onedio
İşte Gerçek Lazer Silahı!
Filmlerdeki lazer silahları fiziği yok sayan teknolojik ekipmanların başında gelir: ışıktan daha yavaş hareket eden ve açık havada rahatlıkla görünebilen lazer ışınları atarlar. Polonyalı araştırmacılar ise gerçek bir lazer silahının nasıl olabileceğini çektikleri bir video ile gösterdiler. Normal bir kameranın ışığı izleme imkanı olmadığı için yüksek hızlı çekim yapabilen bir kamera kullanan bilim adamları ayrıca iyonizasyonu göstermek için yolun yarısına da su buharı yerleştirdiler. Kullandıkları tekniğin ilerde hava kirliliğini ölçmek amacıyla kullanılabileceğini söyleyen bilim adamlarının çektikleri videoyu aşağıdan görebilirsiniz.
2020’ye Kadar Vizyona Girecek Süper Kahraman Filmleri Takvimi!
Çizgi roman tutkunlarının internetteki favori portallarından ComicsAlliance, önümüzdeki altı yıl boyunca izleyeceğimiz süper kahraman filmlerinin tarihlerine göre sıralandığı bir takvim hazırladı.Bu sene üst üste gelen Deadpool, The Flash, Sinister Six ve Wonder Woman gibi onlarca süper kahraman filminin tarihlerini şaşırmak istemiyorsanız, bu takvimi bir yerde saklayın!Bantmag.com
'Avengers: Age Of Ultron'dan İlk Fragman Geldi
Avengers serisinin merakla beklenen yeni filmi Age Of Ultron ‘un ilk fragmanı yayınlandı. Gelecek hafta yayınlanacak yeni Marvel’s Agents of S.H.I.E.L.D. bölümünün arasında reklam olarak yayınlanacağı açıklanan fragman için fazla bekleyemeyen Marvel Studios, dün akşam fragmanı yayınladı.Bantmag
Arınç'tan Ödüllü Yönetmene: 'Film Uzun, Sigara ve Küfür Sahnelerini Sil At'
Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, Başbakan Davutoğlu'nun katıldığı kısa film ödülünü kazanan yönetmen Suat Eroğlu'na nasihatte (!) bulunduğu ortaya çıktı.Başbakan Ahmet Davutoğlu ’nun katıldığı kısa film ödül töreninde en iyi film ödülünü kazanan ve ardından Hak İş Konfederasyonu mensubu bir kişi tarafından yumruklanan yönetmen Suat Eroğlu ’nun ifade tutanağına ulaşıldı.Eroğlu ifadesinde, filminin izlendiği sırada Bülent Arınç’ın “Kısa keselim, film uzun, sigara ve küfür sahnelerini de sil at” şeklinde ifadelerle emeğine saygısızlık yaptığını söyledi. Eroğlu yumruk olayını da tüm detaylarıyla anlattı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hak İş Konfederasyonu’nun 39. kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen 3. ‘Emek’ kısa film yarışması ödül törenine katılmıştı.Törene Davutoğlu’nun yanı sıra Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç da katılmış ve yarışmada birincilik ödülünü kazanan yönetmen Suat Eroğlu, ödülünü almadan önceki konuşmasında Arınç’ın kısa film gösterisinin süresine müdahalede bulunduğunu iddia etmişti.Eroğlu konuşmasında “Keşke siz de bizim 10 dakikalık filmimize müdahale etmeseydiniz. Rahatlıkla izleyebilseydik. Emeğe saygı gösterebilseydik. Emeğe saygınızdan dolayı teşekkür ediyorum Bülent Bey” diyerek tepkisini dile getirmişti.Eroğlu konuşmalarının ardından dışarıda arkadaşları ile konuşurken, Hak İş üyesi olduğu iddia edilen bir misafir yanına gelmiş ve “Siz, Taksimci o. Çocukları” diyerek, yumruk atmıştı.Olayın ardından yönetmen Eroğlu şikayetçi oldu. Olayla ilgili tutanak tutuldu.'Film izlenirken, Bülent Arınç müdahalede bulundu'Tutanakta Eroğlu’nun şu ifadeleri yer aldı: “3. Kısa Film Yarışması