onedio
Çocuk Gelinler Üstüne Bir Roman
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu (USAK) tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye, çocuk gelinlere en çok rastlanan ülkeler sıralamasında yüzde 14 oranıyla ikinci sırada yer alıyor. İlk sıraları Batı-Doğu-Orta Afrika ülkeleri ile Güney Asya ülkeleri alıyor. Konunun birçok uzmanı 18 yaşın altındaki evliliklerin çocuk istismarı olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak, ülkemizde halen istismarın adı ‘evlendirme’ olarak doğal bir şey gibi lanse ediliyor.Çocuk gelinleri gezdiği, gördüğü ve yaşadığı yerlerden esinlenerek kaleme alan Ali Bayram, “13’ünde Kadın Olmak” romanı ile çocuk gelinlerin dramlarını gözler önüne seriyor. Romanının kahramanları, daha doğrusu mağdurları olan 13’ündeki ikizler, Helin ve Sıla da ağabeylerinin bir başkasının ölümüne neden olduğu insanların kanları karşılığında evlendiriliyor. Romanda çocuk gelin gerçeğine karşı direnen bir köy öğretmeninin de düzeni değiştirmeye çalışırken çarkın dişlilerinde öğütülerek yok edildiği anlatılıyor.Bayram’ın, görev yaptığı yerlerde yaşadığı töre gerçeğini romanına yansıtırken, “13’ünde Kadın Olmak” bizlere ‘insan’ olmanın sadece unvan olmadığını, bir felsefe olduğunu hatırlatmakla birlikte; namlunun soğukluğuyla, kurşunun kalbinize saplanması acısını yaşatıyor. Ne acı ki; çocuk gelinler insanlık dışı bir töreye kurban ediliyor.Yazar, bir röportajında “İki çocuk gelin, iki ayrı evde, insanlık dışı bir töreye kurban ediliyordu” diyor. Evet, anahtar kelime buydu aslında. İnsanlık dışı bir töre…Sizlere kusura bakmayın ama ‘güzel, keyifle okuyabileceğiniz bir roman’ gibi laflar edemeyeceğim. Şezlonga şöyle uzanırken, içkinizi böyle yudumlarken okuyabilirsiniz gibi pazarlama laflarına da hiç gerek yok. Romanın hedef kitlesi A + da değil ayrıca. Çünkü hedef kitlesi, empati yapabilen herkes. Biraz empati yapabilen ve kendi dışımızda da ne gibi hayatlar olduğunu bilmek isteyenler için etkileyici bir roman.Kaynak : Aycan Pırasalar Yengigün Gazetesi
Kırmızı Fularlı Kız Kitap Oldu
Antalya’da Gezi olaylarıyla ilgili iki davada 103 yıl hapis cezasıyla yargılanırken PKK’ya katılan ve ‘Kırmızı Fularlı Kız’ olarak bilinen 21 yaşındaki Ayşe Deniz Karacagil’in yaşadıkları, Fatih Küçük tarafından önce resme, peşinden tiyatro oyununa, son olarak da ‘Kırmızı Fularlı Kız’ adıyla kitaba dönüştürüldü.‘Destan Yörük’ kod ismi ile PKK’ya katıldığı belirtilen Ayşe Deniz Karacagil, cezaevi günlerinde elinde taşıdığı çiçek fotoğrafından esinlenerek Avangart Sanat Merkezi kurucusu Fatih Küçük tarafından resmedildi. Peşinden Kırmızı Fularlı Kız’ı tiyatro oyununa konu eden Küçük, bu sefer de kitabını yazdı. Yazar ve ressam Fatih Küçük’e ait ‘Kırmızı ...devamı:365haber.org/kültür-sanat
Ölmeden Cenneti Gördüğünüzü Düşündürecek 14 Fotoğrafıyla "Beyaz Tapınak"
İster inanın ister inanmayın, bu gördüğünüz fotoğraflar ne düşler ülkesine ne de peri masallarına ait. Beyaz Tapınak olarak da bilinen 'Wat Rong Khun', Tayland'da bulunan bir Budist tapınağıdır.Chalermchai Kositpipat adında Taylandlı bir tasarımcı tarafından 1997 yılında tasarlanan bu tapınak, geçtiğimiz Mayıs ayında gerçekleşen bir depremde ağır bir hasara uğramıştır. Tapınağın onarılması için Uluslararası destek gören Kositpipat, bu durumdan ilham alarak vazgeçmeyeceğini belirtmiştir.Tapınağın çoğu bölümüne yapısal hasarları giderilene kadar giriş yasaklanmıştır, fakat ziyaretçilerin dışarıdan fotoğraf çekmesine izin veriliyor.
