Makam Şoförü: 'Sokağa Çıkaran Bir Yol Hikayesi'
Engelsiz Pedal gönüllü bir hareket ve bir grup gencin engelli çocukları, özel sepetli bisikletlerle İstanbul turlarına çıkarmasıyla başlamış. Amaçlarını 'Sistemli çalışan, daha fazla engelli çocuğa ve ailesine ulaşabilen büyük bir gönüllülük organizasyonu olabilmek' olarak tanımlıyorlar.  12 dakikanızı ayırın ve nasıl güzel insanlar var bu ülkede görün.Engelsiz Pedal hakkında daha fazla bilgi için Facebook sayfalarını ziyaret edebilirsiniz.
Dünyanın En Büyük Teleskopunun İnşaat Planı Onaylandı
Dünyanın en büyük teleskopunun gün yüzüne çıkması için gerekli tüm prosedürler nihayet tamamlandı. Avrupa Güney Rasathane Konseyi, Şili’de inşa edilecek teleskop projesine sonunda yeşil ışık yaktı. Halihazırda kısaca E-ELT olarak anılan teleskopun yapımının 2024 itibarıyla tamamlanması öngörülüyor.Avrupa Güney Rasathane Konseyi Direktörü Tim de Zeeuw, aldıkları kararın teleskopun inşa edilebileceği anlamına geldiğinin altını çizdi. E-ELT’nin temel inşaat süreci için gerekli kaynağın oluşturulduğunu söyleyen de Zeeuw, artık projenin oluşturulan plan çerçevesinde ilerleyebileceğini belirtti. Avrupalı bir kurum tarafından yaptırılan teleskopun Şili’ye kurulacak olması ise ilginç bir durum olarak dikkat çekiyor.Teknoblog
Yapay Zeka İnsanlığın Sonu Olacak Korkusu Gerçekçi mi?
Giderek artan sayıda bilim insanı, mühendis ve sanatçıların söylediklerine inanırsak 'zavallı et ve kemik yığınlarına' yani insanoğluna acımak gerekiyor.Profesör Stephen Hawking de insanoğlu tam anlamıyla zeki bir aygıt ya da yazılım geliştirdikten sonra neler olacağı konusunda endişelenen uzmanlar listesine katıldı.Hawking'in korkusu, yapay zekânın insanoğlunun sonu anlamına gelebileceği.Musk, kontrol edilmesi güç boyutlara ulaşan yapay zekânın insan nesli için 'en büyük tehdit' olduğunu belirtti.Musk sonumuzun zalim ve hesapçı yapay zekânın ayakları altında mı geleceğini merak ettiğini söylüyor.Oxford Üniversitesi Profesörü Nick Bostrom da, önümüzdeki yüzyıl içinde yapay zekâ yönetiminde bir kıyamet yaşayabileceğimizi kaydetti.Google'ın başmühendisi Ray Kurzweil de yapay zekadan kaygılı. Ama başka nedenlerden.Kurzweil, süper-zekâ yazılımlarını kısıtlayamaya gücü yetecek ahlak kodları yazmanın çok zor olabileceğini söyledi.Bilim kurgu filmleri gerçek mi oluyor?Terminatör serisi, 2001 Uzay Macerası, Matrix, Bıçak Sırtı gibi birçok filmde güçsüz insanoğluna karşı yapay zekâyla yönetilen düşmanlar karşı karşıya getirilmişti.Spike Jonze imzalı 'Aşk (Her)' filmi de, insanla işletim sistemi arasında geçen bir aşk hikâyesini, Alex Garland'ın yakında gösterime girecek 'Ex Machina' filmi de insanoğlunun yapay zekâyla çekişmesini konu ediyor.Avengers-Yenilmezler' serisinin yeni filmi ise insan neslini sona erdirmeyi amaçlayan deha yapay zekâ Ultron'la süper kahramanların savaşını anlatıyor. Ultron Yenilmezler'den Thor ve Demir Adam gibi süper kahramanlar olmasaydı kolaylıkla amacına ulaşabilecekti.Zavallı İnsanoğluBugün bile insan zekâsı inceliklerinin, bilgisayarların problem çözümünde kullandıkları güç karşısında ne kadar zayıf kalabileceğinin işaretlerini görüyoruz.Satranç bilgisayarları düzenli olarak en iyi oyuncular dışındaki herkesi yeniyor.Karışık matematik işlemleri diğer bilgisayarlara nispeten çok daha basit olan cebinizdeki akıllı telefon için bile çocuk oyuncağı.Bilgisayar devi IBM'in Watson isimli süper-bilgisayarı Türkiye'de 'Büyük Risk' adıyla yayımlanan Jeopardy isimli bilgi yarışmasının Amerikan versiyonunda en iyilerle yarıştı ve kazandı.Bunun dışında birçok alanda bilgisayarların problemlere insanların aklına gelmeyen orijinal ve yaratıcı çözüm ürettikleri çok sayıda örnek var.Makineler yavaş ama emin şekilde insanlardan daha akıllı hale geliyor, insanların en iyi oldukları uğraşlar ise gün geçtikçe azalıyor.