‘Milli İstihbarat Teşkilatı İktidar Partisinin Arka Bahçesi Olamaz’
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu.Kılıçdaroğlu, 'Birisi telefon ediyor MİT müsteşarına, ayrıl seni vekil yapacağım diyor. İstifa ediyor eğilim yoklamasına gidiyor. Ardından baskı kuruluyor ve ben görevime döneceğim diyor. Orası senin babanın çiftliği mi? MİT milli olmak zorundadır. Milli İstihbarat Teşkilatı iktidar partisinin arka bahçesi olamaz. O nedenle Hakan Fidan'ın geriye dönüşü doğru değildir. Herkes bunu böyle bilsin.' dedi.Kılıçdaroğlu'nun konuşmasından satır başları:Dünya kadınlar gününde bir sendikacı Aksaray'daki şahsı davet etmiş orada konuşma yapıyor. Sen nasıl kadın-erkek eşitliğine inanmayan birini davet edersin kadınlar gününde. Zorla davet ettirildi diyor. Boyun eğmeyeceksin ey sendikacı, zorla davet etmeyeceksin.KADINA ŞİDDET YÜZDE 1400 ARTTIKadına şiddet yüzde 1400 arttı. Şimdi kalkmışlar kadın haklarından bahsediyorlar. Bunların dünyası yalan üzerine inşa edilmiş.  Kabataş'ta bir kadın var. Başörtülü... Seksen 100 erkek kadına saldırmış. Çocuğu havaya atmış. Kadın üzerinden topluma kin ve nefreti aşılıyorlar. Bizim toplumumuzu biz gayet iyi biliriz. Kadına saygılıdır. Hele hele 80-100 erkek bir kadına saldıracak etraftaki yüzlerce kişi hiç sesini çıkarmayacak. Bir tek fotoğraf olmayacak. Bunların hayatı ve söylemleri yalan üzerine inşa edilmiştir.En büyük yalancı da kaçak sarayda oturmaktadır.  Bu iddia ortaya atıldıktan sonra, ciddi bir iddia, başbakan söylüyor, görüntüler var cuma günü seyrettireceğiz diyor. Grupta açıklanacak dedi. Şu kürsüden dedim ki eğer bir kadına seksen yüz kişi birden saldırıyorsa onu yapanlar asla insan değildir. Aslında hayvan da değil. Çünkü hayvan da bunu yapmaz. Eleştirdim. Arkadan dönemin başbakanı talimat verdi. Bu olayı soruşturun.BÖYLE BİR OLAY YOKCumhuriyet çok önemli gazetecilik yaptı. İstanbul asayiş şube müdürlüğü istihbarat şube müdürlüğü güven timleri şube müdürlüğü araştırıyor. Beşiktaş ve Beyoğlu ilçe emniyet müdürlükleri araştırıyor. TEM şube müdürlüğü araştırıyor. Güvenlik şube müdürlüğü araştırıyor. Olay yeri inceleme araştırıyor. Organize Suçlarla Mücadele Şubesi araştırıyor. Hepsinin ortak görüşü 'böyle bir olay yok'. Ama utanmadan ama sıkılmadan hala bunu dile getiriyorlar. Çünkü onlarda ar damarı yok.BU NASIL BİR HÜKÜMET Kİ SEKSEN KİŞİNİN BİR KADINA SALDIRDIĞI DÜZENDE FAİLLERİ YAKALAYAMIYOR?AKP'ye oy veren vatandaşlarımdan bazıları buna inanabilir. O zaman şunu düşünün. Bu nasıl bir hükümettir ki seksen kişinin bir kadına saldırdığı bir düzende bir vapur iskelesinde failleri yakalayamıyor. Bu kadar beceriksiz bir hükümet olabilir mi? Sen kalkarsın her türlü araştırmayı yaparsın ve ortada bir şey yok. Olamaz da zaten. Böyle bir şey olamaz.HAVUZ YAZARLARI, SİZDE VİCDAN AHLAK NAMUS DİN İMAN VE KİTAP VAR MI?Havuz medyasının köşe yazarları var. Köşe satıcıları. Aynı başlıkla yazı yazıyorlar. Hala bunu savunuyorlar. Yahu siz gazeteci misiniz? Yoksa yalancıların temsilcileri misiniz? Sizde vicdan ahlak namus din iman ve kitap var mı? Bu kadar yalan olmaz. Onlardan istiyorum. Aziz Nesin'in Fil Hamdi diye bir öyküsü var. Ona göre davransalardı belki bulabilirlerdi.TÜRKİYE'NİN ARTIK BU PARTİDEN KURTULMA VAKTİ GELDİO nedenle dünya kadınlar günü. Bizim kadınlarımız bizim kardeşlerimiz hiç meraklanmayın. Sizin mücadelenizin her zaman yanında olacağız.  Artık bu partiden kurtulma zamanı gelmiştir. Artık bu partiden Türkiye'nin kurtulması vakti gelmiştir. Türkiye'nin vicdanı bu partiyi kabul etmiyor.KENDİLERİNE KAÇAK SARAY YAPTIRACAKLARINA, ŞANLIURFA'YA HASTANE YAPSALARDIBütün dünyada bebek ölümleri düşerken bunlar sözde sağlıkta dönüşüm yaptılar bebek ölümleri arttı. Eğer kendilerine kaçaksaray yaptıracaklarına Şanlıurfa'ya hastane yapsalardı bu tablolar oluşmayacaktı.Şanlıurfa’ya gittim, 6 metrelik odada 9 çocuk yatıyor. Yanında da anneleri. O tabloyu oluşturan iktidarın adı AKP hükümetidir. Ne adaleti vardır, ne kalkınması. Neymiş sağlıkta devrim yapacakmış.AYAKKABI KUTULARINDA DEVRİM YAPTI ONLARAyakkabı kutularında devrim yaptı onlar. Kul hakkı nasıl yenir orada devrim yaptı bunlar. Biz bunların hepsini biliyoruz. Bu gerçekleri herkesin bilmesini istiyoruz. Artık bu partiden Türkiye’nin kurtulma zamanı gelmiştir. Türkiye’nin vicdanı AKP’yi kabul etmiyor artık.Ne zaman sağlıkta bir derdin olsa elini cebine atıyorsun. Alo 182 arıyorsun para kesiliyor, doktora gidiyorsun kesiliyor, ilaç alıyorsun kesiliyor. Ayakkabı kutularında kesilmiyor, orada istifleniyor.Cumhuriyet ekonomi için de çok önemli. 