onedio
Müziğin En İyi 6 Şehri
Yıllar önce şehirlerin kendine özgü karakterleri vardı. Bugün ise her şey her yerde bulunabiliyor ve Avrupalı olsun, Amerikalı olsun istediğiniz bir şey diğer şehirlerde bulunmazsa internette bulunuyor. Bir şey hariç; müzik. Müziğin kökeni çok derinlere uzanıyor fakat uzaklara gitmiyor. Berlin'den San Francisco'ya bir çok şehir hayat verdiği müzik türlerini bugün hala sağlam bir şekilde canlı tutuyor. Kazaklar, laptoplar ve dondurulmuş yoğurtlar sınırları aşmış ve diğer ülkelere seyahat etmiş olabilir ama jazz, blues, folk müziği ve hatta house müzik bile en çok doğduğu şehirlerde en orijinal halinde duruyor. İşte size geçmişte müzik devrimlerine hayat veren 6 ABD ve Avrupa şehri ve oralarda bulabileceğiniz en geleneksel müzik kulüpleri.
Minik Yiyeceklerin Üzerine Aşırı Detaylı Resimler Yapan Türk Sanatçı
Aşırı minik yiyecekler üzerinde sanatın sınırlarını zorlayan sanatçının ismi Hasan Kale. Tuval olarak kullandığı nesneler arasında fındık kabuğu, çikolata, badem, muz dilimi hatta kabak çekirdeği gibi gıdalar yer alıyor. Aşırı derecede zor bir işe imza atan sanatçının bir sonraki hedefi bir saç teline İstanbul silueti çizmekmiş. Amacına ulaşabilmesi imkansız görünse de en fazla yaklaşan kişi olacağından şüphe duymuyorum. İyi eğlenceler dileriz... 
Kırkpınar'da Şampiyon Atlı
653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nin başpehlivanı, geçen yılın başpehlivanı İsmail Balaban'ı finalde mağlup eden Fatih Atlı oldu.Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde altın kemeri, geçen yılın başpehlivanı İsmail Balaban'ı yenen Atlı takacak.Rakipleri Güngör Ekin, Bayram Ertan, Mehmet Yeşil Yeşil, Osman Aynur ve Abdullah Güngör'ü yenen, geçen yılın başpehlivanı Antalyalı İsmail Balaban'la, Ahmet Yavuz, Faruk Akkoyun, Şaban Yılmaz ve Recep Kara'yı mağlup eden Samsunlu Fatih Atlı, başpehlivanlık unvanı için cazgırın isimlerini anons etmesinin ardından er meydanına çıktı.Peşrevleriyle er meydanının dört bir yanındaki seyirciyi selamlayan başpehlivanlara seyirciler, tezahüratlarıyla sevgi gösterisinde bulundu. Peşrevin ardından güreşe başlayan pehlivanlar ilk dakikalarda birbirlerini tarttı. Karşılaşmanın normal süresinin bitimine dek her iki pehlivandan da önemli atak gelmedi. Seyirciler de bu durumu sık sık ıslıklarıyla protesto etti. Kule hakem heyeti de iki pehlivana pasif güreştikleri için ihtar verdi.Kuvvetlerini puanlama bölümüne saklayan ve normal güreş süresinde pasif güreşen Atlı ve Balaban, bu bölümde birbirlerini açık düşürmek için karşılıklı atağa çıktı. İsmail Balaban'ın iç kazık denemelerine Fatih Atlı müsaade etmedi.Puanlama bölümünde de sonuç alınamayınca, puan alan pehlivanın galip sayılacağı, 'altın puan' da denilen ''uzatmalı puanlama bölümüne'' geçildi. Bu dakikalardan sonra ataklarla izleyiciler büyük heyecan yaşadı.Tek dalma taktiğine sıkça başvuran İsmail Balaban'ın hatasından yararlanan Fatih Atlı, 55. dakikada rakibinden 1 puan alarak karşılaşmayı kazandı. Atlı, rakibini sarılarak teselli etmeye çalıştı.Altın kemere hak kazanan Atlı, 653. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Başpehlivanı unvanını aldı.AA
Reklam
