Bu Hafta 9 Film Vizyonda
Tom Cruise'un oynadığı ''Yarının Sınırında'', yapımcılığını Leonardo DiCaprio'nun üstlendiği ''Kardeşim İçin'' ile Ödüllü psikoterapist Jonathan Asser'ın kaleminden uyarlanan ''Yüksek Risk'' izleyici ile buluşacak.Türkiye sinemalarında bu hafta 1'i yerli 9 film vizyona girecek.  'Yarının Sınırında'Tom Cruise, Emily Blunt, Bill Paxton ile Brendan Gleeson'un oynadığı 'Yarının Sınırında' izleyici ile buluşacak. Senaryosunu Dante Harper'ın kaleme aldığı filmin yönetmen koltuğunda Doug Liman var. Bilim-Kurgu ve aksiyon türündeki film, dünyaya saldıran uzaylılar ile savaşı konu alıyor. 'Kardeşim İçin' Scott Cooper'ın yönettiği ve Christian Bale, Zoe Saldana, Woody Harrelson, Forest Whitaker ve Willem Dafoe'un rol aldığı 'Kardeşim İçin' gerilim severleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Senaryosu Scott Cooper ve Brad Ingelsby'e ait olan filmin yapımcılığını Leonardo DiCaprio üstlendi. ABD ve İngiltere ortak yapımı film, küçük bir kasabada yaşayan iki kardeş Russell ve Rodney'in zorluklarla dolu yaşamını beyazperdeye taşıyor. 'Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı' Seth MacFarlane'nin yönettiği, kendisiyle beraber Charlize Theron, Neil Patrick Harris, Amanda Seyfried ve Liam Neeson'un rol aldığı 'Yeni Başlayanlar İçin Vahşi Batı' izleyici ile buluşacak. Komedi türündeki ABD yapımı filmin konusu özetle şöyle: 'Ürkek bir çiftçi olan Albert, kasabaya yeni taşınan gizemli kadına aşık olunca silahlı çatışmalardaki ürkek ve beceriksiz hali gider, yerine cesur bir adam gelir. Fakat kadının belalı kocası kasabaya doğru yola çıkmıştır ve çiftten intikam almayı planlıyordur.' 'Suç Şehri' Orlando Bloom, Forest Whitaker, Tanya Van Graan, Adrian Galley, Conrad Kemp'in oynadığı 'Suç Şehri'nin yönetmenliğini Jerome Salle yaptı. Dram ve gerilim türündeki film, Güney Afrika'ya illegal bir maddenin girişiyle beraber oluşan ırkçı bir katliam ile ilgili soruşturmada görevlendirilen polisler Ali Sokhela ve Brian Epkeen'in başından geçenleri anlatıyor. 'Aşkta Yanlış Yoktur' Jeremiah S. Chechik'in yönettiği ve Ryan Kwanten, Sara Canning, Ryan McPartlin ile Kristen Hager'in oynadığı 'Aşkta Yanlış Yoktur' romantik komedi severlerin ilgisini çekmeye aday. Filmde bir düğün gününde geline aşık olan bulaşıkçı Leo'nun giriştiği maceralar izlenebilecek. 'Paris'te Bir Hafta Sonu' Haftanın bir diğer komedi filmi Roger Michell'in yönettiği 'Paris'te Bir Hafta Sonu' adlı yapım. Parçalanan bir evliliği anlatan dokunaklı komedide, Oscar, Bafta, Emmy ve Altın Küre ödülleri sahibi Jim Broadbent ve Olivier ödüllü Lindsay Duncan rol alıyor. Film, kadın-erkek ilişkileri ve evliliğe dair söylediği sözlerle Paris sokaklarında yaramazlık peşinde koşan iki genç ihtiyarın yıl dönümlerindeki çıkmazları anlatıyor. 