Bu Filmden Korkmayana 10 Bin Dolar
Cinli filmlerin unutulmaz yönetmeni Hasan Karacadağ, yeni filminin en korkunç sahnesi için izleyiciyle iddiaya giriyor.Hasan Karacadağ’ın yazıp yönettiği, J plan ve Taff Pictures’ın yapımcılığını üstlendiği Tük sinemasının en uzun soluklu serisi Dabbe’nin beşinci filmi, Dabbe :Zehr-i Cin, 12 Eylül’de 250 kopya olarak vizyona giriyor. Radikal'de yer alan habere göre filmin yaratıcısı ve yaratıcı fikirlerin, ilgi çekmenin ustası Hasan Karacadağ Facebook ve twitter üzerinden ' dünya çapında' olduğu önemli vurgulanan fantastik bir yarışma başlatıyor.Filmde ana karakterin cinlerle karşılaştığı sahnenin, sinema tarihinde yapılmış en korkutucu sahnelerden biri olduğunu iddia eden Karacadağ, izleyiciler arasından kesinlikle korkmayacağını iddia eden 10 kişiyi sosyal medya üzerinden yapılan müracaatlarla belirleyecek ve Fono Film stüdyolarında özel bir ortamda filmi izletecek. Yabancılara da açık olan bu yarışma, İngilizce altyazılı olarak gösterilecek. Yarışmanın dünya promosyonu ise Mainstreet AD tarafından yapılacak.‘KORKU’SUZ İNSAN YOKTURDaha önce Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde tıp geçmişi bulunan Hasan Karacadağ, ‘korku’ duygusunun beynin geçirdiği düşük frekanslı nöbet anlarından oluştuğunu ve bir insanın korku duygusunu yüz mimikleriyle ve sözleriyle gizlemeyi başarmasına rağmen, kalp atışlarının ve beyin dalgalarının değişmesini asla kontrol edemeyeceğini belirtti.KORKMAZSAN 10 BİN DOLAR ÖDÜLKorkunun bilimsel izahını da yapan Karacadağ, cesur izleyicilerinin korkusunu da bilimsel yöntemlerle tespit ecek. Filmi izleyecek iddia sahibi kişiler nörotransmitter aygıtına bağlanarak, kalp atışları ve beyin dalgalarının değişimi takip edilecek. Filmin sonunda sonuçlar birer çıktıyla karşılaştırılacak. Film boyunca beynin korku bölgesi amigdala’da herhangi bir değişim gözlenmemesi halinde, o kişiye 10 bin dolar ödül verilecek.Amigdala'sını kontrol edebildiğini düşünen korkusuz sinefiller için müraccatlar 10 Eylül’den itibaren başlayacak..Cumhuriyet
Reklam
Google'dan Tolstoy'a Özel Doodle
Google, Rus yazar, filozof ve politik düşünce adamı Lev Nikolayeviç Tolstoy'un 186. doğum gününe özel bir doodle hazırladı.Tolstoy'un doğum gününü kutlayan Google'ın ana sayfasında, Lev Nikolayeviç Tolstoy için hazırlanan özel bir grafik yer alıyor. Tolstoy'u betimleyen grafiği tıklayanlar, yazarın ünlü eserlerinin hatırlatıldığı çizimlerle karşılaşıyor.'Anna Karenina', 'Savaş ve Barış', 'Sivastopol Serisi', 'Hacı Murad', 'Efendi ile Uşağı', 'Çocukluğum', 'Hazin Bir Evliliğin Romanı', 'İlk Gençlik', 'Ivan Ilyiç'in Ölümü' ve 'Diriliş' gibi dünya klasiklerini yazan Tolstoy, roman öykü ve masallarının dışında eğitim, sanat, din ve ahlak ile sosyal ve siyasal denemeler üzerine de çok sayıda esere imza attı.Doodle uygulamaları, dünya ülkeleri için önemli gün ve tatillere, kültürel olaylara ve tarihte yer alan önemli kişilere yer vererek, dikkati çekmeyi amaçlıyor. İnternet kullanıcıları, özel tasarımlı logonun üstüne tıklayarak, o güne, kişiye, konuya özel daha ayrıntılı bilgilere erişebiliyor.AA