İnsansız uçaklarla ölümPeki, tüm bu tehlikeler gerçek mi?İnsanların ilk gerçek anlamda akıllı bir bilgisayar programını yazarsa, daha sonra bu programın kendisi daha akıllı sürümlerini geliştirebilir mi? İnsanoğlu için gerçekten böyle bir tehlike işareti var mı?Kaliforniya'daki Singularity Üniversitesi Yapay Zekâ ve Robotlar Bölümü Başkanı Neil Jacobstein 'belki' diyor.Jacobstein, 'Yapay zekânın hiçbir ahlaki bedeli olmadan gelebileceğini sanmıyorum.Şimdi çalışmaya başlarsak kontrolsüz şekilde yükselen yapay zekâ karşısında kurtulma şansımızı önemli derecede gelişebilir' diye konuşuyor.Jacobstein'a göre 'yapmamız gereken, yarattıklarımızın ortaya çıkartabileceği sonuçları göz önüne almak ve toplumlarımızı, kurumlarımızı yaşanabilecek bu büyük değişikliklere hazırlamak'.BBC'ye konuşan Jacobstein, 'Muhtemel riskleri sezmek ve ileriye dönük adımlar atmak için harika bir fırsatımız olduğunu ve bu risklere karşı yedekli ve aşamalı önlemler geliştirmek için elimizden geleni yapmamız gerektiğini düşünüyorum' dedi.Imperial College Bilişsel Robot Profesörü Murray Shanahan, yapay zekâ üzerinde yoğun olarak çalışanların şimdiye kadar geliştirdikleri yapay zekaya insanları öldürmeye çalışmalarını önleyecek bir güvenlik sistemi kurmadıklarını söyledi.Shannan 'Yapay zekâ üzerinde çalışan herkesin bu endişeleri önemli bulduğunu söyleyemeyiz. Ama toplum böyle düşündüğüne göre, konu daha ciddiye alınmalı. En iyisi iki uç noktanın ortasında durmak. Şu an panik yapmak için bir neden yok. Önümüzdeki 10-20 sene içinde insan düzeyinde bir yapay zekâ geliştireceğimizi düşünmüyorum. Bunun yanı sıra, yapay zekâ üzerinde çalışanların Stephen Hawking ve diğerlerinin endişeleri hakkında düşünmeye başlamaları iyi bir fikir ' diyor.Murray Shanahan niye henüz panik yapmamamız gerektiğini anlatırken de 'Gerçek anlamda akıllı makineler geliştirmek için önümüzdeki en büyük engel, makine temelli zekânın nasıl yaratılacağı ve bu engel henüz aşılmadı. Henüz en iyi yolun insan doğasını kopyalamak mı, yoksa işe sıfırdan başlamak mı olduğunu pek bilmiyoruz ' diye konuşuyor.Asıl tehlike insanların kendisiBilim kurgu yazarı Charles Stross, yapay zekâ sistemlerinin özünde tehlike bulunmadığını düşünüyor. Çünkü bizim yerimize düşünebilmeleri ya da aniden insan efendileri yerine kendilerini memnun etmek istediklerini fark edebilmeleri pek mümkün değil.Stross, 'Hiçkimse, bizim kullanışlı bulduğumuz işleri yapmak yerine, kendi kendine kararlar veren bir yapay zekâ istemez. Çünkü bunun muhtemel sonucu kendine bir kâse cips alıp koltuğa yayılan ve televizyon uydu kumandasını ele geçiren bir yapay zekâ olur' dedi.İlk bakışta tüm yapay zekâ çalışmaları insanlar için sorun yaratabilecek bağımsızlık ve bilinçten yoksun sistemlere odaklanıyormuş gibi görünüyor.Stross, 'Bana göre şu anda görülen ya da gelecekte görebileceğimiz yapay zekalar tehlikeli olabilir. Ama bunun tek sebebi bu yapay zekanın hizmet ettiği insanlar olur.' diyor.Charles Stross ayrıca 'Pilotsuz uçaklar insanları öldürmez, pilotsuz uçaklara koordinatlar (X,Y) vererek görevlendiren ve insanları öldürmek için Hellfire füzeleri göndertenlerdir insanları öldüren. Asıl bu aygıtları kontrol edenlerin niyetleri sorgulanmalı ' diye konuşuyor.BBC
