Mona Lisa'nın Villası 11.3 Milyon Dolara Sizin Olabilir
Floransa’nın hemen yakınlarında 16’ıncı yüzyıldan kalma bir Toskano villası geçen günlerde emlak pazarında yerini aldı ancak benzerlerinden farkı sanat tarihçilerinin bu evin Mona Lisa’ya ait olduğunu düşünmeleri. Bu villaya sahip olmak için ise 11.3 milyon doları gözden çıkarmanız gerekmekte.
Dünyanın En Uzun Filmi Ambiance'dan 7 Saat 20 Dakikalık 'Kısa Fragman'
Yayınlandığında dünyanın en uzun filmi olacak Ambiance’dan 7 saat 20 dakikalık bir fragman yayınlandı. İsveçli yönetmen Anders Weberg’in yönetmenliğinde 2020’nin son gününde vizyona girecek. Toplam süresi 720 saat olacak filmin fragmanı için yönetmen 'ilk kısa fragman' başlığını kullanmış.
Genç Karl Marx'ın Hayatı Sinemada
2005 yılında Ruanda soykırımı hakkındaki “Summertimes in April” filmiyle dikkat çeken Haitili yönetmenin Raoul Peck “Le jeune Karl Marx” (Genç Karl Marx) isimli yeni filminde, Marx’ın 1844-1848 yılları arasındaki hayatını konu edecek.
Çizgi Romanlarda Batman İsmini Kullanmış ve Ona Benzetilmiş 30 Alternatif Karakter
Farklı Batman'ler denince aklınıza Ben Affleck, Christian Bale, Michael Keaton hatta yaşınıza göre Adam West bile gelebilir. Bu listede aktörler yerine çizgi romanlarda Batman ismini kullanmış veya Batman'e benzetilmeye çalışılmış karakterlerden bahsedeceğiz. Önemli gördüğünüz eksikleri yorumla belirtirseniz bonus olarak eklemeye çalışırız. Daha fazla bilgi ve haber için Facebook sayfamıza ve YouTube kanalımıza bekleriz.
Kuruluşunun 76'ncı Yılında Köy Enstitüleri
'Mezun olduğumuzda bize 'Orası hep diken, siz oraya gül olarak gidiyorsunuz, bizden aldığınız eğitimle dikenli tarlayı gül tarlasına çevireceksiniz' denmişti'1923 yılında Cumhuriyet kurulduğu zaman, Türkiye'nin nüfusu yaklaşık 13 milyon kişiydi. Nüfusun yüzde 84'ü köylerde yaşamaktaydı. 40 bin köyün 38 bininde hiçbir okul bulunmuyordu. Nüfusun sadece yüzde 10'u okur yazardı. Çalıkuşu romanında bahsedilen köylere gidip orada eğitim verecek gönüllü öğretmen sayısı son derece azdı. Normal olarak insanlar şehir hayatını bırakıp taşraya gitmeyi, buranın zor koşullarında eğitim vermeyi tercih etmiyorlardı. Zaten gitseler de, okul namına eğitim verilebilecek bir altyapı da yoktu.Gerçi 1924 yılında Anayasa'ya ilköğretimin 'her Türk vatandaşı için zorunlu ve devlet okullarında parasız' olduğuna yönelik bir kural konulmuştu ama 1935 yılında bile köylerde okullaşma oranı yüzde 25 dolayındaydı.