Çikolata Tepeleri
Çikolata Tepeleri Bohol, Filipinler de bulunan sıradışı bir coğrafik oluşumdur. Yaklaşık 1268 koni şekilli aynı boyutlarda tepeler 50 kilometrekare dan fazla yer kaplar. Tepeler yeşil otlarla kaplıdır ve kuru mevsimde kahverengi renk alırlar, bu renkten dolayı çikolata tepeleri olarak adlandırılmışlardır.Çikolata Tepeleri Bohol'un en çok turist çeken mekanlarındandır.Bölgenin doğal zenginliklerinin en önemli sembollerindendir. Filipinler Turizm Bakanlığı'nın turizm listesinde yer alır ve ülkenin 3. Ulusal Coğrafik Anıtı olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilmiştir.
Korku Filmlerindeki En Korkunçlu Kadınlar
Bildiğiniz gibi korku filmlerinin neredeyse hepsinde bölüm sonu canavarı ( boss ) olarak karşımıza bir karakter çıkar. Kahramanlarımız onu yok etmek ve kötülüğe son vermek zorundadır. Tahmin edeceğiniz gibi de bu karakterler özenle hazırlanmış, oldukça korkutucu görünen tiplerdir. Şimdi gelin listemizde bu boss adını verdiğimiz karakterlerin hem kadın hem de korkunç olanlarınına göz atalım.
Korku Severlerin Mutlaka Takip Etmesi Gereken 7 Dizi
Masters of Horror, korku dizileri arasında içeriğini geniş ve özgün bir kitleye yaymış, kendine has stili ile en iyi dizi listelerinde yer almayı başarmıştır. Her bölümünü farklı yönetmenlerin yönettiği, her bölümde farklı oyuncuların oynadığı eşsiz bir dizi diyebiliriz. Amerikan korku filmleri seyrinde, çeşnisi bol olan bölümler izleyiciye her korkuyu tattırarak tatminkarlık sağlıyor. Zamanın tabu konuları arasına giren ölülerle seksten tutun insan etiyle beslenmeye kadar tüm pislikleri görebileceğinizden dolayı sizleri, otobüslerde kapı üstlerinde “basamakta durmayın, otomatik kapı çarpar” yazan küçük stickerın yansıttığı önemli bilgi seviyesinde uyarmak isteriz. Ayrıca her yemek yapana “usta” denmeyeceği gibi, diziyi çeken her yönetmene de “master” dememiz imkansız tabii. Malesef dondurmalı patates kızartması kadar hoş ve boş bölümleri de yok değil.
Rowling'in Yeni Kitabından Ayrıntılar
“Harry Potter” serisinin yazarı J.K. Rowling’in yeni kitabı “The Silkworm”daki karakterlerden biri, itibarını kaybetmiş bir gazeteci olacak J.K. Rowling, “Robert Galbraith” takma adıyla yazdığı ikinci romanında, özel dedektif Cormoran Strike’ın maceralarını anlatmaya devam ediyor. Kitap, Strike'ın bir Lordlar Kamarası üyesi ile sekreteri arasındaki ilişkiyi ispatlayan belgeleri bir gazeteciye göndermesiyle başlıyor. Yazar yeni romanında ayrıca yasadışı telefon dinlemelerine de gönderme yapıyor. Rowling, üç sene önce, News of the World gazetesinin aralarında sanatçıların da bulunduğu birçok ismin telefonlarını gizlice dinlediğinin ortaya çıkmasından sonra başlatılan Leveson soruşturmasında tanık olarak yer almıştı. Basının kendisiyle iletişim kurabilmek için kızının okul çantasına not bırakacak kadar ileri gittiğini belirten yazar, özel hayatının içine bu kadar girilmesinden rahatsız olduğunu söylemişti. Yazarın son romanını “Robert Galbraith” takma adıyla yazmasının bir sebebinin de bu olduğu tahmin ediliyor. Geçtiğimiz yıl, “Guguk Kuşu’nun Çağrısı”nı J.K. Rowling’in yazdığı ortaya çıkmış ve kitabın satışları bir anda yükselmişti. Rowling, gerçek kimliği ortaya çıkmasına rağmen suç-gerilim türündeki “The Silkworm”u da “Robert Galbraith” adıyla yayımlayacak. Kitabın 19 Haziran’da piyasaya çıkması bekleniyor.Milliyet Sanat
Van Gogh'un Kulağı Geri Döndü
