onedio
Her - A Spike Jonze Love Story Filmini Merak Ettiren 10 Sebep
Film izlerken hiç hissetmediğiniz duyguları hissetmeye hazır mısınız? Bir tarafta çağımızın unutulan iletişim aracı mektup, diğer tarafta çağın vazgeçilmezi akıllı cihazların bir araya geldiği bir film: HER. Hem duygu yüklü, hem bilim kurgu içerikli bir başyapıt. Tahmin edemeyeceğiniz bu kurguda, sıradan yaşantısını teknolojiyle değiştiren Theodore’un hayatını izliyoruz. Hala izlememiş iseniz sizi huylandıracak 10 sebep...
Bakan Şimşek'ten ÖTV Müjdesi
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, cari açığın en önemli nedenlerinden olan enerjide tüketimi tasarruf yoluyla azaltmayı amaçladıklarını belirterek, bu kapsamda enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) avantajı sağlayacaklarını, binalarına yalıtım yaptıracaklar için de alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürüttüklerini bildirdi.Hükümetin, cari açıkla mücadele ve enerji verimliliğin artırma yönünde aldığı kararlar üzerine Maliye Bakanlığı da kendi alanını ilgilendiren düzenlemeleri yapmaya devam ediyor.Bu kapsamda çalışmalarını hızlandıran Bakanlık, elektrik tüketiminde büyük yer tutan beyaz eşyalara ilişkin bir düzenlemeye gitmeye hazırlanıyor.Öte yandan, konuyla ilgili diğer bakanlıklar ve kurumlarla yapılan çalışma ile de yalıtım konusunda ortaya çıkan maliyet üzerine çekimser kalan binalara da kolaylık getirilmesi amaçlanıyor.Bunların yanı sıra, çevre kirliliğini önlemek amacıyla kendi alanında 'ne yapabiliriz?' diye bir süredir çalışma yürüten bakanlık, karbondioksit emisyonu düşük olan araçları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyor.Verimli beyaz eşyalara ÖTV kolaylığıBakan Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, daha önce de birçok kez ifade ettiği gibi, ülkenin ekonomi alanındaki önemli sorunlarından birinin cari açık olduğunu söyledi.Bunun en önemli nedeninin de enerji ithalatı olduğuna dikkati çeken Şimşek, hükümetin söz konusu bağımlılığın önüne geçme noktasında kararlı olduğunu ifade etti.Şimşek, bu kapsamda her bakanlığın kendi görev ve yetki alanında çalışmalar yürüttüğüne işaret ederek, şöyle konuştu:'Cari açığın en önemli nedenlerinden biri enerji ithalatımız. Enerjide tasarrufu artırmak suretiyle tüketim hızını azaltmayı hedefliyoruz. Ülkemizde elektriğin yüzde 23'ü meskenlerde tüketiliyor. Günümüzde hemen herkesin evinde kullandığı buzdolabı, çamaşır ve bulaşık makineleri gibi beyaz eşyalar, bu tüketimde önemli bir rol oynuyor.Tabi bunların arasında enerji verimliliği de tüketimi de yüksek olan eşyalar var. Yeni üretilen ve satılan ürünlerde enerji verimliliği oldukça yüksek. Asıl sorun halihazırda birçok evde kullanılan ve çok elektrik tüketen eski teknoloji ürünler. Hükümet olarak işte bu ürünlerin fişten tamamen çekilmesi ve enerjiyi az tüketen ev eşyalarının daha da yaygınlaştırılmasının gayreti içindeyiz.Bugün ülkemizde rüzgardan üretilen elektriğin iki katından fazlasını sadece buzdolapları tüketiyor. Sürekli elektrik fişine takılı tek beyaz eşya olan buzdolaplarının sarfiyatı ülkemizdeki toplam elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 7'sine tekabül ediyor. Bunun için enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyalara ÖTV avantajı sağlayacağız. Yapacağımız bir düzenlemeyle enerji verimliliği yüksek olan beyaz eşyaları tercih eden vatandaşlarımız, diğerlerine göre daha az ÖTV ödeyecek.'Yalıtım yaptıracaklara kolaylıkEnerji verimliliğini sağlamak için binalardaki yalıtımın da önemini vurgulayan Şimşek, yalıtımı yapılmayan binalarda ciddi bir kayıp olduğunu söyledi.Bakan Şimşek, yalıtımın öneminin aslında herkesçe bilindiğini ancak insanların bazen işin maliyetinden kaçındıklarını belirterek, şöyle devam etti:'Vatandaşlarımızın şunu bilmelerini isterim ki binalara yapılan yalıtım sayesinde önemli bir avantaj elde ediliyor. Elektrik veya doğalgazın tüketiminin azalmasıyla hem vatandaşın parası cebinde kalıyor hem de cari açık noktasında ülkeye büyük bir katkı yapmış olunuyor. Zaten buraya yapılan yatırım, birkaç yıl içinde kendisini amorti de ediyor ama biz yine de bu noktada çekimser kalan bina sakinleri için bir hazırlık içindeyiz.Hükümet olarak binalarına yalıtım yaptırmak isteyenlere, alacakları ürünler için taksit kolaylığını da içeren alternatifli bir çalışma yürütüyoruz.'Öte yandan, çevre kirliliğini önlemek amacıyla da bazı çalışmalar yürüttüklerini anlatan Şimşek, trafikteki araçların söz konusu kirlilikte büyük pay sahibi olduğunu bildirdi.Kullanıcıları, düşük emisyonlu araçları tercih etmeye yönlendirmeyi ve bu sayede daha temiz bir çevre oluşturmayı amaçladıklarını dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı:'Çevre kirliliğini önlemek amacıyla trafiğe yeni çıkacak araçlardan karbondioksit salınımı düşük olanları vergisel açıdan teşvik edici bir model planlıyoruz. Pek çok AB ülkesinde de uygulanan bu modelle ilgili düzenlemeyi yeni yılın bütçesine yetiştirmek istiyoruz.CNNTürk
ABD'nin Dünya Basketbolunun En İyisi Olmasının Sebepleri
Öncelikle merhaba, bu,yazıda sizle U.S.A Basketbolu hakkında bilgi alışverişi yapacağız hemde başarılarının kaynaklarına ulaşacağız.Yakın tarihte yapılan turnuvada (FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası) gördüğümüz gibi Amerikanlar kalitesini yine bozmadı.Hatta turnuva öyle bir hal aldı ki artık kimse şampiyonluğa bakmayıp,Amerikadan kaç yediğine bakmaya başladı ki bu durum bence rezillik seviyesinin ne duruma geldiğinin göstergesidir.Öncelikle turnuvada karşınızda olan ABD'li basketciler mutant ve ya bir canavar değil tamamen senin benim gibi anadan üryan doğmuş bir insan. Genetikleri hakkında konuşacaksak pekala afro amerikan yani tabiriyle zenci olmaları onlara bir kaç avantaj dışında çok lükse alınacak bir tempo vermiyor yani anlatmak istediğim şey azim.Liglerinde Afro Amerikan olmayan çok başarılı basketçilerde var.Hatta bu sene Lig Şampiyonu takımda ilk 5 te sadece bir afro amerikan var(San Antonio Spurs)Şaka yapmıyorum bu adamların günün 4/3 ünü antremana ayırıyor kalan 1 lik bölümüde maç ve uyumaya ayırıyor yazın tatillerde kendilerine koç tutup özel antreman programı yapıp çalışıyorlar gerçekten muazzam..Neyse daha fazla uzatmayalım bu işin bahane tarafı şimdi gerçek tarafıyla ilgilenelim...
