Amerikalı astronomlar, yeni geliştirilen bir teknik yardımıyla, Güneş Sistemi dışındaki dev 'tau Boötes b' gezegeninde su bulunduğunu ortaya çıkardı. Kütlesi Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni olan Jüpiter kadar büyük olmasına karşın, çok daha yüksek bir yüzey sıcaklığına sahip olduğu bilinen gezegen, Dünya'dan yaklaşık 51 ışık yılı ötede bulunan 'tau Boötis' yıldızına bağlı bulunuyor. Güneş Sistemi'nde yer alan tüm gezegenlerin toplam kütlesinden 2 kat daha büyük bir gezegen olan Jüpiter'in ortalama yüzey sıcaklığıysa eksi 145 santigrat derece olarak hesaplanıyor. Gezegenlerin atmosferindeki kızıl ötesi radyasyonu ölçebilen yeni bir teknik yardımıyla yapılan keşif, Penn Eyalet Üniversitesi, California Teknoloji Enstitüsü (Caltech) ve diğer kurumların astronomlarından oluşan bilim ekibi tarafından yürütüldü. Caltech'ten Alexandra Lockwood ve Prof. Geoffrey Blake'in başkanlığında yapılan araştırma, Astrophysical Journal Letters adlı bilimsel derginin internet sayfasında yayımlandı. Araştırmacılar, tau Boötes b'de su bulunmasının, Jüpiter kadar kütleli olmalarına karşın yüzey sıcaklıkları çok daha yüksek olan bu tip gezegenlerin nasıl oluştuğu ve geliştiğinin anlaşılmasına yardımcı olması açısından önem taşıdığını belirtti. Şimdiye kadar gezegenlerde su bulunup bulunmadığı, bağlı bulunduğu yıldızın önünden geçişi gözlenebilen gezegenlerden uzaya buhar çıkışı saptanması veya gezegenlerin, bağlı bulunduğu yıldızlardan yeterince uzak olması durumunda kullanılabilen özel bir görüntüleme tekniğiyle belirlenebiliyordu. Ancak Güneş Sistemi dışında, bu iki kriterin geçerli olmadığı pek çok gezegende su olup olmadığı bilinemiyordu. Araştırmacılar, yeni geliştirilen teknik ve James Webb Uzay Teleskobu ve Hawaii'deki Otuz Metre Teleskobu gibi daha güçlü teleskoplar sayesinde, su bulunması ihtimali daha yüksek olan, çok daha soğuk ve bağlı bulunduğu yıldızdan uzak gezegenlerin incelenmesinin mümkün olabildiğini vurguladı. CNN TÜRK
Star TV'nin Banker Bilo filmini yayınlamasını çok manidar bulan milletimiz haber yapamayan TV kanallarına yeni bir yol göstermiş olabilir. İşte o yoldan yürümek isteyen kanallara küçük öneriler.
Luka Sulic ve Stjepan Hauser adlı iki kişiden oluşan 2CELLOs adlı grup, efsane Rock grubu AC/DC'nin 'Thunderstruck' adlı parçasın muazzam bir biçimde coverlamış. Video, Youtube'da 1 haftada 5 milyon kişi tarafından izlenmiş. Dikkat yavaş başlıyor, sonrasında ise olay kopuyor!
Son birkaç yıldır Japon sanatçı Jun Kitagawa kamusal alanlara fermuar şeklinde grafitiler veya bu şekilde aparatlar yaparak 2D ve 3D fermuarlar elde etmeye çalışıyor. Hatta göletlere bile bu tekniği uygulamış...İşte 'Harika Bir Sokak Sanatı: Dev Bir Fermuar İle Kamusal Alanları Açmak' galerisi...