İngiltere'de Sürücüsüz Araç Denemeleri Başlıyor
İngiltere'de sürücüsüz taşıtların trafiğe ve yol güvenliğine etkisinin araştırılması için 1 Ocak'tan itibaren dört bölgede test sürüşleri başlayacak. Sürüşler en az bir buçuk yıl sürecek. Bu süre üç yıla da çıkabilir.Proje, İngiltere Maliye Bakanı George Osborne'un bütçe hazırlıklarını anlattığı 'Sonbahar Raporu'nun açıklanmasının ardından, kamu sektöründe görev yapan sivil toplum kuruluşu Innovative UK tarafından duyuruldu.BBC Türkçe'de yer alan habere göre; Osborne, proje için Temmuz ayında ayrılan 10 milyon sterline ek olarak, 9 milyon sterlin daha fon sağlanacağını duyurdu.Sürücüsüz arabaların test sürüşleri Bristol, Coventry, Milton Keynes ve Londra'nın güneydoğundaki Greenwich bölgesinde başlayacak.Bristol'de oluşturulacak ve aralarında Axa sigorta şirketinin de bulunduğu konsorsiyum, arabaların trafiği azaltıp azaltmadığını ve yol güvenliğini artırıp artırmadığını araştıracak.Konsorsiyum ayrıca, halkın bu yeni teknolojiye tepkilerini, uygulamanın yasal sürecini inceleyecek ve sigorta değerlendirmesi yapacak.Sürücüsüz arabalar, Greenwich'te de yolcu taşıma amaçlı servis aracı ve vale park hizmetleri için denenecek.Halkın tepkisi incelenecekGreenwich'te projeyi hayata geçirecek Ulaşım Araştırma Laboratuvarı'nın üyeleri arasında General Motors, AA ve RAC sürücü kursları da bulunuyor.Proje kapsamında, otomatik sürüş özelliği bulunan bir araba simülatörü de incelenecek bölgenin üç boyutlu bir modelini çıkaracak, bu modelleme sayesinde de halkın bilgisayar aracılığıyla sürülen araca tepkileri gözlemlenecek.Ulaşım Araştırma Laboratuvarı Başkanı Rob Wallis, bu yöntemle halkın 'yenilikçi teknolojiyi kabullenebildiğini veya otomatik araçlara güvendiğini' gösterebileceklerini söyledi.Milton Keynes ve Coventry bölgelerindeki projenin uygulayıcıları arasında da Ford, Jaguar Land Rover ve mühendislik firması Arup da bulunuyor.Söz konusu bölgelerde de sürücüsüz araçlar hem karayollarında hem de yayalara ayrılan bölgelerde özel tasarlanan eğitim alanlarında test edilecek.Bu grup da, araçların navigasyonuna yardımcı olması için yollarda ve çevre bölgelerdeki alt yapıya gerekli teknolojilerin geliştirilmesi üzerinde çalışacak.t24
James Bond'un Yeni Filmi: Spectre
James Bond'un yeni macerasının çekimleri 8 Aralık'ta başlıyor. 2015 yılının Kasım ayında vizyona girmesi beklenen yeni James Bond filminin yapımcıları, yeni serinin ismini ve oyuncuları İngiltere'de düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.Radikal'deki habere göre, James Bond serisinin 24'üncü filmini çekecek olan Sam Mendes, 'James Bond' karakterine eşlik edecek oyuncuların isimlerini açıkladı. James Bond filminde Daniel Craig'e karşı kötü karekter için kameranın karşısına geçecek isim Zincirsiz ve Soysuzlar Çetesi'ndeki oyunculuğuyla tanıdığımız Alman aktör Christoph Waltz olacak.Ünlü Fransız oyuncu Monica Bellucci ile Mavi En Sıcak Renktir filmindeki performansıyla Altın Palmiye kazanan Lea Seydoux ise yeni Bond kızları oldu.
