onedio
Al Pacino Altın Portakal'a Davet Edildi
Festival Direktörü Elif Dağdeviren, Al Pacino'yla yazışmaların sürdüğünü belirtirken, Nicole Kidman'la da prensipte anlaşıldığını ancak ünlü oyuncunun 75 yaşındaki babası Anthony Kidman'ın vefatından dolayı festivale katılamayacağını söyledi.Konyaaltı Sanayici ve İşadamları Derneği (KONYSİAD) davetlisi olarak işadamlarıyla kahvaltıda bir araya gelen 51'inci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali Direktörü Elif Dağdeviren, 3 ay önce yönetimini devraldıkları festivalin 51 yıllık bir geçmişe sahip olmasına karşın, adı dışında hiçbir şeye sahip olmadığını söyledi. Dağdeviren, 'Son 4 yılın bütün bilgileri, verileri, arşivi hiçbir şeyi yok. Bununla ilgili bana cevap geliyor, o yüzden diye. Hiçbir önemi yok hangi yüzden olduğunun. Sonuç, yok' dedi.İSTANBUL KORTEJİ ELEŞTİRİYORBu yıl 10- 18 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Altın Portakal'ın 100 yaşını kutlayan Türk sinemasının 51 yılında var oluşuna dikkat çeken Dağdeviren, marka adından başka bir şeye sahip olmadığını belirttiği festivalin buna rağmen çeşitli gelenekleri yarattığını söyledi. Festival kortejinin bu geleneklerden biri olduğunu belirten Dağdeviren, şunları söyledi:'Ama çok eleştiri alıyoruz İstanbul'dan 'Kortej ne havai fişek de ne? Festival filmle alakalıdır. Halk festivalle, ki bu çok doğru altını çizerek söylüyorum, sinema salonunda buluşur. 'Halkın Portakalı' diye bir şey yapılmış. Çok güzel ama bu sene vaktimiz olmadığı için yetiştiremedik. Önümüzdeki sene öğrenciler üzerinden eğitimler başlayacak.'SİNEMA SEKTÖRÜ ANTALYA'YA KÜSTÜFestivalin son 3 yılında sinema sektörünün küslüğüyle de karşı karşıya kaldığını aktaran Elif Dağdeviren, bunun nedeninin organizasyon eksiklikleri olduğunu belirterek, 'Sinema sektörü Antalya'ya küstü, son iki üç senedir. Ağırlanmak istiyor insanlar. Davet edildikleri yerde düzgün bir organizasyon istiyorlar. Ağırlamada sorun yaşanmış' diye konuştu.POLİTİKA EKRANDA VARDIRBu duruma festivale sinema tarafından bakılmamasının da eklendiğini savunan Dağdeviren, 'Bir film festivalinin en önemli özelliği politika gibi konulardan uzak durmak zorunda olduğudur. Politika vardır ama ekranda. Filmi seyreder çıkar tartışırsınız. Festivale ait alanlarda o festivalin sorumlularının elinde mikrofonla politika yapmaları kadar sakıncalı bir durum olamaz. O zaman festival festivallikten çıkıyor, şov alanına dönüyor. Sinema sektörü bunların sonucunda Antalya'dan gittikçe uzaklaşmış' diye konuştu.NICOLE KIDMAN GELEMİYORYaptıkları çalışmalarla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde sinemanın odakta olduğu bir durumu yaratmayı başardıklarını kaydeden Dağdeviren, geçmişinde Kevin Spacey, Adrien Brody gibi sinemanın dünyaca ünlü isimlerini ağırlayan Altın Portakal'da uluslararası önemli isimleri ağırlamak için yazışmalar yaptıklarını söyledi. Dağdeviren, bu isimlerden birinin dünyaca ünlü Oscar'lı yıldız Al Pacino olduğunu söyledi. Al Pacino'yla görüşmelerin yazışma aşamasında olduğunu, davetin yapıldığını aktaran Dağdeviren, Nicole Kidman'ın da davetliler arasında yer aldığını fakat ünlü oyuncunun babası Anthony Kidman'ın ölümü nedeniyle gelemeyeceğini söyledi. Dağdreviren, 'Nicole Kidman'ın gelmesi için uğraştık. Prensipte tarihi uydu. Babasını kaybetti, olmadı' dedi.DHA
Radiohead'in Yeni Albümü Yolda
İngiliz müzik grubu Radiohead’in solisti Thom Yorke , uzun yıllardır albümlerinde birlikte çalıştığı sanatçı Stanley Donwood ile birlikte, yeni bir albüm için arşiv araştırmaları ve kayıt çalışmaları yaptığını Twitter üzerinden duyurdu.Thom Yorke, Son birkaç haftadır Twitter üzerinden arşiv görselleri, gizemli çizimler ve grubun Android uygulaması PolyFauna’dan alınmış ekran görüntülerinden oluşan esrarlı ipuçları paylaşıyordu. Böylece, Radiohead’in veya Thom Yorke’un bir albüm hazırlığında olduğu yönünde söylentiler dolaşmaya başladı.The Guardian’da yer alan habere göre, sonunda Thom Yorke, grubun 9. albümleri üzerine çalışmakta olduğunu açıkladı. Uzun süredir beraber çalıştığı sanatçı Stanley Donwood ile birlikte, daha önce grubun kullanılmamış materyallerini keşfetmek için bir nostaljik bir arşiv gezintisi içinde olduğunu belirtti.Grubun baş gitaristi Jonny Greenwood ve davulcu Phil Selway de, daha önceki röportajlarında grubun Eylül ayında stüdyoya gireceğini bildirmişti. Ancak grup üyelerinin turneleri ve solo çalışmalarının devam etmesi nedeniyle, yeni bir albüm için ne zaman bir araya geleceği belirsizdi.Radiohead’in stüdyoya geri döneceği belli olmasına rağmen, albümleri daima düzensiz aralıklarla çıkan grubun yeni albümlerinin çıkış tarihi henüz bilinmiyor.T24
