90’lar da parlayan ve 2000’lerin başında da popülerliğine devam eden grup Red Hot Chili Peppers’ın 90’lı yıllarda en sevilen şarkılarından biri: Under The Bridge
Kitap alırken neye bakıyoruz? Yazar? Konu? Değerlendirmeler? Herhalde, çoğu insan için bunlardan biri ya da hepsi önemli. Ama genelde ilk seferde aklımıza gelmese de, istisnasız hepimizin kitap alırken baktığı bir şey daha var: Kapak.İyi tasarlanmış bir kapağın çekiciliği tartışılmaz. Bir kitabı rafta gördüğümüzde ilk etkileşimi kapakla yaşıyoruz. Daha sonra okumak için kitabı her alışımızda da ister istemez kapakla başlıyoruz ilişkiye.Peki, okuyucunun kapağı değerlendirdiği gibi kapak da okuru değerlendirse ve tespit ettiği ruh haline göre onun kitabı okumasına izin verse –ya da vermese- ne olurdu?Amsterdam’daki Moore stüdyosunun geliştirdiği “The Cover That Judges You” adlı proje tam da bunu yapıyor. Kitaba entegre edilen bir kamera ve yüz tanıma teknolojisi yazılımı, okurun ruh halini değerlendirerek kitabın açılıp açılmamasına karar veriyor.
Binlerce çeşit ve her boydan canlının yaşadığı okyanuslar bizler için her zaman korkutucu olmuştur. Geçtiğimiz hafta Filipinler'de bulunan Marigondon'un sahillerinde yakalanan dev ağızlı köpekbalığı, okyanuslarda başımıza gelebileceklerin en ciddi göstergelerinden bir tanesi. Bu canavarı görünce belki de günlerce gözünüze uyku girmeyecek.
Sinema ve dizi dünyasından çeşitli karşılaştırmalarla yine seçim yapmakta zorlanacağınız, hatta beyninizi yakacak bir anket hazırladık efenim. Hadi Şimdiden Kolay Gelsin :)
Hepimiz onu muhteşem vokaliyle , piyanosunun başında ve kıvrımlı danslarıyla tanıdık.80 li ve 90 lı yıllarımızın müzik lütuflarımızdan biriydi..Bugün 52 yaşına girdi ve tüm içtenliğimizle onun doğum gününü kutluyoruz!
Türkiye'nin 1975 yılından bu yana katıldığı Eurovision Şarkı Yarışması'ndaki oylama sistemindeki adaletsizlik gerekçesiyle TRT yönetimi 2013 yılında yarışmaya katılmama kararı almıştı. Yarışmaya 2014 ve 2015 yıllarında da katılmayan TRT yönetimi ile yarışmanın organizasyonunu yapan Avrupa Yayın Birliği (EBU) arasında son dönemde yeni görüşmeler yapıldı.Cumhuriyet Gazetesi'nden Mahmut Lıcalı'nın haberine göre TRT, oylama sistemindeki adaletsizliği eleştirerek 2013 yılından bu yana katılmama kararı aldığı Eurovision Şarkı Yarışması'na organizasyonu gerçekleştiren EBU ile yapılan görüşmelerin ardından 2016 yılında katılma kararı aldı.Eski TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin döneminde EBU yönetiminin Türkiye'den özür dilemesine karşın eleştirilen konularda herhangi bir adım atılmaması nedeniyle gerilen ilişkiler yeni TRT Genel Müdürü Şenol Göka, döneminde yapılan görüşmeler neticesinde düzeldi. TRT yönetiminin yarışmaya katılmama gerekçesi olan oylama sistemindeki adaletsizlikle ilgili olumlu adımlar atıldı. Bu kapsamda 2015 yılındaki başvuru süresinin geçmiş olması nedeniyle TRT yönetimi 2016 yılındaki yarışmaya tekrar katılma kararı aldı.Eurovision'da Türkiye 2003'te Sertap Erener'in 'Everyway That I Can' adlı şarkısıyla birinci olmuştu. 2014'te gerçekleştirilen son Eurovision müzik yarışmasında Avusturyalı transeksüel şarkıcı Conchita Wurst birinci olmuştu.