1000 yıl öncesine uzanan kemikler üzerinde yapılan analizler, o tarihten bu yana bakteri plağında yaşamayı sürdüren bakteri ve mikroskobik parçalar olduğunu ortaya koydu. Dişlerde bakteri plağına neden olan mikrobiyal parçacıkların antik dönemlerden bu yana var olduğu ortaya çıktı. İsviçre'nin Zürih, Danimarka'nın Kopenhag ve İngiltere'nin York Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, ağızdaki çürüklere ve diş etlerinde enfeksiyona neden olan bakterinin, günümüzdekiyle aynı olduğu anlaşıldı. Nature Genetics dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları mikrobiyomların temsil ettiği 'mineral mezarlığının' değişen beslenme şekli ve sağlık koşullarına rağmen hayatta kalmayı sürdürdüğünü gösterdi. Araştırmacılar, tedavi amaçlı ilk antibiyotiklerin üretildiği 1940'lı yılların en az 800 yıl öncesinde, insan ağzındaki mikrobiyomların antibiyotiklere direnmek için en temel genetik yapıya da sahip olduğunu da açıkladılar. Mikrobiyal Pompei Antik zamanlardaki beslenme şekline ait bilgiler elde etmeyi de başaran bilim insanları, kemiğe kıyasla diş bakteri plağının toprağa karışırken moleküler yapısını daha iyi koruduğuna dikkat çekti. Zürih Üniversitesi'nden Dr. Christina Warinner'in başını çektiği ekip, böylece biyomolekülleri bozulmayan DNA'yı inceleme şansı buldu. Antik diş plağının DNA diziliminin çıkarılmasıyla ilk önemli periyodontal patoenlerden birine ait genomu elde eden Warinner, 'insanlarla bağlantılı en eski mikroplara ait bilgilere ulaşmış olabileceklerini' belirtti. Warinner, 'diş plağının insanların beslenme alışkanlıkları ve çevreleri hakkında bilgiler sakladığı ve bu sayede antik insanların kültürü ve yaşayışları hakkında yeni bilgilere ulaşabileceklerini' söyledi. Araştırmada yer alan York Üniversitesi'nden Profesör Matthew Collins ise 'Ulaştığımız biyomoleküllerin korunmuşluk derecesi etkileyici derecede yüksek. Mineral bir ortamda korunmuş mikrobiyomlar bir nevi mikrobiyal Pompei'yi temsil ediyor' ifadesini kullandı. Çok küçük biyolojik numunelerden elde edilecek verilerin, insan ağzındaki mikrobiyomların ve ağız hastalıklarının tarihinin anlaşılması adına önemli bilgiler sunması bekleniyor. Kaynak: Ajanslar
Sıradan objelerin bu kadar güzel bir amaca yönelik kullanılabileceğini hiç düşünmezdiniz.Portekizli sanatçı Victor Nunes başarıyla bu objeleri kullanmış ve güzel sanat eserleri yaratmış.
Edebiyatımızın usta ismi Sabahattin Ali'nin 107. doğum günü Usta yazar Sabattin Ali, 'Değirmen', 'Kağnı', 'Ses', 'Yeni Dünya', 'Sırça Köşk', adlı öykü kitapları, 'Kuyucaklı Yusuf', 'İçimizdeki Şeytan' romanları ve 'Dağlar ve Rüzgar' adlı şiir kitaplarının yazarı Türkiye okurları daha çok 'Kürk Mantolu Madonna' ile tanıyor. 1907 yılında Edirne'de dünyaya gelen Sabahattin Ali, ilköğremini İstanbul, Edirne ve Edremit' te tamamlar. 1926 yılında İstanbul Öğretmen Okulu'ndan mezun olan Ali, ilk öğretmenlik görevini Konya'da yapar. Öğretmenliği sırasında Güneş, Hayat, Meşale gibi dergilerde şiir ve öyküleri yayınlanmaya başlanır. Sabahattin Ali, Varlık'ta 1936 yılında Esirler adlı üç perdelik bir oyun da yazmış , ancak bu türü de bir daha denememiştir. Yazarın kaleme aldığı şiilerinden bazıları, Sezen Aksu, Ahmet Kaya, Zülfü Livaneli, Ali Kocatepe gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Toplumsal eğilimli eserler veren yazar, 2 Nisan 1948 yılında Bulgaristan sınırında öldürüldü. Sabahattin Ali'nin en son geçitiğimiz ocak ayında 'Canım Aliye, Ruhum Filiz' adında, yazarın eşi ve kızına yazdığı mektuplardan oluşan kitabı yayınlandı. Kaynak: HaberTürk
