onedio
Bu Hafta 9 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 5'i yerli, 9 film vizyona girecek.'İncir Reçeli'İlki büyük beğeni toplayan yönetmen Aytaç Ağırlar'ın filmi 'İncir Reçeli', ikinci serisi ile beyaz perdede yerini alacak.Başroldeki müzisyen ve oyuncu Halil Sezai Paracıkoğlu'nun canlandırdığı içine kapanık Metin ile hayata cıvıl cıvıl bakan Duygu'nun hüzünlü aşk hikayesini konu alan ilk filmin ardından üç yıl sonra gelen ikinci yapımda yine Halil Sezai başrolde oynuyor. Filmde Halil Sezai'ye Şafak Pekdemir, Sinan Çalışkanoğlu, Ahmet Uz ve Selim Akgül eşlik ediyor.Halil Sezai'nin hayat verdiği Metin karakteri, bu kez Duygu ile yaşadığı aşkın ardından gelen yoğun yalnızlık dönemi içinde izleyici karşısına çıkacak.Filmde, sevdiği kadını kaybettikten sonra uzun süreli bir yas dönemine giren ve barlarla şarkı söylemeye başlayan Metin'in, Şafak Pakdemir'in canlandırdığı Gizem'le yaşadıkları anlatılıyor.'Balık'Derviş Zaim'in yazıp yönettiği ve Bülent İnal, Sanem Çelik, Gizem Akman ile Myroslava Kostyeva'nın oynadığı 'Balık', insan-doğa ilişkisi üzerine odaklanıyor.Film, çevrenin hor kullanılmasını ve insanın bundan zarar görmesini konu ediniyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen 'Balık', Derviş Zaim’in 'Devir' adlı filminden sonra doğa konusunda yaptığı ikinci filmi olma özelliğini taşıyor.Bursa Gölyazı'da yaşayan balıkçı bir ailenin hayat hikayesini ve doğayla mücadelesini beyaz perdeye aktaran film, 21. Altın Koza Film Festivali'nden 'En İyi Senaryo' ödülünü almasının yanı sıra Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de yarışıyor.'Hay Way Zaman: Dersim’in Kayıp Kızları'Nezahat Gündoğan'ın yönettiği belgesel film 'Hay Way Zaman: Dersim'in Kayıp Kızları'nda, bir kadının 74 yıl sonra 83 yaşında kızıyla birlikte çıktığı köklerini arama yolculuğu izlenebilecek.'İki Tutam Saç: Dersim'in Kayıp Kızları' belgesel filminden sonra bulunan yüzlerce kayıp kızdan biri olan Emoş Gülver'in yaşadıklarına odaklanılan filmde, 1938'de Dersim'de yaşananlara çocuk yaşlarda tanıklık eden, ailesi yok edilen ve kültüründen koparılan yaşlı kadının köklerini arama yolculuğunu anlatılıyor.Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından desteklenen film, 2013 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Belgesel Jüri Özel Ödülü aldı.'Üç, İki, Bir… Kestik'Mustafa Kılınç, Evren Maral, Nuri Yiğit ile Recep Yener'in oynadığı 'Üç, İki, Bir... Kestik' adlı filmin yönetmenliğini Kerem Sarı yaptı.Komedi türündeki film, küçük bir Ege köyünde yaşayan sinema tutkunu Süleyman Oturak'ın, katıldığı çekilişten çıkan kamera ile ekibini oluşturup bir film yapmaya karar vermesini ve dünyaya derdini anlatmanın peşine düşmesini konu alıyor.'Albatrosun Yolculuğu'Salih Bolat, Ufuk Kaplan, Şenol İpek, Ercan Kesal, Betül Arım, Önder Paker, Kerem Can San, Ebru Doğdu, Barış Alemdar ve Zeynep Solman Kul gibi isimlerin oynadığı 'Albatrosun Yolculuğu' filminde, bir şairin serüven dolu yaşamı anlatılıyor. Bu serüvenin arka planında ise aşkların, sahtekarlıkların, mutsuz aşıkların, kanun kaçaklarının, yaşamın kıyısına tutunmuş kişilerin, yolculuk sevdalısı savruk insanların serüvenleri; şiirsel bir dille aktarılıyor.Toplumun şairlere ve sanatçılara bakışının sorgulandığı filmin