onedio
450 Yıllık Hamam Meclis Salonu Oldu
Lüleburgaz Belediyesi, 450 yıllık Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı belediye meclis salonuna çevirdi.Lüleburgaz Belediyesi, 450 yıllık Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı 6 milyon liraya restore edip belediye meclis salonu haline getirdi. Salonun Türkiye 'deki belediyeler arasında bir ilk olduğunu savunan CHP 'li Belediye Başkanı Emin Halebak, 'Oturma düzeniyle de Başkan'ı üyelerle eşitledik' yorumunu yapıyor.Hürriyet Yazarı Vahap Munyar 'Bu meclise giren terler' başlıklı yazısında şunlara vurgu yaptıKırklareli'nin Lüleburgaz ilçesi Belediye Başkanı Emin Halebak aradı: 450 yıllık Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi'ndeki hamamı restore edip belediye meclis salonu haline getirdik. Bu, Türkiye'deki belediyeler arasında bir ilktir. Prof. Kenan Mortan ve Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Saffet Arolat'la birlikte geçenlerde Lüleburgaz'a açılış için gittik. Milli Eğitim eski bakanlarından Necdet Tekin, CHP İstanbul milletvekilleri Umut Oran ve Süleyman Çelebi'nin de katıldığı törende Lüleburgaz Belediyesi Fen İşleri Müdürü Nalan Koç, Sokollu Külliyesi'nin özelliklerini anımsattı: Sokollu Külliyesi, Mimar Sinan'ın Selimiye'den önce yaptığı eserlerden biridir. 1568'de yapımı gerçekleştirilen 3 bin metrekarelik alana sahip Külliye, Camii, Medrese, Arasta, Kervansaray, Hamam ve Sübyan Mektebi'nden oluşur. Bugün sadece cami, medrese, arasta, sübyan mektebi ve restorasyonunu gerçekleştirdiğimiz çifte hamam ayakta kalabilmiştir.6 MİLYONA MAL OLDU Restorasyonun bedelini ortaya koydu: 2006'da gerçekleşen satın alma süreci dahil restorasyon 6 milyon 205 bin liraya mal oldu. Bunun 235 bin 127 Euro'su, 'Bulgaristan ile Tarihi KültürelMirasın Korunması' çerçevesinde gelen hibeden oluştu. Bu para da mobilya ve bilgisayar donanımlarına harcandı.Emin Halebak, mecliste oturma düzenine işaret etti: TBMM dahil, birçok kurumun meclis salonunda başkanlık divanının bulunduğu yer daha yüksektedir. Biz, başkan ve meclis üyelerinin birbirlerini rahat görecekleri oturma düzeni tercih ettik. Usta yazar Çetin Altan'ın İşçi Partisi milletvekili olarak TBMM'de bulunduğu günlerdeki sözüne gönderme yaptı: Çetin Altan, o günlerde meclis başkanı ve divan üyelerinin daha yukarıda bir noktada oturmasına 'marangoz hatası' benzetmesi yapmıştı. Biz, 'marangoz hatası' yapmadık. Ardından Prof. Kenan Mortan, 'Yerel Yönetimler ve Demokrasi' başlıklı sunum yaptı: Değer yaratan projeyle rant projeleri arasında ak ile kara arasındaki gibi bir fark vardır. Rant projesi çıkar sağlar. Değer yaratan proje ise yurttaşın hayatını etkiler ve olumlu yönde değiştirir. Nobel ödüllü Prof. Hayek'ten alıntıyla şu noktaya dikkati çekti: Siyasi partiler için 'sağ' ve 'sol' kategorik hükümler yerine, 'değer yaratan' ve 'rant yaratan' ayrımı yapmak daha doğru olmaz mı?YEREL YÖNETİMLERİN PAYISonra yerel yönetimlerin kamu yatırımları içindeki payı konusunda örnekler verdi: Yerel yönetimlerin kamu yatırımları içindeki payı Türkiye'de yüzde 23 iken Fransa'da 70, İspanya'da 30, Polonya'da 62'dir. Türkiye'de kamu kaynağının yüzde 85'i merkezin tasarrufundayken, Avrupa'da bu pay ortalama yüzde 50'dir. Gelir örneklerinin de altını çizdi: - İtalya'da gelirlerin yüzde 60'ı, İngiltere ce Almanya'da da yüzde 34'ü yerel vergilerdendir. Türkiye'de ise yerel yönetimlerin vergi koyma, ekleme, azaltma yetkisi yoktur.Prof. Mortan, sunumunu Montesquie'nun sözüyle noktaladı: İdeal devleti yerel topluluk yaratır. Lüleburgaz