Süpergüçlü İşçiler Devrine
Uzakdoğu’da işçileri süpergüçlere ulaştıran ilginç bir robot iskelet geliştirildi. İşçilerin 100 kilo ve üstündeki parçaları kaldırması için Güney Kore’li Daewoo firmasının ürettiği icat fabrikalarda çığır açacak bir buluş gibi görünüyor. Yazının devamı için tıklayın
35 Bin Çekirdekli Süper Bilgisayar İklim Araştırmalarında
NASA’nın iklim araştırmaları, CSC tarafından geliştirilen 35 bin çekirdekli süper bilgisayar ile yapılıyor. Dünyanın iklimin değişiklilerini analiz etmek ve küresel iklim modelleri oluşturmaya yönelik ihtiyaçlar, süper bilgisayarlar geliştirilmesinde teknolojinin sınırlarını zorluyor. CSC, NASA İklim Simülasyon Merkezi’nin süper bilgisayarlarının operasyon, bakım ve geliştirilme hizmetlerinde 2000 yılından bu yana NASA ile işbirliği yapıyor. NASA tarafından kullanılan “Discover” adlı süper bilgisayar, bugün dünyanın en iyi 100 süper bilgisayarı arasında bulunuyor. Discover, iklim ve hava durumu araştırmalarına odaklanan sistemler arasında ise lider konumda yer alıyor. NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde bulunan merkez, süper bilgisayar yeteneklerini görselleştirme ve veri etkileşimi teknolojileri ile entegre ediyor. Merkezin sunduğu hizmetlerden NASA’da görev yapan 500’ü aşkın bilim insanının yanı sıra dünya genelindeki laboratuvar ve üniversitelerdeki araştırmacılar da yararlanıyor. CSC, geçtiğimiz beş yıl içinde, Discover’ın performansının 130 kat artırılmasında önemli bir rol oynadı. Bugün 35 bin işlemci çekirdeğine sahip bulunan NASA’nın süper bilgisayarı, saniyede 400 trilyondan fazla kayan nokta operasyonu gerçekleştirebiliyor. Büyük veriyi yönetmek Merkezin gerçekleştirdiği çalışmalar, büyük veri yönetimini de zorunlu kılıyor. Bilim insanları, her biri büyük miktarda veri üreten, günlük olarak toplanan milyonlarca gözlemin entegre edilmesi, geçmiş gözlemlerin tekrar analiz edilmesi ve iklim modeli simülasyonları oluşturulmasında merkezi kullanıyor. CSC ayrıca, 37 petabayt kapasitesi bulunan ve şu an 28 petabaytlık kısmı kullanılmakta olan Discover’ın arşiv sisteminin yönetiminde de NASA’ya yardımcı oluyor. CSC’de NASA İklim Simülasyon Merkezi Destek Programı Yöneticisi olarak görev yapan Scott Wallace, büyük veri problemini samanlıkta iğne aramaya benzetiyor. 28 trilyon saman parçası içinde iğneyi bulmanın, 1 trilyon saman parçası içinde bulmaktan zor olmadığını söyleyen Wallace, “Eğer iğnenin konumunu belirlemek için bir yöntem geliştirmediyseniz, ikisi de neredeyse olanaksızdır” diyor. Merkezin ürettiği veri miktarı arttıkça, bilim insanlarına araştırmalarında yardımcı olacak görselleştirme teknolojileri geliştirildi. Merkeze yakın dönemde eklenen “Görselleştirme Duvarı”, Linux tabanlı 16 sunucu tarafından yönetiliyor. Bu sunucular, Discover’daki veriden üretilen ve ayrı olarak saklanan durağan imajlar, video ve animasyonların, 5×2 metre boyutlarındaki duvar üzerinde yüksek çözünürlüklü tek bir medya olarak görüntülenmesini sağlıyor. Daha keskin odak Merkezin yapabildikleri günden güne geliştirilse de, iklim değişikliği üzerine gerçekleştirilen güncel projeler, bilim insanlarının iş yükünün iki kat artmasına ve süper bilgisayardan beklentilerinin de yükselmesine neden oluyor. Discover bugün, dünyadaki yaşamın simüle edilmiş üç gününü, ulaşılmış en yüksek çözünürlük olan 3,5 kilometre küresel çözünürlükte bir gün içinde hesaplayabiliyor. Merkezin hedefi, 1 kilometre küresel çözünürlükte, 365 günü kapsayacak bir hesaplamayı bir gün içinde gerçekleştirebilmek. CSC-NASA işbirliği ile ilgili kısa video, http://bit.ly/1sMSs0h adresinden izlenebiliyor. Merkez geçtiğimiz günlerde, 2 yıllık dünya iklimini küresel olarak 10 kilometrede modelledi ve en yüksek çözünürlüklü atmosferik simülasyonu çalıştırma başarısını elde etti. NASA, bu gibi başarılar için CSC ile ortak çalışmalar yürütmeye devam ediyor.Stuff
