onedio
Akıllı Telefonların İnsan İlişkilerini Öldürdüğünü Kanıtlayan 12 Mükemmel Fotoğraf
'Yanımızda her yere taşıdığımız bu cihazlarla ilgili herhangi bir problemim yok çünkü hayatımızı kolaylaştırdıkları kesin. Ama gözardı edemeyeceğimiz bir gerçek var ki, o da bu cihazların bizleri donuk, sıkıcı ve duygusuz bir hayata sürüklemesi. Bu düşüncemi sanatıma yansıtmak amacıyla, ellerinde cihazlarıyla hayatın bir yerinde kendi dünyalarına gömülmüş insanların fotoğraflarını çekmeye başladım. Fakat bu çalışmam için yakaladığım an'ların neşesizliği ve matlığı beni oldukça üzdü. İnsanlarda açıkça gözlemlediğim bir şey vardı: Herkes, ellerindeki cihazlara gömülüp, etraftaki insanlarla iletişime girmekten kaçınıyor ve böylece, belki de yaşamımızın en önemli parçası olan yüz yüze iletişim ölüyor. 'Bu sözler bir fotoğraçıya ait. Çektiği fotoğraflar ile insan ilişkilerinin önemine vurgu yapan sanatçının eserlerini, bu içeriğimizde sizlerle paylaşmak istedik. Siz ne düşünüyorsunuz? Akıllı telefonlar aramızdaki ilişkiyi güçlendiriyor mu, yoksa zayıflatıyor mu? Sanatçı hakkında daha fazla bilgi için: babycakesromero.com
NASA Uzay Araçlarını Uzaya Nasıl Hazırlıyor?
Gördüğünüz fotoğraf James Webb Uzay teleskopunun NASA'nın Goddard termal vakum odasına indirilken çekilmiş. Bu oda içerisinde NASA cihazları uzayda karşılaşacakları çetin şartlara maruz bırakarak test ediyor. Bu devasa odanın havası vakum pompaları ile boşaltılıyor ve sıvı nitrojen, sıvı helyum gibi aracılarla odanın soğukluğu 40 kelvin'e kadar soğutulabiliyor. 0 Kelvin'in mutlak sıfır olduğunu hatırladığımızda bunun oldukça düşük bir sıcaklık olduğunu anlayabilirsiniz. James Webb Uzay teleskopu bu soğukluğun içinde tam 116 gün başarıyla kalabilmiş.
PEN Şiir Ödülü, Afşar Timuçin'in Oldu
PEN Türkiye Yönetim Kurulu, 2015 PEN Şiir Ödülü'nün bir şükran ifadesi olarak Afşar Timuçin'e sunulacağını açıkladı.www.pen.org.tr adresinde yayınlanan bildiride şu ifadeler yer aldı: 'Prof. Dr. Afşar Timuçin şiir, öykü, roman ve felsefe alanlarındaki eserleri ile seçkin bir düşünür, şair ve yazarımızdır. Felsefe, bilim, edebiyat ve demokrasi değerlerinin ağır saldırı altında olduğu günümüzde Timuçin'in önemi daha da belirgindir. Seçkin aydınımız Afşar Timuçin çevirileri ile de önemli katkılar sağlamıştır. 2015 Dünya Şiir Günü Bildirisi Afşar Timuçin'in kaleminden çıkacak, ödül töreni İstanbul'da Dünya Şiir Günü etkinliğimizde yapılacaktır.Timuçin Konak Belediyesi Uluslararası Şiir Festivali'nin Onur Konuğu olacaktır.'PEN Türkiye Yönetim Kurulunda şu isimler yer alıyor: Tarık Günersel (Başkan), Halil İbrahim Özcan (İkinci Başkan), Sabri Kuşkonmaz (Genel Sekreter), Zeynep Oral (Uluslararası İlişkiler Sekreteri), Tülin Dursun (Sayman), Mario Levi (Üye), Haydar Ergülen (Üye)
Reklam
Fazıl Say Sansürü Meclis'e Taşındı