Belediyesi, meclis salonunu tarihi mekana taşıyarak kabul etmeyeni 5'inci kattan atarım Emin Halebak, hamam bölümünün alınması ve restorasyonunun tüm partilerin desteğiyle gerçekleştiğini belirterek şöyle konuştu: 'Belediye binamız tamirdeyken toplantılarımızı Ata İş Merkezi'nin 5'inci katında yapıyorduk. Sokollu Külliyesi çifte hamam konusunu gündeme getirdiğimde, 'Bu projeye oy vermeyeni 5'inci kattan atarım' dedim. Proje kabul gördü. SokolluKülliyesi'ndeki salonumuz giriş katı. Artık kimseye '5'inci kattan atarım' demek de mümkün değil.Belediyenin 2014 bütçesi 86-88 milyon lira dolayında. Sokollu Külliyesi'ne harcadığımız 6 milyon lira, bizim için küçük bir rakam.'Kaynak: T24
Gelmiş Geçmiş En İyi 10 Distopya Kurgusu
Distopya, kara-kötücül bir gelecek planlama demektir ve ütopyanın tam tersi bir anlama sahiptir. Bu türün, ilk ortaya çıkış yılı 1868'dir (John Stuart Mill tarafından). 20. Yüzyıl ise distopyanın şahlanış dönemidir; en yetkin örneklerini de bu zaman diliminde vermiştir. Sinemadan, edebiyata; tiyatrodan televizyon dizilerine, çizgi romanlara kadar birçok yerde örneğini görmek mümkün olan bu türün, insanın sınırlarını zorlama, farkındalık yaratma gibi çok önemli özellikleri vardır, sürükleyiciliği ise cabası. Kaynak İşte ilk 10 distopya:
Buffy the Vampire Slayer İzlemek İçin 10 Neden
Dizinin ismine bakıp da esas kızımızın salt vampir avcısı olduğunu düşünmeyin. Buffy ve ekibi, 144 bölüm içinde yüzlerce farklı özelliklerde iblisle mücadele ettiler. Sadece iblisler mi var? Hayır! Kurt adam, cadı, zombi, tanrıça ve hatta yeryüzünün ilk Kötü'sü...
Dövme ve Dövme Ekipmanları ile İlgili Bilgi Sahibi Olmanızı Sağlayacak İlginç Çalışma
Son zamanların en popüler bilim blogu haline gelen Smarter Every Day'den Destin dövme makinesinin nasıl çalıştığına, kaç tip makine olduğuna ve iğne çeşitlerine dair harika bir çalışma hazırlamış. İşin mutfağına giderek her şeyi ustasından öğrenen ve bizlere aktaran Destin'e teşekkür ederiz. Hem ekipmanları tanıyalım hem de makinenin çalışma mantığını öğrenelim.Makine tipleriyle başlıyoruz...
Hata Yapan Sürücülere Havadan Ceza Yağacak
Kurban Bayramı tatilinde oluşacak trafik yoğunluğunun giderilmesi için polis helikopterleri de görev yapacak. Havadaki ekipler hem trafiğin yoğun olduğu bölgeleri hem de hata yapan sürücüleri tespit edecek.Emniyet Genel Müdürlüğü Havacılık Dairesi Başkan Yardımcısı Pilot Emniyet Müdürü Aziz Özmen , AA muhabirine yaptığı açıklamada, İçişleri Bakanı Efkan Ala tarafından imzalanan genelge kapsamında Kurban Bayramı'nda trafik polislerinin çalışmalarına havadan destek vereceklerini belirtti.Bayram nedeniyle oluşacak trafik yoğunluğunu çözmek amacıyla İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 7 büyük ilde görev yapacaklarını ifade eden Özmen , bu kapsamda 26 helikopterle uçuşların gerçekleştireceğini söyledi.Bayramlarda büyük şehirlerden vatandaşların çıkışlarının yoğun olduğu ana arterlerde, otobanlarda, çeşitli noktalarda trafik şube ekiplerinin çalışmalarına katkı sağlayacaklarını dile getiren Özmen, şunları söyledi:' Çalışmalarımız kapsamında yerdeki trafik birliklerine aktarılan görüntülerle, plaka tanıma, aracın görüntüsü, bu görüntünün merkeze aktarılması konularında yer birliklerine yardımcı olunuyor. Böylece yer birliklerinin önceden öngörü yaparak ekiplerin nerede durması gerektiğine yardımcı olunuyor. Sadece Ankara'da değil, İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Antalya, Adana, İzmir'de tüm bölgelerde muhtelif sayılarda pilot ve hava aracı ile bu hizmet veriliyor. Bayram dönemlerinde yaklaşık 30 pilot uçuş hizmetlerine katılıyor, bir o kadar personel de yerde destek birliği olarak bekletiliyor .'