'Toz Ruhu' Altın Koza'da En İyi Film Seçildi
Yönetmen Nesimi Yitik 'in erkek bir gündelikçinin hikâyesini anlattığı Toz Ruhu 21. Adana Altın Koza'a en iyi film seçildi. 350 Bin tl'nni de sahibi oldu. Deniz Seviyesi adlı film yönetmen dahil beş ödül birden kazanırken festivalin favorisi gösterilen Derviş Zaim'in Balık'ı sadece senaryo ödülüyle yetindi.Altın Koza ödüllerinin sahipleri şöyle:1. EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Toz Ruhu (Yön: Nesimi Yetik, Yapımcı: Betül Esener)2. YILMAZ GÜNEY ÖDÜLÜ: Neden Tarkovski Olamıyorum (Yön: Murat Düzgünoğlu, Yapımcı: Murat Düzgünoğlu, Osman Özcan)3. ADANA İZLEYİCİ ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği5. EN İYİ SENARYO ÖDÜLÜ: Derviş Zaim (Balık)6. EN İYİ KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Deniz Özdoğan (İçimdeki Balık) ve Damla Sönmez (Deniz Seviyesi)7. EN İYİ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: (paylaştırıldı)Tansu Biçer (Toz Ruhu), Ahmet Rıfat Şungar (Deniz Seviyesi)Jüri Özel Ödülü: Settar Tanrıöğen (Yağmur-Kıyamet Çiçeği, Toz Ruhu ve Nergis Hanım filmlerindeki performansı ile)8. EN İYİ MÜZİK ÖDÜLÜ: Kyle Woodworth (Deniz Seviyesi)9. EN İYİ GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: John Wakayama Carey (Deniz Seviyesi)10. EN İYİ SANAT YÖNETMENİ ÖDÜLÜ: Osman Özcan (Toz Ruhu)11. EN İYİ KURGU ÖDÜLÜ: Özcan Vardar (Deniz Seviyesi)12. EN İYİ YRD. KADIN OYUNCU ÖDÜLÜ: Esra Bezen Bilgin (Silsile)13. EN İYİ YRD. ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Serkan Keskin (Silsile)14. “TÜRKAN ŞORAY” UMUT VEREN GENÇ KADIN OY. ÖD: Begüm Akkaya (Nergis Hanım)15. UMUT VEREN GENÇ ERKEK OYUNCU ÖDÜLÜ: Aytaç Uşun (Silsile)*SİYAD EN İYİ FİLM ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet Çiçeği (Onur Aydın)*FİLM-YÖN EN İYİ YÖNETMEN ÖDÜLÜ: Yağmur-Kıyamet ÇiçeğiT24
İslam Dinini Kabul Eden 6 Önemli İsim
Barmakidler bugünkü Afganistan topraklarında yer alan Balkh şehrinde yaşamış olan Budist yöneticilerin oluşturduğu bir aileydi. Aile 600’lü yılların ortalarında Emevi Devletinin bölgeyi fethetmesiyle birlikte Müslüman oldu. 750 yılındaki Abbasi Devriminden sonra, Barmakidler yönetimdeki başarılarıyla üne kavuştular. Barmakidler Arap Abbasi halifelerinin habersiz olduğu büyük devlet bürokrasisinin nasıl yönetileceği konusundaki yüzlerce yıllık deneyimlerini Pers İmparatorluğuna taşımışlardı.8. yüzyılın sonlarına doğru imparatorluğun oluşumunda çok büyük bir etkileri oldu. Özellikle de Yahya ibn Halid el Barmaki çok etkileyici birisiydi. Abbasilerin altın çağlarını yaşadığı zamanlarda da halife olmaya devam edecek olan genç Harun Reşid’e danışman ve eğitici olarak atandı. Onun himayesinde Harun Reşid imparatorluğun komşularıyla barış ve ekonomide de üstel bir büyüme sağladı, değerli alimleri himayesine aldı ve antik Roma’yla boy ölçüşecek bir altyapı sistemi tesis etti. Böylelikle bir bütün olarak Barmakid ailesi islam dünyasının siyasi hayatının şekillenmesinde yüzyıllarca sürecek bir etki bırakmış oldu.
Reklam
168 Milyar Dolarlık Alibaba Halka Açılıyor
Asya’nın en büyük intertnet alışveriş portalı olan Çinli Alibaba, bugün New York borsasında halka arzını gerçekleştiriyor.Halka arzda hisse başı fiyat 68 dolar olarak belirlendi. Analistler halka arz büyüklüğünün 21,8 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Bu oranın finansal piyasaların başkenti olarak kabul edilen New York için dahi eşine az rastlanır büyüklükte olduğu ifade ediliyor.Alibaba halka arzı için belirlenen hisse başı fiyat, şirketin piyasa değerinin 167,6 milyar dolar olduğuna da işaret ediyor. Alibaba’yı bu kadar değerli kılan ise Çin’de internet üzerinden yapılan alışverişlerin yüzde 80′ini yönetiyor olması. Şirketin siteleri üzerinden yaratılan iş hacmi, Amazon ve eBay’in yarattığı iş hacminin toplamından daha fazla. Alibaba’nın şimdiden ABD’nin dev şirketleri Walt Disney ya da Boeing’den daha değerli bir şirket konumunda olduğu düşünülüyor.Eğer Alibaba yönetimi halka arzda ilginin yüksek olduğunu görür ve ilave hisse satışı opsiyonunu çalıştırırsa, bugünkü halka arz hasılatının 25 milyar dolara kadar yükselmesi olası. Birçok piyasa uzmanı hisselerin ikincil piyasada işleme açılmasıyla birlikte Alibaba hisselerinde hızlı bir yükseliş de öngörüyor. Bu da şirketin piyasa değerinin daha da yukarılara çıkabileceği anlamına geliyor. İkincil piyasa işlemleriyle birlikte birçok yatırım bankasının Alibaba’yı hisse portföylerine ekleyeceği düşünülüyor.Şu anki büyüklüğüne kıyasla çok daha mütevazi bir bütçe ve hedefle 15 yıl önce yola çıkan Alibaba, emekli bir öğretmen olan Jack Ma tarafından kurulmuştu.ABD’li arama motoru devi Yahoo, Alibaba’daki hisselerinin 8 milyar dolarlık bölümünü halka arzda satacak. Böylece Yahoo’nun şirketteki ortaklık payı yüzde 16′ya gerileyecek.Japon Softbank ise halka arza katılmayacağını açıkladı. Şirket fikrini değiştirmezse yüzde 32 ile Alibaba’nın en büyük hissedarı olmaya devam edecek. Ancak şirketin kontrolü kurucu Jack Ma ve yardımcılarının elinde kalmaya devam edecek.27 kişiden oluşan ve ‘Alibaba ortaklığı’ olarak anılan bir ekip şirketin Yönetim Kurulu üyelerinin büyük kısmını belirliyor. Hong Kong borsası bu yönetim yapısına itiraz edince Alibaba yönetimi de halka arzı New York borsasında yapma kararı almıştı. Alibaba, mevcut yönetim yapısının şirketin yenilikçi ruhu için gerekli olduğu görüşünde.Jack Ma’nın elindeki hisselerin değerinin 14 milyar doları bulduğu tahmin ediliyor. Elinde şirket hissesi bulunduran ve halka arza katılmaya karar veren Alibaba çalışanlarının bir gecede milyoner olacağı da söyleniyor.Alibaba toptan satışçılar, perakendeciler ve küçük işletmeler için internet üzerinde oluşturulmuş bir pazar yeri gibi çalışıyor. Şirket yapılan her alışverişte para transferlerini yönetiyor ve hem alıcının hem de satıcının sorun yaşamadan işlemi gerçekleştirmesini sağlıyor.Alibaba sitelerine kayıtlı 279 milyon aktif müşteri var. Bu müşteriler ayda en az bir kez siteleri ziyaret ediyor. Çin’de giderek yaygınlaşan internet kullanımı ve bilinciyle birlikte internet üzerinden alışveriş sektörünün de hızla büyümesi bekleniyor.Alibaba ise halka arzla elde edeceği geliri hem gelişen ülkelere hem de ABD ve Avrupa pazarlarına girmek için kullanacağını söylüyor.Alibaba bu yılın ikinci çeyreğinde 2 milyar dolar kâr elde ettiğini açıkladı. Yılın ikinci üç aylık döneminde Alibaba’nın satışları yüzde 46 oranında arttı ve 2,54 milyar dolara yükseldi. Zete
Uçakta Yediğimiz Yemekler Evimize Gelse?