1923'te hemen Cumhuriyeti ilan ettik ardından da devrimlere başladık. İzmir İktisat Kongresi toplandı. 1925 ve 26'da iki şeker fabrikamızı açtık. Aramızda şeker işçileri de var. Devasa Osmanlı şeker bile üretemiyordu. Tamamını dışardan alıyordu. Eğitime önem vermiyordu. Osmanlı hayranlarına söylüyorum. Matbaa 1439 yılında icat edildi. Osmanlı'ya gelişi 1726... 287 yıl sonra gelmiş.CHP'nin iktidarında hiçbir şeker fabrikası özelleştirilmeyecek. Açık ve net söylüyorum. Her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık diyordu ya. Milliyetçilik senin ülkende çiftçi ekecek fabrikanda işlenecek işçi çalışacak gelir elde edilecek her evde huzur ve barış olacak. Yapabilir misin bunu? Yapamazsın... Kim yapar? CHP yapar.HAKAN FİDAN'IN GERİ DÖNÜŞÜ DOĞRU DEĞİLAKP'nin ürettiği bütün politikalar çökmüştür. AKP artık Türkiye'yi yönetemiyor. Yönetme aczi içine düşmüştür. Kendi içinde kavgalıdır.  Birisi telefon ediyor MİT müsteşarına ayrıl seni vekil yapacağım diyor. İstifa ediyor eğilim yoklamasına gidiyor. Ardından baskı kuruluyor ve ben görevime döneceğim diyor. Orası senin babanın çiftliği mi? MİT milli olmak zorundadır. İktidar partisinin arka bahçesi Milli İstihbarat olamaz. O nedenle Hakan Fidan'ın geriye dönüşü doğru değildir. Herkes bunu böyle bilsin.VESAYET ALTINDA BİR BAŞBAKAN VARHükümet vesayet altındadır. Vesayet altında bir başbakan vardır. Bu başbakanın iradesi kocaman bir sıfırdır. Bir kişiyi bile istifa ettirip seni milletvekili yapacağım diyor ertesi gün fırça yiyor gerisin geri gönderiyor. Bu mudur başbakanlık. Sıfır.. Etkisi sıfır olan. Etkisiz eleman bir başbakan vardır. En çapsız dışişleri bakanıydı. Şimdi ise en çapsız başbakandır. Ekonomide biz kriz bekliyormuşuz. Biz kriz lafını özellikle ağzımıza almamaya dikkat ediyoruz. Davutoğlu ekonomiden anlamaz. O konuşur ardından abisi konuşur. Sen abin akrabaların bütün yandaşların çıkın karşıma namusluysanız. Efendi bize meydan okuyormuş. Meydan okuyorsan adam gibi çıkarsın karşıma. Kaçak güreşmek benim kitabımda yoktur. Adam gibi mücadele ederim. Şunu da söyleyim. Abisinin ailesini de alabilir yanına. Arkalarına istiyorlarsa ayakkabı kutularını kasaları hatta dört bakanı da alabilir. Birer de saat takarlar. 700 bin liralık. Dolar bolken ülkeyi yönetmek kolaydı.DELİ SAÇMASI İFTİRASayın Umut Oran'a yönelik yapılan iftira... Bunların bir havuz medyası var. Başındaki adam da devlet işleriyle ilgileniyor, havuz işleriyle ilgileniyor. Efendim sayın Cumhurbaşkanı'nın kızına suikast düzenlenecekmiş. Deli saçması iftira. Ne yaptık? Her yere başvurduk. Efendim CHP isviçre bankalarından para alıyormuş. CHP TDK üzerinden para alıyormuş: Ben de gır gır olsun diye banka hesap numaralarını istedim. Hayatımda duyduğum en deli saçma şey. Umut Oran gitti ne yaptı? Gitti başvurdu. İspatlamazsanız adam değilsiniz namertsiniz dedik. Umut Oran da başvurdu.BÜTÜN HAVUZ MEDYASI ÇETEDİRTwitter'dan cevap geldi böyle bir yazışma yok diyorlar. O gelen yazıyı bize verin diyorlar. Sen başvur sen de iste. Yalan üzerine inşa edilmiş. Ne kadar büyük yalan söylerse o kadar itibarlarının artacağını zannediyorlar. Yalancılıkla müslümanlığı hiç yan yana düşünmedim. Ama bunların Müslümanlığı da yalancılık üzerine kurulu. Çete oluşturarak suç işliyorlar. Bir gazete değil bütün havuz medyası çetedir. Bunun takibini yapacağız. CHP nasıl demokrasi diyorlar. Nasıl dava açar hakkımızda. Sen iftira atacaksın biz de susacak mıyız? Hakkımı sonuna kadar arayacağım ve bunun hesabını soracağım size.DEMOKRASİDEN YANAYSAN SEÇİM BARAJINI KALDIRALIMCHP ile ilgili kumpaslardan biri de kapatmanın yollarını arıyorlar. Davutoğlu veriyoruz önergeyi siyasi partilerin kapatılmasını tarihe gömelim diyor. Biz de dedik ki herhalde parti kapatmaları tamamen bitirecek. Temelli sözcüğünü çıkarmışlar. Araya TBMM'yi koymuşlar. Yine partileri kapatma var. Ben Davutoğlu'na adam gibi bir öneri sunuyorum. Sen darbelere karşı mısın? Partilerin kapatılmasına yol açan seçim barajıdır. Sen eğer demokrasiden yanaysan, gel yüzde 10 seçim barajını kaldıralım. Bununla ilgili anayasa değişikliği yapalım. Sözüm söz, sözüm namus sözüdür.  Gelir mi? Gelmez efendim gelmez. Ama şu olabilir. Vesayet altında biliyorsunuz iradesi yok. Büyük ihtimalle koşarak abisine gidecek. Abi ne diyorsun?BU ÜLKENİN 77 MİLYON YURTTAŞI FİŞLENDİ Mİ FİŞLENMEDİ Mİ?Buradan Davutoğlu'na soruyorum. Davutoğlu'nu ilk gördüğünüz yerde sorun. Bu ülkenin 77 milyon yurttaşı fişlendi mi fişlenmedi mi? Fişlendi diyorsa ikinci soruyu sorun. Bunun demokrasiyle bağdaşır yönünü anlatın. Fişlenmedi diyorsa önümüzdeki salıyı bekleyin...Ajanslar