Anadolu İnsanının DNA'sı Çıkarılacak
Kahramanmaraş'taki Direkli mağarasında yürütülen kazılarda ortaya çıkan insan kemiklerinden alınacak örneklerin DNA analizi yapılacak. Kemikler, Anadolu insanının gen yapısına ilişkin ipucu verecek.Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Cevdet Merih Erek'in'in girişimiyle, Kahramanmaraş merkeze bağlı Döngel mahallesinde 2007'de başlayan kazı devam ediyor.Erek'in başkanlığında yürütülen çalışmalara, Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra üniversite öğrencileri de katılıyor.Bu yılki kazılarda bulunan insan kemikleri, DNA analizi yapılmak üzere ABD'deki bir merkeze gönderilecek.DNA analiziyle, Anadolu insanı ve bölge arkeolojisine ilişkin önemli bilgilere ulaşılacağı tahmin ediliyor.Yrd. Doç. Dr. Erek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Direkli mağarasında yürütülen kazılarda kent ve Anadolu arkeolojisine yönelik çok farklı bilgiler elde ettiklerini söyledi.Kazılarda ortaya çıkan bulguların kendilerini M.Ö 14 bin yıla kadar götürdüğünü anlatan Erek, mağaranın, Anadolu ve Arap Yarımadası'nın kesişme noktasında bulunduğunu anımsattı.Direkli mağarasının aynı zamanda göç yolu üzerinde yer aldığını aktaran Erek, 'Burası, insanların belirli dönemde iskan ettiği bir yerleşim yeri. Besin kaynağı bol olduğu için tercih edildiğini tahmin ediyoruz. Mağarada en çok kaplumbağa ve dağ keçisi kemiğine rastladık. Bulgular bize en fazla bu hayvanların tüketildiğini gösteriyor' dedi.Erek, mağaradan çıkan insan kemikleriyle genetik araştırmalara başlanacağını vurguladı.Kemiklerin ABD'deki bir merkezde inceleneceğini anımsatan Erek, şöyle konuştu:'Bu çalışma bize bölgede yaşayan insanların genetik özelliklerinin ne kadarlık bir alana yayıldığını gösterecek. İnsanların Anadolu'ya dışarıdan geldiği söylenir. DNA analiziyle Anadolu kültürünün dışarıya gidip gitmediği konusunda fikir sahibi olacağımızı düşünüyorum. Gen tahlili birçok konuyu daha iyi anlamamızı sağlayacak. Dolayısıyla elde edilecek sonuçların geçmişe ilişkin önemli ipucu vereceğini inanıyorum.'Direkli MağarasıKahramanmaraş'a 65 kilometre uzaklıktaki Döngel köyündeki Direkli mağarasındaki çalışmalara 1959'da yaptığı araştırmayla ilk kez ışık tutan isim Prof. Dr. Kılıç Kökten oldu. Kökten'in yazdığı bir makaleden yola çıkılarak yürütülen çalışmalar doğrultusunda bölgede önemli gelişmeler kaydedildi. Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Cevdet Merih Erek'in başkanlığında yürütülen çalışmalar kapsamında, 4 yıl önce bulunan ana tanrıça figürü, dünyanın birçok ülkesinde meraklıları tarafından ilgiyle karşılandı.Kaynak: AA
Reklam
Venedik'in Ödüllü Filmleri Filmekimi'nde
Altın Aslan ödüllü 'İnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence', filmekimi'nde gösterilecek.İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 11 -17 Ekim tarihleri arasında 13. kez gerçekleştirilen Filmekimi'nde, Venedik Film Festivali'nde yarışan beş film sinemaseverlerle buluşacak.Venedik'te bu yıl Altın Aslan Ödülü'nü alan, İsveçli yönetmen Roy Andersson'un filmi 'İnsanları Seyreden Güvercin', Fatih Akın'ın 1915 Olayları'nı anlattığı 'Kesik', Amerikalı usta yönetmen Abel Ferrara'nın bir başka usta Pier Paolo Pasolini'yi Willem Dafoe'ya oynatarak beyazperdeye taşıdığı 'Pasolini', Kim Ki Duk'un intikam filmi 'One on One' ve Laurent Cantet imzalı 'Havana'ya Dönüş', filmekimi'nde gösterilecek.Milliyet Sanat
