onedio
Modern Dünyaya Yaptığı Göndermelerle Öne Çıkan 21 Isaac Cordal Heykelciği
Hani derler ya 'Kimsenin vakti yok durup da güzel detayları düşünmeye.' diye; işte Cordal o sözün sanatçısı diyebiliriz. Maksimum 5 santimlik heykelciklerle 'Kapitalizm, iklim değişikleri, modern zamanda insanın yalnızlaşması, doğanın tahribi, insanın unutulması, mahkum edilmesi, kısaca modern dönemde insanın geçirdiği bütün 'his buhranlarına' karşı tepkisini öyle naif dile getiriyor, hatta öyle gözler önüne seriyor ki, keşke diyorum 'Durup vakti olsa da paylaşsa bu duyguları insanoğlu.'
Madonna'nın Yeni Albümünün Tamamı İnternete Sızdı
Madonna’nın henüz ismi bile belirlenmemiş yeni albümüne ait olduğu iddia edilen 13 şarkı internete sızdı. Unapologetic Bitch veya Iconic isimlerinden biriyle çıkabileceği belirtilen albümün prodüktörleri arasında Aviici, Natalia Kills, Dipplo ve Ryan Tedder gibi isimlerin bulunduğu öne sürülüyor.Bundan yaklaşık bir yıl önce Beyonce’nin yeni albümü, sanatçının hayranlarına sürpriz yapmak amacıyla, ansızın bir geceyarısında yayınlanmıştı. Madonna’nın başına gelen olay ise bu durumun tersi gibi olsa da, sürpriz etkisi konusunda pek geri kalmıyor. Zira ünlü pop yıldızının yeni albümünün yayınlanacağından kendisi dahil kimsenin haberi yoktu. Madonna sızan şarkıların bitirilmemiş ve yayınlanmaya hazır olmayan demolar olduğunu ve bu kayıtların uzun süre önce çalındığını Instagram hesabı aracılığıyla duyurdu. Yaşanan olayı “sanatsal tecavüz” olarak tanımlayan pop ikonu, sızan şarkıların yarısının albümde dahi yer almayacağını, diğer yarısının ise farklı şekillerde albümde kendilerine yer bulacağını belirtti. Madonna yaşananları “terörizm” olarak nitelemekten de geri kalmadı. Ünlü şarkıcı açıklamasını “Neden bana albümü bitirme ve size en iyi halimi sunma fırsatını vermiyorsunuz?” sözleriyle tamamladı.Teknoblog
Boğaziçi'nde Nâzım Tartışması Sürüyor: Gündüz Vassaf İstifa Etti
Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi ekseninde başlayan tartışmalar sürüyor. Merkezin yönetim kurulu üyesi Gündüz Vassaf, istifa ettiğini açıkladı.Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi tartışmalarla açıldıktan sonra sular durulmadı. Merkezin kuruluşuna öncülük eden isimler arasında yer alan ve Nazım Hikmet’in Türkiye haklarının temsilcisi olan Gündüz Vassaf merkezin yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı.T24 'ün telefonla ulaştığı Vassaf, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nin tohumlarının 2009 yazında atıldığını ve yıllar içinde merkezin kurulduğunu hatırlattı. Vassaf, izleyen süreçte merkezin kurulmasına öncülük eden kişilerin zamanla bir şekilde uzaklaştırıldığını söyledi.27 Kasım 2014 tarihinde Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi Genel Kurulu üyelerine bir mektup yazdığını belirten Vassaf, mektubu T24’le paylaştı:Sanıyorum, 2009 yazıydı. Evimde yaptığımız bir toplantıya katılanlarla Türkiye’de bir kuruluşun NH’in kültürel mirasını değerlendirebilmesine ilişkin düşüncelerimizi paylaştık. Sabreden derviş muradına erdi. Yıllar içinde üç ayrı rektör