Ünlü ressam Van Gogh’un 1888’de kestiği kulağı, 3 boyutlu yazıcı teknolojisiyle geri döndü. Ressamın kulağının kopyası, akrabasından alınan DNA ile yeniden yapıldı. Hollandalı ünlü ressam Vincent Van Gogh'un kulağı, akrabalarından alınan DNA ile laboratuvar ortamında kopyalanarak Almanya'daki bir müzede sergilenmeye başladı. Ünlü ressamın kardeşi Theo’nun torununun torunundan doku alan sanatçı Diemut Strebe, üç boyutlu yazıcı kullanarak Van Gogh'un kulağının bir kopyasını yaptı. Strebe, dokuların Boston'daki Brigham Hastanesi'nde genetik mühendisleri tarafından kıkırdağa çevrildiğini ve bilgisayar görüntüleme tekniği kullanılarak Van Gogh'un kulağına benzetildiğini söyledi. “Bilimi bir tür fırça gibi kullanıyorum, tıpkı Vincent'in resim yaptığı gibi” diyen Strebe, ressamın kullandığı zarfta bulunan DNA örneğinin bir başkasına ait olduğu ortaya çıkınca dokuyu akrabasından almak zorunda kaldığını belirtti. Besleyici bir solüsyonun içinde 'canlı tutulan' kulak, Karlsruhe kentindeki Sanat ve Medya Merkezi'nde 6 Temmuz'a kadar sergilenecek. Ziyaretçiler, 'Van Gogh'un kulağına' konuşabilecek. Bir bilgisayar, ziyaretçilerin sesini işledikten sonra sinir uyarılarına dönüştürecek ve hafif bir ses çıkaracak. Strebe, eserini gelecek yıl da New York'ta sergilemeyi planlıyor. Resim dünyasının en gizemli sanatçılarından biri olan Van Gogh'un 1888'de arkadaşı ünlü ressam Paul Gauguin ile tartıştıktan sonra sol kulağının bir kısmını kestiği sanılıyor. Van Gogh, 27 Temmuz 1890'da bir tarlanın ortasında kendisini tabancayla vurmuş, iki gün sonra tüm kariyeri boyunca kendisine maddi destek sağlayan kardeşi Theo'nun kollarında ölmüştü. Kaynak: AA
Sperm Şeklinde Robotlar Nanoteknolojide Kullanılabilir
Bilim insanları mıknatısla kontrol edebildikleri sperm şeklinde robotlar üretmeyi başardı. Basit bir tasarıma sahip olan robotların baş kısmı metalle kaplı ve esnek gövdeleri insan spermlerinden altı kat daha uzun. Buzdolabı magnetlerinin yarattığı manyetik alandan daha güçlü olmayan bir manyetik gücün kullanılmasıyla robot ileri doğru 'yüzebiliyor' ve sabit bir noktaya doğru yönlendirilebiliyor. Applied Physics Letters isimli fizik dergisinde yayınlanan bulgulara göre bilim insanları robotun tıpta ve üretimde kullanılabileceğini söylüyor. Hollanda'daki Twente Üniversitesi'nden robotik mühendisi Dr Sarthak Misra BBC'ye yaptığı açıklamada, 'Biyolojik yapıdan esinlenerek sperm hücresine benzeyen ama tamamen laboratuvarda üretilen bir mikro-robot inşa ettik' dedi. Spermler bazı bakteriler gibi kırbaca benzer bir 'flagellum' kullanarak sıvı içerisinde ileri doğru hareket edebiliyor. Bu yeni alet güçlü ancak esnek bir polimerden yapıldı. Baş kısmına konulan metal tabakayı yerleştirmek için de elektron demeti ile buharlaştırma yöntemi kullanıldı. Alet elektromıknatıs halkalarının oluşturduğu hareketli bir alana konduğunda metal kısmı farklı yönlere doğru hareket etmeye zorlandı. Robot büyüklüklerine kıyasla biyolojik benzerine göre oldukça yavaş hareket ediyor. Saniyede gövde uzunluğunun 0.5'i kadar kıvranabiliyor, insan spermi ise aynı süre içerisinde gövde uzunluğunun birkaç katı kadar mesafe alabiliyor. Önemli olan ise Dr. Misra ve ekibinin robotu bir miktar kesinlik içerebilecek şekilde hareket ettirmeyi başarmaları. Manyetik alandaki değişiklikleri bir bilgisayar yardımı ile ayarlayarak bu küçük robotu sabit bir noktaya doğru hareket