S&P Yunanistan'ın Notunu Düşürdü
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s Yunanistan’ın kredi notunu 'B'den 'B-'ye düşürdü, 'negatif' olan kredi görünümünü teyit etti.Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P)  Yunanistan’ın kredi notunu 'B'den 'B-'ye düşürdü, 'negatif' olan kredi görünümünü teyit etti.S&P'nin resmi sitesinden yapılan açıklamada, Yunanistan’ın kredi notunun 'B'den 'B-'ye çekildiği belirtilirken, karara gerekçe olarak sınırlı likiditenin, yeni hükümetin borçları yeniden yapılandırmaya yönelik anlaşmalar için sahip olduğu zamanı kısıtlaması gösterildi.Açıklamada, 'Yeni hükümetin yapacağı anlaşmaların zamanlamasına ve başarısına ilişkin potansiyel belirsizlikler, kredi çıkış riskini artırırken, yatırımları ve vergi uyumunu zayıflattı. Bunun sonucu olarak Yunanistan'ın uzun vadeli kredi notunu 'B'den 'B-'ye düşürdük' ifadesine yer verildi.Kuruluş, 29 Ocak'ta yaptığı son değerlendirmede, Yunanistan'ın kredi notunun negatif izlemeye alırken, yeni hükümetin gerekli finansal destek için kreditörleriyle anlaşma sağlamakta başarısız olması durumunda ülkenin kredi notunun düşürülebileceği uyarısını yapmıştı.Yunanistan'da yeni seçilen hükümetin savunduğu bazı ekonomik politikalar ülkenin borç batağından kurtulmasının daha da zorlaştığı şeklinde yorumlanırken, Avrupa Merkez Bankası'nın Yunan bankalarına sağladığı kredi ayrıcalığını iptal etmesi ve Almanya'nın borçlar konusunda taviz vermeyeceğini açıklaması bu endişeleri artırmıştı. AA
Nobel Barış Ödülü'ne Türk Aday
Araştırmacı-yazar Aydın Türkgücü, son kitabı 'Altın Bilgi Çağı' ile Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildiğini belirtti.İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden Fakültesi Konferans Salonu'ndaki toplantıda konuşan Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Kural, Türkgücü'nün Nobel ödülünü alması için yapılan başvurularla ilgili bilgi verdi.Bu ödülün alınabilmesi için bir profesörün kitabı tavsiye etmesi gerektiğini ifade eden Kural, Nobel Barış Ödülü yetkilileriyle 2 ay süren mektuplaşmanın ardından önerilerinin kabul edildiğini anlattı.Türkgücü'nü, Prof. Dr. Ahmet İnam ile 30 Ocak'ta Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdiklerini belirten Kural, bu kapsamda kitabın İngilizce'ye çevrildiğini söyledi.Kural 'Nobel Barış Ödüllerinde bir ilk olacak. Biz, 'Bundan sonra kriterlerinizi' değiştirin. Doğayla barışık olan herkese bu ödülün açılmasını istedik. Dileriz bu kitap dünyada bir farklılık yaratır. Bu işin temelinde de doğa ve hayvan sevgisinin geldiğini bütün dünya anlar diye düşünüyorum. Savaşlar, iki lidere Nobel Barış Ödülü vermekle sona ermez' diye konuştu.Yazar Aydın Türkgücü de Nobel Barış Ödülü'ne adaylığını duyanların kendisine 'Hangi ülkeyle hangi ülkeyi barıştırdın?' diye sorduklarını dile getirdi.Nobel Barış Ödülü'nün 'insanlar arası barışa' verildiğini anlatan Türkgücü, şunları kaydetti:'Hayvanlarla doğayla ve en başta kendisiyle barışık olmayan insanların bütünsel barışa hizmet edecek gücü olmamaktadır. Tarih bize bunu ispat eder. Biz de diyoruz ki, artık kriterlerde bir değişiklik yapalım. Hayvanlarla doğayla ve kendimizle barışa hizmet eden projelere ödüller verelim. Nobel Barış Ödülü adaylık sürecini başlattık. Kitapta, maddenin değil, bilginin altın olduğu bir çağı anlattık. İnsanın maddeye bakış açısını değiştirerek barışı getirebileceğimizi düşünüyoruz. Final, aralık ayında olacak ve 5 kişi açıklanacak. Karşımızdaki ekip çok profesyonel. Altın Bilgi Çağı, nereden ve niçin geldiğimiz sorusu yerine pragmatik bir değişilik yaparak, soruda neyin için yaşadığımızı sorarak, evrenin rüya alemi ve illüzyon olduğunu ispatlama yönünde ciddi adımlar atmaktadır. İnsanları bu yönde düşündürmeye başlamaktadır.'Sabah
Bu Yıl 30 Yaşına Girecek 30 Ünlü İsim
İlk single'ı Video Games'i yönetmenliğini yine kendi üstlendiği bir müzik videosu ile YouTube'da yayınladı. Şarkı ve klibin internette tutulması üzerine ikinci stüdyo albümü olan Born To Die'ı Ocak 2012 tarihinde yayınladı. Albüm dünya genelinde 2.8 milyon kopya sattı ve 2012'nin en çok satılan albümleri arasında yer edinmeyi başardı.