Müziği Müzik İçin Yapan 10 Etnik Grup
Son zamanlarda “Dünya Müziği” olarak geçen Etnik Müzik gün geçtikçe insanların ilgisini daha fazla çekmeye başlıyor. Popüler müzikten bıkanlar, sevmeyenler farklı tatlar arayanlar için vazgeçilmez bir tat olmaya aday olacak, pek de fazla duyulmamış birkaç Etnik Müzik yapan, daha doğrusu Dünya Müziği yapan grupları sizler için topladım. Tabi ki daha pek çok bu müziği yapan, ekonomik çıkarları olmadan sadece müziği müzik için yapan gruplar da mevcut.  Buradakiler sadece bir kaçı.
Reklam
Türkiye’de 2014’ün En Fazla Dinlenenleri
Spotify, 2014 yılının en çok dinlenen sanatçı ve albümlerini sıralandırdığı 'Year in Music' değerlendirmesini paylaştı. Global’de ilk 5’in de yer aldığı listede Türkiye’de en fazla dinlenen sanatçı Sıla olarak açıklanırken, en fazla dinlenilen parça Pharrell Williams’tan Happy olduğu belirtiliyor.
"Bakmak, Görmek Değildir" Dedirten 2 Muhteşem Çizim ve İnanılmaz Detayları
etiket
David Yukhanyan, 'Kendimi bildim bileli çizim yapıyorum.' diyen sanatçılardan birisi. Bugünlerde yaşantısını Yerevan'da mimarlık yaparak devam ettiriyor. Ve ayrıca illüstrasyon sanatıyla olan bağını da koparmış değil. Sanatçı, geçtiğimiz günlerde iki yeni çalışmasını yayınladı. Birbirlerine benzemiyor gibi gözüken bu çalışmalar, detaylar ele alındığında bütünüyle bam başka bir kimliğe bürünüyorlar.70*100 cm ebatlarındaki her iki çizim de, aslında, ana temanın etrafında bir bütünlük oluşturabilmek adına, içinde sayısız; insan-hayvan melezleri, komik yüzler, tuhaf makineler ve daha nicelerini barındıran, yüzlerce minik dokunuşun, dikkatlice düzenlenmiş birleşimleridir. Ve bu minik dokunuşlar; formu, arka planı, gölgelemeleri ve saatlerce sürecek eğlenceyi sağlayan unsurları oluştururlar. Yukhayan, çalışmalarında, dijital manipülasyonlara asla başvurmaz. Ve çalışmalarının tamamı, ellerinin ürünüdür. İşte arka planlarındaki muazzam detaylarıyla, o muhteşem iki çalışma :
Reklam
Avatar Hayranı Genç Çiftin Akıllara Zarar Fotoğraf Çekiminden 11 Kare
Hepimiz bu yaşa kadar bir çok aşk fedakarlığı hikayeleri duyduk. Ama emin olun ki aşağıdaki gibi bir çift ne duydunuz ne de gördünüz.  'Avatar' filminin hayranı olan çift Çin'de filmdeki 'Pandora' gezegenini andırdığını düşündükleri Wulingyuan'da tamamen çıplak şekilde objektiflerin karşısına geçti.