Ödül Töreni’ne katıldım. En iyi film ödülünü aldım. Filmimin sahnede izlendiği sırada, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın filme dair söylemleri oldu. “Kısa keselim, film uzun, sigara ve küfür sahnelerini de sil at” gibi müdahaleleri oldu. Film bittikten sonra Sayın Başbakan’ın elinden ödülümü aldım ve kısa bir konuşma yaptım. Konuşmamda yaklaşık iki saat kadar bir bu kürsüde konuşanları dinlediğimizi ve herhangi bir saygısızlık yapmadığımızı encak benim12 dakikalık filmim izlenirken emeğe saygı temalı bir festivalde Bülent Bey’in müdahaleleri ile bana bir saygısızlık yapılmıştır diye ifade ettim. Sonrasında filmimi Soma’da ölen işçilere adadığmı ve gecesinde aç yatılmayan, gündüzünde sömürülmeyen bir dünyayı ancak işçi sınıfının kurabileceğini ifade ettim. Ve sol yumruğumu kaldırarak ödülümü havaya kaldırdım.O esnada söz alan Sayın Başbakan Ahmet Davutoğlu, çocukları ile evde iki ay sonra yemek yiyebilecekken sanata olan saygısından dolayı ayakta bekleyerek 12 dakika olan filmi izlediğini, kendisinin filmimie saygı gösterdiğini benim de saygılı olmam gerektiğini dile getirdi.Yerime oturmaya giderken etrafdaki serzenişler ve küfürlerden rahatsız olarak dışarı çıkmak istedim. Sonrasında kürsüye çıkan Arınç beni hedef alarak serzenişlerde bulundu. Böyle bir festivalde ödül aldığım için teşekkür etmem gerektiğini, yumruğu havaya kaldırıp işaret yapmamam gerektiğini, saygısızlık yapmamam gerektiğini dile getirdi. Bu esnada çantamı alıp dışarı çıktımç Basın mensuplarının talebi üzerine röportaj verdim.Röportaj biter bitmez koridorun başından bana doğru gelen 175 cm boylarında, 120 kilogram civarında, takım elbiseli, 40’lı yaşlarda esmer biri yanıma yaklaştı. Bana hitaben ödül töreni sırasında yaptığım konuşmaya atıfta bulunarak, “Taksimci o.çocukları, ananızı s...” diye bağırıp yüzüme yumruğu ile vurdu ve beni yaraladı. Yere yığıldım. Hastaneye sevk edildim ve raporumu aldım.”T24
Akademik Personele Müjde!
Üniversitelerde görev yapan öğretim üyeleri ile araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutmanlar, uzmanlar, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacılarına yeni haklar getiren Yükseköğretim Personel Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa madde eklenerek, düzenlenen tasarıyla, profesör, doçent ve yardımcı doçent kadrosunda bulunanlara brüt aylık tutarının yüzde 100'ü, araştırma görevlisi, öğretim görevlisi, okutman ve uzman, çevirici, eğitim ve öğretim planlamacıları kadrosunda bulunanlara ise yüzde 115'i oranında her ay Yükseköğretim Tazminatı ödenecek.Bilim, teknoloji ve sanata katkı sağlayıcı nitelikte proje, araştırma, yayınlar ile aldıkları ödüller esas alınarak hesaplanacak olan yıllık akademik teşvik puanları ile orantılı olarak da Akademik Teşvik Ödeneği verilecekFırat KESKİNKILIÇ  - DHA
Reklam
Fazıl Say'dan 'Türkiye Hükümeti'ne Açık Mektup'
Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say'ın eserlerinin seslendirileceği iki konserin, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO) yeni sezon programından çıkartılmasının yankıları sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken, Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini sormuştu. Fazıl Say Çin'de turnesi sırasında  'Türkiye Hükümeti'ne açık mektup' başlıklı bir yazı kaleme aldı ve 'Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş... Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu?' ifadelerini kullandı. İşte o mektup;'Sayın Başbakan, Sayın Kültür Bakanı ve Tüm Yetkililer;Size bu mektubu Pekin'den yazıyorum, bu akşam Çin'de konserim var. Programda kendi eserlerim var. Ben Japonya'da turnedeyken, 3 eserim Ankara'da programdan çıkarılmış, olay Türkiye'de ve dünyada tepki ile karşılanmış. Hoş bir durum değil. Size söylemek istediklerim var. Umarım okursunuz ve bir insanı anlamaya çalışırsınız...Ne zaman gerçekten 'güçlü' olunur biliyor musunuz? Hem doğuyu, hem batıyı, hem de ikisinin sentezini en iyi şekilde varettiğinizde. Ankara'da çalınması yasaklanan 'İstanbul Senfonisi' eseri işte bu yüzden dünyanın her yerinde çalındı. Daha geçen hafta Tokyo Senfoni Orkestrası çaldı. İstanbul Senfonisi, 80 kişilik batı orkestrasının en önünde, Ney, Kanun, Bendir ve Kudüm ile çalınan bir eserdir. İstanbul'u müzik ile anlatır. Eserin sözleri yoktur. 2010'daki ilk seslendirilişinden sonra dünya üzeri 50'den fazla orkestra bu eseri repertuvarına almıştır. Hemen hemen tüm Türk orkestraları da çalmıştır. Bu eser ile ben 2013 ECHO Klassik ödülünü kazandım, klasik müzikteki en mühim ödüllerden biridir. Daha da önümüzdeki tarihte nice çalınışları olacak.Bununla gurur duyabil. Korkma bundan, bu eser sadece bir müzik eseri. Gel bu bütün dünyada şaşkınlık ve öfke yaratan 'yasakçı' tutumunu değiştirebil. Yıkıcı olma. Gel bu eseri Ankaralılar da dinleyebilsin. Bırak kim neyi seviyorsa sevsin. Destek ol buna. Fazıl Say'ın 56 eseri var. 3 tanesi Ankara'da çalınamadı diye hiç bir şey değişmiyor Fazıl Say için. Dünya, bu 'yasakçı' tutumu ayıplıyor sadece. Türkiye'de de kimse daha iyi hissetmiyor bir müzisyene boykot uygulaması getirildiğinde. Sen de iyi hissetmiyorsun. Gel bunu değiştirebil. Kaybeden sadece bu kararı veren oluyor. Korkma el uzatabilmekten. Hatta 'bu eseri orkestramız olmayan şehirlerimize de götürelim' diyebil. Uzat elini. Merak etme değeri bilinir. Katar'da bile dünyanın en pahalı opera prodüksiyonları yapılıyor...Farklı yaşam tarzları korku ve tehdit altında kalırsa, bu çok sağlıksız bir toplum dokusu yaratmakta. Ne ezen mutlu olur ne de ezilen. Bırak Türkiye sanatta da dünya ile yarışsın. Gel operaları, tiyatroları, orkestraları kapatma, bırak izleyen izlesin, seven sevsin, halk karar versin neyin iyi olduğuna. Hatta, daha iyi olması için bütçelerini bile arttır, dünya yarışında varolsunlar, bırak ne yapıyorlarsa yapsınlar, 21. yüzyıldayız, özgür bir dünyadayız, pozitif kılabil dünyayı, 'Türkiye'de iyi sanat yapılıyor' dedirt tüm dünyaya.Korkma sanattan sanatçılardan, karşındaki 'askeri güç' filan değil, karşındaki müzisyen, tiyatrocu, dansçı... İnsan... Sade vatandaş...Yıllardır karşı karşıya geldik. Bu hükümet ile bir türlü anlaşamadık. Başka sansürler, konser iptalleri, hep bizi karşı karşıya getirdi. Hep tuhaf karşılandı. Kimse mutlu olmadı. Gel Antalya'da dünya çapında bir müzik festivali yaratmış bu ekibi işine geri koy, o festivali biz yarattık, emeğimizle, düşüncemizle, yaratıcılığımızla, hakkımızdır. Hatta bu başarılı ekibe başka imkanlar bile tanı, 'gelin diğer başka şehirlerimizde de yeni festivaller yaratalım' diyebil. 