Legolu Star Wars Fragmanını Bir Milyon Kişi İzledi
Sinema tarihinin en önemli bilim kurgu serilerinden Yıldız Savaşları’nın (Star Wars) son filmi ‘Güç Uyanıyor’ un fragmanının legolu versiyonu Youtube’da 1 milyon kişi tarafından izlendi.Oyalanmak için yapmıştıSnooperKing adlı Youtube kullanıcısı, kendi ifadesiyle ‘yapacak hiçbir şeyi olmadığı’ için iki gün önce yayınlanan fragmanı lego oyuncaklarıyla yeniden canlandırdı. Fragmanın birebir canlandırıldığı videoyu bir gün içinde 1 milyondan fazla kişi izledi.Lego versiyonuyla ‘Yıldız Savaşları: Güç Uyanıyor’ un fragmanı şöyle:Filmin orjinal fragmanı ise şöyle:JJ Abrams’ın yönetmenliğini yaptığı filmde Harrison Ford, Carrie Fisher ve Mark Hamill gibi daha önce seride oynamış isimlerle birlikte yeni oyuncular Oscar Isaac, Adam Driver ve Daisy Ridley gibi oyuncular da rol aldı.
"Bilim için Memeler"
‘Tette per la Scienza’ ya da bizim dilimizde 'Bilim için Memeler', duyarlı İtalyan kadınların bilimin ayağına dolanıp duran yaygın mitleri deşifre etmek için kendi memelerini deşifre ettikleri bir resimli blog.Bloğun yaratıcısı Lara Tait, 'Aklın durduğu yerde, memelerin bir şansı olabilir.' mottosuyla yola çıkmış. Fikir, memeleri gerçek olmayan ama bilime atfedilen mitlere dikkat çekmek üzere kullanmak. Bu kıvrımlı İtalyan kadınları, 'Dünya düzdür' ya da 'çocuğunuzu aşılatmak onları hasta edebilir' gibi mitlerin yanlışlığını deşifre ediyorlar.Sizin için bir kaçını tercüme edip fotoğraflarını paylaşıyoruz.
Mirzabeyoğlu: 'Uzaktan Zihin Kontrolüyle Beni Etkilemeye Çalışıyorlar'
Cezaevinde geçirdiği 15 yılın ardından temmuz ayında tahliye olan İBDA-C lideri Salih İzzet Erdiş, İstanbul'da bir konferansa katıldı.İzleyicilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansta Erdiş'in, 'Şu anda uzaktan zihin kontrolüyle beni etkilemeye çalışıyorlar, ağzımdan fevri bir söz çıkarsa bilin ki o söz benim değil' demesi dikkat çekti.Cezaevinde geçirdiği 15 yılın ardından geçtiğimiz ayında tahliye olan ve kamuoyunda ‘'Salih Mirzabeyoğlu'’ olarak tanınan İBDA-C örgütünün lideri Salih izzet Erdiş, İstanbul ’da 'Adalet Mutlak'a' adlı bir konferansta konuştu. Erdiş'in katıldığı konferansa yoğun katılım dikkat çekti.Radikal'in haberine göre, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen konferansta, yoğun ilgi nedeniyle merdivenler dahi hınca hınç doldu. Bazı vatandaşlar konferansı ayakta dinlemek zorunda kalırken, salona giremeyen çok sayıda kişi ise Erdiş'i salon dışına kurulan ekranlardan izledi.''Yaşasın kumandan Mirzabeyoğlu''''Herkes için Adalet Platformu'' ve ''Yeni Devir Hukukçular Derneği'' tarafından düzenlenen konferans öncesinde, salona asılan Erdiş ve Necip Fazıl Kısakürek'in resimleri ile 'İstikbal İslamındır' yazılı pankartlar dikkat çekti. İsminin anons edilmesiyle birlikte salondakilerin alkışları ve ''Yaşasın kumandan Mirzabeyoğlu'', ''Kumandan nerede biz oradayız'' sloganları eşliğinde sahneye gelen Erdiş, kendisini uzun süre ayakta alkışlayan salondakilere elini sallayarak karşılık verdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüştüMirzabeyoğlu’nun konferansını izleyenlerden biri de Cumhuriyet gazetesi yazarı Aydın Engin’di. Engin, bugünkü köşesinde toplantıya ilişkin çok ilginç detaylar aktardı. Toplantı başlamadan önce gazetecilerin “Mirzabeyoğlu’nun tanışmak ve teşekkür etmek üzere geleceği” özel bir bölüme alındığını aktaran Aydın Engin öyle devam etti: “Bir süre sonra ise Mirzabeyoğlu’nun biraz gecikeceği, çünkü şu anda, Haliç Kongre Merkezi’ndeki çalışma odasında bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmekte olduğu açıklandı. Görüşme talebinin cumhurbaşkanının isteği üzerine gerçekleştiği de bilgi olarak gazetecilere aktarıldı.” Uzaktan zihin kontrolü Aydın Engin’in aktardığına göre Mirzabeyoğlu, konuşmasının hemen başlarında, daha