Ay’a şimdiye kadarki en büyük meteor çarpmasının gözlendiği açıklandı. Eylül ayında Ay'a çarpan meteorun kütlesinin yaklaşık yarım ton ağırlığında olduğu ortaya çıktı.Ay'ın yüzeyinde geçen yıl yaşanan ve Dünya'dan görülebilecek kadar güçlü bir aydınlık oluşturan meteor çarpışmasının görüntüleri yayımlandı. 400 kilogram ağırlığındaki meteor, 11 Eylül 2013 tarihinde TSİ 10:07'de Ay'a büyük bir süratle çarptı. Çarpışma, İspanya'nın güneyindeki Sevilla kentinde bulunan iki teleskop tarafından gözlemlendi. Yaklaşık 1 metre çapında olduğu belirtilen kaya parçası, Ay'ın lavlarla dolu antik Mare Nubium havzasına çarptı. Çarpışmanın ortaya çıkardığı parlama, Dünya'dan 8 saniyeden uzun bir süre görülebildi. Çarpışmanın şiddetinin 15 ton TNT ile eşdeğerde olduğunu belirten gökbilimciler, bu değerin Mart 2013'te NASA tarafından gözlemlenen en son patlamadan 3 kat daha büyük olduğunu belirtti. Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde detayları verilen çarpışma, Ay'ı gözlemlemeyi amaçlayan Midas projesi kapsamında İspanya'daki teleskoplar tarafından kaydedildi.Dünya da tehdit altında Gökbilimciler, atmosferi bulunmadığı için savunmasız olan Ay'a çarpan meteorun, Dünya'nın atmosferinde birkaç saniye içinde yok olacağına dikkat çekti. Midas projesinin başında yer alan Jose Madiedo, Guardian gazetesine yaptığı açıklamada, 'Patlamanın büyüklüğünü gördüğümde inanamadım. Bu kadar büyük bir parlaklık olacağını tahmin edemezdim. Ay'a çarpan taş parçaları genelde bir fındık büyüklüğünde ve birkaç gram oluyor. En son yaşanan çarpışmalar son derece nadir' dedi. Dünya'yı tehdit edebilecek gök cisimlerini tespit etmek için hayata geçirilen projelere de katkıda bulunan Midas, Ay'ı gözlemleyerek asteroitlere karşı önlemin artırılmasını amaçlıyor. Madiedo, 'Ay ile Dünya aynı tehdit altında. Yaşanan en son patlama aynı büyüklükteki göktaşlarının düşündüğümüzden 10 kat güçlü olabileceğini gösterdi' dedi. Madiedo, atmosferde birçok parçaya ayrılacak meteorların da tehdit içerdiğine dikkat çekti. Midas projesi, Ay'a çarpan nesnelerin oluşturduğu parlaklıkla şiddetini ve diğer bilgilerini tespit ediyor. İspanyol bilim insanları çarpışmayla ilgili bir de video yayınladılar: Kaynak: Ajanslar
İllüstrasyon sanatı ve büyük sanatçı İgor Morski1960 doğumlu polonyalı sürrealist ressam ve grafik tasarımcı.Polonyalı illüstratör Igor Morski eserleri ile sizi inanılmaz gerçeküstü,fantastik,yepyeni bir dünyaya götüreceğiz.İşte Morski portföyünden bizim favori eserlerinden bazıları.Daha Fazlası Için Tıklayınız.HangerArt Türkiyenin En Modern Kültür ve Sanat Sitesi
Sinema ve televizyon dünyasının ünlü isimleri, 30 Mart seçimleri için bir kısa film hazırladı. Sanatçılar, seçmene 'oy ver' çağrısında bulundu. Projenin fikri, model ve oyuncu Burcu Kutluk'tan çıktı. Kutluk, Al Jazeraa'ye projeyi şöyle anlattı: 'Hollywood'da bazı oyuncuların verdikleri toplumsal mesajlardan esinlendik. Hiçbir siyasi partiye oy verin demiyoruz. Oraya veya buraya oy verin demiyoruz. Birey olarak varlığınızı gösterin istiyoruz. Ben etrafımdan çok duyuyorum. 'Tatildeydim, akşam düğündeydim, kalkamadım, üşendim gitmeye' gibi şikayetler. En basit vatandaşlık görevinin yerine getirilmesi için bir çağrı yapılmasını istedik. Bir ay sürdü insanların, setlerini, turnelerini ayarlayıp çekime katılmaları. 21 kişi var. Daha fazla insan katılmak istedi ama programları uymadı.' Balyoz davasında 18 yıla mahkum olan emekli amiral Deniz Kutluk'ın kızı olan Burcu Kutluk, projenin babasının durumuyla ilgisi olmadığını, ancak bu süreçte, siyaset ve güncel gelişmelerle ilgili farkındalığının arttığını söyledi. Kaynak: Al Jazeera