2014'ün En Popüler Şarkıları ve Kliplerinin 4 Dakikalık Özeti
etiket
2007 yılından beri 'United States of Pop' adı altında her yılın en popüler şarkılarını tek videoda birleştiren DJ Earworm bu yılı da es geçmemiş. 2014 yılında ABD'de yayına girmiş en popüler 25 şarkı ve kliplerini izliyoruz... Liste sırasıyla aşağıdaki gibidir;A Great Big World feat. Christina Aguilera - Say SomethingAriana Grande feat. Iggy Azalea - ProblemBastille - PompeiiDj Snake & Lil Jon - Turn Down For WhatHozier - Take Me to ChurchIdina Menzel - Let It GoIggy Azalea feat. Charli XCX - FancyIggy Azalea feat. Rita Ora - Black WidowJason Derulo feat. 2 Chainz - Talk DirtyJeremih feat. YG - Don't Tell 'EmJessie J feat. Ariana Grande & Nicki Minaj - Bang Bang John Legend - All Of MeKaty Perry feat. Juicy J - Dark HorseLorde - TeamMagic! - RudeMaroon 5 - AnimalsMeghan Trainor - All About That BassNico & Vinz - Am I WrongOne Direction - Story of My LifePassenger - Let Her GoPharrell Williams - HappyPitbull feat. Ke$ha - TimberSam Smith - stay with meTaylor Swift - Shake It OffTove Lo - HabitsBelirtmekte fayda var, videoların popülaritesinde ise Billboard dergisinin en popüler 100 şarkısı baz alınmış.
Reklam
Rolden Role Yeşilçam'da Cüneyt Arkın
Cüneyt Arkın, asıl adı Fahrettin Cüreklibatır, (d. 8 Eylül 1937; Karaçay, Odunpazarı, Eskişehir), Türk oyuncu. Sinemada canlandırdığı Malkoçoğlu karakteri kendisine lakap olarak atfedilmiştir.
Kalp Acısı Öldürür mü?
Aşırı stres ve üzüntü gibi duygu yoğunluğunun ölüme yol açabileceği söyleniyor. Bu olgunun tıp literatürüne girmesi neden bu kadar uzun sürdü?1986’da 44 yaşındaki bir kadın Massachusetts Hastanesi’ne kaldırıldı. Gün boyunca bir şeyi yoktu; ama akşamüstü göğsünden sol koluna doğru yayılan yoğun bir ağrı hissetti. Bu kalp krizinin temel belirtilerinden biriydi; ama kadının ne herhangi bir kalp ve damar hastalığı, ne de kalbinin etrafındaki atardamarlarda pıhtı oluşması vardı.Dışarıdan kalp krizi gibi görünen şey aslında değildi. Bu olağandışı vakayı New England Tıp Dergisi ’nde kaleme alan doktor Thomas Ryan ve John Fallon, kalp kaslarındaki bu arızanın kaynağını fizyolojik değil duygusal nedenlere bağlıyordu. Kadın, hastalanmadan birkaç saat önce 17 yaşındaki oğlunun intihar haberini almıştı.Doktorlar yıllar boyunca psikoloji ile fizyoloji arasında bir bağ olduğu fikrini küçümsedi. Duyguların kalpte fiziksel izler bıraktığı düşüncesine prim vermediler. Gerçek kalp doktorları, kardiyologlar gözleriyle gördükleri gerçek sorunlar üzerinde yoğunlaşırdı: damar sertliği, damar tıkayan kan pıhtıları, parçalanmış atardamarlar gibi. Duygusallık ve hassaslık psikiyatristler içindi.Buna rağmen aşırı yoğun duyguların kalbi etkilediği düşüncesi onyıllar öncesine dayanıyor; fakat insanlardaki bir etkilenme değil söz konusu olan. Yabanıl hayat biyologları ve veterinerler aşırı duyguların vücut fizyolojisinde büyük sorunlara yol açtığını fark etmişti.20. yüzyıl ortalarına gelindiğinde, herhangi bir hayvanın ani hayati tehlike korkusu geçirdiğinde ilginç bir olayın ortaya çıktığını gözlediler. Bir hayvan yırıtıcı bir hayvanın pençesine düştüğünde kanındaki adrenalin miktarı öyle çok artıyordu ki neredeyse kanı zehirleyip, kalp de dahil hayvanın kaslarında