İtalyalı ikizler, Anna ve Elena Balbusso, 1998 yılından bu yana illüstrasyon çalışmalarına bir ikili olarak devam ediyorlar. İkizler dünyanın en önde gelen sanatçılarından kabul ediliyorlar. Onları bu denli başarılı kılan unsur ise edebiyat ile olan ilişkileri. Anna ve Elena'nın çalışmalarının büyük çoğunluğu dünyaca ünlü romanlarda ve çocuk masallarında kullanılıyor. Dhası ikili, aralarında New York Times gibi birçok büyük gazete medya kuruluşunun yayınları için de illüstrasyonlar oluşturuyorlar. İkizlerin bugüne kadar aldığı ödüller oldukça dikkat çekici. Ancak en önemlilerinden bazıları şunlar:Kitap Kategorisinde üst üste 3 kez Altın Madalya (2011-2012-2013) (Society of Illustrations New York)Uluslararası İllüstrasyon Profesyonel Sergi Ödülü 3 kez Gümüş Madalya ((2010-2012-2014)V&A İllüstrasyon Ödülü Kazananı (2012)
Gazeteci - yazar Ece Temelkuran'ın yeni kitabı 'Devir' Can Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Ankara’da, 1980 Mayıs’ının son günlerinde başlayan romanın arka kapağından: 'Ben artık susmak istemiyorum. Çünkü insan belki hiç konuşamaz bir kere susarsa. Kuğu gibi dili dışarıda kalır, ses çıkmaz. Ben artık hep konuşacağım.'Bu bir devir romanı. Herkesin zamanı bir başkasına devrettiği hayatta, Ali ve Ayşe'nin beraber kurdukları gizli bir dünya var içinde. Sadece o iki çocuğun gördüğü ve bir tek dilsiz kuğuların bildiği bir yer. O dünyada bugün yaşadıklarımıza asıl biçimini verenler, yani unuttuğumuzu hatırlamadığımız şeyler var... Ece Temelkuran, yalnızca çocuk gözümüzle bakınca hatırlayacaklarımızı anlatıyor. Dilsiz kuğuların dün söylediklerini yarına devrediyor...
Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali kapsamında verilen Bilge Olgaç Başarı Ödülleri; Aylin Zoi, Deniz Eyüboğlu ve Emine Yıldırım'a takdim edilecek.Festival koordinatörlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, 18. yaşını kutladığı bu yıldan itibaren daha fazla gence seslenme arzusunu taşıdığını '18'in Halleri' temasını vurgulayan Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali, kadınların emeğini kattığı filmleri bir kez daha 8-18 Mayıs tarihlerinde takipçilerinin beğenisine sunacak.Bu kapsamda festivalin önemli bir geleneği haline gelen Onur Ödülü, Bilge Olgaç Başarı Ödülleri ve Genç Cadı Ödülü de sahiplerini bulacak.Sinemanın farklı alanlarında emek veren kadınların başarılarını ve emeklerini görünür kılma amacı taşıyan Bilge Olgaç Başarı Ödülleri'nin takdim edileceği isimler de belli oldu.2010 yılında Altın Portakal En İyi Kurgu Ödülü'nü kazanan Aylin Zoi kurgu alanındaki çalışmalarıyla; Deniz Eyüboğlu görüntü yönetmenliği alanındaki çalışmalarıyla; Emine Yıldırım ise Kusursuzlar filmine yazdığı senaryoyla Bilge Olgaç Başarı Ödülleri'ni kazanan isimler arasına girdi.Ödüller kazananlara, festivalin açılış gecesinde takdim edilecek.AA
Ölümünün 22. yılında mezarı başında anılan Adnan Kahveci 'nin oğlu Cihan Kahveci , babasının öldürüldüğünü iddia ederek, 'Babamı kimlerin öldürdüğünü kanıtladım' diye konuştu.Bilim ve siyaset adamı Adnan Kahveci, ölümünün 22. yılında Kartal’daki mezarı başında anıldı.DHA'nın haberine göre, Kartal Belediyesi ve Trabzon Köprübaşı Kültür ve Yardımlaşma Derneği işbirliğiyle düzenlenen törende Adnan Kahveci, eşi Füsun ve kızı Aslı Kahveci anıldı. Anma törenine Adnan Kahveci’nin oğlu Cihan Kahveci , Adnan Kahveci’nin kardeşi Kenan Kahveci , Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz , Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç , Adnan Kahveci Vakfı Başkanı Dr. Eyüp Kahveci ile siyasi parti temsilcileri ve Adnan Kahveci’nin yakın dostları ile sevenleri katıldı.Kartal Belediye Başkanı Op. Dr. Altınok Öz, yaptığı konuşmada Adnan Kahveci’nin temiz siyaset yapan biri olduğunun altını çizerek, “Bir dürüst politikacı olarak Kahveci gözümüzün önünde duruyor. Adnan Kahveci’yi gençler unutmasın istedik ve adının olduğu caddemizde büstünü yaptık, altına da biyografisini ekledik. 22 yılda bir devlet -hangi iktidar olduğu önemli değil- eğer bunların faillerini ortaya çıkaramıyorsa hala güven içinde değiliz demektir” dedi.Adnan Kahveci’nin oğlu Cihan Kahveci ise, “Adnan Kahveci bugün çocuklara ve gençlere anlatmamız gereken bir değer. O benim babam olmaktan öte halka mal olmuş bir insan. Bu sene, tüm senelerden daha anlamlı. Bunun bir kaza olmadığını, babamın katledildiğini ben kanıtladım. Kimin yaptığını, yaptırdığını buldum” dedi.DHA
Kübizm en parlak dönemini 20. yüzyılın başlarında yaptı. Fakat iki sanatçı bu akımı tekrar canlandırmak için uğraşıyor. Tabi başka insanların derisini tuval olarak kullanarak bunu yapıyorlar. Jade Tomlinson ve Kev James, Expanded Eye'ın arkasındaki iki sanatçı, bir zamanlar devrimsel nitelikteki bir akıma modern bir anlayış katıyorlar. İnternet sitelerinde yaratıcılık aşamasıyla ilgili çok güzel bir açıklamaları var. ''Yaptığımız her bir kendine özgü dövme, konseptlerin bizim yaptığımız görsel yorumundan ve kişilerin önemli anlamlar yüklendiği hikayelerden oluşuyor. Her bir dizaynda, tam anlamıyla kağıttan deriye aktardığımız bir sanat parçasına dönüştürebilen kişisel detaylara elimizden geldiğince önem verdik.'' İkilinin tarzı özellikle çizgi ve geometrik dövmelere ilgisi olan insanlar için ne kadar modern olabileceğini gösterir nitelikte.
