Orwell Gerçekten Sefil ve Alkolikmiş...
İngiliz edebiyatının önemli yazarlarından George Orwell’ın, Down and Out in Paris and London/ Paris ve Londra’da Beş Parasız adlı anı kitabında bahsettiği sefalet ve hapishane günlerinin gerçekten yaşandığı, bir grup İngiliz akademisyenin mahkeme kayıtlarında yaptığı araştırmayla belgelendi. 1933 yılında yayınlanan Paris ve Londra’da Beş Parasız isimli eserde, olaylar ismi verilmeyen bir karakterin ağzından aktarılıyor. Paris’te İngilizce kursu vermek üzere bulunan bu isimsiz başkahraman, öğrencilerinin dersleri türlü bahanelerle bırakmasından sonra ise işsiz ve meteliksiz kalır. Günlerce açlık çekerek sokaklarda sabahlamak zorunda kalan genç adam, önce bir otelin mutfağında daha sonra bir restoranın bulaşıkhanesinde iş bulur. Paris’ten, Londra’ya geçmesi ise, zihinsel engelli bir çocuğun eğitmenliğini üstlenmesiyle gerçekleşir. Ne var ki, çocuğun ailesinin tatile çıktığını öğrenmesiyle, bu defa Londra sokaklarındaki açlık ve yokluk günleri başlar.AŞIRI İÇKİ ORWELL’IN AİLESİNİ ÇİLEDEN ÇIKARMIŞAsıl adının Edward Burton olduğu bilinen Orwell’ın, yazdığı anılardaki gibi gerçekten “beş parasız ve sefalet içinde” bir dönem geçirip geçirmediği bugüne kadar belgelenemediği için hep tartışma konusu olmuştu. Orwell, 1932’de yazdığı Clink adlı denemesinde, 1931’de aşırı içki içtiği için hapse düştüğünü ve bir zamanlar ailesinin, aşırı içki içmesinden “illallah” dediğini de anlatıyordu. University College London’dan Dr. Luke Seaber, Londra’daki mahkeme kayıtlarında yaptığı araştırmayla Orwell’ın ifadelerinin, şüpheye yer bırakmayacak ölçüde kanıtlandığını açıkladı. Seaber ayrıcaParis ve Londra’da Beş Parasız’daki anıların gerçekliğine tanıklık eden Brenda Salkeld’a bizzat Orwell tarafından verilen el yazması notları da bulduklarını açıkladı. Seaber, buna rağmen Orwell’ın anılarında eksik kalan ve yanlış bilinen pek çok noktanın henüz aydınlatılmadığının da altını çizdi.Taraf
Dünyanın En Büyük Teleskobu 2024'te Açılacak
Avrupa Güney Gözlemevi (ESO), dünyanın en büyük teleskobu olarak Şili'de inşaat edilecek 'Avrupa Çok Büyük Teleskobu'nun (E-ELT) tamamlanması için onay verdi.ESO konseyi, Şili'nin Atacama Çölü'nde inşa edilmesi planlanan VLT teleskobunun 2024'te tamamlanması için onay verdi. 39.3 metre çapındaki ana aynasıyla dünyanın en büyük teleskobu olacak E-ELT, toplamda 5 ayna içerecek. Petek şeklinde 798 parçadan oluşacak ana aynanın her bir parçası 1.45 metre genişliğinde ancak sadece 50 mmm kalınlığında olacak. E-ELT’nin ikinci aynası 4.2 metre çapında olacak.Birçok optik donanım içerek olan E-ELT, yıldız sistemlerinin en erken dönemlerini incelemek ve gezegenleri oluşturan disklerin su ve organik molekül içeriğini incelemek için kullanılacak.40 metre çap civarındaki ilk teleskop olan E-ELT, dış gezegenlerin atmosferlerini inceleyerek yaşam izi arayacak. Mevcut teleskoplara kıyasla 15 kat daha fazla ışık toplayabilme yeteneği olacak E-ELT, uzaydaki karanlık gök cisimlerini ve kozmik yapıları çok daha hızlı tespit edebilecek.Bütçe sağlandıESO konseyi direktörü Tim de Zeeuw, 'konsey tarafından alınan kararın ardından teleskobun inşasının onaylandığını ve E-ELT için gerekli olan dev bütçenin sağlandığını' söyledi. Zeeuw, teleskobun tamamlanmasının ardından gelecek yılların 'çok heyecan verici keşiflere tanık olacağını' söyledi.Cerro Armazones Dağı üzerinde kurulacak E-ELT, Haziran 2012'de proje olarak sunulmuştu. Projenin onaylanması için gerekli olan bütçenin yüzde 90'ının sağlanması gerekiyordu.ESO ve Al Jazeera