Dolar Rekor Tazeledi
Dolar/TL, ABD verisinin ardından bankalar arası piyasada 2,4736 ile tüm zamanların en yüksek düzeyine çıktı.Önceki gün 2,4680'le tarihi rekor kıran ve sonrasında 2,43 seviyelerine kadar gevşeyen dolar, ABD verisinin ardından yeni bir rekor daha kırdı.Gün boyu 2,43-2,44 bandında sakin seyreden kur ABD tarım dışı istihdam verisi sonrasında 2,47 seviyesini geçti.Veri öncesi kur 2,44'ün altında seyreden dolar, veri sonrasında 2,4736 ile tarihi rekorunu yeniledi.Dünya
Avrupa Yunanistan İçin 'Program Dışı' Toplanıyor
Euro bölgesi maliye bakanlarının, Yunanistan'a finansal destek konusunda nasıl bir yol izleneceğini görüşmek üzere 11 Şubat'ta program dışı bir toplantı yapacakları bildiriliyor.Toplantının Avrupa Birliği liderlerinin bir gün sonra aynı konuyu görüşecekleri toplantı için hazırlık niteliğinde olacağını belirtiliyor. Reurters'in verdiği bilgiye göre, Brüksel'de yapılacak maliye bakanları toplantısında, 25 Ocak'taki seçimle iktidara gelen yeni Yunan hükümeti, önceki hükümetlerin kabul ettiği yükümlülüklere de saygı göstermek şartıyla yapmak istediği ekonomik reformlara dair planını sunacak.Kaynak: Reuters
Reklam
TÜSİAD Başkanı Symes'ten 'Merkez Bankası' Açıklaması
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Dünya Bankası İstanbul'da 'Küresel Ekonomik Beklentiler 2015: Mali Hareket Alanı Yaratmak ve Kullanmak' başlıklı bir konferans gerçekleştirdi.Sabah 09:30'da başlayan ve saat 12:30'da sona erecek olan konferasın açılışında konuşan TÜSİAD'ın yeni Başkanı Cansen Başaran Symes, son günlerde gündemden düşmeyen Merkez Bankası kararlarıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.Symes, 'Merkez Bankası refah yaratmaz, büyümeyi verimlilik getirir. Bu noktada bağımsız kurumların altını çiziyoruz. TÜSİAD'ın bağımsız kurumlar konusunda görüşü hiçbir şartta değişmez. İş dünyasının kafasını karıştıran uygulamalara son verilmesini şahsen ve TÜSİAD adına istiyoruz' dedi.Başaran Symes'ın bu sözleri salondan alkış aldı.Büyüme yüzde 5.5 - 6'lara çıkabilir'Düşük büyümeyi yönetmek, bundan sonraki en önemli mesele olacak.' diyen TÜSİAD Başkanı, açıklanan dönüşüm programlarının doğru önceliklendirilip hızla uygulanmasıyla büyümenin yeniden yüzde 5.5-6 seviyesine çıkacağını söyledi.Dünya
CHP'nin Seçim Vaatleri Ne Olacak?