Uçakta verilen yemekleri çok az bulup daha olsaydı da daha yeseydik diyenler, evde birden uçakta yediği leziz tavuk hatrına gelip iç çekenler, yediği ve çok beğendiği bir yemeği arkadaşına tattırmak için 900 euro’luk bilet almaya üşenenler müjde. Artık uçak yemeklerini evinize getiren bir girişim var.Maalesef şimdilik sadece Almanya’da.
Reklam
Her Girişimcinin Sahip Olması Gereken 5 Mobil Uygulama
Günümüzde teknoloji bu derece imkanlar sunmuşken günü, saatleri planlayacak ve işleri organize edecek bir sekretere kim ihtiyaç duyar ki? Ki maddi zorlukları had safhada olan yolun başındaki girişimciler zaten bir sekreter tutamayacağından verimliliklerini maksimum düzeye çekebilmeleri için aşağıdaki uygulamalara mutlaka bir şans vermelerini tavsiye ediyoruz.EvernoteTüm cihazlarınız arasında senkronize olan notlar tutmanızı sağlayan bir not tutma uygulaması. Yapılacaklar listesi oluşturabilir, fotoğraf çekerek notlarınıza ekleyebilir, ses kayıtları alabilirsiniz – üstelik notların sayısı arttığında tüm bunları tek bir yerden arayabilirsiniz.TripIt TripIt seyahatleriniz için başucu uygulaması olmaya adar bir program. Bir gezi planlama ile ilgili aradığınız pekçok şey mevcut.UberConference Yurtdışını aramanız gerekiyor, ancak bütçeniz yoksa bu uygulama imdadınıza yetişiyor.ScannerPro Çok yetenekli bir scanner programı.Dropbox Dosyalarınızı cebinizde taşımanın en güzel yolu.
Demi Lovato İlk Kez Türkiye'ye Geliyor
2008 yılında ilk stüdyo albümü ‘’Don’t Forget’’ ile Amerika Billboard 200 listesine iki numaradan girerek Altın Sertifika ile ödüllendirilen ABD’li şarkıcı ve oyuncu Demi Lovato, 16 Kasım’da İstanbul Ülker Sports Arena’da sahne alacak.Son albümü ‘’Demi’’de yer alan 'Heart Attack'şarkısı ile de iTunes Amerika ve Avrupa’da birinci sırada yer alarak toplam 16 ülkede dinlenme rekoru kıran Demi Lovato, 'Güçlü Kalmak: Yılın 365 Günü' kitabıyla da Türkiye’de de milyonlarca gence ilham kaynağı oldu.DEMI LOVATO KİMDİR?ABD’li şarkıcı ve oyuncu. İlk kez çocuk oyuncu olarak Barney ve arkadaşları’nda rol aldı. 2008’de Rock Kampı adlı televizyon filminde ilk kez başrol oynayarak dikkatleri üzerine çekti. Aynı yıl Hollywood Records ile sözleşme imzaladı ve ilk stüdyo albümü Don’t Forget Eylül 2008’de yayımladı. İlk haftasında 89 bin kopya satan albüm, Billboard 200 listesine iki numaradan girdi ve Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği tarafından 530 bin kopyadan fazla satış nedeniyle Altın Sertifika ile ödüllendirildi. 2009’da Lovato, kendi televizyon dizisi Sonny’nin Yıldızı’nda rol almaya başladı.2009’da yayımladığı ikinci albümü Here We Go Again, 108 bin kopya satarak Amerika Billboard 200 listesine bir numaradan girdi. Albümle aynı adlı single’ı da Billboard Hot 100 listesinde 15. sıraya kadar yükselerek şarkıcının ilk 20’ye giren ilk şarkısı oldu. 2014 yılında yayımlanan son albümü DEMI’de yer alan Heart Attack şarkısı ile iTunes Amerika ve Avrupa’da bir numaraya oturarak toplam 16 ülkede dinlenme rekoru kırdı. Geçtiğimiz yıl X Factor America’da jüri üyeliği de yapan Lovato, 2014 Dünya turnesi kapsamında ilk kez İstanbul’da olacak.İHA
Reklam
7 Soru ile İskoçya'da Referandumdan 'Evet' Çıkarsa Ne Olur?
İskoçlar Birleşik Krallık'tan ayrılıp ayrılmama kararı için bugün sandık başında. İskoçya, Birleşik Krallık’tan ayrılmaya karar verirse, 300 yıldan fazla mazisi olan bir devir kapanabilir. İskoçya’da bağımsızlık kararı çıkması halinde ortaya çıkacak tabloya ilişkin  7 önemli soru ve cevapları derledik.
Burçların İlginç Takıntıları
Her burcun ayrı bir takıntısı var. Kimisi kapalı yerde uzun süre duramıyor, kimisi marka olmayan hiçbir şeyi giymiyor, kimisi de makyaj yapmadan asla dışarı çıkamıyor... Peki, siz burcunuzun takıntılarını biliyor musunuz? Astroloji Danışmanı İremsu, burçların en ilginç takıntılarını sizin için yazdı. İşte burçların takıntıları...KoçKapalı bir yerde uzun süre duramaz.Kışın başına şapka, bere takmadan sokağa çıkmaz.Araba kullanırken hız yapmaktan kendini alıkoyamaz.Sinirlendiğinde kafasını bir yere toslamadan duramaz.BoğaArabaya binsin veya eve girsin mutlaka kapısını kitler.Onlarca hatta yüzlerce çanta ve cüzdanı vardır ve hepsinin içinde üç beş kuruş mutlaka bulunur.Parfüm sürmediği bir saat bile yoktur.Çiçeksiz duramaz.Kahkülsüz duramazlar. Pembe, yeşil mavi turkuaz takıntıları meşhurdur.İkizlerEllerini, ayaklarını oynatmadan bir şey anlatamaz.Cep telefonu olmadan sokağa çıkamaz.Pencere açmadan bir odada duramaz.Seyahat takıntısı meşhurdur.YengeçÇocukluk oyuncaklarını atamaz, eskiye dair ne varsa saklar.Pazarlık yapmadan bir malı alamaz..İşine yarar diye hiçbir şeyi atamaz..Kadınları rimel sürmeden duramazlar.AslanKonuşurken saçıyla oynamadan duramaz.Her çantasının içinde mutlaka ayna ve de cımbız vardır.Altın kolye, altın saat, altın yüzük takmayı çok sever.Marka takıntısı olan burçlardır.BaşakEllerini yıkamak en büyük takıntısıdır.Parfümsüz sokağa çıkmaz.Dudaklarını yemek takıntısı vardır.Canı sıkılmışsa,,parmaklarını ritmik olarak bir yere vurarak sıkıntısını dile getirir.Teraziİhtiyacı olsun veya olmasın dışarı çıktı mı bir şeyler almadan eve dönmez.Her çantasının içinde ayrı bir makyaj malzemesi vardır.Marka takıntısı ile tanınır.Parfüm takıntısı meşhurdur.Oturduğu yerde bacaklarını sürekli titretir.AkrepCinsellik en büyük takıntısıdır.Marka takıntısı ile tanınır.Jöle, sprey takıntıları meşhurdur.Kadınları ipek çorap, ruj ve iç çamaşırına takıntılıdır.YayErkekler takım elbiseden nefret eder. Nikah memurunun önünde bile giymeyi bile reddedebilir.Mavi ve mor renkleri giymeden duramaz. Bu onda takıntı hali almıştır.Küçük ve kapalı alan takıntısı vardır.Loto, toto, altılı ganyan, milli piyango takıntıları meşhurdur.Seyahat takıntısı müthiştir.OğlakErkekleri top sakal, fular, kol düğmesi ve saat takmadan duramaz.Alıştığı parfümden başkasını kullanmama takıntısı vardır.Sürekli bildiği yerlere gitme takıntısı meşhurdur.Sürekli not alma takıntısı vardır.KovaMaddi durumu ne olursa olsun tek taş yüzük takma takıntısı meşhurdur.Her türden onlarca marka gözlüğü vardır.Işıksız duramazlar.Elektronik malzeme takıntıları meşhurdur.BalıkAyakkabı merakı ünlüdür. Onlarca hatta yüzlerce ayakkabısı vardır.Volta atma takıntıları vardır.Bağdaş kurup oturma takıntıları vardır.Kadınları ojesiz duramazlar.Çay, kahve içmeden güne adım atamazlar.