Ve Ahmetler Kanyon'unda HES Durduruldu
ANTALYA 2'nci İdare Mahkemesi, Akseki ve Manavgat ilçeleri sınırlarını kapsayan ve köylünün direnişine sahne olan Ahmetler Kanyonu Karpuz Çayı üzerinde yapılması planlanan Kanyon Regülatörü ve HES projesi için açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi.Antalya'nın Akseki İlçesi'nden başlayıp Manavgat İlçesi'ne devam eden Karpuz Çayı ve bu çayın geçtiği Ahmetler Kanyonu'nda inşa edilmesi kararlaştırılan Kanyon Regülatörü ve HES projesi hakkında Antalya Valiliği, 31 Aralık 2009 tarihinde 'Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir' kararı aldı. Bu karardan 2012 yılında haberdar olan köylülerin yaptıkları dava başvurusu, 60 günlük itiraz süresi aşıldığı gerekçesiyle kabul edilmedi. Ardından şirket çalışanlarının inşaat için araçlarıyla birlikte gelmesiyle birlikte köylüler büyük bir direniş başlattı ve çok sayıda sivil toplum örgütünün de desteğiyle çadırlı eylem yaptı. Köylülerin günlerce sürdürdüğü direniş karşısında şirket araçlarını geri çekmek zorunda kaldı.İPTAL KARARI BEKLENİYORAhmetler Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Sözcüsü Mustafa Koç, 'Eğer bu ülkede hukuk ve bilim işe yarıyorsa, kanyondaki gerçekler ışığında, böyle değerli bir alana HES yapılması doğru değildir. Mahkemenin de bunu görüp ilk aşamada verilen yürütmeyi durdurma kararı yerindedir' dedi.Köylülerin avukatı Tuncay Koç ise, yürütmeyi durdurma kararının ardından mahkeme sürecinin yaklaşık 3-4 aylık bir prosedür sonrası esas kararı vereceğini belirtti. Bilirkişi raporunun da ortada olduğuna işaret eden Avukat Koç, 'Zaten Ahmetler Kanyonu gibi doğa güzelliği muhteşem bir yere böyle bir proje uygulanması bir cinayettir. Zaten şuan bir çalışma yok ve köylülerin direnişinde haklı oldukları da mahkeme kararıyla ispatlandı. Verilecek esas kararında ÇED gerekli değildir kararının iptali yönünde olmasını bekliyoruz' diye konuştu.DHA
5 Yaşındaki Otizmli Kız Çocuğunun Çizdiği Ustaişi Tablolar
Sadece 5 yaşında olmasına rağmen mükemmel resimler çizmeyi başarabilen Iris Grace İngiltere'de yaşıyor. Otizmin pozitif sayılabilecek etkilerinden birisi olan yüksek konsantrasyon sayesinde 2 saat boyunca hiç ara vermeden resim çizmeye devam edebiliyor. Resimlerini satın alan kişiler minik Iris'in tarzını ünlü ressam Claude Monet'e benzetiyorlar. Konuşma terapisine yardımcı olması sebebiyle ailesi tarafından resme yönlendirilen Iris'in yeteneği herkesi şaşkına çevirmiş durumda.Sevgili Iris'e sanat hayatında başarılar dileriz...
7 Gravür ile 16. Yüzyılda Türkler ve İstanbul
Belçika doğumlu gravür sanatçısı Pieter Coecke van Aelst, 1533'te İstanbul'a bir ticaret delegasyonuyla birlikte gelir. İstanbul'da hızla tanınırlığı artan sanatçı; Türkçeyi öğrenir ve Saray hayatını yakından takip eder. Bir yıl kadar kaldığı İstanbul'dan ayrıldığında yanında olanca hatıra ve ayrıntılı betimlemeleriyle süslü yedi harika gravür bulunmaktadır. İstanbul'da Padişah'ın hamiliğine giremediyse de ertesi yıl bu kez Kutsal Roma İmparatoru V. Karl'ın Saray Ressamı olmayı başarır. Kariyerindeki bu inanılmaz yükselişe rağmen İstanbul'da resmettiği gravürler tarihi bir vesika olarak değerini hiç bir zaman kaybetmez. Aşağıdaki listede Pieter Coecke van Aelst'in elinden çıkmış bu harika gravürleri izleyebileceksiniz. Gravürler ilk kez Les Moeurs et Fachons de Faire de Turcs (Türklerin Gelenekleri ve Giyimleri) kitabında yayınlanmıştır. İyi Seyirler.NOT: Gravürlerin telif hakları dolduğu için New York Metropolitan Museum of Art tarafından internete yüklenmiştir.