İstanbul için 2 helikopterAnkara'da özellikle bayram trafiğinin yoğunlaştığı Konya , Samsun , Eskişehir istikametine doğru havadan kontrollerin yapılacağını ifade eden Öz m en, İstanbul'da ise 2 helikopterin trafik kontrollerinde görev alacağını belirtti.Özmen, diğer bazı büyük şehirlerde ise birer helikopterin trafik hizmetlerini yürüten ekiplere bayram süresince havadan katkı sağlayacağını aktardı.Bayram tatillerinde havadan yapılan kontrollerin yeni bir uygulama olduğunu bildiren Özmen, ' Trafik ihlalleri yapan sürücüler eskiden manuel cihazlarla kontrolleri yapılarak yerdekitrafik ekiplerine telsiz vasıtasıyla bildiriliyordu. Ancak şu anda son teknolojiyle görüntüyü aktarıyoruz' diye konuştu.Havadaki ekiplerin oluşan trafik yoğunluğunun açılmasına da katkı sağladığını aktaran Özmen , ' Herhangi bir noktada trafikte tıkanma, yığılma durumu veya kaza olmuşsa söz konusu durum hemen yerdeki ekiplere bildiriliyor ve onların acil şekilde bu bölgelere intikal etmeleri sağlanıyor ' dedi.Hata yapan sürücü havadan görüntüleniyor' Hata yapan sürücünün hem fotoğrafı hem görüntüsü yer hizmeti trafik şube polislerine bildiriliyor, ona göre ceza kesiliyor ' diyen Özmen , alınan tüm önlemlerin vatandaşa hizmet için gerçekleştirildiğini vurguladı. Havacılık Dairesi Başkan Yardımcısı Pilot Emniyet Müdürü Özmen , ' Emniyet teşkilatında görevli trafik ekipleri olsun, havacılık dairesi ekipleri olsun bizlerin amacı milletimize hizmet etmektir, ceza kesmek değildir. Biz bunları yerine getirirken, vatandaşımızın Kurban Bayramı'nı kazasız belasız sakin bir şekilde geçirmesini arzu ediyoruz ' ifadelerini kullandı.Kaynak: AA
Reklam
John Malkovich'in Karakterlerin Yerlerine Geçip Yeniden Canlandırdığı 14 Ünlü Fotoğraf
Ünlü fotoğrafçı Sandro Miller efsanevi Hollywood A-Lister John Malkovich ile birlikte birçok kez çalıştı, ancak Miller ona ilham ve rehberlik etmiştir fotoğrafçılık büyüklerini kutlamak istedim, özel bir şey yapmak zorunda hissettim. Bu yüzden, unisex model olarak Malkovich, adlı bir fotoğraf serisi olan fotoğrafçıların en önemli portrelerinden bazılarını yeniden canlandırdı bu çalışma içinde önemli isimleri kullandı.Kaynak. http://antikkafa.com/john-malkovic-ile-unlu-portreler/
Al Pacino Altın Portakal'a Davet Edildi
Festival Direktörü Elif Dağdeviren, Al Pacino'yla yazışmaların sürdüğünü belirtirken, Nicole Kidman'la da prensipte anlaşıldığını ancak ünlü oyuncunun 75 yaşındaki babası Anthony Kidman'ın vefatından dolayı festivale katılamayacağını söyledi.Konyaaltı Sanayici ve İşadamları Derneği (KONYSİAD) davetlisi olarak işadamlarıyla kahvaltıda bir araya gelen 51'inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Direktörü Elif Dağdeviren, 3 ay önce yönetimini devraldıkları festivalin 51 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın, adı dışında hiçbir şeye sahip olmadığını söyledi. Dağdeviren, 'Son 4 yılın bütün bilgileri, verileri, arşivi hiçbir şeyi yok. Bununla ilgili bana cevap geliyor, o yüzden diye. Hiçbir önemi yok hangi yüzden olduğunun. Sonuç, yok' dedi.İSTANBUL KORTEJİ ELEŞTİRİYORBu yıl 10- 18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Altın Portakal'ın 100 yaşını kutlayan Türk sinemasının 51 yılında var oluşuna dikkat çeken Dağdeviren, marka adından başka bir şeye sahip olmadığını belirttiği festivalin buna rağmen çeşitli gelenekleri yarattığını söyledi. Festival kortejinin bu geleneklerden biri olduğunu belirten Dağdeviren, şunları söyledi:'Ama çok eleştiri alıyoruz İstanbul'dan 'Kortej ne havai fişek de ne? Festival filmle alakalıdır. Halk festivalle, ki bu çok doğru altını çizerek söylüyorum, sinema salonunda buluşur. 