FT: Döviz Artışında Erdoğan'ın 'Kibri' Suçlanıyor
Financial Times gazetesinde bugün Türkiye'yle ilgili 'Dövizdeki artış nedeniyle karşıtları Erdoğan'ın 'kibrini' suçluyor' başlıklı bir yazı yer alıyor.Yazıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın gücün merkezileşmesi yönünde hareket ettiği ve ekonomideki geleneksel düşünce yapısını kırmaya çalıştığı belirtiliyor.Daniel Dombey imzalı analizde şu ifadelere yer veriliyor:'Türk lirası dolar karşısında düşmeye devam ettikçe, Cumhurbaşkanı Erdoğan suçun kimde olduğu konusunda netti.Haftasonu Gaziantep'te konuşan cumhurbaşkanı, 'Bana diyorlar ki, merkez bankasına çok yükleniyorsun. Merkez bankası gelsin de çözsün bu sorunu... Ben mi çözeceğim?' demişti.Ancak çoğu analist ve uzman, liranın dolar karşısında bu yıl yüzde 10 değer kaybetmesinde Erdoğan'ın rolü olduğunu söylüyor.Türk liderin gücü cumhurbaşkanlığında merkezileştirmek istemesi ve çeşitli alanlarda geleneksel düşünceleri kırması gibi çeşitli adımlarının iç politikadan ekonomiye kadar farklı alanları etkilediği belirtiliyor.'200 milyar dolar dış finansman gerekiyor'Princeton Üniversitesi İleri Çalışmalar Enstitüsü'nden ekonomist Dani Rodrik, 'Erdoğan'ın gücü arttıkça, kibri de arttı. Şu anda etrafında ekonomide ne olup bittiğiyle ilgili gerçeği konuşabilecek ve Erdoğan'ın ekonomik teorisinin işe yaramadığını ileri sürebilecek çok az kişi kaldı' diyor.Erdoğan'ın sorgulanan ekonomik teorilerinden biri ise, standart ekonomi anlayışının aksine, yüksek faizin enflasyon yarattığı yönünde ısrar etmesi.Çoğu yatırımcı, Türkiye ekonomisini kırılgan görüyor çünkü aşırı gevşek para politikası nedeniyle kısa süreli yatırımlar gelişmiş marketlerden dışa akıyor.Geçen ay 7.55 olan enflasyon, merkez bankasının hedeflediği yüzde 5'i geçmiş durumda. Türkiye'nin büyümesi de on yıl önce yüzde 9'lardayken, bugün yüzde 3'lere geriledi.Kısmen petrol fiyatlarındaki düşüşe bağlı olarak ülkenin cari hesap açığı küçüldü. Ancak cari hesap açığı gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5 üzerinde seyrediyor ve nispeten kısa vadeli yatırımlar tarafından finanse ediliyor.Artan şirket ve banka döviz borçları birlikte ele alındığında, Türkiye'nin yıllık en az 200 milyar dolar dış finansmana ihtiyacı olduğu görülüyor.Bu rakam, merkez bankasının yabancı rezervlerini 38 milyar dolara indiriyor.'Lira yükselişe geçti'Dani Rodrik, 'Türkiye dış yükümlülükleri ve merkez bankasının üzerindeki faizi artırmama baskısı nedeniyle, rezerv eksikliğiyle sıkışmış durumda. Türkiye'nin büyümesi her zaman önemli derece kısa vadeli yatırım girişine bağlıydı... Tüm bu siyasi atışmalar da durumu kötüleştiriyor, Türkiye'nin yabancı yatırımı çekmesini zorlaştırıyor' diyor.Türkiyeli yetkililer, döviz üzerindeki baskıya yanıt vermeye çalışıyor. ABD'den dönen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Başçı ve diğer üst düzey ekonomi yetkilileriyle görüştü. Erdoğan, 'faiz lobisinin Türkiye'ye karşı komplo kurduğunu' yinelese de, retoriğini yumuşattı.Dün merkez bankasının dolar ve euro mevduat faizini düşürmesiyle, lira yükselişe geçti.Akşamüstü itibariyle dolar hala 2.60 Türk lirasıydı.Ancak felsefi ayrım sürüyor. Bir yanda Erdoğan, yatırımı düşük faiz üzerinden çekmeye çalışıyor ve ekonominin motorunu inşaat sektörü olarak görüyor. Öte yandan ise Davutoğlu'nun etrafında toplanan bürokratlar, ülkenin yapısal değişimlere ihtiyacı olduğunu savunuyor.Ancak şimdiye kadar dokuz seçimi kazanan ve başarılı olan Erdoğan.Ama Erdoğan'ın etkisi asıl oalrak 17 Mart'ta, merkez bankasının bir sonraki faiz kararı vereceği tarihte belli olacak.'BBC Türkçe
Fransa'nın 'Survivor'ında Korkunç Kaza: 10 Ölü
Arjantin'de, Fransa yapımı reality show 'Dropped'un ekibini taşıyan iki helikopterin çekim esnasında çarpışması sonucu 10 kişi hayatını kaybetti. Paris, ölenler arasında 3 ünlü sporcu olduğunu doğruladı.Yerel yetkililerin açıklamalarına göre, Buenos Aires'in bin 170 kilometre kuzeybatısında Villa Castelli bölgesinde meydana gelen kazada helikopterlerde bulunan 10 kişiden kurtulan olmadı.