Hint Uydusundan İlk Mars Fotoğrafı
Hindistan'ın uzay ajansı ISRO Mars yörüngesine giren uydusu tarafından çekilen, Kızıl Gezegen'in ilk resmini yayımladı.Twitter hesabı @isro'dan 'Burada manzara güzel' tweeti atıldı.ISRO Hindistan Uzay ve Araştırma Ajansı'nın başharfleri.Mangalyaan uydusu tarafından şu ana kadar ancak bir kaç tane görüntü gönderildi.Misyonun bir parçası da Mars atmosferinde yaşam belirtisi incelemek.Bu Mars yörüngesine başarıyla girilen ilk deneme ve benzerleri arası da en ucuz sefer.Nasa'nın son Maven misyonu bunun neredeyse 10 katı maliyete sahipti.Hindistan medyası girişimi 'tarihi bir başarı' olarak selamladı.Hindu gazetesi 'Kızıl Gezegen'in yüzeyinin yaklaşık 10 resminin gönderildiğini, bunlarda bazı kraterler göründüğünü' bildirdi.Yetkililerin resimlerin 'iyi kalite' olduğunu söylediği de gazete tarafından bildirildi.Hindistan'ın Mars'a gönderdiği 'Mars aracı' anlamına gelen Mangalyaan uydusu dün başarılı bir şekilde yörüngeye yerleşti.Böylelikle, Hindistan Kızıl Gezegen'de uydusu olan dördüncü ülke oldu.Uydu Mars'ın fotoğraflarını çekecek ve atmosferini inceleyecek.Rusya, ABD ve Avrupa'nın da Mars yörüngesinde uyduları bulunuyor.Ancak uyduyu yörüngeye yerleştirmeyi ilk fırlatışta başarabilen ilk ülke Hindistan oldu.Hindistan Başbakanı Narendra Modi ülkesinin 'neredeyse imkânsızı başardığını' söyleyerek bilim insanlarını kutladı.Modi, 'Olasılıklar çok düşüktü. Daha önce 51 kez denenen Mars'a uydu yerleştirme girişimi sadece 21 kez başarıya ulaşmıştı. Başardık' diye konuştu.Uyduyu Mars'a gönderme görevini 'Bangalor'dan bir golf topuna vurup tek seferde Londra'daki bir deliğe sokmak gibi' ifadeleriyle tanımlayan ekibin Başkan yardımcısı BN Ramkrishna da, 'Her şeyin kusursuzca hesaplanması gerekiyordu' diye konuştu.74 milyon dolara mal olan operasyon, şu ana kadar yapılan gezegenler arası uzay görevlerinin en ucuzu oldu.Mangalyaan uydusu özellikle metan, yani bataklık gazı arayacak. Zira bu gaz gezegendeki olası biyolojik aktivitelere yönelik en önemli gösterge.BBC
Reklam
Yeni Pink Floyd Albümü 'The Endless River'dan İlk Sesler
On beşinci Pink Floyd albümü olacak The Endless River, 7 Kasım’da yayınlanıyor. Albümden detaylar her geçen gün çoğalarak gelmeye devam ediyor. Son olarak efsanevi grubun yeni albümünden 30 saniyelik bir kayıt paylaşıldı.Bantmag
İstanbul Modern'de 'Yüzyıllık Aşk'
Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.Türkiye'de sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla sinema tarihinin belleğini görünür kılan, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından bugünün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapan 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi İstanbul Modern'de açıldı.İstanbul Kalkınma Ajansı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla İstanbul Modern tarafından Türk Sinemasının 100. yılına ithafen hazırlanan, küratörlüğünü İstanbul Modern Sinema Yöneticisi Müge Turan ve araştırmacı yazar Gökhan Akçura'nın üstlendiği serginin açılışında konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Çelik, serginin Türk sinemasının 100. yılına dair en önemli etkinliklerden olduğunu söyledi.Serginin sinemaya seyirci gözünden baktığını ve bunun kavramsal olarak çok önemli olduğunu dile getiren Çelik, Türk sinemasının bir kültür-sanat faaliyeti olmanın ötesinde hafızalarını ve belleklerini oluşturan bir sektör olduğunu ifade etti.Çelik, sinemada toplumsal hayatın çeşitli evrelerinin olduğunu ve tiyatrocuların baskın olduğu dönemden Yeşilçam'ın altın çağlarına kadar çok farklı dönemlerin görüldüğünü kaydetti.Bakan Çelik, 'En önemlisi çeşitli toplumsal ve siyasi evreleri görüyoruz. Bunlar da gelenek-modernizm çatışması, siyasi merkez ve çevre çatışması, tarım toplumu ile sanayi toplumu çatışması, kır-kent çatışması gibi. Tüm bu unsurlar aslında Türkiye'yi, tarihini anlamamız için mutlaka bilmemiz, derinlemesine anlamamız gereken bütün bu unsurlar sinemamız tarafından bugüne kadar saklanmış durumda' diye konuştu.'Hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık'Bundan sonrasında akademisyenlerin, araştırmacıların Türkiye'yi anlamak için çeşitli konuları ele alırken sinemaya daha fazla eğilmesi gerekeceğini vurgulayan Çelik, İstanbul Modern'in böyle bir sergiyle kendilerinin de hafızalarını tazelediğini bildirdi.Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, şöyle devam etti:'Ayrıca bildiğiniz gibi en önemli unsurlardan bir tanesi sinema mirasının korunması. Bugüne kadar bu mirasın iyi korunduğunu söyleyemeyiz. Birtakım toplumsal şartlar, bireysel hassasiyetlerdeki zaaflar neticesinde iyi korunamamış. Hem ihtilal dönemlerinde veya başka muhtıra dönemlerinde yakılmış sansürlenmiş. Sinema hafızamız ciddi bir şekilde hasar görmüş. Bunun korunmasıyla ilgili bir adım atıyoruz. Sinema Genel Müdürlüğümüz bünyesinde bir Sinema Arşiv Müzesi oluşturacağız. Ayrıca bu hasar görmüş filmleri restore edecek teknik donanımları sağladık. Bundan sonra korunmasıyla ilgili de tedbirler alacağız. Tüm bunlarla sinemanın 100. yılını kutluyoruz. Herkes bu sergiyi gezsin. Sinemanın gerçek sahibi sokaktaki seyircidir. Aslında bir bakıma da seyircinin gözünden Türkiye'nin geçmişini, toplumsal sıkıntılarını, çeşitli tarihi karelerini anlatan bir sergi olmuş. Emeği geçenleri kutluyorum.'