önce de medyaya yansımış olan şikâyetini yineledi ve “Şu anda sizlere hitap ederken telegram metoduyla beni etkilemeye çalışıyorlar. Telegram biliyorsunuz uzaktan zihin kontrolü demektir. Konuşmam sırasında ağzımdan fevri bir söz çıkarsa bilin ki o söz benim değil, zihnimi uzaktan yönetmek için saldıran telegramcıların sözüdür” dedi. Bu sözler salondan güçlü bir “yuh” protestosu ile karşılandı. Ancak salonun “Telegramcılar”a yönelttiği bu protestoyu Mirzabeyoğlu bir el hareketi ile durdurdu ve “Bana bırakın, ben onlarla mücadele ederim” dedi.3 saat konuştuTürkiye 'nin yakın tarihinde meydana gelen olaylara değinen Erdiş, konuşmasında adalet, demokrasi, islam, sosyalizm, felsefe bilim ve teknoloji gibi kavramlar üzerinde durdu. Erdiş'in, konferansta yaptığı konuşma yaklaşık 3 saat sürdü. Konuşmanın sonunda ise görevliler, salondakilerin Erdiş'in yanına yaklaşmaması için el ele tutuşarak bir koridor oluşturdu.Kamuoyunda 'Salih Mirzabeyoğlu' olarak tanınan ve ''Anayasal düzeni silah zoru ile değiştirmeye teşebbüs etmek'' suçundan idam cezasına çarptırılan ve daha sonra yapılan yasa değişikliği nedeniyle cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilen İBDA/C örgütünün lideri Salih İzzet Erdiş, yeniden yargılanma talebi mahkeme tarafından kabule değer görüldüğü için hakkında tahliye kararı çıktı. Mirzabeyoğlu, 22 Temmuz'da Bolu F Tipi Cezaevi'nden tahliye edilmişti.Vatan
Reklam
'Uçaklarda Neden Koridor Tarafında Oturmamalıyız' Sorusuna Bilimsel Cevap
Uçak yolculuklarının bitmeyen tartışması “Koridor tarafında oturmak mı daha iyidir, pencere tarafında mı?” konusuna Amerikalı bilim insanları açıklık getirdiler.Genelde sık sık ayağa kalkmak veya uzun bacaklarını koridora uzatmak isteyen yolcular koridor tarafını tercih ederler. Ancak Amerikalı araştırmacılar bunun çok tehlikeli olduğunu iddia ediyorlar.Tuscon’daki Arizona Üniversitesi Mikrobiyoloji bölümünden Charles Gerba, bilim bloğu “io9.com”’a yaptığı açıklamada koridor tarafının yolcular için hastalık rizikosu oluşturduğunu iddia etti. Koridor tarafında oturan yolcuların daha sık koridordan geçmekte olan diğer yolcular tarafından dokunulduğu ve daha fazla bakteri ve mikroba maruz kaldığı belirlendi. Kabindeki hava akımının yukarıdan aşağıya doğru olduğuna dikkati çeken Mikrobiyolog Gerba, temiz hava sirkülasyonun tüm kabine dağılmadığını ve böylece yolcuların yanından oturan diğer yolcunun nefesini de içine çektiğini söyledi.Uçaklardaki “Novovirüs”’ün özellikle koridor bölgesinde yayıldığına dikkati çeken uzman, örnek olarak 2008 yılında Boston’dan Los Angeles’a gitmekte olan uçakta çok sayıda yolcunun aynı anda “Novovirüs” kapmasını gösterdi. Bu yolculukta çok sayıda yolcuda kusma ve ishal belirtileri görülünce kaptan uçağı zorunlu olarak Şikago’ya indirmiş ve yolcular acilen hastanelere götürülmüştü. Amerikan Sağlık Bakanlığı’nın araştırmasında da genelde koridor tarafına oturan yolcuların, hasta yolcuların dokunmasıyla bulaşıcı hastalıklara yakalandıkları saptanmıştı. Gerba, tuvaletlerdeki, koltuklardaki kol dayama yerlerinde, kemerlerde ve koltuk masalarındaki virüs ve bakterilere dikkat edilmesi gerektiğini de belirtti. DHA
Britney Spears'ı Sevmek İçin 7 Neden
1. İçimizden Biri 'Evet o Britney Spears. 200 milyondan fazla kayıt satışı, 6 #1 numara albüm sahibi olan. 2 Diamond albüme, 400'den fazla ödüle sahip ve 200 milyon dolardan fazla serveti var ama Starbucks kuyruğunda pijama giymiş halde bekliyor.'Britney Spears diğer starların aksine günlük yaşamında sadelikten yana olan bir sanatçı.Mümkün olduğunca abartıdan kaçınan Britney'i Starbucks kuyruğunda pijama veya eşofmanlarıyla görmek mümkün.Britney bu yönüyle ilgili bir röportajında 'Ben oldukça normalim, bilirsin!Herkes gibiyim, herkesinki gibi olan sıradan bir günü severim.' demiştir.