'Faiz ve Kurda Tedbire Gerek Yok'
Daha önce Merkez Bankası'nın faiz politikasını eleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, bu kez Merkez Bankası'nın ne yapması gerektiğini söylenmenin doğru olmadığını söyledi. Zeybekci'ye göre kurda ve faizde tedbire gerek yok.Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, doların küresel olarak yükselişe geçtiğini bunun Türk Lirası'nın değer kaybettiği anlamına gelmediğini kaydetti. Zeybekçi'ye göre faiz ve kura ilişkin şu anda bir tedbir alınmasına gerek yok. Zeybekci, Merkez Bankası'na neyi doğru yapması gerektiğini söylemenin de olmadığını vurguladı.Ankara'da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zeybekci, Merkez Bankası'nın yüksek faiz artırımına gittiği geçen yıldan sonra iki kez faiz indirimi için yeri olduğunu, ancak bunun şu anda faiz indirmesi gerektiği anlamına gelmediğini ifade etti.Zeybekci, euro/dolar paritesinin 1,36'dan 1,1'e indiğini bunun son iki ayda ihracatta 1,8 milyar dolar kayba neden olduğunu vurguladı.Zeybekci daha önce Merkez Bankası'nın faiz kararlarını sert bir şekilde eleştirmişti. 24 Şubat'taki faiz kararının ardından konuşan Zeybekci, faiz kararında korkak davranıldığını söylemişti:'Ondan sonraki dönemde ise nedense gösterge faiziyle yetinmeye çalıştık. Bir cisim düşünün ki üç tarafından bir yere tutturulmuş. Siz birini düşürüyorsunuz ama diğer iki taraf sabit. O düşmez, baştan savma sayılır. İlk defa üçünü birden aşağı çektiğiniz zaman artık 'ben ciddiyim' diyorsunuz. Faiz indiriminde o kadar korkak davrandık, o kadar gereksiz şekilde bu ülkenin ekonomisinin bu maliyete katlanmasına sebep olduk ki geç kaldık.Tüccar olarak bankaya gittiğiniz zaman yüzde 12-13 civarında faiz ödüyorsanız, enflasyon da yüzde 5'ler seviyesinde bekleniyorsa, arada net yüzde 7'lik bir maliyet varsa bu katlanılabilir değildir. Politika faizi için yüzde 6'lar seviyesinin makul.'Kaynak: Al Jazeera
Merkez'den Yeni Adım
Merkez Bankası, bankacılık sistemine döviz ihtiyaçları için likidite sağlayacağını açıkladı.Merkez Bankası'ndan zirvede dolaşan dolara karşı bir hamle daha geldi. Merkez Bankası, rezerv opsiyonu katsayılarının değiştirilmesi yoluyla 13 Mart'ta sisteme yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarında döviz likiditesi sağlanacağınu açıkladı.TCMB'den yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:'Rezerv opsiyonu katsayılarının değiştirilmesi yoluyla 13 Mart 2015 tarihinde sisteme yaklaşık 1,5 milyar ABD doları tutarında döviz likiditesi sağlanacaktır.Çekirdek yükümlülükler dışındaki kısa vadeli yabancı para yükümlülükler için zorunlu karşılık oranlarında yapılacak ölçülü artışlar yoluyla 27 Mart 2015 tarihinde Merkez Bankası rezervlerine yaklaşık 1,3 milyar ABD doları tutarında döviz ilave edilecektir.  Bu yolla bankacılık sistemine döviz ihtiyaçları için likidite sağlanması ve uzun vadeli borçlanmanın teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.'Dünya
Reklam
Apple Watch’taki İlk Üçüncü Parti Uygulamalar
Apple Watch dün resmi olarak tanıtıldı ve ön sipariş tarihi de 10 Nisan’a işaret edildi. Üç ana modelde, farklı kayış modelleriyle birlikte pek çok farklı varyasyonda gelecek olan Apple Watch modelleri büyük bir uygulama ekosistemi de yaratmaya şimdiden aday gözüküyor.Artık iOS platformuna uygulama geliştiren pek çok şirket Apple Watch için uygulamalarını bir an önce tamamlamak ve uygulama mağazasına eklemek üzere çalışmaya devam edecek. Apple Watch dün gece gelen iOS 8.2 güncellemesiyle birlikte artık silinemez bir şekilde iPhone’larımızın içine girdi. Apple’ın kendi uygulamalarına elbette aşinayız, bu uygulamalar aracılığıyla Watch akıllı saatler gelen SMS’leri okuyabilecek, aramaları cevaplayabilecek, e-postalarını kontrol edebilecek, takvim, harita, borsa takibi, hava durumu gibi uygulamalara erişecek, ayrıca Passbook ya da Siri gibi Apple uygulamalarını kullanabiliyor halde.Ancak tüm bunlardan daha önemlisi Apple’ın işbirliği yaptığı ve Apple Watch’un ilk üçüncü parti uygulamalarını geliştiren şirketler daha dikkat çekiciydi. Apple, etkinlikte Watch’un piyasaya çıkışıyla birlikte indirilebilir olacak bazı uygulamalarla ilgili bilgi verdi. Listede yer alan tüm uygulamalara Apple’ın web sitesinden erişebileceğiniz gibi, hemen aşağıda ön plana çıkarılan ve etkinlikte gösterilen uygulamaların listesine ve nasıl göründüklerine hemen aşağıdan göz atabilirsiniz.