Çelik, sinemanın halkın sıkıntılarını paylaşması açısından da önemli olduğuna işaret ederek, Türk halkının sinemada kendi hayatının resmini çektiğini anlattı.'Sergi, sinema ile seyirci arasındaki aşk öyküsünü gündeme getiriyor'İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı da İstanbul Modern'in benimsediği disiplinlerarası yaklaşımını, kuruluşunun 10. yılında yenilikçi projelerle görünür kılmaya devam ettiğini anlatarak, 11 Aralık 2004'te açılan İstanbul Modern'in, Türkiye'de bir müze çatısı altında hizmet veren sinema salonu ve bölümüne sahip ilk kurum olduğu bilgisini verdi.İstanbul Modern Sinema'nın, hem dünya sineması hem de Türk sinemasından örnekler sunduğunu, sıra dışı film ve belgeselleri sinemaseverlerle buluşturduğunu aktaran Eczacıbaşı, Türk sinemasının 100. yılında sinema ile seyirci arasında yüzyıldır süren aşk öyküsünü gündeme getiren ve Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen araştırma sergisine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.Eczacıbaşı, 'Ülkemizde sinema kültürünü ve sinema sevgisini seyircinin bakış açısıyla inceleyen sergi, geniş bir yazılı ve görsel arşiv araştırmasıyla, sinema tarihimizin belleğini görünür kılıyor. Sinemanın bizi nasıl değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü yansıtarak, sayısız sosyo-kültürel dinamiği yeniden değerlendirmemize olanak sağlıyor. Yazılı ve görsel arşiv belgelerinin dijital ortama aktarılması ve hazırlanan kapsamlı sergi kataloğu sayesinde, yapılan araştırmalardan gelecek kuşakların yararlanacağını umuyorum' ifadelerini kullandı.Konuşmaların ardından, sergiye katkısı olanlara plaket verildi.Açılışa, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, iş adamı Ethem Sancak, ünlü oyuncu Hülya Koçyiğit, sanat ve iş dünyasından çok sayıda davetli katıldı.'Yüzyıllık Aşk: Türkiye'de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisiİstanbul Modern'in kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının 100. yıl dönümüne ithafen sunduğu 'Yüzyıllık Aşk: Türkiye’de Sinema ve Seyirci İlişkisi' sergisi, sinemayı yaşatan unsur olarak seyirciye odaklanıyor, sinemanın seyirciyle buluşma anlarına, bu buluşmanın yarattığı şaşırtıcı ve büyülü kolektif ve kişisel dünyalara yer veriyor.'İstanbul Kalkınma Ajansı 2014 yılı Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yönelik Küresel Turizm Merkezi İstanbul Mali Destek Programı' kapsamında desteklenen ve Kültür ve Turizm Bakanlığının katkılarıyla gerçekleşen sergi, Türkiye'de ilk kez düzenleniyor.Sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi, seyircinin sinema ile buluşma noktası sinema salonlarını 'seyirci mabetleri' olarak değerlendirirken, Türkiye'nin ilk sinema salonlarından günün festival sinemalarına kadar uzanan nostaljik bir sunum yapıyor.Sergi, seyircinin sinema ve filmlerle ilişkisini sağlayan gazete ilanları, film broşürleri, afişler gibi unsurların yanı sıra sinema seyircisinin fanatizmini de ayrı bir bölümde ele alıyor.Cikletlerden çıkan resimlerden çay tabaklarına kadar sinemaya dair her şeySinema seyircisinin 'fanatik' olduğu saptamasını yapan sergide, ciklet, çikolata gibi malzemelerden çıkan resimler başta olmak üzere, sinema konulu kitaplar, romanlar, yıldız takvimleri, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Filiz Akın resimli cüzdan benzeri her tür sinema belgesi ve objesi yer alıyor.Sergi aynı zamanda fanatik olarak adlandırılabilecek üç kişiyi 'Sinema Seyircisi Fanatiktir' başlıklı bölümde büyüteç altına alıyor.Sergide sinema ve seyircinin 'büyülü' ilişkisi, yıldızlardan imzalı fotoğraflar, aktris Hümaşah Hiçan'a yazılmış hayran mektupları, dergi kapakları, sinema dergilerinin düzenlediği yıldız buluşmalarından örneklerle aktarılıyor.'Yüzyıllık Aşk' sergisi için 50'ye yakın filmden, Türkiye'deki sinema ve seyirci arasındaki özel ilişkiyi yansıtan sahneleri bir araya getiren özel bir çalışma hazırlandı. Bu video, 1950'li yıllardan bugüne seyircinin sinema deneyiminin tarihine dair önemli bir belge niteliği taşıyor.Aynı zamanda sergi kapsamında seyircinin film müzikleriyle kurduğu ilişkiyi, nostaljik bir deneyime dönüştüren özel bir alan tasarlandı. Ziyaretçiler Türk filmlerinde yer alan unutulmaz şarkılar arasından seçtikleri plağı dinlerken, o filmdeki sahneyi eş zamanlı izleyebiliyor.Türk sinema tarihinde seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platforma aktararak, kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin belleğini görünür kılmaya çalışan sergi 4 Ocak 2015'e kadar görülebilecek.Muhabir: Uğur Aslanhan | AA
Reklam
Yalan Dünya'nın Tek Gerçek Adamı Neşet Ertaş'a Bir Gününüzü Ayırmanızı Gerektirecek 9 Neden
etiket
Bozkırın Tezenesi aramızdan ayrılalı iki yıl oldu.. Takvimler 25 Eylül'ü gösterdiğinde, düşen sadece bir takvim yaprağı değil, bir Baba'ydı, bir Efsane'ydi... Sevdiğine edilebilecek en güzel iltifatları etti şarkılarında... Sosyalizmden anlamasa da en az bir sosyalist kadar eşitlikçi oldu...  Hiçbir zaman paraya düşkünlüğü olmadı, Devlet Sanatçısı olmayı, 'Ben halkın sanatçısıyım' diyerek reddetti.Tevazu ise onun en büyük özelliklerinden biriydi.. Konserlerine gelenlerden ceketini çıkartmak için dahi izin isterken 'Ayağınızın turabı olayım' derdi... Her zaman olduğu gibi onun da değeri öldükten sonra anlaşıldı belki.. Hala dinlemeyenler, veya hayatının her gününü 'halk'a ayıran Neşet Baba'ya vefa borcunu ona ve onun türkülerine ayırarak ödemek isteyenler için...Bir kez daha diyelim mi ? : 'Neşet Baba'ya..'