'Yüksek Risk' Ödüllü psikoterapist Jonathan Asser'in kaleminden beyazperdeye uyarlanan 'Yüksek Risk', 'A Prophet/Yeraltı Peygamberi' filminden sonra çekilen en iyi hapishane filmi olarak nitelendiriliyor. David Mackenzie'nin yönettiği filmde, Rupert Friend, Ben Mendelsohn, Jack O'Connell, Sam Spruell ve David Ajala gibi isimler kamera karşısına geçti. Sarsıcı ve beklenmedik olayların ardı ardına geliştiği ve genç mahkum Eric'in öyküsünün anlatıldığı filmin konusu özetle şöyle: ''Eric genç olmasına rağmen, aşırı şiddete eğiliminden dolayı, yetişkin hükümlülerin kaldığı bir hapishaneye nakledilir. Aynı zamanda babasının da gün doldurduğu bu hapishanede kendini gardiyanlardan koruması, diğer tutuklularla işbirliği yapması ve hatta babasıyla yüzleşmesi gerekecektir.'' 'Oz Efsanesi: Dorothy'nin Dönüşü' Daniel St. Pierre ile Will Finn'in yönettiği ve Dennis Quaid, Zac Efron, Alan Bates ile Kim Dickens'in oynadığı 'Oz Efsanesi: Dorothy'nin Dönüşü' haftanın tek animasyon filmi. Film, Kansas'a dönen ve büyük bir kasırga sonrası kenti darmadağın halde olduğunu gören Dorothy'nin, aniden Oz'a geri gönderilişini anlatıyor. 'Tamaya İfrit' Serkant Yaşar Kutlubay'ın yönettiği ve Su Bilgiç, Derya Aksu, La Milla ile Nicole Kuntzman'ın oynadığı 'Tamaya İfrit' vizyona giriyor. Türk yapımı korku filmi olan 'Tamaya İfrit'in konusu özetle şöyle: '1200 yıl önce etkisiz hale getirilmiş ifrit olan Tamaya, bir kolyenin içine hapsedilmiştir. Bu kolye bir polis baskını sonucu ortaya çıkar ve komiser Buket, kolyeyi ele geçirir. Filmde korku dolu dakikalar, bu andan sonra başlar ve ifrit serbest kalır.'AA
F35 Savaş Uçaklarının Motor Parçaları Artık Türkiye'de Üretilecek
Kale Grubu şirketlerinden Kale Havacılık ile ABD'li Pratt & Whitney ortaklığıyla İzmir'de kurulan F35 uçak motoru fabrikası bugün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün katılımıyla hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün açılışını yaptığı fabrika, dünyanın en gelişmiş savaş uçağı olan F35'lerin kritik motor parçalarını üretecek. Dünyanın en büyük uçak motoru üreticilerinden Amerikalı Pratt & Whitney ile yüzde 51-49 ortaklıkla, temeli üç yıl önce yine Gül tarafından atılan fabrikanın, yaklaşık 75 milyon dolara mal olan 1. etap yatırımı tamamlandı. Ege Serbest Bölgesi'nde 2. ve 3. etap yatırımlarla büyüyecek olan Kale Pratt&Whitney Fabrikası'nda 700-750 kişinin istihdam edilmesi bekleniyor. Yatırımın devreye girmesiyle İzmir ve başka ülkelerde üretilen F35 parçaları, ABD'de montajla motor haline gelecek.teknolojioku
Doçent Cinayetinin Sanığı Profesör Tutuklandı
Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celalettin Özdemir'i, bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen Prof. Dr. Ahmet G. tutuklandı. Savcılıkça ifadelerine başvurulan Ahmet G. (53) ile Asuman S. (28) tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye çıkarıldı. Şüphelilerden Ahmet G. tutuklandı, Asuman S. ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Boğazında ve vücudunda bıçak izlerine rastlanılan Doç. Dr. Celalettin Özdemir'in cesedi, Alaaddin Keykubat Yerleşkesi'nde Mühendislik Fakültesi dekanlık binasındaki odasında dün bulunmuş, olayla ilgili aynı üniversiteden Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet G. gözaltına alınmıştı. Ahmet G'nin, Özdemir'i fakültede şirket elemanı olarak çalışan bir kadın ile ilişkisini öğrendiği için öldürdüğü ileri sürülmüştü. AA
John Lennon'ın Az Bilinen Çizimleri 3 Milyon Dolara Satıldı!