'Halkın Portakalı' diye bir şey yapılmış. Çok güzel ama bu sene vaktimiz olmadığı için yetiştiremedik. Önümüzdeki sene öğrenciler üzerinden eğitimler başlayacak.'SİNEMA SEKTÖRÜ ANTALYA'YA KÜSTÜFestivalin son 3 yılında sinema sektörünün küslüğüyle de karşı karşıya kaldığını aktaran Elif Dağdeviren, bunun nedeninin organizasyon eksiklikleri olduğunu belirterek, 'Sinema sektörü Antalya'ya küstü, son iki üç senedir. Ağırlanmak istiyor insanlar. Davet edildikleri yerde düzgün bir organizasyon istiyorlar. Ağırlamada sorun yaşanmış' diye konuştu.POLİTİKA EKRANDA VARDIRBu duruma festivale sinema tarafından bakılmamasının da eklendiğini savunan Dağdeviren, 'Bir film festivalinin en önemli özelliği politika gibi konulardan uzak durmak zorunda olduğudur. Politika vardır ama ekranda. Filmi seyreder çıkar tartışırsınız. Festivale ait alanlarda o festivalin sorumlularının elinde mikrofonla politika yapmaları kadar sakıncalı bir durum olamaz. O zaman festival festivallikten çıkıyor, şov alanına dönüyor. Sinema sektörü bunların sonucunda Antalya'dan gittikçe uzaklaşmış' diye konuştu.NICOLE KIDMAN GELEMİYORYaptıkları çalışmalarla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemanın odakta olduğu bir durumu yaratmayı başardıklarını kaydeden Dağdeviren, geçmişinde Kevin Spacey, Adrien Brody gibi sinemanın dünyaca ünlü isimlerini ağırlayan Altın Portakal'da uluslararası önemli isimleri ağırlamak için yazışmalar yaptıklarını söyledi. Dağdeviren, bu isimlerden birinin dünyaca ünlü Oscar'lı yıldız Al Pacino olduğunu söyledi. Al Pacino'yla görüşmelerin yazışma aşamasında olduğunu, davetin yapıldığını aktaran Dağdeviren, Nicole Kidman'ın da davetliler arasında yer aldığını fakat ünlü oyuncunun babası Anthony Kidman'ın ölümü nedeniyle gelemeyeceğini söyledi. Dağdreviren, 'Nicole Kidman'ın gelmesi için uğraştık. Prensipte tarihi uydu. Babasını kaybetti, olmadı' dedi.DHA
Reklam
Radiohead'in Yeni Albümü Yolda
İngiliz müzik grubu Radiohead’in solisti Thom Yorke , uzun yıllardır albümlerinde birlikte çalıştığı sanatçı Stanley Donwood ile birlikte, yeni bir albüm için arşiv araştırmaları ve kayıt çalışmaları yaptığını Twitter üzerinden duyurdu.Thom Yorke, Son birkaç haftadır Twitter üzerinden arşiv görselleri, gizemli çizimler ve grubun Android uygulaması PolyFauna’dan alınmış ekran görüntülerinden oluşan esrarlı ipuçları paylaşıyordu. Böylece, Radiohead’in veya Thom Yorke’un bir albüm hazırlığında olduğu yönünde söylentiler dolaşmaya başladı.The Guardian’da yer alan habere göre, sonunda Thom Yorke, grubun 9. albümleri üzerine çalışmakta olduğunu açıkladı. Uzun süredir beraber çalıştığı sanatçı Stanley Donwood ile birlikte, daha önce grubun kullanılmamış materyallerini keşfetmek için bir nostaljik bir arşiv gezintisi içinde olduğunu belirtti.Grubun baş gitaristi Jonny Greenwood ve davulcu Phil Selway de, daha önceki röportajlarında grubun Eylül ayında stüdyoya gireceğini bildirmişti. Ancak grup üyelerinin turneleri ve solo çalışmalarının devam etmesi nedeniyle, yeni bir albüm için ne zaman bir araya geleceği belirsizdi.Radiohead’in stüdyoya geri döneceği belli olmasına rağmen, albümleri daima düzensiz aralıklarla çıkan grubun yeni albümlerinin çıkış tarihi henüz bilinmiyor.T24
Ve Ahmetler Kanyon'unda HES Durduruldu
