Türkiye'nin Geleceğini Değiştirecek Ruha Sahip 11 Küçük Mucit
Şimdiki çocuklar bir harika! Yaratıcı Çocuklar Derneği’nin düzenlediği, Samsung desteğindeki Geleceğin Mucitleri Bilim Yarışması’nda çocuklar, kendilerinden büyük işlere imza atıyor, başta Türkiye olmak üzere dünyanın geleceğine katkıda bulunuyor. Aşağıda göreceğiniz 11 harika icat 'Çocuğum şimdi icat çıkarma' sözünü hiç ama hiç dinlememiş küçük mucitler tarafından geliştirildi. Onlar soru sordular, merak ettiler, araştırdılar, tartıştılar ve ortaya tamamen kendi beyinlerinin ürünü bu harika icatları çıkardılar. İyi ki de çıkardılar çünkü sayelerinde gururlandık, geleceğe dair umudumuz arttı.
Emma Stone ve Andrew Garfield'den ‘Örümcek Adam 2′
Amazing Spiderman – İnanılmaz Örümcek Adam’ın ikinci bölümü 25 Nisan’da vizyona giriyor. Tobby Maguire’dan boşalan Örümcek Adam kostümünü üzerine geçiren genç aktör Andrew Garfield, serinin ikinci bölümünde kendini bulmuşa benziyor. Rol ve hayat arkadaşı Emma Stone’u yanına alan Andrew Garfield’ın karşısında, kötü adam rolünde Jamie Foxx olacak. Stone ve Garfield, Studio CinéLive’ın sorularını yanıtladı.Andrew Garfield Kendime daha çok güvenip güvenmediğimi bilmiyorum ama daha rahat hissettiğim kesin. Örümcek Adam’ı daha çok sahipleniyorum. Ama dikkatli olmak lazım, özgüven fazlası tehlikeli olabilir. Size söylenenlere kulak tıkayabilir, kibirli ve yetersiz olabilirsiniz. Onun için kendime fazla güvenmek istemiyorum! (gülüyor) Emma Stone Kendimizi daha rahat hissettik. Sağlam bir senaryomuz vardı ve film setinde iyi bir hava yakalamıştık. İşler her zaman böyle gelişmeyebiliyor. Ortak bir sese sahip olup onu korumayı başarmak çok önemli. A.G Bunun böyle olacağını tahmin etmiyordum. Kafayı bir şeye yoruyorsunuz ama sonra olaylar beklendiği gibi gelişmiyor. A.G Gerçek bir kabus bekliyordum! Sonuç olarak öyle olmadı. Bütün bu tepkinin Örümcek Adam karakteriyle ilgili olduğunu, benden kaynaklanan, kişisel bir şey omadığını anladım. Hiçbir zaman şöhret benim önceliğim olmadı. Birinci Örümcek Adam’dan sonra da hayatım değişmedi. A.G Ben sadece onun vücuduyum. Her ne kadar kendimi sonuna kadar versem de, ben bir aktörüm. E.S Sağda solda yazılanları okumayı bırakıp, işinize odaklanmanız gereken bir zaman geliyor. A.G Bilmiyorum, bu zor bir soru. Ayrıca buna cevap vermek bana düşmüyor… Peter Parker’ın tatlı ekşi, umursamaz ve melankolik oluşu hoşuma gidiyor. Kendisiyle ve başına gelenlerle hesaplaşmaya çalışan biri. Böyle bir hayat yaşamak istemiyordu. Örümcek Adam olmak umurunda değil, hatta bu ona acı veriyor. Çok kontrastlı bir kişilik. Ben ona sadece insanlık katıyorum. A.G Peter Parker’ın her zaman sakar ve biraz patavatsız bir yanı oldu, bu onu tiye alabilmemizi sağladı. Ayrıca kendisiyle de dalga geçebilen biri. Örümcek Adam’ın ikinci bölümünde Peter Parker’ın mizah anlayışını biraz geliştirmek istedik. E.S Kesinlikle katılıyorum. Sorunuz bana küçük bir anıyı hatırlattı. New York sokaklarında çekim yapıyorduk ve verdiğimiz küçük bir mola sırasında Andrew, üzerinde Örümcek Adam kıyafetiyle, iki blok