onedio
Osmanlı Padişahlarının Tarihe Kazınmış Unutulmaz 40 Sözü
Osmanlı Hanedanı’nın sultanları 1299’dan 1922’ye kadar kıtalararası geniş bir imparatorluğa hükmetmiştir. 623 yıl yaşamış bu İmparatorluk, sayısız bilge Padişah tarafından yönetilmiştir. İşte sizin için derlediğimiz bir kaç iz bırakmış Osmanlı Padişahlarının tarihi sözleri.
Tarikat Kursa Müridi Olabileceğimiz 17 Dizi/Film Karakteri
Lisede kimya öğretmenliğinden ''I am the danger'' diyerek meth kralı kıvamına gelene kadar izlediğimiz bu abimizi listenin birinci sırasında tutuyorum. Gerek zekası, gerek stratejileriyle bizi bizden alan Heisenberg tarikatına hepinizi bekliyoruz.
Nevşehir'in Güzelliğini Anlatan 11 Fotoğraf Karesi
Nevşehir, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm cennetlerinden biridir.
Reklam
'Kırmızı Halıda Yürürken Heyecanlandım'
Venedik Film Festivali'nde sinema eleştirmenlerince verilen Premio Bisato D'oro En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görülen 'Sivas' filminin Yozgat'ın Yerköy ilçesinde yaşayan çocuk başrol oyuncusu Doğan İzci ile ailesi büyük sevinç yaşıyor.Yerköy'de Şehit İbrahim Karadağ Ortaokulu 6. sınıf öğrencisi Doğan İzci'nin babası Nedim İzci, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Sivas' filminde başrol oynayan oğlunun Venedik Film Festivali'nde ödül kazandığını öğrendiğinde çok şaşırdığını ve gurur duyduğunu ifade etti.11 yaşındaki oğlu Doğan'ın okulda 200 öğrenci arasından yönetmen Kaan Müjdeci tarafından seçildiğini, Yozgat'ın Küçük Nefes köyünde çekilen 'Sivas' filminde başrol oynadığını belirten İzci, filmin çekimlerinin 5 aydan fazla sürdüğü söyledi.Oğlunun bir filmde başrol oynayacağı söylendiğinde inanamadıklarını anlatan İzci, şunları kaydetti'Dünyalar bizim oldu. Yönetmen Kaan Bey bize geldi, 'çocuğunuzu beğendik müsaade ederseniz filmde oynatacağız' dedi. Biz de müsaade ettik. Allah razı olsun yönetmeninden ve çocuğum da Türkiye'yi temsil etti, ödül kazandı. Filmin çekimlerini izledik ama gösterimini izleyemedik. Ödül almasını beklemiyorduk, sinema camiasının içinde olmadığımız için. İlk defa oynadığı için beklemiyorduk.'İzci, Doğan'ın vizesinin süresi bittiği için ödülünü alamadığını, ödülü filmin yönetmeni Kaan Müjdeci'nin alacağını sözlerine ekledi.'Kırmızı halıda yürürken heyecanlandım'Sivas filminin çocuk başrol oyuncusu Doğan İzci ise filmde Aslan isminde bir çocuğu canlandırdığını ifade etti.İtalya'da diğer oyuncular ve yönetmen Kaan Müjdeci ile filmin galasına katıldığını anlatan İzci, 'İlk defa yurt dışına gittim. Hayatımda ilk defa uçağa bindim ve birazcık korktum. Çok sevindim, mutlu oldum. Kırmızı halıda yürürken heyecanlandım' diye konuştu.Ödülünü Kaan Müjdeci'nin alacağını söyleyen İzci, şöyle konuştu:'Oyunculuk zor biraz. Oyunculuk yapmak için prova yaptık. Daha önce tiyatro da oynamadım. Ya iyi bir oyuncu olmayı düşünüyorum ya da iyi bir vali olmayı düşünüyorum. Köpekten çekimlere başlamadan önce biraz korktum, daha sonra da alıştım. Kaan Abi Türkiye'ye döndüğünde ödülü bana göndereceğini söyledi.'Doğan İzci'nin annesi Yurdagül İzci ise çok sevindiklerini dile getirerek, 'Çok seviniyorum çocuğum için. Okulda buldular, 'anne beni filme götürüyorlar' dedi ben inanmadım. Evden bir ay, iki ay kadar ayrı kaldı. Sevindim ama şok oldum. Beklemiyorduk böyle bir şeyi. İtalya işini hiç beklemiyorduk biz. Biz okumasını istiyoruz, kendisi ne isterse onu olacak. Haberlerde görünce çok sevindik' ifadelerini kullandı.CNNTürk
Rihanna'nın Dünyanın En "Abartılmış" Şarkıcısı Olduğunun 7 Kanıtı
etiket
Yıllardır Rihanna hayranı olan birisi olarak, Rihanna performansları hakkında söyleyebileceğim tek bir şey var; Neden GGGB döneminden sonra gerek dans, gerek vokal olarak  bu kadar yetersiz olmaya başladı? Ben Rihanna'nın 2008'deki halini bilirim, kusursuz performanslardı. Tek umudum kullandığı şeyleri bırakıp o zamanlara geri dönmesi.