Efsanevi İngiliz şarkıcı John Lennon ‘ın 1960′larda yaptığı ve sergilenecek en geniş koleksiyonu olduğu iddia edilen bazı çizimler ABD’de yaklaşık üç milyon dolara satıldı. The Beatles’ın kurucularından Lennon’ın 1980′de öldürülmeden 20 yıl önce yaptığı çizimler ve bazı şiir denemeleri 35 bin dolarla 200 bin dolar arasında alıcı buldu. Eserler arasında bir de Sherlock Holmes parodisi olduğu öğrenildi. Sergiyi ve açık artırmayı düzenleyen yetkililer bu eserlerin Lennon’ın şu ana kadarki en özel çalışmaları olduğunu, eserlerin üzerindeki espirilerin de 50 yıl sonra da aynı ölçüde komik olduğunu ifade etti. diken.com.tr
Reklam
Kurmacanın Sevilen 6 Kötü Karakteri
Kurmaca dünyasındaki kötü karakterleri sevmemenin okura verdiği ayrı bir keyif olsa da, bazı karakterler bütün kötülüklerine rağmen okurların kalbinde şefkat uyandırmayı başarır. Bu karakterlerden bazıları hayatları boyunca kötü muamele görmüştür, öbürleri kıskançlıklarına yenik düşmüştür, bazıları ise apaçık çekicidir. Sırları nedir, bilinmez ama bu karakterler, bütün kötülüklerine rağmen okurların sevgisini kazanmayı bir biçimde başarır. Huff Post, okurlar tarafından sevilen 6 kötü karakteri derlemiş… Satan, Kayıp Cennet (Lucifer) Her ne kadar eleştirmenler arasında bu konudaki tartışma sürse de, Milton büyük olasılıkla Satan’ı sempatik bir karakter olarak yazmak istememesini rağmen, bir biçimde bunu başarmış. Hikâyede Satan cennetten kovulur ve okur elinde olmadan onun için üzülür. Hatta o kadar cazibelidir ki okura, beni de arkadaşım cennetten kovup cehennem azabına mahkûm etse ben de bozulurdum, ben de intikam almak isterdim, dedirtebilir. Humbert Humbert, Lolita Hepimiz Humpert Humpert’in yaptığı şeyin kabul edilemez olduğunu biliyoruz. Ancak hikâyeyi bize anlatan kendisi ve bu güven vermeyen birinci kişi, hikâyeyi oldukça ilgi uyandırıcı bir hale getirmeyi başarıyor. Ayni Satan gibi, Humbert da çekici bir karakter ve okur ister istemez Nabokov’a bu kadar utanç verici bir karakteri bu kadar çekici bir hale getirebildiği için saygı duyuyor. Bertha, Jane Eyre Evet, Bertha delice şeyler yapıyor olabilir: Rochester’i yakmaya çalıştı ve sonunda bütün evi kül haline getirdi ama Jean Rhys’in Jane Eyre’e muhteşem yanıtı olan White Sargasso Sea adlı romanı okuduktan sonra bütün bu yaptıklarından dolayı ona kızmak oldukça zor bir hale geliyor. Roman Bertha ve Rochester’in flört ettiği zamanlara gidiyor ve Rochester’i Antoinette’ten daha zalim bir karakter olarak çiziyor. Evlilikleri iradeleri dışında ayarlanıyor ve Rochester’in oldukça kötü bir koca olduğunu görüyoruz. Bertha, Rhys’in kitabında da akli dengesi bozuk bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ama bu Rochester’in onu tavan arasına kilitlemesini haklı çıkarmıyor. Raskolnikov, Suç ve Ceza Romanda Raskolnikov çoğunlukla kendi kendisini cezalandırır, ta ki hikâyenin sonunda Sibirya’ya gönderilene kadar. Bir tefeci ve onun kız kardeşini öldürene kadar depresyonda ve yoksul bir hayat süren Raskolnikov neredeyse hiç yemek yemez, eğitimini tamamlayacak parası yoktur ve kendi kendine tefecinin parasını iyiye kullanacağını söylese de aldığı çantasını bir taşın altına saklar. İşlemiş olduğu suçtan dolayı çektiği vicdan azabı ve yakalanma korkusuna dayanamaz. Sonunda polise suçunu itiraf eder ve akli dengesini yavaş yavaş kaybetmeye başlar. Görünen odur ki Raskolnikov gerçek bir “kötü adam” olmak için yaratılmamıştır ve işlediği suç