CHP’nin seçim bildirgesinde sosyal devlet, sosyal adalet ve özgürlüklere vurgu yapılacak. Emeklilere dini bayramların birinde bir maaş ikramiye verilmesi, sosyal yardımların iki katına çıkarılması, taşeron sisteminin kaldırılması ve üreten ekonomi modeli ile işsizliğin azaltılması CHP’nin seçim vaadleri arasında yer alacak. CHP seçim bildirgesi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Daha önce seçime hazırlık çalışması çerçevesinde hazırlanan ‘Adalet, Özgürlük ve Kalkınma Vizyonu’ başlıklı yeni ‘siyasi tutum belgesi’  taslağına partinin yetkili organlarında son şekli verilecek.Al Jazeera Turk'ten Sibel Demirci Erdem'in haberine ve CHP kaynaklarından edinilen bilgiye göre; Sosyal devlet ve özgürlükler  seçim bildirgesinde öne çıkan mesajlar olacak. Buna göre CHP’nin seçim bildirgesinde yer alacak başlıklar şunlar:‘Sosyal devlet güçlendirilecek’Sosyal devletin güçlendirilmesi CHP’nin öncelikli mesajlarından biri olacak.  CHP’nin hazırladığı taslak metinde “ Sosyal devlet güçlendirilecek, sosyal adalet sağlanacak. Gerçekten özgür bir rejimin kurulması ancak sosyal adaletin sağlanması ile mümkündür” deniliyor.
Reklam
Taner Yıldız: ‘Fatura Konusunda Şirketleri Uyardık’
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, elektrik fiyatlarına Aralık ve Ocak aylarında açık veya gizli zam yapmadıklarını belirterek, 'Onları (elektrik dağıtım şirketlerini) uyardık. Aralık ayında kesmediğiniz faturayı, ocakta müşteriye kestiniz. Bu doğru bir şey değil. Her ay kesmeniz lazım. Onlar da bunu telafi edeceklerini söylediler' dedi.Yıldız, bakanlık toplantı salonunda Ankara Büyükşehir Belediyesi Çocuk Meclisi üyelerinin sorularını yanıtladı.''Benzin fiyatları, Türkiye'de daha düşük seviyelere inebilir mi?'' sorusu üzerine Yıldız, 'Benzin ve motorin fiyatları dünyada neredeyse aynı. Fakat ülkelere göre uygulanan vergiler farklılık gösteriyor. Fiyat farkı da buradan kaynaklanıyor' diye konuştu.'VATANDAŞIN CEBİNDEN ARTI BİR PARA ÇIKTI MI?'Türkiye'de elektrik fiyatlarında bir artış olup olmadığı yönündeki soru üzerine de Yıldız, şunları kaydetti:'Bundan üç ay, beş ay önce hangi birim fiyattan elektrik ödüyorsak, şimdi ondan ödüyoruz. Vatandaşın cebinden artı bir para çıktı mı? Hayır, artı bir para yok. Önceki ay aynı birim miktarda elektriği kullanmışsa, ona 65 lira ödemişse, yine bu ayda 65 lira ödeyecek. Bundan yana sıkıntı yok. Biz denetlemelerimize devam ediyoruz. Uyarılarımızı yapıyoruz. Her şirketin görevini doğru yapmasını temin ediyoruz.''Piyasada ''gizli zam, açık zam var mıdır'' denildiğine işaret eden Yıldız, aralık ve ocak aylarında elektrik fiyatlarına açık veya gizli zam yapmadıklarını söyledi.'TELAFİ EDECEKLERİNİ SÖYLEDİLER'Taner Yıldız, elektrik dağıtım şirketlerinin faturaları geç kestiklerini ifade ederek, şirketleri bu konuda uyardıklarını bildirdi. Türkiye'de 21 dağıtım şirketinin olduğunu hatırlatan Yıldız, 'Aralık ayında fatura kesmemişler, biz onları uyardık. Siz aralık ayında kesmediğiniz faturayı ocak ayında müşteriye kestiniz. Bu doğru bir şey değil. Her ay kesmeniz lazım. Onlar da bunu telafi edeceklerini söylediler' dedi.Yıldız, 'Ülkemizde enerji sektörü hangi meslekleri