Yaşar Kemal'in sağlık durumuyla ilgili olarak bilgi veren Prof. Dr. Mehmet Akif Karan 'İlk dönemde destek tedavilerini biraz azaltma imkanı olmuştu. Fakat şu an itibariyle tam destek tedavileri uygulanmaktadır' diye konuştu.İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Karan, 19 gündür yoğun bakım ünitesinde tedavisine devam edilen Yaşar Kemal'in sağlık durumuyla ilgili basın toplantısı düzenledi.'ŞU AN İTİBARİYLE TAM DESTEK TEDAVİLERİ UYGULANMAKTADIR'14 Ocak'ta hastaneye yatışı gerçekleştirilen Yaşar Kemal'in tedavisinde 19'uncu güne girildiğini ifade eden Karan, 'Kendisi daha önce de bildirildiği gibi kronik bazı hastalıkların üzerine eklenmiş akut sorunlar sebebiyle yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınmıştı. Bu süreç içerisinde şu anda organ fonksiyon bozukluklarıyla mücadele etmekteyiz. İlk dönemde destek tedavilerini biraz azaltma imkanı olmuştu. Fakat şu an itibariyle tam destek tedavileri uygulanmaktadır. Solunum desteği tedavisi ve diğer ilaç tedavileri uygulanmaktadır. Sağlık durumuyla ilgili gelişmeler kamuoyuyla paylaşılmaya devam edilecektir' dedi.'HAYATİ FONKSİYONLARINI İDAME ETTİREBİLECEK DURUMDADIR'Basın mensuplarının usta yazarın sağlık durumuyla ilgili öngörüsü sorulması üzerine Prof. Dr. Karan, 'Yoğun bakım ünitesinde, yaşamsal fonksiyonları kontrol altında olarak devam ediyor. Hayati fonksiyonlarını idame ettirebilecek durumdadır' şeklinde yanıt verdi. Enver Alas, DHA
Bundan bir yıl önce Amerikalı aktör ve yönetmen Philip Seymour Hoffman, New York'taki evinde ölü bulundu.New York polis teşkilatından (NYPD) yapılan açıklamada, 46 yaşındaki Hoffman'ın, Manhattan'nın Greenwich Village bölgesindeki apartman dairesinde, aldığı aşırı dozda uyuşturucu nedeniyle öldüğü belirtilmişti...Aramızdan ayrılışının 1. yılında Philip Seymour Hoffman'ı en iyi performansları ile anmak istedik...
70'li yılların efsane grubu Queen'in en efsane iki şarkısını, binlerce kişi önünde harika bir performansla izlemek isterseniz buyurun. Özellikle hep bir ağızdan seslendirilirken sahnede adeta büyüyen Freddie Mercury, daha sonra piyanosunun başına geçip tüylerimizi diken diken edecek şekilde We Are The Champion şarkısını çalıp seslendiriyor
Müslüman çizgi roman karakterleri diye bir araştırma yapıp bizdeki çizgi roman kahramanlarını sınıflamak belki çok daha ilginç olurdu. Sonuçta bazı ateist ve bazı gayri-müslim vatandaşlarımızın kahramanlık yaptığı çizgi romanlar dışında kalanların hepsini 'müslüman' diye sınıflar bitirirdik araştırmayı. Gerçi kahraman derken yanlışlığa düşmeyelim, çizgi roman karakteri manasında kahraman dedim ben.Her neyse, işte batı çizgi romanında (özellikle Amerikan comics dünyasında) yer alan müslüman kahramanlarla ilgili geniş bir derleme (hepsi bu değil ama bir yerde de durmak gerek):
Bollywood’un en sevilen oyuncularından Kajol ile “Bollywood of King' olarak bilinen Shahrukh Khan'ın başrollerini paylaştığı 'My Name is Khan' filmi, Karan Jonar yönetmenliğinde 2010 yılında vizyona girmiştir. 165 dakikalık filmde, Rizwan Khan’ın (Shahrukh Khan) yaşamını mercek altına alıyoruz. Hem dramın hemde romantizmin birleştiği film, evin içinde 'Don’t die Mandira' söylemleri ile gezmeninize sebebiyet verecektir. Hem bir karakterin hayatına yoğunlaştığımız, hemde içinde derin mesajlar barındırdığını gördüğümüz filmde sizin için izlenilecek 10 güzel sebep ile güzel bir mesaj var!Bu dünyada sadece iki tür insan vardır: Hep iyi şeyler yapan, iyi insanlar. Bir de, kötülük yapan kötü insanlar. İşte insanlar arasındaki fark budur. Başka bir fark yoktur.