yüzünden kendisine işkence eder. Bu da okurun ister istemez ona acımasına neden olur. Profesör Snape, Harry Potter serisi Snape bütün hikâye boyunca Harry Potter’in hayatını zorlaştırmak için elinden geleni ardına koymaz, ama sonradan öğreniriz ki bunu yapmasının nedeni gençken kendisinin Hogwarts’da kötü muamele görmüş olmasıdır, ayrıca âşık olduğu Harry’nin annesi tarafından reddedilmiştir. Snape, Harry Potter dizisinde ahlaki açıdan en belirsiz karakterlerden biridir, okur bir türlü onun iyi mi yoksa kötü mü olduğuna karar veremez. Okurların çoğu Snape Dumbledore’u öldürdüğünde bunu yapmasının iyi bir nedeni olduğunu düşünmüştü ve son kitapta bunun doğru bir varsayım olduğu ortaya çıkmıştı. Cersei Lannister, Buz ve Ateşin Şarkısı dizisi Cersei’nin kotu bir şöhreti var. Evet, ağabeyiyle uygunsuz bir ilişkisi var ve korkunç oğlu Joffrey’e karşı aşırı korumacı. Ancak oğlu ne kadar korkunç olursa olsun, hangi anne korumacı değildir ki? Cersei kadınların ciddiye alınmadığı bir düzende güçlü olmayı arzuluyor ve okur da bunu anlayabiliyor. Ölmüş kocası Robert Baratheon onu sürekli aldatıyordu ve şehrin her yanında farkı kadınlardan çocukları vardı. Carsei sürekli “yeri hatırlatılan” güçlü ve gururlu bir kadın ve bu da kolay bir hayat olmasa gerek. HP | Notosoloji
Kuantum İstanbul Üniversitesi'nde Çöktü
Sayılı deneylere ev sahipliği yapan İÜ Kuantum Teknolojileri Laboratuvarı, sorumlu hocaya ceza verilip kapatıldı. Projeler askıya alındı. Araştırmacılar kapı dışarı edildi.Dünyada ‘düşük sıcaklık-manyetik alan’ deneylerinin yapılabildiği Harvard Üniversitesi ve Max Planck Enstitüsü ile birlikte üç laboratuvardan biri olan İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Kuantum Teknolojileri Laboratuvarı bürokratik kavgaya kurban edilip kapatıldı. 2012 yılında 6 milyon lira harcanarak kurulan, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla gelişen laboratuvarda TÜBİTAK destekli pek çok bilimsel araştırmaya imza atıldı. Laboratuvarda yapılan araştırma ve deney sonuçlarının anlatıldığı makaleler prestijli bilim dergilerinde yayımlandı. Ancak Radikal’den İdris Emen’in haberine göre, çıkan yangın kuantumun çöküşünü hazırladı. Ucuz atlatılan yangın sonrası laboratuvar sorumlusu Doç. Dr. Afif Sıddıki laboratuvarda gerekli iş güvenliğinin sağlanması için İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı, İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve projeler destek veren TÜBİTAK’a başvurdu. Ancak kurumların duyarsızlığı nedeniyle sonuç alamadı. Laboratuvarda iş güvenli olmadığını öne süren Sıddıki, 13 Mayıs 2013’te laboratuvar sorumluluğundan istifa etti. Sıddıki, aynı gün sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta, laboratuvarda iş güvenliğinin sağlanması için mücadele verdiğini ancak bir sonuç alamadığı için görevini bıraktığını şu sözlerle duyurdu: “Kavga etmekten yoruldum. İki gün sonra 40 yaşıma giriyorum. Evliya olacağım da yok. Bilimdi, lab’dı memleketi artık siz düşünün. Bu kadar pis adamın arasında debelenip durmaktan bıktım. Üstelik hem kendimi hem de bana inananları hayal kırıklığına uğratmaktan da bıktım.” İÜ Fen Fakültesi Dekanlığı, bu sözlerinden dolayı amirlerine hakaret ettiği gerekçesiyle hoca hakkında soruşturma açtı. Soruşturma sonucunda Sıddıki, üç yıl ‘kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına’ çarptırıldı. Sıddıki ve öğrencilerinin laboratuvara girişi engellendi. Soruşturma devam ederken