Reklam
Ve Bilim Bunuda Yaptı: Kıtalar Arası Telepati
Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları Hindistan ve Fransa'daki iki kişi arasında telepati kurmayı başardıDünyanın en saygın üniversitelerinden Harvard’dan bilim insanları, bir kişinin beyninden diğerine, herhangi bir iletişim kurmadan mesaj gönderilebileceğini kanıtladı.Fransa ve Hindistan’daki iki kişiyle yapılan araştırmada kişilerin birbirlerinin beyinlerine mesaj gönderebildiği bulgusuna ulaşıldı. Aralarında binlerce kilometre mesafe bulunan kişilerin telepati kurabilmesi bilim dünyasında şaşkınlıkla karşılandı.Konu hakkında AFP’ye konuşan bilim insanı Giulio Ruffini, “Telepati rüyasının teknolojik olarak gerçekleşmesi yaşandı, ancak bu kesinlikle sihirli bir şey değil” dedi ve ekledi, “Beyinle elektromanyetik olarak etkileşime geçmek için teknolojiyi kullandık.”KELİMELERİ DOĞRU AKTARDISonuçlarıyla bilim dünyasında büyük ilerleme kaydeden deneyde, kablosuz, internet bağlantılı elektroensefalografi (EEG) giyen bir kişiden “merhaba” gibi basit selamlama kelimeleri düşünmesi istendi. Bir bilgisayar ise kelimeleri dijital ikili koda (metinlerin 0 ve 1 kullanılarak ifade edilmesi) çevirdi.Daha sonra bu mesaj Hindistan’dan Fransa’ya mail yoluyla gönderildi ve alıcı kişiye robot yardımıyla ulaştı. Posta
Reklam
Türk Edebiyatının En Garip Şiiri: İlk Dizesi İdam, İkinci Dizesi Ödül Sebebi!
Bu şiir Divan Edebiyatında Rücu sanatına iyi bir örnektir. Rücu, ilk dizede söylenilen şeyin, ikinci dizesinde ondan vazgeçmek demektir!Şiirin hikayesi ise şöyle: Bir gün padişah Vehbi Efendi'yi yanına çağırır ve: 'Bana öyle bir şiir yaz ki bir mısrasını okuyunca içimden seni öldürmek, bir sonrakini okuyunca ise ödüllendirmek gelsin' der. Sünbülzade ise bu şiiri yazar:Not: Bilinmeyen kelimeler için, sözlük en alttadır!