ANTALYA 2'nci İdare Mahkemesi, Akseki ve Manavgat ilçeleri sınırlarını kapsayan ve köylünün direnişine sahne olan Ahmetler Kanyonu Karpuz Çayı üzerinde yapılması planlanan Kanyon Regülatörü ve HES projesi için açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.Antalya'nın Akseki İlçesi'nden başlayıp Manavgat İlçesi'ne devam eden Karpuz Çayı ve bu çayın geçtiği Ahmetler Kanyonu'nda inşa edilmesi kararlaştırılan Kanyon Regülatörü ve HES projesi hakkında Antalya Valiliği, 31 Aralık 2009 tarihinde 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir' kararı aldı. Bu karardan 2012 yılında haberdar olan köylülerin yaptıkları dava başvurusu, 60 günlük itiraz süresi aşıldığı gerekçesiyle kabul edilmedi. Ardından şirket çalışanlarının inşaat için araçlarıyla birlikte gelmesiyle birlikte köylüler büyük bir direniş başlattı ve çok sayıda sivil toplum örgütünün de desteğiyle çadırlı eylem yaptı. Köylülerin günlerce sürdürdüğü direniş karşısında şirket araçlarını geri çekmek zorunda kaldı.İPTAL KARARI BEKLENİYORAhmetler Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Sözcüsü Mustafa Koç, 'Eğer bu ülkede hukuk ve bilim işe yarıyorsa, kanyondaki gerçekler ışığında, böyle değerli bir alana HES yapılması doğru değildir. Mahkemenin de bunu görüp ilk aşamada verilen yürütmeyi durdurma kararı yerindedir' dedi.Köylülerin avukatı Tuncay Koç ise, yürütmeyi durdurma kararının ardından mahkeme sürecinin yaklaşık 3-4 aylık bir prosedür sonrası esas kararı vereceğini belirtti. Bilirkişi raporunun da ortada olduğuna işaret eden Avukat Koç, 'Zaten Ahmetler Kanyonu gibi doğa güzelliği muhteşem bir yere böyle bir proje uygulanması bir cinayettir. Zaten şuan bir çalışma yok ve köylülerin direnişinde haklı oldukları da mahkeme kararıyla ispatlandı. Verilecek esas kararında ÇED gerekli değildir kararının iptali yönünde olmasını bekliyoruz' diye konuştu.DHA
5 Yaşındaki Otizmli Kız Çocuğunun Çizdiği Ustaişi Tablolar
Sadece 5 yaşında olmasına rağmen mükemmel resimler çizmeyi başarabilen Iris Grace İngiltere'de yaşıyor. Otizmin pozitif sayılabilecek etkilerinden birisi olan yüksek konsantrasyon sayesinde 2 saat boyunca hiç ara vermeden resim çizmeye devam edebiliyor. Resimlerini satın alan kişiler minik Iris'in tarzını ünlü ressam Claude Monet'e benzetiyorlar. Konuşma terapisine yardımcı olması sebebiyle ailesi tarafından resme yönlendirilen Iris'in yeteneği herkesi şaşkına çevirmiş durumda.Sevgili Iris'e sanat hayatında başarılar dileriz...
Reklam
7 Gravür ile 16. Yüzyılda Türkler ve İstanbul
Belçika doğumlu gravür sanatçısı Pieter Coecke van Aelst, 1533'te İstanbul'a bir ticaret delegasyonuyla birlikte gelir. İstanbul'da hızla tanınırlığı artan sanatçı; Türkçeyi öğrenir ve Saray hayatını yakından takip eder. Bir yıl kadar kaldığı İstanbul'dan ayrıldığında yanında olanca hatıra ve ayrıntılı betimlemeleriyle süslü yedi harika gravür bulunmaktadır. İstanbul'da Padişah'ın hamiliğine giremediyse de ertesi yıl bu kez Kutsal Roma İmparatoru V. Karl'ın Saray Ressamı olmayı başarır. Kariyerindeki bu inanılmaz yükselişe rağmen İstanbul'da resmettiği gravürler tarihi bir vesika olarak değerini hiç bir zaman kaybetmez. Aşağıdaki listede Pieter Coecke van Aelst'in elinden çıkmış bu harika gravürleri izleyebileceksiniz. Gravürler ilk kez Les Moeurs et Fachons de Faire de Turcs (Türklerin Gelenekleri ve Giyimleri) kitabında yayınlanmıştır. İyi Seyirler.NOT: Gravürlerin telif hakları dolduğu için New York Metropolitan Museum of Art tarafından internete yüklenmiştir.