Amerikalı bir astrofizikçi olan ve 1996 yılından beri Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ait Hayden Planetaryumu'nun yöneticiliğini yapan Neil deGrasse Tyson, 2011 yılının Aralık ayında Reddit’s Ask Me Anything isimli bir buluşmaya katıldı. Bu buluşmada halktan insanlar katılımcılara istedikleri soruyu sorabiliyorlardı. Bir okuyucu Tyson'a şu soruyu yöneltti: 'Sizce her zeki insanın okuması gereken en temel kitaplar hangileridir?' Tyson bu soruya yalnızca kitap isimleri saymakla yetinerek cevap vermedi, aynı zamanda hangi kitabın bizlere Barı dünyasını şekillendiren temel düşünce ve anlayışları anlamak konusunda nasıl yardım edeceğini de açıkladı. İşte Tyson'ın sıraladığı, her zeki insanın okuması gereken 8 kitap;
Emlak Konut GYO, ‘Gayrimenkul ve Konut Sektörüne Bakış’ raporunun ikinci ayağını kamuoyu ile paylaştı.Raporda şu konular öne çıktı*Türk ekonomisi olası dış dalgalanmalardan kendisini korumak için 2013 yılından başlayarak önlemler almaya başladı. Bu önlemler sayesinde cari açık ve döviz kırılganlığı önlenmeye çalışıldı. Zamanında alınan önlemlerin varlık fiyatları özellikle de konut üzerine de pozitif etkileri oldu. 2014 yılı son çeyreğinde ise küresel ekonomide emtia fiyatları ile ilgili önemli gelişmeler yaşandı. Küresel olarak büyük önem taşıyan ana enerji ve üretim girdisi olan petrol- doğal gaz fiyatlarında sert gerilemeler görüldü. Bu durum petrol ihraç eden Rusya, Venezuela gibi ülkelerde önemli bir gelir kaybına yol açtı. Türk ekonomisi net enerji ithalatçısı bu fiyat düşüşünden yaklaşık 5 milyar dolarlık bir fon kazandı. Ancak emtia fiyatlarındaki bu düşüşün uluslararası fon hareketleri ile varlık fiyatlarına negatif etkileri olabileceği unutulmamalıdır. Varlık fiyatları ekonominin en çok tartışılan konularından olmuştur. Bir pozitif bilim teorisi gibi tek bir çözümü de bulunmamaktadır. Her varlık için her zaman geçerli bir teorik fiyat bulunması da mümkün olmamaktadır. Konut fiyatlarında ki gelişmelerde buna en güzel örneklerden birisidir.*Türkiye genelinde yaşanan fiyat artışları balon oluşturmaktan uzaktır. Artışlar özel durumlardan kaynaklanıyor. Son verilere göre fiyat artışı makul bir eğilimde devam etmekte olup hesaplamalarda balonlaşma ihtimali olan tek bir yöreye rastlanmıştır. Söz konusu Gaziantep-Kilis-Adıyaman yöremizde de fiyat artışları reel anlamda yüzde 53,9’luk bir düzeydedir. Gaziantep-Kilis-Adıyaman bölgesindeki fiyat artışının temel nedeni ise Suriye, Irak gibi ülkelerden gelen göçmenlerin yoğun talebi olarak gösterilebilir. Dolayısıyla fiyat atışı özel bir durumdan kaynaklanmakta olup bölgeseldir. Öte yandan reel olarak konut fiyatlarının azaldığı bölgelerimizde mevcuttur. Örneğin, Ocak 2010-Kasım 2014 arası Artvin, Giresun, Gümüşhane, Ordu, Trabzon bölgesinde fiyatlar ortalama yüzde -3,93’e gerilemiştir. Benzer bir durum Van, Bitlis, Hakkâri bölgesi içinde geçerli olup fiyatlar bu yöremizde yüzde -5,02 gerilemiştir. Fiyatın düşmesine neden olan faktörler ise demografik etmenler, göç, yabancı yatırım azlığı, gelir etkisi gibi ifade edilebilir.