hasara yol açıyordu. Buna “yakalanma miyopatisi/kas hastalığı” adı veriliyordu.Bu etki 1974’te veterinerler arasında artık öyle iyi biliniyordu ki Nature dergisine yazılan bir makalede konuyu açıklamaya gerek duymadan bu sorunu önlemek için alınabilecek önlemler tartışılıyordu. Hayvanların bilimsel araştırmalarda kullanılmak üzere yakalanması bu sonuca yol açıyor, bu yüzden genelde ölümle sonuçlanıyordu.Yani Massachusetts’teki hastanede doktorlar kadının kalp sorununu şaşkınlıkla karşılıyorken veterinerler birçok hayvanda stressten kaynaklı kardiyomiyopati olgusunu biliyordu.1990’lara gelindiğinde artık insanlarda da birçok vaka araştırması yapılmış, aşırı psikolojik stresin neden olduğu fizyolojik sorunlar yavaş yavaş tanınmaya başlanmıştı.1995’te üç araştırmacı doktor, İsraillilerin 18 Ocak 1991 tarihinde önceki ve sonraki iki ayda olduğundan çok daha fazla kalple ilintili bir sorun nedeniyle ölmüş olduklarını fark etti. Bu, Körfez Savaşı’nın başladığı tarihti. Irak’tan İsrail’e 18 adet füze atılmıştı. Fakat ölümlerin nedeni yaralanma değil, kalp-damar bağlantılı ölümlerdi ve çoğu hastanedeki tedavi dışı insanlarda meydana gelmişti.Araştırmacılar Amerikan Tıp Derneği Dergisi ’ne yazdıkları makalede sorunu hayati tehlike arz eden bir durum algısına bağlıyordu. İsrail hükümeti kimyasal saldırıya karşı vatandaşlarını uyarmış, her eve gaz maskeleri ve acil müdahale malzemeleri dağıtılmıştı. Herkes endişe içindeydi ve bu ölüm korkusu bazılarına fazla geliyordu.1996’da ise başka bir araştırma ekibi 17 Ocak 1994 tarihinde Los Angeles’ta meydana gelen ani kalp durması vakalarını inceledi. O tarihte bu bölgede daha önce görülmemiş büyüklükte, 6,8 şiddetinde bir deprem olmuştu. New England Tıp Dergisi’nde aktardıkları araştırma sonuçlarına göre o gün kardiyovasküler nedenli ölümlerde büyük bir artış kaydedilmişti. Ölenlerin çoğunun daha önce tümüyle sağlıklı olduğu söylenemez tabii ki.Stres kaynaklı kardiyomiyopati (kalp kasları hastalığı) ancak 2005’te tıp literatürüne girebildi. Bazı doktorlar buna Japonca adıyla ‘takatsubo’ ya da ‘acılı yürek sendromu’ da diyor.Yani bize fizyolojik olarak zarar veren şey doğrudan üzüntü ya da reddedilme duygusu değil, bu duyguların yol açtığı fizyolojik tepkilerdir. Bugün zihnimizin ve duygularımızın fiziksel olarak bedenlerimiz üzerinde doğrudan etkisi olduğu, bazen bu etkilerin felaketle sonuçlanabildiği konusunda pek şüphe yok.Fakat ne yazık ki veterinerlerin ve yabanıl hayat biyologlarının onyıllar önce farkında olduğu bir olgu daha birkaç yıl önce doktorlar tarafından kabul görüp tıp literatürüne girdi. Bu bize aslında hayvanlarla ortak özelliklerimizin ilk bakışta göründüğünden çok daha fazla olduğunu da gösteriyor.Jason G Goldman | BBC Future
Cahiers Du Cinema'nın '2014'ün En İyi Filmleri' Listesine Bir Bakış