Reklam
8 Maddede Spartaküs'ün Dizisi ve Romanı Arasındaki Farklar
Öncelikle uyarı yapmakta fayda var, galeri dizi ve kitaptan spoilerlar içermektedir!Spartaküs'ten haberdar olan insanların çoğunluğu bunu diziye borçlu olsa da aslında Spartaküs'ün modern zamanda varoluşu 1952 yılına kadar gitmektedir. ABD'deki ünlü McCarty dönemindeki anti-komünist kampanyadan nasibini alanlardan biri olan Howard Fast, hapisten çıkar çıkmaz, Spartacus romanını yazıp, yayınevine teslim etti. Ancak o sıralar FBI'ın göz hapsinde olan Fast'in kitabını basmak mümkün değildi. Bu yüzden Fast kendi yayınevini kurup kitabını kendisi basmak durumunda kaldı. Ancak nihayet 1952 yılında kitabını bastı. 8 yıl sonra ise şimdilerde dünyanın en ünlü yönetmenlerinden biri olan Stanley Kubrick, başrolde Kirk Douglas'ın oynadığı Spartacus isimli sinema filmini çekti.Bu galeride de roman ve dizi arasındaki farklılıkları göreceğiz. Belki iki katı kadar daha madde bulunabilirdi ancak daha belli başlı farklılıkları seçmeye çalıştım.
Reklam
Singapur'lu Yaratıcı Ressamın Gerçeklerinden Ayırt Edilemeyen Çizimleri
Ultra gerçekçi resimleri kendi kendine yapmayı öğrenen Singapur'lu yaratıcı sanatçı İvan HOO , gerçekçi resim çalışmalarında renkli kalemler, pasteller ve mürekkepler kullanarak gerçeğinden ayırt edilemeyecek çalışmalar yapıyor. İvan HOO çalışmalarında pürüssüz tahta yüzeyler kullanıyor.'Ben her zaman algıda ve görsellerde şok etkisi yaratan gerçekçi sanat eserlerini sevdim.' diyen HOO ve ekliyor ' Ağaçla çalışmak bana pek çok boyutta çalışma imkanı ve gerçeğe yakın şeyler ortaya çıkartma imkanı veriyor . Ayıca pastellerle de çok iyi gidiyor.' Şimdi size çok şaşıracağınız çalışmalarından bazılarını sunuyoruz.
Einstein ve Ölüm Günü
Kaynak Einstein ve Ölüm Günü | Birinfo.comBazı fotoğraflar, göründüklerinden fazla şey anlatırlar. Bir çalışma odası mı? Öyle gözüküyor, sıradan, dağınık bir masa, arka planda kara tahtaya yazılmış birkaç formül, dağınık raflar... Oldukça sıradan gibi. Sadece biraz dağınık. Einstein'ın (güvenilir kaynaklardan doğrulanamıyor olsa da) şöyle söylediği iddia edilir:'Dağınık bir masa, dağınık bir zihin anlamına geliyorsa, boş bir masa ne anlama gelir?'Ola ki bu sözü gerçekten sarfettiyse, sözün içeriğine katılıyor diyebiliriz. Çünkü fotoğrafta gördüğüz, Albert Einstein'ın Princeton Üniversitesi'ndeki çalışma masasıdır. Ancak söylediğimiz gibi, fotoğraflar bazen olduğundan fazla şey anlatır. Çünkü bu fotoğraf, öyle sıradan bir günde çekilmedi. Bu fotoğraf, 18 Nisan 1955'te çekildi. Einstein'ın öldüğü gün, ölümünden sadece birkaç saat sonra, LIFE dergisi fotoğrafçısı Ralph Morse tarafından. Morse, tam 55 yıl sonra, o günden aklında kalanları şöyle anlatıyor:'Kameralarımı kaptığım gibi, New Jersey'nin kuzeyinde yer alan evimden 150 kilometre uzaktaki Princeton'a doğru yola koyuldum. Einstein, Princeton Hastanesi'nde ölmüştü, dolayısıyla direkt oraya yöneldim. Ancak tam bir kaos vardı: gazeteciler, fotoğrafçılar, neler olduğunu merak ederek biriken insanlar... O zamanlar hastane ufacıktı. Kendime 'Unut bunu.' dedim. Doğruca Einstein'ın çalışma odasının bulunduğu binaya yöneldim.'Ve Einstein'ın odasını, ölümden önce son olarak bıraktığı gibi gösteren bu fotoğrafı çekti.O gün çekilen bazı diğer fotoğraflar şöyle:
Reklam
Reklam
Tire'den Tarih Fışkırdı
Tire’nin Yeğenli Mahallesi kırsalında Temmuz ayında DSİ’nin su kanalı çalışması sırasında bulunan “Geç Roma” dönemine ait 3 mezardan sonra şimdi de aynı bölgede “lahit mezar” bulunduÇağlar boyunca birçok önemli uygarlığa ev sahipliği yapan ilçede şimdi de “lahit mezar” heyecanı yaşanıyor. Temmuz ayında, Yeğenli Mahallesi kırsalında DSİ’nin su kanalı çalışması sırasında bulunan “Geç Roma” dönemine ait 3 mezarın ardından planlı bir şekilde sürdürülen kazı çalışmaları ilk meyvesini verdi. Tire Müzesi’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan aldığı kazı izni sonrası aynı bölgede “lahit mezar” bulundu. M.S 4’ncü yüzyıla ait olduğu tahmin edilen lahit parçaları Tire Müzesi tarafından koruma altına alındı. 3 kişilik uzman ekibin özenle toprak altından çıkardığı tarihi buluntular Tire Müzesi’ne getirildi. Burada yapılan incelemede pişmiş topraktan yapıldığı belirlenen lahit parçalarının “Geç Roma” dönemini işaret ettiği bildirildi.Yeğenli köyü kırsalındaki çalışmaların kazı alanında yaşanacak gelişmelere bağlı olarak genişleyerek sürdürülebileceği öğrenildi. Yetkililer, Temmuz ayında çıkarılan mezar kalıntılarıyla birlikte yeni buluntuların da detaylı şekilde incelenip, envantere dahil edildikten sonra gerek görüldüğü takdirde müzede sergileneceğini ifade etti. Toprak altından çıkarılan lahitin ve ilk bulunan mezarların tek bir bütün halinde olmadığına dikkat çeken uzmanlar, eserlerin doğal nedenlerden ötürü zamanla büyük tahribat gördüğüne işaret ettiler. Kaçak kazı ve eserlerin talan edilmesine karşı Tire Jandarması ise bölgede geniş güvenlik tedbirleri aldı.İHA
25 Yıl Boyunca Elleriyle Kazdığı Mağarayı İnanılmaz Bir Sanat Eserine Dönüştüren Adam
Kendi kendini eğitmiş olan sanatkar Ra Paulette, hayatının son 25 yılını New Mexico Eyaleti'ndeki dağlık bir alanda bulduğu bir mağarayı kazarak harcadı. 67 yaşındaki bu adam, normal kazı çalışmalarında kullanılan aletleri ve makineleri kullanmıyor. Yalnızca küçük el aletleri ve çoğu zaman hiçbir şey kullanmadan sadece elleriyle kazı çalışmalarını yürütüyor. Peki ortaya ne mi çıktı? İşte o inanılmaz mağaradan görüntüler;
İslam Dünyası'nın Bilim İnsanları
İslam dünyası, Moğol İstilası'na kadar bilime büyük ölçüde katkıda bulundu ve hayatı kolaylaştıracak pek çok buluş geliştirdi. Işte bunlardan bazıları;
Deniz Canlılarını İsimlendirirken Çok Hoyrat Davranıldığının 10 Bariz Kanıtı
Deniz fili, deniz atı, deniz kestanesi, deniz ineği, deniz yıldızı, deniz kaplumbağası, vs. Neden deniz canlıları isimlendirilirken onların karada yaşayan benzerlerinin başına 'deniz' kelimesi getirilerek isimlendirilir? Bu kolaycılık neden? Tamam kaplumbağayı falan anlıyorum da, deniz fili, deniz atı, deniz kestanesi falan nedir? Mesela neden hiç kara hamsisi, hava ıstakozu gibi hayvan isimleri yok? Neden deniz canlıları ikinci sınıf muamele görüyor? Bu vurdumduymazlık, bu hoyratlık düpedüz haksızlıktır. Baktın hayvan iri o zaman adı deniz fili olsun, bu mudur bilim? Bu mudur sınıflama? Gerçekten bilim insanları çok ayıp ediyorlar, buna derhal bir son versinler ve deniz canlılarına daha akıllıca isim bulsunlar. Olmuyor mu o zaman kara midyesi, ağaç istavriti gibi isimler de kullansınlar.
Reklam