Dünya'nın Dört Katı Büyüklüğündeki Bir Gezegende Su Bulundu
Bilim adamları, uzayın derinliklerinde Neptün büyüklüğündeki bir gezegende su olduğunu keşfetti. 'Nature' dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, Dünya'dan 124 ışık yılı (yaklaşık 1 katrilyon kilometre) uzaklıktaki Kuğu Takımyıldızı'nde yer alan bir yıldızın yörüngesinde bulunan ve HAT P-11b adı verilen gezegenin atmosferinde su buharına rastlandı.  ABD'nin Maryland Üniversitesi'nden araştırmacılar, Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'ne (NASA) ait Hubble Spitzer ve Kepler teleskoplarını kullanarak atmosferini inceledikleri gezegenin, Dünya'dan dört kat büyük olduğunu belirtti.  Bilim adamları, yörüngesinde bulunduğu yıldızın önüne geçtiğinde gezegenin emdiği ışığın renklerini ölçerek atmosferinde su olduğunu ortaya çıkardı. Ölçümler sırasında gezegenin atmosferinde bulut olmaması, bilim adamlarına yardımcı oldu.  Ölçümler, HAT P-11b gezegeninin atmosferinin, yüzde 90 oranında hidrojenden ve önemli ölçüde su buharından oluştuğunu gözler önüne serdi.   Daha önce bu tekniğin sadece Jüpiter gibi büyük gök cisimlerinde kullanılabileceği sanılıyordu.   HAT P-11b gezegeninin, yıldızına çok yakın olduğu için yaşam barındıramayacak kadar sıcak olduğu belirtildi.Akşam
Reklam
Japonya Saatte 500 Km Hız Yapan Hızlı Trenini Deniyor
Maglev teknolojisi bir süredir geleceğin ulaşım teknolojisi olarak anılıyor. Japonya’nın yaptığı son test bunu kanıtlar nitelikte. Söz konusu teknolojinin ilk defa halka açık olarak yapılan testini Central Japan Railway Company adlı japon şirket yaptı ve 500km hıza ulaşıldı. Tokyo ve Nagoya arasında bağlantı kurması beklenen hattın ise 2027 yılında açılması planlanıyor.
Reklam
'Filmekimi' 11 Ekim'de Başlıyor
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 13. kez düzenlenen Filmekimi'nin İstanbul ayağı 11-17 Ekim tarihleri arasında gerçekleşiyor. Festival Ekim ayı boyunca Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u da ziyaret edecek.İKSV tarafından Vodafone FreeZone sponsorluğunda gerçekleştirilecek 13. Filmekimi, her yıl olduğu gibi merakla beklenen filmleri izleyiciyle buluşturacak. Yeni sinema sezonunun habercisi olan Filmekimi’nin 13'üncüsünde, prömiyerini Sundance, Berlin, Cannes, Venedik, Toronto gibi saygın festivallerde yapan; Godard, Cronenberg, Leigh, Loach ve Sissako gibi ustaların son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 43 film sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. 11-17 Ekim tarihlerinde, 7 gün boyunca İstanbul’da olacak 13. Filmekimi, Ekim ayı boyunca da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’u ziyaret edecek.Filmekimi ilk kez Kadıköy’deBu yıl Ekim ayı boyunca birçok şehri gezecek Filmekimi, İstanbul’da son yıllarda olduğu gibi Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s sinemalarında yapılacak ve bu yıl ilk defa Kadıköy’e de geçecek. Kadıköy Rexx Sineması’nın büyük salonu, 11-17 Ekim tarihleri boyunca Filmekimi filmleriyle dolup taşacak. Filmekimi gösterimleri tüm sinemalarda geçen yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30’da yapılacak.Türkiye’nin dört bir köşesi Filmekimi13. Filmekimi sinemanın en güncel örneklerini sadece İstanbul’a değil, Türkiye’nin farklı noktalarına da eriştirmeye devam ediyor. 2011 yılından bu yana gittiği her şehirde sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi, bu yıl da Ankara, İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’a uğrayacak.Filmekimi, Gaziantep’te 2-9 Kasım tarihleri arasında yapılacak Zeugma Film Festivali’nin de yabancı film programını üstlenecek. Filmekimi, Zeugma Film Festivali ve Kırkayak Kültür Merkezi işbirliğiyle yapılacak gösterimler, 13. Filmekimi paralelinde düzenlenecek.Two Days One NightFilmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19 Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Şanlıurfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda 31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.Filmekimi destekçileriVodafone FreeZone sponsorluğuyla düzenlenen 13. Filmekimi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün desteğiyle gerçekleştiriliyor. 