yönetmenliğini Cengis Temuçin Asiltürk yaptı.'Yargıç'Robert Downey Jr., Vera Farmiga, Robert Duvall ve Billy Bob Thornton'un oynadığı 'Yargıç' isimli filmin yönetmen koltuğunda David Dobkin oturuyor.Dram türündeki filmde Robert Downey Jr., Hank Palmer adlı büyük şehirde yaşayan ve çalışan başarılı bir avukatı canlandırıyor.Filmin konusu özetle şöyle:'Hank, çocukluğunu geçirdiği kasabaya, kasabanın yargıcı olan babası cinayetle suçlandığında geri döner. Araları pek iyi olmasa da babasının davasının ardındaki gerçekleri ortaya çıkarmaya çalışan Hank, yıllar önce koptuğu ailesi ile de tekrar bir araya gelmenin yollarını bulacaktır.''Unutulmaz Aşk'Michael Hoffman'ın yönettiği ve Michelle Monaghan, James Marsden, Luke Bracey ile Liana Liberato'nun oynadığı 'Unutulmaz Aşk' adlı filmde, iki eski lise aşkı olan ve 20 yılın ardından sevdikleri bir arkadaşlarının cenazesi için geldikleri küçük kasabalarında yeniden bir araya gelen Dawson ve Amanda'nın hikayesi izlenebilecek.'Şeytan Tepesi'Peter Facinelli, Sophia Myles ve Nathalia Ramos başrolünde oynadığı korku ve gerilim türündeki Hollanda yapımı 'Şeytan Tepesi' filminin yönetmenliğini daha önce görsel efekt konusunda çalışmalar yapan Victor Garcia üstlendi.Kolombiya'da araba yolculuğu yapan bir ailenin etrafında dönen filmin konusu şöyle:'Bir adam, asi kızı, eski karısı, karısının sevgilisi ve kendi nişanlısı araba yolculuğuna çıkmak zorunda kalır. Kolombiya'nın Medellin kentinde girdikleri ıssız bir yolda sel sularından ciddi bir kaza geçirirler. Kuytu bir yerde sıkışıp kaldıklarını anladıklarında, tek yaşam belirtisi gösteren yöne doğru ilerlerler. Buldukları yer, yaşlı bir adam tarafından işletilen eski bir moteldir. Yaşlı adam fark etmeden evi gezdikleri sırada, bodrum katında kilitlerin arkasına atılmış küçük bir kızla karşılaşırlar ve onu oradan çıkarırlar. Ancak özgürlüğüne kavuşturdukları kız düşündükleri gibi yardıma muhtaç birisi değildir hatta oldukça tehlikelidir.''Kikoriki: Yenilmez Takım'Haftanın tek animasyon filmi 'Kikoriki: Yenilmez Takım'da; Kikoriki adasının sevimli sakinlerinin, teknoloji tarafından bozulmamış cennetlerinden ayrılıp gittikleri büyük şehirde giriştikleri maceralar anlatılıyor.Muhabir: Melik Fırat Yücel | AA
Michael Jackson ‘En Çok Kazanan Ölü Ünlüler' Listesinin Zirvesinde
Beş yıl önce hayatını kaybeden Michael Jackson, Forbes dergisinin ‘en çok kazanan ölü ünlüler listesi’ne 140 milyon dolarlık gelirle yine ilk sıradan girdi. Snoopy’nin yaratıcısı Charles Schulz ise Elvis Presley’in ardından 40 milyon dolarlık gelirle 3. sırada yer aldı.Forbes dergisinin yaptığı araştırmaya göre, beş yıl önce hayatını kaybeden müzisyen Michael Jackson, 140 milyon dolar gelirle, En Çok Kazanan Ölüler listesinde birinci sırada yer aldı. Bu kazançla, listenin yıllardır zirvesinde oturan, Elvis Presley’i de tahtından etmiş oldu. Presley’nin 55 milyonluk gelirini ikiye katlamayı başaran Jackson’ın, ölümünden sonra çıkan Xscape albümü, pop müzik listelerinin ikinci sırasına oturmayı başarmış, Billboard Müzik Ödülleri töreninde, Jackson’ın sahnede hologramı gösterilmişti. En Çok Kazanan Ölüler listesinin üçüncü sırasında, çizgi karakter Snoopy’nin yaratıcısı, karikatürist Charles Schulz, 40 milyon kazançla yer alıyor. Oscar’lı oyuncu, Elizabeth Taylor, 2011’de hayatını kaybettikten sonra, 25 milyon gelirle listenin dördüncü sırasına otururken, 36 yaşında yaşamını yitiren reggea şarkıcısı Bob Marley, 20 milyon kazanç elde etmiş oldu.TARAF
