onedio
'Sen Onlardan Değilsin ve Biz Bunu Biliyoruz'
Léon ve Taxi filmleriyle tanınan Fransız sinemasının ünlü yönetmeni Luc Besson, tarihinin en sarsıcı haftalarından birini yaşayan ülkesindeki Müslüman ve yoksul gençlere yönelik bir mektup yazdı.Kouachi kardeşlerin Charlie Hebdo’ya 12 insanın hayatını kaybetmesine neden olan saldırısının ardından kaleme alınan mektup bugün Fransa’nın saygın gazetelerinden Le Monde’da yayınlandı.Besson, ‘Kardeşim ‘ diye seslendiği gençleri teröre yaklaştıran nedenlere değinirken, “Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Sen onlardan değilsin ve biz bunu biliyoruz” dedi.Besson’un mektubunun tam metni şöyle:Kardeşim, bilsen bugün senin için ne kadar acı çektim, senin ve güzel ama lekelenmiş, aşağılanmış, alay edilmiş dinin için. Unutulmuş gücün, enerjin, neşen, kalbin, kardeşliğin için. Bu adaletsizlik ve bunu birlikte düzelteceğiz. Seni sevecek ve yardım edecek milyonlarız.Baştan başlayalım.Sana sunduğumuz toplum hangisi?Para, kâr, ayrım ve ırkçılık üzerine kurulu.Bazı banliyölerde, 25 yaş altındakilerin işsizlik oranı yüzde 50’ye erişiyor.Rengine ve ismine göre seni uzaklaştırıyoruz.Seni günde 10 kere kontrol ediyoruz, apartman bloklarına yığıyoruz ve kimse seni temsil etmiyor.Kim böyle şartlarda yaşar ve gelişebilir?Egemenlere, büyük patronlara, tüm liderlere sesleniyorum. Aşağılanmış, sadece toplumun bir parçası olmayı isteyen bu gençliğe yardım edin.Ekonomi insanların yararınadır, zararına değil. En doğrusunu yapmak kârların en güzelidir.Sevgili egemenler, çocuklarınız var mı? Onları seviyor musunuz? Onlara ne bırakmayı istersiniz? Mangır mı? Neden daha adil bir dünya değil? Çocuklarınızı en çok gururlandıracak şey budur.Başkalarının mutsuzlukları üzerinde onların mutluluklarını kuramayız. Bu ne Hristiyan, ne Musevi ne de Müslüman için geçerli. Sadece egoistçe ve bu durum toplumumuzun ve gezegenin duvara toslamasına neden olacak. İşte ölülerimizi onurlandırmak için bugün yapacağımız görev bu.Ve sana kardeşim, senin de görevin var. Bu toplumu değiştirmemiz için sen ne öneriyorsun? Çabala, çalış, kalaşnikof yerine kalem tut. Demokrasi sana kendini savunman için soylu araçları zaten verdi. Kaderini eline al, gücü ele geçir.Bir kalaşnikof satın almak 250 avroya patlar ancak bir kalem taş çatlasın 3 avrodur ve senin cevabın bin kez daha etkili olabilir. Gücü ele geçir ve kuralına göre oyna.Gücü demokratik olarak eline al, tüm kardeşlerine yardım et.Terörizm asla kazanmayacak. Tarih bunu kanıtlamak için var. Ve kurbanların güzel görüntülerinin iki anlamı var. Bugün daha yeni doğmuş binlerce Cabu ve Wolinski var.Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Eğer bu trajedinin muhtemel zanlıları gerçekten onlarsa, bil ki sen bugünün o iki elikanlı kardeşi değilsin ve biz bunu biliyoruz.Onlar en fazla toplum tarafından terk edilmiş ve onları sonsuza kadar satan bir vaiz tarafından istismar edilmiş iki düşük zekalı olabilir… Radikal vaizler bu işi yapıyor ve senin mutsuzluğunla en ufak iyi bir maksat olmadan oynuyorlar. Dinini kendi menfaatleri için kullanıyorlar. Bu onların işi, onların küçük hesabı.Yarın, kardeşim, daha güçlü, daha bağlı, daha dayanışma içinde olacağız. Sana söz veriyorum. Ama bugün kardeşim, seninle ağlıyorum.Diken ve Le Monde
Köpekler İnsanları Gerçekten Anlayabiliyor mu?