arasındaki basket sahasına mahalleli çocuklarla basket oynamaya gitti. Karşılarında bir anda Örümcek Adam’ı gören çocukları düşünün… A.G Canım sadece basketbol oynamak istiyordu… E.S Çocuklardan daha heyecanlıydın! A.G Onlara “Sizinle oynayabilir miyim?” diye sordum, onlar da “Nasıl istersen” dediler. Sanırım bir tek New York’ta insanlar bunu normal karşılıyorlar. E.S Sahneyi dışarıdan izlemek gerçekten çok komikti. E.S Hikayelerin ve karakterlerin çizgi roman kültüründen geldiğini unutmamak lazım. Bunu olabildiğince uygulamaya çalışıyoruz. Sonra, siz de yeni şeyler katıyorsunuz. Böyle bir karakteri geliştirmek için her zaman belli bir özgürlük vardır. Ayrıca kariyerimin başlarında çok doğaçlama yaptım. Bu tecrübem böyle rollerde işime yarıyor. A.G Benim için en önemli olan şey öğrenmekti! Çok iyi ‘hoca’larım oldu! Hepsini teker teker ele alırsanız, branşlarında birer dahi olduklarını görürsünüz. Hepsi birbirinden farklı ve kendi dünyalarına sahipler. Sanırım onları, farkında olmadan arıyordum. Bir film ya da tiyatro olsun, biriyle anlaşın ya da anlaşmayın, bunun pek önemi yoktur. Önemli olan o kişiyle çalışmayı kabul etmenizdeki nedendir. Her tecrübeden yeni şeyler öğrenirsiniz. E.S: Yer aldığım projeler beni gerçekten motive eden projeler, bundan fazlası değil. Kariyerimi önceden belirlediğim stratejiler çerçevesinde ilerletmiyorum. Sadece son yıllarda, daha temkinli olmayı öğrendim diyebilirim. Artık kiramı ödeyebilmek için önüme gelen işi kabul etmek zorunda değilim. Çekimler sırasında herşeyin yoluna gireceği umuduyla kabul ettiğiniz, potansiyele sahip senaryoları kabul etmiyorum. Bu çok nadiren olan bir şey. Ayrıca motivasyona ihtiyacım var. Mesela ‘Friends With Benefits’ filminin senaryosunda beni etkileyen dobra, dürüst, bazen şok edebilecek diyaloglar oldu. Böyle bir senaryoyu hergün okumuyoruz. ZETE
Küçük Prens 71 Yaşında
Antoine de Saint-Exupery tarafından 1943'te yazılan, dünya üzerinde 240'tan fazla dile çevrilen ve 140 milyon adetten fazla satan 'Küçük Prens' kitabının 71. yıl kutlama etkinlikleri, 10-31 Mayıs arasında Zorlu Center AVM'de yapılacak. Zorlu Center AVM'den yapılan yazılı açıklamaya göre, 'Küçük Prens' kitabının koleksiyonerler tarafından biriktirilen versiyonları, kutlamalar çerçevesinde sergilenecek. Kitabın tutkunu Yıldıray Lise'nin sahip olduğu, kitaba dair 350 parçadan oluşan koleksiyonun özel 70 parçası, ziyaretçilerle buluşacak. Sergilenecek parçalar arasında, dünyanın en küçük boyutlu Küçük Prens kitapları, aynadan okunabilen tersten yazılmış versiyonlar, Küçük Prens'in çeşitli dil ve lehçelerde örnekleri, cep telefonlarındaki kodlarla yazılmış özel basımlar ve 1948'den bu yana basılmış Türkçe özel nüshalar da yer alacak. Çocukların yanı sıra yetişkinlerin de ilgi gösterdiği kitabı yansıtan özel olarak hazırlanan alanda, girişten itibaren hikaye anlatılmaya başlanacak ve AVM'de ayrı bir bölüme fotoğraf çektirmek için 3D özel tasarım objeler yerleştirilecek. Çekilen fotoğraflar, #kucukprenszorluda hashtagi ile Instagram'da paylaşılacak. Etkinliğe ilk gün katılan herkese, isme özel 'ilk gün zarfı' ve etkinlik boyunca boyama sayfaları hediye edilecek. Etkinlik kapsamında, her gün 11.00 ile 19.00 arasında, atölye ve sergi çalışmaları da gerçekleştirilecek.CNN Türk