ile (Ayşe Soysal, Kadri Özçaldıran ve Gülay Barbarosoğlu) toplantılarımız sonucu sizin de desteğinizle NH Merkezi kuruldu. Rektörlük tarafından çok güzel bir yer tahsis edildi. Öngördüğümüz, arşiv oluşturma, sözlü tarih gibi faaliyetlere başlandı. Ancak kurumun idari tutumunu sağlıklı bulmuyor, gelişiminden endişe ediyorum.BÜ adına verilen sözlerin tutulmaması ve evet unutulması, yurt içi ve dışında, özellikle Amerika ve Rusya’da geleceğe yönelik ilişkileri ve Üniversite’nin itibarını sarstı. Türkiye’den baştan sağlanması önerilen kritik ilişkileri Merkez’den soğutacak mesafe kondu. Yönetim Kurulu’nun temel kararları alma, merkezin kararları uygulama mercii olması gerekir. Toplantı gündemleri YK’nun görüşü de alınarak belirlenmeli. Brown Üniversitesi’nden Prof. Mutlu Blasimg Konuk’un açılış için davet edilmesine (NH’in şairliğini dünyada en iyi bilen, onu evrensel şiir kültüründe diğer dünya şairleriyle değerlendirebilen, alışılmış milliyetçi ve ideolojik kalıplar ötesinde yaklaşabilen) rağmen merkez müdürünce karardan dönülmüş, açılış için davet edilen başkaları unutulmuş, kurumsal süreklilik ve demokratik ilkeler ihlal edilmiş, hatta açılış için değişiklik kararı öncesinde rektörlüğe bildirilmeden alınmıştır. Orhan Pamuk kimsenin haberi olmaksızın davet edilerek yeni açılış tarihi saptanmış, gene de kendisine söz verilen tarihte konferanslar dizimizi başlatma önerisi kaale alınmamıştır. Bu ve benzer uygulamaları müteakiben YK’dan ayrılmalar sonucu yeni üyelerin seçilmesi de gündeminize gelebileceğinden, endişelerimi paylaşarak bilgi akışında şeffaflığın sağlanabileceğini umuyorum.Şahsen yurt içi ve yurt dışında NH izinde onu dolaylı olarak temsil ettiğim çalışmalarımı paylaşamama konumuna getirildiğimden ızdırap duyuyorum.Hassasiyetle üstünde durulması gereken diğer bir konu da, özellikle kamuoyuna yansıtılacak faaliyetlerde Nazım Hikmet’in, Türkiye’de belirli kesimlerce kerrat cetveli gibi ezberlettirilen açlık grevi gibi mağduriyeti değil dünya şairliğiyle bu konuya ehil kişiler tarafından araştırılarak vurgulanmalıdır.Ruh birliği sağlanmadan, karar alma sorunu giderilmeden Merkez’in yakında kamuoyuna ilan edilecek açılışa hazır olmamasının olumsuz yansımaları olabileceğini düşünüyor; Merkezin esenliği açısından Genel Kurulumuzun toplantıya çağrılarak sorunları araştırmasını öneriyorum.'HAYAL KIRIKLIĞI YAŞIYORUM'Gündüz Vassaf yeni yönetimle Nermin Mollaoğlu, Melih Güneş ve Raşit Çavaş’ın kuruldan uzaklaştırıldığının altını çizerek T24’e şunları söyledi:“Öfkeli değilim ama hayal kırıklığı yaşıyorum. Bu olanları basının ve kamuoyunun vicdanına sunuyorum ki üniversite kendine çeki düzen versin. Açılış konuşmasında rektör ‘Sevgili öğrencilerim’ diyor ama salonda öğrenci yok, sadece özel davetli insanlar var. Nâzım Hikmet sadece okulun değil Türkiye’nin, dünyanın şairi. Açılış ve açılışa giden süreç demokratik ilkelerin ihlal edildiği bir süreçti ve Nazım Hikmet’e layık değildi. Her ne kadar hasbelkader üniversite ile ilişkilerim olduğu için bu merkez kurulduysa da benim merkezden ricam başka üniversitelerin