Reklam
Reklam
Yılmaz Güney, Memleketi Adana'da Anılacak
Türkiye Sineması'nın 'Çirkin Kralı', Adanalı sanatçı Yılmaz Güney ölümünü 30. yılında memleketi Adana'da anılacak.(soL - Adana) Adanalı sanatçı Yılmaz Güney ölümünün 30. yılında memleketi Adana'da Çukurova Belediyesi'nin düzenleyeceği bir dizi etkinlikle anılacak.Sanatçının ölüm yıl dönümü olan 9 Eylül Salı günü saat 19.00'da Kenan Bulvarı Kapalı Semt Pazarı önünde toplanılacak ve burada oluşturulacak kortejle Doğal Park Amfi Tiyatro'ya kadar yürünecek. Burada Yılmaz Güney'i anlatan bir sinevizyon gösterimi yapılacak, şiirler okunacak ve bir söyleşi gerçekleştirilecek.Kenan Evren Bulvarı'nın adı değiştirilsinYılmaz Güney'i anma etkinliğini gerçekleştirecek olan tertip komitesinin Çukurova'da ilçesinde yer alan Kenan Evren Bulvarı'nın adı değiştirilerek Yılmaz Güney Bulvarı olması yönünde çalışma başlatacağı öğrenildi.
Venedik'te 'Sivas'ın Küçük Yıldızına Ödül
71. Venedik Film Festivali'nin ana yarışma bölümünde yarışan 'Sivas' adlı filmin çocuk başrol oyuncusu Doğan İzci, Premio Bastio D'Oro 2014 - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü.71.Venedik Film Festivali'nde Altın Aslan için yarışan, Kaan Müjdeci'nin filmi Sivas'ın başrol oyuncusu Doğan İzci, filmdeki performansıyla Premio Bastio D'Oro 2014 - En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandı. Lido di Venezia'da düzenlenen törene, Türkiye'ye döndüğü için katılamayan Doğan İzci'nin ödülünü Kaan Müjdeci aldı.11 yaşındaki Aslan adlı bir çocuk ile Sivas isimli bir dövüş köpeğinin, bozkırda geçen hikayesini anlatan Sivas filminin başrollerinde; Doğan İzci ve Çakır yer aldı. Ana oyuncuların neredeyse tamamının, Yozgat Yerköy'de yaşayan halktan oluştuğu filmde; Muttalip Müjdeci, Hasan Özdemir, Ezgi Ergin, Furkan Uyar ve Hasan Yazılıtaş'a, profesyonel oyuncular Ozan Çelik, Banu Fotocan ve Okan Avcı eşlik etti.İstanbul Film Festivali Köprüde Buluşmalar Atölyesi kapsamında 1000 Volt Post Prodüksiyonu Ödülü alan ve Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü'nün yapım desteği ile gerçekleştirilen Sivas'ın çekimleri, geçtiğimiz yıl Yozgat'ın Yerköy ilçesinde gerçekleştirildi. Senaryosu Kaan Müjdeci'ye ait olan filmin; görüntü yönetmenliğini Armin Dieroff ve Martin Hogsnes Solvang üstlenirken, kurgusunu ise Yorgos Mavropsaridis yaptı.DHA
5 Adımda Bir Bestseller Kitap Nasıl Yazılır?
Kim bir kitap yazmak, en çok satanlar (bestseller) listesine girip de tonlarca para ve ün kazanmak istemez ki? İstemeyenler olabilir ama isteyenler için biz 5 adımda bestseller olabilecek bir kitabın nasıl yazılması gerektiğini anlatacağız.Maddeler arasında ise muhtemelen kitabınızın bestseller olmasıyla birlikte çeşitli yerlerde yapılacak yorumlara yer vereceğiz.1. Issız Bir Karakter YaratınIssız, sırlarla dolu ve mümkünse çok gizli geçmişlere sahip olan bir erkek karakter yaratın. Bu karakter inanılmaz derecede zengin olabilir, eğer zengin olamayacaksa insan üstü güçler verin. Vampir olabilir, kurt adam olabilir fark etmez. Bu noktada önemli olan ‘ıssız‘lık ve ‘olağanüstülük’ olmalı.