Köpeklerin insanları dinlediği ve eğitim ile bazı komutları yerine getirebildiklerini (biraz da televizyonlarda izlediğimiz yarışmalar sayesinde) hepimiz biliyoruz. Ancak bizleri ‘gerçek’ manada anlayıp anlamadıklarına daha önce kafa yormuş muydunuz? Aşağıdaki video bu konuya bilimsel bir bakış açısıyla yaklaşarak o kadar da çılgın bir durum olmadığını savunuyor.
Avengers: Age of Ultron'dan İkinci Fragman Geldi!
2015 yılı devam filmlerinin gişede kıyasıya mücadele edeceği yıllardan biri olacak. Birbirinden kaliteli yapımlar sinemalarda boy gösterecek. Yılın kuşkusuz merakla beklenen yapımlarından biri de Avengers serisinin yeni filmi Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı).Geçtiğimiz günlerde fragman öncesi kısa bir teaser'la sinemaseverleri heyecanlandıran Avengers: Age of Ultron tam fragman için 12 Ocak tarihini vermişti. Filmin ikinci fragmanı da sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. 'Avengers: Age of Ultron'un yeni fragmanı, Yenilmez'lerin birbirleriyle anlaşmazlığa düşmesi ve en kötü karakterle karşılaşmalarının ardından ortaya çıkan kaos ve dehşeti gözler önüne seriyor. Hiçbir şey insanları, hayranı oldukları süper kahramanları birbirlerini boğazlarken görmek kadar kızdırmaz. Marvel'in 'Avengers: Age of Ultron' filminin yeni fragmanında; Hulk (Mark Ruffalo),Tony Stark/Iron Man (Robert Downey Jr.), Black Widow (Scarlett Johansson), Thor (Chris Hemsworth) ve Hawkeye (Jeremy Renner)'i, kötülükle Ultron formunda savaşmak zorundalarken, kendi aralarında da anlaşmazlığa düşmüş durumda görüyoruz.Trailerda birçok patlama, devrilmiş arabalar ve çığlık atan insanlar var. Hulk da bu mahvedişten kendi payına düşeni fazlasıyla yapıyor... James Spader tarafından seslendirilen ve filmin kötü adamı olan metal Ultron; 'Herkes dehşete düşeceği şeyi yaratır, sizi parçalara ayıracağım...' şeklinde bir gözdağı veriyor.Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı), 1 Mayıs 2015'te sinemalarda!
İyice Osmanlılaşıp Devşirme Sistemine Geçildiğinde Acilen Devşirilmesi Gereken 15 Kişi
Malum ülkenin adı Osmanlı olsun, Osmanlıca zorunlu olsun, 16 Türk devletinin askerleri saraya sıra sıra dizilsin derken bünyemizde aşırı dozda Osmanlı birikti. Madem dedik Osmanlı bu kadar popüler o halde Osmanlı'nın kullandığı bazı sistemleri de kullanmanın vaktidir. Tımarlı sipahiler falan için henüz çok erken, ancak adı konulmamış bir devşirme sistemi halihazırda sporda kullanılıyor. Peki neden bu sistemi genele yaymayalım? Neden Türkiye Osmanlı'nın devşirme sistemini kullanmasın? İşte bunun düşündük ve sizler için bu sistemin gelmesi halinde devşirilmesi gereken ilk 15 kişiyi bulup çıkardık.Kendi devşirme önerilerinizi yazın, arada kimse kaynamasın.
Eyüp'te Bulunan Osmanlı Mezarlığı Harabeye Dönmüş...