CHP'nin Parti Meclisi Kesinleşti
CHP'de Çankaya İlçe Seçim Kurulu itiraz edilen Parti Meclisi listesine ilişkin beklenen kararı verdi. Karar uyarınca Mehmet Bekaroğlu ve Sencer Ayata 'cinsiyet kotası' gereği Parti Meclisi'ne girdi.CHP'de tüzüğün gereği olan 'cinsiyet' ve 'gençlik' kotalarının nasıl uygulanacağı konusunda çıkan anlaşmazlık nedeniyle yaşanan gerileme ilçe seçim kurulu son kararı verdi. Karar uyarınca Mehmet Bekaroğlu ve Sencer Ayata 'cinsiyet kotası' gereği Parti Meclisi'ne girdi. Cinsiyet kotası uygulaması nedeniyle seçimlerde 60 kişilik PM'ye girmek için yeterli oyu alan Ali Özcan ise liste dışı kaldı, yerine kendisinden daha az oy almış Sera Kadıgil girdi.Çankaya Yüksek Seçim Kurulu'nun verdiği bu kararla bundan sonraki itirazlar ancak 'tam kanunsuzluk' gerekçesiyle YSK yapılabiliyor fakat YSK, CHP'nin cinsiyet ve gençlik kotası koymasından beri yapılan tüm itirazları esası görüşmeden reddetmişti. Cinsiyet kotasındakı kesin karar ile Kılıçdaroğlu'nun yakın çalışma arkadaşlarından Genel Başkan Yardımcısı Emel Yıldırım liste dışı kalmış oldu.Bekaroğlu ve Ayata PM'deCHP'nin kesinleşen PM listesi şu şekilde: Sera Kadıgil, Sena Kaleli, Ercan Karakaş, Haluk Koç, Ümran Köksüz, Bülent Kuşoğlu, Nihad Matkap, Ekrem Kerem Oktay, Gülseren Onanç, Kadir Gökmen Öğüt, İrfan Önal, Yasemin Öney Cankurtaran, Durdu Özbolat, Murat Özçelik, Tuncay Özkan, İhsan Özkes, Engin Özkoç, Faik Öztrak, Serpil Öztürk, Şafak Pavey, Şenal Sarıhan, Mehmet Ali Susam, Sezgin Tanrıkulu, Gürsel Tekin, Zekeriya Temizel, Bülent Tezcan, Erdoğan Toprak, Halit Toraman, Elif Uzunşimşek, Hüseyin Yaşar, İdris Yıldız, Candan Yüceer, Alaattin Yüksel, Gürkut Acar, Onursal Adıgüzel, Veli Ağbaba, Ezgi Akar, Yakup Akkaya, Zeynep Altıok, Enis Berberoğlu, Tekin Bingöl, Rana Bozkurt, Volkan Canalioğlu, Cemal Canpolat, İlhan Cihaner, Aytun Çıray, Gül Çiftçi, Zeki Eker, Ahmet Ertuğrul, Levent Gök, Didem Gültekin, Fevzi Gümüş, Sencer Ayata, Mehmet Bekaroğlu.SoL
Türk Bilim İnsanları Sentetik Kemik Tozu Üretti
Çukurova Üniversitesi bilim adamları, laboratuvar ortamında sentetik kemik tozu üretti.Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kürkçü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çene cerrahisinde ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan sentetik kemik tozunu (greft) uzun süren araştırma ve geliştirme projeleri ile üretmeyi başardıklarını belirtti.Sentetik kemik malzemesini, gerekli belgelendirme işlemlerini tamamlayarak seri üretimine geçmeye hazırlandıklarını aktaran Kürkçü, şöyle devam etti:''Üretilen sentetik kemik tozu sayesinde kemik ameliyatları daha kolay geçecek. Üre ürün ortopedi, beyin cerrahisi, diş hekimliği ve çene cerrahisinde