Hayal Kırıklığı Yaratmada Çığır Açan 16 Turistik Mekan
Dünyada gidilmesi gereken yerleri yazıp duruyoruz. Ama ya gidilmemesi gereken yerler?Bir paylaşım platformu olan Reddit, kullanıcılarına, ziyaret ettiklerinde kendilerini en fazla hayal kırıklığına uğratan yerleri ve sebeplerini sordu. İşte o 16 gezi seçeneği,
Reklam
54 Milyon Tüketici Açlık Sınırında
Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla açıklama yapan Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, son bir yıllık gıda enflasyonunun rekor düzeyde olduğunu belirtti.Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar, 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, 68 temel gıda maddesinde tüketicilerin satın alma gücünün düştüğünü ifade ederek, ''TÜİK rakamlarına göre 14 milyon, TÜRK-İŞ rakamlarına göre ise 54 milyon dolayında tüketici açlık sınırında yaşamaktadır. Tüketiciler, gıda harcamalarından kesip diğer zorunlu giderlere harcama yapmak zorunda kaldıkları için beslenemeyip hastalanmaktadırlar. 15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü yaklaşırken sağlıklı ve yeterli gıdaya erişim sorunu her geçen gün artmaktadır” diye konuştu.‘SAĞLIKLI GIDAYA ERİŞİM HAKTIR'Çakar, AKP Hükümetine, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na ve diğer tüm yetkililere şu çağrıda bulundu:“Sağlıklı ve Yeterli Gıdaya Erişim’ evrensel bir tüketici hakkıdır. Tüketicilerin bu hakkına saygılı olunuz ve gereğini yerine getiriniz. Belli bir azınlık ile emperyalist gıda ve tarım tekellerinin lehine olan, ancak halkımızın ve ülkemizin aleyhinde olan yanlış gıda ve tarım politikalarını terk ediniz. Azınlığın çıkarları uğruna halkımızı açlık sınırının altında bırakmaya ve sağlıksız gıda tüketmek zorunda bırakmaya hakkınız yoktur. Halkımızın ve ülkemizin yararına olan doğru ve sağlıklı gıda ve tarım politikalarını bir an önce uygulamaya koyunuz.”BirGün
'Dolardaki Yükseliş Tarımda Maliyetleri Artırıyor'
Türkiye Ziraatçılar Derneği Başkanı İbrahim Yetkin, dolar kurundaki artışın tarım sektöründe maliyetleri belirgin bir biçimde artırdığına dikkat çekti. Yetkin, tarımda elektrik dışında tüm girdilerin ithal olduğunu ifade ederek, maliyet artışına bağlı olarak fiyatların daha da yükseleceğini vurguladı.İbrahim Yetkin, dolardaki yükselişin tarımda maliyetleri doğrudan yukarıya çektiğine işaret ederek, “Tarım maliyetinde girdilere bakacak olursak; gübrenin ham maddesi ithal ediliyor, tohum kullanımında dışa bağımlıyız, ilaçta ve yakıtta dışa bağımlıyız. Elektrik dışında tarımın ham maddesi dışarıdan sağlanıyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Türkiye’de girdilerin yüzde 80-85’i ithal” dedi.
Türkiye En Çok Silah İthal Eden Ülkeler Arasında 9. Sırada
Araştırma şirketi IHS, 2014 yılı savunma ticareti rakamlarını açıkladı. Şirketin rakamlarına göre, 2014 yılında dünya genelinde ülkeler savunma ticaretine bir önceki yıla göre yüzde 13 artışla 64,4 trilyon dolar harcadı2013 yılında savunma ticaretine harcanan para 56,8 trilyon dolardı. IHS uzmanları, savunmaya harcanan paranın artmasında Ortadoğu ve Asya - Pasifik bölgesindeki çatışmaların etkisi olduğunu söyledi.
Reklam
Merkez Bankası’ndan Dövize Faiz Müdahalesi
Merkez Bankası bir hafta vadeli döviz depo faiz oranlarını dolar ve Euro için düşürdü.Merkez Bankası bir hafta vadeli döviz depo faiz oranlarında değişikliğe gitti.Merkez Bankası'ndan yapılan yazılı açıklamada, “Küresel faiz oranlarındaki gelişmeler doğrultusunda bankaların TCMB’den alabilecekleri bir hafta vadeli döviz depolarının faiz oranları 10 Mart 2015 tarihinden itibaren ABD Doları için yüzde 7,5’ten yüzde 4,5’e, Euro için yüzde 6,5’ten yüzde 2,5’e indirilmesine karar verilmiştir” denildi.Açıklama sonrasında 2,62 seviyesinde hareket eden dolar kuru, 2,60 TL seviyelerine geriledi.Dünya
Kadına Şiddet: İngiltere Nasıl Mücadele Ediyor?