Fatih Akın'ın 'The Cut' Filmi Türkiye'de Gösterime Girdi
Türkiye’de vizyona girip girmeyeceği merak edilen film, yedi farklı ilde, toplam 24 sinemada gösterilecek…2 Aralık Salı günü İstanbul Nişantaşı’daki bir alışveriş merkezinin sinema salonunda galası yapılan Fatih Akın’ın The Cut (Kesik) adlı filmi, bugün Türkiye’nin farklı illerindeki sinemalarda gösterime girdi.Ağustos ayında Venedik Film Festivali’nde prömiyeri gerçekleşen filmin Türkiye galasının geçen Salı günü İstanbul’da yapılmasının ardından The Cut bugün Türkiye’nin yedi farklı ilinde, toplam 24 sinemada gösterilecek.İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Eskişehir, Hatay, Kocaeli ve Muğla/Bodrum’daki sinemalarda vizyona giren The Cut’ın İstanbul galasına, filmin senaristi ve yönetmeni Fatih Akın da katılmıştı.1915 olayları sürecinde Mardin’de yaşayan Ermeni bir ailenin başından geçenlerin konu edildiği filmin Türkiye’de gösterilip gösterilmeyeceği merak konusuydu. Fatih Akın, “Türkiye buna hazır” demişti.Filmin Türkiye’de vizyona girmesine vize çıkmama ihtimaline karşı, The Cut’ın İKSV’nin düzenleyeceği bir film festivali olan Filmekimi kapsamında gösterime girebileceği duyurulmuştu.Hrant Kasparyan / Demokrat Haber
Rüzgarda Yürüyen İskeletler
Hollandalı sanatçı Theo Jansen’in hareket eden PVC heykelleri Miami kıyılarında sergileniyor. Bu heykeller nasıl kendi başına yürüyecek hale gelmiş?‘Rüzgarda yürüyen iskeletler’ adını vermiş sanatçı eserlerine. ‘Yeni bir canlı türünün evrimi’ olarak görüyor onları ve ‘kendi başlarına yaşamaları için’ sahilde bırakacağını söylüyor. Hollandalı sanatçı Theo Jansen, eserlerini heykelden öte bir şey olarak görüyor.Jansen’in yürüyen heykelleri, modern sanat eserlerini sergileyen Art Basel adlı kuruluş tarafından Miami kıyılarında sergileniyor. PVC borulardan ve polimer yelkenlerden oluşan ve hayvan iskeletlerini andıran bu heykeller kimi zaman dans ediyor, kimi zaman yürüyor, rüzgar olmadığında ise hareketsiz duruyor. Herhangi bir motor ya da ses çıkaran alet olmadığı için sahilde yürüyenlere sessizce yaklaşıp korkulu anlar yaşatabiliyor.
Şeytanın Yeryüzündeki 12 Mezarlığı
Yazar, biolog ve criptozoolog Ivan Sanderson'ın, 1972 yılında yazdığı 'Şeytanın yeryüzündeki 12 Mezarlığı' adlı makale, aynı yıl Saga dergisinde yayınlandı.Anderson makalesinde, insanların uzun yıllardır gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğu, dünya çevresindeki 12 bölgeye dair bilinmeyenleri gözler önüne seriyordu. Ve uzun yıllar sürecek bir tartışmanın fitili de böylece yanmıştı. Bu 12 bölgenin her biri; insanların belirli aralıklarla ortadan kayboldu, doğaüstü olayların gerçekleştiği noktalardı. Ve Sanderson tarafından özellikle seçilmişlerdi. Bölgelerle ilgili en dikkat çekici iki husus ise; birbirlerinden eşit uzaklıkta olmaları ve Oğlak Tropiği ile Yengeç Tropiği arasında eşit olarak dağılmalarıydı. Bu geometrik denklemin içine, bir de Kuzey ve Güney Kutupları dahil olduğunda, ortaya çıkan biçim; dünyamızı sarmalayan 20 eşkenar yüzlü üçgene dönüşüyordu.Şimdi siz, bu 12 bölgede ortadan bir anda kaybolan insanların her biri için 'Doğaüstü, bilimsel, ya da sadece rastlantı' diye başlayan bir açıklama getirebilirsiniz. Ancak asla değiştiremeyeceğiniz bir gerçek var. O da insanların, yüzyıllardır, bu bölgelerde, bir şekilde ortadan kaybolduğu ve asla bulunamadıklarıdır. Bazı uzmanlara göre Malezya Hava Yollarına ait 370 sefer sayılı uçağın kayboluşu da bu gizemlerden biri olabilir.