Piyanist Fazıl Say'ın Kültür Bakanlığı'nca sanüsürlenmesi üzerine tepkiler sürüyor. HDP'li Tüzel ile CHP'li Ağbaba konuyu Meclis'e taşırken Özerk Sanat Konseyi Bakanlığın hangi sanatsal yeterlilikle bu kararı verdiğini soruyor.Piyanist ve besteci Fazıl Say ’ın Kültür Bakanlığı tarafından sansüre uğramasına yönelik tepkiler sürüyor.Özerk Sanat Konseyi (ÖSK) Say’ın eserinin Kültür Bakanlığı’nın baskısı sonucu Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) programından çıkarılmasını “Ancak otoriter rejimlerde görülen bir engelleme” olarak nitelendirdi.“Sanatı “halkçı-elit”, sanatçıyı “yandaş-muhalif” diye ayrıştıran, sanat eserlerini ideolojisine göre yeniden biçimlendirebileceğini sanan, özgürlüğü erke övgü olarak algılayan bu yasakçı, bölücü, sansürcü ve gerici zihniyeti şiddetle kınıyor, bu baskıcı anlayışa teslim olmayı reddediyoruz.”ÖSK Bakanlık’ın hangi “sanatsal yetersizlikler” sebebiyle programdan çıkarıldığını, hangi “sanatsal yeterliliğe” dayanarak bu kararı verdiğini sordu.Say’a bir destek de HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ’den geldi. Tüzel TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında şunları söyledi:“Osmanlı'nın torunları, günümüz hükümdarları, despotluk ve baskılardan vazgeçmiyor. Bu kez hedefte, dünyanın tanıdığı, onur duyduğumuz piyanist Fazıl Say var. Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası 2014-2015 programında yer alan Fazıl Say eserleri, Bakanlığın isteği doğrultusunda çıkartılmıştır.“Ambargo, sansür, görevden alma, bu Hükûmetin kültür ve her alanda topluma yaklaşımıdır. Devlet Tiyatrosu Genel Müdürleri de istenmeyen insan ilan edilmişti. Kültür Bakanlığının sevdiği eserler, sanatçılar, sevmedikleri var. Hani, kimsenin görüşüne, hayatına, felsefesine karışılmayacaktı? Ama hem karışırlar hem de halkla buluşmasını engellerler. Baskıların, yasakların, sansürün adı olan AKP rejimi artık son bulmalı diyoruz.”Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba da bugün verdiği soru önergesinde Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik'e bu sansürü sordu.Ağbaba soru önergesinde şu soruları yöneltti:CSO’nun 2014-2015 sezonu için Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'ne gönderdiği programda iki ayrı haftada Fazıl Say’a ait eserlerin yer aldığı doğru mudur?Gönderilen listede olmasına rağmen, “Bakan Onayı” ile çıkan CSO’nun 2014-2015 yıllık programında, dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmediği doğru mudur?Bu iddia doğruysa, 2014-2015 yıllık programında Fazıl Say’ın eserlerine yer verilmeme sebebi nedir? Fazıl Say’ın hükümetinize yönelik olan muhalif tutumu bu kararı vermenize neden olmuş mudur?Hükümetinize muhalif olan diğer sanatçıların eserlerini de benzeri şekilde ilgili programlardan çıkarmayı düşünüyor musunuz?Devlet Orkestraları’nın yönetim kurulları, yıllık sezon programlarını hazırlayarak Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği bu dönemde