Sıddıki, bilimsel çalışmalarını sürdürebilmek için Almanya’ya gitti. Doç. Dr. Afif Sıddıki, Almanya’dayken üniversite yönetimi laboratuvara girerek zimmetinde olan laboratuvarı çalıştırdı. Bunu duyan Sıddıki hoca da okul yönetimine bir e-mail atarak laboratuvarın kendi sorumluğunda olduğunu ve kendi izni olmadan diğer hocaların laboratuvarda herhangi bir çalışma yapamayacağını dile getirdi. E-mail üzerine Sıddıki Hoca’ya dekanlık tarafından hocaları tehdit ettiği gerekçesiyle ikinci kez soruşturma açıldı. Sıddıki’yi 3 yıl daha ‘kıdem durdurma cezası verildi. Dünyanın ender laboratuvarlarından biri olan Kuantum Teknolojileri Laboratuvarı ise kapatıldı. Laboratuvar kullanılmadığı için TÜBİTAK’ın desteklediği bütün projeler askıya alındı. Projeler askıya alınınca laboratuvarda burslu çalışan 11 öğrencinin bursu kesildi. Atıl durumda olan laboratuvarın çalışma ofisi olarak kullanılacağı öne sürülüyor. Kendisine açılan soruşturmaların hiçbir dayanağı olmadığını söyleyen Doç. Dr. Afif Sıddıki açılan iki ayrı soruşturmada 6 yıl kademe ilerlemesinin durdurulduğunu belirterek şunları söyledi: “Okul yönetimi kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile yetinmedi. Dekanlık okulda yapılan bir fizik konferansı sonra hakkımda bir soruşturma daha açtı. İki kez ceza aldığım için soruşturma dosyam YÖK’e sevk edildi. ‘Kamu görevinden çıkarılmam’ isteniyor. 22 Mayıs’ta YÖK’e savunma verdiğimde soruşturma dosyamda Facebook üzerinden bir ileti paylaştığımı ve iletide, ‘Türk Fizik Derneği bünyesinde düzenlenen parçacık hızlandırıcıları çalıştayı ile ilgili olumsuz görüşler beyan ettiğim’ yazıyordu. Savunma yapabilmek adına yorumun metnini talep etmeme rağmen yazı bana verilmedi. Oysa ben böyle bir ileti paylaşmadım.” Laboratuvarın kapanmasıyla işsiz kaldığı için Antalya’da bir imam hatip lisesinde ücretli öğretmenlik yapmak zorunda kalan doktora sonrası araştırmacısı Metin Kendirik ise şunları söyledi: ‘’O laboratuvarı kendi çabalarımızla kurduk. Laboratuvarda yaptığım çalışmalar sonucunda makalelerim bilim dergilerinde yayımlandı. TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projem vardı. Laboratuvar kapanınca o proje askıya alındı. Ben işsiz kaldım, diğer arkadaşlarımın bursu kesildi. Şimdi bir okulda saatliği sekiz liraya ücretli öğretmenlik yapıyorum. Kuantum Araştırma Laboratuvarı da ofis olarak kullanılacak.’’T24
Reklam
Meryl Streep'li 'The Giver'dan Yeni Fragman
The River (Seçilmiş Kişi), Lois Lowry tarafından 1993 yılında çocuklar için yazılan bir romandır. Roman gelecekte bir toplulukta geçer ve baş kahramanı Jonas adlı 12 yaşındaki erkek bir çocuktur. Kitap üçüncü kişinin gözünden anlatılmaktadır. Zaman, kitapta net olarak belirtilmezken, gelecek zamanda bir toplukta geçtiği anlaşılabilmektedir. Kitabın çoğu Jonas'ın eskiden yaşamakta olduğu toplulukta geçer.Bu topluluk herkesin işinin belli olduğu gelişmiş bir köye benzetilebilir. Bu toplulukta eğitim çok gelişmiştir ve herkes kendi özellikleri ve yetenekleri doğrultusunda iş sahibi olurlar. Lowry'nin eserinden uyarlanan film ise Jonas adlı karakteri merkezine alıyor ve The Giver adlı karakter ile tanışmasını anlatıyor. Oldukça korunaklı , huzur ve güven dolu bir komünde yaşayan karakter, The Giver'ın da desteği ile hayatın gerçek yüzünü, zevklerini ve acısını öğrenmek için adım atıyor. Fantastik öğeler de taşıyan dram filmi The Giver, 15 Ağustos 2014 tarihinde Amerika'da vizyona girecek.