Yılın sonuna geldik, liste çılgınlığı başladı. Sight and Sound’un ardından Cahiers du Cinéma da 2014’in en iyilerini seçtikleri on filmlik listesini yayınladı. Her sene olduğu gibi yine –görece- şaşırtıcı filmleri listelerine almışlar. Biz de listedeki bu filmleri masaya yatırmaya, az çok onlara yakından bakmaya karar verdik.Listenin ilk sırasında henüz bir film olarak da Fransa da bile dağıtıma çıkmamış, Hors de Satan, Hadewijch, Twentynine Palms ve İstanbul Film Festivali’nden ödülle dönmüş Camille Claudel, 1915 gibi filmleriyle tanıdığımız, Fransız sinemasının filmlerini merakla beklediğimiz önemli yönetmenlerinden Bruno Dumont’un dört bölümlük televizyon dizisi P’tit Quinquin yer alıyor. Dizi daha önce Cannes’da uzun bir film olarak gösterilmişti. Diziyi izleyenlerin listenin başında olmasının şaşırtıcı olmadığını, iyi bir dizi olduğunu ama henüz bildiğimiz üzere film olarak dağıtıma çıkmamış bir yapım olmasının ise ilginç olduğunu düşünüyoruz. Her ne kadar son zamanlarda bazı dizilerinin bir sinema eseri olarak değerlendirilmesi durumuna da alışmıştık. Örneğin, Bernardo Bertolucci, Breaking Bad’i göstererek televizyonda yapılan işlere dikkat çekmişti. Tabii ki bu durum yeni değil. Lynch’in Twin Peaks’ini, Trier’in Riget’ini (The Kingdom) de hatırlıyoruz. Yakın zamanda bazı eleştirmenlerce Jane Campion filmografisindeki en iyi iş olarak değerlendirilen Top of The Lake’i de yine anabiliriz. Bu durumda son zamanlarda televizyonun ‘reality’ şovların ötesine sinemayı belki de tamamen kopyalayarak geçirdiği evrim oldukça dikkat çekici, bu yüzden listenin başında başarılı bir yönetmenin elinden çıkma P’tit QuinQuin olması da bu açıdan çok da şaşırtıcı olmamalı diye düşünüyoruz.Listenin ikinici filmi Sight and Sound’un da yine ikinci sırasında yer alan Jean Luc Godard’ın 3D sinemasal şiiri Audieu au Langage. Bu sene Cannes Film Festivali’nde de Xavier Dolan’ın Mommy’si ile Jüri Özel ödülü paylaşan film, Godard’ın hala neden film çekmesi gerektiğinin kanıtı. Godard’ın Cannes Film Festivali’ne katılmayacağını açıklayıp, festival ekibi için yayınladığı görsel mektubu bile televizyonun sinemaya dönüşürken, sinemanın limitlerini her zaman zorlayarak nasıl bir ifadeye, bir şiire, görsel bir oyuna dönüşebileceğinin de diğer bir kanıtı.
Reklam
Ünlü Ressamın Kayıp Başyapıtı Çocuk Filminde Bulundu
Macar sanat tarihçisi Gergely Barky (43), kızı Lola ile birlikte film izlerken, ünlü Macar ressam Bereny’nin, 1920’li yıllarda ortadan kaybolan “Uyuyan kadın ve siyah vazo” isimli tablosunu, filmdeki bir sahnenin arka planında fark ettiğini açıkladı.Daha önce sadece siyah beyaz bir fotoğrafını gördüğü tabloyu hemen tanıyan Barky, “Bereny’nin kayıp başyapıtını filmde görünce neye uğradığımı şaşırdım. Neredeyse kızım Lola’yı kucağımdan yere düşürecektim” dedi.'Bir araştırmacı gözlerini işinden asla alamaz, kızıyla birlikte film izliyor olsa bile' diye ekleyen araştırmacı:  Baş rollerini Michael J Fox, Geena Davis ve Hugh Laurie’nin paylaştığı filmin, yapım şirketlerine onlarca e-posta gönderdiğini, beklediği cevabı ise ancak iki yıl sonra, filmin set tasarımcılarından birinden geldiğini söyledi.İngiliz Daily Mail gazetesine konuşan sanat tarihçisi “Bir set tasarımcısı bana yazdı ve tablonun evinin duvarında asılı olduğunu söyledi. Tabloyu çok ucuz bir fiyata California'daki bir antikacıdan almış ve 'Stuart Little' filminin seti için çok uygun olacağını düşünmüş” dedi.İsmi basına açıklanmayan set tasarımcısının, tabloyu özel bir koleksiyonere sattığı ve orijinalliği kanıtlanan tablonun, önümüzdeki günlerde Budapeşte’de; 87 bin 200 sterlin başlangıç fiyatıyla açık artırmaya çıkartılacağı açıklandı.