ettirebilmişler. Bunun anlamı bu küçük robotların nano-üretimde ya da tıbbi amaçlarla gerekli maddelerin istenildiği gibi konumlanmasında kullanılmaya elverişli olmaları. Dr. Misra'ya göre bu da, hedefe ilaç ulaştırmaktan tüpte döllenmeye kadar birçok uygulamanın önünü açıyor. Bu uygulamaların hayata geçebilmesi için araştırmacıların yeni tekniği daha karmaşık ortamlarda test etmeleri gerek. Araştırmacılar bu deneyler konusunda ilerleme kaydederken, 'manyetik spermlerini' ise daha da küçültüp daha hızlı hale getirmeye çalışıyor. Avustralya'nın Sydney kentindeki Victor Chang Kardiyak Araştırma Enstitüsü'nde moleküler motorlar üzerinde çalışan Dr. Matthew Baker BBC'ye çalışmanın 'harika' olduğunu ancak bu küçük makinelerin insanların kafalarında canlandırdığı anlamda robotlar olmadıklarını söyledi. Baker, 'Bunlar sadece birer küçük metal parçaları. Esas işi yapan içinde hareket ettikleri alan. İşin akıllıca kısmı salınabilen, küçük, ayarlanabilir manyetik alan' dedi. Araştırmacı ekipten Dr. İslam Halil'e göre de hareketi sağlayan gücün ve navigasyonun dışarıdan sağlanması aletin bu kadar küçük olabilmesini sağlıyor. Halil, 'Teknoloji geliştikçe ve birçok ürün daha da küçük hale geldikçe nesneleri nano ve mikro ölçeklerde bir araya getirmek giderek zorlaşıyor' dedi ve ekledi: 'Küçük robotlar, manyetik sperm hareketlerini kontrol amacı ile dışsal bir manyetik alan üzerinden nesneleri bu ölçeklerde kontrol etmek ve bir araya getirmek için kullanılabilir.'BBC Türkçe
Geçmişten Günümüze Doctor Who
...televizyon tarihinin en uzun soluklu bilim-kurgu dizisi olan Doctor Who'nun gün geçtikçe popülaritesi artıyor. Kasım 2013'de 50.'yılı geride bırakan dizinin, geçmişine bir nevi saygı duruşu niteliğindeki bu videolar, modern seri ile diziyi yakalamış olan hayranlar için iş görür nitelikte olacaktır.Dip Not: Doktor'un yaşı genellikle tutarsızdır size Doktor'ların kendi sezonlarında kendi söyleyip kendilerinin bile tam emin olmadığı en büyük yaşları veriyorum.
Mindfuck: Kendi kendini sabote edenler kulübü
unu yapamazsın, bunu yapmamalıydın, başaramıyorsun, başaramazsan şöyle olur, böyle olur… Hepimiz kendi kendimize yapıyoruz bunu. Sürekli kendimizle konuştuğumuz, ne yapsak susturamadığımız bir iç sesimiz var.“Mindfuck” kitabının yazarı Petra Bock’ın “iç bekçimiz” olarak adlandırdığı bu sesin sahibi, ne yazık ki hiç de bizim tarafımızı tutmuyor ve yaşamak istediğimiz hayatı sabote ediyor.Almanya’nın ünlü yaşam koçu, “Mindfuck” (Beyni Becermek) isimli kitabında bu sesin nereden geldiğini, neler söylediğini ve onun olumsuz etkilerinden kurtulma yollarını araştırıyor.Mindfuck, aslında bir sinema-televizyon terimi diyebiliriz. Hani korku filmi izledikten sonra bir süre etkisinden çıkamaz, hafif ürkekleşir ve her zaman odamızda olan ağaç gölgesini bir an için katilin gölgesi gibi algılama eğilimine gireriz ya, İşte “mindfuck” terimi de, gerçekte olmayan bir şeyin etkisinde kalarak gerçeği deforme etmemiz, yanlış yorumlamamız gibi bir durumu ifade ediyor. Etkisinde kaldığımız şey ise bizzat evdeki ses.Uzman ağzından açıklamak gerekirse, kişiliğimiz iki düzlemden oluşuyor; bunların ilki, içinde gerçek potansiyelimizin uyukladığı biri; diğeri de, bize sürekli ne yapmamız gerektiğini, daha doğrusu ne yapamayacağımızı söyleyen kişi. İkinci kişiliğimizin tuzağına sıklıkla düşüyor ve potansiyelimizi gerçekleştirmediğimiz bir yaşama razı oluyoruz...