Apple, WWDC'de 2014′ün En İyi Uygulamalarını Seçti
Apple, WWDC’de her yıl düzenli olarak, kendi platformları kullanılarak geliştirilen uygulamaları Apple Design Awards‘la ödüllendiriyor. Apple’ın ender görsel tasarımıyla öne çıkan ve platform imkanlarını en iyi şekilde kullanan 12 uygulamaya verdiği ödüllerin bu yılki sonuçları açıklandı. Apple Design Awards’da uygulamaların fonksiyonelliği ve teknik becerileri kadar, kullanıcı deneyimini zenginleştirecek özellikler de öncelikli kiterler arasında. Apple Design Awards 2014′ün kazananlarını inceleyerek şu sonucu çıkarmak mümkün: Uygulama geliştirmek bir sanattır. Skyguide: Fifth Star Labs tarafından geliştirilen uygulama, adı üstünde bir gökyüzü rehberi denilebilir. Uygulamayı gökyüzüne çevirdiğinizde, yıldızları, gezegenleri, uyduları vs. bulmanızı sağlıyor. Ödülü almasının ardında ise uygulamanın başarılı tasarımının yanında güçlü içeriği var. Gökyüzünün geçmişini, bugününü ve yarınını gösteren arama fonksiyonu, el yapımı illüstrasyonları ve detaylı tarihi bilgiler bu özelliklerden yalnızca bazıları. Day One: Bloom Built’in geliştirdiği Day One, iOS için günlük tutma uygulaması. Gizlilik kilidi, günlük istatistikleri otomatik olarak takip etme, hashtag ve anahtar kelimeler oluşturma gibi özellikleri bulunan uygulamanın temiz bir kullanıcı arayüzü var. Storehouse Visual Storytelling: Storehouse Media imzalı uygulama, kullanıcıların sosyal medyada paylaşmaya hazır bir nevi mizanpajlar hazırlamalarını sağlıyor. Kendi küresel komünitesi de olan Storehouse, kullanıcıların görsel, metin ve videolarını kullanarak hikayelerini paylaşmalarını istiyor. Monument Valley: ustwo Studio’nun oyunu, özellikle Çizen Eller‘le tanınan, fenomen çizer Escher’den esinlenen grafikleriyle dikkat çekiyor. Bir sanat eseri gibi hazırlanan oyunun tasarımında Hint mimarisi, tipografi posterleri ve Brian Eno’nun müzikleri de etkilenilen kaynaklar arasında. Cinemagraph Pro: Flixel Photos’un geliştirdiği uygulama, hayatımıza yeni yeni giren flixel‘leri oluşturmak için profesyonel bir araç. Hareketli ve durağan imajları hibrid bir şekilde kullanmanızı sağlayan bu yeni medyayı yayınlamak ve üzerinde yeni teknikler denemek için oldukça başarılı bir platform. Threes: Sirvo’nun geliştirdiği uygulama yılın hit oyunları arasındaydı. Oyunu incelediğimiz yazımız da burada. Device 6: Simogo tarafından geliştirilen Device 6′in 1960′ların polisiye öykülerinden esinlenen bir oyun kurgusu var. Oyunda bilmeceler, mistik bilim, teknoloji, haritalar ve daha birçok farklı alan harmanlanmış. Blek: Kunabi Brother’ın Blek’i, şekillerle oynanan bir tür bilmece oyunu. Minimaslit tasarımının yanında beynin hem sol hem de sağ tarafını çalıştırdığı iddiasıyla Blek, yine yapımcılarının sanatını konuşturduğu bir oyun. Leo’s Fortune: 1337 and Senri imzelı fantazi oyunu, konsol oyun platformunun en iyi özelliklerini mobile getiriyor. 