Sezen Aksu'dan 7 Rakı Masası Şarkısı
Sezen Aksu’nun en ünlü albümlerinden Sen Ağlama’nın içinde yer alan ve Onno Tunç’un muhteşem aranjesiyle kalplerde yer edinen şarkı her dinleyişte aynı etkiyle titretmiyor mu içimizi? Haydi bir kadeh daha…
İstanbul'dan Motor ile Günübirlik Gidilebilecek 16 Cennet
İstanbul, yoğun şehir hayatı, işimiz ve koşturmacalı günlerimiz ile bizi zaman zaman bunaltıyor. Motorunuz ile birlikte, en fazla iki saat uzaklıkta olan cennet parçalarını merak edenler için harika bir liste hazırladık. Trafiğe takılmadan ve gündoğumuna doğru rüzgar eşliğinde gidebileceğiniz bu yerleri görmeden bu dünyadan gitmeyin. :)
Reklam
Batman'i Sevmek İçin 10 Neden
Ne Superman gibi başka bir gezegenden ne Spider-man gibi böcek ısırmasıyla ne de Hulk ve Captain America gibi deneyle oluşan bir kahraman değil. Yeteneklerini tamamen kendi kazanan kendini eğitmiş bir kahraman.
Alzheimer Olan Ressamın 5 Yılda Hatırladığı Kadarıyla Kendini Çizmesi
1995 yılında, İngiltere merkezli bir sanatçı olan William Utermohlen'a Alzheimer hastalığı teşhisi kondu. Bu herkes için zor bir tanı ve hastalık, ancak 2007 yılında ölümüne kadar,  5 yıllık bir dönemde hatırladığı kadarıyla çizmiş olduğu portrelerini içeren yürek burkan bir çalışma ortaya koydu.
Reklam
Reklam
Nike'dan Dünyanın İlk Tam Dokunmatik, Hareket Sensörlü Basketbol Sahası
Ünlü spor giyim markası Nike, genç basketbolseverler için Çin’de gerçekleştirdiği etkinlikte dünyanın ilk tam dokunmatik, hareket sensör destekli ve LED görselleştirme teknolojisine sahip sahasını inşaa ederek hayranlık uyandıran bir çalışmaya imza attı. Nike Rise kapsamında Lakers’ın yıldız oyuncusu Kobe Bryant ile genç yeteneklere eğitim veren firma, Şanghay’daki etkinliği daha dinamik ve keyifli hale getirmek için sıra dışı bir yol seçti. House of Mamba sahasının zeminini dokunmaya duyarlı ekranlarla kaplayan Nike, ek olarak entegre hareket sensörleri ve LED teknolojisiyle yaratıcılığın sınırlarını zorladı. Her bir oyuncunun saha içerisindeki hareketlerini anlık şekilde takip eden sistem, oyuncu performanslarını istatiksel olarak kayıt altına alırken; oyuncular ise interaktif çemberlerle işaretleniyor. Tamamen dijital altyapıya sahip olan saha diğer taraftan müsabakalarda etkin bir reklam aracına dönüşerek sunduğu görsel şölenle izleyicilerin beğenisini kazanıyor. Genel itibariyle bilgisayar oyununu gerçek hayata taşıyan Nike, böylelikle farkını bir kez daha ortaya koymayı başarıyor.teknolojioku
Reklam
Sanat Ne Anlatır? 6 Gizemli Yapıt ve Öyküleri - 3
Mitolojiye ilgi duyan hemen herkesin bildiği üzere tanrılar tanrısı Zeus, kadınlara olan düşkünlüğü ile bilinmektedir. Söylenmektedir ki, Sparta tanrıçası Leda'ya vurulan Zeus güzeller güzeli tanrıçayı elde etmek için, bembeyaz bir kuğu kılığına girerek ona sahip olmayı başarıyor. Ancak zamanlama manidar(!) Çünkü o gece aynı zamanda Leda'nın gerdek gecesidir. Leda ve müstakbel eşi, tanrının oynadığı bu oyundan habersiz 2 çocuk sahibi olurlar. Biri Pollux diğeri ise Truva'dan duyduğumuz Helen'dir.  Resim de gördüğümüz yumurta kabukları bu iki çocuğu temsil etmektedir. Dahi deli Dali o dönemlerde günceli yakalamanın ancak bilim ve teknoloji kuramlarını takip etmekten geçtiğine inanmaktaydı. Özellikle atom bilimine ve bombasına beslediği hayranlık kendi röportajlarında sık sık karşımıza çıkmaktadır. Resimde gördüğümüz kadın karısı olan Gala'dır. Resimde dikkat çeken noktaların başında hiç bir nesnenin bir birine temas etmemesidir. Tıpkı Atomlar gibi! Atom bilimine kafayı takan ressamımız, kusursuz bir bakış açısı ile mitolojik bir konuyu, atom bilimi ile harmanlayarak ortaya kendine has bir sanat eseri çıkarmayı başarmıştır.