Kaz Dağları'nın Eteklerinde Asit Gölleri
Tarihte “Bin Pınarlı İda” olarak bilinen Kaz Dağları’nın suları ile beslenen ovalarda günümüzde asit gölleri var. Vahşi madencilik sonrası hiçbir rehabilitasyon yapılmadan terk edilen çukurlar, zamanla asit gölleri haline geldi. Sadece Etili bölgesinde 8 tane olan bu asit göllerindeki suların derelere karışması nedeniyle her yıl binlerce canlı ölüyor. Yöredeki asit gölleri ve asit maden drenajı ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar çok önemli bir çevre sorununun varlığına dikkat çekiyor. İNSAN MÜDAHALESİ SONUCU Çanakkale 18 Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünde (İYTE) görev yapan bilim insanları tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen “Çan (Çanakkale) ilçesindeki Kömür Madenciliği Faaliyetlerinin Alansal Bazda Değişiminin Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) Ortamında Uydu Görüntüleri İle Belirlenmesi” başlıklı çalışmada Çanakkale Çan ilçesi yakınlarındaki linyit madenleri ele alındı. Son 30 yıldır Çan ilçesi sınırları içerisinde birçok maden işletmesinin faaliyet gösterdiğinin altının çizildiği çalışmaya göre, bunlardan bazıları faaliyetlerini zaman içerisinde sonlandırırken, bazılarının ise faaliyetlerini sürdürdüğü dile getirildi. Özellikle küçük ve orta ölçekli maden işletmelerinin daha kısa periyotlu faaliyetlerde bulunduğunun belirtildiği araştırmada bu maden işletmelerinin faaliyetlerini sona erdirmesinden sonra genellikle herhangi bir rehabilitasyon çalışması gerçekleştirilmeden işletme sahalarının terk edildiği dile getirildi. Araştırmada şöyle denildi; “İnsan müdahalesi sonucu doğal yapısı ve topografyası bozulan bu alanlarda büyük çukurlar oluşmaktadır. Özellikle yüksek sülfür içerikli linyit kömürünün çıkartılması işlemi sonrasında oluşan maden çukurlarına yüzeysel drenajın boşalması ve de yeraltı suyunun sızması sonucu suni göller meydana gelmiştir.” ÇEVRESEL RİSK TAŞIYOR Evrensel gazetesinden Özer Akdemir'in haberine göre, oluşan göl sularının bulundukları ortam nedeniyle zaman içerisinde asidik özellikler kazanarak asit maden göllerine dönüştüğünün altının çizildiği araştırmada, uydu görüntüleriyle bu göllerin 1980 yılı sonrası alansal değişiklikleri de incelendi. Çalışma bölgesi olarak asit maden göllerinin yoğun olarak bulunduğu 25 kilometrekarelik bir alan seçilirken, veriler harita, tablo ve grafiklerle görselleştirilerek çalışma bölgesine ait tematik haritalar oluşturuldu. 