CSO’nun yeni sezon için bakanlığa gönderdiği programda Fazıl Say’ın ‘İstanbul Senfonisi’, ‘Hermiyas-Yunus Sırtındaki Çocuk’ ve piyano konçertosu ‘Su’ adlı eserleri de bulunuyordu.Ancak sanattanyansımalar.com’un haberine göre CSO’ya sözlü olarak Say’ın solist olarak yer alacağı ve eserlerinin çalınacağı programların değiştirilmesi, aksi takdirde yıllık programın Bakan Ömer Çelik tarafından onaylanmayacağı bildirildi.Açılış konseri öncesi yapılan bu bildirim üzerine, CSO programda istenen değişikliği yaptı, program onaylandı ve açılış konseri gerçekleşebildi.Sanatçının menajeri Ceylan Karaca olayı doğrularken Kültür Bakanlığı’ndan henüz bir açıklama gelmedi.Bianet
Reklam
5 Bin Yıllık Oyun 3 Boyutlu Tasarlanacak
Siirt'teki kazılarda ortaya çıkarılan ve 5 bin yıl önce oynandığı düşünülen oyun taşlarından yola çıkılarak 3 boyutlu oyun tasarlanmasına yönelik girişimde bulunulduğu bildirildi.Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Haluk Sağlamtimur başkanlığındaki ekibin, Başur Höyük'te yaptığı kazı çalışmalarında bulunan ve Batman Müzesi'nde koruma altına alınan oyun taşlarının sırrının çözülmesi ve bu oyun taşlarına göre 3 boyutlu oyun tasarlanması için Japonya'dan bir uzman ile ABD'den bir firma çalışma başlattı.Siirt'te 13 yıldır kazı çalışması yapan ekibin başkanı Sağlamtimur, yaptığı açıklamada, bölgede Türbe Höyük ve Motit Kalesi'nde kazı çalışmalarının tamamlandığını, Başur ve Çattepe Höyük'te halen çalışmaların devam ettiğini söyledi.Başur Höyük'te 5 bin yıl önce oynandığı düşünülen oyun taşlarının gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Sağlamtimur, 2012 yılında oyun taşlarının kazı çalışmaları sırasında bir mezarlıkta bulunduğunu anımsattı.Farklı taştan oluşan grubun içerisinde 2 ana figürün bulunduğunu, bunların domuz ve köpek şeklinde olduğunu ifade eden Sağlamtimur, şöyle konuştu:'Toplam 49 parça ama bunların bazıları kendiliğinden ayrıldığı için aslında 37-38 parçadan oluşuyor. Oyun taşlarındaki her grubun farklı renklerde taştan üretilmesi bunların oyun stratejisi açısından renklerle de bir ilişkisi olduğunu gösterebilir. Ana figür iki hayvan ki burada da domuz ve köpekler var. Yani oyunun adı olasılıkla 'Domuzlar ve Köpekler.' Onun dışında da çok figüratif ve geometrik taş var.'Sağlamtimur, uluslararası bir sempozyumda oyun taşları gündeme gelince oyunla ilgilenen herkesin dikkatini çektiğini dile getirerek, taşların nasıl oynandığına dair birtakım öneriler oluşturulması gerektiğini aktardı.'Oyunların nasıl oynandığını çözmek hem bize düşer hem de kültür, tarih, oyun tarihi hakkında çalışan herkesin ilgi alanına girer. Taşların üstünde oynandığı tahtayı bulamadık. Mezarın içerisinde bulunan oyun tahtası çürüyüp karbonize olmuş, bu nedenle ele geçirilemedi' diyen Sağlamtimur, bu nedenle taşların nasıl oynandığının tespit edilmesinin zorlaştığını vurguladı.Sağlamtimur, konuşmasını