edebiyat birimleriyle, Nâzım Hikmet sevdalısı başka kişi ve kurumlarla birlikte çalışmasını istiyordum.''TALÂT SAİT HALMAN'A DAVETİYE BİLE GİTMEDİ''Bakın mesela geçen hafta kaybettiğimiz Talât Sait Halman… O da çok üzgündü. Halman’ın danışma kurulunda olmasını önermeme rağmen kendisine davetiye bile gitmedi. Başka üniversitelerle işbirliğinde olmasını sağlayacaktı. Brown Üniversitesi’nden Prof. Mutlu Blasimg Konuk’un açılış için davet edilmesini önermiştik ki, Mutlu Hanım bir edebiyat profesörü ve Nâzım Hikmet hakkında bir kitabı çıktı. Onu 20’inci yüzyılın dünya şairi olarak değerlendiriyor. Onun sayesinde Nâzım Hikmet Brown Üniversitesi ile Amerika’ya gidecekti ve sadece mağdur edilmiş bir şair değil onurlu ve dünya edebiyatına da geçmiş bir şair olarak anılacaktı. Ama Mutlu Hanım’la da köprüleri attılar. Bizim amacımız onu dünya edebiyat platformuna katmaktı. Biliyorsunuz yazın bütün okullar kapalı. Biz merkezi kurarken hayallerimizin biri de yazın okullarda edebiyat kampları yapmaktı. Gençler kitap okumaya, yazmaya teşvik edilecekti, onlar için çeşitli programlar yapılacaktı. Bu önerimi gündeme alma gereği bile duymadılar. Böyle olmamalıydı…”İşte Gündüz Vassaf’ın istifa dilekçesi:Sevgili Genel Kurul ÜyeleriBeni seçmekle onurlandırdığınız Nâzım Hikmet Merkezi Yönetim Kurulu üyeliğinden affınızı rica ederek istifa ediyorum. Kurulun, yönetmelikte de belirtildiği gibi demokratik esaslara göre çalışması gerektiğini hatırlatmak zorunluluğunda kaldığımda Merkez Müdürü tarafından ‘tacizci’likle itham edildiğim bir yapıda kendim ve sizin de beni ilk seçtiğinizde tanımlamanızla Nâzım Hikmet adına yer almam mümkün değil. Ayrılış nedenlerimi sizle ayrıntılı olarak bilahare paylaşacağım. Yıllar önce böyle bir merkezin kurulması için üniversite dışından birlikte yola çıkan herkesin (Melih Güneş, Raşit Çavaş, Nermin Mollaoğlu, Haluk Oral) Merkez’den uzaklaşmış (yoksa uzaklaştırılmış duygusundalar mı demeliydim?) konumda bırakılmış olmaları üzücü ve sanırım dikkatinizden kaçmayacaktır. İleride ve başka bir yapıda arzu edildiğinde sizle beraber olmak istediğimden emin olabilirsiniz. Ve sizler de benim gibi açılış toplantısına öğrencilerin alınmamasından üzülmüş tedirgin olmuşsunuzdur. Bir üniversitede adını taşıyan bir açılış toplantısına öğrencilerin alınmamasına Nâzım Hikmet ne derdi kimbilir? Ya da aradan yarım asır geçtikten sonra bir üniversiteye yakışır bir şekilde dünya şairi sıfatıyla değerlendirilebilecekken hâlâ açlık grevi gibi mağduriyetiyle sergilenmesi.Gündüz Vassaf
2015 Sony Fotoğrafçılık Ödülleri'nde Diğer Katılımcılar Arasından Öne Çıkmış 15 Müthiş Fotoğraf
Sony Fotoğrafçılık Ödülleri, her yıl birçok kategoride düzenlenen ve özellikle amatör fotoğrafçıların da başvurabildiği prestijli bir yarışma. 2007'den beri devam eden bu yarışmaya bugüne kadar 700.000'den fazla fotoğraf gönderildi. Bu içeriğimizde de birçok kategoriden 16 fotoğrafı sizlere sunduk. Bu arada hevesli fotoğrafçılar için hala çok geç değil, yarışma hala devam ediyor. Yapmanız gereken ise çok basit: makinenizi alın ve kendinizi doğaya vurun!