1980’li yıllarda sayıca artış gösteren asit maden göllerinin, sonraki 20 yıllık periyotta sayıca aşırı artış göstermediğine dikkat çekilen çalışmada yine de bu asit maden göllerinin mevcudiyeti ve alansal artışı ile çevresel risk taşıdığının altı çizildi. SU HAVZASINDA ASİT GÖLÜ ÇOMÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümünden Araştırma Görevlisi Deniz Şanlıyüksel ve İYTE İnşaat Mühendisliği Fakültesinden Prof. Dr. Alper Baba’nın yaptığı “Çan Havzasında Terk Edilmiş Maden Sahalarındaki Atıkların Su Kaynaklarına Etkisi” başlıklı bir başka çalışmada ise su havzası olarak son derece zengin olan bölgedeki asit göllerinin akarsulara etkileri incelendi. Terk edilmiş bazı maden sahalarında biriken sularda alüminyum, demir, mangan ve nikel gibi toksik maddelerin yüksekliğinin tespit edildiği araştırmada, “Yaz aylarında artan buharlaşma etkisi ile birlikte asit göllerinde pH değerleri azalmakta ve ağır metal değerleri ise artmaktadır. Havzada yer alan asit maden göllerinin yüzey sularına karışımı/deşarjı sonucunda balık ölümleri gerçekleşmiştir” denildi. 5 GÖLÜN 4’ÜNDE CANLI YAŞAMI YOK! 2-6 Nisan 2012 tarihli 65. Türkiye Jeoloji Kurultayına sunulan MTA Genel Müdürlüğü uzmanları ve Dumlupınar Üniversitesi Maden Mühendisliği öğretim üyeleri tarafından yapılan “Terk Edilmiş Bir Maden Sahasında Asit Maden Drenajı (AMD) Oluşumunun Araştırılması” başlıklı raporda da aynı alandaki madenlerden kaynaklı asit oluşumu konu edinilmiş. Araştırma nedeniyle AMD’nin çevresel sorun oluşturduğu düşünülen beş ayrı asidik maden gölünden su, göl kenarlarından toprak ve bitki örnekleri incelenirken, ayrıca yöredeki Halilağa ve Keçiağılı köyleri gibi yakın yerleşim alanlarına içme ve sulama amaçlı su sağlayan kuyulardan su numuneleri ve köy tarım alanlarında ise toprak numenleri alınmış. İncelenen 5 gölden 4’ünde herhangi bir mikroskobik canlı yaşamı gözlenmediği raporlanırken, beşinci gölde ise pH değerinin 6’dan büyük olması nedeniyle bitki gibi bazı yaşam formlarına rastlandığı dile getiriliyor. Göl kenarlarından ve köy tarım alanlarından alınan topraklardan yirmi ayrı örnek üzerinde ağır metal analizleri ile ilgili şu değerlendirmelere yer verildi; “Özellikle Halilağa köyü tarım sahalarında yüksek düzeyde arsenik (As) tespit edilmiştir. Bütün bu arazi ve laboratuvar deney sonuçları dikkate alındığında, bölgede AMD oluşumunun oldukça önemli bir çevre sorununa neden olduğu sonucuna varılmıştır.” 25 TON ATIK SUYA 25 BİN LİRA CEZA Çalışmalarda ortaya konan bulgular, Kaz Dağları’nın eteklerindeki ovalarda akan derelerdeki hemen her yıl gerçekleşen balık ölümlerine de ışık tutuyor. 2007 yılında Kocabaş Çayı’nda gerçekleşen balık ölümleri ile ilgili Çanakkale Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme ile ilgili tutanakta bu ölümlerin bölgedeki kömür ocaklarının atık suları nedeniyle olduğu tespitine yer verilmiş. Tutanakta Çan Etili köyü Katrandere mevkiinde faaliyet gösteren Yiğitler adlı kömür ocağının 25 bin ton suyu kanal açarak çaya akıtması nedeniyle gerçekleşen ölümlerin ardından şirkete 25 bin lira ceza kesildiği belirtildi. Haber: Özer Akdemir | Evrensel
Büyük Aşk Juliet'in evi
Verona aşıklar kenti olarak biliniyor. Bundaki en büyük etken de elbette Shakespeare tarafından yazılan ve birbirine düşman Capuleti ve Montecchi Ailelerinin çocuklarının aşk öyküsünü anlatan Romeo ve Juliet adlı oyun. Dante’nin İlahi Komedya’sını okuyanlar bu iki ailenin isimlerinin burada da geçtiklerini göreceklerdir.