Osmanlıca dersinin okullarda zorunlu tutulmasının gerekçesi olarak mezar taşlarını okuyamadığımız gösterilse de bunca değer verilen taşlara pek de iyi bakıldığı söylenemez. İstanbul’un en büyük İslam mezarlıklarından biri olan Eyüp’teki mezarlığın son hali, “Ecdadın mirasına böyle mi sahip çıkılıyor” dedirtti.Osmanlıca dersinin neden zaruri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz” demişti. Mezar taşlarının ne kadar değerli olduğunu anlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuyla ilgili şunları söylemişti; “Mezar taşları bu toprakların mührüdür. O mezar taşları, hakir gördükleri, tahkir ettikleri mezar taşları şehitlerimizin, bu topraklarda ecdadın bıraktıkları tapu mührüdür.”İNTERNETTEKİ ADRES FARKLIEyüp’teki tarihi mezarlıklar ise gösterilmesi gereken ilgiden bir hayli uzak görünüyor. Padişahlar, sadrazamlar ve şeyhülislamların gömüldüğü mezarlık bölgesindeki İlim Yayma Cemiyeti yapıları, görenleri hayrete düşürüyor. Cemiyetin asıl adresi olarak Eyüpsultan Camii yanı, Cülûs Yolu, Sıbyan Mektebi görülüyor. Ancak cemiyetin, yine Eyüp’te bulunan ve web sitesinde yer almayan üç yapısı daha var. Bu yapılar Eyüp’teki Sultan Reşat Caddesi’nin sonunda Osmanlı döneminden kalma tarihi mezarlıkların içinde yer alıyor. Cemiyet, mülkü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu bölgedeki üç prefabrik yapısında eğitim veriyor.MEZAR TAŞLARI ÜSTÜNDE KUM TORBALARIİmar planlarında mezarlık ve yeşil alan olarak görülen bölgede Hükümete yakınlığıyla bilinen cemiyetin “İlim Yayma Cemiyeti Eyüp Şubesi Eyüp Sultan Gönüllüleri” yazılı pankartı asılı. Burada bir tiyatro sahnesi, kitap okuma alanı ve okçuluk eğitim alanı var. Mezar taşları bu eğitim alanlarında adeta dekor olarak kullanılıyor. Kimileri duvar kenarlarına yığılmış, kimisinin üzerine paslanmış kova ve kum çuvalları konulmuş. Osmanlı Okçuluğu yazılı pankartın yanında ise bir dart tahtası var. Mezar taşları bu bölgede de duvara dizilmiş halde bulunuyor. Bu alanlarda tarihi mezar taşlarının korunması içinse herhangi bir önlem alınmış değil.AYFER ÇALIKIRAN | Taraf
Reklam
25. Kare Teknolojisi ve Subliminal
Oldukça ilginç teknolojinin nimetlerinin zararlı yönde kullanıldığı bir uygulama olan 25. kare teknolojisini araştırıyoruz.Subliminal demek bilinçaltı demek yani bizim çok ufak bir zaman aralığında görüp işittiğimiz ancak düşünüp, yorumlayıp algılayamadığımız mesajlar bilinçaltımız tarafından algılanmaktadır. Bilinçaltının önemi bir çok kez hepimiz duymuşuzdur. ancak bu şekilde kullanılıyor olduğu aklımıza gelmezdi. Bilinçaltının bu özelliğinden yararlanmak isteyen reklam şirketleri ilk olarak 1957 yılında 'PICNIC' adlı filimde bunu denemeye karar verdiler.Peki filmlerden bilinçaltımız nasıl etkileniyor? Mucizevi bir yaratılışa sahip insanoğlunun özelliği kullanılarak bundan yararlanılıyor. Şöyle ki, izlediğimiz film ve diziler aslında resimlerin birleşiminden oluşmuştur. Küçükken hepimizin oynadığı küçük  yaprakları hareket ettirerek animasyon çıkardığımız defterleri düşünün. sinema teknolojisi de aynı bu şekilde binlerce resmin çok hızlı şekilde arka arkaya gösterilmesi sayesinde izlediğimiz şeyin resim değilde video olduğunu sanıyoruz.
Reklam
İşte ABD’nin İlk Uydu Fotoğrafı
Yukarıdaki resim ilk bakışta anlamsız gelebilir ancak bir tarihi simgeliyor: kendisi 1974 yılında teknolojinin son imkanlarıyla çekilen bir uydu görüntüsü ve ABD’nin uzaydan çekilen ilk görüntüsü olma özelliğini taşıyor.NASA tarafından devlet için çekilen resmin baskısı yaklaşık 3 x 5 metre ölçütlerinde ve yapımı için NASA’nın o dönemdeki uydularının birinin bulutsuz havalarda çektiği 595 siyah beyaz fotoğrafın birleştirilmesiyle oluşturulmuş. Resimler yeryüzünün 900 kilometre yukarısından çekilmiş. Sadece 40 yılda teknolojinin bu seviyede gelişmesi oldukça etkileyici.