'Sihirbaz' Dizi Oluyor
Edward Norton'ın başrolünde oynadığı 'The Illusionist', CW kanalı tarafından televizyona aktarılacakSürekli orijinal fikir arayışında olan televizyon sektörü, sinema salonlarını doldurmuş filmleri küçük ekrana uyarlamaya devam ediyor. Bu halkaya ABD'li The CW kanalı da katıldı ve Neil Burger’ın 2006 yapımı 'Sihirbaz' (The Illusionist) filminin dizi formatıyla yeniden çekileceği açıklandı. Dizinin senaryosunu 'True Blood', 'Nurse Jackie' ve 'That '70s Show' gibi yapımlarda çalışmış Mark Hudis kaleme alacak; orijinal filmin yapımcısı Bob Yari ile 'The Office', 'The Tudors', 'Ugly Betty' dizilerinden hatırlanabilecek Benjamin Silverman ise yapımcı koltuğuna oturacak.Edward Norton, Jessica Biel ve Paul Giamatti gibi isimlerin başrolde yer aldığı 'The Illusionist'; Steven Millhauser’ın “Eisenheim the Illusionist” isimli kısa öyküsünden uyarlanmıştı. Film, aristokrat bir ailenin kızı olan Sophia ile marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim’ın imkansız aşkını konu ediniyordu.Milliyet Sanat
Meme Kanseri Nedir?
Çağımızda birçok kadının korkulu rüyası haline gelen meme kanseri, her 8 kadından birinde görülüyor. Birçok kadın meme kanseri olduğunu artık her şey çok geç olunca fark ediyor.Meme kanseri birçok kadını tehtit eden bir kanser türüdür. Günümüzde yoğun ve tempolu yaşam, hormonlu gıdalar, sağlıksız beslenme ve artan alkol tüketimi yüzünden meme kanserine yakalanma oranı artmış ve yaygınlaşmıştır. Maalesef birçok kadın meme kanseri olduğunu artık hastalık çok ilerlediğinde ya da tedavi edilemez bir hale geldiğinde fark ediyor. Halbuki erken teşhisle meme kanseri tedavisinde kesin bir sonuç alınabiliyor.Meme kanserinin ortaya çıkmasına sebep olan etkenler nelerdir?Erken adet görmek (10 yaş ve altı),Geç menapoza girmek (50 yaş ve üstü),Cinsiyet,Irk,Aşırı yağlı beslenme ve kilo,Geç doğum yapmak ya da hiç doğum yapmamış olmak,Emzirmemek,Normalden iri meme dokusu,Hormonal değişiklikler (hormonaterapi),Ailede meme kanseri geçmişi bulunması,Kadının yaşı,Kadının kendisinde meme kanseri olması,İyi huylu meme hastalıkları (fibroadenom),Alkol tüketimi, (iki kadeh şarap ve üstü),SigaraBu etkenler neden meme kanserinin oluşmasına sebep olurCinsiyet Şüphesiz ki meme kanserine yakalanmak için en önemli etkeni cinsiyet oluşturur. Erkeklerde meme kanseri görülme riski kadınlara göre 146 kat daha azdır.Yaş Meme kanseri, ergenlik döneminden önce ortaya çıkmaz. Yirmi yaşından önce ortaya çıkma ihtimali oldukça azdır, kırk yaşın üzerindeki kadınlarda %90-95’lik bir oranında meydana gelir.Irk Beyaz ırka mensup kadınlarda siyahi kadınlara göre 1-2 kat daha yaygın şekilde ortaya çıkmaktadır.Aile geçmişi Bir ailede meme kanserinin daha çok ortaya çıkmasının sebebi, ortak genetik veya çevre etkenleridir. Bu etkenleri birbirinden ayırmak oldukça güçtür.Genetik Ailesinde meme kanseri bulunan bir hastanın bu hastalığa yakalanma potansiyeli genel ortalamadan 2-3 misli fazladır ancak bu durum kişinin kesin bir şekilde hasta olacağını anlamına gelmez, sadece yakalanma ihtimali biraz