500 Yılda Üçüncü Kez Görülen “Kanlı Ay Tutulması”
Söz konusu tutulma, Dünya’nın uydusu olan Ay’ın gezegenin gölgesine girmesi ile başladı. Tutulma, Türkiye’den gündüz saatlerinde gerçekleştiği için izlenemiyor. Tutulma esnasında tam olarak kaybolmayan Ay, koyu kızıl bir renge bürünüyor. Bu durum, tutulma olayı esnasında Dünya’dan yansıyan Güneş ışınlarının Ay’ın üzerine düşmeye devam etmesi ile açıklanıyor. Güneşin kızıl – turuncu renkli ışınları için Dünya’nın atmosferinin oldukça şeffaf olması, bu ışınların tutulma esnasında Ay’ın yüzeyine çok etkili bir biçimde yansımasına sebep oluyor. Bu sebeple gökyüzü olayı esnasında Ay’ın rengi kızıla dönüyor. Bu tutulma 4 Kanlı Ay Tutulması’ndan oluşan serinin ilki olma özelliğini taşıyor. ZETE
Dünyaca Ünlü Keman Virtüözü İstanbul'a Geliyor!
Dünyanın en önemli müzik otoritelerince 20. ve 21. yüzyılın en üstün keman virtüözü kabul edilen Itzhak Perlman, bu sene 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğunda Map İletişim ve Piu Music organizasyonuyla 29 Nisan 2014 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde vereceği konser için tekrar Türkiye’ye geliyor. Her gittiği ülkede müzikseverlerin yoğun ilgisiyle karşılaşarak konser biletleri aylar öncesinden tükenen, “Schindler'in Listesi” filminden de tanınan ve geçtiğimiz aylarda İstanbul’da müthiş bir konsere imza atan Itzhak Perlman’ın konser biletleri, Biletix.com üzerinden satılıyor. 20 milyon dolarlık Soil Stradivarius geri geliyor! Geçtiğimiz aylarda da Yapı Kredi sponsorluğunda İstanbul’da konser veren Perlman, bu yıl yine geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yapımı antik Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman konsere, geçmişte Yehudi Menuhin’e ait Stradivari’nin altın çağında yapılmış en iyi kemanı olduğu düşünülen 1714 yılı yapım tarihli, 300 yıllık Soil Stradivarius ile katılacak. Perlman’ın kullandığı enstrümanın değerinin 20 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor. 5 ayrı dalda Grammy sahibi... En İyi Oda Müziği ve En İyi Enstrümantal Solist Performansı gibi toplamda 5 ayrı dalda Grammy Ödülü’ne sahip olan Perlman’ın, Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva ve Hebrew Üniversitelerindefahri ve onursal doktoraları bulunuyor. Schindler’in Listesi filminden de tanınan Perlman, 1945 yılında Birleşik Krallık Filistin Mandası altında bulunan Tel Aviv’de doğdu. Çocukluk yıllarında radyodan dinlediği klasik müziklerle kemana olan ilgisi başladı. İlk eğitimini Shulamit Konservatuarı’ndaveTel-Aviv MüzikAkademisi’ndeRivka Goldgart’tan aldı. Sonrasında Juilliard Okulu’nda büyük keman eğitmeni Ivan Galamian ve onun asistanı Deraothy DeLay ile çalışmak için Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Perlman dört yaşında çocuk felci geçirmiştir.Zaman içinde iyileşerek koltuk değnekleri ileyürümeyi öğrenen Pearlman, hızlı hareket edebilmek ve otururken keman çalmak için elektrikli amigo scooter kullanıyor. 20- ve 21. yüzyılın en üstün kemancılarından biri olarak görülen Perlman, halen eşiyle birlikte New York’ta yaşıyor. 2009 yılındaki Barack Obama’nın göreve başlama merasiminde, John Williams’ın Air and Simple Gifts adlı eserinde Yo-Yo Ma (çello), Gabriela Montero (piyano) ve Anthony McGill (klarnet) ile birlikte sahne aldı. Son yıllarda, orkestra yönetmeye başlayan Perlman, Detroit Senfoni Orkestrası’nın başmisafir orkestra şefliği görevini de yürütüyor. 