Sıvılardaki su oranını mıknatısla ölçebilen ucuz, hızlı ve taşınabilir bir sistem yaratan İlayda; TÜBİTAK tarafından dereceye giremediği bu projesi ile Polonya’da, 80 ülkenin binlerce projenin arasında birinci oldu.
Erasmus yapmak istiyor ancak hangi ülkeye gideceğinize karar veremediyseniz; işte size erasmus gibi erasmus yapmanızı sağlayacak, sürprizlerle dolu Avrupa'nın en güzel şehirlerinden biri: Porto!İlk bakışınızda o güzel Douro Nehri ile, kocaman köprüleriyle, yemyeşil tepeleriyle, üzüm bağlarıyla dikkatinizi çeker. Dar sokakları ve nereye çıkacağını asla bilemediğiniz dik yokuşlarıyla, okyanusuyla, sahilleriyle ve o muhteşem Fado'su ile sizi derinden etkiler. Canınız sıkıldığında Riberia'ya gider nehiri veya Foz'a gider okyanusu seyredersiniz. Sıcacık okyanus iklimiyle içiniz ısınır, o muhteşem Porto şaraplarıyla kendinizden geçersiniz :)İşte geçirilen 5 aylık erasmustan geriye kalan, bu eski ama canlı şehirde erasmus yapmanız için 16 neden:
Tarkan, Sezen Aksu, Mirkelam, Ferda Anıl Yarkın ve diğerleri...Bazıları şimdilerde ortalıklarda yok, bazıları ise hala müzik yaşantısına devam ediyor. Ama bir şekilde tüm bu isimler bir dönem Türk pop müziğine damgasını vurmuş isimler. Peki bu isimlerin ilk kliplerini hiç merak ettiniz mi? İşte Türk pop müziğine damga vurmuş 24 şarkıcı ve sanatçının ilk klipleri...
Bir çok ünlü sanatçı geldi geçti bu gezegenden; sesleriyle, müzikleriyle büyülediler insanlığı. Hepsi bize aitlerdi, insanlığın ürünüydüler, içimizden çıkmışlardı. Bowie'yi farklı kılan noktaysa tam olarak buradaydı, o buralardan değildi, olamazdı. Farklı bir yerden gelmişti, Mars'tan belki, kim bilir? Ama bu o kadar da önemli değildi; buralardan değildi, evet, ama bizden biriydi. Bizden biri olmayı başarmıştı. Tüm insanlık oturmuş minik gezegenimiz ve üzerinde yaşadığımız önemsiz ama güzel hislerimiz hakkında şarkılar söylerken; o gelmiş ve ufkumuzu genişletmiş, pencereden dışarıya bakmamızı söylemişti. Herkesten farklı bir yerdeydi, herkesten daha bir özeldi. Gezegenimizin evrendeki temsilcisiydi Bowie; müziğiyle, tarzıyla, sözleriyle, duruşuyla. Ölmenin yakışmayacağı nadir insanlardandı. Bir çok rock yıldızı 'Baba' olarak anılırken, o asla bir 'Baba' olmamıştı; her zaman evin yaramaz çocuğu olarak kalmıştı.Bowie bir yıldızdı, yıldızlara yakışır şekilde kayıp gitti gökyüzümüzden. 50 yıla yakın bir süre izleterek kendini. Bugünse gösteri bitti; geride yıldızlara bakan bir pencere ile yer aldığımız bu acımasız hayata ait yüzlerce soundtrack bırakarak.
Akla ilk gelen isimler elbette korku gerilim ustası Alfred Hitchcock oluyor. Kendi filmlerinde oyunculuk yapan yönetmenlere Türkiye'den de Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan gibi ünlü isimleri de ekleyebiliriz.
TÜBİTAK’ın 2011 yılında desteğini çekmesiyle gündeme gelen Matematik Köyü’nün kurucusu Prof. Dr. Ali Nesin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) talebi üzerine Lise-1 Matematik Kitabı yazmaya başladı.
Zamanımızda 'Food Art' gittikçe daha çok popülerlik kazanmaya başlıyor. Yemek sanatını en güzel temsil edenlerden birisi de Amerikalı yetenekli fotoğrafçı Sam Kaplan. Bisküvi, pasta, tatlı ve sandviçlerden piramit şeklinde yaplmış yiyecekler görenleri hayran bırakıyor. Yemeklerden farklı olarak, Kaplan içeceklerin ve parfümlerin de harika fotoğraflarını çekiyor.
ABD'li usta yönetmeni Stanley Kubrick'in hazırlamış olduğu ilk ve tek en iyi filmler listesini biz de sizinle paylaşmak istedik. İşte Kubrick seçimiyle sinema tarihinin en iyi 10 filmi...
Heist isimli bir klip yayınlayan dünyaca ünlü keman ustası Lindsey Stirling' klibinde bir süper kahraman olarak izlerken en büyük silahını da keman olarak göreceğiz.
Hollandalı ressam Stefan Bleekrode 'Cityspace' (şehir manzaraları) isimli resim serisiyle sanatseverleri kendisine hayran bırakıyor. Bunun başlıca sebebi, resimleri sadece hafızasındakileri kağıda dökerek yapabilmesi. Resimlerini sadece aklında kalan hatıralardan yapmasına rağmen her resimde olağanüstü detayları görmek mümkün. Çizdiği resimler arasında, New York, Roma, Londra, Budapeşte, Paris, Amsterdam, Floransa gibi muazzam şehirleri bütün hatlarıyla görmek mümkün.
Senkronize yüzme suyun üstünden bakıldığında adeta bir göz banyosu. Ancak bir de suyun diğer tarafı, yani altı var. İşte Polonyalı fotoğrafçı Tomasz Gudzowaty merak etmiş ve bizler için fotoğraflamış. Sanatçının daha fazla çalışması için bakınız.
Fotoğraf sanatçısı Eduard Gordeev'in üzerinden yağmur damlaları süzülen pencereler vasıtasıyla çektiği bu fotoğraflar, hiç şüphesiz insanın aklına Belaruslu ressam Leonid Afremov'un çalışmalarını getiriyor. Zira renkler, ışık ve genel kompozisyonlar oldukça benzer. Hani fotoğraf olduğunu bilmesek, 'acaba' diye ikileme düşmek elde değil. Eduard Gordeev'in Rus kökenli olduğunu da, bu noktada belirtmek gerekir. Neticede tüm bu benzerlikler ya da tesadüfler bir araya gelerek, Gordeev'in fotoğraflarında, örneğini ancak bir empresyonist ressamın tablolarında görebileceğimiz bir etki yaratıyor. Son olarak, kara ve yağmura hasret kaldığımız bugünlerin kısa sürede geçmesini temennisiyle, sizi bu harikulade fotoğraflarla baş başa bırakıyoruz.
Tüm dünyada 25 Mart'ta vizyona girecek olan ve Zack Snyder'ın yönetmenliğini yaptığı Batman v Superman: Adaletin Şafağı filminin 30 saniyelik tv spotu yayınlandı.