öne çıkaracak?' sorusu üzerine, gelecekte enerji mühendisliği ve enerji hukuku alanlarında önemli gelişmeler olacağını söyledi. Yıldız, 'Biz kamunun bir kısım özelleştirmelerini, kamuyla özel sektör arasında düzenleyerek yapıyoruz. Karşımıza hukuki konular çıkıyor. Bu yüzden enerji hukuku konuları önemli. Elektrik-elektronik mühendisliğini tavsiye ediyoruz. Nükleer mühendisliğini tavsiye ediyoruz. Bu dallarda sizin gibi gençlerimizi görmek istiyoruz' değerlendirmesine bulundu.Nükleer santrallerin çevreye zarar verip vermediği yönündeki soru üzerine Yıldız, çevreye en az zararı olacak şekilde güvenlik önlemlerini aldıklarını belirtti. Yıldız, 'Nükleer kazalar, yalnızca bulunduğu ülkeye değil aynı zamanda komşularına ve dünyaya da zararı olan kazalar. O yüzden bu kazaların önlenmesi için de çok güvenlikli tesisler yapmaya gayret ediyoruz' dedi.AA
Ödüllere Doymayan İtalyan İkizler Anna ve Elena Balbusso'dan 19 İllüstrasyon
İtalyalı ikizler, Anna ve Elena Balbusso, 1998 yılından bu yana illüstrasyon çalışmalarına bir ikili olarak devam ediyorlar. İkizler dünyanın en önde gelen sanatçılarından kabul ediliyorlar. Onları bu denli başarılı kılan unsur ise edebiyat ile olan ilişkileri. Anna ve Elena'nın çalışmalarının büyük çoğunluğu dünyaca ünlü romanlarda ve çocuk masallarında kullanılıyor. Dhası ikili, aralarında New York Times gibi birçok büyük gazete medya kuruluşunun yayınları için de illüstrasyonlar oluşturuyorlar. İkizlerin bugüne kadar aldığı ödüller oldukça dikkat çekici. Ancak en önemlilerinden bazıları şunlar:Kitap Kategorisinde üst üste 3 kez Altın Madalya  (2011-2012-2013) (Society of Illustrations New York)Uluslararası İllüstrasyon Profesyonel Sergi Ödülü 3 kez Gümüş Madalya ((2010-2012-2014)V&A İllüstrasyon Ödülü Kazananı (2012)
Türkiye ILO İnşaat ve Güvenlik Sözleşmesini 27 Yıl Sonra Onayladı...
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO), 1988 yılında kabul edilip, 1991 yılında yürürlüğe giren 167 sayılı inşaat işlerinde güvenlik ve sağlık sözleşmesi Türkiye tarafından da onaylandı.Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yer alan uluslararası sözleşme ile inşaat sektörü çalışanlarına iş güvenliği ve uluslararası standartlar kazandırılması amaçlanıyor.Sözleşme, “inşaat alanındaki herhangi bir işlem, faaliyet veya nakliye dahil, alanın hazırlanmasından, projenin tamamlanmasına kadar olan tüm inşaat işlerine, yeni bina yapımına, inşaat mühendisliğine, montaj ve sökme işlerine” uygulanacak.Sözleşmede, inşaat işlerinin görüldüğü alanlar, inşaat işlerinde kullanılan araç, malzemelerde güvenlik ve sağlık, üye ülkelerin hükümetlerince konuya ilişkin önlemlerin alınması, işçi ve işverenlerin yükümlülüklerine ilişkin hükümler yer alıyor.DHA
Reklam
Zafer Çağlayan Genel Seçimlerde Aday Olmayacağını Açıkladı