2002-2004 yılları arasında Saint Louis Senfoni Orkestrası’nda müzik danışmanı olarak hizmet verdikten sonra, Kasım 2007’de Westchester Senfoni Orkestrası Perlman’ın sanat yönetmenliğine ve baş orkestra şefliğine atandığını duyurdu. Bu çerçevede 11 Ekim 2008 tarihinde, Beethoven’ın 5.Piyano Konçertosu’nun çalındığı, Leon Fleisher’ın da yer aldığı Beethoven programında ilk konserini verdi. Leventritt Yarışması – Galibiyet En İyi Oda Müziği Performansı En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra ile) En İyi Enstrümental Solocu Performansı (orkestra olmadan) En İyi Klasik AlbümEn İyi Tasarlanmış Albüm, Klasik Newsweek Magazine, Perlman’ı baş makalede yayınladı A.B.D Başkanı Ronald Reagan tarafından “özgürlük madalyası” (Medal of Liberty) ile ödüllendirildi. A.B.D Başkanı Bill Clinton tarafından “sanatlar ulusal madalyası” (National Medal of Arts) ile ödüllendirildi Kennedy Merkezi Ödülleri (2003) Fahri / Onursal derecelerde Harvard, Yale, Brandeis, Roosevelt, Yeshiva and Hebrew üniversiteleri tarafından ödüllendirildi. milliyet
MTV Film Ödülleri Sahiplerini Buldu
'Hunger Games' (Açlık Oyunları) serisinin son filmi 'Catching Fire' (Ateşi Yakalamak), müzik kanalı MTV tarafından düzenlenen film ödüllerinde 'Yılın Filmi' seçildi.MTV Film Ödülleri, Los Angeles'ta düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Kazananlara patlamış mısır şeklindeki ödülleri verildi. 'Açlık Oyunları' filmindeki performansları, Jennifer Lawrence'a 'En İyi Kadın Oyuncu' ve Josh Hutcherson'a da 'En İyi Erkek Oyuncu' ödüllerini kazandırdı. 'En İyi Dövüş' ödülünü 'The Hobbit' serisinin 'The Desolation of Smaug (Smaug'un Çorak Toprakları)' adlı ikinci filminde Orklara karşı büyük mücadele veren Orlando Bloom ve Evangeline Lilly kazandı. Türkiye'de 'Bu Nasıl Aile' adıyla gösterime giren 'We're the Millers' filminin yıldızları Emma Roberts, Jennifer Aniston ve Will Poulter'ın 'En İyi Öpücük' ödülünü paylaştığı gecede, filmin genç oyuncusu Will Poulter'a ayrıca 'En Başarılı Performans Ödülü' verildi. 'The Wolf of Wall Street' (Para Avcısı) filminde oynayan Jonah Hill, geceden 'En İyi Komedi Performansı' ödülü ile ayrılırken filmin başrolündeki Leonardo DiCaprio, MTV tarafından 'En İyi Sahne' ödülüne layık görüldü. 'That Awkward Moment' filminin yıldızı Zac Efron, 'En İyi Üstsüz Performans' ödülünü aldı. 'Divergent' filminde Shailene Woodley'in can verdiği Tris, 'En Sevilen Karakter' ödülüne layık görülürken 'Man of Steel' (Çelik Adam) filminde Shailene Woodley'in oynadığı Clark Kent de 'En İyi Kahraman' ödülünü kazandı. 'En İyi Kötü Karakter' ödülü, 'Oz the Great and Powerful' (Oz Büyücüsü) filminde cadı kardeşlerden birini oynayan Mila Kunis'e, 'Ekranda En İyi Değişim' ödülü de 'Dallars Buyers Club' (Sınırsızlar Kulübü) filmi ile bu yıl En İyi Yardımcı Oyuncu Oscar'ını kazanan Jared Leto'ya verildi. 'World War Z.' (Dünya Savaşı Z.) filminde zombilere karşı yaşam mücadelesi veren Brad Pitt, 'En Korkutucu Performans' ödülüne layık görüldü. 'En İyi İkili' ödülünü ise 'Fast & Furious 6' (Hızlı ve Öfkeli 6) filminin trafik kazasında yaşamını yitiren yıldızı Paul Walker ile Vin Diesel kazandı. MTV ödülleri, izleyicilerin oyları ile belirleniyor.AA