Muhtemelen Asla Göremeyeceğiniz 20 Nadir ve Etkileyici Doğa Olayı
Deprem, sel, hatta (Allah korusun) Tsunami bile görme imkanınız, aşağıdaki nadir doğa olaylarını görme imkanınızdan neredeyse binlerce kat daha olası. Doğa olayları ile başı dertte olan bir ülke olarak, bu kadar güzel(!) doğa olaylarını daha önce hiç yaşamadık.
Devlet Okullarında Varlığına Derhal Son Verilmesi Gereken 5 Ders
Eğitim Bir Sen’in otelcilik ve turizm meslek liselerinde ‘Alkollü İçki Servisi’ dersinin kaldırılması önerisinin, Antalya’daki 19’uncu Milli Eğitim Şurası’nda tartışmalı kabul edilmesinin ardından Milli Eğitime yardımcı olmak amacıyla okullardan kaldırılabilecek dersleri tespit ettik. Bu gereksiz dersler kaldırılırsa eğitim sisteminin rahatlayacağı aşikar.
Bir Ülkeninin Perde Arkasında Kalan Değişimine Şahit Olacağınız 14 Portre
Koca bir hanedanın çöküşüne, 'Ye' adında genç bir adamın inanılmaz değişimine ve tükenmiş bir ülkenin yeniden küllerinden doğmasına şahitlik eden, bu inanılmaz fotoğrafları; 90 yıl boyunca kimseler görmedi!Çinli koleksiyoner, Tong Bingxue, 2007 yılında; elinde değer biçilmeyi bekleyen bir kitap dolusu fotoğraf olduğunu söyleyen bir adamla yaptığı telefon konuşmasını, fazla önemsememişti. Ta ki fotoğrafları görene değin.. 'Portlerdeki Yaşam' adlı kitabın özelliği; 1881 yılında Çin'in Fuzhou kentinde doğan 'Ye Jinglu' adındaki bir adamın, 60 yıl boyunca, düzenli olarak kendi fotoğraflarını çekmesiydi. Ye Jinglu bu işe ilk defa 1907 yılında, henüz 27 yaşındayken başlamıştı. Ve geleneği, hayata gözlerini yumduğu 1968 yılına kadar devam ettirmişti.Jinglu'nun çektiği fotoğraflar yalnızca kendi değişimi değil, tarihte varlığını en uzun süreyle devam ettiren, büyük Çin hanedanının çöküşünü; ülkenin cumhuriyete geçişini ve daha sonra Mao'nun önderliğinde, komünist bir devlete dönüşümünü de aktarıyor. İşte o fotoğraflardan bazıları:
Türkiye Topraklarında Yıllara Meydan Okuyan 10 Tarihi Yapı
Değerini bilsek de bilmesek de Ülkemizde olduğuna şükretmemiz gereken, dünyanın kıskandığı, yıllara mekan okuyan birçok esere sahibiz. Ülkemizde yer alan bu eserler nerdeyse hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. Bu eserlerden Bazılarını sizler için derledim.
Bu Hafta 5 Yeni Film Vizyonda
Türkiye sinemalarında bu hafta 4'ü yerli 5 film vizyona girdi.'Uzun Yol'Nihat Seven’in yönettiği ve Hakan Yufkacıgil, Nil Günal, Ahmet Özarslan ile Murat Muslu'nun oynadığı 'Uzun Yol' dram meraklılarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.Seven'in senaryosunu Melek Seven ile kaleme aldığı film, küçük mutlulukları yakalama çabası içindeki insanların içine düştükleri büyük çıkmazlar üzerine yaşadıkları hesaplaşmaları konu alıyor.İngiltere Sinema ve Televizyon Sanatları Akademisi (BAFTA) tarafından 'İngiltere'nin Yabancı Dildeki En İyi Film' dalında Oscar adayı gösterilen yapım, geçen yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali'nden 'En İyi Erkek Oyuncu' ve 'Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülleriyle dönmüştü.'Kesik''Duvara Karşı' filmiyle başlattığı, “Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesini 'Yaşamın Kıyısında' filmiyle devam ettiren Fatih Akın, sekiz yıllık aranın ardından 'Kesik' adlı filmle üçlemeyi tamamladı.Oyuncu kadrosunda Tahar Rahim, Simon Abkarian, Makram J. Khoury, Hindi Zahra, Kevork Malikyan, Bartu Küçükçağlayan, Trine Dyrholm, Moritz Bleibtreu, Arsinee Khanjian, Akin Gazi ve Arevik Martirossian'ın yer aldığı filmin Venedik prömiyeri, Ağustos ayında gerçekleştirildi.