Eski Ekonomi Bakanı ve AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Çağlayan, 7 Haziran 2015'te yapılması planlanan genel seçimlerde aday olmayacağını açıkladı.Zafer Çağlayan, yazılı açıklamasında, 2007'den bu yana Sanayi ve Ticaret, Devlet ve Ekonomi olmak üzere yaklaşık 6,5 yıl çeşitli bakanlık görevlerinde bulunduğunu ifade etti. Çağlayan, 'Yakından bilindiği gibi siyasi tarihimize kara bir leke olarak giren ve bazı bakan arkadaşlarımla, şahsım üzerinden Türkiye'yi ve sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan '17 Aralık' tarihli post-modern darbe süreci sonunda kendi isteğimle Bakanlık görevini bıraktım. Söz konusu tarihten bugüne kadar çocuklarım, ailem ve çok yakın dostlarımla büyük sıkıntılar yaşadım. Böylesi zor bir dönemde geçirdim kalp rahatsızlığı nedeniyle tedavi sürecim devam ediyor' dedi.Çağlayan, medyada, isimleri üzerinden darbe girişimi yapılmaya çalışılan diğer bakanlarla birlikte yeniden milletvekili adayı olmak istediğine dair gerçekle bağdaşmayan, tamamen hayal ürünü haber ve yorumların yer aldığını gördüğünü ve çok üzüldüğünü açıkladı.Olayın yaşanmasından birkaç gün önce, 8 Aralık 2013'te basına, 2015 genel seçimlerinde siyaseti bırakacağını, gerek milletvekilliği gerekse bakanlık görevlerini sonlandırmak istediğini çok net ve kararlı bir biçimde ifade ettiğini belirten Çağlayan, söz konusu haberin 9 Aralık 2013'te çeşitli medya organlarında geniş ölçüde yer aldığını söyledi. Çağlayan, şöyle devam etti; 'Bu kararım, 8 Aralık 2013 günü ne ise bugün de aynı istikamettedir. Ülkeme, milletime ve partime hizmetin bakanlık ve milletvekili kimliği dışında da sürdürülebileceği kanısındayım. Bu çerçevede 7 Haziran 2015'te yapılması planlanan genel seçimlerde aday olmayacağımı kamuoyunun bilgisine arz ederim' dedi.DHA
Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson'ın Zeki İnsanlara Önerdiği 8 Kitap
etiket
Amerikalı bir astrofizikçi olan ve 1996 yılından beri Amerikan Doğa Tarihi Müzesi'ne ait Hayden Planetaryumu'nun yöneticiliğini yapan Neil deGrasse Tyson, 2011 yılının Aralık ayında Reddit’s Ask Me Anything isimli bir buluşmaya katıldı. Bu buluşmada halktan insanlar katılımcılara istedikleri soruyu sorabiliyorlardı. Bir okuyucu Tyson'a şu soruyu yöneltti: 'Sizce her zeki insanın okuması gereken en temel kitaplar hangileridir?' Tyson bu soruya yalnızca kitap isimleri saymakla yetinerek cevap vermedi, aynı zamanda hangi kitabın bizlere Barı dünyasını şekillendiren temel düşünce ve anlayışları anlamak konusunda nasıl yardım edeceğini de açıkladı. İşte Tyson'ın sıraladığı, her zeki insanın okuması gereken 8 kitap;
Reklam
Hayatı Daha İyi Yaşayabilmek İçin 12 Altın Kural
Hayatı yaşamanın doğru ya da yanlış bir yolu yoktur. Her birimiz farklı insanlar olduğu için, hayat yolculuğumuzu başkaları ile kıyaslamak doğru değildir. Mükemmel insan örneği olabilmek için bilinçli bir çaba ile elinizden geleni yapabilirsiniz.İyi Bir İnsan Olabilmek İçin 12 Altın Kural
Reklam
Yozgatlı Olduklarını Öğrendiğinizde Çok Şaşıracağınız 38 Tanınmış İsim
Kimi bir rock star, kimi magazin dünyasının peşinden düşmediği bir şarkıcı, kimileri devletin en üst düzeyinde adeta Yozgat Cumhuriyeti'ni kurmuş bürokratlar, kimi City's Nişantaşı alışveriş merkezinin sahibi, kimi efsanevi bir şair, kimi bir yönetmen, kimi ülkenin önde gelen kargo şirketinin sahibi... Hepsinin ortak özelliği Yozgatlı olmaları! Anadolu'nun çorak ve mütevazi şehri, sosyal medyanın şamar oğlanı Yozgat'ın bağrından kopan bu isimleri öğrenince gerçekten çok şaşıracaksınız.