Bank Asya Yarım Saat Kapalı Kaldı
Seans başında işleme geçici olarak kapatılan Bank Asya hisseleri yüzde 7.81 primle 0.69 liradan açıldıBank Asya hisseleri ikinci seansın başında yaklaşık yarım saat işleme geçici olarak kapatıldıktan sonra saat 14:45'te yüzde 7.81 primle 0.69 liradan açıldı.Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü, Bank Asya'nın hisseleri borsa yönetmeliğinin 25. maddesinin b bendini gerekçe göstererek işleme geçici olarak kapatmıştı.Bank Asya hisseleri sabah seansın ilk dakikalarında taban fiyattan işlem gördükten sonra kayıplarının tamamını geri alarak tavan fiyata yükselmişti. Hisseler, ilk seansta yüzde 10.94 yükselişle tavan fiyat olan 0.71 liraya ulaşmış ve ilk seansı bu seviyeden tamamlamıştı.Bank Asya ilk seansın kapanışının ardından KAP'a yaptığı açıklamada, 'Bankamız ile ilgili olarak, mevcut durum itibariyle kamuya açıklanmış olanlar haricinde, kamuya açıklanmamış herhangi bir özel durum bulunmamaktadır' denildi.Dünya
Reklam
'O Banka Batmış Zaten'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD'ın Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda konuştu; Gülen Cemaati'ne yakınlığıyla bilinen Bank Asya için, isim vermeden 'O banka batmış zaten' dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜSİAD YİK Başkanı Erkut Yücaoğlu ve TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer'in ardından konuşmasına başladı. Erdoğan konuşmasının başında 28 Şubat dönemine değindi.'2003-2014 yılları arasında Başbakanlık yıllarımda en önemli gündem maddemiz ekonomiydi. 2001 yılında yaşanan krizi hatırlıyoruz. O büyük kriz büyük sıkışmanın sebebi olarak ortay çıkmıştı. Yıllardır gelen istikrarsızlık kriz enerjisinin birikmesine yol açmış, o enerji açığa çıkarak Türkiye'yi alt üst etmişti. 28 Şubat müdahalesi halkın oylarıyla gelen iktidarı post modern darbe yöntemleriyle görevinden uzaklaştırmıştı. Seçimle gelen hükümet manşetlerle, açıklamalarla, çeşitli ayak oyunlarıyla görevinden uzaklaştırıldı. Seçilene seçildiği süre içinde saygı duymak, sandık zamanı geldiğinde kutlu halk iradesi sandıkta indirir. Bu bedeli ödedik, belirsizlik istikrarsızlık yatırımların önünü kesti.''28 Şubat sonrası süreç hiç kimseye bir şey kazandırmadı. Bunun istisnası azınlık olabilir. 28 Şubat süreci çok küçük azınlığa kazandırmış olabilir. Ama bu süreçte sanayicisinden KOBİ'sine çok ciddi bir kayıp yaşadı.''Ne zaman Türkiye ileri gitse...''Türkiye'de öyle bir döngü inşa edilmiş ki ne zaman işler iyiye gitse o zaman darbe oluyor. O zamanlarda kaos, kriz ortaya çıkmış. Türkiye bunu defalarca yaşadı. Dün idam yıldönümü olan merhum Menderes'in başındaki hükümet ekonomiyi büyütüyor refahın tüm halka yayılmasını sağlıyor. Ancak sonra manşetler atılıyor, ekonomik operasyonlar gerçekleştiriliyor ardından darbeyle devriliyor. 70'lerde aynı şekilde Türkiye ivme yakalayınca sokaklara anarşi geldi, ardından darbe geldi. Merhum Özal'ın başlattığı reform süreci 28 Şubat'ta kesintiye uğradı. İçeride ve dışarıda birileri sadece biz kazanalım dediler. 'Yüksek faizle biz kazanalım' dediler. Görev aldığımız hükümetler bu kısır döngüyü kırmak için çalıştı. Herkes kazanacak dedik. Bizim en önemli hedefimiz Türkiye'nin adaletle birlikte kalkınması oldu. Terk edilmiş, unutulmuş, bölgeler vardı. 780 bin km karelik tamamının ihyası bizim hedefimiz oldu. Başbakanlık döneminde mezralara köylere ulaşan bir başbakandım. 30 büyükşehirle birlikte Türkiye'nin yüzde 75'ine ulaşacak olan Türkiye'de modernleşme daha geniş kitlelere ulaşacak.''Çiftçinin üzerinde çok büyk faiz yükü vardı. Esnafın faiz yükünü azalttık. Sanayiciyi ağır yüklerden kurtarırken işçileri de unutmadık. İşsiz yoksul kesimi de sosyal politikalarımızı da destekledik. Türkiye'de 6 teşvik bölgesi var. TÜSİAD Başkanı Dinçer ile de konuştum. Özellikle 6., 5. 4. bölgelerde yatırım yapmanızı bekliyoruz dedim. Bizim görevimiz ön açmaktır. Bu yol açılmıştır. Buralarda yeter ki yatırım yapalım. Bu bölgelere yapılacak yatırımlar ciddi sıçramayı beraberinde getirecektir. Maliyet girdiler çok çok düşük olacaktır desteklerle birlikte oluşturduğumuz zemin sanayimizde farklı gelişmelere fırsat verecektir.''Türkiye ekonomisi 2003-2013 arasında yüzde 5 oranında büyüme kaydetti. Bu sene yüzde 3 gibi büyüme öngörülüyor. Bugün İstanbul sermayesi kazanırken Anadolu'nun kaybettiği değil, herkesin kazandığı bir ülke var.''Bir bankamızın yönetim kurulu başkanı bir ifade kullanıyor: Neymiş, elde edilen başarılara gölge düşmüş. Türkiye'nin itibarı zedelenmiş, hukuk sistemi sorgulanmaya başlamış. Bu bankayı inceleme yaptırdım. Mevduatları 8 kat aktifleri 6 kat büyümüş. Kusura bakmayın, yan gelip yatan bir cumhurbaşkanı yok. Nerede yanlış var bunu incelettirmek zorundayız. Bu ülke hepimizin. Kastedilen nedir?''Bakın Gezi Olayları ve 17-25 Aralık darbe girişimi... Bu çirkin olaylar karşısında dimdik durduğumuz için son 10 yıldır karlarına kar katanlar eleştiriyor. Ağaç, dediler, çevre dediler günlerce sokakları işgal ettiler. Biz 700 milyon ağaç diktik. Fidan olarak 2 milyar 300 milyon.''Eski Türkiye artık açılmamak üzere kapandı'17-25 Aralık darbe girişimi aynı zamanda eski Türkiye'yi diriltme girişimidir. İstedikleri zaman 24 saat içerisinde hükümeti götürürüz, yenisini getiririz mantığı. Faiz lobileri adeta ellerini ovuştururdu. Bütün dert bu. Eski Türkiye artık açılmamak üzere kapanmıştır.''Görevdeyim, kayıtlara geçiyor. Dönemin başbakanı… Ben görevdeyim ya. Bunları ses kayıtları tabii her şey var. Bunlar hayata geçseydi ne olacaktı? Bunlara kol kanat germeye çalışanlar oldu. Türkiye’nin uluslararası itibarı zedelendi diyorlar. ABD, Avrupa medyasında üç tane yalan haber çıktı diye bu ülkenin itibarı zedelenmez. Adana’da paralel yapının uşakları MİT tırlarını çevirdiğinde amaç Türkiye’yi teröre destek veren ülke olarak zedelemekti.''Birileri işadamı kisvesi altında bunlara destek veriyor''Hacı Bayram’dan çıkarken çekilmiş resmimiz, New York Times, IŞİD’in yatağı burası diyor. Böyle bir anlayış, mantık, dezenformasyona karşı biz Türkiye’de hep birlikte tavır almamız gerekmez mi? Onlar meşreplerinin gereğini yapacak. Ama bu kervan yürümeye devam edecek. İçeriden ihanet şebekelerine rağmen, paralel manşet atanlara rağmen devam edecek. Birileri de çıkıyor iş adamı kisvesi altında bunlara destek veriyor.''Kredi derecelendirme kuruluşlarından iki tanesi, verdikleri nota bak, bunların haline güler misin ağlar mısın? Afedersin hangi ölçüleri baz