'Gelin beraber büyüyelim' diyebil. Korkma bundan.Fazıl Say'ın dünya üzeri her yıl 100-130 konseri var. İstersen incele. 'Kimdir bu?' diye bir kere olsun bak, anlamaya çalış. Bir Türk vatandaşı. Tüm eserlerinin konusu Türkiye olan bir sanatçı. Her yıl 30'dan fazla ülkede 100-130 konseri var. Bak, 3-4 konserimi iptal edince ne benim için bir şey değişiyor ne de başkası için. Sadece şaşkınlık ve küçümseme ile karşılanıyor bu tutum. İstediğin bu mu? Bu ülke on yıllarca bu yanlışlar yüzünden kaybetmedi mi? Dünya'da pek çok sanatçı var, aralarında dinlere inananı, inanmayanı, budist olanı, deist olanı, ateist olanı var. Kimse sanatçıları bu yüzden sorgulamıyor. Açık olabilelim.Türkiye'nin dünya üzerinde tanınan bir kaç sanatçısı var. Ve bu noktaya şans eseri gelinmiyor, yarışmalar kazanılıyor, ödüller kazanılıyor, dünya üzeri yüzlerce şehirde binlerce konser vererek on yıllar süren bir emeğin karşılığında bir yere varılıyor ve hiç kolay değil o noktaya varmak.Lütfen bir kere olsun anlamaya çalışın.Saygılar,'
Reklam
Christian Bale, Steve Jobs’u Canlandıracak!
Oscar ödüllü oyuncu Christian Bale, Walter Isaacson’un biyografik romanından uyarlanan filmde Steve Jobs’u canlandıracak.Çocukluk yıllarından bu yana sinemanın içerisinde yer alan oyuncu The Dark Knight serisi ile tüm Dünya’da büyük bir hayran kitlesine ulaştı. Christian Bale, 2011 yılında The Fighter filmindeki rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscarını kazanmıştı.Yönetmenliğini yine Oscar ödüllü Danny Boyle’un yapacağı filmin senaryosunu The Social Network filmiyle En İyi Senaryo Oscarını kazanan Aaron Sorkin yazacak. Bol Oscar ödüllü bir kadrosu bulunan filmin vizyon tarihi ise henüz açıklanmadı.
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğüne Nejat Birecik Atandı
Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik getirildi.Devlet Tiyatroları (DT) Genel Müdürlüğü görevine oyuncu ve yönetmen Nejat Birecik atandı.DT'den yapılan yazılı açıklamada, vekaleten yürüttüğü Genel Müdürlük görevinden isitifa eden Mustafa Kurt'tan boşalan makama Nejat Birecik'in getirildiği bildirildi.İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevlerini yerine getiren Birecik'in, bugüne kadar TRT Kültür-Sanat Başdanışmanlığı görevini sürdürdüğü belirtildi.Birecik'in özgeçmişi ise şöyle:Nejat Birecik 1963'te doğdu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Ana Sanat Dalı'ndan 1990 yılında mezun oldu. Dormen Tiyatrosu, Tiyatro Stüdyosu gibi özel tiyatrolarda çalışan Birecik, 2003-2007 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmen Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerini yerine getirdi. 2007-2009 yılları arasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği görevini vekaleten yürüten sanatçı, 2009-2012 yılları arasında ise aynı görevi asaleten sürdürdü. 2012 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Stratejist Müşavir görevini Genel Sanat Yönetmeni kadrosuyla sürdüren sanatçı, son olarak TRT Kültür Başdanışmanı görevini yerine getirmekteydi.Ödenekli tiyatrolardaki idari görevlerinin dışında pek çok televizyon dizisi ve sinema filmi çalışmaları da bulunan sanatçı; 2008 yılında Memed Meşa Selimoviç'in eseri 'Derviş ve Ölüm' ile iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin gelişmesine önemli katkılar sağladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında sahneye koyduğu 'Rita' isimli oyunla 2008 yılında 'Direklerarası En İyi Reji Ödülü'ne layık görülen Birecik, pek çok atölye çalışmasına da katıldı. Evli ve 1 kız çocuğu babası olan Nejat Birecik, çok yönlü bir sanatçı olarak tanınıyor.AA