A'dan Z'ye 28 Maddede 2014 Yılının Özeti
Türkiye'nin her yılı bir öncekinden daha hızlı, daha dinamik ve daha kafa karıştırıcı şekilde gelişiyor. Gündeme yetişmekte zorlandığımız anlar oluyor. Artık hangi olayın, hangi yıl vuku bulduğunu unutur hale geldik. Daha geçenlerde dediğimiz olayın üzerinden 2-3 yıl geçtiğini öğrenip şaşırıyoruz. Ülkece 'Eternal Sunshine of the Spotless Mind' moduna geçtik. Unutuyoruz, unutturuyorlar. İşte unutmamanız için size A'dan Z'ye Türkiye'nin 2014 gündeminin kısa özeti.
Bir Gezegen Yaşama Ne Kadar Uygun? | İnfografik
Dünya’da su, oksijen ve atmosfer, tek hücreli organizmalardan evrimleşerek yürüyen, hesap yapan varlıkların (yani bizim) oluşmamıza yol açacak en doğru koşulları sunuyor. Bununla birlikte, gezegenimizin benzersiz olup olmadığı ise tartışma konusu.Kepler görevi, 2009’dan bu yana Samanyolu’nda 989 adet doğrulanmış dış gezegen buldu. 2018’de James Webb teleskopunun fırlatılmasıyla bu rakam yükselecek. Ama, acaba bu gezegenlerin koşulları kendi gezegenimizdeki kadar rahat, gökbilimcilerin deyimiyle “süper yaşanabilir” mi? Bunu tahmin etmek için Teksas Üniversitesi’nden biyolog Louis Irwin liderliğindeki ekip, bir Biyolojik Karmaşıklık Endeksi geliştirmiş. Mayıs ayında yayımlanan bu dizin, dış gezegenleri canlı varlıklara ne kadar uygun olduğuna göre puanlıyor. “Karmaşık yaşamın evrimleşmesi için gereken koşullar az bulunur,” diyor Irwin. Şu ana kadar sadece birkaç dış gezegen bu kriterleri yerine getirebildi. Fakat galakside tahminen 100 milyar kadar dış gezegen var. Bu dizini sizler için bir haritaya dönüştürdük, böylece yeni bulunmuş dış gezegenleri siz de test edebileceksiniz.
Reklam
36 Fotoğraf ile Herşeyi Bilen Lider: Kim Jong-Un
Kuzey Kore lideri yıl boyunca çocuk yuvasından denizaltına, çorap fabrikasından yüzme havuzuna zamanının çoğunu teftiş yaparak geçirdi. Dünyadaki en kapalı rejiminin yaşandığı Kuzey Kore'de Devlet Başkanı Kim Jong-un, geride bırakmaya hazırlandığımız yılı teftişlerle geçirdi. Savaş uçağından çocuk yuvasına neredeyse her şeyi denetledi. Durmadan not tutan generalleri de her zaman yanındaydı. Etrafındakilerle kimi zaman şakalaşan Kim Jong-un, zaman zaman da not tutanları fırçaladı.Yıl içerisinde bir aydan uzun kamuoyu önüne çıkmayan genç lider hakkında darbe söylentileri çıktı, ancak elinde bastonla bir açılışa katılarak dedikodulara nokta koydu.Kim Jong-un, yasaklarla dolu ülkesine yeni yasaklar eklemeyi de ihmal etmedi: Artık Kuzey Kore'de bebeklere Kim Jong-un ismi vermek yasak. Üst düzey yöneticiler de yabancı sigara içemeyecek.2011'de ölen babası Kim Jong-Il'in yerine iktidar koltuğuna oturan Kim Jong-un, eski başkanın üçüncü eşinden oğlu. İsviçre'de sahte bir adla okuyan genç lider, yaptığı ziyaretleri Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA aracılığıyla dünya ile paylaşıyor.Totaliter Kuzey Kore’nin nükleer programı, Batı dünyasını endişelendiriyor. Pyongyang yönetimi, birçok kez nükleer deneme gerçekleştirdi.Kuzey Kore'nin 'can düşmanı' Güney Kore ile hukuken halen savaş halinde. Taraflar, Kore Savaşı’nın bittiği 1953 yılında sadece ateşkes anlaşması yapıp barış anlaşması imzalamadı.Al Jazeera Turk