2009 yılı Şubat ayında, İngiltere'nin Manchester kentinde 36 yaşındaki Clare Wood isimli bir çocuk annesi kadın, evinde ölü bulundu, boğulmuş ve yakılmıştı.Öldürülmesinden önceki aylarda, defalarca polise başvurmuş ve eski erkek arkadaşı George Appleton'un kendisini taciz ettiğini, tecavüz etmeye kalkıştığını ve ölümle tehdit ettiğini bildirmişti.Appleton, 2002 yılında başka bir kadını taciz ettiği için üç yıl hapse mahkum olmuş, bir yıl öncesinde ise eski bir kız arkadaşına yaklaşmama emrini ihlal ettiği için altı ay hapis cezası almıştı.Clare Wood ise bunlardan habersizdi. Clare'in vahşice öldürülmesinin ardından olay idari olarak da soruşturuldu ve bu cinayetin polis içerisindeki 'bireysel ve sisteme dair hatalar' nedeniyle engellenemediğini söyledi.Clare'in babası Michael Brown ise, eğer Appleton'un kadına karşı şiddet sabıkalarından haberdar olmuş olsaydı, kızının şimdi hayatta olacağını düşünüyor. Brown kızının ölümünün ardından, kadınların bu bilgiye sahip olabilmesi için bir kampanya başlattı ve geniş destek topladı.Michael Brown'un istediği yasa, Clare Kanunu adıyla geçen sene 8 Mart'ta onaylanarak yürürlüğe girdi.
Hafızalardan Silinmeyen 10 F.Bahçe - G.Saray Maçı
2003 yılının Eylül ayında iki ezeli rakip, Olimpiyat Stadı'nda karşı karşıya.Galatasaray, Kemal ve van Hoojdonk'un gollerine sadece birer dakika sonra Arif ve Hakan Şükür ile cevap veriyordu.Karşılaşmanın 90.dakikasına 2-2'lik eşitlik ile girilirken sarı-kırmızılı ekip korner kullanıyor, Hakan Şükür ile birlikte topa yükselen Fenerbahçe'li Luciano topa eliyle müdahale ediyordu.O an Hakem Muhittin Boşat dışında stattaki herkesten 'penaltı' sesi yükseliyordu.
Reklam
Bir Ayda 56 Bin Esnaf Kepenk İndirdi
Uzun süredir ekonominin geri plana itilmesi sebebiyle piyasalarda yaşanan büyük durgunluk esnafı vurdu. SGK verilerine göre geçen ekimde 2 milyon 924 bin olan Bağ-Kur’lu sayısı kasımda 2 milyon 868 bine geriledi. Faaliyetini sürdürenler ise borç batağında. Her beş esnaftan dördü borcunu ödeyemiyor.Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın “Benim orta direğim” sözüyle büyük önem verdiği Esnaf, ekonomideki daralmaya yenik düştü. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre sadece geçen kasım ayında 56 bin esnaf, dükkânına kilit vurdu. İşlerdeki durgunluğun yanı sıra fahiş vergi, sigorta primleri ve işyeri kiraları kötü gidişte önemli rol oynuyor. Boşta kalan esnaf, ya maaşlı olarak çalışmaya başlıyor ya da işsizler kervanına katılıyor. Son dönemde kepenk indirenlerden biri de Muhsin Terzi. İstanbul Bahçelievler’deki restoran ve kafesini kapatmak zorunda kalmış. “Müthiş bir iş kaybı var. Piyasalar durgun. Talep yok, insanlar alışveriş yapmıyor. Vatandaş borç batağında, harcayacak parası yok.” diyor. 64 yıldır Bayrampaşa’da üretim yapan Lvnt Tekstil de kriz sebebiyle kapısına kilit vurdu. 95 işçiyi çıkaran şirketin yöneticisi Mehmet Aygün, tekstil sektörünün bitme noktasına geldiğini vurguluyor. Varlığını sürdüren esnaflar da zor günler geçiriyor. 2 milyon 868 bin esnaftan 2 milyon 366 bininin Bağ-Kur prim borcu bulunuyor. Son 10 yılda ise 460 bin esnaf kepenk indirdi.Ekonomik daralmayı en çok hisseden kesimin başında küçük esnaf geliyor. Ayakta kalamayan berber, manav ya da bakkal kepenk indiriyor. Son yıllarda yüz binlerce kişi işyerini kapatarak ya işçi oldu ya da ticari hayattan tamamen çekildi. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verileri incelendiğinde tablo net olarak ortaya çıkıyor. Kurumun verilerine göre sadece bir aylık dönemde Bağ-Kur’lu sayısı 56 bin azaldı. Ekim döneminde 2 milyon 924 bin olan Bağ-Kur’lu sayısı kasım döneminde 2 milyon 868 bine geriledi. Son 10 yıllık dönemde ise 460 bin esnaf kepenk indirdi. Hem nüfus hem de istihdam hayatına giren kişi sayısı hızla artarken, esnaf sayısının azalması dikkat çekiyor.Ekonomide büyüme söylemlerine karşın esnafın kepenk indirmesi, sadece belli meslek kollarıyla ilgili değil. Her işkolunda esnaf sayısı, alışveriş merkezleri karşısında tutunamayarak yok oluyor. Kan kaybının en çok hissedildiği meslek gruplarının başında fotoğraf stüdyoları, marangoz atölyeleri, bakkallar, büfeler, tesisatçılar, ayakkabıcılar ve terziler geliyor. Esnafların kan kaybında, sosyal güvenlik primlerinin yüksekliği ve vergiler önemli rol oynuyor. Kazandığıyla vergi ve primini ödeyemeyen esnaf, kurtuluşu kepenk