Reklam
'Sıkı Dostlar'dan 'Simpsons'a 250 Milyonluk Dava
'Goodfellas' filminde Frankie Carbone'yi canlandıran Frank Sivero, 'Simpsons'taki bir karakterin tamamen kendi yarattığı karakterden çalındığı iddiasıyla 250 milyon dolarlık dava açtıMartin Scorsese'nin 1990 yapımı 'Sıkı Dostlar' (Goodfellas) filminin aktörü Frank Sivero, 'Simpsonlar' dizisine 250 milyonluk dava açtı. Davanın gerekçesi ise 'Simpsonlar' dizisindeki Louie'nin, Sivero'nun filmde canlandırdığı karakter Frankie Carbone ile aynı olması.Louie karakteri 'Simpsonlar'da ilk olarak 1991 yılında göründü. 556 bölümün 15'inde yer alan Louie karakteriyle ilgili olarak açılan davanın belgelerine ulaşan Deadline, dün 12 sayfalık dava dosyasından bölümler paylaştı.Sivero'nun dava dosyasında, 'Dizinin yapımcısı James L. Brooks, Sivero'nun canlandırdığı karakteri çok iyi biliyordu ve bu nedenle de dizideki Louie karakteri Frankie Carbone'den etkilenilerek ortaya çıktı,' ifadeleri yer aldı.Dosyada ayrıca Sivero'ya, 'Simpsonlar'ın yapımcısı olan Gracie Films tarafından 1995 - 96 yıllarında birlikte film yapma konusunda söz verildiği de iddia edildi.Milliyet Sanat
Reklam
Gıda Dünyasındaki Küçük İnsanlar
Bu özel fotoğrafta görülen minyatür karakterlerin, gıda ürünleri üzerindeki çeşitli rolleri sizleri büyüleyebilir.Fotoğrafçı William Kass  'Gıda Dünyasında Küçük İnsanlar' başlıklı eserlerinde, minyatür insanlara mizahi yön katarak dioramalar oluşturmuş.
Reklam
İstanbul'da Caz Mevsimi Başlıyor
Bu yıl 24. kez gerçekleştirilecek olan Akbank Caz Festivali, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında; Jamie Cullum’dan Chet Faker’a, China Moses’tan Dave Holland’a günümüz caz sahnesinin önde gelen sanatçılarını İstanbul’da ağırlayacakİSTANBUL - Akbank Caz Festivali, caz dünyasının yerli ve yabancı yıldızlarını bir kez daha İstanbul’da ağırlamaya hazırlanıyor. Bu yıl 24. kez düzenlenen festival, 23 Ekim-2 Kasım tarihleri arasında gerçekleştiriliyor.24. Akbank Caz Festivali’nin programında öne çıkan başlıklardan biri “Yıldızlar Geçidi.” Bölüm kapsamında; genç yaşında kariyerine bir Grammy ve iki Altın Küre sığdıran Jamie Cullum, rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf, sahne ismini Chet Baker’dan alan günümüz elektronik müziğinin özgün sanatçılarından Chet Faker birer konser verecek. İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi, Dee Dee Bridgewater’ın kızı China Moses ve Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon da “Yıldızlar Geçidi”nde dinlenebilecek diğer sanatçılar.Özel projeler...Her yıl olduğu gibi bu sene de Akbank Caz Festivali’ne dünya caz sahnesinin usta isimleri katılacak. “Cazın Ustaları” bölümünde bu yıl dinleyebileceğimiz sanatçılar; Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride. Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ile kontrbascı Dave Holland ve kontrbasın günümüzdeki en önemli yorumcularından Grammy ödüllü Christian McBride, festivalin bu yılki ağır topları olacak.Caz Festivali kapsamında iki özel proje konseri de gerçekleştirilecek. Tasavvuf müziğinin ana enstrümanı neyi caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, Alman piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile birlikte sahne alırken, geçen yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan Mehmet Uluğ da özel bir geceyle anılacak. İlhan Erşahin'in ev sahipliğinde gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.Ustalarla gençler buluşuyorKampüste Caz” bölümüyle, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de Cukunft topluluğunu üniversiteli gençlerle buluşturacak olan Akbank Caz Festivali’nin dikkat çeken bölümlerinden biri de “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi.” İstanbullular, bu bölüm kapsamındaysa; günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire’ı, Amerikalı sanatçı Kathy Kosins’i, modern cazı hip hop, soul ve drum’n’bass’la birleştiren Jose James’i dinleme olanağı bulacak.Festival kapsamında ayrıca; “Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler”, “Kültürlerarası Buluşmalar”, “Bizden Sesler”, “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi”, “Eğlence Kapıyı Çalıyor” bölümlerinde gerçekleşecek konserlerin yanı sıra çeşitli temalarda panel ve atölye çalışmaları da yapılacak. 24. Akbank Caz Festivali hakkında detaylı bilgi almak için www.akbankcaz.com internet sitesi ziyaret edilebilir. Konser biletleriyse Biletix kanallarından temin edilebilir.Festival sahnesinin gözdeleri★Ambrose Akinmusire: 23 Ekim’de, Babylon’da★China Moses: 23 Ekim’de, The Seed’te.★Christian McBride: 24 Ekim’de, CRR’de.★Kudsi Erguner, Michael Wollny ve Hamdi Akatay: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mario Biondi: 24 Ekim’de, Babylon’da.★Ibrahim Maalouf: 25 Ekim’de, CRR’de.★Mehmet Uluğ Anma Gecesi: 28 Ekim’de, Babylon’da.★Jamie Cullum: 30 Ekim’de, Zorlu Center PSM’de.★Jasmine Hamdam: 30 Ekim'de, Moda Sahnesi'nde★Kenny Barron ve Dave Holland: 31 Ekim’de Zorlu Center PSM’de.★Dillon: 31 Ekim’de, Babylon’da.★Chet Faker: 1 Kasım’da, Volkswagen Arena'daDünya
Kadınları Gebeliğe Özendirecek Güzellikte 20 Su Altı Fotoğrafı
Düğün fotoğrafçısı olan Adam Opris, geceleri su altında çalışarak sanatına farklı bir boyut kazandırıyor. Sanatında her zaman insanlara ve insanların sıradışı hikayelerine yer verdiğini söyleyen Adam, hayatı boyunca okyanusun çok yakınında yaşamış. Bu nedenle su'ya karşı büyük bir sevgi besleyen sanatçı, oldukça ilginç bir koleksiyona imza atarak fotoğraf dünyasında büyük bir ilgi görüyor. Bu koleksiyonunda, hamile kadınların su altında fotoğraflarını çeken Adam, hamileliğe farklı bir boyut getirdiğini ve bu büyülü dönemi çok farklı bir şekilde ölümsüzleştirdiğini söylüyor. İçeriğimizde derlediğimiz bu inanılmaz 20 fotoğraf, biraz kıskançlık da yaratmıyor değil. Özellikle hamile kadınlar arasında!
İstanbul Sahnelerinde Bu Sezon Seyirciyle Buluşacak 6 Oyun
Bazı sahneler perdelerini çoktan açtı, bazıları bu ay ya da önümüzdeki ay 'merhaba' diyecek ve bu sezon birbirinden farklı yeni oyunlar ekleniyor bu tiyatroların repertuarlarına.  Bu sezon premier yapmış ya da geçen sezondan tadı damağımızda kalmış İstanbul’un alternatif sahnelerindeki oyunlarını şöyle bir derleyelim dedik.
Reklam