13. Filmekimi’nin medya sponsorluğunu CNBC-e, Hürriyet, Radyo Eksen ve Radikal.com.tr üstleniyor. Filmekimi’nin afişleri ve tanıtım kampanyası bu yıl da Alametifarika’dan.Filmekimi etkinlikleri13. Filmekimi’nin İstanbul gösterimlerinin açılış ve kapanış günlerinde Fil’m Hafızası işbirliğiyle iki eğlenceli etkinlik düzenlenecek. Filmekimi’nin bu yıl ilk defa Kadıköy’e geçmesinin şerefine 11 Ekim Cumartesi gecesi Kadife Sokak’ta “Filmekimi 216” etkinliği gerçekleştirilecek. Filmekimi heyecanını sokağın her köşesine taşıyacak olan “Filmekimi 216” etkinliğine katılım ücretsiz olarak.Filmekimi’nin Fil’m Hafızası işbirliğiyle yapacağı diğer etkinlik ise 17 Ekim Cuma gecesi, Filmekimi’nin İstanbul ayağının son gecesinde Public House’da gerçekleştirilecek. “Filmekimi 212” etkinliğinin biletleri 25 TL ve 15 TL (öğrenci) üzerinden temin edilebilecek.Biletler 27 Eylül Cumartesi sabahı satıştaİstanbul’da Filmekimi biletleri, 27 Eylül Cumartesi günü 10.30’dan itibaren, Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ile Atlas ve Rexx sinemalarında kurulacak gişelerden satın alınabilecek.Filmekimi’nin İstanbul ayağının biletleri hafta içi gündüz seanslarında (11.00, 13.30, 16.00) sadece 6 TL, hafta sonu gündüz seansları ve tüm 19.00 seanslarında tam 16, indirimli 11 TL, tüm 21.30 seanslarında ise 16 TL.Lale Kart üyeleri için ön satış dönemi 24 Eylül’de başlıyor: Siyah Lale Kart üyeleri 24 Eylül Çarşamba, Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale Kart üyeleri 25 Eylül Perşembe ve 26 Eylül Cuma günlerinde özel indirimlerle biletlerini alabilecek.İzmir, Bursa, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Trabzon’da gösterimlerinin biletleri gösterimler başlamadan bir hafta önce, Ankara gösteriminin biletleri ise 1 Ekim’den itibaren Biletix satış noktaları, Biletix internet sitesi (biletix.com), Biletix çağrı merkezi (216 556 98 00) ve sinemalarda kurulacak gişelerden temin edilebilecek.Filmekimi bilet ücretleri İzmir’de tam 12 öğrenci 10, Bursa’da tam 10, indirimli 8; Ankara’da tam 11, indirimli 9; Trabzon ve Diyarbakır’da tam 9, indirimli 7; Şanlıurfa’da ise tam 8, indirimli 6 TL olacak. Haftaiçi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) Ankara, İzmir ve Bursa’da 5 TL, Diyarbakır, Urfa ve Trabzon’da 4 TL olacak.13. Filmekimi'nin sponsoru Vodafone FreeZone, sinema kampanyasını Filmekimi'nde de sürdürecek. Vodafone FreeZone'lu sinemaseverler, Filmekimi'nde bir bilet aldıklarında aynı seans için bir bilet de hediye kazanacaklar. Kampanyalı bilet satışları 27 Eylül Cumartesi gününden itibaren Filmekimi ana gişeleri ve biletix.com adresi üzerinden yapılacak. Kampanya koşulları hakkında ayrıntılı bilgi vodafonefreezone.com sitesinde yer alıyor.Filmekimi programına göz atmak için...Sinefiller bu yıl festival programına, Filmekimi’nin yenilenen web sitesi filmekimi.iksv.org’un yanı sıra İKSV Mobil uygulamasından da ulaşabiliyor. Vodafone Red’in katkılarıyla geliştirilen İKSV Mobil uygulaması, AppStore ve Google Play’den ücretsiz olarak indirilebiliyor. İKSV Mobil’e ek olarak Filmekimi broşürü AppStore’dan ücretsiz olarak indirilebilen İKSV Kitaplık uygulamasıyla iPad üzerinde de okunabilir. Filmekimi filmlerin bilgileri, gösterim çizelgesi, etkinlikler ve diğer tüm ayrıntıları içeren Filmekimi broşürü ayrıca Filmekimi sinemalarından da temin edilebilir. Filmekimi’yle ilgili gelişmeler ve daha birçok güncel bilgi ise, Filmekimi’nin Facebook, Twitter ve Instagram sayfalarından takip edilebilir.Ayrıntılı bilgi için: filmekimi.iksv.org Filmekimi programındaki filmlerin listesiAyrı Dünyalar / Inbetween Worlds / Feo Aladag / AlmanyaSeni Seviyorum Rio / Rio, I Love You / Vicente Amorim, Guillermo Arriaga, Stephan Elliott, Im Sang-soo, Nadine Labaki, Fernando Meirelles, Carlos Saldanha, Paolo Sorrentino, John Turturro, Andrucha Waddington / Brezilya-ABDİnsanları Seyreden Güvercin / A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence / Roy Andersson / İsveçKarda Bir Beyaz Kuş / White Bird in a Blizzard / Gregg Araki / ABDDönüş / The Turning / Tony Ayres, Robert Connolly, Claire McCarthy, Stephen Page, Simon Stone, Warwick Thornton, Mia Wasikowska, David Wenham / AvustralyaSaraybosna’nın Köprüleri / Bridges of Sarajevo / Aïda Begic, Leonardo Di Costanzo, Jean-Luc Godard, Kamen Kalev, Isild Le Besco, Sergei Loznitsa, Vicenzo Marra, Ursula Meier, Vladimir Perisic, Cristi Puiu, Marc Recha, Angela Schanelec, Teresa Villaverde / Fransa-Bosna Hersek-İsviçre-İtalya-Portekiz-BulgaristanAşkın Halleri / The Disappearance of Eleanor Rigby: Them / Ned Benson / ABDÇile / Kreuzweg / Stations of the Cross / Dietrich Brüggemann / AlmanyaKök / I Origins / Mike Cahill / ABDİlk Güreşte Aşk / Love at First Fight / Thomas Cailley / FransaHavana’ya Dönüş / Return to Ithaca / Laurent Cantet / FransaWhiplash / Damien Chazelle / ABDPalo Alto / Gia Coppola / ABDYıldız Haritası / Maps to the Stars / David Cronenberg / Fransa-Kanada-Almanyaİki Gün, Bir Gece / Two Days, One Night / Jean-Pierre Dardenne, Luc Dardenne / Belçika-İtalya-FransaMommy / Xavier Dolan / KanadaJersey Boys / Clint Eastwood / ABDBjörk: Biophilia Live / Nick Fenton, Peter Strickland / İngilterePasolini / Abel Ferrara / Fransa-Belçika-İtalyaNew York’a Hoş Geldiniz / Welcome to New York / Abel Ferrara /Geronimo / Tony Gatlif / FransaDile Veda / Goodbye to Language / Jean-Luc Godard / FransaÇılgın Aşk / Amour fou / Jessica Hausner / Avusturya-Luxemburg-AlmanyaArayış / The Search / Michel Hazanavicius / Fransa-GürcistanSoğuk Cennet / Snow in Paradise / Andrew Hulme / İngiltereDingin Sular / Still the Water / Naomi Kawase / Japonya-Fransa-İspanyaBire Bir / One on One / Kim Ki-duk / Güney KoreBay Turner / Mr. Turner / Mike Leigh / İngiltereÇocukluk / Boyhood / Richard Linklater / ABDÖzgürlük Dansı / Jimmy’s Hall / Ken Loach / İngiltere-İrlanda-FransaBuz, Kar ve İntikam / In Order of Disappearance/ Hans Petter Moland / NorveçBeyaz Tanrı / White God / Kornél Mundruczo / Macaristan-Almanya-İsveçMısır Adası / Corn Island / George Ovashvili / Gürcistan-Almanya-FransaTurist / Force Majeur / Ruben Östlund / İsveç-Danimarka-NorveçIssız Toprak / Young Ones / Jake Paltrow / ABDKirli Para / The Drop / Michael R. Roskam / ABDMucizeler / Le meraviglie / The Wonders / Alice Rohrwacher / İtalya-İsviçre-AlmanyaMezara Kadar / A Hard Day / Kim Seong-hun / Güney KoreTimbuktu / Abderrahmane Sissako / Fransa-MoritanyaMiss Julie / Liv Ullmann / Norveç-İngiltereİnsan Sermayesi / Human Capital / Paolo Virzì / İtalya-FransaYuvaya Dönüş / Coming Home / Zhang Yimou / ÇinLeviathan / Andrey Zvyagintsev / RusyaT24
Reklam
Gerçeküstü Görünümleriyle Fotoğraf Yarışmasında Ödül Almış 12 Uzay Fotoğrafı
Geçtiğimiz hafta, yüksek prestije sahip '2014 Yılı En İyi Astronomi Fotoğrafları' yarışmasının sonuçları açıklanmıştır. Bu yarışmada, fotoğrafçılar hem 7 ana kategoride hem de genelde yarışmışlardır.Seçilen fotoğrafların tamamı, yarışmayı düzenleyen Greenwich Kraliyet Rasathanesi'nde düzenlenecek bir sergide sergilenecek.İşte yarışma kapsamında dereceye girmiş o muhteşem fotoğraflar;
Hugh Jackman ve Gerard Depardieu İstanbul'a Geliyor
Zorlu Center PSM 2014-2015 programının sürpriz isimleri bugün açıklandı. Hugh Jackman tek kişilik müzik şovuyla Fransız sinemasının usta oyuncuları Gérard Depardieu ve Anouk Aimée ise tiyatro oyunuyla İstanbul'a geliyorlar.‘Wolverine’, ‘X-Men’, ‘Les Misérables (Sefiller)’ ve ‘Real Steel’ gibi filmleriyle tanınan Tony Ödülü sahibi Hugh Jackman, şarkıcılık ve danstaki yeteneklerini birebir gözler önüne serdiği ‘An Evening with Hugh Jackman’ ile Zorlu sahnesinde olacak. 2004 yılında, Broadway'deki ilk rolü olan The Boy from Oz ile ödül alan sanatçıya İstanbul’daki performansında 18 kişilik orkestra ve dansçılar eşlik edecek. 2009'da, son James Bond Daniel Craig ile sahne aldığı ve ‘hit’ olan ‘A Steady Rain (Sıkı bir Yağmur)’ ile Broadway'e tekrar dönen ve 2011'deki solo performansı ile Zorlu’da sahne alacak olan sanatçı gösteride ‘Singin’ in the Rain’ ve ‘Guys and Dolls’ gibi klasik olmuş müzikallerden yorumlara da yer verecek.‘Love Letters’; iki olağanüstü oyuncuyu aynı sahnede yan yana görmemizi sağlayan Pulitzer Tiyatro Ödülleri'nde finale çıkmış ve 30’dan fazla dile çevrilmiş; sevginin güçlü bağlantısını, komik ve aynı zamanda duygusal bir şekilde anlatan bir A. R. Gurney oyunu... Zorlu’da tek gece sergilenecek oyunda efsanevi film yıldızı Gerard Depardieu ve Cannes, Golden Globe ve Cesar Ödülleri sahibi ünlü aktris Anouk Aimée yer alıyor.Milliyet Sanat