Türk Erkeği Ve Diğer Mucizeler
Gazeteci Murat Toklucu 'nun 'Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler, Zihinler Altında 20.000 Fersah' kitabı çıktı. Kitap, Toklucu'nun, zevk ve meraktan başladığı on yıllar öncesinin gazete kupürlerini inceleme ve toplama işini sistematiğe dökmesiyle ortaya çıkmış. İletişim Yayınlarından çıkan serinin ilk kitabı, yazarın deyişiyle 'nev-i şahsına münhasır memleket hallerini birbirine bağlayan bir zihniyet haritası' çıkarıyor ortaya. Ediştörlüğünü Tanıl Bora'nın ve oldukça güzel tasarımını Suat Aysu'nun yaptığı kitapta yer alan konu başlıkları şöyle: 'Türk erkeği efsanesi, Atatürk filmi nasıl çekilemedi?, Striptiz millî bünyeye zararlı mı?, Yeşil Yol: Yeşilay ve içki yasağı mücadelesi, Bir iletişim aracı: Belediye hoparlörü, Veliefendi hipodrom isyanları, Bir dernek macerası, 1959 il olmak isteyen ilçeler savaşı, Gerçek bir sanatçı, büyük bir dolandırıcı, İlk Türk gangsterleri, Türkiye vampirini arıyor, Türk futbol tarihinin ilk şikeli maçı, Bitli bitnikler, Altın Makas polis karakolu, İmamın karısı vakası, İstanbul'a metro müjdesi, Temel atma rekortmeni Necmettin Erbakan, Âlemlerin kralı Cüneyt Arkın, Bagajında odun taşıyan 'Türk Elvis'i, Bir milletin homofobiyle imtihanı 1: AİDS, Bir milletin homoiobiyle imtihanı 2: Bülent Ersoy, Ne acayip mafyamızdın sen İnci Baba, Futbolcuların seks hayatı bizi neden ilgilendiriyor?' Kitapta kupürlerden oluşan yazılar öyle 'ciddi' meselelere değil, daha duyulmamış küçük vakalara dair. Yazar, önsözünde gazete arşivlerinde dikkatinizi çekecek ilk şeylerden birinin bazı şeylerin hiç değişmemesi, yıllardır aynı konular üzerinde bıkıp usanmadan konuşulması olduğunu söyleyerek buna birkaç örnek veriyor. 'Spor sayfalarına göz atıp 1940'ların başından beri en az elli kez stadlarda yaşanan olayları önlemek için yeni kararlar açıklandığını, 60 yıl arayla açıklanan bazı kararların neredeyse kelimesi kelimesine aynı olduğunu ve bu kadar gürültüye rağmen bir arpa boyu yol alınamadığını görebilirsiniz. 'Ya da sözgelimi 30'lu yıllardan bugüne dek gazetelerde çıkan düğünde kaza kurşunuyla ölen insan haberi sayısının çokluğunu görüp, bir ülke insanının bu kadar zamanda düğünde havaya ateş etmemeyi öğrenememesine hayret edersiniz. '1969 yılında dönemin başbakanı Süleyman Demirel'in 'Gerekirse sokağa solculardan daha fazla adam dökeriz. Onların beş bin kişi topladığı yerde biz iki yüz bin kişi toplarız' cümlesini arşivlerde okumuşsanız, 44 yıl sonra Tayyip Erdoğan'ın sadece rakamları değiştirerek aynı cümleyi kurmasına belki şaşırmaz ama sağ iktidarların değişmeyen zihin yapısına dair ilginç bir örnek görmüş olursunuz.' Toklucu, zaman içinde bazı ilginç zihniyet değişikliklerine de dikkat çekiyor: 'Örneğin 1946'da Yeşilay yönetimi 'İçki içeceğinize meyve yiyin' önerisi yaptığında pek ciddiye alınmamış, sadece bazı köşe yazarları açıklamayla alay eden yazılar yazmıştır. Bugün ise başbakan 'Şarap içeceğinize üzüm yiyin' diyebiliyor, 70 yıl önce gülünüp geçilmiş bir söz ülkenin en önemli gündem maddesi haline gelebiliyor ve bir köşe yazarı televizyonda başbakanı 'Üzüm yemeyin şarap için mi deseydi?' diye coşkuyla savunabiliyor. Özetle, zaman değişiyor ve dün marjinal olan bugün son derece normal hale gelebiliyor.' (NV) Murat Toklucu, 'Türk Erkeği ve Diğer Mucizeler, Zihinler Altında 20.000 Fersah', İletişim Yayınları, 242 sayfa.Bianet