Hint Uydusundan İlk Mars Fotoğrafı
Hindistan'ın uzay ajansı ISRO Mars yörüngesine giren uydusu tarafından çekilen, Kızıl Gezegen'in ilk resmini yayımladı.Twitter hesabı @isro'dan 'Burada manzara güzel' tweeti atıldı.ISRO Hindistan Uzay ve Araştırma Ajansı'nın başharfleri.Mangalyaan uydusu tarafından şu ana kadar ancak bir kaç tane görüntü gönderildi.Misyonun bir parçası da Mars atmosferinde yaşam belirtisi incelemek.Bu Mars yörüngesine başarıyla girilen ilk deneme ve benzerleri arası da en ucuz sefer.Nasa'nın son Maven misyonu bunun neredeyse 10 katı maliyete sahipti.Hindistan medyası girişimi 'tarihi bir başarı' olarak selamladı.Hindu gazetesi 'Kızıl Gezegen'in yüzeyinin yaklaşık 10 resminin gönderildiğini, bunlarda bazı kraterler göründüğünü' bildirdi.Yetkililerin resimlerin 'iyi kalite' olduğunu söylediği de gazete tarafından bildirildi.Hindistan'ın Mars'a gönderdiği 'Mars aracı' anlamına gelen Mangalyaan uydusu dün başarılı bir şekilde yörüngeye yerleşti.Böylelikle, Hindistan Kızıl Gezegen'de uydusu olan dördüncü ülke oldu.Uydu Mars'ın fotoğraflarını çekecek ve atmosferini inceleyecek.Rusya, ABD ve Avrupa'nın da Mars yörüngesinde uyduları bulunuyor.Ancak uyduyu yörüngeye yerleştirmeyi ilk fırlatışta başarabilen ilk ülke Hindistan oldu.Hindistan Başbakanı Narendra Modi ülkesinin 'neredeyse imkânsızı başardığını' söyleyerek bilim insanlarını kutladı.Modi, 'Olasılıklar çok düşüktü. Daha önce 51 kez denenen Mars'a uydu yerleştirme girişimi sadece 21 kez başarıya ulaşmıştı. Başardık' diye konuştu.Uyduyu Mars'a gönderme görevini 'Bangalor'dan bir golf topuna vurup tek seferde Londra'daki bir deliğe sokmak gibi' ifadeleriyle tanımlayan ekibin Başkan yardımcısı BN Ramkrishna da, 'Her şeyin kusursuzca hesaplanması gerekiyordu' diye konuştu.74 milyon dolara mal olan operasyon, şu ana kadar yapılan gezegenler arası uzay görevlerinin en ucuzu oldu.Mangalyaan uydusu özellikle metan, yani bataklık gazı arayacak. Zira bu gaz gezegendeki olası biyolojik aktivitelere yönelik en önemli gösterge.BBC
Yeni Pink Floyd Albümü 'The Endless River'dan İlk Sesler
On beşinci Pink Floyd albümü olacak The Endless River, 7 Kasım’da yayınlanıyor. Albümden detaylar her geçen gün çoğalarak gelmeye devam ediyor. Son olarak efsanevi grubun yeni albümünden 30 saniyelik bir kayıt paylaşıldı.Bantmag
Reklam
İstanbul Modern'de 'Yüzyıllık Aşk'
Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.Türkiye'de sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla sinema tarihinin belleğini görünür kılan, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.İstanbul Kalkınma Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul Modern tarafından Türk Sinemasının 100. yılına ithafen hazırlanan, küratörlüğünü İstanbul Modern Sinema Yöneticisi Müge Turan ve araştırmacı yazar Gökhan Akçura'nın üstlendiği serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, serginin Türk sinemasının 100. yılına dair en önemli etkinliklerden olduğunu söyledi.Serginin sinemaya seyirci gözünden baktığını ve bunun kavramsal olarak çok önemli olduğunu dile getiren Çelik, Türk sinemasının bir kültür-sanat faaliyeti olmanın ötesinde hafızalarını ve belleklerini oluşturan bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik, sinemada toplumsal hayatın çeşitli evrelerinin olduğunu ve tiyatrocuların baskın olduğu dönemden Yeşilçam'ın altın çağlarına kadar çok farklı dönemlerin görüldüğünü kaydetti.Bakan Çelik, 'En önemlisi çeşitli toplumsal ve siyasi evreleri görüyoruz. Bunlar da gelenek-modernizm çatışması, siyasi merkez ve çevre çatışması, tarım toplumu ile sanayi toplumu çatışması, kır-kent çatışması gibi. Tüm bu unsurlar aslında Türkiye'yi, tarihini anlamamız için mutlaka bilmemiz, derinlemesine anlamamız gereken bütün bu unsurlar sinemamız tarafından bugüne kadar saklanmış durumda' diye konuştu.'Hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık'Bundan sonrasında akademisyenlerin, araştırmacıların Türkiye'yi