Morrissey 'İstanbul' Şarkısıyla Teşekkür Etti
Alternatif rock müziğin önemli gruplarından The Smiths'in vokalisti Morrissey, Volkswagen Arena'da İstanbullu hayranlarıyla buluştu.Konserine 'The Quen is Dead' şarkısıyla başlayan Morrissey, hayranlarını Türkçe 'İyi akşamlar' diyerek selamladı.'İSTANBUL' ŞARKISIYLA TEŞEKKÜR ETTİSanatçı, son albümünün ikinci single'ı olarak yayınlanan ve İstanbul sokaklarından ses kayıtları içeren 'Istanbul' şarkısını seslendirmeden önce 'İstanbul'da bulunmak benim iyi şansım. Sevginiz, verdiğiniz ilham ve her şey için çok teşekkür ederim' diye konuştu.Protest kimliği ile tanınan 55 yaşındaki sanatçı, 'World Peace Is None of Your Business' albümünde yer alan şarkıları ile The Smiths'le yaptığı albümlerdeki hit şarkılarını da hayranları için seslendirdi.İngiliz sanatçı, bugüne kadar 'Suedehead', 'The More You Ignore Me, The Closer I Get', 'The Teachers Are Afraid Of The Pupils', 'You Have Killed Me', 'First of the Gang To Die' gibi birçok şarkıya imza attı.Ensonhaber
Reklam
'Hobbit' İçin Dünyanın En Büyük İzleyici Anketi
Tüm dünyada 17 Aralık'ta gösterime girecek 'Hobbit: Beş Ordunun Savaşı' filmi için 46 ülkeden araştırmacıları bir araya getiren dev bir izleyici anketi yapılacak. 17 Aralık ’ta vizyona çıkacak ‘Hobbit: Beş Ordunun Savaşı’ (The Hobbit: The Battle Of The Five Armies) filmi, aynı zamanda dünyanın en geniş kapsamlı izleyici araştırmasının da konusu oluyor. 46 ülkeden araştırmacıları bir araya getiren proje , Hobbit üçlemesinin izleyici için ne anlam ifade ettiğini ortaya koymayı hedefliyor. Bu ölçekte bir işbirliğinin ilk örneği olan araştırma, akademisyenler Martin Barker, Matt Hills ve Ernest Mathijs tarafından koordine ediliyor. 35 farklı dilde gerçekleştirilecek araştırmaya temel oluşturacak anket formunun Türkçesine The Hobbit Research Project adresinden ulaşılıyor.
3D Yazıcı ile Üretilen Protez Bacaklarla Hayata Tekrar Tutunan Köpek
Ön ayaklarındaki problemden dolayı yürümekte epeyce zorlanan sevimli köpek Derby için günümüzün popüler teknolojisi olan 3D yazıcılar ile protez bacaklar üretilmiş. Protez ayakları ile hayata yeniden tutunan Derby şimdilerde diğer köpekler gibi koşabilmenin mutluluğu ile bizleri de mutlu ediyor.
Reklam
Yaşanabilecek Hem Büyüleyici Hem Ucuz Olan 8 Ülke
Başka bir şehirde ya da ülkede yaşamanın hayalini kurduğunuz oldu mu?Bir çoğumuzun ara sıra aklından geçen bu soru, cesaretsizlik, korku veya maddi durum gibi nedenlerden dolayı cevapsız kalıyor. Eğer çalıştığınız sektör yazarlık, tasarım veya turizm gibi gezerek yapılabilecek bir işse, bir süre Dünya’yı keşfedip, başka ülkelerde yaşamayı düşünebilirsiniz. Ayrıca, yeni yerleşeceğiniz ülkede ana dilinizi öğretebilir veya bir kafede çalışabilirsiniz. Fakat, başka bir ülkeye taşındığınızda ülkenin yaşadığınız yere göre daha pahalı oluşundan ve nasıl geçineceğinizden çekiniyorsanız korkmayın, size sunabileceğim 8 farklı alternatif var. Hem büyüleyici hem de düşük bütçeli 8 ülkeyi sizler için derledim.