alarak bu notları veriyor. Batan ülkelerin notunu 6 derece birden yükseltiyor. Türkiye gibi ekonomisi büyümeye devam eden bir ülkeye ki Avrupa’da böyle bir ülke yok. En fazla Almanya. Biz 2 gibi bir oranda büyüme kaydediyoruz. Burada art niyet var. Siyaseten deviremedik, ne yapalım de ekonomik olarak devirelim… Standart and Poor’s daha önce böyle bir çıkış yapınca, Siyasi karar veriyorsunuz’ dedim. Aynı şeyi bunlar yapıyor. Bu siyasidir.'TÜSİAD'a teşekkür'Her türlü algı operasyonunun, darbe girişiminin karşısında dimdik durduk ve durmaya da devam edeceğiz. Kaybolan itibar derecelendirme kuruluşlarının itibarı, bizim değil. Hukuk sistemi adalet dağıtmıyorsa orada yatırım da olmaz istikrar da olmaz, küresel sermaye de Türkiye’ye gelmez. Önce hukuk sisteminin güvenilir olduğunu görmesi lazım. Ama bakıyoruz buraya sızmış paralel uzantılara karşı bugün ilk defa kararlı bir ses duyuyorum, teşekkür ediyorum. Dün bizi hançerlemek istediler, ellerine fırsat geçerse yarın da sizi hançerlemek isterler. Bunlar doyumsuz. Yarın bir gün gelir bu yapı kendisini destekleyenleri de vurur.''O banka batmış zaten''Bir bankanın batırılması için çalışılıyor deniliyor. O banka batmış zaten. Taşıma suyla ayakta durmaya çalışılıyor. 26 batık bankanın olduğu dönemden biz farklı bir finans dünyasını devraldık.''Elbette iş dünyası sosyal meselelerle de ilgilenecek. Sizlerden dinlediklerimi Sayın Başbakan ile paylaşacağım. Yapıcı eleştirileri dinler dikkate alırız. Ama Gezi olaylarına destek olmak, milli iradeye karşı cephe almaktır. Türkiye’ye yönelik algı operasyonlarının taşıyıcılığını yapanlar var. Kardeşlikle bugüne kadar birlikte kazandık, bundan sonra da kazanmaya devam edeceğiz.''Başörtü yasağını, eğitimde katsayıyı, darbeleri savunanlar bugün çıkmış bunlara karşı çıkıyor. Sen başörtülüsün gelme, başı açıksın gel. Bu kutuplaşma değil mi? Gezi olaylarının ve paralel yapının arkasında durup destek verenleri de çok iyi biliyoruz. Algı operasyonlarının arkasında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz, kimlerin desteklediğini biliyoruz, hepsi mahcup oldular ve olmaya da devam edecekler. Biz özgüven içinde olacağız. 12 yıl içinde Türkiye neleri başardı, geleceğe de aynen böyle devam edeceğiz. Enerjimizi kutuplaşmaya kamplaşmaya gerilime değil. Yeni Türkiye’ye harcayacağız. Çözüm sürecini daha ileri seviyelere taşıyarak, ekonomiyi daha da güçlendirerek 2023 hedeflerine ulaşacağız. Her şey hayalle başlar. Hayali olmayanın hedefi de olmaz. Ya bir yol bulacağız, ya da yeni bir yol yapacağız ama asla umutsuz olmayacağız. Biz önce inanalım.''Yumrukları sıkma değil tokalaşma zamanı''Güneydoğu’ya yapılacak yatırımlar çözüm süreci bakımından da önemlidir. Çünkü terör noktasında istismar edilen birinci derecede fakirliktir. İdeolojik bir yapı da istismar ediliyor. Bir buçuk yıldır kepenkler inmiyor. Yasal düzenleme de yapıldı. Bundan sonraki süreci de ona göre getirmek terörün yerine barışı getirecektir.''İnanıyorum ki Türkiye için beraber mücadele veriyoruz. 10 Ağustos akşamı ifade ettim. Eski kırgınlıkları muhafaza etmenin hiçbir faydası olmaz. Sadece hükümetin bu hassasiyeti taşıması yetmez. Bütün siyasi partiler ve STK'ların bu hassasiyeti taşımaları gerekir. Zaman yumrukları sıkma değil tokalaşma zamanıdır. İnsan hak ve özgürlüklerin geliştirerek, yasaklamaları kısıtlamaları bırakarak kardeşlik hukuku içinde yaşama zamanıdır. Kurulan tuzakları fark edip yeni Türkiye vizyonunu paylaşalım. Aynı geleceği inşa edeceğiz. Bunu da hep birlikte başaracağız. TÜSİAD'ın yeni yönetim kurulu ve başkanıyla Yeni Türkiye vizyonuna hep birlikte katkı vereceğiz.''Al Jazeera
Reklam
Başbakan Davutoğlu: 'Kılıçdaroğlu'nun Üslubu Ekonomiye İhanettir'
Başbakan Davutoğlu, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun yazdığı mektuba ilişkin, 'Üslubuyla kriz beklentisi görüntüsü vermek istiyorsa bu Türk ekonomisine ihanettir' dedi.ANKARABaşbakan Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık Merkez Bina’da, Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski ile baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından basın toplantısı düzenledi.Davutoğlu, konuk Başbakan Gruevski'nin, ziyaretinin birçok açıdan önemli olduğunu, kendisinin Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak ilk misafiri olduğunu söyledi.Ziyaretin, ilkler açısından yeni bir durum olmadığını ifade eden Davutoğlu, şunları kaydetti:'Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, Makedonya'yı ilk tanıyan, anayasal ismiyle tanıyan tek ülke, ilk tanıyan ülke ve Üsküp'e ilk büyükelçi atayan ülke. Çok köklü tarihi ilişkilerimiz var, toplumsal ilişkilerimiz var ve bu zeminde gelişen kuvvetli ekonomik ve siyasal ilişkilerimiz var. Ayrıca bir başka ilki bu ziyarette yaşıyoruz. Sadece benim kabulüm açısından değil, belki de cumhuriyet tarihide ilk defa bir başbakan, resmi ziyaret için geldiği Türkiye’de 5-6 şehri birden geziyor. İstanbul, Kocaeli, Eskişehir, Ankara, Mersin ve Adana. Bu da Sayın Gruevski’nin, Türkiye’ye olan yakın ilgisini gösteriyor. Ayrıca yaz tatillerini de çok güzel iki kızıyla birlikte, bu yaz Türkiye'de geçirmiş olmasından büyük memnuniyet duydum.''Makedonya’nın haklarını, çıkarlarını korumaya özen gösterdik''Siyasi ilişkilerimiz, en üst düzeyde her zaman çok iyi seyretti' diyen Davutoğlu, şöyle devam etti:'İki ülke arasında herhangi bir siyasal sorun hiçbir zaman yaşanmadı. Aksine uluslararası platformlarda hep birbirimizi destekledik. Birçok uluslararası toplantıda, dışişleribakanı olduğum dönemde, eğer Makedonya dışişleri bakanı yoksa, NATO gibi, herkes 'Türkiye acaba ne diyecek' diye dönüp bize bakardı. Çünkü Makedonya'yı, anayasal ismiyle tanıyan tek ülke biziz. Her zaman da Makedonya’nın haklarını, çıkarlarını bu anlamda korumaya özen gösterdik, çünkü aramızdaki yakın tarihi ilişkiler ve dostluk ilişkisi bunu gerektiriyordu.''Ümit ederiz ki bir gün birlikte Avrupa Birliği içinde olacağız'Türkiye'nin, Makedonya’nın NATO üyeliğini desteklediğini ve desteklemeye devam edeceğin vurgulayan Davutoğlu, 'Avrupa Birliği’ne üyeliğini de destekliyoruz. Ümit ederiz ki bir gün birlikte Avrupa Birliği içinde olacağız' ifadesini kullandı.Davutoğlu, siyasi ilişkilere rağmen ekonomik ilişkilerde çok ciddi ilerlemeler olmakla birlikte istedikleri düzeyde olmadığına işaret ederek şöyle konuştu:'400 milyon dolar civarındaki dış ticaret hacmimizi, en kısa sürede 1 milyar dolara çıkarmak istiyoruz. 