Hissedilmeyen Görünmezlik Pelerini Üretildi
Alman bilim insanları, üzerine örtüldüğü her nesneyi görünmez kılmayı başaran bir pelerin üretti. Pelerin, aynı zamanda hissedilmeme özelliğine sahip. Karlsruhe Teknoloji Enstitüsü (KIT) araştırmacıları, dünyanın ilk mekanik ve hissedilmeyen görünmezlik pelerinini ürettiklerini açıkladı. Pelerin, bugüne kadar geliştirilen ve nesneleri görünür ışık, mikrodalgalar ve ses dalgalarından gizleyen örneklerinden kıyasla, ilk mekanik pelerin olma özelliğine sahip. Mekanik pelerin, ışığı doğal olarak büken optik metametaryalden farklı olarak, fiziksel güçleri farklı bir şekilde yönlendirebiliyor. Sayısız iğne şekilli konilerden oluşan polimer madde, çaprazlama yerleştirilmiş kristal kafesleri andırıyor. Parmakla dokunulduğu zaman hissedilmeyen ve ölçüm cihazları tarafından tespit edilemeyen pelerin, bu özelliğini sahip olduğu mekanik metamateryallerden alıyor. Nesnelerin etrafından yayılan farklı dalgaboyutlarına ait ışık hızındaki fotonları kusursuz şekilde bükebilen pelerin, bu sayede üzerine örtüldüğü nesnenin göz önünden kaybolmasını sağlıyor. Belli büyüklükteki nesneleri görünmez kılmak için çok büyük miktarlarda üretilmesi gereken mekanik görünmezlik pelerini, henüz geliştirilme aşamasında. Alman basını, ticari ürün olarak piyasaya sürülmesi beklenmeyen pelerinin birkaç yıl için birçok yeni uygulama geliştirilmesini sağlayabileceğini belirtti. KIT tarafından mekanik pelerini üretmek için kullanılan 3D litografi Nanoscribe cihazı, şu an için oldukça küçük ölçeklerde madde elde edilmesini sağlıyor. Alman bilim insanları yakın gelecekte mekanik pelerini çok daha büyük ölçekte üretebilmeyi umuyor. Kaynak: Al Jazeera
Reklam
Leonardo Di Caprio'nun Acınası Rollerde Oynadığının 13 Kanıtı
Evet Leonardo'yu bende çok seviyorum ama bu onun acınası rollerde oynadığı gerçeğini değiştirmiyor maalesef. Geçen günlerde bu gerçeği fark ettim ve sizlerle bunu paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz ve ekleyecekleriniz varsa yorum bölümüne yazabilirsiniz :D Esen kalın efendim...
Çeşme Suyu Nasıl Fosforlu Hale Getirilir?
Bir bardak su bir anda nasıl fotoğraftaki gibi fosforlu,geceleri parlayan bir hale getirilir?Hem arkadaşlarınızı şaşırtın hem de partileriniz için inanılmaz bir dekor yaratın ama sakın  o suyu içmeyin :DÖNCE GÜVENLİK!Not:İnternet sitem henüz yapım aşamasındadır,isteyen içeriğime https://www.youtube.com/user/pratikbilgiIer 'den ulaşabilir
Hafızayı Silen ve Sahte Anı Oluşturan Beyin Çipi Geliştirildi
DARPA'nın geliştirdiği beyin çipi ile hafızadaki belli anıların silinmesi ya da olmayan anıların yerleştirilmesi gerçek olacak. Christopher Nolan'ın dünyaca ünlü filmi Inception'ı izleyenler hemen hatırlayacaktır. Ancak biz yine de izlemeyenler için söyleyelim, filmde rüyalar aracılığı ile insanların beyinlerine anılar yerleştiriliyor, olan anılar siliniyordu. İşte bu tarz olayların sadece bilim-kurgu filmlerinde olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü ABD Savunma Bakanlığı İleri Araştırma Projeleri Ajansı yani DARPA tarafından bu dediğimiz olayları yapabilecek bir beyin çipi geliştirildi. Bu tüyler ürpertici gelişmenin hangi amaçlarla kullanılacağı ise hala bilinmiyor. İnsanlara sahte anılar yerleştirerek neler yapılabileceğini bir düşünün. Bir sinirbilimci olan Joseph LeDoux konuyla alakalı olarak, DARPA'nın bu tarz çalışmalarına tam gaz devam ettiğini ve ajansın bu çipleri beyne yerleştirmekle neyi amaçladıklarını bilmediğini söyledi. Bu çiplerin bir protez olarak nitelendirilebileceğini söyleyen LeDoux , kol ya da bacak yerine bunda hafızanız düzeltilecek. teknokulis
