBESD) 2020 Yılı Sektör Raporu Lansman Toplantısı’na video konferans yöntemiyle katılacak.(Ankara/11.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)2- Hazine ve Maliye Bakanlığı, avro cinsi devlet tahvili ile avro cinsi kira sertifikası ihracı gerçekleştirecek. (Ankara)3 - TÜİK, ocak ayı enflasyon rakamlarını açıklayacak.(Ankara/10.00)DÜNYA DİPLOMASİ 1- Myanmar'daki askeri darbe ve uluslararası yansımaları takip ediliyor.(Kuala Lumpur/Ankara) (Fotoğraflı - Görüntülü)2-BM öncülüğündeki Libya Siyasi Diyalog Forumu toplantıları devam ediyor.(Cenevre)GÜNCEL1- İzmir'deki sağanak ve su baskınlarına ilişkin gelişmeler izleniyor.(İzmir) (Fotoğraflı - Görüntülü)2- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davaya sanıkların esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmalarının alınmasıyla İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.(İstanbul/11.00)3- Dünya genelinde Kovid-19'a ilişkin gelişmeler takip ediliyor. (Fotoğraflı - Görüntülü)SPOR1- Süper Lig'in 23. haftasına Demir Grup Sivasspor-Büyükşehir Belediye Erzurumspor, Fatih Karagümrük-Gaziantep, Hes Kablo Kayserispor-Aytemiz Alanyaspor, İttifak Holding Konyaspor-Gençlerbirliği ve Fraport TAV Antalyaspor-Beşiktaş maçlarıyla devam edilecek. (Sivas/13.30/İstanbul/Kayseri/16.00/Konya/Antalya/19.00) (Fotoğraflı - Görüntülü)2- Misli.com 2. Lig Beyaz ve Kırmızı Gruplarda 21. hafta; Misli.com 3. Lig 4. Grup'ta 19. hafta maçları yapılacak. (Fotoğraflı)3- ING Basketbol Süper Ligi'nin 13. haftasından ertelenen Aliağa Petkimspor-Darüşşafaka Tekfen maçı oynanacak. (İzmir/17.00) (Fotoğraflı)4- Voleybol Kadınlar CEV Şampiyonlar Ligi C Grubu 2. etap mücadelesinde VakıfBank, Fransa'nın ASPTT, D Grubu 2. etap müsabakasında Eczacıbaşı VitrA, Rusya'nın Lokomotiv Kaliningrad takımıyla karşılaşacak. (Lodz/Kaliningrad/20.00) 5- Voleybol AXA Sigorta Efeler Ligi'nde 18. haftadan ertelenen Ziraat Bankkart-Arkas Spor ve Fenerbahçe HDI Sigorta-Tokat Belediye Plevne, 19. haftadan ertelenen Halkbank-Bursa Büyükşehir Belediyespor, Galatasaray HDI Sigorta-Afyon Belediye Yüntaş ve 22. haftadan ertelenen İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Spor Toto karşılaşmaları yapılacak. (Ankara/İstanbul/13.00/Ankara/15.00/İstanbul/19.00/14.00) (Fotoğraflı)6- Hentbol Erkekler Süper Lig'in 10. haftasından ertelenen tek maç yapılacak; Kadınlar Süper Lig'in 13. haftası 1 maçla başlayacak. ÖZEL HABER1- Okullarda yüz yüze eğitim heyecanı başlıyorMilli Eğitim Bakanlığı, köy yerleşim yerlerinde bulunan ilkokul düzeyindeki yaklaşık 6 bin birleştirilmiş sınıf ile Türkiye genelindeki yaklaşık 2 bin 700 anaokulunda 15 Şubat'ta yüz yüze eğitimin başlatılmasını planlıyorTürkiye genelinde 5 milyon dolayındaki ilkokul öğrencisi de 1 Mart'ta seyreltilmiş şekilde haftada 2 gün yüz yüze eğitime geçecekÖzel eğitim okullarındaki 50 binin üzerinde öğrenci, özel eğitim sınıfındaki 70 bin civarında öğrenci, ilkokul, 8 ve 12. sınıf düzeyindeki kaynaştırma yoluyla eğitim alan 150 bine yakın öğrenci de okullarında ders başı yapacak(Selma Kasap/Ankara)2- GRAFİKLİ - Güvenlik güçleri 2021'in ilk ayında 112 PKK'lı teröristi etkisiz hale getirdiYurt içi ve yurt dışındaki operasyonlarda, aralarında 1 milyon liraya kadar ödülle aranan terörist 'Poyraz Bulanık' kod adlı Kurban Pehlivan'ın da bulunduğu 112 teröristi etkisiz hale getiren güvenlik güçleri, yeni yılın ilk ayında başlatılan 'Eren-1 Tendürek', 'Eren-3 Ağrı Dağı', 'Eren-4 Karlıova-Varto' ve 'Eren-5 Bagok' operasyonlarını sürdürüyorBu yıl PKK/KCK terör örgütünden sadece ikna yoluyla teslim olan örgüt mensubu sayısı 24 Ocak itibarıyla 14 oldu(Yunus Okur/Erzurum)3- Yeşil sahaların devleri ocakta yatırımcısına kaybettirdiGeçen ay İngiliz ekibi Manchester United'ın hisseleri yüzde 13,9, Fransız Olympique Lyonnais'in hisseleri yüzde 8,6 ve İtalyan ekibi Juventus'un hisseleri yüzde 5,7 düştüAnalistler, salgın nedeniyle futbol kulüplerinin 2020-2021 sezonunda gelir kaybı yaşayacağına dair öngörüler, bazı liglerde maçların ertelenmesi ve kulüplerde görülen Kovid-19 vakalarının halka açık futbol kulüplerinin ocak ayı hisse performansını olumsuz etkilediğini belirtti(Burhan Sansarlıoğlu/İstanbul)Anadolu Ajansının yayımladığı haber, görüntü, fotoğraf ve internet ile wap için oluşturduğu her türlü bilgi, abone olmayanlar tarafından hiçbir şekilde kullanılamaz. Abonelerimiz de sözleşme kapsamı dışında bu yayınları çoğaltamaz, başka kurum ve kuruluşlara aktaramaz. Aykırı davrananlar hakkında hukuki ve cezai her türlü başvuru hakkımız saklıdır.
Reklam