indirmekte buluyor.Orta sınıftaki kan kaybının 2008 yılından sonra arttığı görülüyor. Esnaf sayısının dip yaptığı dönem ise ekonomik krizin yaşandığı 2009 yılı. 2010’dan sonra da kan kaybı hız kazandı. Nüfusun artmasına karşılık esnaf sayısının azalmasını yorumlayan uzmanlar, bu kesime yönelik özel tedbirler alınmasının önemine işaret ediyor. Hükümetin 2015 programı incelendiğinde de esnafın kan kaybı net olarak ortaya çıkıyor. Hükümet programında yer alan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2009’da çalışanların yüzde 60’ı maaşlı olarak çalışırken bu oran 2013’te yüzde 64’e yükseldi. Aynı dönemde ‘kendi hesabına çalışan’ olarak ifade edilen esnafların oranı yüzde 20,8’den yüzde 18,7’ye düştü. İşveren sayısı da azaldı. Çalışanların yüzde 5,7’si işveren iken, bu oran yüzde 4,6’ya geriledi. Bu tablo esnaf ve işveren sayısının azaldığını, buna karşılık maaşlı çalışan sayısının arttığını gösteriyor. Orta sınıfı oluşturan esnaf ve küçük işverenin devreden çıkması, gelir uçurumunu artırıyor. Küçük esnafın yok olması, pek çok geleneksel meslek kolunun da tarihe mal olmasına yol açıyor.Küçük esnaf borç batağında400 bin esnaf kepenk indirirken varlıklarını sürdürenler de zor günler geçiriyor. Borcu bulunan esnaf sayısı hızla artıyor. 2 milyon 868 bin esnaftan 2 milyon 366 bininin Bağ-Kur prim borcu bulunuyor. Bu tabloya göre borcu olmayan esnaf sayısı sadece 558 bin. Her beş esnaftan dördü borcunu ödeyemiyor. Borçlu esnaf sayısı 2011’e göre de artış gösterdi. Hayatta kalma mücadelesi veren işletmeler, prim affına da ilgi göstermedi. Bağ-Kur prim borcu bulunan 2 milyon 366 bin esnaftan 1 milyon 61 bini borçlarını yapılandırdı. Geriye 1 milyon 305 bin esnaf affa başvurmadı. Affa başvuranların önemli bir bölümü de taksitlerini ödeyemediği için yapılandırması bozuluyor. Prim affına ilişkin başvuru rakamları, küçük esnafın içinde bulunduğu ekonomik zorluğu bir kere daha ortaya koydu.Yıllardır İstanbul Bahçelievler’de restoran kafe işleten Muhsin Terzi, geçen yazdan itibaren gittikçe kötü bir hal alan süreci durduramayınca işyerlerini kapatmak zorunda kalmış. Reklam ve tanıtım yapmasına rağmen ekonomik darboğazın kendilerini yuttuğunu belirten Terzi, “Vatandaş harcama yapmıyordu. Ciddi manada satışlar azalıyordu. Yazdan başlamak üzere temel tüketim maddelerinde, un, şeker, yağ, peynir, et ve süt ürünlerinde yüzde 30’a varıncaya kadar zam oldu. Bu zamlar maliyetleri artırdı.” diyor. İşyeri kiralarının da çok yüksek olduğunu vurgulayan Muhsin Terzi, kiraların 5-6 bin liraya ulaştığını, iyi yerlerde ise bu rakamın 10-15 bin liraya ulaştığını kaydediyor. Kimsenin asgari ücretle çalışmak istemediğini belirten Terzi’nin en çok şikâyet ettiği konu ise yüksek vergiler: “Bu sene geçmiş dönemlere göre yüzde 30-40 civarında bir kayıpla çalıştık. Büyük firmalar pastadan payını alıyor; olan küçük esnafa oluyor. Devlet bizden yüzde 18 KDV alıyor, satışlara yüzde 10 zam yapsan da bu açığı bile kapatamıyorsun.” 1951 yılından bu yana Bayrampaşa’da üretim ve ihracat yapan Lvnt Tekstil de kapısına kilit vuran işyerleri arasında. Piyasada iş olmadığını vurgulayan İmalat Müdürü Mehmet Aygün, işletmeyi kapattıklarını belirtiyor. Aygün, iş olursa diye 3-5 personel bıraktıklarını, 95 kişiyi işten çıkarmak zorunda kaldıklarını söylüyor.Zaman
Başbakan Davutoğlu Brifing Aldı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, New York temasları ardındanMerkez Bankası Başkanı Başçı, SPK Başkanı Ertaş ve Hazine Müsteşar vekili Dağdaş'tan ayrı ayrı brifing aldı.Başbakanlık: 'Sayın Başbakanımız, New York temaslarını tamamlayıp Ankara’ya dönmesinin hemen ardından Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Vahdettin Ertaş ve Hazine Müsteşar Vekili Cavit Dağdaş'ı Başbakanlık Resmi Konut'a çağırarak ayrı ayrı brifing aldı.'Başbakanlık: ' Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, kabulde, Pazartesi günü İsviçre'nin Basel şehrinde yapılacak olan, önde gelen büyük ekonomilerinMerkez Bankası Başkanlarının katılacağı ve son gelişmelerin ele alınacağı Küresel Ekonomi Toplantısı hakkında da bilgi verdi. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın da katıldığı brifinglerde ekonomi ile ilgili kurumların önümüzdeki dönem atabileceği adımlar da değerlendirildi.'AA
Reklam
MEB, Robin Hood'u Sakıncalı Buldu