Bu ayın yeni illüstrasyon kapışması Tarkan. Farklı çizerlerin bir birlerine meydan okuyarak yapmış oldukları Tarkan yorumları oldukça dikkat çekici ve eğlenceli yorumlara sahip. Çalışmalar #kahramankapışması #Tarkan tagları ile paylaşılıyor.Kaynak: http://yaz.ma/ia5f5
O bir müzisyen, şarkıcı, aranjör, söz yazarı, oyuncu, sunucu, koleksiyoner, yapımcı, ressam, grafiker, gezgin, kültür elçisi... Galatasaray Lisesi Grafik Bölümü'nden birincilikle mezun oldu.Belçika Kraliyet Akademisi’nde sanat eğitimi aldı. Dolu dolu geçen yıllarınardından 1999 yılında 31 Ocak'ı 1 Şubat'a bağlayan gece Moda’daki evinde vefatetti.Kadıköy Belediyesi “Bir insan en son ne zaman bahsedilmektenvazgeçilirse, o zaman ölmüş sayılır” diyen Barış Manço’nun yaşadığı, eserleriniürettiği evi yenileyerek, müze-ev haline dönüştürdü. Barış Manço denince aklagelebilecek birçok detay bir araya getirildi. Müzisyenin sanatçı kimliğininyanı sıra farklı özelliklerini de yansıtan bir mekan oluşturuldu.http://www.barismanco.kadikoy.bel.tr/http://twitter.com/kadikoybelediyehttp://facebook.com/kadikoybelediyehttp://youtube.com/kadikoybelediye
Chicago'da yaşayan İllüstratör ve Web Tasarımcısı Alex Solis çizimlerine çok farklı bir açıdan yanaşmış.Kendi yarattığınız bir şey ile kavga etme şansınız var mı? Bazılarınızın hatırlayacağı Stickman vs Windows kavgası videosu kadar hareketli olmasa da bu çizimlerden sanatçının harika bir espri anlayışına sahip olduğunu anlayabiliyoruz. Sözü pek uzatmadan sizleri çoğu zaman sanatçının hasar verdiği ama karakterin de elinin armut toplamadığı kavgayla baş başa bırakalım.
Doğaya sonsuz saygı besleyen Polonyalı fotoğrafçı Jakub Połomski, 'Doğanın Ölçüsü' adlı projesinde insanların doğa karşısında ne kadar küçük olduğunu gösteriyor...Fotoğraflar Alp Dağları'nda çekilmiştir.
Her ne kadar piyasada Adıyamanlı ve Antepli çiğ köfteciler meşhur olsa da, çiğ köftenin aslı Urfa'da yapılır. Hatta rivayetlere göre ilk çiğ köfte Hz. İbrahim ateşe atılacağı zaman Nemrut o kadar büyük ateş yakmak istemiş ki, bölgede yakacak odun kalmamış. Evine gelen adam eşinin yemek yapmadığını gördüğünde çareyi yoğurmakta bulmuş ve böyle doğmuş çiğ köfte.
Kawarimi no jutsu shuriken,kunai gibi shinobiliğin göstergesi olan kavramların yerine dağı ortadan ikiye ayırma meteor düşürme başka boyuta ışınlama gibi ninjalıktan çıkıp ilahlığa terfi eden jutsular ile başlayalım.
Rus bilim insanları, iki bin yıldan eski kafatasları üzerinde yaptıkları çalışmalarda antik zamanlara ait beyin ameliyatı yöntemlerini analiz etti. Antik doktorların basit el aletleriyle çok başarılı ameliyatlar yaptığı belirtildi.Rusya Arkeoloji ve Etnoğrafya Enstitüsü'ne bağlı araştırmacılar, Altay Dağları'nda bulunan iki bin yıldan eski kafatasları üzerinde antik beyin ameliyatı yöntemlerini araştırdı. Araştırmalar, antik zamanlarda doktorların basit el aletleriyle başarılı ameliyatlar yapmış olduklarına işaret etti.Rus arkeologların geçtiğimiz yıl Altay Dağları'nda keşfettiği üç kafatasının, Pazırık kültürüne ait insanlardan kalma olduğu tahmin ediliyor. 2300 ile 2500 yıllık kafatasları, beyin ameliyatının en eski yöntemi olarak bilinen trepanasyon izi taşıyor.Siberian Times gazetesine konuşan Rus beyin cerrahı Aleksey Krivoshapkin, 'gördüklerinden çok etkilendiğini ve Altay insanlarının Hipokrat'ın yaşadığı zamanlarda beyin hastalıklarını tespit ederek ameliyat gerçekleştirebildiklerini' söyledi.