daha yüksek olmaktadır.Daha önce meme kanseri geçirmiş olmak Meme kanseri sebebi ile tedavi olmuş bir kadın hastada diğer memenin de kanser olma riski her sene için yaklaşık olarak %0,5-1 yükselmektedir. Bu risk grubuna dahil kişiler yaşam boyu risk altındadır. Bu sebeple de sürekli kontrol altında olmalıdırlar.Hormonlar Kimi hormonların ve özellikle de “östrojen” hormonunun meme kanseri üzerindeki etkisi oldukça tartışılan bir husustur. Östrojenin özel olarak kansere yol açtığı söylenemez. Fakat hali hazırda mevcut olan bir meme kanseri, östrojen etkisiyle çok hızlanmaktadır.Erken görülen adet Özellikle 12-13 yaş öncesi adet görmeye başlayan kadınlarda, hayat boyu meme kanseri riski, daha geç adet olan kişilere nazaran iki kat fazla olmaktadır.Doğum İlk doğum yaşı meme kanseri riski bakımından önem teşkil eder. İlk doğumunu 18 yaşında ya da daha erken yaşlarda gerçekleştiren kadınlarda meme kanseri ihtimali, hiç doğum yapmayanların neredeyse yarısından daha az olmaktadır. Hiç doğum yapmamak kanser riskini artıran etkenlerdendir. İlerleyen yaşlarda çocuk doğurmak da yaşa göre riski artıran nedenlerdendir.Doğum kontrol hapları Doğum kontrolü amacı ile ilaç kullanımının riski ihtimalini yükselttiğini kanıtlayan epidemiyolojik olarak bugüne dek gösterilememiştir. Fakat teorik şekilde riskten söz edilir.Beslenme düzeni ve şişmanlık Özellikle aşırı kalorili beslenme düzeninin meme kanseri ile bağlantısı üzerinde oldukça fazla durulmuştur. Meme kanserine yakalanmış hastaların çoğunlukla kilolu ve iri yapılı oldukları gözlenmektedirAlkol ve sigara kullanımı Uzun süre alkol ya da sigara kullanımı doza bağlı olarak riski yükseltiğini gösteren çalışmalar yapılmıştır. Alkol alışkanlığı, şayet 30 yaş altında başlanmış ise risk artmaktadır. Sigaranın ise riski hem arttırdığı hem de azalttığı yönünde araştırmalar mevcuttur. Azalttığını öne süren bilim insanları, sigara tüketenlerde serum ve idrar östrojen düzeylerinin düşük olduğunu belirterek, bu görüşlerini desteklerler.İyonizasyon yapan ışınlar Bu ışınlar çok uzun bir süre uyuma (latent) evresinden sonra meme kanseri riskini arttırmaktadır. Atom bombasından sağ kalanlarda yaklaşık 10-15 yıl sonra meme kanserinin ortaya çıkma oranı artmıştır.Pegarose
Reklam
Kocasının Spor Arabasını Sanat Eserine Dönüştüren Yaratıcı Sanatçı
Collen Kelton, Japonya'da bulunan ABD birliklerinde çalışıyor ve tam bir spor arana hastası diyebiliriz. 1995 model bir R33 Nissan Skyline GTR'ı var. Aracın performansının harika olmasına karşın Kelton'un araçta sevmediği bir şey vardı. O da aracın gri rengi...  O dönemde kız arkadaşı, şimdilerde ise eşi olan sanatçı Allison bu duruma harika bir çözüm önerisi getirdi. İlk önce Collen'i ikna etmek için tamponun minik bir kısmına girdap deseni yaptı. Collen beğenince de tüm arabayı bu desenlerle donattı ve ortaya sanat eseri gibi duran bir sürat makinesi çıktı. Eşlerimizin ve kız arkadaşlarımızın bu kadını örnek alarak arabalarımızı kıskanmak yerine, onlarla iyi geçinmesi dileğiyle...
Reklam
Türkiye'nin En Muhalif 18 Rap Şarkısı
Protest sert ve muhalif kimliğiyle Türkçe sözlü rap müzik üretenlerin listesi. Sanırım bu şarkılar sayesinde bu müziği sevmeye başladım ahali. Atladığım sanatçılar muhakkak vardır. Bildiklerim karşınızda.