64 bitlik oyun zengin görselliğiyle dikkat çekiyor. Yahoo News Digest: Yahoo’nun haber uygulaması, kapsamlı ve bir o kadar da kullanıcı dostu arayüzüyle bu ödülü hak etmiş.Farklı kaynaklardan alınan haberler en elzem bilgiyi veren “atom”lar etrafında şekilleniyor. Alıntılar, videolar, görseller, infografikler atomlardan yalnızca bazıları.Teachley Addimal Adventure: Çocuklarda öğrenmeyle ilgili son araştırmalardan yola çıkılarak hazırlanan uygulama bu alanda çalışan öğrenciler tarafından geliştirilmiş. Anaokulu düzeyinden ikinci sınıfa kadar kullanılabilen uygulamada sosyal öğrenme fonksiyonu da mevcut. PanoPerfect: Bu yılın ikinci öğrenci yapımı uygulaması, panoramik iPhone fotoğrafları için bir sosyal ağ.webrazzi
Reklam
Reklam
Beyaz Perdenin En Çekici 10 Kötü Adamı
Heath Ledger'dan Tom Hiddleston'a,en yakışıklı kötü adamlar.Bayanlara hep soruyorlar 'Anlamıyorum,neden filmdeki kötü karakteri sevdin ki?' Alın size cevabımız,siz o kadar yakışıklı adamı filme kötü diye koyarsanız,bizde kötü adamı daha çok severiz.Açık ve net ^-^
Bir Diğer Şarkıyı Hatırlatan 10 Parça
Sanatın diğer tüm dallarında olduğu gibi müzikte de sanatçılar, bir diğer eserden esinlenebiliyor. Mashable’dan Brian Coerber, son yıllarda dinleyecilere bir başka şarkıyı hatırlatabilecek en popüler 10 parçayı seçti. Diken
Reklam
Dünyamızdan 17 Kat Büyük Dev Gezegen Bulundu
Dünya'dan 560 ışık yılı uzaklıktaki bir yıldızın yörüngesinde yer alan gezegene, Kepler-10c adı verildi. ABD'nin Boston kentinde düzenlenen Amerikan Astronomi Topluluğu toplantısında keşifleri ile ilgili bilgi veren bilim adamları, tıpkı yeryüzü gibi sert bir kabuğa sahip olan gezegenin 'Mega-Dünya' olarak tanımlanan yeni bir gezegen sınıfına ait olduğunu belirtti. Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Prof. Dimitar Sasselov, ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) 2009 yılında uzaya gönderdiği Kepler teleskobu ile keşfedilen Kepler-10c gezegeninin, süper-dünyalardan çok daha büyük olduğu için mega-dünya olarak adlandırıldığını belirtti. Sasselov, Kepler-10c'yi tanımlamak için 'Canavar Dünya' ifadesini kullandı. Kepler-10c'nin 29 bin kilometre olarak hesaplanan çapı, Dünya'nın çapının iki katı büyüklüğünde. Kanarya Adaları'nda bulunan Galileo Teleskobu ile yapılan ölçümler de gezegenin santimetrekarede 7,5 gram özkütleye sahip olduğunu gösterdi. Daha önce Kepler-10c kadar büyük gezegenlerin, kendilerine çok fazla hidrojen çektikleri için gaz devi Jüpiter'e benzeyecekleri sanılıyordu. Gezegenin yörüngesinde olduğu yıldızın, 11 milyar yaşında olduğu, evrenin oluşumunun ilk evrelerinden ve patlayan yıldızların henüz kayalıklı gezegenler oluşturmak için gerekli ağır elementlere sahip olmadığı dönemden geldiği sanılıyor. Sasselov, 'Kepler-10c, kayalıklı gezegenlerin düşündüğümüzden çok daha önce oluştuğunu gösteriyor. Eğer kayalık varsa, o gezegende hayat da olabilir' dedi.teknolojioku