“Yazarın keskin zekâsıyla yazılmış, muhteşem bir eser!”New York Times2. Kitabı ‘Ben’ Diliyle AnlatınKitabı ‘ben‘ diliyle anlatın. Kitabı anlatacak karakter kız ve insan olmalı. Mümkünse biraz aciz, kendini beğenmeyen  “Tanrım, bu sabah yine çok kötüyüm, berbat hissediyorum, olamaz yine dudağım uçuklamış, ben çirkinim.” diyebilen bir karakter olmalı. Bu kız güzel olmalı fakat bunu bilmemeli ve kendini vasat hissetmeli.  Güzel olmalı çünkü ilerde senaryoya dönüştürülen kitabınız için çekilecek filmde bu kız lazım olabilir. Çirkin bir kızla olağanüstü bir adamı kimse yan yana görmek istemez.“Hareketli, ironik ve bir tutam sihirle bürünmüş sıradışı bir kitap.”Boston Globe3. Aşk ve TutkuYukarıda yarattığınız karakterlerin arasında şartsız, koşulsuz, çılgın bir aşk kurgusu oluşturun. Bu kurgunun imkansız, mantıksızca ve şehvet ile süslenmiş olması gerektiğini unutmayın.  “Onun gözlerine bakamıyorum, kalbim yerinden çıkacak gibi. Yine de kendime engel olamıyorum.“Tutku ve seks önemli, bu kitabınızın daha hızlı üne kavuşmasını sağlayacak. “O an, kalbimin titremesini hissettim, titreme parmak uçlarıma kadar yavaşça ilerliyordu. Tanrım! Onun için ölebilirim.” tarzında anlatımları uzun tutun. Çok da abartmayın, kitabınızın ‘erotik yayınlar‘ rafında sergilenmesini istemezsiniz.“Kalplere dokunan, heyacanlandıran, cayır cayır seks ve tutku dolu bu eser sizi büyüleyecek.”Ekonomist4. Düşmanları UnutmayınKarakterlerinize bir düşman ya da birkaç düşman yaratın. Kitabınızın sonuna kadar çeşitli entrikalar ve hayal günücünüzle karakterlerinizi zor durumda bırakın. Bu zorlukların üstesinden birlikte gelirken aynı zamanda birbirleri arasındaki bağı güçlendirin. İki karakterden biri ölürse, bu aşıklar yaşamayaz hissini okuyucuya itinayla iletin.“Odasına çıktım, içim buruktu. Her zaman çalıştığı masasında değildi. Camın önünde dikilmiş, uzaklara bakıyordu. Evinin muhteşem bir ormanın içinde olması ve burada yaşıyor olması onun için ne büyük bir şans diye düşünüyordum. Yağmur yeni durmuş, batan güneşin ışıkları ıslak ağaçların yapraklarında küçük mücevherler gibi parıldıyordu, aynı onun gözleri gibi. Belki de son kez bu güzel manzarayı izliyordu. Birden içini çekerek arkasını döndü, yavaşça yanıma geldi ve yüzümü avuçlarının arasına aldı. O her dokunuşunda kalbimin attığını hissediyordum. Tanrım! onun bana tekrar dokunamayacak olması, onu göremeyecek olma ihtimalini düşünemiyordum. Gözlerimin içine bakarak:- ‘Korkuyor musun?’ dedi. - ‘Hayır’ dedim.““Kütüphanenizde mutlaka bulunması gerken işte ‘o’ kitap.”Hürriyet5. Açık Kapılar Bırakın“Sanırım bitmişti, her şey yoluna girmişti diye düşünürken, yaklaştığını hissediyordum. Hava aniden kararmaya başlamıştı, etrafta hiç kimse yoktu. Hızlı adımlarla nefes nefese ilerlemeye çalışırken birden yalpalayarak yere düştüm. Avuçlarım soğuk karların içine girmişti. Kalkmak zorunda olduğumu biliyordum. Kendimi toparlayıp, hemen ayağa kalktım ve birden onun soğuk nefesini arkamda hissettim. Yaşıyordu ve intikam almak için geri dönmüştü.SON“Kitabınızda açık kapılar bırakın fakat yukarıdaki gibi sonlanacak açık kapılar bırakmayın. Bu okuyucularınızın size küfretmesi dışında hiçbir işe yaramaz. Bırakacağınız açık kapıları daha çok gelişme bölümünde verin, bu bölümde açıkta bırakacağınız olaylarla ilerde birkaç kitap daha yazabilirsiniz. Kitabınızın sonu kesinlikle mutlu, mesut bitmeli.“Günde beş vakit okuyun.”Zaman
Reklam