Cosplay, ''costume'' ve ''play'' kelimelerinin birleşiminden oluşan kabaca ''Kostümlü Oyun'' olarak çevirebileceğimiz bir kelimedir. Cosplayer olarak adlandırılan kişiler çeşitli aksesuarlar ve kostümler kullanarak Anime ve Manga, Film, Oyun, Kitap ve Cosplay sanatçısının kendi yarattığı karakterleri taklit ederek kostüm ve performans sanatı icra etmektedirler.. Yurt dışında Avrupa ve özellikle Japonya'da çok fazla seveni olmakla beraber çok büyük etkinliklerin yapılmasını sağlamıştır Cosplay kavramı. Kişiler o çok sevdikleri karakterleri canlandırmak ya da başkalarının canlandırdığı karakterleri görebilmek için bu etkinliklere gider olmuşlardır. Bu işi hobi olarak yapanların yanında gelir sağlayan insanların varlığı da olayı farklı bir seviyeye taşır. Şahsen çok sevdiğim ancak hiç yapmadığım Cosplay'in son yıllarda Türkiye'de gelişmiş olması gerçeği elbette gözardı edilemez. İzmir'de ilk Cosplay etkinliğime gittiğimde yıllardan 2010'du. O zamanlar kişiler sınırlı kaynakları ve kendilerine yardım edecek kişilerin pek olmamasından açıkçası aşırı başarılı cosplay'ler görmek biraz daha zordu. Ancak 2014 yılına girdiğimizde daha 15-16 Şubat tarihlerinden olan KONTAKT 4'e gittiğimde insanların kendilerini ne denli geliştirdiğini görünce bu yazıyı yazma isteği doğdu içimde! Geçen 4 yıl içerisinde o kadar mükemmel işler çıkardı ki takip ettiğim insanlar hayran kalmamak elde değil. Özellikle çalışmalarını çok beğendiğim ve sürekli sosyal medya aracılığı ile takip ettiğim bi kaç cosplayer'ın fotoğraflarını koyarak yazıma devam edeceğim. Hem gözümüz şenlensin hem de yazım sıkıcılıktan kurtulsun!Bide unutmadan; Fotoğraflarını kullanmama izin verdikleri için aşağıda ismi geçecek olan tüm Cosplayer'lara ve fotoğrafçılara teşekkürlerimi sunarım!- Yasemin Karaca https://www.facebook.com/pages/Yasemin-Karaca/186040364778728Owl Hammer Photography https://www.facebook.com/pages/Owl-Hammer-Photography/1377975239138858Optimus Visual Arts https://www.facebook.com/optimusvisualartsAlican Kavrar https://www.facebook.com/alicankavrarfotografcilik?fref=tsDantegrafi https://www.facebook.com/dantegrafi
Amerikalı sanatçı Sam Tsui güzel Disney karakterlerini mükemmel Game Of Thrones karakterlerine dönüştürmüş. Açıkcası baya mükemmel olmuşlar! İşte karşınızda Disney Of Thrones! Keşke erkekleri de yapsaymış demeden edemedim bu arada.
Fotoğrafçı, çoğu Budapeşte'de olmak üzere Macaristan'da çekilmiş eski mekan fotoğraflarını yenileriyle birleştirmiş. Ortaya birbirinden ilginç kareler çıkmış. 'Geçmişe Pencere' sloganıyla sunduğu bu çalışma övgüyü hakediyor.
2006-2010 yılları arasında NBC’den yayınlanan Heroes dizisi, Heroes Reborn adlı yeni bir miniseriyle geri dönüyor! Tim Kring tarafından yazılan bilim kurgu dramasının yeni serisinde rol alacak oyuncular henüz açıklanmadı fakat 13 bölümlük bir anlaşma yapıldığı gelen bilgiler arasında. 2015′te başlayacak miniseri öncesinde dijital platformdan bu serinin senaryosuna ve izleyeceğimiz karakterlere dair kısa videolar yayınlanacak.Kaynak: Bantmag
Hollywood Filmlerinin; kimi abartılı, kimi cesaret isteyen, görüp görüp iç çektiğimiz yahut deneyip George Clooney olalım derken Hakkı Bulut olduğumuz artiz imajlarından, filmlerden seçmece imajlar;