En İyi 100 Türk Filmi Seçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik , geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filminin halkın oyları ile belirleneceğini bildirdi. Çelik, yaptığı yazılı açıklamada, Türk sinemasının 100. yılının kutlandığını ve bakanlık olarak halkın sinemaya olan ilgisini arttırmayı hedeflediklerini belirtti. Türk sinemasının Fuat Uzkınay tarafından 1914'te çekilen 'Ayestefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı' adlı belgesel ile tarihi yolculuğa başladığını kaydeden Bakan Çelik, 'Geride bıraktığı yüzyılda birçok başarılı ve gurur verici yapımı bizlere armağan eden Türk sinemasının en iyi 100 filmini halkımızın oyu ile belirleyeceğiz' ifadesini kullandı. Son yıllarda Türk sinemasının uluslararası alanda elde ettiği prestijli ödüllerin, katıldığı uluslararası festivallerin geleceğe yönelik umut ve beklentileri daha da yükselttiğini bildiren Çelik, açıklamasında şunları belirtti: 'Akademisyenler, meslek birlikleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından belirlenen 500 film arasından seçilen 300 film halkımızın oyuna sunulacak. 1 Eylül'e kadar sürecek oylamanın sonuçlarını düzenleyeceğimiz özel bir gece ile kamuoyuna duyuracağız. Düzenlenecek gecede seçilen 'En İyi 100 Türk Filmi'ne ait afiş ve görüntüler de bir sergi ile sinemaseverlerle buluşturulacak. Ayrıca her filmden bir kostüm tekrar dikilerek kamuoyunun beğenisine sunulacak ve ardından bu kıyafetler, açılacak 'Ulusal Film Arşivi ve Sinema Müzesi'nde sergilenecek. En iyi 100 filmi belirlemek için 'http://100yil100film.gov.tr/' veya 'http://www.yuzyilyuzfilm.gov.tr/' adresleri ziyaret edilebilecek.'T24
Bilimin Geldiği Son Nokta: Bakteriden Portreler Yapmak
Her şeyden portre yapmanın mümkün olduğu günümüzde, bakterileri sanat uğruna kullanan Zachary Copher ile tanışın. Mikrobiyolog Zachary Copfer, lise yıllarında kariyerinin bilimde gizli olduğunu keşfediyor. Bilimin derinliklerinde raks eden Copfer, işinin sanatsal yönünü fark ediyor. Zachary Copher çalışması ile ilgili olarak “Mikroorganizmalarla görünür, insanların hoşuna gidebilecek sanatsal projeler yaratma fikri beni büyülüyor.” diyor. Sanatçı, önce bakterileri bir alana yerleştiriyor, zamanla onların büyüdükçe ve çoğaldıkça bir portreye dönüşmesini sağlıyor. Eğer bu fikir kafanıza yatmadıysa komedyen Stephen Fry’ın portresinin nasıl oluştuğunu izleyebilirsiniz: Play Tuşu
Elektronik Müzik Tutkunlarına Özel 5 Festival
Biletleri satışa çıktığı anda buharlaşan, sadece beş dakikagibi kısa bir sürede elektronik müzik tutkunlarının yoğun ilgisi sayesinde tükeniveren Ultra, Miamı dolaylarında can bulan ve her sene on binlerce kişiyi alana toplayan, aynı gün festival düzenleyen rakiplerine nal toplatan Ultra, görmezden gelinemeyecek bir festival. Dünyanın dört bir yanından gelen ve elektronik müzik severlerinkendilerini gecenin ritmine kaptırmasına yardımcı olmak gibi ulvi bir görevi yerine getiren DJ’lerin efsane performansları unutulacak gibi değil.
Reklam