2015 Oscar Ödülleri'ni Neil Patrick Harris Sunacak
ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi. ABD'li ünlü aktör ve komedyen Neil Patrick Harris 'in, 2015 Oscar töreninin sunuculuğunu üstleneceği bildirildi.Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi tarafından yapılan açıklamaya göre, Harris'in, gerçekleştirilecek 87. Akademi Ödüllerini sunacağı bildirildi.' How I Met Your Mother ' dizisindeki Barney Stinson rolüyle tanınan Harris, ödül törenini sunacak olmasıyla ilgili Twitter hesabından yayımladığı videosunda, ölmeden önce yapılacaklar listesinde 'Oscar'ı sunmak' maddesini işaretlediğini gösteriyor.Ödüllü 41 yaşındaki oyuncu, daha önceden Tony ve Emmy ödüllerinin sunuculuğu da yapmıştı.AA
Tarihin En Sıcak Eylül'ü
NASA, tarihin en sıcak Ağustos ayının ardından, Eylül'ün de kendi rekorunu kırdığını açıkladı. Verilere göre 2014 insanlık tarihinin en sıcak yılı olabilir.NASA Uzay Çalışmaları Goddard Enstitüsü (GISS) tarafından yapılan analizler, Ağustos'un ardından bugüne kadar yaşanan en sıcak Eylül'ü geride bıraktığımızı gösterdi. 1880'den bu yana yapılan ölçümlerde, bir önceki rekor 2005 yılındaki Eylül'de kırılmıştı. Ölçümlere göre, Eylül ayı 1951-1980 ortalamasının 0.778 derece daha üzerine çıktı.NASA ve Ulusal İklim Veri Merkezi (NCDC), geride kalan yazı, tarihin en sıcak ayların olarak açıklarken, 2014'ün insanlık tarihinin en sıcak yılı olabileceği ifade edildi. NCDC'de iklim bilimci olan Jake Crouch, 'geride kalan ayların bugüne kadar ölçülen en sıcak aylar sıralamasında ilk beşe girmesi halinde 2014'ün en sıcak yıl olacağını' söyledi.Bilim insanları, sıcaklık artışında okyanuslardaki ısının önemli rol oynadığını, Pasifik Okyanusu'nun tropik bölgelerindeki artışa El Nino'nun katkıda bulunduğunu belirtti. Livescience sitesine açıklama yapan Atmosfer Araştırması Ulusal Merkezi'nden Kevin Trenberth, 'sera gazlarıyla yayılan ısının yüzde 90'ının okyanuslarda saklandığını' ifade etti.Sırasıyla en sıcak yıllar olarak kayıtlara geçen 2010, 2005, 1998, 2013 ve 2003 yılları arasında sadece 2013 büyük bir El Nino'ya tanık olmadı. 2014'te de yaşanmasa da, bilim insanları, yıl sona ermeden El Nino güney salınımlarının gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu belirtti.Araştırmacılar, en sıcak aylar arasındaki sıcaklık farkının birçok faktörden kaynaklanıyor olabileceğini, farklılıkları tespit ederek küresel ısınmaya daha geniş açıdan bakabileceklerini not düştü.Kaynak: Al Jazeera
Reklam
İstanbul Kitap Fuarı'nın Etkinlik Programı Açıklandı
Bu sene 8 Kasım'da kapılarını açmaya hazırlanan 33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı etkinlik programı açıklandı.8-16 Kasım arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi- Büyükçekmece'de düzenlenecek olan fuara, 750 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Fuar kapsamında 300 etkinlik ve yüzlerce imza günü düzenlenecek.Onur yazarının sinema eleştirmeni Sayın Atilla Dorsay olduğu ve ana temanın 'Sinemamızın 100 Yılı' olarak belirlendiği kitap fuara, yurtdışından 30 yazar da konuk olacak. Fuarın ilk dört günü, açık kalacak olan Uluslararası Salon'da onur konuğu ülke Macaristan yer alacak ve yurtdışından yaklaşık 100 yayınevinin katılımıyla konuk ülke etkinlikleri gerçekleşecek.Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nda 'Sinemamızın 100 Yılı' teması kapsamında edebiyat ve sinemanın önde gelen isimlerinin katılacağı söyleşiler ve paneller, 'Çocuk Edebiyatı' başlığı altında okuma saatleri ve söyleşiler, 'Bir Bahçe'den Bir Bahçe'ye' teması altında Macar edebiyatının güncel ve klasik örneklerinin yer alacağı etkinlikler ve profesyonel buluşmalarla yaklaşık 300 etkinlik gerçekleştirilecek.33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı hafta içi 10.00-19.00 saatleri arasında, hafta sonu ise 10.00-20.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek; fuarın son günü olan 16 Kasım Pazar akşamı ise kapılar 19.00'da kapanacak.Öğrenci, öğretmen ve emeklilere girişin ücretsiz olduğu fuarın giriş ücreti 5 TL.33. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 24. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarı ile eş zamanlı düzenlenecek.Etkinlik programı için tıklayınız Sabit Fikir