Denizin 25 Metre Altında Çekilmiş Rüya Gibi 10 Fotoğraf
Kanadalı fotoğrafçı Benjamin Von Wong Bali açıklarında bir batıkta inanılmaz bir fotoğraf serisine imza attı. Denizin 25 metre altında model olarak kullandığı serbest dalışçılar, deneyimli dalgıçlar ve sualtı fotoğrafçılarından oluşan çekim ekibiyle rüya gibi fotoğraflar yakalama imkanı buldu. İyi eğlenceler dileriz...
Kapatılan NTV Tarih Kadrosunun Hazırladığı #Tarih'in İlk Sayısı Çıktı
Doğuş Grubu tarafından Gezi Parkı eylemleri dosya konusu yapıldığı için yayını sonlandırılan NTV Tarih dergisinin eski kadrosu, yaklaşık bir yıl sonra yeni bir tarih dergisiyle okuyucu karşısında. 1 Haziran'da #Tarih adıyla çıkan derginin kapak konusu, 301 işçinin öldüğü Soma maden faciası. Ferit Şahenk 'in sahibi olduğu Doğuş Grubu bünyesinde çıkarılan NTV Tarih dergisi, Gezi Parkı eylemlerini konu alan ve kapağına sembol 'kırmızılı kadın'ı taşıyan Temmuz 2013 sayısı nedeniyle kapatılmıştı. Patronajın kararıyla derginin yayınının sonlanması ardından derginin genel yayın yönetmeni Gürsel Göncü başta olmak üzere pek çok gazetecinin holding ile yolları ayrıldı. Yayın ekibi, hazırlanan ancak basılmayan Gezi Parkı sayısını bir süre geçtikten sonra dijital ortamda okuyucularıyla paylaştı. Aradan yaklaşık bir yıl geçtikten sonra, aynı ekip, Doğuş Grubu'ndan bağımsız olarak #Tarih dergisini çıkardı. 1 Haziran’da çıkan #Tarih'in ilk sayısında kapağa Soma maden katliamı taşındı. Derginin ilk sayısında, ek olarak NTV Tarih'in kapatılmasına neden olan Temmuz, 2013 nüshası da veriliyor. Tarih, eski NTV Tarih Yayın Yönetmeni Gürsel Göncü yönetiminde aynı ekip tarafından hazırlandı. Bu kadroya ek olarak yine Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski NTV Program Müdürü Murat Toklucu da derginin yazı işleri müdürlüğünü üstlendi.Tarih'in yayıncısı, Gezi Parkı eylemleri sırasında istifa eden eski Doğuş Yayın Grubu CEO’su Cem Aydın ’ın büyük ortağı olduğu Stüdyo Yapım oldu. Aydın, Gezi Parkı eylemleri sürerken başta NTV haber kanalı olmak üzere yayın organlarında yeterince yansıtmamakla eleştirilince önce 'yaşananların izleyicilerle ilişkileri tazelemek için fırsat olduğunu' söylemiş ancak süreç istifasıyla sonuçlanmıştı. NTV Tarih'te birlikte mesai yapan ancak Gezi Parkı sürecinde yolları Doğuş Grubu ile yollarını ayıran gazetecilerin birlikte çıkardığı #Tarih dergisinin Soma faciası temalı 1. sayısının kapağı şöyle: T24
Hangi Ressam Senin Ruh İkizin?
Duygularını dışavurup Dali mi olacaksın, yoksa Rönesans'a gidip mükemmel uyumu mu yakalayacaksın. Hangi ressam senin ruh ikizin diyoruz yani. Testi çöz, rengin hangi üstadıyla aynı kafa yapısına sahip olduğunu öğren!