2015 Yılında Hala Bir Açıklama Bekleyen 13 Gizemli Olay
Kaybolan bir uçaktan tutun da Yerküre'nin altında gizlendiği keşfedilen kocaman bir şehre kadar 2014 yılı türlü garipliklerle insanoğlunu şaşırtan bir sene oldu. Geçtiğimiz 12 ay içerisinde birçok olağanüstü olay keşfetsek de, bazıları çözmemiz gereken çok büyük durumların birer parçası olarak hafızalarda kaldı. Peki 2015 yılı, yapılan bu araştırmaların sonuçlanacağı zaman mı olacak? Buyurun, dünyanın yeni yılda çözmeye çalışacağı gizemli olaylara birlikte bakalım.
9 Maddede Osmanlı'da Camilerin Kapatılıp Ezanların Susturulduğu Gün
Şehrin fethinden, bugüne kadar, cuma namazının kılınmadığı, ezan sesinin duyulmadığı bir tek gün olmamıştı. Hatta işgal günlerinde bile böyle bir olay yaşanmamıştı. O gün hariç...Tarih 29 Eylül 1730, günlerden cumaydı. O gün Osmanlı İmparatorluğu tarihinde bir ilk yaşandı. Çünkü camiler kapatıldı ve ezan okunması yasaklandı.. İşte, bu yasağın ilginç öyküsü:
Reklam
'Esnek Protez' Felci Ortadan Kaldırabilir
Bilim insanları, omuriliğe doğrudan nakledilecek esnek protez sayesinde felcin ortadan kalkabileceğini belirtti.Fransız bilim insanları, bilim-kurgu filmlerini hatırlatan yeni nesil bir protez geliştirdi. Elektrotlarla döşenmiş esnek bir kurdelayı temsil eden protez, felçli farelerin omuriliklerine yerleştirildikten sonra hayvanların yeniden yürümesini sağladı. Protez, omuriliği saran dokuyla beraber hareket edecek kadar yumuşak olması sayesinde hiçbir rahatsızlık vermiyor.İsviçre'nin Ecole Polytechnique Fédérale de Lausanne (EPFL) üniversitesinde yapılan deneylerde, esnek protez nakledilen fareler birkaç hafta süren eğitimin ardından yardım olmadan yürüyebilmeye başladı.Adını omuriliği çevreleyen dokunun en kalın ve dıştaki katmanı olan Dura materden alan 'e-Dura', yumuşak dokuyu taklit edebildiği için vücut tarafından reddedilmiyor.Protezde yeni dönemScience dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan Profesör Stephanie Lacour, 'e-Dura omurilik veya zar tabakasında uzun süre kalabilir... Protez sayesinde nörolojik travma veya rahatsızlık geçiren, felçli olan hastalara yeni tedavi olanakları sunabiliriz' ifadesini kullandı.Fareler üzerinde geçmişte yapılan deneyler, omuriliğe nakledilen kimyasallar ve elektrotların beynin rolünü üstlendiğini ve sinirleri harekete geçirebildiğini göstermişti. Protez nakledilen fareler, hamster tekerleğine yerleştirildikleri zaman koşmaya başladılar.Yapılan en son araştırmada, bilim insanları vücutla uyum sağlayan ve yeniden yürümeyi otomatik olarak değil, eğitimle öğreten tedaviyi geliştirmeyi başardı. En önemlisi, omurilik ve beyni saran koruyucu katmanlarla uyumlu ilk protez de elde edilmiş oldu.Silikon ve altından yapıldıGeliştirilen protez, canlı dokunun mekanik özelliklerini taklit edebilme yeteneğine sahip. e-Dura aynı zamanda elektrik akımlarıyla sinirleri uyarabiliyor ve hücreleri harekete geçiren hormonların salgılanmasını tetikleyebiliyor.Silikon ve iletken altın şeritlerden üretilen e-Dura, gerilerek esneme özelliğine sahip. Üzerindeki elektrotlar silikon ve platin mikro parçacıklardan üertilen protez, her türlü yöne kırılmadan dönebiliyor.Science yazarı Robert Service, silikon ve metale bağlı esnek sinirlerin bir araya gelmesinin Hollywood'un sayborglarını anımsattığını belirtti. Profesör Lacour ve ekibi, bir sonraki aşamada protezin 'kablosuz' versiyonunu geliştirmek istiyor.Kaynak: Telegraph ve Al Jazeera
Canlılar, Evren ve Uzay Hakkında 35 Çarpıcı Bilgi
etiket
I Fucking Love Science sayfasının içeriklerinden derlenen bu bilgiler, insana ve içinde yaşadığımız evrene dair oldukça ilginç bilgiler sunuyor. Tüm bunları biliyorken, bu gizemli evrende yaşıyor olmak sizi de heyecanlandırmıyor mu?