Reklam
Sanal Gerçeklik Teknolojileri
Uzun süredir, özellikle bilim ve kurgu seven meraklıların beklediği sanal gerçeklik dünyasında gezebileceğiniz sanal gerçeklik teknolojileri sonunda tamamen hayatımıza girdi. Mark Zuckerberg, sanal gerçeklik gözlüğünün önemini fark etmiş ve alanında lider olan Oculus VR ‘ı 2.4 milyar dolar gibi bir rakama satın almıştı. Alanında öncü olan Oculus Rift ‘in hızlı gelişimi ve bu gelişimin pek çok geliştirici ile oyun meraklılarının ilgisini çekmesi, birçok kişi ile firmayı bu alanda çalışmalar yapmasına teşfik etti. HER ALANDA KULLANILMAYA BAŞLANDI Yeni sanal gerçeklik gözlüklerinin geliştirilmesi ve bu işe ilgi duyan kişiler ve şirketlerin artması ile sıra bu cihaz ile uyumlu çalışan ve bu gözlükleri daha gerçekçi kılan teknolojilerin geliştirilmesine gelmiş durumda. Panopticam gibi 360 derece çekim yapan kameralar ile Oculus Rift gibi sanal gerçeklik gözlükleri farklı anlamlar kazanmaya başlamış durumda. Her açıdan çekim yapan kameraların sağlayacağı olanaklar ile sadece eğlencede kalmadığı gibi, Norveç ordusunda tank kullanan askerlerden, insansız hava araçlarını kontrol etmeye, oyun oynamaya ve tehlikeli görevler için simulasyon eğitimlerine kadar pek çok alanda kullanılabiliyor. 360 DERECE ÇEKİM VE EL, KOL HAREKETLERİ 360 derece çekim yapabilen kameranın verdiği gerçeklik hissine bir de elinizi, kolunuzu salladığınızda sanal ortamda bunun yansıması, sanal dünyası gözümüze iyiden iyiye gerçek kılmaya başlamış durumda. Bizde bu yazımızda bu çılgın teknolojilerin yapılış amaçları ile neleri yapabildiklerine kadar içeriklerinden bahsedelim dedik. Amerika’lı girişimci Palmer Luckey isimli kişi ve ekibi tarafından geliştirilen Oculus Rift, başlangıçta Kickstar projesi olarak biliniyordu. Özellikle Facebook’un şirketi toplamda 2.4 milyar dolar değer ile satın alması Oculus Rift’e gösterilen ilginin de doğal olarak artmış olmasını sağladı. Geliştiriciler için satılmasına rağmen Oculus Rift Developer Kit 2 , şimdiden pek çok amaç ve analiz için kullanılabiliyor. Üstelik Oculus Rift fikri o kadar tuttu ki, Sony Playstation 4 ile birlikte çalışacak olan Project Morpheus’u geliştirmeye başlamış durumda. Apple ve Samsung gibi teknoloji devleri de bu fuara dahil olmak üzere çalışmalara çoktan başladılar bile. Oculus Rift ile bir oyun oynamaya başladığınız zaman kendinizi 3D olarak tasarlanmış oyunun içinde bulabiliyorsunuz. Sağa sola dönmeniz veya gözlerinizi kapatmanız birşey ifade etmiyor. Artık adeta sanal ortamın parçalarından birisi haline gelebiliyorsunuz. İnanılmaz bir oyun deneyimi sunan Oculus Rift, alanında şuanda birinci olmuş durumda. PEKİ PROJECT MORPHEUS ? Sony, her ne kadar Oculus VR kadar bu alanda kendisini gösterebilmiş olmasa da elinde Playstation gibi bir büyük cevher bulunuyor. Bu demek oluyor ki gelecek zamanlarda Sony ekibi, bu cevheri değerlendirerek PS 4 veya üstü modellerde birleştirmeler yapabilir. Ayrıca ses konusunda üç boyutlu bir sanal sisteme sahip olan Sony’nin sanal gerçeklik gözlüğü Project Morpheus kullanırken, kafanızı sağa sola çevirdiğinizde duyduğunuz seslerin oranının değişeceği belirtiliyor. Playstation’dan alışkın olduğumuz DualShock gibi teknolojilerin de bulunacağı söylenen sanal gerçeklik gözlüğü, Playstation Camera ile çalışan 3D sensör ile kafanın tam olarak nerede durduğunu belirleyebiliyor. Project Morpheus , ekranından tıpkı Oculus Rift gibi her göz için 960 x 1080 çözünülürlükte görüntü kalitesi sunabiliyor.PCHOCASI