anlamak için çeşitli konuları ele alırken sinemaya daha fazla eğilmesi gerekeceğini vurgulayan Çelik, İstanbul Modern'in böyle bir sergiyle kendilerinin de hafızalarını tazelediğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Ayrıca bildiğiniz gibi en önemli unsurlardan bir tanesi sinema mirasının korunması. Bugüne kadar bu mirasın iyi korunduğunu söyleyemeyiz. Birtakım toplumsal şartlar, bireysel hassasiyetlerdeki zaaflar neticesinde iyi korunamamış. Hem ihtilal dönemlerinde veya başka muhtıra dönemlerinde yakılmış sansürlenmiş. Sinema hafızamız ciddi bir şekilde hasar görmüş. Bunun korunmasıyla ilgili bir adım atıyoruz. Sinema Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir Sinema Arşiv Müzesi oluşturacağız. Ayrıca bu hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık. Bundan sonra korunmasıyla ilgili de tedbirler alacağız. Tüm bunlarla sinemanın 100. yılını kutluyoruz. Herkes bu sergiyi gezsin. Sinemanın gerçek sahibi sokaktaki seyircidir. Aslında bir bakıma da seyircinin gözünden Türkiye'nin geçmişini, toplumsal sıkıntılarını, çeşitli tarihi karelerini anlatan bir sergi olmuş. Emeği geçenleri kutluyorum.'Çelik, sinemanın halkın sıkıntılarını paylaşması açısından da önemli olduğuna işaret ederek, Türk halkının sinemada kendi hayatının resmini çektiğini anlattı.'Sergi, sinema ile seyirci arasındaki aşk öyküsünü gündeme getiriyor'İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı da İstanbul Modern'in benimsediği disiplinlerarası yaklaşımını, kuruluşunun 10. yılında yenilikçi projelerle görünür kılmaya devam ettiğini anlatarak, 11 Aralık 2004'te açılan İstanbul Modern'in, Türkiye'de bir müze çatısı altında hizmet veren sinema salonu ve bölümüne sahip ilk kurum olduğu bilgisini verdi.İstanbul Modern Sinema'nın, hem dünya sineması hem de Türk sinemasından örnekler sunduğunu, sıra dışı film ve belgeselleri sinemaseverlerle buluşturduğunu aktaran Eczacıbaşı, Türk sinemasının 100. yılında sinema ile seyirci arasında yüzyıldır süren aşk öyküsünü gündeme getiren ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen araştırma sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.Eczacıbaşı, 'Ülkemizde sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen sergi, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla, sinema tarihimizin belleğini görünür kılıyor. Sinemanın bizi nasıl değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü yansıtarak, sayısız sosyo-kültürel dinamiği yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Yazılı ve görsel arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması ve hazırlanan kapsamlı sergi kataloğu sayesinde, yapılan araştırmalardan gelecek kuşakların yararlanacağını umuyorum' ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından, sergiye katkısı olanlara plaket verildi.Açılışa, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, iş adamı Ethem Sancak, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisiİstanbul Modern'in kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıl dönümüne ithafen sunduğu 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi, sinemayı yaşatan unsur olarak seyirciye odaklanıyor, sinemanın seyirciyle buluşma anlarına, bu buluşmanın yarattığı şaşırtıcı ve büyülü kolektif ve kişisel dünyalara yer veriyor.'İstanbul Kalkınma Ajansı 2014 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı' kapsamında desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen sergi, Türkiye'de ilk kez düzenleniyor.Sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi, seyircinin sinema ile buluşma noktası sinema salonlarını 'seyirci mabetleri' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından günün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapıyor.Sergi, seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler gibi unsurların yanı sıra sinema seyircisinin fanatizmini de ayrı bir bölümde ele alıyor.Cikletlerden çıkan resimlerden çay tabaklarına kadar