Siz Hiç Müzeye Daldınız Mı?
Bildiğiniz, gezdiğiniz, gördüğünüz müzeleri ve aklınızdaki müze anlayışını bir kenara bırakın. Öyle bir müze düşünün ki bu müzenin ev sahibi balıklar ve diğer deniz canlıları olsun. Denizin dibinde unutulmuş bir medeniyete tanıklık ediyormuş gibi hissedin kendinizi. Başka bir dünyayla tanışın. Yaşamın sular altındaki yansımasına tanık olun.
Reklam
Reklam
Mars Atmosferinde Yaşam İzi Bulundu
NASA, Curiosity keşif aracının Mars'ın atmosferinde yaşam izine rastladığını açıkladı. Bulguların biyolojik faaliyetlere işaret edip etmediğini anlamak için yeni analizler gerekiyor.Amerikan Jeofizik Birliği toplantısında açıklamada bulunan Curiosity ekibi, keşif aracının Mars atmosferinde metan gazı izine rastladığını belirtti. Metan gazı, varlığı henüz kesinleştirilmeyen organik bileşiklerden geliyor olabilir.Gale Krateri'ndeki Sharp Dağı'nın eteklerinde analiz ve gözlemlerini sürdüren Curiosity, Mars atmosferinde milyar başına bir (ppb) oranından daha düşük bir metan yoğunluğu tespit etmişti. Ancak Sharp Dağı'nda son iki ay içinde yapılan dört analizde, Curiosity dört kat daha fazla metan izine rastladı. Tespit edilen yüksek metan oranının kaynağının belirlenmesi için çok daha fazla analiz yapılması gerektiği ifade edildi.Science dergisinde yayımlanan en son veriler hakkında açıklama yapan NASA Jet İtiş Gücü Laboratuvarı'ndan Chris Webster, 'Dünya'daki metan gazının büyük kısmı biyolojik faaliyetlerler ortaya çıkıyor. Aynısını Mars için de söyleyebilmeyi umuyoruz' dedi. Webster, 'tespit edilen yüksek miktardaki metan gazının jeolojik veya biyolojik faaliyetlerden kaynaklandığını bilmediklerini söyledi.NASA bilim insanları, Curiosity'nin tespit ettiği metanın keşif aracının kuzeyindeki bölgeden geldiğini ve rüzgarlarla taşındığını düşünüyor.Metanın kaynağını analizler gösterecekMars atmosferinde metan aramak için yapılan analizlerde, Curiosity'nin son bir yıl içinde soluduğu havanın karbondioksitten arındırılmış kısmı analiz edildi. Elde edilen milyarda bir oranı, Mars atmosferinde metanın yıllık miktarının 200 metrik ton civarında olduğunu gösterdi.Dünya'daki metanın büyük kısmı havasız ortamlarda yaşayabilen bakterilerden meydana gelirken, sıcak suyun mineral zengini kayalardan akması gibi biyolojik olmayan faaliyetlerle de metan ortaya çıkabiliyor. Mars'ta ise metanın ağırlıklı olarak morötesi ışınlara maruz kalan mineral zengini meteor, kuyrukluyıldız ve yıldızlararası materyalden kaynaklandığı düşünülüyor.Ancak bu teori, Curiosity'nin son zamanlarda tespit ettiği ani metan artışını açıklamıyor. Çünkü Gale Krateri'nde böyle bir artışa sebep olacak meteor çarpması tespit edilmedi. 2009'dan bu yana var olan bir teori, metanın Mars'ın farklı bölgelerinde oluştuğu ve rüzgarlarla yayıldığı yönünde.NASA, ilk olarak Kasım 2012'de açıklanan metan analizlerinde, Kızıl Gezegen'de metanın izine rastlanmadığını açıklamıştı. NASA, bir ay sonra yapılan açıklamada Mars toprağında organik bileşen izine rastlandığını ancak sonuçların kesinleşmesi için birçok analiz yapılması gerektiğini duyurmuştu. Mart 2013'te ise yaşamın temel bileşenleri olan kimyasal elementlerin izine rastlandığı açıklandı.Yaşam izi sunabilecek olan metan gazının kaynağını tespit etmek için daha uzun analizler gerekecek.Kaynak: Scientific American ve Al Jazeera