Deniz Dibinde Bin Yıllık Hazine
Ayvalık'ta denizin 24 metre altındaki Prigos Batığı ve çevresindeki binlerce amfora görenleri büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor. AA muhabiri Emrah Elmas, özel izinle batık alanını fotoğrafladı.Ayvalık'taki Maden Adası açıkları... Su altı tutkunları, Prigos Batığı ve binlerce iki kulplu, dibi sivri, dar boyunlu, karnı geniş testinin meydana getirdiği ihtişamlı görüntüyü izliyor.Tahminlere göre bin yıl önce bir gemi Prigos kayalıklarına çarparak battı. Üzerinden yüzlerce yıl geçmesine rağmen amfora tepesi ilk günkü özelliklerini koruyor. Bölge Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koruma alanı ancak şimdiye kadar herhangi bir arkeolojik çalışma yapılmamış.Batık bölgesine izin alarak dalınabiliyor. Testilere ve gemiye zarar gelmemesi için izinsiz dalış ve avlanma yapılamıyor.Dalış ekiplerine rehberlik eden Kubilay Kılıç, geminin üzerinde normalde olması gerekenden fazla amfora bulunduğunu söylüyor.Üretim yeri Tekirdağ olabilirSu altı fotoğraflarını yorumlayan Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Kaan Şenol, amforaların 10'uncu yüzyıl başlarında Tekirdağ civarında üretildiğinin tahmin edildiğini aktardı.Şenol'un verdiği bilgiye göre, testiler şarap taşımacılığında tercih ediliyordu. Bu tür batıklara özellikle Marmara Denizi'nde rastlamak mümkün. Doç. Dr. Şenol, bölgede kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılırsa yığının altında gemiye ait parçaların bulunabileceğini tahmin ediyor.Kaynak: AA
Yıkılan İnci Sineması'nın Yerine Otel Yapılacak...
Fuat Uzkınay’ın “Ayestefanos’ta Rus Abidesi’nin Yıkılışı” adlı belgeseli ile tarihi yolcuğuna başlayan Türk Sineması bu sene 100. yaşını kutlarken, bir tarihi sinema salonu daha yıkıldı.1946 senesinde inşa edilen ve uzun vakit Yeşilçam filmlerinin halkla buluşma noktası olan İnci Sineması, Gezi Parkı eylemleri evvelinde Beyoğlu’nda kurtarılması için eylemler yapılan ancak yıkımının önüne geçilemeyen Emek Sineması’nın akıbetini yaşadı.OTEL VE ALIŞVERİŞ YERLERİ YAPILACAKRadikal'den Serdar Korucu'nun haberine göre, Ermeni Katolik Mihitaryan Manastır ve Mektebi Vakfı’na ait kısımda İşadamı Mehmet Uyanoğlu ile beraber yaşama geçirilen proje çerçevesinde sinemanın da bulunduğu alana konutlar, “küçük bir şehir oteli” ve onun altında da “alışveriş birimleri” öngörülüyor.Halaskargazi Caddesi ile Nişantaşı’nın bir araya getiren , yekün inşaat alanı 79 bin 150 metrekare olarak açıklanan proje için kilise vakfına ait dükkanlar 14 Mayıs akşamında boşaltılmıştı.İnci Sineması Türk Sineması’nın ‘Sultan’ı Türkan Şoray için de kıymetli . Şoray ‘Sinemam ve Ben’ kitabında İnci Sineması’nı şu sözlerle anlatıyordu: “Melek Film’in sahipleri Şahan ve Kaçuni Haki aynı zamanda Pangaltı’daki İnci Sineması’nın da sahibiydiler… İnci Sineması’nda kendi şirketlerine yaptığım filmlerin galaları çok fazla görkemli olurdu. Sinemada benim özel locam vardı. Filmleri Şahan Haki’nin eşi Melina ablam ve dünya tatlısı kızları Mayda ile Şeyda, hep beraber bu locadan seyrederdik. İnci Sineması hep Türk filmi oynatırdı. Bazı sabahlar arabayla bilhassa önünden geçerdim. Kalabalığı, sıraya girmiş beni seven, yüreklendiren seyircilerimi görmek isterdim, çok fazla sevinçli olurdum. Maalesef şimdi sinema kapandı. Haki ailesi sinemayı satıp ABD ’ya göç etti. İnci Sineması’nın olduğu yerden geçerken hâlâ hüzünlenirim.”Türk sinemasının 100. senesinde İnci Sineması yıkıldı... Kaynak: Radikal
Reklam