Reklam
Dünyanın En Büyük Teleskopunun İnşası Başladı
Şimdiye kadar yapılmış en büyük teleskopun yapımına Şili'de düzenlenen törenle başladı. Dünyanın en büyük teleskobu olması hedeflenen ' Avrupa'ya ait Olağanüstü Büyük Teleskobu 'nun yapımına Şili'de düzenlenen törenlerle başlandı. Devasa teleskop 39.3 metre çapında parçalı bir ayna içeriyor. Ülkenin kuzeyinde yer alan Atacama Çölü'nde 3 bin metrelik Cerro Armazones Dağı'nın zirvesi, düzleştirme çalışması için havaya uçuruldu ve 5 bin metreküp kaya parçalandı . 2024'te yapımının bitmesi beklenen teleskobun, ' evrendeki bilinmeyen alemlerinin keşfine ' katkıda bulunması bekleniyor. Kaynak: Sabah
NASA'nın 'Kıyamet' Planı Hazır
Uzmanlar öldürücü bir gök cisminin Dünya’ya çarpmasının sadece bir an meselesi olduğunu söylüyor. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ise dünyayı bu cisimden kurtarma çalışmalarına başladı. Uzay dairesinin ‘’Asteroid Retrieval Mission’’ adı verdiği kurtarma çalışması 2020’li yılların ortalarında olması beklenen olayı önlemeyi planlamakla birlikte bilim insanlarının üzerinde deney yapabilecekleri bir sistem oluşturmayı da amaçlıyor. NASA’da Dünya yakınındaki gök cisimleriyle ilgili çalışmalar yapan Lindley Johnson NBC News’a konuşarak, planladıkları çalışmanın ayrıntıları hakkında bilgi verdi. ‘’Hollywood filmlerinde gördüklerimiz maalesef gerçeği pek yansıtmıyor’’ diyen Johnson ‘’Bir uzay aracıyla yıkıcı bir faciaya engel olmak için neler yapabileceğimize bakıyoruz ‘’ diye de ekledi. Dünya çevresinde milyonlarca gök cismi bulunmakta. Uzmanlar bunların 20.000’e yakınının bir şehir büyüklüğünde yıkım potansiyeli olduğunu savunuyor. NASA astronotları ve birçok ilgili kurum Dünya’nın çevresindeki bu cisimleri büyüklüklerine göre gruplandırıp oluşturabilecekleri tehditleri inceliyor. NASA’nın 1.25 milyar dolarlık ‘’Asteroid Retrieval Mission’’ı güneş enerjisiyle çalışan bir uzay gemisi aracılığıyla iri gök cisimlerini yakalayıp, bilim insanlarının araştırması için bu cisimleri ayın yörüngesinde tutacak bir yol arıyor. Planın A ve B seçenekleri var. A seçeneği 10 metreden küçük boyutlardaki cisimleri ayın yörüngesine yönlendirmeden önce yakalamayı planlarken, B seçeneği 10 metreden daha büyük cisimleri yakalayıp geri göndermeyi amaçlıyor. Johnson’a göreyse gezegensel koruma için plan B daha elverişli. Uzay aracının ‘’yerçekimi traktörü’’ görevi görme ihtimali var. Johnson bunu şu cümlesiyle açıklıyor: ‘’Uzay aracı yerçekimi kuvvetini kullanarak zamanla büyük cisimlerin yörüngesini kaydırabilecek, eğer işe yararsa cisimler Dünya’nın yolundan uzaklaşmış olacak.’’ Araç aynı zamanda güneşsel elektrik iyonları sayesinde cisimleri uzaklaştırmak için ne kadar güç ve zaman gerektiğini de ölçebilecek. Lindley Johnson ‘’ARM’’ planını gözlem programlarıyla desteklediklerini böylece ‘’ARM’’nin de gezegensel savunmaya destek sağlayabileceğini düşünüyor. NASA’nın planı yalnızca Dünya’yı büyük bir felaketten kurtarmak değil. Plan aynı zamanda Güneş sisteminde yer alan cisimler hakkında bilgi edinilmesi için de yararlı olmayı amaçlıyor. Edinilen bilgilerin ileride Mars ve Mars’ın uydularının araştırılmasında da önemli katkı sağlayacağı düşünülmekte. ARM program yöneticisi Michele Gates, NASA’nın bu yıl sonunda A ve B seçenekleri arasındaki tercihini kesinliştireceğini belirtti. Tercih edilen seçenek doğrultusundaysa 2019 yılında uzay aracının fırlatılması planlanıyor. Gök cisimlerinin Dünya’ya çarpmasının beklendiği aralık ise 2021-2024. NASA’nın şimdiden belirlediği 6 hedef cisim mevcut. Bunlardan 3 tanesi A seçeneğine 3 tanesiyse B seçeneğine ait cisimler. Listeye daha fazla cisim eklenmesi bekleniyor fakat belirtilene göre bu sayı 10 civarında kalacak. ‘’ARM’’ şimdiden ABD kongresi ve çeşitli yerlerden eleştiriler almakta. Mars’ın ve ayın keşif için daha uygun bir hedef olduğunu düşünenlereyse incelemenin 2030lu yıllarda olacağı belirtildi. Yapılan eleştirilere rağmen, NASA gök cisimlerinin keşfi için gereken parayı çeşitli projelerle sağlamaya devam ediyor.Kaynak: HaberKıta
Reklam
Bu Hafta 5 Film Vizyonda
Bu hafta, dram, aksiyon, biyografi, animasyon türünde 5 film vizyona girecek.  ''Geçmişin İzleri''  Jonathan Teplitzky'nin yönettiği, Oscar Ödüllü Nicole Kidman ile Colin Firth'in yanı sıra Jeremy Irvine ve Stellan Skarsgaard'ın oynadığı ''Geçmişin İzleri'' izleyiciyle bulaşacak. Gerçek bir öyküden uyarlanan filmde, 2. Dünya Savaşı sırasında Japon çalışma kampında esirken işkence gören İngiliz ordu mensubu Eric Lomax'ın hikayesi anlatılıyor. Dram ve biyografi türündeki filmin konusu özetle şöyle: ''Savaş sonrası eşi Patti, Lomax'ın kapanmaz diye düşündüğü yaralarını sarmaya yardımcı olur. Bir gün Lomax, yaşadıklarının büyük bir bölümünden sorumlu tuttuğu Japon tercümanın hayatta olduğunu keşfeder ve hem onunla hem de zorlu geçmişiyle yüzleşmeye karar verir.'' ''Öteki'' Yönetmen koltuğunda Richard Ayoade'nin oturduğu, Jesse Eisenberg, Wallace Shawn, Noah Taylor ile James Fox'un rol aldığı ''Öteki'' filmi, gerilim ve dram meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor. Dostoyevski'nin, yazdığı dönemde sert eleştirilere maruz kalan eseri ''Öteki''nin beyaz perdeye uyarlaması olan filmde, bir adamın yaşarken kendi 'öteki'siyle tanıştıktan sonra yaşadıkları izlenebilecek. ''Tom Çiftlikte'' Gerilim ve dram türündeki 'Tom Çiftlikte' filminin yönetmenliğini Xavier Dolan üstlendi. Xavier Dolan'ın, Pierre Yves Cardinal, Lise Roy ve Evelyne Brochu ile rol aldığı filmin konusu özetle şöyle: ''Tom, sevgilisi Guillaume'un cenazesi için Quebec kırsalına gider. Orada, Guillaume'un annesi ve ileri derecede maço abisi Francis ile tanışır. Kederli ailenin bu ilişkiden haberinin olmadığı açıkken, Francis şaşırtıcı bir oyunun kurallarını birer birer koymaya başlayınca işler iyice karışır. Bu oyun Tom'u hem boğar hem de heyecanlandırır.'' ''Dhoom: 3'' Vijay Krishna Acharya'nın yönettiği