Reklam
Günümüz Teknolojilerine İlham Kaynağı Olan 20 Klasik Film
Lumiere kardeşler 1895'te ilk sinema filmini beyaz perdeye aktardığından beri, sinema popüler kültürün ön planı oldu. Tabi ki ilk film modern bir film değildi, başrol oyuncusu yoktu, ışıklı ve baş döndüren efektleri de yoktu. 50 saniye süren siyah beyaz bir filmdi. Adı '' Workers Leaving the Lumiere Factory'' idi. Ama insanlar sevdi ve dünyayı değiştireceğine inandılar, değiştirdi de. O zaman dan beri sinema, dünyayı keşfetmede, dünyanın sonunun nasıl olacağını tahmin etmede ama en önemlisi dünya nasıl olabilir ve nasıl olmalıyı bulmada büyük rol oynamıştır. Sizin için 20 adet geleceği önceden tahmin eden klasik film listesi hazırladık. Sizce bu filmler gelecekte olacakları tahmin etmiş mi ya da şimdiki cihazların yapımcılarını etkilemiş mi? Siz karar verin.
Türkiye'nin İlk Yıllarında İz Bırakan Mimar Kemaleddin ve 25  Güzide Eseri
etiket
Mimar Ahmed Kemaleddin, hem Osmanlı son döneminde hem yeni kurulan cumhuriyetin ilk yıllarında çalışmalarıyla tanınan bir mimar.1870 yılında Kadıköy'ün Acıbadem semtinde doğup, 1927'de Ankara Ulus'ta hayata veda etmiştir.1.Milli Mimarlık Akımı'nın en önemli temsilcilerindendir.Mühendisliğe duyduğu ilgi sebebiyle Hendese-i Mülkiye Mektebi'ne kaydoldu. (Günümüzde İstanbul Teknik Üniversitesi)1908'de Osmanlı Mimar ve Mühendis Cemiyeti'ni kurdu.2009 yılında tedavüle giren Yeni 20 Türk Lirası üzerinde resmi bulunmaktadır.Günümüze ulaşan birçok mimari eseri bulunmaktadır.'Zavallı İstanbul!...Son düşüş devrinde imar adı altında ne cahilane, ne zalimane yıkıma uğradı...Üçüncü Selim´den sonra, eski Türk sanatının incelik ve temizlikle milli ruh doğuran eserleri takdir edilmedi; batı tesiri altında batının bakış açışıyla kabalaşma başladı... Asırlar içinde gelişe gelişe yüzey süslemesinin en kıymetli eserlerini üretmiş olan koca bir sanat birikimi çirkin görülmeye başlandı ve neticede milli sanatımızı yitirdik. Ziyan ettik, koruyamadık...Batının seri imâlatçıları karınlarını şişirdiler ama aklımız başımıza gelmedi...Hatta onların memleketimize döktüğü ruhsuz tek tip yapılar gözümüze güzel görünmeye başladı. Sonuçta bu surette iktidarsız ve cahil halde kaldık...' Mimar Kemaleddin
Reklam
Rüzgâr Desteğiyle Ses Hızı
Kuzey Atlantik'te 8 Ocak günü etkili olan şiddetli rüzgârlar, bir uçuşun neredeyse ses hızına ulaşmasını sağladı. New York'tan Londra'ya yapılan uçuş 5 saat 16 dakika sürdü.Kuzey Atlantik'te 8 Ocak tarihinde 320 kilometreyi aşan şiddetli rüzgârlar, ABD'den İngiltere'ye giden bir uçağın neredeyse ses hızıyla yolculuk etmesini sağladı.British Airways'e ait 114 sefer sayılı uçuş, New York John F. Kennedy Havaalanı'ndan Londra'nın Heathrow Havaalanı'na olan ortalama 7 saatlik uçuşu 5 saat 16 dakikada tamamladı.Küresel uçuşlara ait bilgilerin takip edilebildiği Flight Aware sitesine göre, Boeing 777-200 tipi jet yer seviyesinde saatte 1198 kilometre hızla uçuyordu. Deniz seviyesindeki ses hızı ise saatte 1224 kilometre olarak kabul ediliyor. 