Büyük Acının 15'inci Yılı
Yalova’da 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 15'inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen anma etkinliğinde felakette yaşamlarını yitirenler dualarla anıldı.Marmara Depremi’nde hayatını kaybedenler için düzenlenen program, Yalova Mahalle Afet Gönüllüleri Derneği’nin düzenlediği meşaleli yürüyüşle başladı. Yalova Meydanı'ndan hareketle Gazipaşa Caddesi üzerinden 17 Ağustos Parkı'daki Deprem Anıtı’na yürüyen mahalle afet gönüllüleri, meşaleler yaktı. Yürüyüşe katılanlar anıtın önünde saygı duruşunda bulunuldu. Toplam 2 bin 504 kişinin hayatını kaybettiği, 10 bin 201 bina ve işyerinin yıkıldığı Yalova’da bu yıl düzenlenen törene Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman, AK Parti Yalova Milletvekili Temel Coşkun, İl Genel Meclisi Başkanı Yaşar Demirel ile parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda kişi katıldı. Aradan geçen 15 yıla rağmen acılar yürekleri dağlarken etkinliğe katılanlar büyük afetin simgesi Deprem Anıtı’na akın ederek çiçeklerle donattr. Aradan geçen 15 yıla rağmen silinmeyen acı yeniden yürekleri dağladı. Yürüyüşe katılan İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu kısa bir konuşma yaptı. Doç.Dr. Gündoğdu, bu gibi felaketlerden ders çıkarılması gerektiğini vurgularken, 'Marmara’daki olası depremlerle ilgili mücadele etmemizi geliştirmemiz lazım. Başka da yolu yok. Mahalle afet gönüllülüğü konusunda eğitim almamız gerekiyor. Örgütlü olursanız devlet de sizi ciddiye alır ve beraber afeti önleme planlarını işlerler' dedi. Yalova Belediyesi tarafından her yıl olduğu gibi bu yıl da Deprem Anıtı’nda bir anma programı düzenlendi. Anıtta yakınlarını kaybedenler dualar okudu. Büyük felakette hayatını kaybedenlerin isimlerinin yazılı olduğu mermer bloklara çiçek koyan Yalovalılar, deprem döneminde çekilmiş fotoğrafların yer aldığı sergiyi gezdi. Anma programında İl Müftülüğü görevlileri Kuran-ı Kerim ve ilahiler okudu. YÜZYILIN felaketi olarak nitelendirilen ve merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük İlçesi olan 7.4 şiddetindeki 17 Ağustos 1999 depreminde yaşamlarını yitirenler Kocaeli'nin Gölcük İlçesi Kavaklı sahilinde anıldı. Kavaklı sahilinde anma etkinliği depremde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlandı. Anma etkinliğine Ak Parti Milletvekili İlyas Şeker, Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat ve vatandaşlar katıldı. 'GENÇLERİN EĞİTİLMESİNE ÖNEM VERMELİYİZ' Deprem konusunda gençlerin eğitimine önem verilmesi gerektiğini söyleyen Ulusal Deprem İzleme Merkezi Müdürü Dr. Doğan Kalafat konuşmasına söyle devam etti: 'Yaşadıklarımız bizim kent depremleriydi. Dolayısıyla sonuç olarak baktığımızda çok sık olmayan, ama nadir yaşadığımız 100-130 yılda olabilecek bir depremi yaşadık. Gölcük depremi Türkiye Cumhuriyeti'nde 1939 depremi sonrasında en büyük depremdir. Afetle mücadele çok kolay bir olgu değildir. Depreme karşı bilinçli bir toplum haline gelebilmemiz ve depreme dayanıklı binalarda oturmamız gerekmektedir. Gençlerimiz depremi unuttular. Bazıları da bilmiyor, onun için gençlerimizi bilinçli bir şekilde deprem konusunda eğitmeliyiz' dedi. 