Sigarayı Bırakmak İsteyenlere Bakanlık Desteği
Sigarayı bırakmak için kullanılan ilaçlar sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın vatandaşlara ücretsiz verilecek.Bakanlar Kurulunca nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçların, sigarayı bırakma tedavisi alanlara sayıları 300 bini geçmemek şartıyla sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz karşılanması kararlaştırıldı.Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan Bakanlar Kurulu kararında, sigarayı bırakma tedavisi alan hastaların; sayıları 300 bini geçmemek şartıyla herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, Sağlık Bakanlığınca temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımı yapılacak nikotin replasman preparatları ile Bupropion HCI ve Vareniklin içerikli ilaçlardan, tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri vasıtasıyla yararlanmada, 4736 sayılı Kanunun 1'inci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf olduğu belirtildi.Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Türkiye'ye gelen İran Tedavi ve Tıp Eğitimi Bakanı Seyyid Hassan Qazizadeh Hashemi ve beraberindeki heyeti kabulünün ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı.Müezzinoğlu, bugün sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaçların vatandaşlara ücretsiz verilmesine ilişkin Resmi Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı'na ilişkin bir soru üzerine de 'Türkiye'nin Dumansız Hava Sahası' adı altında tütün ve tütün ürünleri ile mücadele noktasında çok başarılı sonuçlar elde ettiğini söyledi.Şu anda 2 milyonun üzerinde kişinin sigarayı bıraktığını ifade eden Müezzinoğlu, burada esas başarının son 5 yılda 15-25 yaş grubunda sigaraya başlama oranındaki düşme ile elde ettiklerini belirtti. Müezzinoğlu, bu oranın yüzde 7-8 civarında olduğunu kaydetti.'Sigara bırakma polikliniklerinde ilaç desteğini ücretsiz olarak, Bakanlar Kurulu kararı ile 300 bin vakaya yine verilecek' diyen Müezzinoğlu, ilgili vakaların kimler olacağına 'sigara bırakma polikliniklerinde görev yapan hekimlerin karar vereceğini' bildirdi.İranlı gazetecinin sorusu üzerine Müezzinoğlu, dünyanın ülkeye uyguladığı ambargo dolayısıyla Türkiye'nin duruşunu en iyi İran halkının bildiğini belirterek, 'Son dönemlerde Mısır'daki darbe konusunda da yine Türkiye'nin duruşu nettir ve bellidir. Türkiye ve Türk halkı fıtratı gereği, haksızlıklara, adaletsizliklere ve zulümlere karşı değerlerinde olan bir duruşu yönetim olarak sergilemiştir ve sergilemeye de devam edecektir' diye konuştu.Bir başka gazetecinin, 'İki ülke arasında yapılan mutabakat zaptında yer alan organ naklinde işbirliği sağlanacağı belirtiliyor. İran'da farklı bir model var. Nasıl olacak?' sorusu üzerine Müezzinoğlu, 'Bu konular, bizim gündemimize aldığımız ve bizim onlardan, onların bizden fikir, tecrübe ve yol haritası olarak istifade edebileceğimiz alanlar. Şu anda bunların değerlendirmesini teknik heyetler yapıyor' dedi.Müezzinoğlu, İran'ın organ naklindeki başarı ve uygulamadaki farklılıklarına değinerek, 'Tabii ki Türkiye, 'ben de bu çerçeveyi değerlendirebilirim' diyebilir veya 'ülkemde bunu uygulamayacağım' diyebilir. Bunlar, bizim şu anda ortak konu başlıklarımız. Alınmış bir karar yok' yanıtını verdi.'