Milli Eğitim’in “değerler eğitimi”ne göre; Alaaddin’in Sihirli Lambası, Pamuk Prenses, Robin Hood, Külkedisi, Sherlock Holmes gibi kitaplar “hırsızları kutsadığı için” sakıncalı.İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün şubat ayında 9. sayısı çıkan İstanbul Eğitim ve Kültür Dergisi’nde, 'Değerler Eğitimi Özel Sayısı'nda Batı’da ortaya çıkan masal ve romanların çocukları edilgenliğe ve hırsızlığa yönelttiği iddia edildi.Türkiye’nin yeni değerlerinin Kuran ve din olduğunun vurgulandığı dergide ‘Batı Edebiyatının Olumsuz Etkileri’ başlıklı bir yazı kaleme alan Tuncel Altınköprü, “Kendi yazınımızla birlikte Batı’nın kimi edebiyat ürünlerini hiç incelemeyip irdelemeden çocuklarımıza sunarken, ne yazık ki onları birtakım tehlikelerin içine atıyoruz” diyor.'KATİLLER KUTSANIYOR'Altınköprü, kült haline gelmiş ve dünyanın her tarafında okutulması için devletlerce teşvik edilen klasikleşen kitaplar için şu ifadeleri kullanıyor: 'Ali Baba ve Kırk Haramiler, Alaeddin’in Sihirli Lambası, Çizmeli Kedi, Sihirli Fasülyeler, Bremen Mızıkacıları, Oduncunun Çocukları, Külkedisi, Uyuyan Güzel, Pamuk Prenses, Kibritçi Kız gibi masallarsa fena! Bu masalların aslında hırsızlığı, kapkaççılığı, dolandırıcılığı övdüğünü; kötüleri, hırsızları, katilleri kutsadığını, giyim kuşam düşkünlüğünü körüklediğini; tembelliği, acizliği teşvik ettiğini; onları pasifliğe sürüklediğini, çocuklarımızı bu tür davranışlara özendirdiğini söylersem bana inanır mısınız? …Bütün bu saydığım masalların konuları aslında ortaktır ve hırsızlık masallarıdır. Masal kahramanları, bu serüvenlerde Kırk Haramilerin zenginliklerini, büyücünün sihirli lambasını, devin altın yumurtlayan tavuğunu, sihirbazın ve hırsızların hazinesini çalarlar. Sahipleri peşlerine düştüğünde de, onları acımasızca öldürürler. Sonra da elde ettikleri bu zenginliklerle ömürlerinin sonuna kadar rahat ve mutlu yaşarlar.'ORMANDA BİR SOYGUNCU YAŞANIYORDergide Tuncel Altınköprü imzasıyla yer alan yazıda sadece masallar değil romanlar da akıl almaz ifadelerle itham ediliyor. “Yabancı kökenli masallardaki olumsuz öğeler masallarla sınırlı değil ne yazık ki! Bazı çeviri romanlarla ilgili şu kısa bilgiler sözlerime tercüman olmaya yeter” ifadelerine yer veren yazar, ünlü edebi romanlar için şu ifadeleri kullanıyor:Robin Hood Ormanda yaşayan bir soyguncu ve çetesi… (Televizyonda gördüm, Hırsızlar Prensi diye yüceltilerek isimlendirilmişti.)Arsen Lüpen Kibar hırsız, salon adamı… Polislere asla yakalanmayan gözü pek ve çapkın maceracı…Fantoma Bir türlü başa çıkılmayan suç makinesi… Fantoma ve Müdürü Juve…Killing Ele geçirilemeyen cani…Sherlock Holmes Nikotin ve esrar bağımlısı, anti sosyal efsanevi özel dedektif….'BOMBADAN DAHA TEHLİKELİDİR' ZİHNİYETİn Eğitim Sen 1 No’lu Şube Yöneticisi Barış Uluocak ‘Değerler Eğitimi’ diye cilalanarak okullara yerleştirilmeye çalışılan modelin nasıl ürkütücü bir edebiyat ve sanat düşmanlığı içerdiğini dergi sayesinde tespit ettiklerini söyledi. Uluocak, “Çocuk edebiyatı klasiklerinin ve masalların bile suça teşvik eden unsurlar gibi gösterilmesi nasıl derin bir cehalet taarruzuyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Masalları ve hikâyeleri akıl almaz bir saldırganlıkla itham edenler sanırım ‘bazı kitaplar bombadan daha tehlikelidir’ diyen Erdoğan’ın izinden gidiyorlar” değerlendirmesi yaptı.Serbay Mansuroğlu / BirGün
Ali Kaya Avrupa Şampiyonu
Erkekler 3 bin metrede 7:38.42 ile şampiyona rekoru kıran Ali Kaya, Avrupa Salon Atletizm Şampiyonası'nda altın madalya kazandı.Daha önce gençlerde de iki Avrupa şampiyonluğu bulunan Kenya asıllı Ali Kaya, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'da gelen altınla, Türkiye'ye şampiyona tarihinde altın madalya kazandıran üçüncü sporcu oldu.Erkekler 3 bin metrede ikincilik, 7:44.48'lik derecesiyle Britanyalı Lee Emanuel'e gitti.Norveçli Henrik Ingebrigsten ise 7:45.54 ile bronz madalya kazandı.Al Jazeera
Yalnızca Bursalıların Bildiği ve Yaşadığı Şeylere Artı Şeyler
Biz Bursalıların kullandığı bir deyim. heykel'e gitmek bursa halkı arasında heykel'e çıkmak olarak adlandırılır. Kafkasın önünde buluşmadan önce heykele çıkılır.Altıparmak Burçta sinema izledikten sonra, altıparmak'tan hareketle sıra dükkanlar önünden geçerek itfaiyeye varılır, oradan da heykel bölgesine çıkılırdı bir zamanlar. hey gidi günler hey!Sonuç olarak; Bursalı olmayan bilmez,heykele gidilmez heykele çıkılır :)
Reklam