'BİLİNÇLİ BİR TOPLUM HALİNE GELMELİYİZ' Depremin büyüklüğü arttıkça tahrip gücünün artıcağını söyleyen Kalafat konuşmasını söyle sürdürdü: 'Japonya ile Türkiye'yi mükayese ettiğimizde Japonya'da 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 4'tür. Çünkü Japonya'da bütün binalar depreme dayanıklı yapılmıştır. Evlerindeki eşyaları sabitlemişlerdir. Türkiye'de olan depremlerde 5.7 büyüklüğündeki depremin şiddeti 8 olur. Çünkü depreme dayanıksız konutlardır. Bu depremde hasar olur can kaybı olur. Bunu engellemek bizim elimizdedir. Depreme dayanıklı binalarda oturursak can kaybı ve yaralanmaları berteraf etmiş oluruz. Gençlerimizin eğitilmesine önem vermeliyiz. Yağmur ve kar yağması gibi düşünerek bilinçli bir toplum haline gelmeliyiz. Doğa ile karşı karşıya gelirsek doğa bizden öcünü çıkartacaktır. Siz sulak yerlerde bina yapmakta ısrar ederseniz doğa bir depremde bunları yıkar.' DEPREM ÖLDÜRMÜYOR BİNALAR ÖLDÜRÜYOR İnsanları depremin öldürmediğini binaların öldürdüğünü söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, 'Asrın felaketi olarak bilinen Gölcük Depremi'nin üzerinden dolu dolu 15 yıl geçti. Yaşadığımız deprem felaketinde kaybettiğimiz canlar ve şehitler hepimizin yüreklerinde hala yaşıyorlar. Geride kalan engelli kardeşlerimiz, gözü yaşlı dünya kamuoyu o günü unutmadı ve unutmayacağız. Gelecek nesillere şuan bir mesaj vermekteyiz. Diyoruzki biz Gölcüklüler olarak hazırlıksız yakalanarak bir felaket yaşadık. Gölcük maddi kayıplarını önemli bir ölçüde kazanmış bir şekilde. Geriye dönmeyen canlarımız ve şehitlerimiz var. Onları rahmetle anıyoruz. Onların istek ve beklentileri doğrultusunda haykırıyoruz. Şehitlerimizi deprem öldürmedi depreme dayanıklı olmayan binalar yüzünden onlar şehit oldu' dedi. HEPİMİZİN ÜZERİNE DÜŞEN CİDDİ SORUMLULUKLAR VAR Herşeyi belediyeden ve hükümetten beklemenin yanlış olduğunu söyleyen Ak Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, 'Depremlerle ilgili sadece ve sadece yıldönümlerinde hatırlanmamalı. Bu konunun sürekli gündeme getirilmesini insan arzu ediyor. Ben yüksek mühendis olarak depremin ne olduğunu bilmiyordum. Türkiyenin yüzde 80-90'ı deprem ve doğal afetlerden bilgisi yoktu. Gün geçtikçe unutuluyor. Unutulmaması lazım. Olası bir depremde aynı miktarda can kaybının verilmemesi ve can kaybının minimum seviyeye alınmasının önlemlerinin alınması lazım. Sadece bu çalışmaları belediye ve hükümetlerden beklemek yanlış. Hepimizin üzerine düşen ciddi sorumluluklar var' diye konuştu. Kuran'ı Kerim Tilaveti ve tasavvuf müsikisi dinletisinin ardından deprem sergisi gezildi. BAKAN IŞIK KONUŞURKEN ANMA PROGRAMINDA OLAY ÇIKTI 17 Ağustos Marmara Depremi'nin 15. yıldönümü konuşmalarının yapıldığı Kavaklı Sahiline Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık saat 00.00'da geldi. Bakan Işık, selamlama konuşması yaptığı sırada alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğu iddia edilen Recep Aydın isimli kişi Bakan Işık'a seslenerek, 'Depremle ilgili konuşuyorsunuz Gölcük'te bir prefabrik ve çadır yok' diyerek tepki gösterdi. Bakan Fikri Işık'da 'Gel konuşalım' diye yanıt verdi. Bakan Işık'ın korumaları tarafından işsiz olduğu öğrenilen Recep Aydın alandan uzaklaştırılıp, gözaltına alınmak istedi. Bu sırada Aydın kollarına giren polislere 'Başka koruma yok mu? Başbakanın korumalarını da gönderin' dedi. Aydın ifadesi alınmak üzere Gölcük Polis merkezine götürüldü. İnsanları depremin öldürmediğini binaların öldürdüğünü söylen Bakan Işık, 'Rabbim tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Depremi hep birlikte yaşadık. Aradan 15 yıl geçti. Depremin bu süre içerisinde yaralarını sardık. Kocaeli'nin her yeri nakış nakış işlendi. Eskiye göre çok daha güzel bir şehir yaptık. Yapamadıığmız tek şey şehitlerimizi geri getirememek. Yapacağımız tek şey onların ruhlarına fatihalar okumak. Deprem şehitlerini unutmayacağız. Deprem gerçeğini de unutmayacağız. Burası deprem bölgesi. Deprem öldürmüyor insanların binalar öldürüyor, hırsı ihtirası öldürüyor. Kendi aramızda o gece yaşanan dayanışmayı unutmayacağız. Deprem anından itibaren insanların tek vucud olma durumunu da unutmayacağız. Dünyanın bize gösterdiği ilgiyi unutmayacağız. Kocaeli'nde yaşanan 1999 depreminin ardından Van'da yaşanan depremde dünyada en hızlı müdahele edilen ve en başarılı müdahele edilen depremlerden birisi oldu. Birinci yılında 20 bine yakın konut hak sahiplerine teslim edildi' dedi. SAAT 03.02’DE DENİZE KIRMIZI KARANFİL Felaketin olduğu saat 03.02'de Deprem Anıtı önünde depremde yaşamını yitirenler anısına denizekırmızı karanfil bırakıldı. Buradaki törende konuşan ve depremin acılarını unutmadıklarını söyleyen Gölcük Belediye Başkanı Mehmet Ellibeş, “Aradan 15 yıl geçmesine rağmen depremin izleri hepimizde kaldı. Geçmişten ders alıp yapılarımızı güvenli bir şekilde inşaa etmemiz gerekiyor. Biz depremde yaşamlarını yitirenler anısına her yıl burada olacağız.' diye konuştu. Yapılan konuşmaların ardından saat 03.02 gece denize kırmızı karanfiller bırakıldı. ADAPAZARI'NDA DEPREM ŞEHİTLERİ İÇİN KURAN OKUNDU ADAPAZARI'nda 17 Ağustos Depremi'nin 15'nci yıldönümünde 'Tatangalar' adlı Sakaryaspor taraftar grubu Kent Meydanı'nda Kuran-ı Kerim okuttu, helva ve ayran dağıttı. Marmara Depremi'nin 15'inci yıldönümüne Sakaryaspor taraftar grubu Tatangalar anma etkinliği düzenledi. Etkinliğe, depremde yakınlarını kaybedenler de katıldı. Program Yıldız Kuran Kursu öğrencilerinin Kuran-ı Kerim okuması ile başladı. Kuran-ı Kerim okunması ardından hazırlanan helva ve ayran etkinliğe katılanlara dağıtıldı. 1999 depreminin olduğu saat 03.02'de etkinliğe katılanlar depremde yaşamlarını yitirinler için 1 dakikalık saygı duruşu yaptı. Ergün AYAZ-Soner GÜLEZER- Süheyla GÖZDERELİLER-Ömür ÇİÇEK/YALOVA, DHA
Antik Mısır ile İlgili Bilmeniz Gereken 20 Şey
etiket
Antik Mısır, insanoğlunun binlerce yıl önce kurduğu sanat ve bilim yönünden en etkileyici medeniyetlerden bir tanesidir. Eski Mısırlılar, ilkel bir toplumun devamı olamayacak kadar engin bir tecrübeye ve bilgi birikimine sahiptiler.
Reklam