*Türkiye’de konut arzı ile talep yavaş yavaş daha stabil bir hal almaya başladı. Yıllık ortalama 1 milyon adet konut el değiştirmekte olup yıllık 600 bin adet konut ihtiyacı da sürmektedir. Türk konut sektöründe orta ve orta alt gruba ait konut ihtiyacı oldukça yoğun olarak sürüyor. Orta üst ve lüks segmente ise talebin orta alt segmente göre biraz yavaşlamakta olduğu söylenebilir. Türk inşaat ve konut sektörü büyüyen Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden biri olmaya devam edecektir. Ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında ve dünya ile kıyaslandığında sektörün daha çok potansiyel içerdiği görülecektir. Ancak fiyatlar konusunda zaman zaman yaşanabilecek dalgalanmalar çöküş veya balon olarak adlandırılmamalıdır. Hangi tip varlık olursa olsun ne daima fiyatı artacak ne de daima düşecektir. Gerek ülkemiz ile ilgili gerekse sektörle ilgili istikrar ve dinamik yapı devam ettikçe orta vadede eğilim büyüme yolunda olacaktır.*2013 yılı sonu ile başlayan konut talebi zayıflığı (faiz, kur artışı, seçimler ve dış değişimlerden kaynaklı) bir önceki raporda da öngörüldüğü gibi, 2014 Ağustos ayından itibaren yerini oldukça güçlü bir talebe bırakarak 2013 yılı toplamını yakalayacak bir trend oluşturdu. Ocak-Kasım 2014 arası, Türkiye’de günde 3 binin üzerinde, saatte 130, dakikada ise ikinin üzerinde konut el değiştirdi.*Deutsche Bank Mayıs 2014’de, küresel konut fiyatlarını ve bunlarla ilgili trendleri incelediği raporunda, Tük konut sektöründe balon olup olmadığına yönelik olarak; incelenen ülkelerde kişi başına düşen oda sayısı baz alınarak yapılan değerlendirmede Kanada kişi başına düşen 2,6 oda sayısı ile en faza balon riski barındıran ülke konumundayken, Türkiye kişi başına düşen 0,8 oda ile “en risksiz ülke” olarak görülmektedir.Gayrimenkul ve özelinde konut sektörünü etkileyen unsurlar bu dönem itibari ile şöyle özetlenebilir.· Artan yabancı yatırımcı ilgisi· 2013 son çeyreği ile 2014 ilk yarısı beklemeye geçiş talebini erteleyen yatırımcının 2014 üçüncü çeyreğinde konut talebini artırması· Türkiye’nin yakın ve içinde bulunduğu coğrafyada ekonomik hikayesini sürdürüyor olması· Faizlerin düşmesine bağlı olarak konut kredilerine olan talebin yükselmesi· İstanbul’un marka şehir olarak dünyanın dört bir yanından yatırımcı ilgi görmesi· Alt yapı projelerinin cazibe merkezi ve ilgi yaratması· Ulaşım araç ve olanaklarının giderek artması sonucu büyük şehir çevrelerinin genişlemesi ve hinterlandının büyümesi· Kentsel dönüşümün ve buna bağlı düzenlemelerin hayata geçirilmeye devam etmesi· Sektörle doğrudan ilgili işletmelerin daha profesyonel yönetilmelerinin verdiği avantajlar· Köyden kente devam eden göç· Genç bir nüfus yapısına sahip olmanın getirdiği doğal talep· 2001 krizinden sonra oldukça hızlı büyüyen kişi başına düşen gelir ve finansal kolaylıklar*Onuncu Kalkınma Planının temel amacı uluslararası değer zinciri hiyerarşisinde üst basamaklara çıkmış, yüksek gelir grubu ülkeler arasına girmiş ve mutlak yoksulluk sorununu çözmüş bir ülke konumuna gelmek olduğundan, planın başarı ile uygulanması halkımızın refahını önemli ölçüde artıracaktır. Artan refahında konut talebini olumlu etkilemesi doğal bir sonuçtur.
Hayatını slow motion olarak yaşayan Leonard, patronunun çocuğunun doğum gününde dahi ağır çekimde balonu patlatıyor. Kısa bir süreliğine düzelse de aşık olduğu kadını görünce tekrar hayatı ağır çekimde yaşamaya başlıyor.