1 milyar avro tutarındaki Türk yatırımlarının da daha üste çıkması,Türk-Makedon ilişkilerinin doğal bir sonucudur. Onun için Sayın Gruevski'nin bu ziyaretini bu açıdan çok önemli görüyoruz, çünkü Türk iş dünyasının da Makedonya'ya daha çok yatırım yapmak isteyen kendisi, hem de bizler de teşvik ediyoruz.''Yakın kültürel işbirliğimiz devam ediyor'İki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin de aynı şekilde çok köklü tarihe sahip olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Her ne zaman Üsküp'e gitsem kendimi Konya’da, İstanbul'da hissediyorum. Eminim ki Gruevski de İstanbul'a, Bodrum’a, Antalya’ya geldiğinde kendisini evinde hissediyordur. Çünkü kültür olarak birbirini çok iyi anlayan, çok yakın kültüre ve zevklere sahip halklarız. Bu çerçevede yakın kültürel işbirliğimiz devam ediyor' diye konuştu.Davutoğlu, Büyük İskender'in lahdinin bir replikasını bitirdiklerini ve talep üzerine Makendoya'ya göndereceklerini belirterek, aynı şekilde Atatürk'ün babasının evinin onarılması, Kurşunlu Hanı'nın restorasyonu gibi birçok tarihi mirasın korunması yönünde Türkiye'nin de Makedonya'dan beklentileri olduğunu söyledi. Bu konuda gereken katkıyı da yapmaya her zaman hazır olduklarını bildiren Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Ayrıca Makedonya’da yaşayan Türk toplumu, bizim için Türkiye ile Makedonya arasında dostluk köprüsüdür hem de bu ilişkilerde çok önemli rol üstlenebilecek nitelikte bir topluluktur. Heyette bu çerçevede çok katkı yapmış Hadi Bey'in olması, eski bakanımız, yeni Bakanımız Furkan Bey'in, dış yatırımlar sorumla devlet bakanı olarak heyette bulunması bizi çok memnun etti.'Davutoğlu, bölgesel konularda da yakın işbirliği içinde olduklarını, bu konunun da akşam yemeğinde detaylı olarak ele alınacağını kaydetti.'Ortak vizyona sahibiz'Makedonya Başbakanı Gruevski ise Davutoğlu'na sıcak ve samimi karşılama için teşekkür ederek, iki ülke arasında işbirliği imkanlarının mevcut olanlardan çok daha fazla olduğunu belirtti. İkili ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi için çok fazla imkanlar bulunduğunu kaydeden Gruevski, Makedonya'daki Türk yatırımcıların sayısının artmasını ümit ettiğini söyledi.Uluslararası alanda Türkiye'nin desteğinin Makedonya için çok önemli olduğunu söyleyen Gruevski, 'Balkanlarda istikrar için ortak vizyona sahibiz. İlişkilerimiz tüm bölgeye olumlu yansıyacaktır' dedi.Makedonya'daki Türklerin durumuGruevski, Makedonya'daki etnik halklar arasında bir sorun bulunmadığını ve barış içinde yaşadıklarını söyleyerek, Üsküp'te bir Türk tiyatrosunun ve Mustafa Kemal Atatürk'ün babasının evinin inşasının devam ettiğini bildirdi. Bazı belediyelerde Türkçe'nin ikinci resmi dil olduğunu ve 21 Aralık tarihinin de 'Türk Eğitim Günü' olarak kabul edildiğini anımsatan Gruevski, 'Türkiye ile Türk Kültür Evi'nin inşası için de anlaşma imzaladık. Ayrıca Başbakan olduktan sonra da hükümetimizde bir Türk bakan yer almaya başladı' dedi.Gruevski, Makedonya'da sahnelenen bir tiyatro oyununda Türklere hakaret edilmesi konusundaki bir soruya 'Böyle şeylerin olmaması için elimizden geleni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz. Bu durumda siyasilere düşen görev büyüktür' karşılığını verdi.'Bunun hesabını vermek durumundadır'Davutoğlu, resmi temaslarda bulunmak üzere Ankara'ya gelen Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi, soruları yanıtladı.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine hitaben ekonomi içerikli bir mektup yazdığı hatırlatılarak, 'Sizi Sayın Erdoğan'ın etkisinde kalmakla sessiz kalmakla suçladı. Bu mektup size geldi mi ne düşünüyorsunuz' yönündeki soru üzerine, böyle bir mektubun kendisine ulaşmadığını söyledi.Davutoğlu, şöyle devam etti:'Bir anamuhalefet partisi liderinin eğer ülkenin başbakanına bir mektup yazacaksa bunu ciddiyet içinde ve doğrudan iletmesi beklenir. Böyle bir mektup yazmış olsaydı da tabii mukabele görürdü. Ama bana iletilen metin, eğer gerçekten CHP Genel Başkanından çıkmışsa ve CHP'nin web sayfasında yayımlanmışsa çok üzerinde düşünülmesi gereken ve ciddiyetle herkesin okuması gereken bir metin. Ne için biliyor musunuz? Bir kere bu metinde Sayın Cumhurbaşkanımıza dönük kullanılan ifadeler hem devlet ahlakı bakımından hem şahsi nezaket kuralları bakımından utanç vericidir. Bunu ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı 10 Ağustos'ta yapılan seçimle, Türk milleti tarafından seçilmiştir. O andan itibaren herkesin cumhurbaşkanına dönük olarak, bu cumhurbaşkanının kişiliği, isim olarak, kişiliğinin ötesinde de makam olarak da saygı gösterme zarureti var. Görüş ayrılıkları cumhurbaşkanı makamına saygısızlık yapmayı mazur göstermez.'Özellikle son aylarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı ve kendilerini kutuplaştırıcı bir dil kullanmakla suçlayan çevrelere, sivil toplum kuruluşlarına ve basın mensuplarına bir çağrısı olduğunu belirten Davutoğlu, 'Bu metni okuyun ve bu metindeki dili kutuplaştırma ve provokasyon açısından bir analize tabi tutun' dedi.Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'10 Ağustos'tan bu yana Sayın Cumhurbaşkanımız herhangi bir siyasi pozisyon anlamıyla taraf tutar bile görüntü vermeden, bütün ülkeyi kuşatıcı mesajlar verirken, bir siyasi parti liderinin, Türk halkının yüzde 52'sinin oyuyla seçilmiş ama yüzde 100'ünün cumhurbaşkanı olan bu makamda bulunan bir lidere dönük sarf ettiği bu sözler kutuplaştırıcı ve provokatif değilse hangi söz kutuplaştırıcı ve provokatiftir. Şimdi herkes aslında bütün resmi en açık şekilde görüyor. Böylesi bir üslup, Türk siyasetine yakışmaz, belki Kılıçdaroğlu'na yakışır ama Türkiye'de anayasal bir konumu olan anamuhalefet partisi liderine yakışmaz. Dolayısıyla bu niteliğiyle, bu üslubuyla Kılıçdaroğlu aslında bırakın Türkiye'de başbakan olma iddiasını, anamuhalefet lideri olma nezaketine de ciddiyetine de sahip olmadığını göstermiştir.'Söz konusu mektupta 25 bankanın battığından söz edildiğini vurgulayan Davutoğlu, '25 bankayı batıran iktidarlar döneminde oluşan zihniyetle Kılıçdaroğlu aynı paralelliği sürdürürken, o şartlardan Türkiye'yi çıkarıp, Türk finansal sistemini bugünkü güçlü yapısına getiren de Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlığı döneminde AK Parti iktidarları olmuştur' diye konuştu.Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:'Eğer AK Parti iktidarları bu finansal politikaları takip etmese, ülkede güven ve istikrar sağlamamış olsaydı herhalde küresel ekonomik krizde, finansal yapımız bu derece dirençli olmazdı. Öncelikle yaptığı, referans olarak kullandığı 25 bankanın battığı dönemlerden Türkiye'yi alıp çıkaran biziz, Kılıçdaroğlu değil. AK Parti yönetimleri ve o dönemlerde başbakanlık yapan Sayın Cumhurbaşkanımızdır. Buradan üçüncü noktaya geliyorum: Türkiye'deki bankacılık sisteminin de ekonomik hayatın da garantörü Türkiye Cumhuriyeti hükümetidir, Sayın Kılıçdaroğlu bu üslubu ile dışarıda birilerine ve onların buradaki uzantılarına 'Türk ekonomisinde bir kriz var' görüntüsü vermek istiyorsa bu açık bir şekilde Türkiye'deki istikrara ve Türk ekonomisine yönelik bir ihanettir. Öncelikle bunun hesabını vermek durumundadır. Kime neyi jurnalliyor? Birtakım gizli twit hesaplarında çıkan ismini zikretmek istemiyorum ama çıkan ve açıkça Türkiye'de manipülatif nitelikteki bilgilere dayalı olarak bir anamuhalefet partisi liderinin, böylesine kritik ekonomik şartların yaşandığı dünya şartları içinde ülkesini zan altında bırakacak ifadelerde bulunması sorumsuzluktur.''Hak ettiği cevabı alacaktır'Türkiye ve Türk ekonomisinin çok güçlü olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Türk finansal sistemi gayet sağlamdır ama herkes de bilsin ki hiç kimsenin bu finansal sistemde ayrıcalığı yoktur. Kurallar bellidir, bu kurallar nasıl işletilecekse o şekilde de işletilir. Bizim için önemli olan, şu veya bu bankayı korumak ya da tasfiye etmek değil, Türk finansal sisteminin kurallarını ayrımsız bir şekilde işletmektir. Bu kurallarda şimdiye kadar son 12 yılda nasıl uygulanmışsa, aynı şekilde uygulanır. Hiçbir farklı tutum da hükümetimizdenbeklemesin' değerlendirmesini yaptı.Türkiye'deki ekonomik ve siyasal istikrarın güvencesinin hükümetleri olduğunu yineleyen Davutoğlu, 'Sayın Kılıçdaroğlu'nun bu provokatif açıklamaları eminim, hem iş dünyamızca hem olaylara objektif bakan sivil toplumca ve basın mensuplarınca dikkatlice değerlendirilecek ve hak ettiği cevabı alacaktır' açıklamasında bulundu.Başbakan Davutoğlu, Müslüman Kardeşler üyelerinin kabulüne ilişkin soru üzerine, Türkiye'nin özgür, demokratik bir hukuk devleti olduğunu belirterek şunları söyledi:'Nasıl bu niteliklere sahip ülkelere giriş ve çıkışlar, uluslararası hukuk bakımından sakıncalı olmayan herkes için serbestse ve nasıl bazı ülkelere kendi ülkesinde siyasal sorunlarla karşılaşanlar rahatlıkla girip çıkmışsa Türkiye'ye de uluslararası hukuk açısından sakınca taşımayan herkes gelebilir, herkes Türkiye'yi ziyaret edebilir, herkes Türkiye'de kalabilir. Ayrıca bir talep olursa bunlar tek tek bu ilkeler etrafında incelenir.'Türkiye'nin bu konuda bir siyasi ya da dini tercihi bir gerekçe olarak görmeyeceğini ifade eden Davutoğlu, şunları belirtti:'Yani şu veya bu gerekçeyle şu veya bu dine, şu veya bu etnik gruba veya mezhebe ait olmakla bu ilke değişmez. Bizim tarihimizde kendisi için özgürlük ve güvenlik alanı bulmaya çalışan birçok siyasinin, Avrupa'dan gelen, Macar siyasiler 19. yüzyılda, Polonyalıların ve birçoklarının, hatta daha meşhurları biliyorsunuz bu yüzyıl içinde de vardır. Troçki ve diğerleri dahil olmak üzere... Türkiye özgür, demokratik bir hukuk devletidir ve bu çerçevedeki kuralları da uygular. Eğer uluslararası hukuk açısından bir sakıncası varsa yine herhangi bir ideoloji ve siyasi fark gözetmeden o kurallar o çerçevede değerlendirilir. Dolayısıyla her müracaat kendi içinde değerlendirilir ve o çerçevede karar verilir.'Tampon bölgeAhmet Davutoğlu, 'Sayın Cumhurbaşkanının açıklamalarıyla tampon bölge konusu yeniden gündemde. Bugün bir güvenlik zirvesi yaptınız, bu konu gündeme geldi mi? Asker bir hazırlık yapacak dedi Cumhurbaşkanı ama bazı noktalarda soru işaretleri var. Birincisi Irak ve Suriye tarafından mı olacak bu tampon bölgeler, belli noktalarda mı olacak? Askeri bir konuşlanma olacağı için bir tezkere hazırlığı var mı? Uluslararası meşruiyeti anlamında bu nasıl sağlanacak? Konu BM'ye mi taşınacak, nasıl bir yol izlenecek' sorusuna karşılık da Türkiye'nin çevresindeki olağanüstü güvenlik şartları ve riskler dolayısıyla bazı mekanizmaların devreye sokulduğunu ve geçen hafta bir ulusal güvenlik mekanizması toplantısı yaptıklarını söyledi.Başbakan Davutoğlu, bu toplantının, çözüm süreci mekanizması toplantısıyla 15 günde bir tekrarlanacağını, çözüm süreci mekanizmasını da toplayacaklarını bildirdi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantının genel bir değerlendirme toplantısı olduğunu aktaran Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:'Toplantının temel sebebi, geçen hafta ilgili birimlerle yaptığımız toplantı konusunda Cumhurbaşkanımıza bilgi arz etmek ve bu çerçevede genel bir değerlendirme yapmaktır. Biliyorsunuz önümüzdeki günlerde ben Azerbaycan'a, Cumhurbaşkanımız da BM Genel Kurulu toplantıları için New York'a gidecek. Bu ziyaretler öncesinde, ilgili bütün kurumlarımızla geçen hafta yaptığımız değerlendirmede ulaştığımız bazı sonuçları ve bu çerçevede her bir bakanlığımızın ve kurumumuzun düşündüğü tedbirler de dahil olmak üzere atılacak adımları bugün ele aldık.Burada spesifik olarak tampon bölge veya herhangi bir konu ele alınmadı. Genel olarak bütün güvenlik riskleri ve bu çerçevede önümüzdeki dönemde kurumlarımızın yapması gereken hazırlıkları ele aldık. Takdir edersiniz ki Türkiye'nin sadece Irak, Suriye değil, Ukrayna ve bütün çevre bölgelerdeki krizler dolayısıyla güvenlik şartları itibarıyla her an her senaryoya hazır olması icap eder. Bunun için de mekanizmaları devreye sokarak atılacak adımları sürekli bir şekilde istişare etmek ve değişen şartları süratle değerlendirmek bir zorunluluktur. Bugün de yapılan çalışma temelde bu hedefe dönüktür.Şunu açık bir şekilde kamuoyumuzun ve uluslararası kamuoyunun bilmesini isterim: Türkiye Cumhuriyeti devleti kendi güvenliği için, halkının güvenliği, huzuru ve bölgesel istikrar için yapılabilecek her türlü hazırlığı yapar ve bu konuda alınabilecek her türlü tedbiri alır.'Muhabir Kurbani Geyik-Halit Gülşen-Barış GündoğanAA
Erdoğan'dan New York Times'ın Haberine Tepki: 'Edepsizlik, Alçaklık, Adilik'
İçeride ve dışarıda Türkiye ile terörü yan yana getirme çabaları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York Times gazetesinde yer alan 'Türkiye'den IŞİD'e militan akıyor başlıklı habere yönelik sert açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tepkisine neden olan haber, bu fotoğrafla birlikte, New York Times'ta yer almıştı. 