Çekimleri Almanya, Küba, Kanada, Ürdün ve Malta'da yapılan dram türündeki film, 1915 olayları sırasında bir gece evinden alınan demirci Nazarat Manukyan'ın yıllar sonra geri döndüğünde, yaşadıklarını öğrendiği iki kızını arama serüvenini anlatıyor.'Sesime Gel'Hüseyin Karabey’in yönettiği filmde Feride Gezer, Melek Ülger, Tuncay Akdemir ve Muhsin Tokçu rol alıyor.Dram türündeki filmin konusu şöyle:'60 yaşındaki Berfe ve 8 yaşındaki torunu Jiyan'ın yaşadığı köyün bütün erkekleri silah sakladıkları iddiasıyla bir jandarma baskını sonucu tutuklanır. Berfe'nin oğlu, Jiyan'ın babası Temo da tutuklananlar arasındadır. Fakat önemli bir sorun vardır; ortada silah yoktur, en azından onların bildiği bir yerde yoktur. Büyüyen bir çaresizlik içerisinde Berfe ve Jiyan bir silah bulmak ve karşılığında Temo'yu kurtarmak için yollara düşmeye karar verirler.''Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı'Murat Şeker'in yönettiği, Şevket Çoruh, Murat Akkoyunlu, Timur Acar, Ceyhun Yılmaz, İlker Ayrık ve Gürkan Uygun'un oynadığı 'Çakallarla Dans 3: Sıfır Sıkıntı' komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.'Çakallarla Dans' serisinin 3. yapımı olan filmde, arkadaşlarının mutluluğu için her türlü yola başvuran 'çakallar'ın; aksiyon ve komedi dolu maceraları izlenebilecek.'Patrondan Kurtulma Sanatı 2'2011'in hit komedisi 'Patrondan Kurtulma Sanatı'nın devam filmi, herkesin çok sevdiği zavallı çalışanlar Nick, Dale ve Kurt'u canlandıran Jason Bateman, Charlie Day ve Jason Sudeikis'i yeniden bir araya getirdi. Bu üç oyuncuya ilk filmden Jennifer Aniston ve Jamie Foxx eşlik ederken; Christoph Waltz da kadroya katıldı.İkinci serinin yönetmenliğini Sean Anders'ın üstlendiği filmin konusu şöyle:'Üstlerinin taleplerini yerine getirmekten bunalan Nick (Bateman), Dale (Day) ve Kurt (Sudeikis) kendi işlerinin patronu olmaya karar verirler. Ama kısa sürede güvenilmez bir yatırımcı altlarındaki halıyı çekiverir. Çaresiz kalan ve ellerinde yasal hiçbir fırsat kalmayan üçlü, yatırımcının yetişkin oğlunu kaçırıp ondan fidye istemek üzere bir plan yaparlar'AA
Peter Jackson: 'Yeni Tolkien Filmi Yok'
Kariyerinin önemli bir bölümünü Tolkien uyarlamalarına adayan Yeni Zelandalı yönetmen, yazarın mirasçılarının izni olmadan yeni bir uyarlama yapılamayacağını belirtti. Tolkien'ın oğlu da yeni uyarlamalara sıcak bakmıyor.J.R.R. Tolkien’dan önce ‘Yüzüklerin Efendisi’ üçlemesini sonra da ‘Hobbit’i sinemaya uyarlayan Yeni Zelandalı yönetmen Peter Jackson, son Hobbit filmi “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” vesilesiyle basın toplantısı yaptı. Kariyerinin önemli yıllarını Tolkien uyarlayarak geçiren Jackson, Tolkien’in mirasçılarının izni olmadan yazarın yeni bir uyarlamasının mümkün olmadığını söyledi: “Profesör Tolkien’ın yazılarının hakları mirasçılarının elinde. Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi’nin uyarlama hakları 1960 sonlarında Tolkien tarafından satılmıştı. Bu yüzden de Tolkien mirasçılarının izni olmadan yeni bir Tolkien uyarlaması olamaz.” Ünlü yazarın oğlu Christopher Tolkien, 2012’de Le Monde’a verdiği bir söyleşi babasının eserlerinin ‘ürünleştirilmesi’nden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği için diğer kitaplarının haklarının satılacağı düşünülmüyor. Jackson ise yeni film projeleriyle ilgili bir soruya, 10 yılını Orta Dünya’yı sinemaya aktarmakla geçirdiğini ve şimdi plaja gitmek istediğini söyleyerek yanıt verdi.Üçe bölünen ‘Hobbit’in son filmi Türkiye’de “Hobbit: Beş Ordunun Savaşı” 17 Aralık’ta gösterime girecek.Milliyet Sanat