şöyle sürdürdü:'Taşlarla ilgili oyunun çözülmesine yönelik oyun tarihi uzmanı bir Japon ve ABD'den bir firma bu taşlarla oynanan oyunun çözülmesine yönelik çalışma başlatarak, 3 boyutlu oyun haline getirip piyasaya sunmak istiyor. Siirt'te bulunan oyun taşları tüm dünyanın malı oldu. Herkes bunun üstünde düşünme hakkında sahip. Evet oyun tahtasını bulamadığımız için çok zor ama, eldeki veriler bu oyun taşı ile 4 sayısıyla bir ilişki olduğunu gösteriyor. Oyun taşları arasında bulunan zar gibi bir nesnenin oyunu yönlendiren taş olduğunu düşünmekteyiz. Oyun taşlarının ele geçtiği mezardaki zengin buluntuların sıradan insanlara ait olmadığını gösteriyor.'Sağlamtimur, Batman Müze Müdürlüğü'nde koruma altına alınan oyun taşlarının önümüzdeki günlerde sergileneceğini sözlerine ekledi.AA
Üsküdar'daki Gizemli Pencereler
İspanyol sokak sanatçısı Pejac bu yakınlarda İstanbul ’u ziyaret etti. Üsküdar sokaklarında kendinden bir iz bırakan sanatçı, takdire şayan 3 boyutlu resimlere imza attı.Birbirine çok yakın duvarları süsleyen “Kilit, Poster ve Kepenkler” adlı 3 eser, sanatçının pencerelerle ilgili yorumunu resmediyor. Resimler öyle gerçekçi yapılmış ki, çizildikleri duvarda hakikaten bir pencere var zannediliyor.Kaynak: Radikal
Reklam
Reklam
90'lar Çocuklarının Farkında Olmadan Ezbere Bildiği 10 Şarkı
90'ların başında doğan, büyüyen; şimdi yetişkinlik çağına erişen gençlerin duyunca ya nakaratlarını ya tamamını ezbere bildiklerini fark ettikleri şarkılar var; çocukken ne kadar fazla duyduysak artık, iyice işlemişler beynimize. Bunlar 10 taneden çok daha fazla tabii ama ilk akla gelenlerden bir kısmı, belki de gözümüzde çocukluğumuzu en çok canlandıranları şöyle:
Reklam
Eğitim Sistemine İlginç Bir Eleştiri: İnsanın Maymuna Karşı Savaşı
Belçika’nın Radio 1 kanalı tarafından eğitim sistemini eleştiren bir video olay yarattı.1 Eylül’de başlayan okul sezonu için özel bir yayın dizisi hazırlığı yapan Belçikalı radyo kanalı Radio 1; kalemler, çantalar ve diğer okul gereçleri için başlatılan reklam bombardımanına inat, ülkenin eğitim sistemini sorgulayan bir kampanya başlattı.Kampanyanın reklam filmi için hazırlanan düzenekte katılımcılardan dar, uzun ve şeffaf bir boru içerisine yerleştirilen bir yer fıstığını çıkarmaları isteniyor. Masayı ya da boruyu hareket ettirme şansı olmayan katılımcılar tam başarısızlıklarını kabul edip çekilmeyi düşündüklerinde ise kendilerine bir maymunun aynı düzenekle nasıl başa çıktığını gösteren bir video izlettiriliyor. Şaşkına dönen kullanıcılar hemen arkalarındaki küçük masada yer alan şişeyi fark ettiklerinde ise suyun kaldırma gücü gibi temel bir bilginin neden o ana kadar akıllarına gelmediği düşüncesi ile baş başa kalıyor.Radio 1, kampanyası ile tüm çevreleri tartışmaya katılmaya çağırıyor. Kanal yayın dizisiyle, “okulda gerçekten doğru şeyleri mi öğreniyoruz?” sorusunun yanıtını arıyor.