Bilic'ten Müjde
Savunmada Ersan Adem Gülüm'ün sakatlığı nedeniyle oynayamayacağını açıklayan Bilic, Demba Ba, Oğuzhan Özyakup ve Jose Ernesto Sosa'nın kadroda olacağını açıkladı.İşte Slaven Bilic'in o sözleri:'UEFA'DA İLERLEMEK İÇİN...''İsmail gerçekten kariyerim boyunca tanıdığım en zeki ve eğitimli oyunculardan biri gerekenlerden herşeyi söyledi. Birkaç sezonda aldığımız cezalardan dolayı Avrupa'dan mahrum kaldık. Bu hakkı almak için 34 maç oynadık ve bu hakkı aldık. Artık yeni bir dönem başlıyorum. Sezondaki formu devam ettirmek istiyoruz. Perşembe günü bizim için başlangıç ve büyük gün. 6 maçımız var 16 maçımız yok. Hayati değil ama çok önemli bir maç. Bu turnuvada ilerlemek istiyorsak kazanmamız gerekiyor. İlerlemek istiyorsak iç saha maçlarını kazanmak zorundayız. Rakip kim olursa olsun işi çok sıkı tutmamız gerkiyor, bunu yapmak için elimizden geleni yapacağız.'BILIC'TEN ÜÇ İSİM İÇİN MÜJDE VAR!'Rize karşısında ne olursa olsun biz daha iyisini yapmalıydık. Oğuzhan geçen sezondan bu yana gelen bir cezası vardı ama bitti. Sosa ve Demba idmana başladı. Sosa iyi durumda. Üç oyuncu da iyi durumda ve her şey iyi giderse üçü de kadroda olacak. Bu sadece perşembe günü için değil tüm sezon için önemli. Taraftarlardan beklentim umlarım yarın bizi destekleyecekler. Maço koparmamızda onların çok büyük yönü oluyor. Çok iyi bir atmosfer olmasını bekliyorum. İyi çalışıyoruz. Umarım taraftarlarımızdan yüksek destek alırız.''Bizim için çok önemli bir maç karşımızda iyi bir ligde gelen iyi bir takım var. Yunan liginde iyi işler çıkardılar. Düzenli ve stabil bir kulüpler. Mainz'i ve Maccabi'yi elediler. Yunan oyuncuları ve bazı önemli yabancı oyuncuları var karşımızda çok tehlikeli bir rakip olacak. Futbol büyük bir oyun.BILIC'TEN GALATASARAY ÖRNEĞİ'Futbol çok uluslararası. Ekonomi ve gazetecilik gibi tüm veriler önünüzde ve internette. Bugün tipik bir Yunan ve İngiliz futbolundan bahsedemezsiniz. Şampiyonlar Ligi'nde Galatasaray 7-8 yabancı oyuncuyla çıktı; ama Türkiye'yi temsil etmedi diyemezsiniz. Arsenal'ın kadrosunda da İngiliz oyuncular yok diye ülkeyi temsil etmiyorlar diyemezsiniz.''KADRO YETERSİZ Mİ?' SORUSUNA SERT CEVAP!'İyi bir kadroya sahibiz. Bir veya iki oyuncuya bağlı değiliz. Dünyadaki her kulüpten böyle örnek veririz. Real'in kadrosunda James Rodriguez var Bale var. Fakat Ronaldo olmadan istedikleri performmans gösteremiyorlar. Aynı şekilde Manchester City'de Yaya Toure olmadan, Barcelona da Messi olmadan istediği performansı gösteremiyor. Bana bir takım söyleyin gösterebilen. Bizim kadromuzda 20 oyuncu var. Dengeli bir kadro ve bizim istediğimiz buydu. Belki iki oyuncu daha gelebilirdi. İyi alternatiflerimiz var. Demba Ba ve Oğuzhan gibi 15 oyuncumuz yok hücumda. Bunlar oyuna ağırlığını koyan ve oyuncu çözen oyuncular. Onlar olmadan da Olcay'ın Atiba'nın Kerim'in maçı çözebilecek yetenekleri vardı ama bunu yapamadık. Üç kulvarda yarışırken bütün bu saydığım oyuncular onların hem bireysel hem de kolektif bir performans göstermeleri lazım.''ASTERAS'IN MAÇLARINI İZLEDİK''Temelde biz onların birkaç maçını izledik ve takımımızı hazır hale getirdik. Hedefimiz iyi bir maç oynamak ve Avrupa Ligi'ne iyi bir başlangıç yapmak. Burada kolay maç yok, 6'da 6 yapamazsınız belki; ama iç saha maçlarını kazanmak istiyoruz. Bu maçı da kazanmak ve gruba galibiyetle girmek istiyoruz.''ERSAN OYNAMAYACAK AMA...''Olimpiyat Stadı'na işkence olarak bakmamak lazım. Orada oynamak Beşiktaş üzerimizdeki baskıyı hafifletiyor diye bakabilir isanlar ama doğru değil. Büyük bir kulübüz, nerede oynarsak oynayalım üzerimizde baskı var ve bununla baş edebilecek güçteyiz. Bunu bahane etmek istemiyoruz. 4 stoperimiz var 4'ünden de memnunuz. Ersan geçen sezon çok iyi bir devamlılık yakaladı. Atınç var, sezon öncesi hazırlık maçlarında stoper almayı planlıyorduk, Atınç'ın hazırlık maçlarında Fenerbahçe ve Chelsea'ye karşı gösterdiği performanstan sonra Atınç'ın kalmasına karar verdik. Ersan'ın oynamayacak olması büyük bir darbe olabilir; ama onun yerine oynayacak oyuncular elinden geleni yapacaktır.'UĞUR BORAL HAKKINDA'Tüm oyuncularımıza ihtiyacımız var ama maalsefe sadece 11 oyuncu sahada oluyor ve maksimum 14 oyuncu kullanabiliyoruz. Bu oyuncuları antrenmanlardaki performanslarına ve aynı pozisyonda oynayan diğer oyuncuların performansına göre belirliyorum. Benim görevim onları motive etmek, onların işi de oynamaları için beni ikna etmek. Bu karar Uğur için de geçerli. Bütün oyuncuların fiziksel olarak çok iyi durumda olmaları gerekiyor. Geçmişte forma şansı bulamayan oyuncular şimdi şans bulabiliyorlar. Bütün oyuncular için bu geçerli. Önemli olan tavır ve tutumlarda saygısızlık etmeden bu atmosferi korumak.'(Sporx)
Reklam