2 Bin 700 Yıllık Mezarlar Su Yüzüne Çıkıyor
Antalya Side’de Mayıs ayına yetiştirilmesi planlanan Sualtı Müzesi’nin kurulacağı Apollon Tapınağı önünde yer alan su altındaki tarihi mezarlar da müzeye dahil edilecek.Meksika’nın Karayip Denizi’nde bulunan dünyaca ünlü sualtı müzesinin Side’de kurulan benzerinde çalışmalar hızla sürüyor. Deniz Ticaret Odası (DTO) Antalya Şubesi ve Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı işbirliğinde sürdürülen, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destek verdiği çalışmalarda sona yaklaşıldı.DTO Antalya Şube Başkanı Bekir İnanç Kendiroğlu, deniz tabanında bulunan M.Ö. 7’nci yüzyıla ait mezarların da müze bünyesine dahil edilmesi için girişimde bulunduklarını belirtti.2700 yıllık geçmişi olan mezarların 1’inci Dünya Savaşı sırasında İngilizler tarafından tahrip edilerek içlerinin boşaltıldığını belirten Bekir İnanç Kendiroğlu, “Deniz dibindeki mezarların da sualtı müzesine dahil edilmesi için hazırladığımız projeyi bakanlığa sunduk. Gerekli izinlerin ardından arkeolog dalgıçlar su altındaki bu mezarların restorasyonunu yapacak. Mezarları sualtı müzesine dahil etmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.Mezarların dalış turizmi için oldukça güzel tarihi eserler olduğunu kaydeden Kendiroğlu, “Bu mezarların büyük kısmı kum altında. Çevresini temizleyerek ortaya çıkarmak ve sergilemek bölge turizmi için de önemli” dedi.Bir turizm merkezi olan Side’yi dünya çapında sualtı turizm merkezi yapmayı hedeflediklerini vurgulayan Kendiroğlu, “Mayıs ayında açılışı yapılacak olan 100 heykelin yer alacağı sualtı müzesi için gerekli izinlerin ve çalışmaların ardından tarihi mezarlar da Side’ye kazandırılacak. Side’ye dalış turizmi için binlerce turist gelmesini istiyoruz” diye konuştu.DHA
Malick'in Yeni Filmi Berlinale'de
65. Berlin Film Festivali'nde Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. Altın Ayı ödüllü Alman yönetmen Andreas Dresen, Oscar ve Altın Palmiyeli yönetmen Terrence Malick ve Peter Greenaway, yeni filmleriyle Altın Ayı için yarışacaklar5-15 Şubat 2015'te 65. kez düzenlenecek Berlin Film Festivali’nde ana yarışmada Altın Ayı için yarışacak filmlerin bir bölümü açıklandı. 1999’da ‘Nightshapes’le Berlinale’den ödülle dönen Alman yönetmen Andreas Dresen’ın yeni filmi ‘Als wir träumten’ (As We Were Dreaming) Altın Ayı için yarışacak yapımlardan. ‘İnce Kırmızı Hat’, ‘Badlands’ ve Altın Palmiye ödüllü ‘Tree of Life’ın yönetmeni Terrence Malick’in başrolüne Christian Bale'i yerleştirdiği yeni filmi de Berlinale’de yarışıyor. İngiliz yönetmen Peter Greenaway ise efsane Rus yönetmen Eisenstein’ı konu alan yeni filmi ‘Eisenstein in Guanajuato’ ile açıklanan seçkide yer alıyor. Ayrıca eşcinsel bir çiftin hafta sonu boyunca yaşadığı aşkı konu alan ‘Weekend’le dikkat çeken genç İngiliz yönetmen Andrew Haigh’in yeni filmi ’45 Years’ da yarışmada dikkat çekiyor. Kenneth Branagh’ın ‘Cinderella’ uyarlaması ise Berlinale’de yarışma dışı özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.Milliyet Sanat
Reklam