Reklam
David Guetta’dan Yeni Albüm: 'Listen'
David Guetta 5 yıllık bir aranın ardından 6. stüdyo albümü “Listen“i piyasaya sürdü. 3 sene boyunca albüm kaydı için çalışan Dj, yeni albümünde Nikki Minaj ve Sia gibi isimlerle çalıştı.Fransız müzisyen albümünden gurur duyduğunu aktardı:“Bir önceki albümüm “Nothing But The Beat” adını taşıyordu. Albüm dans ritmleriyle doluydu, seksi olmak ve parti vermekle alakalıydı. Ama yeni albüm daha derin hisler barındırıyor. Elbette bu albüm de sizi dansa davet ediyor. Sonuçta ben bir Disc Jokey’im ve olumlu düşünen bir insanım. Son yıllarda hayatımın iniş çıkışları oldu ve yaşadıklarım albümüme yansıdı.”DJ Guetta yeni albümünde müzik dünyasının yükselen değeri Sam Martin’e de yer verdi. Martin, “Dangerous” ve“Lovers On The Sun,” isimli iki parçada David Guetta’ya eşlik edecek.Dj Guetta konuyu şu sözlerle açıkladı:“Ben her zaman yetenekli kişilere kapılarımı ardına kadar açmışımdır. “Dangerous” parçasında Sam Martin ile yaşadığımız tecrübenin aynısını “Titanium” parçasında Sia ile yaşamıştık. Albümümde bir dolu yıldız isim var ama “Dangerous” parçası da çok özel, bunu da kullanmak istiyorum diye düşündüm ve bu parçanın kendini anlatmasını istedim.”Guetta yeni albümünde şarkı yazımında da değişikliğe gittiğini belirtiyor. Ünlü Dj “Listen“albümünde ritm odaklı hareket etmeyip, piyano ve gitara ağırlık verdi.Euronews
Mars'ta Geçmişte Yaşam Olduğu İhtimali Güçlendi
Mars’tan gelen meteor üzerinde yapılan incelemeler, Mars’ta geçmişte hayat olabileceğine ihtimalini güçlendiriyor.EPFL’den ve uluslararası bilim insanlarından oluşan bir araştırma ekibi 18 Temmuz 2011’de birçok insanın gözleri önünde Fas’da bir çöle düşmüş olan meteorda yaptıkları incelemelerde yaşam izine rastladılar.Araştırmacılar, Journal Meteoritics and Planetary Sciences adlı dergide yayınladıkları araştırmalarında, Mars’ta yaşamın varlığının çok daha olası olduğunu belirttiler. Lozan Politeknik Üniversitesi (EPFL) Dünya ve Uzay Bilimleri Laboratuvarı’nın Philippe Gilet, “Şu an daha açıklayıcı bir teori yok” dedi. Tissint adı verilen meteordaki organik karbon kalıntılarını inceleyen ekip bu kalıntıların büyük olasılıkla biyolojik kaynaklı olduklarını söyledi. Alman, Çinli ve Japon araştırmacıları da kapsayan ekip, kayanın içindeki çatlaklara, meteor henüz Mars’da bir kaya parçası iken organik madde açısından zengin sıvının sızdığını düşünüyorlar.
Eski Fotoğraf Makinesi Meraklılarına Dev Hizmet
Collection Appareils, 10.000’den fazla antika ve vintage fotoğraf makinesinin görselleri ve detaylı bilgileriyle oluşturulmuş muazzam bir online arşiv.Bu müthiş arşivde kendinizi kaybetmek istiyorsanız buraya bakabilirsiniz.
Reklam