Dünya Borç İçinde Yüzüyor
McKisney danışmanlık şirketi tarafından yapılan bir araştırmaya göre, küresel borçlanma mali krizden sonra sıçrama yaparak 199 trilyon dolara ulaştı. Araştırmaya göre, en fazla kaygı uyandıran ülke Çin.McKisney danışmanlık şirketinin kürsel borçlanmaya ilişkin araştırmasına göre, 2000 yılında küresel borçlar 87 trilyon dolarken, borç miktarı 2007 yılında küresel mali krizin başlamasından hemen sonra sıçrama yaparak 142 trilyon dolara yükseldi. Halihazırdaki borçların tutarı ise 199 trilyon dolar.Araştırmayı hazırlayan uzmanlar, analizlerinde “2008 yılındaki mali krizden ve dünyanın İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra gördüğü en derin ve ağır resesyondan sonra ülkelerin borçlarını azaltacağı beklentisi doğdu. Fakat bu gerçekleşmedi” saptamasını yapıyor. Araştırmaya göre, hemen hemen bütün ülkelerin borcu artmış olması ekonomiler için risk doğurduğu gibi, ekonomik büyüme imkânlarını da kısıtlıyor.Özel sektör borçları da incelendiMckinsey Küresel Enstitüsü (MGI) araştırma için 22 gelişmiş ekonomi ile 25 gelişmekte olan ekonomiyi inceledi. Araştırmada kamu borçlarının yanı sıra şirket borçları, hani borçları ve mali sektörün borçları da incelendi. Buna göre, 2014 yılının ikinci çeyreğinde 199 trilyon dolarlık borcun dörtte birinden biraz daha azı olan 58 trilyon dolarlık bölümünün devletlere ait olduğu tespit edildi.Küresel milli gelire oranla bakıldığında 2007 ile 2014 yılları arasında borçlanmanın yüzde 17 dolayında arttığı görülüyor. Araştırmaya göre, ülkelerin borçlanma grafikleri de farklılık gösteriyor. İncelenen 27 ülkeden 14'ünde 2007-2014 yılları arasında borçların gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 50'nin üzerinde artış gösterdi.İrlanda'da bu oran yüzde 172'ye ulaşırken, Almanya'nın borç oranı bu yıllar içerisinde sadece yüzde 8 oranında farklılık gösterdi. Euro Bölgesi'nde İrlanda, Yunanistan ve Almanya dışındaki tüm ülkelerin 2019 yılına kadar borçlarının artması bekleniyor.Çin kaygılandırıyorAraştırmayı hazırlayan uzmanları en fazla kaygılandıran ülke ise Çin. Araştırmaya göre, Çin'in borçları geçen yedi yıl içinde dört kat artarak 28 trilyon dolara yükseldi. Emlak patlamasının yanı sıra gölge bankacılığın da borçların artmasında rol oynadığı belirtiliyor.MGI Direktörü Richard Dobbs, borçlanmanın ekonomik büyüme yaratmak için önemli bir araç olduğunu belirtirken, yüksek borçlanmanın meydana getirdiği riskin altını şu sözlerle çizdi: “Asırlardır kontrolsüz artan borç yükü sürekli olarak mali krizlere ve beklenmedik piyasa tepkilerine neden oldu.”Dobbs, bu nedenle borçları idare etmenin yeni yöntemleri bulunması gerektiğini ifade ederek, emlak kredilerinde teminat mekanizmalarını ve özel borçların yapılandırılmasındaki değişiklikleri buna örnek gösterdi.© Deutsche Welle Türkçe
Erdoğan İmzalı Sahte Mektup Davasında Karar