Şu anda ülkemiz adına, panik yapacak durumda değiliz'Bir gazetecinin, 'Dünyada eboladan ölenlerin sayısı artıyor. Sağlık Bakanlığı olarak, alınan ek önlemler var mı?' sorusu üzerine Müezzinoğlu, ebolanın bugün için dünyayı tehdit edecek bir noktaya geldiğini söyledi.Bu virüse karşı henüz bir aşının üretime geçmediğinin altını çizen Müezzinoğlu, dolayısıyla alınabilecek tedbirlerin çok sınırlı olduğunu vurguladı. Müezzinoğlu, uyarıcı ve erken tedbirlerin alınmasının önemine işaret ederek, şunları kaydetti:'Özellikle bulaşıcılığın kontrol altında tutulması önemli. Türkiye olarak yaklaşık 4 aydır, belki de daha aşkın süredir özellikle salgının olduğu bölgelerden geliş-gidişlerde, gerek Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerekse o bölgelerden değişik amaçlı gelen-gidenleri, gerek bilgilendirme, gerekse en ufak bir sağlık sorunu veya risk taşımaları konusunda son derece duyarlı olunuyor.Uçağa binildiği andan itibaren takip eden ve bunu sistematik yapan, belki de dünyada bu anlamda duyarlılığı en üst düzeyde tutan ülkeyiz ya da ülkeler arasındayız.'Müezzinoğlu, dün itibariyle bir şüpheli vakanın olduğunu ifade ederek, 'Sanırım 5. vaka oldu. Hepsinde sıtma teşhisi konuldu. Tedavisi henüz tıp alanında olmadığı için tedbir konusunu öncelikliyoruz. Tedbirleri en üst düzeyde tutuyoruz' dedi.Ebolanın birçok ülkede sıkıntı yarattığını, ancak bu durumun Türkiye için geçerli olmadığının altını çizen Müezzinoğlu, 'Şu anda ülkemiz adına, halkı panik yapacak bir durumda değiliz' açıklamasında bulundu.İstanbul'da 6 ilçede yapılan çocuk felci aşısının Türkiye genelinde yapılıp yapılmayacağına ilişkin bir soru üzerine de Müezzinoğlu, 'Özellikle güney sınır bölgemizde 2 periyot olarak aşı yaptık. Geçtiğimiz Mayıs ayında da Bilim Kurulumuz İstanbul'da da 6 bölgede aşılama yapılmasında yarar olacağı kararını verince, biz 6 ilçemizde aşı yaptık. Onun ikinci periyodunu şimdi yapıyoruz.Burada karar, Sağlık Bakanlığının değil. Karar, bilim kurullarınındır. Bulaşıcı hastalıklarda alınması gereken tedbirleri devamlı bizim bilim kurullarımız takip ediyor ve buradan bize gösterilen yol haritasına göre adımları atıyoruz. Şu anda bu anlamda ilçeleri genişletecek bir risk bize yansıtılmadı.'Muhabir: Selma Bıyıklı Adabaş, Yeşim Sert Karaaslan | AA
Reklam
Soul Müziğin Efsane İsmi Halil Sezai Sahnesinde
Geçtiğimiz Cumartesi gecesi Hail Sezai kendisini dinlemeye gelen Dünyaca ünlü 'Soul Müziğin Efendisi' olarak da bilinen Carlton Jumel Smith'i sahnesine davet etti ve ondan bir şarkı söylemesini istedi. Halil Sezai'nin isteği geri çevirmeyen Dünyaca ünlü yıldız 'AIN'T NO SUNSHINE' şarkısını kendi tarzıyla söyleyerek dinleyenleri hem eğlendirdi hemde gönülleri mest etti.Türkiye'ye konser vermek için gelen Carlton J.Smith, Ekim ayı boyunca her Çarşamba-Ankara, her Perşembe-İstanbul ve her Cuma-Antalya olmak üzere Türkiye turnesini tamamlamış olacak. Eğlenceli kişiliği ve mükemmel sahne performansıyla bilinen Carlton J.Smith 'Müziğin dili,dini,rengi yoktur, iyi yada kötü müzik vardır ve ben en iyisi için buradayım' dedi.Ayrıca kendisi ve konserleri hakkında bilgi almak isteyenler Resmi Türkçe Fan Sayfasından bilgi alabilirler; Carlton J Smith Turkey
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Hep kimsenin duymaktan hoşlanmadığı şeyleri söylemek zorunda kalıyorum. Çünkü istenmedik şeylerin olmaması için öncelikle hoşlanmadığımız gerçeklere katlanmamız gerektiğini düşünüyorum.İstersek, biraz kafayı çalıştırarak kendimizi de başkalarını da sürekli kandırmaya devam edebiliriz, ama böylesi hiçbir derde derman olmaz. Geçtiğimiz hafta içine girdiğimiz karanlık tünelden çıkış yolu bulmanın yolu, önce ne olduğunu iyi kavramak veya kavramaya çalışmak.Bal demekle ağız tatlanmadığı gibi, barış demekle barış gelmeyeceği belliydi. ‘Savaşmanın kolay, barışmanın zor olduğu’ nu herkes söyleyip duruyor, ama zorluğa katlanmak işimize gelmiyor.
Reklam
En İyi 10 Michael Jackson Coverı!
Mariah Carey, Jackson 5'ın ünlü baladını kendine özgü güçlü tarzıyla coverladığında, uzun süre dillerden düşmemişti.