kemik boşluklarını doldurmak amacıyla kullanılacak. Yapay kemik, bir takım işlemlerden geçirildikten sonra özellikle ortopedi ve çene cerrahisi ameliyatlarında kullanılıyor. Kırıklarda, ameliyatlarda ve çene cerrahisinde ihtiyaç duyulan kemiğin üzeri yapay kemik tozuyla kaplanıyor. Bir süre sonra bu ürün kimyasal ürün olmadığı için, insandaki kemikle uyum sağlıyor. Dolgu malzemesi olarak kullanılan kemik tozu tedavi sürecini hızlandırıyor. Yakın gelecekte araştırma çalışmalarını tamamladığımız ve belgelendirdiğimiz yapay kemik malzemelerini üretmeye başlayacağız.''TRT Haber
Reklam
'Öldüğümde Benimle Birlikte Tüm Filmlerimi de Yakın'
Ünlü Amerikalı yönetmen ve oyuncu Woody Allen, “Öldüğümde benimle birlikte tüm filmlerimi de yakın” isteğinde bulunduThe Times gazetesine konuşan 79 yaşındaki Allen, “Herkes mezarıma gelip ziyaret edebilir, filmlerimi izleyebilir. Ama ben öldükten sonra tüm bunlar anlamsız. Ben yakılmak istiyorum çünkü kremasyona inanıyorum. O gün geldiğinde, benimle birlikte bütün filmlerimin yakılmasını vasiyet ediyorum” dedi.Haber Türk
12 İlginç ve Ürkütücü Fotoğrafla Kara Sanat: '' Frankenstein Hayvanlar ''
İlginç ve ürkütücü bir sanat dalı olan ''Frankenstein Hayvanlar'' Enrique Gomez De Molina tarafından icra ediliyor. Farklı hayvanların vücut parçaları birleştirilip doldurularak yeni garip hayvanlar elde ediliyor. De Molina, 2012 yılında nesli tükenmekte olan yaban hayvanlarını malzeme olarak kullanmaktan dolayı 20 ay hapis cezasına çarptırıldı.Savcı, De Molina dahil onlarca hayvan kaçakçısının parça başı 80.000 dolar ceza ödediğini ve hapisle cezalandırıldığını söylüyor. Bu heykeller çok garip, ürkütücü ve biraz da ilgi çekici fakat umarız bu kara sanat daha fazla ilerlemez...
Reklam
Minyatür Gibi Gözüken 21 Acayip Manzara Fotoğrafı
Bu tarzda fotoğraflara Tilt-Shift fotoğraflar deniliyor. Aslında olan ufak manipülasyonlarla fotoğrafı minyatürmüş gibi gösteriyor ve tıpkı oyuncak hissi veriyor. Eğer dünyamız oyuncaklarla dolu olsaydı tıpkı bu fotoğraflardaki gibi olurdu. Bu yaratıcı ve eşsiz fotoğraflar günümüzde çok popüler oldu. Bol eğlenceler.
Reklam
Kitapseverlerin Duymaktan Bıktığı Daral Getiren 14 Cümle
Çok kitap okuyan insanların çevrelerinden duymaya alıştığı bazı sözler vardır. Bu sözler kimi zaman anne babaya, kimi zaman arkadaşa, hatta kimi zaman da bir kitapçıya ait olabilir. İşte kitapsever insanların sık sık karşı karşıya kaldığı kimisi güzel, kimisi can sıkıcı bazı anlar ve karşılığında verilen tepkiler...
Bermuda Şeytan Üçgeni'nin 5 Sırrı
Bermuda Şeytan Üçgeni olarak adlandırılan ve Bermuda, Miami, San Juan arasında kalan bölgede bugüne kadar yaşanan uçak ve gemi kazaları sebebiyle hep araştırılan bir nokta olmuştur. Bu üçgende yaşanan kazaları açıklamak isteyen bir çok insan, doğaüstü, mistik güçler ve değişik efsanelerden bahsetmiştir. Onlarca gemi ve uçağın okyanusun ortasında birden yok olması ve bir daha iz bulunamaması bu efsaneleri destekler niteliktedir. Ama işin aslı nedir? Tonlarca ağırlığındaki gemi ve uçaklar nasıl birden yok olabilmektedir?
Reklam