114 sefer sayılı uçuş böylece 2003 yılında ses hızında uçan Concorde'un ardından en yüksek hıza erişilen uçuş oldu.777-200'ün neredeyse ses hızına çıkmasını sağlayan Kuzey Atlantik'te doruk noktasına çıkan jet akımları oldu. Kış aylarında Ekvator ile Kuzey Kutbu arasındaki bölgede en şiddetli hale gelen akımlar, uçağın 5.5 saatten kısa sürede Atlantik'i aşmasını sağladı.Jet akımları pahalıya mal oluyorHavayolları, güçlü jet akımlarından kaçmak için uçuşlara ek benzin molaları eklemek zorunda kalıyor. 6 Ocak gübü Paris'ten New York'a uçan American Airlines 121 sefer sayılı uçağı, Grönland'ı geçtikten sonra akımlardan kaçmak için Maine eyaletine iniş yaparak yakıt aldı. Uçaklar genelde akımlardan kaçmak için Grönland üzerinden ilerleyerek rotalarını uzatıyor.Wall Street Journal'ın verdiği bilgiye göre, United Airlines 2012'de Atlantik üzerindeki 1100 Boeing 757 uçuşundan 43'ünü ek yakıt ikmali için indrmek zorunda kaldı. 757'lerin uçuş menzili, 7720 kilometre olarak biliniyor.Kaynak: Al Jazeera
Dünya Düşün Tarihine Damgasını Vurmuş 30 Etkili Filozof
Büyük Çin bilgesi, filozof, siyasal yönetici ve Çin tarihinde resmi din olarak kabul edilen öğretilerin kuramcısı Konfüçyüs'ün felsefesi, ahlak ile siyaset felsefesinin ağırlıkta olduğu bir felsefeydi. Bu felsefe, hep devinimli olmalarına karşın gök ile yerin birbirini dengeleyen güçler ve ortak varoluşlarının uyumlu olduğu inanışına dayanıyordu. Konfüçyüs'e göre insan bu koşullara tabidir, evreni örnek alıp ona benzemeye çalışması gerekir.Konfüçyüs, en iyi insanın bilge insan olduğu kanısındadır, ama kendisini bir bilge kabul etmez; pek az insanın bilge olmayı başardığını düşünür. Seçmeler'de 'bir bilgeye rast gelmekten umudu kestiği'ni söyler. Efendi kusursuzlukta bilgeden sonra gelir, günlük yaşamda etkisi en çok duyulan da aslında efendidir. Konuşmalar'da örnek olma özelliği ayrıntılarıyla anlatılan efendi, 'ahlaksal olanın tarafını' tutandır. Efendi, başkalarının mutluluğu için gösterdiği içten ilgide açığa çıkan ahlaksal yetkinliğinden ötürü, buyruk verebilir, itaat görebilir.
8 Maddede Pahalı Olan İyidir Görgüsüzlüğüne Çözüm: "Maymunlaşmak"
Hemen her evde ayda bir döndürülen klasik muhabbettir, '.... şuna ne kadar çok harcamışsın! Daha ucuzu yok muydu bunun?' Aslında bir gerçeklik payı da vardır bu eleştirilerde. Çünkü kapitalist toplumlarda tüketim çılgınlığının sonu, sınırı yoktur. İnsanları görünüşleriyle, kullandıkları telefonlarla hatta yedikleri, içtikleriyle değerlendirme eğilimi vardır. Hal böyle olunca, az gelişmişliğin de etkisiyle 'pahalı olan iyidir' görgüsüzlüğüne tez elden ulaşırız.   İşte bilim insanları da bu noktadan yola çıkarak maymunlar üzerinde bir deney yapmaya karar vermişler. Gerçekleştirilen deneye göre maymunlar, bizlerin zaman zaman mantıksızlığa uzanan “pahalı olanı seçme” arzumuzu paylaşmıyorlar.
Reklam