ve Aamir Khan, Katrina Kaif, Tabrett Bethell ile Abhishek Bachchan izleyeci karşısına çıktığı ''Dhoom: 3'', aksiyon meraklılarının ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Hindistan yapımı filmde, sahibi oldukları sirkte babası ile gösteriler yapan Sahir'in, babasının sirkin kapanmaması için bankadan çektiği krediyi ödeyememesi nedeniyle intihar etmesine şahit olmasının ar yaşadıkları konu ediniliyor. ''Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2'' Dean DeBlois'in yönettiği animasyon türündeki ''Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2'' isimli animasyon filmde seslendirmeleri Jay Baruchel, Cate Blanchett, Gerard Butler ile Craig Ferguson yaptı. 'Ejderhanı Nasıl Eğitirsin' üçlemesinin ikinci bölümünde, 'Hıçkıdık' ve 'Dişsiz'in olağanüstü dünyalarına geri dönülüp, Berk Adası'nda ejderhaların ve vikinglerin bir araya getirmelerinden 5 sene sonrasına gidilecek. Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Reklam
Türk Yapımı Keskin Nişancı Tüfeği Paris'te Çalındı
Paris'te gerçekleştirilen silah fuarına katılan MKE'nin geliştirdiği keskin nişancı tüfeği, kimliği belirsiz kişi veya kişilerce çalındı. Paris'te 18-20 Haziran arasında gerçekleşen ve Türkiye'den 11 firmanın katıldığı 'Eurosatory' fuarında Makine Kimya Endüstrisi bir şok yaşadı. Bora 12 sniper tüfeği MKE'nin standından çalındı. MKE yetkilileri, kilitli güvenlikli bir kabinde sergilenen tüfeğin özel bir alyen anahtarı kullanılarak çalındığını belirtiyor. 7,62 mm çapında 1.200 metre etki mesafesine sahip bir keskin nişancı tüfeği olan Bora 12, yüzde 100 Türk yapımı bir keskin nişancı silahı. Bora 12'yi çalan kişi bu silahı kullanamayacak çünkü yetkililer tüfeğin ateşleme piminin üzerinde olmadığını kaydetti. 1.2M uzunlukta ve 6Kg ağırlıktaki tüfeğin nasıl çıkarıldığı da merak konusu. Polis araştırmalarını sürdürüyor. YARIŞMADA BİRİNCİ OLMUŞTU Bora12, Pakistan'da düzenlenen uluslararası atış yarışmasının galibi olmuştu. MKE üretim şefi Mehmet Demirel, 'Silahımız JMK BORA12 uzun menzilli keskin nişancı tüfeğidir 7,62 mm. Çapında, bin metre nokta hedefi, bin iki yüz metre tesirli hedefi olan bir silahtır. Kendi konseptinde dünya birincisi olmuş bir silahtır. Şu anda Türk Silahlı Kuvvetleri Jandarma Özel Harekatı operasyonel bölgelerde bu silahı aktif olarak kullanmaktadır.' diyerek silahı tanıtmıştı.. YÜZDE YÜZ TÜRK MALI Yurt dışından da çok sayıda sipariş alan tüfekle ilgili Demirel, ayrıca: 'Bu silah MKE silah fabrikası açısından çok önemli bir silahtır. Sebebi 1935 yılında kurulan silah fabrikasında ilk yerli patentli üründür, yüzde yüz Türk malıdır, yüzde yüz kendi ürünümüzdür. Bu silahımız bir çok Avrupa ülkesinde ihraç edilmektedir. Özellikle Azerbaycan ordusunun milli silahı konumundadır.'teknolojioku
Şarkılarda Çok da Göz Önünde Olmayan 11 Şahsın Hikayesi
Şarkıları hep onu söyleyen ve kendisine söylenen bakış açısından dinledik. Oysa o şarkıların çoğunda hiç dikkat etmediğimiz, sadece mısralarda geçen bir kelime olarak gördüğümüz, kim bilir belki daha büyük dramlar yaşayan, aşağılanan, örselenen insanlar vardı. Size çok bilinen 11 şarkı ile bu görünmeyen insanları anlatmaya çalıştım.
Reklam