sinemaya dair her şeySinema seyircisinin 'fanatik' olduğu saptamasını yapan sergide, ciklet, çikolata gibi malzemelerden çıkan resimler başta olmak üzere, sinema konulu kitaplar, romanlar, yıldız takvimleri, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Filiz Akın resimli cüzdan benzeri her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor.Sergi aynı zamanda fanatik olarak adlandırılabilecek üç kişiyi 'Sinema Seyircisi Fanatiktir' başlıklı bölümde büyüteç altına alıyor.Sergide sinema ve seyircinin 'büyülü' ilişkisi, yıldızlardan imzalı fotoğraflar, aktris Hümaşah Hiçan'a yazılmış hayran mektupları, dergi kapakları, sinema dergilerinin düzenlediği yıldız buluşmalarından örneklerle aktarılıyor.'Yüzyıllık Aşk' sergisi için 50'ye yakın filmden, Türkiye'deki sinema ve seyirci arasındaki özel ilişkiyi yansıtan sahneleri bir araya getiren özel bir çalışma hazırlandı. Bu video, 1950'li yıllardan bugüne seyircinin sinema deneyiminin tarihine dair önemli bir belge niteliği taşıyor.Aynı zamanda sergi kapsamında seyircinin film müzikleriyle kurduğu ilişkiyi, nostaljik bir deneyime dönüştüren özel bir alan tasarlandı. Ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor.Türk sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi 4 Ocak 2015'e kadar görülebilecek.Muhabir: Uğur Aslanhan | AA
Yalan Dünya'nın Tek Gerçek Adamı Neşet Ertaş'a Bir Gününüzü Ayırmanızı Gerektirecek 9 Neden
etiket
Bozkırın Tezenesi aramızdan ayrılalı iki yıl oldu.. Takvimler 25 Eylül'ü gösterdiğinde, düşen sadece bir takvim yaprağı değil, bir Baba'ydı, bir Efsane'ydi... Sevdiğine edilebilecek en güzel iltifatları etti şarkılarında... Sosyalizmden anlamasa da en az bir sosyalist kadar eşitlikçi oldu...  Hiçbir zaman paraya düşkünlüğü olmadı, Devlet Sanatçısı olmayı, 'Ben halkın sanatçısıyım' diyerek reddetti.Tevazu ise onun en büyük özelliklerinden biriydi.. Konserlerine gelenlerden ceketini çıkartmak için dahi izin isterken 'Ayağınızın turabı olayım' derdi... Her zaman olduğu gibi onun da değeri öldükten sonra anlaşıldı belki.. Hala dinlemeyenler, veya hayatının her gününü 'halk'a ayıran Neşet Baba'ya vefa borcunu ona ve onun türkülerine ayırarak ödemek isteyenler için...Bir kez daha diyelim mi ? : 'Neşet Baba'ya..'
Reklam
Dünya'nın Dört Katı Büyüklüğündeki Bir Gezegende Su Bulundu
Bilim adamları, uzayın derinliklerinde Neptün büyüklüğündeki bir gezegende su olduğunu keşfetti. 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Dünya'dan 124 ışık yılı (yaklaşık 1 katrilyon kilometre) uzaklıktaki Kuğu Takımyıldızı'nde yer alan bir yıldızın yörüngesinde bulunan ve HAT P-11b adı verilen gezegenin atmosferinde su buharına rastlandı.  ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden araştırmacılar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble Spitzer ve Kepler teleskoplarını kullanarak atmosferini inceledikleri gezegenin, Dünya'dan dört kat büyük olduğunu belirtti.  Bilim adamları, yörüngesinde bulunduğu yıldızın önüne geçtiğinde gezegenin emdiği ışığın renklerini ölçerek atmosferinde su olduğunu ortaya çıkardı. Ölçümler sırasında gezegenin atmosferinde bulut olmaması, bilim adamlarına yardımcı oldu.  Ölçümler, HAT P-11b gezegeninin atmosferinin, yüzde 90 oranında hidrojenden ve önemli ölçüde su buharından oluştuğunu gözler önüne serdi.   Daha önce bu tekniğin sadece Jüpiter gibi büyük gök cisimlerinde kullanılabileceği sanılıyordu.   HAT P-11b gezegeninin, yıldızına çok yakın olduğu için yaşam barındıramayacak kadar sıcak olduğu belirtildi.Akşam
Japonya Saatte 500 Km Hız Yapan Hızlı Trenini Deniyor
Maglev teknolojisi bir süredir geleceğin ulaşım teknolojisi olarak anılıyor. Japonya’nın yaptığı son test bunu kanıtlar nitelikte. Söz konusu teknolojinin ilk defa halka açık olarak yapılan testini Central Japan Railway Company adlı japon şirket yaptı ve 500km hıza ulaşıldı. Tokyo ve Nagoya arasında bağlantı kurması beklenen hattın ise 2027 yılında açılması planlanıyor.
Reklam