Fazıl Say'dan Yeni Bir Albüm: 'Say Plays Say'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say , farklı ülkelerde dünya prömiyerlerini gerçekleştirdiği ve yıllar boyunca hazırlıklarını sürdürdüğü besteciliğinin ilk ürünü olan eserlerini 'Say Plays Say' adlı yeni albümünde bir araya getirdi.Albüm, Fazıl Say’ın konserlerinde seslendirdiği “SES”, “Kumru”, “Kara Toprak” (Black Earth), “Nazım” ve “Sevenlere Dair” eserlerinin yanı sıra; “Paganini Jazz”, “Alla Turca Jazz” ve “Bodrum” gibi caz yorumlarını; İsmail Dede Efendi’nin “Yine Bir Gülnihal” adlı eserinin ilham kaynağı olduğu “Yeni Bir Gülnihal”, ilk bestesi “Nasreddin Hoca'nın Dansları” ve “Fantezi” parçalarını barındırıyor.“Say Plays Say”, bu nedenle sanatçının kariyerindeki en özel albümlerinden biri olarak gösteriliyor. Albümde ayrıca Bayreuth’da Wagner festivalinde dünya prömiyeri gerçekleşen “Nietzche und Wagner” de yer alıyor. Ada Müzik tarafından Türkiye ’de dinleyici ile buluşan albümün destekçisi Fazıl Say'ın daha önceki albümlerinde de olduğu gibi ENKA Vakfı.Son yıllardaki yoğun üretim süreci ile kazandığı besteci kimliği, müzik eleştirmeleri tarafından en iyi besteciler arasında gösterilen Say, besteci ve piyanist kimliğinin buluştuğu bu özel albüm hakkındaki duygularını şu şekilde ifade ediyor:“Hayatım boyunca verdiğim konserlerde seslendirdiğim, bu CD’de dinleyeceğiniz piyano eserlerim, tam anlamıyla bir 'piyanistin piyano müziği'dir. Bu müziklerde yoğun bir şekilde Türkiye ve Anadolu esintisi de duyacaksınız. Gençlik yıllarımda ünlü klasik eserlerin caz çeşitlemelerini yapmayı da çok severdim; onlardan da bir demet ekledik bu çalışmaya. Yıllar içinde kimi zaman ‘bis parçası’ kimi zaman ‘konulu eser’ kimi zaman da ‘uyarlama’ olarak bu parçaları konserlerimde hep çaldım. Bu bestelerimin çoğu, zaten beni tanıyan müzikseverler tarafından bilinir.Tarkovski’nin çok sevdiğim bir sözü vardır, ‘Dünya mükemmel olmadığı için sanat vardır,’ der. Bir hayatı müzikle anlatmaya çalışmanın bazı naçizane örnekleri işte burada; bilinen ve bilinmeyen bu eserlerimi ilk kez bir albümde toparlayıp derlemeyi düşündüm. Beğeneceğinizi umuyorum.”Tüm dünyada satışa sunulan Say Plays Say, müzik marketlerde ve dijital platformlarda yerini aldı. 16 Ekim’de Tokyo’da Japonya turnesi kapsamında yeni eseri “Saksafon ve Piyano için Suit”in dünya prömiyerini ünlü saksafon ustası Nobuya Sugawa ile birlikte gerçekleştirecek olan Say, kasım ayı içerisinde ise Belçika Ulusal Orkestrası ile 1914 adlı eserinin dünya prömiyerini gerçekleştirecek.Nisan 2015’de gerçekleşecek Carnegie Hall konseri ile New York’taki sanatseverler ile buluşmaya hazırlanan Fazıl Say, ülkemizde de Say Plays Say kapsamında dinleyicileri ile buluşacak. Say Plays Say’ın ilk konseri, 10 Kasım'da 26. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları kapsamında İstanbul ’da gerçekleşecek.T24
Uluslararası Fotoğraf Gazeteciliği Festivali'nden Birbirinden Etkileyici 28 Fotoğraf
Visa pour l'Image, diğer bir adıyla Uluslararası Fotoğraf Gazeteciliği Festivali'nin bu yıl 26.sı Fransa'nın Perpignan kentinde yapıldı. 3 binden fazla fotoğraf gazetecisinin birbirinden harika fotoğraflarıyla katılım gösterdiği festivalde Arthus-Bertrand Visa d'or Haber Ödülü'nü Kenya alışveriş merkezi katliamında masum insanlara ateş açıldığı sırada çocuklarını koruyan annenin fotoğrafını çeken Tyler Hicks aldı.
Reklam