'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' imzalı sahte mektupla, kendisini işadamı Mehmet Kutman'a iş ortağı olarak tavsiye etmekle suçlanan tutuksuz sanık Berat Altın, 'dolandırıcılığa teşebbüs' ve 'özel belgede sahtecilikten' suçlu bulundu. 'Dolandırıcılığa teşebbüs' suçundan 6 ay hapis ve 3 bin TL adli para cezasına çarptırılan sanık Berat Altın, 'özel belgede sahtecilik' suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı.'Başbakan Recep Tayyip Erdoğan' imzalı sahte mektupla, kendisini işadamı Mehmet Kutman'a iş ortağı olarak tavsiye etmekle suçlanan tutuksuz sanık Berat Altın, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilikten suçlu bulundu.İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen karar duruşmasına tutuksuz sanık Berat Altın hazır bulunurken, şikayetçiler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Mehmet Kutman katılmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı duruşmada avukatı Ferah Yıldız temsil temsil etti.'BU BELGENİN KİM TARAFINDAN GÖNDERİLDİĞİ ANLAŞILAMAMAKTADIR'Sanık Berat Altın son avunmasında, 'Bu belgenin kim tarafından gönderildiği anlaşılamamaktadır. Kurye ya da başka bir şekilde gönderilmişse bunların araştırılması gereklidir. Belge üzerinde parmak izim varsa o zaman suçlanabilirim.  Bu belgenin benim tarafımdan gönderildiği ispatlanamadığından atılı suçlardan beraatimi talep ediyorum' dedi. Son sözleri sorulan sanık Altın, 'Siz Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na (HSYK) görüşme yapmaya gitseniz sonra bu görüşme ile ilgili bir yazı yazılsa ve bundan dolayı suçlanırsanız, kendinizi nasıl hissederseniz ben de öyle hissediyorum' dedi.  Serpil Kırkeser, DHA
Kuito Söküm İçin Karaya Çekildi, Çevre Örgütleri Ayakta
Angola'dan Türkiye'ye getirilen, radyoaktif atık barındıran Kuito gemisi, Aliağa'da söküm için karaya yanaştırıldı. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu'nun yetkilendirdiği Haser adlı özel firmaya yaptırıldığı belirtilen radyasyon ölçümlerinin temiz çıktığı ve gemide tehlikeli atık olmadığı açıklandı. Çevre Mühendisleri Odası Genel Başkanı Baran Bozoğlu ise TAEK'in hiçbir kuruma yetkilendirme yapmadığını belirterek, “4 saatte yapılacak hiçbir incelemeye güvenilemez. Ortada tiyatro oynuyorlar” dedi.Geçen haftadan bu yana tartışma yaratan 400 metreye yakın büyüklükteki Kuito gemisi tüm uyarılara karşın söküm için Aliağa'da karaya çıkarıldı. Aliağa Liman Başkanlığı'ndan edinilen bilgiye göre gemi baştan kara yöntemiyle karaya yanıştırıldığı öğrenildi.Cumhuriyet'ten Emre Döker'in haberine göre, Baran Bozoğlu, “Gemide radyoaktif atık ve parlayıcı, patlayıcı madde olmadığı raporlanmış. Açıklanan rapor baştan sona eksiklerle dolu. Raporda ölçüm parametresi olarak radyan yazılmış. Ancak bu röntgen olmalıydı. Tam bir rezalet. 400 metreye yakın gemiyi 4 saatte nasıl incelediler. Gözlemi incelediler. Neresine baktılar. Geminin içindeki asbeste ilişkin hiçbir bilgi yok. Borsa ekranına düşüyor konuya tepki gösteren çevre örgütlerine ve kamuoyuna hiçbir bilgi verilmiyor” diye konuştu.Geminin alelacele sökülmek istendiğini, gemideki radyoaktivitenin hiçbir şekilde bilimsel olarak incelenmediğini de vurgulayan Bozoğlu, “Radyasyon ölçümü yapan firmanın TAEK'ten yetki aldığını açıkladılar. Ancak TAEK hiçbir kuruma inceleme konusunda yetki veremez. Bu incelemeyi TAEK'in kendi yetkililerinin yapması gerekirdi. İncelemede geminin 5 metre çevresini dolaşmışlar. 4 saatte radyoaktif inceleme yapılamaz” diye konuştu.
Reklam