CERN'den Yeni Parçacık Açıklaması
Bilim insanları, dünyanın en büyük parçacık hızlandırıcısında yapılan en son deneylerde yeni bir parçacık keşfedildiğini açıkladı. Z(4430) adı verilen parçacığın, aynı zamanda ‘tetrakuark’ olarak adlandırılan bir maddenin delili olabileceği ifade edildi. Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) bünyesinde bulunan Büyük Hadron Çarpıştırıcısında (LHC) yapılan deneyler, Z(4430) parçacığının varlığını doğruladı. Maddenin temel bileşenlerinden olan ve birleşerek hadronları oluşturan kuarkların bugüne kadar ikili ve üçlü parçacıklar halinde bir araya geldikleri biliniyordu. En son deneyler, dört kuarkın bir araya gelerek ‘tetrakuark’ adı verilen yeni bir parçacık oluşturduğunu ortaya koydu. Tetrakuark keşfini henüz test etmek için karmaşık kuantum hesaplamalarının yapılmadığını belirten Maryland Üniversitesi’nden Thomas Cohen, ‘fizik kanunlarının tetrakuark’ın oluşmasına izin verip vermemesi gerektiğini hesaplamak için gereken büyüklükte bilgisayarların henüz bulunmadığını’ söyledi. CERN’deki deneylerde yer alan ABD’nin Syracuse Üniversitesi’nden Tomasz Skwarnicki, “Tetrakuark’ın ve Z(4430)’un gerçek olduğunu kabul ettik” ifadesini kullandı. Bilim dünyası, tetrakuark’ın izine ilk olarak 2008 yılında, Japonya’nın Tsukuba kentinde bulunan KEKB hızlandırıcısındaki Belle dedektörüyle ulaşmıştı. Ancak California, Menlo Park’ta bulunan SLAC hızlandırıcısındaki BaBar dedektörünün parçacığı tespit edememesi araştırmaları sonuçsuz bırakmıştı. Fransa-İsviçre sınırında bulunan 27 kilometrelik süper iletken mıknatıs LHC’de yapılan deneylerde ise tetrakuark’a ait olduğu belirtilen 4000 bin parçacığın izine rastlandı. Araştırmacılar, çember şeklindeki LHC’nin Belle ve BaBar dedektörlerine kıyasla 10 kat daha fazla veri analiz ettiğine dikkat çekti. BaBar sözcüsü Michael Roney, CERN’de çok iyi bir sonuç elde edildiğini belirterek, ‘Z(4430)’u tespit etmeye yetecek veri miktarını elde edemedikleri için parçacığın kendilerine gözükmediğini’ söyledi. ‘Muhtemelen gerçek’ İsrail Tel Aviv Üniversitesi’nden Merel Karliner, ‘geçmişteki araştırmalarda tetrakuark’ı oluşturan parçacık çiftlerinin zayıf bağlara sahip olduğu için tespit edilememiş olabileceğini’ belirtti ve Z(4430)’un aynı özelliği taşımayan farklı kütleli bir parçacık olduğunu savundu. Öte yandan tetrakuark için oluşturulan modellere göre Z(4430)’un 10 kat daha hızlı çözünmesi, yeni keşif hakkında soru işaretleri de doğurdu. Bilim insanları, yeni parçacığın çözünme hızı hakkında yeni bilgiler elde ederek keşfin tetrakuark veya başka bir maddeye işaret edip etmeyeceğini anlamaya çalışacak. CERN ve New Scientist | Al jazeera
29 Yaratıcı Örnekle "Sıradan Objelerin Günlük Hayatları"
Karşınızda bent objects fotoğrafların başarılı isimlerinden heykeltıraş ve fotoğrafçı Terry Border! Gündelik hayattan sıradan nesnelere karakter yükleyen Terry yaptığı projeyi 'Gündelik nesneler + Anthropomorphism = Bent Objects' olarak açıklıyor. (Anthropomorphism: insan niteliklerinin başka bir varlığa atfedilmesidir.)