Hastası Olduğumuz Filmlerde Yapılmış, Hayal Kırıklığı Yaratacak 21 Çekim Hatası
Bu galeriden öğrenmemiz gereken tek bir şey var; o da film çekmenin asla hafife alınacak bir uğraş olmadığı. Hayranlıkla izlediğimiz filmlerde bile zaman zaman yapılan fark edilemeyecek küçüklükteki hatalar da bu tezimizi kanıtlar nitelikte.İşte, çoğunluğun dikkatini çekmese de, bazılarımızın gözünden kaçmayı başaramamış önemli çekim hataları;
Nicolas Cage'den 'Benim Filmimi İzlemeyin' Çağrısı
AKTÖR Nicolas Cage kendi filmini protesto ederek ilginç bir kampanya başlattı.Nicolas Cage sinamaseverlerden yönetmenliğini ve senaryosunu Paul Schrader'in üstlendiği 'The Dying of the Light' filminin izlenmemesini ve protesto edilmesini istedi. Ünlü Amerikalı aktör gerilim-dram türündeki bu filmin yapımcı şirketinin senaryodaki bazı bölümleri kendilerine danışmadan değiştirildiğini öne sürerek, 'Benim filmime gitmeyin' çağrısı yaptı.Sanatçıların sözleşmede yer alan bir madde nedeniyle bu film hakkında sözlü olarak kötü açıklamalar yapamayacaklarını bilen Nicolas Cage bu duruma da bir çare bularak arkadaşları ile birlikte üzerlerine siyah bir tişört geçirip bunu sosyal medyada paylaştı. Yönetmen Paul Schrader de bu protestolara katılarak, 'Ne ben ne de filmin bir sanatçısı bu fotoğraflar da dahil bu konuda açıklama yapabiliriz' dedi. 5 Kasım tarihinde ABD'de vizyona girecek olan gerilim türündeki 'The Dying of the Light' filminde Nicolas Cage CIA ajanı olan Even Lake'in sırlarla örülü hayatını canlandırıyor.DHA
Facebook Araştırmasına Göre Akılda En Çok Kalan 100 Kitap
Bir yıl önce Facebook’ta kullanıcılara en çok akıllarında kalan on kitabı listelemeleri istenmiş ve soru binlerce kullanıcı arasında paylaşılmıştı.“Herhangi bir yönüyle aklınızda kalmış on kitabı listeleyin. Birkaç dakikadan fazla vaktinizi ayırmayın ve kitaplar üzerine fazla düşünmeyin. Bunların ‘doğru’ kitaplar ya da büyük edebiyat eserleri olması gerekmiyor, sizi bir şekilde etkilemiş olması yeterli.”İngilizce durum güncellemeleri temel alınarak, 130.000’den fazla kişinin katılımıyla elde edilen veriler Facebook çalışanları Lada Adamic ve Pinkesh Patel tarafından bazı algoritmalarla analiz edildi. Katılanların yüzde 63.7’si Amerika’da, yüzde 9.3’ü Hindistan’da, yüzde 6.3’ü İngiltere’de bulunuyor. Yaş ortalaması 37, kadınların erkeklere oranı ise 3.1’e 1 olarak belirtilmiş.İlk 100’e Giren KitaplarParantez içinde kitabın listelerde yer alma yüzdesi belirtilmiştir.Harry Potter dizisi – J. K. Rowling (21.08)Bülbülü Öldürmek – Harper Lee (14.48)Yüzüklerin Efendisi – J. R. R. Tolkien (13.86)Hobbit – J. R. R. Tolkien (7.48)Aşk ve Gurur – Jane Austen (7.28)İncil (7.21)Otostopçunun Galaksi Rehberi – Douglas Adams (5.97)Açlık Oyunları üçlemesi – Suzanne Collins (5.82)Narnia Günlükleri – C. S. Lewis (5.63)Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald (5.61)1984 – George Orwell (5.37)Küçük Kadınlar – Louisa May Alcott (5.26)Jane Eyre – Charlotte Bronte (5.23)Mahşer – Stephen King (5.11)Rüzgâr Gibi Geçti – Margaret Mitchell (4.95)Zamanda Kıvrılma – Madeleine L’Engle (4.38)Damızlık Kızın Öyküsü – Margaret AtwoodAslan, Cadı ve Dolap – C. S. Lewis (4.05)Simyacı – Paulo Coelho (4.01)Yeşilin Kızı Anne – L. M. Montgomery (3.95)Seçilmiş Kişi – Lois Lowry (3.88)Uçurtma Avcısı – Khaled Hosseini (3.67)Ender’in Oyunu – Orson Scott Card (3.53)The Poisonwood Bible – Barbara Kingsolver (3.39)Sineklerin Tanrısı – William Golding (3.38)Dünyanın Gözü – Robert Jordan (3.38)Kitap Hırsızı – Markus Zusak (3.32)Uğultulu Tepeler – Emily Bronte (3.26)Hamlet – William Shakespeare (3.22)Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupery (3.21)Sherlock Holmes – Sir Arthur Conan Doyle (3.15)Fahrenheit 451 – Ray Bradbury (3.15)Hayvan Çiftliği – George Orwell (3.12)The Book of Mormon (3.08)Anne Frank’ın Hatıra Defteri – Anne Frank (3.05)Dune – Frank Herbert (3.02)Yüzyıllık Yalnızlık – Gabriel Garcia Marquez (2.98)The Autobiography of Malcolm X (2.83)Fareler ve İnsanlar – John Steinbeck (2.78)Cömert Ağaç – Shel Silverstein (2.72)Aynı Yıldızın Altında – John Green (2.68)Yolda – Jack Kerouac (2.68)Kuzu – Christopher Moore (2.58)Mezbaha no:5 – Kurt Vonnegut (2.54)A Prayer for Owen Meany – John Irving (2.53)Kıyamet Gösterisi – Neil Gaiman ve Terry Pratchett (2.52)Duyguların Rengi – Kathryn Stockett (2.45)The Outsiders – S. E. Hinton (2.44)Amerikan Tanrıları – Neil Gaiman (2.42)Kırmızı Eğrelti Otunun Büyüdüğü Yer – Wilson Rawls (2.41)Yabancı Diyarlardaki Yabancı – Robert Heinlein (2.39)Gizli Bahçe – Frances Hodgson Burnett (2.38)Küçük Ev – Laura Ingalls Wilder (2.35)Monte Kristo Kontu – Alexandre Dumas (2.31)Bir Katedralin Öyküsü – Ken Follett (2.31)Da Vinci Şifresi – Dan Brown (2.29)Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley (2.24)İki Şehrin Hikayesi – Charles Dickens (2.21)Sefiller – Victor Hugo (2.21)Büyük Umutlar – Charles Dickens (2.16)Gece – Elie Wiesel (2.12)Kara Kule serisi – Stephen King (2.12)Yabancı – Diana Gabaldon (2.07)Renklerden Moru – Alice Walker (1.92)Bin Muhteşem Güneş – Khaled Hosseini (1.89)Savaş Sanatı – Sun Tzu (1.88)Madde 22 – Joseph Heller (1.85)Sırça Fanus – Sylvia Plath (1.85)Saksı Olmanın Faydaları – Stephen Chbosky (1.83)Yaşlı Adam ve Deniz – Ernest Hemingway (1.78)Bir Geyşanın Anıları – Arthur Golden (1.76)Yol – Cormac McCarthy (1.73)Watership Tepesi – Richard Adams (1.72)Bir Genç Kız Yetişiyor – Betty Smith (1.72)Where the Sidewalk Ends – Shel Silverstein (1.68)Ejderha Dövmeli Kız – Stieg Larsson (1.65)Orada mısın? Benim, Margaret – Judy Blume (1.65)Örümcek Ağı – E. B. White (1.64)Zaman Yolcusunun Karısı – Audrey Niffenegger (1.63)Anna Karenina – Lev Nikolayeviç Tolstoy (1.62)Suç ve Ceza – Fyodor Dostoyevski (1.62)Huckleberry Finn’in Maceraları – Mark Twain (1.61)Baraka – William P. Young (1.58)Watchmen – Alan Moore (1.56)Vampirle Görüşme – Anne Rice (1.55)Odysseia – Homeros (1.54)Ruhlar Evi – Isabel Allende (1.54)Yabancı – Albert Camus (1.53)Vahşetin Çağrısı – Jack London (1.52)Cennette Karşılaşacağınız Beş Kişi – Mitch Albom (1.51)Siddhartha – Hermann Hesse (1.51)Cennetin Doğusu – John Steinbeck (1.50)Matilda – Roald Dahl (1.50)Dorian Gray’in Portresi – Oscar Wilde (1.49)Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı – Robert Pirsig (1.47)Kolera Günlerinde Aşk – Gabriel Garcia Marquez (1.45)Vahşi Şeyler Ülkesinde – Maurice Sendak (1.45)Notosoloji
Reklam